8x11 :: THE GIFT


SAHNE 1

S
QUAMASH KASABASI
PENNSYLVANIA

(Karanlık ve fırtınalı bir gece. Bir adam araba kullanmaktadır. Bir evin önünde durur ve arabadan iner. Üzerindeki giysiler ıslanmıştır. Farlarını açık bırakarak elinde küçük bir silahla kapının önüne gelir. Kapının üzerinde ortasında haç bulunan yuvarlak bir sembol vardır. Adam eve girer. 30'lu yaşlarda olan bir başka adam, Paul Hangemuhl, adamın içeri girdiğini görür. Adamı tanır.)

PAUL HANGEMUHL: Marie!

(Üzerinde gecelikle, kısa boylu ve solgun bir kadın olan eşi Marie Hangemuhl de adamı görmüştür. Rahatsız olmuştur ve adama yalvarır.)

MARIE HANGEMUHL: Hayır! Lütfen!

(Kapının önünde yaratığın gölgesini görürüz. Bir insan gibi görünmektedir, ancak yüzü ve uzun saçları düzgün değildir. Adam yaratığın gözlerine bakar. Sonra üç el ateş eder. Yaratık yere düşer. Marie Hangemuhl korkuyla bağırır ve eşine doğru koşar. Kadın hıçkırarak ağlarken eşi kendisini tutar. Adam evden çıkar ve hala çalışmakta olan arabaya biner. Silahını yanındaki koltuğa koyar. Adamın Mulder olduğunu görürüz. Önce silaha, sonra üzgün gözlerle eve bakar. Arabayı sürmeye başlar.)

 

SAHNE 2

(Gündüz. Doggett Pennsylvania'da 633-06M plakalı kiralık bir araba kullanmaktadır. Scully ile sezonun ilk bölümleri olan Within/Without'ta Mulder'ı aramak konusunda yaptığı konuşmaları hatırlamaktadır.)

FLASHBACK SCULLY: Mulder ölüyordu… hepsi burada. Bir yıldır doktorlara gidiyormuş.

(Sesi titreyen Scully, Skinner'a bir dosya gösterir.)

FLASHBACK SCULLY: Burada çöküşünün açık bir kaydı var.

(Çekimde günümüz gösterilir. Doggett hala hatırlamaktadır.)

FLASHBACK DOGGETT: Onu gerçekte ne kadar iyi tanıyordunuz? Mulder ne kadar ileriye giderdi?

(Doggett ve Scully ofiste konuşmaktadırlar. Scully Doggett'a bakar.)

FLASHBACK SCULLY: Ne için ne kadar ileriye giderdi?

FLASHBACK DOGGETT: Gerçek için-- kendi gerçeği için.

(Günümüz. Doggett hala hatırlamaktadır.)

FLASHBACK DOGGETT: Üzerinde ayrılığa düştüğümüz şey ne olursa olsun,

(Yeniden Scully ile birliktedir.)

FLASHBACK DOGGETT: Onu bulacağım Ajan Scully.

(Scully hastane yatağından kendisine bakar.)

(Günümüz. Doggett arabasıyla “Squamash, Pennsylvania'ya hoşgeldiniz” levhasının yanından geçer. Arabayı şerifin ofisi önüne park eder ve kapıya gider. 40'lı yaşlarda olan Şerif Kurt Frey şüpheli gözlerle Doggett'ı izledikten sonra kendisine karşılar.)

ŞERİF KURT FREY: Siz Özel Ajan John Doggett olmalısınız. Ben Şerif Frey. Bana Kurt deyin.

(El sıkışırlar.)

DOGGETT: Yardımın için minnettarım, Kurt.

ŞERİF KURT FREY: Cumartesi günü o kadar yolu gelmeniz çok yazık. Zamanınızı boşa harcadığınızı söylemekten nefret ediyorum.

DOGGETT: Eğer daha önce bana anlattıklarını doğrularsan öyle olmayacak.

ŞERİF KURT FREY: Evet, efendim. Ajan Mulder buradaydı… geçen ilkbaharda.

(Bir dosya dolabını açar.)

DOGGETT: Telefonda Ajan Mulder'ın kaybolan Marie Hangemuhl'u aradığını söylemiştin.

ŞERİF KURT FREY: Aslında tam olarak kaybolmuştu denemez. Ayrıca tam bir araştırma da yapmıyordu.

DOGGETT: Söylediklerini takip edemiyorum.

ŞERİF KURT FREY: Bu yanlış bir rapordu. Marie evini terk bile etmemişti. Ajan Mulder'ın bundan haberi olmasının tek nedeni Marie'nin kardeşinin yok yere endişelenmesiydi. İşte. Kendiniz görün.

(Doggett'a bir dosya uzatır.)

ŞERİF KURT FREY: İsterseniz sıcak kahve ve çörek var.

DOGGETT: Hayır, teşekkürler.

ŞERİF KURT FREY: Sormamda sakınca yoksa Ajan Doggett, ilginizi çeken nedir? Yani, açıkçası bir FBI ajanının bu davayla ilgilenmesine şaşırdım.

(Şerif Kurt Frey kendisine bir bardak kahve koyar.)

DOGGETT: Davanın ajan kadar önemi yok. Ajan Mulder geçen Mayıs ayında kayboldu.

ŞERİF KURT FREY: Bunu duyduğuma üzüldüm. Hala bunun bizimle ne ilgisi olduğunu anlamıyorum.

