Scene 11: Yvaine’s
Book of Secrets
Tanrım bizden şüpheleniyorlar!.. Yani çingenelerden.. Nasıl yaparlar
bunu nasıl? O çocukları öldürdüğümüzü nasıl düşünürler?.. Hem de korkunç
bir şekilde öldürülmüşler.. Fakat onlar bizim dostlarımızdı, destekçilerimizdi..
Onların kılına zarar vermeyiz ki..
Geçen gün aldım bu korkunç haberi.. Kasabadan iki genç hayatını kaybetmiş..
Her festivalde bize destek olan, metodlarımızı benimseyen dostlarımız.. Amber
ve Sindy.. İkisinde de potansiyel vardı. Gözlerindeki pırıltıyı farketmiştim.
Bu yüzden ayinlerimize katılıyorlar bizimle beraber dualar ediyorlardı. Kasabadan
gelen diğer gençlerle beraber.. Onları sevmiştik, onları içimizden biri olarak
görmeye başlamıştık. Fakat geçen gün yaşlı Joseph öldüklerini haber verdi bana..
Böyle bir kasabadan açık fikirli biri çıkmaz diye düşünürdüm. Yanılmışım. Yaşlı
Joseph en büyük destekçilerimden biri oldu.. İlerlemiş yaşına rağmen tüm şenliklere
katıldı, yardımcı oldu. Zamanında Regina’nın da yardımcısıymış. . Peder’in
geldiği gün bana 20 yıl önce olanları anlattı. O yangını, kaçanları, kaçamayanları
ve annemi.. Regina anlatmaması için yemin ettirmiş ona.. O da şu zamana kadar
sadık kalmış.. Beni kızı gibi sever. Bir kızı var aslında. Meron. Güzel, bakımlı
bir kız. Ayinlerimize katılıyor o da. Fakat ondan pozitif elektrik alamadım.
Yaptıgı büyülerin sonuçlarını düşünmüyor. Onu uyarmaya çalıştım ama beni dinlemedi.
Büyük hayalleri olan bir kız ama ayakları yere basmalı.
Joseph bana Amber ve Sindy’i anlattığında çok üzüldüm. Fakat daha da üzüldüğüm
olay, onların ölümleri için bizi suçlamaları. Biz kimseye zarar vermeyecek
bir topluluğuz. Bunu her gece verdiğimiz şenliklerle kanıtlamaya çalışıyoruz.
Gelenlere müzik, şarap ve eğlence sunuyoruz. Ne yazık ki hala yanlış anlaşılmaya
devam ediyoruz. Bu cahil insanlar, Peder’in vaazlarını dinleyerek bize düşmanlık
duymaya başladılar. Bunu gözlerinden okudum. Tıpkı ilk gecemizdeki gibi.. Artık
gözlerinde korku da var. Ve ben bu korkunun nedenini biliyorum. Yersiz saçma
bir neden..
Joseph, Amber ve Sindy’nin korkunç ölümlerinden başka haberler de getirdi.
Kasabaya iki yabancı gelmiş. Bir erkek ve kızıl saçlı bir kadın. Polis ya da
ona benzer bir şey olduklarını söyledi. Kasabalılara benzemediklerini de..
Çok merak ettim şu ikisini.. En kısa sürede görebileceğimi umuyorum. Belki
sandığımdan da kısa sürede…
Scene 12: Secret Diary of Meron Pickett
Cadı değilim. Ama cadı olmak istiyorum. Cadılığın neresi kötü tam anlamış
değilim. Anlamaya da çalışmıyor değilim aslında. Yani sonuçta ben bu
kasabada doğduğumdan beri yaşıyorum ve burası yedek Vatikan gibi bi yer.
Cadı lafı duyulduğunda herkese bir haller oluyor. Önce yakıp sonra yargılayacaklar
sanki. İşte bu yüzden olsa gerek, cadılığa ilgi duymaya başladım. Kurallar
karşı gelmek içindir misali. Neyse bu ilgim çok şükür ki (bak işte sevgili
günlük, dini bütünlüğün wiccaya olan etkileri) kağıt üstünde kalmadı.
Yvaine ve arkadaşları gerçek kimliğimi bulmaya yardımcı oldular.
Burada kamp kurduklarından beri 6 ay geçti. Altı ayda bir sürü şey öğrendim.
Artık basit büyüleri yapabiliyorum. Kraliçe’miz Yvaine de benden çok
memnun. Yine de bazen dalgınlaşıp, yaptığım büyülerden tuhaf sonuçlar
almıyor da değilim. Bu hatalardan daha öncede bahsetmiştim günlükçüm
o yüzden canını sıkmayacağım. Ama dörtnala koşturan bir kurbağa, kolay
kolay rastlanılacak türden bir görüntü değildi. Neyse, önemli olan böyle
aksaklıkları önümüzdeki hafta kutlayacağımız Samhain’de tekrarlamamak.
O yüzden var gücümle çalışmalıyım. Üstelik bu şenliğin hazırlanmasında
benim de çok büyük görevlerim var. Ve ayrıca eğer her şey yolunda giderse
Yvaine için güzel bir sürprizim olacak…
Sürpriz değil de, şu Samhain şenliğini başarıyla kotarırsak katkılarımın
geleceğim için iyi bir referans olacağını düşünüyorum. Kraliçe olmak
her küçük cadının hayali tabi ki, ama önce bunu hak etmek gerek. Üstelik
şimdiki kraliçeye sunacağım hediye de umarım bu hakkı almama yardım edecek.