DOGGETT: Ajan Mulder'ın burayla kişisel bir bağlantısı var mıydı? Raporunuzda olmayan bir şey?

ŞERİF KURT FREY: Hayır, bildiğim kadarıyla daha önce Squamash'e hiç gelmemişti.

DOGGETT: Elimde Ajan Mulder'ın kaybolmadan bir hafta önce buraya geldiğiyle ilgili cep telefonu kayıtları var.

ŞERİF KURT FREY: Neden gelmiş?

DOGGETT: Bilmek istediğim de bu. Benim işim onu bulmak.

 

SAHNE 3

(Hangemuhl'ların kapısı çalınır. Paul Hangemuhl kapıyı açınca karşısında Şerif Kurt Frey ve Doggett'ı görür.)

PAUL HANGEMUHL: Kurt?

ŞERİF KURT FREY: Paul, bu FBI'dan Ajan Doggett. Sana ve Marie'ye birkaç soru sormak istiyor.

(Paul Hangemuhl bu haberden pek hoşnut değildir, ancak onları içeri alır ve eşine seslenir.)

PAUL HANGEMUHL: Marie, biraz gelebilir misin?

(Marie Hangemuhl açılıştakinden daha solgundur. Bulaşıkları yıkamaktadır. Yorgun ve hasta görünmektedir. Paul Hangemuhl ona karşı çok korumacı davranmaktadır.)

PAUL HANGEMUHL: Bu bir FBI ajanı. Bize birkaç soru sormak istiyor. (Doggett'a döner.) Sorun nedir?

DOGGETT: Bir iş arkadaşım, Fox Mulder sizi geçen bahar sorgulamıştı.

PAUL HANGEMUHL: (Savunmaya geçerek) Haydi, Kurt. Yine mi bu? Bakın, bu haddini aşan kişisel bir meseleydi.

ŞERİF KURT FREY: Sizin soruşturmanızı yürütmüyor, Paul. Ajan Mulder'ı araştırıyor.

DOGGETT: Eğer bana Ajan Mulder'la ne konuştuğunuzu anlatabilirseniz…

(Flashback. Mulder, Paul Hangemuhl ve Marie Hangemuhl ile konuşmaktadır. Mulder parmağıyla burnunun üst tarafına bastırır ve bir soru sorar. Acı çekiyor gibi görünmektedir.)

MULDER: Kız kardeşinize ortadan kaybolacağınızı söylemişsiniz, Bayan Hangemuhl. Bu akşam.

(Şerif Kurt Frey koltuğun yanında durmaktadır. Elleri kemerindedir.)

PAUL HANGEMUHL: Size zaten söyledim. Kavga ettik. Gidecekti, ortadan kaybolmayacaktı.

MULDER: Eşinizle konuşuyorum.

(Şerif Kurt Frey rahatsızca yerinde kıpırdanır. Mulder'ın dikkati Marie Hangemuhl üzerine odaklanmıştır.)

MULDER: Bayan Hangemuhl.

MARIE HANGEMUHL: (Sessizce) Söylediği gibi oldu. Kız kardeşim eyalet dışında yaşıyor. Gidecektim… Endişelenmesini istememiştim.

MULDER: Kız kardeşinize bir hikaye mi anlattınız? Korktuğunuz bir hikaye?

PAUL HANGEMUHL: Bu çılgınca. Burada bir suç işlenmedi!

MULDER: Bence bu gece hiçbir yere gitmeyecektiniz, Bayan Hangemuhl. Sanırım biri ya da bir şey buraya gelecekti. Belki de hala öyledir.

(Kadın Mulder'a bakmaz.)

PAUL HANGEMUHL: (Kızgındır) Kavga ettik. Sorunu çözdük ve hepsi bu kadardı.

(Günümüz. Doggett Hangemuhl'lara yaklaşır.)

DOGGETT: Şerifin raporuna göre Ajan Mulder sizinle 6 Mayıs, Cumartesi günü konuşmuş.

MARIE HANGEMUHL: (Rahatsız olmuştur.) Evet, sanırım öyle.

DOGGETT: Aynı gece Ajan Mulder'ı bir kere daha gördünüz mü?

(Mulder'ın yaratığa üç el ateş ettiği görüntüleri görürüz.)

(Günümüz. Paul Hangemuhl derin bir nefes alır ve konuşur.)

PAUL HANGEMUHL: Hayır, bir daha hiç geri gelmedi.

DOGGETT: Cep telefonu kayıtlarına göre gelmiş. En azından bu bölgeye.

(Yanıt vermezler. Doggett duvarlardan birine yaslanmış olan büyük bir tıbbi alet görür.)

DOGGETT: Şuradaki şey nedir? Diyaliz makinesi mi?

PAUL HANGEMUHL: Eşim böbrek yetmezliğinin son safhasında. Çok hasta bir kadın.

(Doggett başını sallar ve yere bakar.)

PAUL HANGEMUHL: Başka bir şey var mı?

DOGGETT: Bir şey daha. Ajan Mulder'ın gelebileceğini söylediği kişi ya da şey nedir?

MARIE HANGEMUHL: Kız kardeşime sadece hikayelerden korktuğumu söyledim. Hepsi bu, yani…

PAUL HANGEMUHL: Size bir şey sormama izin verin, Ajan Doggett. Şu Mulder hasta mıydı? Yani, kafadan? Bu yüzden mi bunu kontrol ediyorsunuz?

DOGGETT: Ne tür hikayeler, Bayan Hangemuhl?

PAUL HANGEMUHL: Ormanda yaşayan bir yaratıkla ilgili olan Kızılderili halk efsanesi.

(İkisi de dönüp Marie Hangemuhl'a bakar.)

PAUL HANGEMUHL: Bu hikayeleri çocukluğumdan beri bilirim. İş arkadaşınız bunu yaratık gelip onu yiyeceği için eşimin ortadan kaybolacağı teorisine dönüştürdü.

DOGGETT: Onu yiyecek mi?

PAUL HANGEMUHL: Canlı canlı.

(Doggett ve Şerif Kurt Frey dışarı çıkıp şerifin kamyonetine doğru ilerlerler.)

ŞERİF KURT FREY: Dediğim gibi Ajan Doggett. Cumartesi gününüzü harcadığınız için bundan nefret ediyorum.

DOGGETT: Hangemuhl'ların silahı var mı, Kurt?

ŞERİF KURT FREY: Hayır, sanmıyorum. Neden?

DOGGETT: Salon duvarında üzeri kapatılmış üç delik gördüm.

ŞERİF KURT FREY: Mermi mi?

DOGGETT: Muhtemelen.

ŞERİF KURT FREY: Geri dönüp onlara sormak ister misiniz?

DOGGETT: Hayır.

(Araca binerler.)

 

SAHNE 4

ALEXANDRIA, VIRGINIA
14:18

(Mulder'ın dairesi. Doggett maymuncuk kullanarak daireye girer ve çekmecelerin içine bakmaya başlar. Balıklara biraz fazla yem verir. Kitaplara bakar. Kimse çöpü dışarıya çıkarmamıştır. Doggett çöpün içine bakar, ancak hiçbir şey bulamaz. Mutfak lavabosunun altına bakar ve oraya yapıştırılmış olan küçük bir silah çıkarır.)

 

SAHNE 5

(Gündüz. Şerif Kurt Frey mezarlıkta bir yeri kazmakta olan kazı makinesinin başında durmaktadır. Paul Hangemuhl arabasıyla gelir ve Şerif Kurt Frey'e doğru koşar. Sesi umutlu çıkmaktadır.)

PAUL HANGEMUHL: Kurt, burada olduğunu söylediler. İnanamıyorum. Bu doğru mu?

ŞERİF KURT FREY: Bunu bulmak için buradayım.

(Makine kazmaya devam eder. Bu arada alet kazdığı bölge üzerine yerleştirilmiş olan taşlarla yapılmış, ortasında haç olan yuvarlağı dağıtır.)

 

SAHNE 6

BALİSTİK BİRİMİ
FBI GENEL MERKEZİ
16.41

(Doggett Mulder'ın mutfağında bulduğu silah üzerinde yapılmış olan testlerin sonuçlarını incelemektedir. Skinner içeri girer.)

DOGGETT: Mulder'ın ikinci bir silah taşıdığından haberiniz var mıydı, bir Walther PPK?

SKINNER: Evet, ayak bileğindeki kılıfta.

DOGGETT: Bunu bulaşıklığının altında buldum. Üç el ateş edilmiş.

SKINNER: Bu nedir?

DOGGETT: Mulder'ın geçen Mayıs ayında bir davayı araştırma için gittiği evde üç el ateş edilmiş. Davayla ya da ateş ettiğiyle ilgili hiç rapor doldurmamış. Bunun nedenini biliyor musunuz?

SKINNER: Eğer Mulder böyle bir şey yapsaydı bunu rapor ederdi.

DOGGETT: Mulder dava raporlarını vermiş, ancak Mulder'ın Washington'da olduğunu söylediği günlerde cep telefonu kayıtları onun Pennsylvania'da olduğunu kanıtlıyor.

SKINNER: Mulder'a yalancı mı diyorsunuz?

DOGGETT: (Bilgisayar monitörünü işaret eder.) Bu Mulder'ın silahının namlusu. Şunu görüyor musunuz?

SKINNER: Geri tepme.

DOGGETT: Yarı dairesel bir şekilde sıçramış olan kurumuş kan lekeleri. Bu da Mulder'ın oldukça yakın mesafeden birisine ya da bir şeye ateş ettiğini gösteriyor.

SKINNER: Yeterince dinledim.

(Skinner odadan çıkmak için hareketlenir.)

DOGGETT: Nereye gidiyorsunuz?

SKINNER: Sizin gittiğiniz yere, Ajan Doggett. Davayı ne üzerine kurmaya çalışıyorsunuz? Mulder'ın birisini öldürdükten sonra ortadan kaybolması üzerine mi? Olan bu değildi. Size daha önce söyledim, kaçırıldı. Bunu gördüm!

DOGGETT: Ajan Mulder sahte dava raporları imzalamış.

SKINNER: Oh, haydi John. Konu Mulder değil, sensin! Kariyerin. FBI'a Mulder'ın kayboluşuyla ilgili bir hikaye verirsen X Dosyaları'ndan kurtulur ve yeniden yöneticiliğe giden yola geçersin.

DOGGETT: Sadece gerçeği bulmaya çalışıyorum.

SKINNER: Gerçeği mi istiyorsun? O zaman Ajan Scully'ye sor!

DOGGETT: Bunu yapamam.