Neyse ben gidiyorum şimdi, Babam beni çağırıyor. Hoşça kal!
Scene 13: Yvaine’s Book of Shadows
Kasabaya geldiğimizden beri sürekli buradaki halkla mücadele etmekten,
adımızı temize çıkarmak için uğraşmaktan kendimize ayıracak hiç vakit
bulamamıştık. Bu Samhain şenliğinin hepimize çok iyi geleceğinden eminim.
Yine de çok huzursuzum. Son birkaç gündür kasaba halkının bize olan nefretinde
bir artış sezinliyorum. Şu cinayetler yüzünden şimdi bir de FBI ajanlarıyla
uğraşmak zorundayız. Her şey üst üste gelmese olmazdı zaten. Samhain
şenliği tüm bu yaşananların tuzu biberi olabilir. İyice çığrından çıkan
halk, FBI’n da desteğiyle bu kasabayı bizim mezarımız yapabilir. Keşke
kasabaya bizim suçsuz ve zararsız olduğumuza inandırabilecek bir büyü
bilsem ve yapabilsem…ancak, ne olursa olsun bu şenliği yapmak zorundayım.
Hem köklerime, atalarıma duyduğum saygı ve onlara olan borcum için, hem
de halkımın biraz rahatlayıp morallerinin yerine gelmesini sağlamak için…
Bir de Jesús var tabi, ama ona vakit ayıramıyorum ki. FBI buradayken
belki biraz sakinleşir ortalık. Şenlik telaşı ve koşuşturmasını da Meron
halleder. Ben de böylece özel hayatımla ilgilenebilirim. Kraliçe’yim
diye ille bir kral beklemek zorunda değilim. Kendi kralımı yaratabilirim.
Ve bu adam tam bir çingene. Endülüs’ü terk edip Amerika’ya neden geldiğini
tüm coven olarak hala çözebilmiş değiliz. Herkes onun peşinde, o da önüne
gelen her kadına gülücükler dağıtmaktan çekinmiyor. Fakat bilmediği,
onun peşinden kraliçe koşuyor!
Scene 14: The Samhain – The Beginning
“When I look over my shoulder
What do you think I see
Some other cat looking over
His shoulder right at me
And it's strange
Surely strange
You got to pick up every stitch
Must be the season of the witch!”
Magnalatta’ya cinayetleri araştırmak için geldiklerinden beri az bir
süre geçmişti ve açıkçası, Mulder ile Scully bu dosyada pek de ilerlediklerini
söyleyemezlerdi. Kasabada kiminle konuştularsa cinayetleri cadıların
işlediğini ve “tıpkı eski günlerdeki gibi” cezalandırılmaları gerektiğinden
başka bir şey söylemiyordu. Magnalatta emniyeti de pek yardımcı davranmıyordu.
Şerifle geldiklerinden beri görüşememiş, diğer yetkililerde olaylar için
tarafsızlıktan çok uzak yorum yapmaktan kaçınmamışlardı. Sonuç getirmeyen
çabalar sonunda iki FBI ajanı kiralık arabalarıyla bir de madalyonun
diğer yüzünü öğrenmek için çingenelerin kampına doğru ilerliyordu. Her
zamanki gibi arabayı kullanan Mulder teybin sesini biraz daha açmıştı.
Arabanın içinde müzikten başka bir şey duyulmuyordu. Sonunda Scully biraz
yüksek sesle isyan etmeyi başardı:
“Görüyorum ki havaya girmeye başladın Mulder!”
“ Nee??!!”
“Şenlik havasına diyorum. Şimdiden girdin!”
“Ne diyorsun Scully anlamıyorum!!” dedi Mulder ve sesi kıstı.
“Yok bir şey Mulder. Hiç bir şey yok.” Mulder Scully’nin sesinde ki kızgınlığı
hissetmişti. Sesi iyicene kıstı ve Scully’e özür diler gibi bir bakış
attı.
“Ehem.. Scully!.. Sence çingeneler suçlu olabilir mi? Ben çingeneleri
suçlu olarak düşünemiyorum da.”
“Neden olmasınlar Mulder. Bal gibi intikam alıyor olabilirler. Bu arada
Mulder oraya gittiğimiz de sorgulamamızı yapıp döneceğiz tamam mı? Şenlik
var diye daha fazla kalmak, şenliğin havasına kapılmak yok!”
“Scully!! Beni tanırsın, işimi ne zaman bırakıp eğlenceye daldım ki?
Eğer oraya bir amaç için gidiyorsak o amaçtan sapmayacağız. Bana inanabilirsin.”
“Bilmiyorum Mulder. İçimde garip bir his var. Neyse artık.”
Mulder Scully’e göz attı. Ona yalan söylemek hiç hoşuna gitmiyordu ama
gerçek bir çingene şenliği de kaçırılacak bir şey değildi. Özellikle
de Cadılar Bayramında.. Düşünmesi bile keyifliydi.. Mulder kendi kendine
sırıtarak hafifçe müziğin sesini biraz yükseltti.. ve şarkının sözlerini
mırldanarak arabayı kullanmaya devam etti..
|
TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle
sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin
başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması
yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net
'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik
ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin
Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı,
resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı,
kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.
Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış,
dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için
tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions
ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files
ile
ilgili
tüm haklar, bu şirketlere aittir.
|