SKINNER: Neden?

DOGGETT: Çünkü dava raporlarını o da imzalamış.

(Skinner dosyaya bakar.)

SKINNER: Bu hikayeyi üst düzey birine götürürsen sadece suçlama bile Scully'nin işini kaybetmesine neden olabilir.

DOGGETT: Bunu üst düzey birine götürmüyorum. Size getiriyorum.

 

SAHNE 7

(Gece. İçlerinde Şerif Kurt Frey'e ait olan kamyonetin de olduğu birkaç araç eski bir evin önüne gelir. adamlar birkaç av köpeği ile birlikte araçlardan inerler. Köpekler havlamaktadırlar.)

KÖPEĞİN SAHİBİ: Sakin ol.

(Adamlar köpekleriyle beraber evin önünde sıralanırlar.)

ŞERİF KURT FREY: Onu dışarı getirmen için sana iki dakika veriyoruz! Yoksa biz geleceğiz!

(Oldukça basit bir şekilde giyinmiş olan sarışın bir kadın dışarı çıkar. Kollarını kavuşturmuştur.)

ŞERİF KURT FREY: Nerede o?

TAŞRALI KADIN: Öldü. Bunu biliyorsunuz. Öldü ve gömüldü.

ŞERİF KURT FREY: O burada. Onun için geldik.

PAUL HANGEMUHL: Bize yalan söyledin!

(Herkes evin yanındaki ormanlık alana bakar. Umutsuzca inlemekte olan yaratık koşmaktadır. Adamlar ve köpekler peşine düşerler. Yere düşer. Bir ağ ile onu yakalarlar ve araçların olduğu yere götürürler. Taşralı Kadın onlara yalvarır.)

TAŞRALI KADIN: Lütfen, yapmayın! Yapmayın! Bunu ona yapmayın!

(Kadını kimse dinlemez ve yaratığı bir aracın arkasına koyarlar.)

 

SAHNE 8

SQUAMASH ŞERİF MERKEZİ
19.48

(Doggett ve Skinner içeri girerler.)

DOGGETT: Şerif Frey.

(Şerif Kurt Frey bir başka kapıdan içeri girer.)

ŞERİF KURT FREY: Yine mi geldiniz?

DOGGETT: Bu Müdür Yardımcısı Skinner. Telefonla size ulaşamayınca buraya geldik.

ŞERİF KURT FREY: Evet, kusura bakmayın. Ava çıkmıştım ve telsizimi kapattım. Bir şey mi buldunuz?

DOGGETT: Öyle de denebilir.

SKINNER: Bu ölüm sertifikasını siz doldurmuşsunuz, şerif. Bize bu konuda bir şeyler söyleyebileceğinizi umuyorduk.

(Skinner Şerif Kurt Frey'e bir kağıt uzatır.)

ŞERİF KURT FREY: Evet. Evet, geçen ilkbaharda. Kimliği belli olmayan bir yolcu. Yerli bir kadın cesedi ormanda bulmuştu.

SKINNER: Bir şüpheli yok muydu? Bir neden?

ŞERİF KURT FREY: Hayır. Neden?

DOGGETT: Buralarda çok cinayet işlenir mi? Bunu bu yüzden mi söylemeyi atladın, Kurt?

ŞERİF KURT FREY: Ne ima ediyorsunuz?

DOGGETT: Ceset 7 Mayıs, Pazar günü bu kadının evinin yanında bulundu-- Mulder'ın Hangemuhl'ları gördüğü gecenin sabahında.

ŞERİF KURT FREY: Tamam, aradaki bağlantıyı kuramamışım. Ne olmuş?

DOGGETT: Mulder'ın silahında üç kurşun eksik.

(Durur.)

ŞERİF KURT FREY: Yani Mulder bu adamı öldürmek için kasabaya geri geldi ve şimdi de Hangemuhl'lar bu konuda yalan söylüyorlar. Belki ben de yalan söylüyorum.

DOGGETT: Hemen hemen.

ŞERİF KURT FREY: Bu teori Ajan Mulder'ınkinden de çılgınca. Kanıtlar nerede?

DOGGETT: Ceset nereye gömüldü?

 

SAHNE 9

(Gece. Skinner ve Doggett ürkütücü bir mezarlığa gelirler. El fenerlerini çıkarıp etrafa bakmaya başlarlar.)

SKINNER: Temeliniz pek sağlam değil, Ajan Doggett.

DOGGETT: O gece burada bir şey oldu.

SKINNER: Ama bir şeyi unutuyorsunuz-- Fox Mulder böyle bir şey yapmazdı.

DOGGETT: Bakın, biri bu adamı vurdu. Birisi Mulder'ın silahını ateşledi ve Mulder o gece buradaydı.

SKINNER: Mulder'ın katil olduğunu kanıtlamaya çalışmanız onu bulmanıza yardım edecek mi?

DOGGETT: Belki de değildir. Bunu onun yaptığını söylemiyorum. Henüz değil. Ama burada olmasının bir nedeni vardı ve sonra ortadan kayboldu.

SKINNER: Neden daha önce karşılaşmadığı bu insanlar olayı örtbas etmeye çalışsınlar?

DOGGETT: Sorun da bu.

(Doggett boş bir mezarı aydınlatır. Mezarın içine atlar. Skinner yere eğilir ve toprağı eller.)

SKINNER: Toprak taze.

DOGGETT: Şerif burayı akşamüstü ben ayrıldıktan sonra kazmış olmalı.

SKINNER: Cesetten ne isteyebilir ki?

DOGGETT: Onu bulduğundan emin değilim.

(Doggett tabutun alt tarafında bir delik ve bu deliğin açıldığı bir tünel görür.)

DOGGETT: Görünüşe göre başka bir çıkış varmış.

SKINNER: Bunu tabuttaki adamın yaptığını mı söylüyorsunuz?

DOGGETT: Oldukça derin görünüyor. Kimse üç kere vurulduktan sonra mezarının altında tünel kazmaz.

SKINNER: Şerif yolcunun kimliğinin belli olmadığını söylemişti, değil mi?

(Doggett çukurdan çıkar.)

DOGGETT: Doğru.

SKINNER: Öyleyse neden birisi bunları mezarın üzerine bırakmış?

(El fenerlerini mezarın üzerindeki taşlara tutarlar.)

 

SAHNE 10

(Gece. Paul Hangemuhl bir kova dolusu ölü tavukla kapısının önündedir. Bir tavuk parçasından çıkan kan ile kapısının üzerindeki ortasında haç olan yuvarlağı çizmeyi bitirir. Arabasıyla Şerif Kurt Frey gelir ve Paul'ün yanına gider.)

ŞERİF KURT FREY: Çabuk hareket etmeliyiz.

PAUL HANGEMUHL: Daha hazır değil.

ŞERİF KURT FREY: O zaman hazırlansa iyi olur.

(Şerif Kurt Frey eve girer. Paul Hangemuhl rahatsız görünmektedir, ancak şerifi takip eder.)

(Marie Hangemuhl yavaşça yüzüğünü masanın üzerine koyarken Paul Hangemuhl arkasında durmaktadır. Kadının üzerinde gecelik vardır.)

MARIE HANGEMUHL: Yapamam.

(Paul Hangemuhl ellerini eşinin omuzlarına koyar.)

PAUL HANGEMUHL: Yapmalısın. Başka seçeneğimiz yok.

ŞERİF KURT FREY: Paul?

(Arkalarını dönüp bakarlar.)

ŞERİF KURT FREY: (Nazikçe) Marie.

(Dışarıda bir araba eve yaklaşır. Marie Hangemuhl derin derin nefes almaya başlar. Korkmaktadır. Alnından öpüp kendisine sarılan kocasına doğru döner.)

(Dışarıda bir adam aracının arkasındaki kafese doğru yürür. Tellerden yaratığın derin derin nefes aldığını görürüz. En az Marie Hangemuhl kadar korkmuştur.)

(Evin içinde Paul Hangemuhl nazikçe eşinin geceliğini çıkarmasına yardım etmektedir. Kadının çıplak bedenini yere yatırır. Yüzü gözyaşlarıyla sırılsıklam olmuştur. Öpüşürler.)

PAUL HANGEMUHL: (Sesi çatlar.) Seni bekleyeceğim.

(Kadın gülümser ve başını sallar. Korkmaktadır, adam da onu bırakmak istememektedir.)

(Dışarıda Şerif Kurt Frey kafese yaklaşırken silahını çeker. Kapıyı açar. Yaratık gölgelerin içinde belirir.)

(Evin içinde yerde yatmakta olan Marie Hangemuhl sessizce hıçkırmaktadır. Yaratığın yaklaştığını görünce ağlaması artar. Yaratığın yüzünü görür ve çığlık atar.)

MARIE HANGEMUHL: Hayır!

(Ama hareket etmez ve hıçkırarak biraz daha ağlar. Yaratık yanında diz çöker. Çenesini çıkartır. Ağzından tükürük damlamaktadır. Yaratık boynunu ısırınca kadın korkuyla çığlık atar. Yüzüne kan sıçrar ve yaratık onu canlı canlı yemeye başlayınca bağırır. Yan odada Paul Hangemuhl dua etmektedir.)

PAUL HANGEMUHL: Cenneti yaratan babamız… senin adınla…

(Marie Hangemuhl bedeni yaratık tarafından yendikçe bağırır. Yaratığın ağzı kan ve etle dolmuştur.)

 

SAHNE 11

(Doggett ve Skinner Hangemuhl'ların evine gelirler. Kapıyı Paul Hangemuhl açar. Elinde bir havlu vardır. Yalnızdır ve yorgundur.)

PAUL HANGEMUHL: Şimdi ne var?

DOGGETT: İçeri girmemizin sakıncası var mı?

(Yanıtı beklemeden içeri girerler.)

PAUL HANGEMUHL: Ne yaptığınızı sanıyorsunuz?

DOGGETT: Şerifi arıyoruz. Buradaydı, değil mi?

PAUL HANGEMUHL: Bakın, uzun bir gün geçirdim ve yatmak istiyorum. Yani sakıncası yoksa…

DOGGETT: Ajan Mulder o gece buraya geri geldi ve bu odada birisine ateş etti. Nedenini siz de eşiniz de biliyorsunuz.

PAUL HANGEMUHL: Evimden hemen çıkmanızı istiyorum. Hey, beni duydunuz mu?!

(Skinner yere bakmaktadır.)

SKINNER: Bay Hangemuhl, eşinizle konuşmak istiyoruz. O nerede?

DOGGETT: O nerede, Bay Hangemuhl?

(Paul Hangemuhl yanıt vermez.)

DOGGETT: Burada bir şey oldu ve bunun ne olduğunu bulacağım.

SKINNER: Ajan Doggett.

(Skinner altında kan birikmiş olan halının bir köşesini kaldırır.)

DOGGETT: Bir yeri atlamış gibisiniz, Bay Hangemuhl.

 

SAHNE 12

(Kirli bir bodrum. Yaratık acı içinde inler ve insana benzeyen bir şekilde kusar.)

 

SAHNE 13

(Gecenin ilerleyen saatleri. Şerif Kurt Frey Hangemuhl'ların evine gelir. Olay yeriyle ilgili prosedür işlemektedir. Doggett arabasının yanında hareketsiz bir şekilde durmaktadır. Islanmış Mulder'ın eve gelişiyle, içeri girip Paul Hangemuhl ve Marie Hangemuhl'u görmesiyle, sonra da yaratığa ateş etmesiyle ilgili flashback'leri görürüz. Skinner evden çıkar ve flashback'ler kesilir.)

SKINNER: Ajan Doggett.

DOGGETT: Hangemuhl kanı öksürürken eşinin çıkarmış olabileceğini söylüyor. Ona zarar vermediği konusunda ısrarlı.

SKINNER: Elbette böyle söyleyecek.

DOGGETT: Belki de zarar vermemiştir.

SKINNER: Neden bahsediyorsunuz?

DOGGETT: Daha önce Mulder'ın böyle bir şey yapmayacağını söylemiştiniz-- soğukkanlı bir şekilde kimseyi vurmayacağını. Tabi Bayan Hangemuhl'u korumaya çalışmadıysa.

SKINNER: Kimden koruyordu?

DOGGETT: O tabutla beraber gömülmüş olması gereken adamdan.

(Durur.)

SKINNER: Yerel polis görmen gereken bir şey buldu.

(Skinner Doggett'ı bir teknikerin çalıştığı ön kapıya yönlendirir.)

SKINNER: Bay Hangemuhl bunu temizlemek için sadece su kullanmış olmalı.

(Skinner teknikerden UV ışığını alır.)

SKINNER: Teşekkür ederim. Yoksa… bunu bulamazdık.

(Skinner UV ışığını kapının üzerine tutunca ortasında haç olan yuvarlak sembol ortaya çıkar.)

SKINNER: Tanıdık geliyor mu?

 

SAHNE 14

(Skinner ve Doggett Yalnız Silahşörler ile bir dizüstü bilgisayar yardımıyla görüntülü bağlantı kurmuşlardır. Yalnız Silahşörler'in üzerinde sabahlıklar vardır ve yorgun görünmektedirler.)

BYERS: Ne yapabileceğimizi öğrendik. Tabi zaman biraz kısaydı.

FROHIKE: Ve biraz uzmanlık alanı dışındaydı.

LANGLY: Ayrıca uyuyorduk.

DOGGETT: Altında pantolon var mı, Langly?

LANGLY: Şey… evet.

(Utanan Langly görüntüden çıkar.)

SKINNER: Fazla zamanımız yok. Ne buldunuz?

FROHIKE: Hiç sormayacaksınız sandık, koca adam.

(Frohike bir başka bilgisayarda komut yazar ve ekrana ortasında haç olan yuvarlak sembol gelir.)

BYERS: Bize bahsettiğiniz şey büyük ihtimalle bir sağlık çemberi. Bu daha çok Kuzey Amerika Şamanlarıyla ilişkilendirilen bir iyileştirme sembolü.

FROHIKE: Şimdi, yuvarlak yaşam ve ölüm arasındaki devamlılığı ifade ediyor. Bu yolculuk iki yolla kesişiyor. Biri mutluluk, biri üzüntü.

BYERS: Lakota Kızılderililerine göre bu öğelerin-- yaşam, ölüm, üzüntü, mutluluk-- hepsi birdir. Ama bunu görmek için aydınlanmış bir akıl gerekir.

DOGGETT: Bunu neden bir kapıya çizmişler ya da mezarın üzerine yapmışlar?

(Langly pantolon giyerken görüntüye girer.)

LANGLY: Bu kısmı biraz tahmin gerektiriyor, ajan Dogbird.

BYERS: Mulder'ın orada ne yaptığını bilmiyoruz.

FROHIKE: Ama aynı zamanda ruh yiyici olarak da tanınan günahları yakalayan şamanların efsaneleri yüzyıllar öncesine dayanıyor.

DOGGETT: Bir ruh yiyici mi?

LANGLY: Onlar hasta olanla ilgilenirler-- efsaneye göre hastalıklarını yerler.

BYERS: Sembol mezarın üzerine saygı amacıyla konmuş olabilir. Ya da kapının üzerine çağırmak için konmuştur.

SKINNER: Neyi çağırmak için?

BYERS: Orada bir hastanın yaşadığını, yaratığın armağanına ihtiyaç duyan birisinin olduğunu göstermek için.

DOGGETT: Yardımınız için teşekkürler, çocuklar.

LANGLY: (İğneleyici bir şekilde) Önemli değil.

(Langly bağlantıyı keser.)

(Doggett bilgisayarı kapatır.)

DOGGETT: Marie Hangemuhl'un böbrekleri rahatsızdı.

SKINNER: Ajan Doggett?

DOGGETT: O mezarda gömülü olan şey bir yolcu değildi.

(Doggett arabaya biner ve oradan uzaklaşır.)

 

SAHNE 15

(Doggett Taşralı Kadın'ın kapısını çalar. Kapı açılınca kimliğini gösterir.)

DOGGETT: Sizi bu saatte rahatsız ettiğim için üzgünüm, hanımefendi. Ben FBI'dan ajan Doggett. İçeri girebilir miyim?

(Kadın Doggett'ı içeriye alır.)

DOGGETT: Şerifin geçen Mayıs ayında tuttuğu raporda ormanda bir ceset bulduğunuz yazıyordu.

(Kadın yanıt vermez.)

DOGGETT: Bakın, bu kasabadaki insanların o cesetle ilgili bir sırrı var-- kim olduğuyla ilgili. Onun bir tür “ruh yiyici” olduğuna inandığı için buraya gelen bir FBI ajanı vardı.

TAŞRALI KADIN: Belki de öyledir.

DOGGETT: Buna siz de inanıyorsunuz. O taşları mezarın üzerine siz koydunuz.

TAŞRALI KADIN: Öğrenmek istediğiniz şeyler-- onlar yüzyıllardır bu şekildeydiler. Onları değiştiremezsiniz.

DOGGETT: Bir iş arkadaşım geçen bahar buraya gelip onu öldürmeye çalıştı. Marie Hangemuhl isimli bir kadını korumaya çalıştığına inanıyorum. Yardımınıza ihtiyacım vaTAŞRALI KADIN: Her şeyi ters anlamışsınız.

(Doggett vurma sesi duyunca sese doğru döner. Gergin olan Taşralı Kadın'a bakar, ancak hiçbir şey söylemez. Doggett yerdeki kapağı örten halının köşesini kaldırır. Kapağı kaldırır. Elinde silahı ve el feneriyle merdivenlerden iner. Yerde yatan çıplak bir kadın figürü görür. Üzeri yapışkan bir maddeyle kaplıdır. Doggett kadının ağzını ve burnunu kaplayan yapışkan maddeyi siler. Kadın birden nefes alır ve gözleri açılır. Bu, Marie Hangemuhl'dur.)

DOGGETT: Seni buradan çıkaracağım.

(Doggett paltosunu Marie Hangemuhl'un üzerine örter. Evden çıkartıp arabasına taşır. Taşralı Kadın olan biteni pencereden izlemektedir.)

 

SAHNE 16

(Hastane odası. Marie Hangemuhl yataktadır. Paul Hangemuhl eşinin yüzüğünü yeniden takarken Doggett olan biteni camdan izlemektedir. Skinner Doggett'ın yanına gelir.)

SKINNER: Ajan Doggett. Durumu nasıl?

DOGGETT: Kendisini iyi hissediyor, buna inanabiliyor musunuz? Doktor Bayan Hangemuhl'un böbreklerinin aniden iyileştiğini söylüyor. O sağlıklı bir kadın.

(Skinner şaşkın görünmektedir. Doggett yeniden odaya bakar.)

DOGGETT: Bunu açıklayın.

SKINNER: Bunu açıklamak zorunda kalacaksınız. Şerif ifadenizi almak için bekliyor.

DOGGETT: Şerif biliyor. Başından beri biliyordu. Eşi de biliyordu.

SKINNER: Neyi biliyordu?

DOGGETT: Bu ruh yiyicinin onu iyileştirmek için aldığını. Mulder'ın bu adamı Marie Hangemuhl'u korumak için vurduğunu sanmıştım. Ama korumaya çalıştığı kişi o değildi.

(Doggett odadan çıkar.)

SKINNER: Nereye gidiyorsunuz?

DOGGETT: Burada bir şeyler oldu. Bu, düşündüğümüz şey değildi.

 

SAHNE 17

(Gece. Taşralı Kadın arabasıyla evin önüne gelip içeri girerken onu izler. Ateşin önünde oturmaktadır.)

TAŞRALI KADIN: Bu şeyin ne olduğunu anlamak için onun neler yapabileceğini anlamalısınız-- onun armağanını. İnsanlar ondan nefret ediyorlar, çünkü ona muhtaçlar. Onların hastalıkları yüzünden böyle görünüyor.

(Doggett kadının yanına oturur.)

DOGGETT: Bu adam için endişeleniyorsunuz.

TAŞRALI KADIN: Bunu yapan birileri hep olmuştu.

DOGGETT: Ona inandığınız için mi? İnsanların hastalıklarını tedavi edebildiği için mi?

TAŞRALI KADIN: İyileştirmek değil. Yemek.

DOGGETT: Mulder geçen yıl sizi görmeye gelmişti. Marie Hangemuhl'u kurtarmak için değil. Kendisini kurtarmak için.

(Flashback. Mulder ateşin önünde, çıplak bir şekilde yerde yatmaktadır. Merak ve korkuyla karışık bir duyguyla yaratığa bakar. Yaratık üzgündür ve acı çekmektedir.)

(Günümüz.)

DOGGETT: Mulder ölüyordu, ancak bunu bir sır olarak sakladı. Teşhisi konulamamış bir beyin hastalığı vardı. Tedavisini bulmak isteyen, hasta bir adamdı.

TAŞRALI KADIN: Hepsi öyledir.

(Flashback. Mulder yaratığın çenesini yerinden çıkardığını görür.)

(Günümüz.)

DOGGETT: (Olan bitenin farkına varır.) Mulder bunu yapmadı.

(Doggett doğrulur ve kadına yakın bir yere oturur.)

TAŞRALI KADIN: Ajan Mulder onun nasıl acı çektiğini gördü. Bunu onun gözlerinde gördü. Ne yapılması gerektiğini biliyordum. Sadece bunu yapamıyordum.

DOGGETT: Mulder onu öldürdü.

TAŞRALI KADIN: Onun acısına acı katamadı.

DOGGETT: O gece acısını dindirmek için buraya geri geldi.

(Flashback. Mulder yaratığa ateş eder.)

(Günümüz.)

TAŞRALI KADIN: Onu gömdüler. Ölmek istiyordu. Hala istiyor, ama yapamıyor. Onu aylarca gizlice burada tuttum. Ama şimdi geri döndüğünü bildikleri için acı çekmeye devam edecek.

(Odada onlarla birlikte olan yaratık inleyince ona dönerler. Doggett yaratığa arabasına kadar eşlik eder ve onu nazikçe arka koltuğa oturtur. Bir an ona bakar ve sonra kapıyı kapatır. Taşralı Kadın olan biteni pencereden izlemektedir. Şerif Kurt Frey ve diğerleri arabalarıyla gelip Doggett'ın yolunu keserler. Silahlıdırlar.)

DOGGETT: Şerif, federal bir görevli olarak senden ve adamlarından yolumdan çekilmenizi istiyorum.

ŞERİF KURT FREY: Onu alamazsınız, ajan Doggett. O bize ait.

DOGGETT: O bir insan. Kimseye ait değil.

ŞERİF KURT FREY: Hasta insanlar var. Onun sahip olduğu şeye ihtiyacı olan insanlar. Onu alıyoruz. Siz gitmekte özgürsünüz.

DOGGETT: Hayır, bayım. Bu adamı buradan götürüyorum.

(Doggett adamlara arkasını dönüp arabasına doğru ilerler. bir silah patlar. Doggett yüzüstü yere düşer. Taşralı Kadın çığlık atar. Şerif Kurt Frey Doggett'ın cesedini ters çevirir. Mermilerin çıktığı yerlerdeki kana yapraklar ve çamur yapışmıştır. Bir adam Doggett'ın arabasının arka koltuğuna bakar.)

ADAM: Şerif.

(Arka koltuk boştur. Yaratık kaçmıştır.)

ŞERİF KURT FREY: Geri gelecektir. Hep gelir.

 

SAHNE 18

(Şerif Kurt Frey ve diğerleri Doggett'ın üzerine kürekle toprak atar. Taşralı Kadın araçlar giderken onları izler.)

 

SAHNE 19

(Yaratığın bir şeyler çiğnediğini görürüz. Doggett'ın yerde çıplak bir şekilde yattığı sahneye kesme yapılır. Üstü yapışkan bir maddeyle kaplıdır. Uyanırken eli hareket eder. Taşralı Kadın yaratığın bedeni üzerine eğilmiştir. Doggett ayağa kalkar ve kadının yanında yere eğilir. Yaratık ölmüştür.)

TAŞRALI KADIN: (Ağlamak üzeredir.) Bunca yıldır onun neler yapabileceğini bilmiyorduk. Sizin ölümünüzü aldı. Onu özgür bıraktınız.

(Doggett kadına bakar.)

 

SAHNE 20

(Saat geç olmuştur. Doggett X Dosyaları ofisinde, bilgisayarın başında oturmaktadır. Elleri klavyenin üzerindedir, ancak dava raporuna ne yazacağını bilemez. İçeri Skinner girer.)

DOGGETT: Müdür Yardımcısı Skinner, geç kaldınız.

SKINNER: Siz de öyle.

DOGGETT: Ajan Scully sabah gelmeden önce dava raporumu bitirmek istedim.

SKINNER: Bitirdiniz mi?

DOGGETT: Nereden başlayacağımı ya da nasıl açıklayacağımı bile bilmiyorum. Bildiğim tek şey Mulder'ı bulmaya bu davanın başında olduğundan daha fazla yaklaşmamış olmam.

SKINNER: Onun gibi düşündünüz, Ajan Doggett. Mulder'ın yapabileceğini bile düşünemediğim bir şeyi neden yaptığını anladınız. Bir öneri ister misiniz? O raporu yazmayın. Onu teslim ederseniz Ajan Scully'nin başına dert açarsınız. Kendi başınıza da.

DOGGETT: Bu konuda hiçbir şey bilmiyordu, efendim. Bundan eminim.

SKINNER: Bunu kanıtlamak için kaç ay kaybedeceğiz? Bu, onun ismine ne kadar zarar verecek? Ya Mulder'ınkine? Ya sizinkine? Ne için?

DOGGETT: Gerçek.

(Skinner üzerinde ortasında haç bulunan yuvarlak sembolün olduğu kağıda bakar.)

SKINNER: Siz de ben de orada neler olduğunu biliyoruz, Ajan Doggett. Başkasının bilmesine gerek yok.

(Skinner kağıdı Doggett'a uzatır ve çıkar. Doggett bir an sembole bakar, sonra kağıdı indirir. Ofisin diğer köşesinde, masanın yanında Mulder gölgelerin içinde durmuş onu izlemektedir. Doggett ona bakar. Mulder bir anda kaybolur.)

 

- SON -

 


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR