8x02 :: WITHOUT

 

SAHNE 1

ANONS: X Files'ın önceki bölümünde…

(Kersh konuşurken arka planda bir önceki bölümden sahneler görürüz. Scully aynada kendisine bakmaktadır. Skinner başını kaldırıp “Requiem” bölümünde Mulder'ı götüren UFO'ya bakar. Skinner ve Scully Kersh'un ofisindedirler.)

KERSH: Siz ve Müdür Yardımcısı Skinner Mulder'ın ortadan kaybolması konusunda iki ana tanıksınız. Derhal ifadelerinizin alınmasını istiyorum.

SKINNER: Kim tarafından alınacak?

KERSH: Birliğimin lideri Özel Ajan John Doggett.

(Doggett oturmaktadır. Scully ismini okumak için yaka kartını ters çevirir.)

(Skinner Yalnız Silahşörler'le konuşmaktadır.)

SKINNER: Bakın, geminin nereye gittiğini öğrenirsek Mulder'ı bulmak için bir şansımız olur.

(Sonda damağına girerken Mulder bağırır.)

(Scully Yalnız Silahşörler ve Skinner'ın yanında açıklamalar yapmaktadır.)

SCULLY: Bir anda anladım… Mulder'ı neden aldıkları, neden şu anda Arizona'da oldukları—Gibson Praise isimli bir çocuğu arıyorlar.

(Doggett kapısının altından atılan Gibson Praise'in fotoğrafına bakar.)

(Gibson Praise sınıflardan birine girer.)

(Arizona'da Doggett'ın sinir bozucu yardımcısı Ajan Crane telsizle Doggett'la konuşmaktadır.)

AJAN GECE CRANE: Çocuğun yeriyle ilgili doğrulama geldi. Flemingtown denen bir yerde, sağırlar okulunda.

(Doggett raporu duyar. Daha sonra kendisini aceleyle okula girerken görürüz.)

DOGGETT: (Müdüre) Gözünüz pencerede olsun. (Scully ve Skinner'ı görür.) Burada ne işiniz var?

SCULLY: Sizin burada ne işiniz var?

DOGGETT: Mulder'ı bulmaya çalışıyorum.

(Dışarıda, Gibson Praise aceleyle binadan uzaklaşmaktadır. Köşeyi döndüğünde durur ve korku dolu gözlerle gri T-Shirt giymiş, uzun boylu bir adama bakar. Adamın yüzünü göremeyiz.)

 

SAHNE 2

 

(Scully'nin sesini duyarız. Kamera gece vakti bir çölü gösterir. Parlak bir ışık yerdeki bir noktayı aydınlatmaktadır. Ortasından ışık çıkan bir uçak adeta havada asılı durmaktadır. Daha sonra ışık söner ve uçak görünmez olur.)

SCULLY: (Dış ses) Kendi yaratımımız olan bir karanlıkta yaşıyoruz… bizim dışımızda herkesin güldüğü bir dünyaya kör gözlerle bakarak. Bize sadece uçan imgeler olarak görünüp zaman ve mekanda seyahat eden varlıkların olduğu bir dünya. Hayal etmeye cesaret ettiğimiz, ancak varlıklarını kabul etmekten korktuğumuz bu varlıklar kimler? İmkansız makineleri içinde görünmez güçler tarafından bizden gizlenen hangi kara işler dönüyor? Eğer onlar bizim sırlarımızı biliyorlarsa, biz neden onlarınkileri bilemiyoruz?

 

SAHNE 3

 

(Kamera çölü gösterir. Uçurumun kenarında Gibson Praise'in gri T-Shirt giymiş uzun boylu bir adam tarafından bir yerlere götürüldüğünü görürüz.)

GIBSON PRAISE: Dur! Lütfen! Bırak beni! Dur! Bırak beni! Bırak beni!

(Doggett onlara yetişir ve silahını adama doğrultur.)

DOGGETT: Çocuğu bırak! Bırak onu, Mulder!

(Adam Mulder'dır, ancak yüzü donuk ve ifadesizdir.)

DOGGETT: Bırak onu, yoksa silahımı kullanmak zorunda kalacağım. Bunu yapmak istemiyorum, Ajan Mulder. Ateş etmek istemiyorum.

(“Mulder”, yavaşça Gibson Praise'in kolunu bırakır. Gibson Praise koşarak kaçar. “Mulder” uçurumun kenarına doğru birkaç adım atar. Doggett onu takip eder.)

DOGGETT: Silahın var mı? Haydi, lanet olsun. Bu çok aptalca, Ajan Mulder. Bunu bir filme çevirme. Sadece bana silahın olup olmadığını söyle. Hava bu saçmalık için çok sıcak. (Yanıt yoktur) Pekala, o zaman yere yat. Yere yat. Ellerini görebileceğim bir yerde tut. Karnının üzerine yat.

(“Mulder” önce yere, sonra Doggett'a bakar. Doggett da soğuk bir şekilde kendisine bakan “Mulder”a bakar. “Mulder” geri geri uçuruma doğru gitmeye başlar.)

DOGGETT: Sen ne yapıyorsun? Ajan Mulder, olduğun yerde kal!

(Doggett silahını indirir ve “Mulder”a doğru koşar. Mulder gibi görünen adam sakin bir şekilde 300 metrelik uçurumdan atlar ve yere düşer. Doggett şok olmuş bir şekilde uçurum kenarına koşar ve aşağıya bakar. “Mulder” kumların üzerinde hareketsiz bir şekilde yatmaktadır. İçlerinde sinir bozucu Ajan Crane'in de bulunduğu Doggett'ın ajanları koşarak gelirler.)

DOGGETT: Düştü! Uçurumdan düştü!

AJAN CRANE: Kim?

DOGGETT: Mulder.

(Aşağıya bakarlar. “Mulder” yerde yatmaktadır. Bilinci kapalıdır. Kolu ve muhtemelen başka uzuvları da kırılmıştır. Kamera yakın çekim yapar. Gözleri açıktır ve nefes alır.)

(Doggett ve ajanları uçurumun kenarında, olay yerinde araştırma yapmaktadırlar. Biraz şaşkın görünmektedirler.)

BAYAN AJAN: Hiçbir açıklamam yok…

DOGGETT: Tamam, Scully ile konuşacağım. Siz okula geri dönün.

(Bir araç diğerlerinin yanına yanaşır. Direksiyonda Skinner vardır. Scully araçtan iner ve Doggett'ın yanına gelir.)

SCULLY: O nerede? Mulder nerede?

DOGGETT: Bilmiyorum.

SCULLY: Bilmiyor musunuz? Telsizden bir ajanın onu gördüğünüzü söylediğini duydum.

DOGGETT: Oh, evet. Onu gördüm. Onu uçurumun kenarındayken ve uçurumdan atladığı sırada gördüm.

SKINNER: Öyleyse nerede?

DOGGETT: Gitti.

SKINNER: Haydi, gitmiş olamaz.

DOGGETT: Evet, olamaz, ama gitti.

(Scully Doggett'ın bahsettiği yere gider. Skinner arkalarındaki tepeye bakar. Sonra Doggett'a döner.)

SKINNER: Şuradaki tepe mi? Oradan mı düştü? Bu imkansız… böyle bir düşüş.

DOGGETT: Bir polisin gördüğü şeyler vardır. Beşinci kattan düşüp üzerindeki tozu silkeledikten sonra işe geri dönen bir adam. Bir Çin Restoranı'nda yakın mesafeden vurulduktan sonra foo yung'undaki sülüğü çıkaran yaşlı bir kadın. Ama Mulder hayatta kalmış olsa bile sahip olduğu şey çok fazla. Düştüğü nokta Ajan Scully'nin durduğu yer… gayet açık. Ve burada da vadiye giden izler var. Şu izlere bakın. Ne görüyorsunuz?

(Skinner izlere bakar.)

DOGGETT: Mulder kaçıyordu.

(Scully yanlarına gelir.)

SCULLY: (Kendinden emin bir şekilde) O Mulder değildi.

DOGGETT: Bu, emin olduğum tek şey.

SCULLY: Mulder gibi görünüyor olabilir, ama Mulder değildi.

DOGGETT: Size Mulder'ı tanıdığımı söylemiştim. Tamam, belki o kadar iyi tanımıyordum. Ama orada kimi gördüğümü biliyorum ve o Fox Mulder'dı.

SCULLY: Mulder gibi göründüğüne eminim ve o olduğuna inanmak için nedenleriniz vardı… ama o Mulder değildi. (Önce Skinner'a, sonra Doggett'a bakar.) Size bazı şeyler gördüğümü söylemiştim. Açıklayamadığım şeyler… İnsan gibi görünen birisinin… başka birisine dönüştüğünü gördüm.

DOGGETT: İnsan gibi görünen, ama insan olmayan biri mi?

(Scully iç çeker ve yeniden Skinner'a bakar.)

DOGGETT: Öyleyse nedir o?

SCULLY: Bilmek istemezsiniz.

(Scully yürümeye başlar.)

DOGGETT: O bir insan değil mi? Nedir o? Hey, bana arkanı dönme.

(Doggett'ın sesi Scully'yi durdurur ve Scully arkasını döner.)

DOGGETT: Yasal bir soru soruyorum.

(Scully Doggett'a bakar.)

SCULLY: Bir uzaylı.

(Doggett Scully'ye bakar, sonra Scully'ye döner.)

SCULLY: O bir kafatası avcısı.

DOGGETT: Neyin kafatasını toplamaya çalışıyor?

SCULLY: Gibson Praise'in. Çünkü o yarı uzaylı. O bir insan anomalisi.

DOGGETT: Yani şu uzaylı kafatası avcısı… buraya gelip çocuğu yakalamak için Mulder kılığına girdi.

SCULLY: (Göz teması kurmaktan kaçınır.) Onu gemisine geri götürmek için… Mulder'ın da orada olduğunu düşünüyoruz.

DOGGETT: Bir şey söyleyeyim mi, Ajan Scully… bana fazlasıyla Ajan Mulder'ı hatırlatmaya başlıyorsunuz.

(Doggett kamyonete gider.)

SCULLY: Pekala, öyleyse açıklamayı siz yapın.

(Doggett onunla ilgilenmez ve gider. Scully ve Skinner baş başa kalırlar.)

SKINNER: Söylediğin şey doğruysa ya da böyle bir şey mümkünse—dışarıda böyle bir kafatası avcısının olduğu-- herhangi birinin yerine de eçebilir. Sen, ben, herhangi birimiz.

SCULLY: Bunun doğru olduğunu düşünüyorum. Ve mümkün olduğunu da. Ve Mulder şu anda her neredeyse… gülümsüyor olsa iyi olur.

(Scully gökyüzüne bakar, sonra Skinner'ın yanından ayrılır.)

 

SAHNE 4

 

(Flemingtown Okulu. Bütün öğretmenler, görevliler ve öğrenciler dışarıdadır. Çevreleri FBI ajanları tarafından sarılmıştır.)

SEKRETER: Bu izinli mi?

(Kamyonetler gelir. Doggett en öndeki aracın yolcu tarafından iner.)

AJAN MOSLEY: Evet. Geldiler.

DOGGETT: Ondan hiç iz var mı? Mulder'dan?

AJAN CRANE: Bu insanlara göre yok. Okulu aradık.

(İkisi birlikte öğrencilere ve görevlilere bakarlar. Öğrencilerden biri olan Thea kendilerine bakar.)

DOGGETT: Bundan daha iyisin.

AJAN CRANE: Efendim?

DOGGETT: Bir yerlerde olmalı. Okulu yeniden arayalım.

(Okulun içinde “Mulder” boş bir laboratuara girer. Kırılan koluna bakar. Diğer koluyla kolunu yerine takar. Sonra gülümseyen Uzaylı Kafatası Avcısı'na dönüşür. Kısa süre sonra Doggett laboratuara girer.)

DOGGETT: Merhaba?

(Okulun müdürünü görür.)

DOGGETT: Üzgünüm, sizin… Sizi buradan çıkarttıklarını sanıyordum.

(Müdür ses çıkarmadan başını sallar. İçeriye Ajan Crane girer.)

AJAN CRANE: Bir şey buldunuz mu?

DOGGETT: (Müdüre bakar.) Hayır. Aramaya devam edelim.

(Doggett ve Crane odadan çıkıp dışarıdaki ekibe katılırlar. Ajan Crane binadan çıkar.)

TELSİZDEKİ SES: Yönetim binası temiz.

AJAN MOSLEY: (Telsize) Anlaşıldı, bir daha kontrol edin.

(Skinner ve Scully birlikte arabaların yanında durmaktadırlar.)

SKINNER: Doggett'ın buraya nasıl geldiğini bilmek istiyorum. Nereye gittiğimizi nereden biliyordu?

SCULLY: Bilmiyorum. Ama yanlış kişiyi aramak için buranın altını üstüne getirecek.

SKINNER: Gibson Praise'e ne oldu?

SCULLY: Ona her ne olduysa çoktan gitti. Her neredeyse, bizden üç adım önde.

(Skinner başıyla bisiklete binmekte olan Thea'yı işaret eder. Kız bisikletle uzaklaşırken Skinner arkalarındaki binanın kapılarından birinden çıkan Ajan Crane'e bakar.)

SKINNER: Sakın bakma, ama üzerimizde bir çift göz var. Sadece yürümeye başla. Hemen arkanda olacağım.

(Scully ve Skinner yanlarındaki binanın köşesini dönerler. Ajan Crane peşlerinden koşar. Köşeyi döndüğünde sadece Skinner'ı görür. Skinner adamın dikkatini çeker. Scully görünürde yoktur.)

SKINNER: Bir dakika konuşabilir miyiz?

(Scully çölde Thea'yı takip etmektedir. Scully kızı kaybeder. Durur. Elini gözlerine siper ederek çevresine bakar. Bir şeyin üstüne basınca yere bakar. Esnek bir şeydir. Scully bir halatın olduğu ahşap kapının üzerindeki kumları kenara çeker. Kapının altındaki yerde Gibson Praise ve Thea'yı otururken bulur.)

GIBSON PRAISE: (suçlarcasına) Buraya gelmemeliydin.

GIBSON PRAISE: Gelmemeliydin. Onları bana doğru yönlendireceksin.

SCULLY: Gibson, seni korumak için buradayım.

(Scully çocuklara yaklaşırken iç çeker.)

SCULLY: Bunun doğru olduğunu bildiğini biliyorum. Düşüncelerimi bildiğini biliyorum.

GIBSON PRAISE: Birlikte çalıştığın adamı aldıklarını biliyorum… Mulder'ı. Ve şimde de beni almaya geldiler.

SCULLY: (Nazikçe yaklaşır.) Seni almak istemelerinin tek nedeni, Gibson… özel bir çocuk olman. Seni olduğun şey yüzünden almak istiyorlar.

(Thea'nın konuşması anlaşılmaktadır, ancak telaffuzu bütün hayatını sağır olarak geçirmiş birine benzemektedir. Gibson Praise ile konuşurken iç çeker. Arkasındaki duvarda eski bir Oklahoma plakası vardır - #00-0000.)

THEA: Üzgünüm, birisinin beni takip ettiğini bilmiyordum.

GIBSON PRAISE: Arkadaşım Thea biliyor. Okulda söylediğim tek kişi o. Bana FBI'ın beni aradığını da söylemişti. Benim için endişeleniyor.

SCULLY: Endişelenmekte haklı. Şu anda kime güveneceğimizi bilemeyiz.

(Gibson Praise irkilir ve bacağına bakar. Scully kötü bir yaranın üstünde duran örtüyü kaldırır.)

GIBSON PRAISE: Kaçarken düştüm.

SCULLY: Kırık olabilir, Gibson.

GIBSON PRAISE: Beni bulurlarsa alırlar. Bunu biliyorum. Hep biliyordum.

SCULLY: Bunu tahtayla sabitleyeceğim Gibson, tamam mı? Bacağını düzeltebilirim, ama… seni buradan çıkarmak için bir arabaya ihtiyacım var. (Scully ayağa kalkar. Birkaç tahta parçası koparır.) Senin için geri geleceğim. Söz veriyorum. Başına kötü bir şey gelmesine izin vermeyeceğim.

GIBSON PRAISE: Bunu bana bir kere daha söylemiştin.

(Scully suçlu bir şekilde gözlerini kaçırır ve bacağını sarmaya başlar.)

 

SAHNE 5

 

(Parlak ışıklar. Bunlar tepe ışıklarıdır. Okul. Gece. Doggett hala çevresindeki ajanları yönlendirmektedir. Ajanlar kamyonetlere binip Gibson Praise ve Mulder'ı aramaya devam etmektedirler. Bir cep telefonu çalar. Genç bir ajan olan Ajan Mosley telefonu açar.)

AJAN MOSLEY: (Telefonda) Alo?

(Ajan Mosley dinler, sonra telefonu Doggett'a uzatır.)

AJAN MOSLEY: Müdür yardımcısı, sizi arıyor.

DOGGETT: (Telefonda) Alo, ben John Doggett.

KERSH: (Telefonda) Ajan Doggett, Arizona'dan bazı bilgiler alıyorum…

DOGGETT: (Telefonda) Evet, efendim.

KERSH: …Ajan Mulder'ı bulduğunuz konusunda.

DOGGETT: (Telefonda) Ne yazık ki birisi bunu abartmış. Onu gördüm efendim, ama ben…

KERSH: (Telefonda, tehditkar bir şekilde) Onu gördüm de ne demek? Orada neler oluyor?

DOGGETT: (Telefonda) Burada gece gündüz çalışıyoruz. Yerel özel yönetim bölgesi var. Yerdeyiz ve gökyüzünden de arama yapıyoruz. Olayın peşindeyiz.

KERSH: (Telefonda) Nasıl olur da FBI bir adamı önce bulup sonra çölün ortasında kaybeder? Çünkü bunu bilmek isterim. (Durur.) Ajan Doggett, orada mısınız?

DOGGETT: (Telefonda) Evet. Soruyu duydum.

KERSH: (Telefonda) Seni oranın sorumlusu yaptım, Doggett. Şimdi şu lanet işini yap.

(Doggett telefonu kapatır. Sırıtmakta olan Skinner'a bakar. Doggett buna alınır.)

DOGGETT: Bu sizi eğlendiriyor mu? Ben sizi eğlendiriyor muyum?

SKINNER: Hayır. Her şey şimdi mantıklı gelmeye başladı. Buraya nasıl geldiğiniz konusu. Sizi Gibson Praise'e kimin yönlendirdiği konusu.

DOGGETT: Size casusluk ettiğimi mi düşünüyorsunuz?

SKINNER: Hayır, ancak yeni müdür yardımcımızın bunu yaptığını düşünüyorum. Hileli bir oyunda piyon olarak kullanılıyorsunuz.

(Doggett bir an ona bakar. Sonra Skinner'a kendisiyle yürümesi için işaret eder.)

DOGGETT: Pekala, bana bir resim çizdiniz. Şimdi bunu bir çerçeveye oturtalım.

SKINNER: Pekala. İyi bir şöhretiniz var, Ajan Doggett. Uzlaşmıyorsunuz, vazgeçmiyorsunuz. Çok iyi bir FBI ajanısınız-- en iyisi. Pek çok kişi sizi bir gün müdür koltuğuna oturtacaktır. Bu yüzden başarısız olmak için tuzağa düşürüldünüz. Mulder'ı yerde ya da gökyüzünde bulacak bir şey yok. Bu yaklaşım yanlış.

DOGGETT: Bu bir yaklaşım sorunu değil. Elimdeki tek yaklaşım bu.

SKINNER: Mulder'ı bulabilmenizin tek yolu gerçeğe teslim olmak. Scully'yi dinlemek. Ama o zaman bile… diyelim ki onu buldunuz. O zaman bile kaybedeceksiniz. Raporunuza uzaylılar ya da UFO'lar ya da uzaylı kafatası avcısı hakkında tek bir şey bile koyarsanız… Kersh sizi mahveder. Planının bu olduğu konusunda iddiaya girerim.

(Uzun bir sessizlik olur. Doggett Skinner'a bakar. Sonra sesini çevredeki ajanlar tarafından duyulabilecek şekilde yükseltir.)

DOGGETT: Ajan Scully burada mı? Ajan Scully nerede?

(Ajan Mosley harekete geçer ve telsizini çıkarır.)

AJAN MOSLEY: (Telsize) Ajan Scully'nin telsizle bağlantısını sağlayabilecek birine ihtiyacım var. Ajan Scully ile olan… biri.

(Yatakhane binası. Ajan Landau çevresindeki ajanlara bakar. Banyodan çıkan birisini görür.)

AJAN MOSLEY: (Telsizdeki sesi) Ajan Scully ile olan var mı? Yanında olan birisi var mı?

(Ajan Landau kendisine doğru yürüyen adama bakınca Scully'yi görür.)

AJAN LANDAU: (Telsize) Ajan Scully yanımda.

(Kamyonetlerin yanında.)

AJAN MOSLEY: Öyleyse bu kim?

(Mosley çölden kendilerine doğru gelmekte olan kişiye bakar. Bu Scully'dir. Yorgun görünmektedir. Çölde birkaç saat geçirmiştir.)

AJAN LANDAU: (Telsizdeki sesi) Ajan Scully'ye yaklaşıyorum.

SCULLY: (Kendisine bakan üç adama) Ne oldu?

(Doggett gözlerini Scully'den ayırmaz.)

DOGGETT: Telsizi bana ver.

(Mosley telsizi Doggett'a uzatır.)

DOGGETT: (Telsize) Scully yanında mı?

(Yatakhane. Ajan Landau hala Scully gibi görünen kadının yanındadır.)

AJAN LANDAU: (Telsizde) Odanın diğer ucunda.

(Kamyonetlerin yanında, dışarıda. Scully şüphelenir.)

SCULLY: Kimin? Benim mi? Nerede?

DOGGETT: (Telsizde) Hangi odada? Neredesiniz?

(Yatakhane.)

AJAN LANDAU: Kulübedeyiz. Yatakhanede.

(Dışarıda)

SCULLY: Onu yakalamasını söyleyin. Onu gözden kaçırmamasını söyleyin!

(Scully binaya doğru koşmaya başlar. Diğerleri peşinden gider.)

DOGGETT: (Telsize) Scully'yi yakala. Yanına geliyoruz.

(Yatakhanede. Ajan Landau Scully'ye benzeyen kadına yaklaşırken kadın ondan uzaklaşmaya başlar.)

AJAN LANDAU: Ajan Scully--

(Scully'ye benzeyen kadın Ajan Landau'yu tek elle boğazından yakalar. Sadece tek elini kullanmaktadır ve bu acı verici görünmektedir. Ajan Landau nefes alamaz ve boğulmaya başlar. Kadının yüzü daha önce Gibson ile birlikte tepenin üzerinde olan Mulder'da olduğu gibi ifadesizdir. Adamın boğazını bırakır ve Scully, Doggett ile birlikte diğer ajanlar odaya daldıklarında kaçar.)

SCULLY: Hey!

(Hepsi Scully'ye benzeyen kadının peşine düşer.)

SCULLY: İşte orada. Duyuyor musunuz?

(Scully kadının banyoya girdiğini görür. Kapıya doğru koşar ve kapıdaki aynada yansımasını görünce durur. Bir an kendisine bakar. Ajan Crane odadan çıkar.)

SCULLY: Nereye gitti? Onu gördünüz mü?

AJAN CRANE: Hayır.

SCULLY: Tam buraya doğru kaçtı. Onu gördüm.

(Scully yeniden Doggett'a bakar.)

SCULLY: Onu gördünüz.

(Doggett yanıt vermez. Scully yaralanan ve nefes almak için uğraşan Ajan Landau'nun yanına gider. Scully onu tedavi etmeye çalışır.)

SCULLY: Ajan… Nefes alabiliyor musun?

(Ajan Landau Scully'ye bakar ve panik olup hızlı hızlı nefes alıp vermeye başlar. Scully adam için endişelenip geriye çekilir.)

SCULLY: Ben olduğumu düşünüyor. Bunu ona benim yaptığımı sanıyor. (Doggett'a) Bu nasıl olabilir?

(Scully odadakilere bakar.)

SCULLY: Bu, odadakilerden biri.

(Scully hepsinden uzaklaşır. Kamera odaklanmış, birine bakan Thea'yı gösterir. Baktığı kişinin eli kanlıdır. Bu kişi Doggett'ın yardımcısı Ajan Crane'dir. Thea gergindir. Geri geri gider ve odadan çıkar.)

 

SAHNE 6

 

(Çöldeki görünmez uzay gemisinin görüntüsü. Net olmayan bir kamera lensinden Mulder'ın uzaylılara ait ameliyat masasında olduğunu görürüz. Yüzü hala gerilmiş durumdadır. Gözleri birden açılır.)

(Gibson Praise yer altındaki odada birden uyanır.)

GIBSON PRAISE: Mulder!

(Mulder ani bir nefes alır.)

 

SAHNE 7

 

(Ambulans geldiğinde siren sesi duyulur ve Ajan Landau sedyeyle ambulansa bindirilir. Doggett ve Scully olan biteni izlemektedir. Scully kamyonetlerin olduğu yere gider. Skinner peşinden gelir.)

SKINNER: Ajan Scully. Nereye gidiyorsunuz?

(Scully onunla ilgilenmez. Araca biner ve kapıyı kilitler. Skinner aracın yanına gelir.)

SKINNER: Ajan Scully.

(Scully yere eğilir. Skinner görmesi için araba anahtarlarını gösterir.)

SKINNER: (Sakin bir şekilde) Arabadan in.

(Scully Skinner'a bakar ve arabadan iner.)

SKINNER: Ajan Scully!

SCULLY: Sen kimsin?

SKINNER: Kim miyim?

(Scully silahını Skinner'a doğrultur. Ardından Skinner da silahını çeker.)

SCULLY: Silahını at ve arkanı dön.

SKINNER: Arkamı dönmeyeceğim.

SCULLY: Yap şunu! Nasıl olduğunu biliyorum-- ensenin arka tarafından yapılan ölümcül vuruş.

SKINNER: Scully, silahını bir arkadaşına doğrultuyorsun.

SCULLY: Arkanı dön, yoksa söylediğin kişi olmadığını varsayacağım.

SKINNER: Scully, benim! Skinner!

(Uzun bir sessizlik olur. Skinner silahını indirir ve arkasını döner.)

SKINNER: Bunu kanıtlayabilirim. Sırrını biliyorum-- bunu başka kim biliyor?

SCULLY: (Silahı hala elindedir) Tamam… Öyleyse söyle.

SKINNER: Sen söyle. Bunun sen olduğunu nereden bileyim?

(Skinner birden arkasını döner ve Scully'nin elinden silahını alır. İkisi de derin derin nefes almaktadır.)

SKINNER: Silahımı hamile kadınlara doğrultmaktan hoşlanmadığım kadar silahın bana doğrultulmasından da hoşlanmam.

(Ortam gergindir. Skinner silahını Scully'ye geri verir.)

SKINNER: Bu iş çok ileri gitti, Scully.

SCULLY: Hayır. Yanlış olan da bu. Yeterince ileri gitmedi. O anahtarlara ihtiyacım var.

SKINNER: Ne yapacağını sanıyorsun?

SCULLY: Bak, FBI tarafından, John Doggett tarafından ve kendi güvensizliğimiz tarafından engelleniyoruz. Bu her neyse, işe yarıyor… biz izin verdiğimiz sürece.

SKINNER: Bana Mulder'ın buna izin vermeyeceğini söylemiştin. Bunun için, onun için kariyerimi mahvetmeme izin vermeyeceğini. Peki ya sen, Scully? Yani, Tanrım, senin kaybedeceğin daha fazla şey var.

(Scully'nin sesi titrer. Gözyaşlarına zorlukla engel olmaktadır.)

SCULLY: Bir daha onu asla görememe gibi bir konuda şansımı deneyemem.

SKINNER: Mulder bir anda ortaya çıkabilir-- bilemeyiz.

SCULLY: Bak… bizi çölde bekleyen son bir şansımız daha var-- Gibson Praise. Ona ulaşan ilk kişi olabilir.

SKINNER: Arabaya bin. Ben kullanacağım.

(Direksiyona Skinner geçer ve giderler. Thea (?) onların gidişini izler.)

(Daha sonra, çölde. Ellerinde fenerlerle Scully ve Skinner araçtan inip kapağın yanına giderler.)

SCULLY: Gibson!

SKINNER: Aşağıda değil.

SCULLY: Ona burada kalmasını söylemiştim. Burada kalması gerekiyordu. (Bağırır) Gibson! (Birkaç metre ötede bir şey görür) Onu buldum.

(Kumların üstünde oturmuş ileriye doğru bakan Gibson Praise'e doğru koşarlar.)

SCULLY: Gibson. Burada ne yapıyorsun? Neden bana yanıt vermedin?

GIBSON PRAISE: (Yavaşça) Burada. Onu duyuyorum.

SCULLY: (Skinner'a bakar.) Sen neden bahsediyorsun?

GIBSON PRAISE: Mulder. Orada bir yerlerde.

(Scully alnına dokunur.)

SCULLY: Çok ateşi var. Bacağı mikrop kapmış olabilir.

SKINNER: Pekala. Seni hastaneye götürmeliyiz, tamam mı dostum?

GIBSON PRAISE: (Scully'ye.) Şu anda çok yakınsın.

(Skinner Gibson Praise'in yanına gelir ve nazikçe çocuğu kucaklayıp kaldırır.)

SKINNER: Seni taşıyacağım. Kolunu boynuma dola. Bacaklarına dikkat et.

(Skinner araca doğru giderken Scully'nin kendisini takip etmediğini fark eder. Çöle doğru bakmaktadır.)

SKINNER: Ajan Scully.

SCULLY: Onu hastaneye götürün.

SKINNER: Ya sen?

(Scully yanıt vermez ve geriye dönüp bakmaz. Skinner Gibson Praise'i araca bindirir.)

 

SAHNE 8

 

MacLAREN BÖLGE TIP MERKEZİ
12.48

(Hala Gibson Praise'i taşımakta olan Skinner hastanenin acil servis bölümüne girer.)

SKINNER: Burada tıbbi müdahaleye ihtiyacı olan bir çocuk var.

(Hastane personeli yardıma gelir.)

(Daha sonra, hastane giysileri giymiş olan Gibson Praise bir odada dinlenmektedir. Uyumaktadır, ancak birden gözleri açılır. Skinner endişeli bir şekilde yatağa yaklaşır.)

SKINNER: Ne oldu? İyi misin? Sorun nedir?

(Gibson Praise kapının önündeki sandalyelere odaklanmıştır. Skinner da aynı yere bakar. Kimse yoktur.)

SKINNER: Her şey yolunda Gibson. Uzan. Uzan.

(Gibson Praise'in paniği artar. Skinner yeniden kapıya doğru baktığında Thea'yı görür. Thea içeri girer. Yüzü soğuk ve ifadesizdir. Thea kapıyı kapatırken Gibson Praise kendisine korku dolu gözlerle bakar.)

 

SAHNE 9

 

(Çölde gece vakti. Scully tek başına yürümektedir. Elinde fener vardır.)

SCULLY: Mulder!

(Umutsuzca seslenmektedir. Bir yanıt duymayı ummakta, ancak o yanıtın da gelmeyeceğini bilmektedir.

SCULLY: Mulder!

(Yanıt yoktur. Çevresine bakar. Hiçbir şey yoktur. Yapayalnızdır. Daha sonra ileride parlak bir ışığın kendisine doğru yaklaşmakta olduğunu görür. Umutla yukarı doğru bakar.)

SCULLY: Tanrım.

(Scully hala ışığa doğru bakmaktadır. Ancak ışık yaklaştıkça bunun bir polis helikopterine ait olduğunu görürüz. Polis helikopteri iniş yapar ve Doggett Scully'nin yanına gelir.)

SCULLY: Beni takip etmediğini söyleyen biri için oldukça isabetli.

DOGGETT: Hey, hareketin olduğu yerdesiniz.

SCULLY: Bu size ne anlatıyor? Deli olduğumu mu haklı olduğumu mu?

DOGGETT: Gecenin bir yarısı çölde dolaştığınızı düşünürsek siz söyleyin.

SCULLY: Mulder'ı bulmak istediğinizi söylüyorsunuz, ama bunun için gereken şeyleri yapmıyorsunuz. Haklı olmamdan korkuyorsunuz.

DOGGETT: Hiçbir şeyden korkmuyorum. Mulder'ın sizin bile artık bu saçmalığa inanmanızı sağlaması dışında.

SCULLY: Bu saçmalığı kendiniz de gördünüz. Bugün olanları nasıl açıklayacaksınız?

DOGGETT: Bırakın size varsayımsal bir şey sorayım. Burada onu ya da gemiyi ya da şu uzaylı kafatası avcısını bulsaydınız o zaman ne yapacaktınız?

SCULLY: Ajan Mulder'ın ne yapacağını biliyorum. Ne gerekiyorsa onu yapardı.

DOGGETT: Yani yalan söylerdi. Tıpkı sizin bana yalan söylediğiniz gibi. Ve sizin de bu işin her adımında yaptığınız gibi emirleri hiçe sayardı. Bu mu gerekiyor, Ajan Scully?

SCULLY: Ne ekerseniz onu biçersiniz, Ajan Doggett.

DOGGETT: Çocuğun nerede olduğunu biliyordunuz. Çocuğun nerede olduğunu biliyordunuz ve bana söylemediniz-- neden?

SCULLY: Ne çocuğu? Ortada çocuk falan görmüyorum.

DOGGETT: Bana yine yalan söylüyorsunuz! Müdür Yardımcısı Skinner onu buradan alıp hastaneye götürdü.

(Kısa bir sessizlik olur. Scully Doggett'a yaklaşır.)

SCULLY: Bunu nereden biliyorsunuz?

DOGGETT: Bu davada emin olduğum tek bir şey var ve o da Mulder'ın şu Gibson Praise'in peşinde olduğu. Neden? Bu beni mahvetti. Ama çocuğun peşine düştüğünde adamlarım onu bekliyor olacak.

SCULLY: Adamlarınız… Müdür Yardımcısı Skinner'ı takip mi etti?

(İç çeker ve helikoptere doğru yürümeye başlar. Doggett Scully'nin arkasından koşar.)

DOGGETT: Hey, nereye gidiyorsunuz? Ajan Scully, nereye gidiyorsunuz?

SCULLY: Adamlarınız hastanede mi?

DOGGETT: Her şey kontrol altında. Haberleri olmadan hiç kimse binaya girip binadan çıkamıyor.

SCULLY: Onların sizin adamlarınız olduğunu nereden biliyorsunuz?

(Doggett Scully'yi takip eder. Helikoptere binerler ve helikopter kalkar. Birkaç metre ötede görünmez olan UFO'yu görürüz. İçinde Mulder hala masada yatmaktadır. Bilinci açıktır. Belli ki Scully'nin yakınlarda olduğunun farkındadır.)

MULDER: (Bağırır) Scully! Scully!

 

SAHNE 10

 

(Hastanede. Scully ve Doggett içeri girerler. Diğer ajanlar bekleme salonundadırlar.)

SCULLY: Çocuk nerede?

AJAN CRANE: Koridorun sonundaki odada, Müdür Yardımcısı Skinner'ın yanında.

SCULLY: Bundan emin misiniz?

AJAN MOSLEY: Neden kapıdaki camdan bakmıyorsunuz? Gece hemşiresi 20 dakikada bir çocuğu kontrol ediyor-- o iyi.

AJAN CRANE: Hastane personeli kendi işini yapıyor. Biz sadece durup Mulder'ı bekliyoruz.

SCULLY: Evet, beklediğiniz her dakika çocuk için tehlike. Açığa çıkmış durumda.

AJAN MOSLEY: Bizi kimse geçemedi Ajan Scully. Hiç kimse geçemedi.

SCULLY: Buna inanıyor musunuz, Ajan Doggett?

(Doggett Scully'ye bakar. Daha sonra koridorda yürüyüp Gibson Praise'in odasına gelir. Scully silahını çıkartıp onu takip eder. Doggett soru sorar gibi kendisine bakar.)

SCULLY: (İğneleyici, ama aynı zamanda ciddi bir şekilde) Hey, eğer bir şey boğazınızı sıkmaya çalışırsa arkanızda olacağım.

DOGGETT: (Sesli bir şekilde kapıyı çalar) Müdür Yardımcısı Skinner… Ben John Doggett.

(Kapıyı açar. Oda boştur.)

DOGGETT: Bu da nedir? Neler oluyor?!

(Scully odadan çıkıp ajanlara doğru koşar.)

SCULLY: O odada kimse yok.

(Scully diğer odalara ve merdivenlere bakmaya başlar.)

SCULLY: Bir hastayı arıyorum. Bir erkek, 12 yaşında. Hala binada olabilir.

(Gibson Praise'in odasına Doggett'ın ajanları gelir. Doggett pencereye bakar. Sinirlenmiştir.)

DOGGETT: Pencere açılmamış bile. Yetişkin bir adam ve bir çocuk bu odadan kapıdan başka nereden çıkabilir?

(Doggett tavana bakar.)

(Scully bir başka odaya girer. Tuvaletin kapısı açılır. Skinner oradadır.)

SKINNER: Ajan Scully.

(Scully kendisine silahını doğrultur. Kısık sesle konuşmaktadırlar.)

SKINNER: Her şey yolunda. O benim yanımda. Gibson.

SCULLY: Buraya nasıl geldiniz? Onu odadan nasıl çıkardınız?

SKINNER: Tavandan kaçtık. Kime güveneceğimi bilmiyorum.

SCULLY: O nerede?

SKINNER: İşte burada. Onu bulacaklar.

(Doggett Gibson Praise'in odasındaki tavana bakmaktadır. Feneriyle bayılmış Skinner'ı aydınlatır. Skinner'ın gözleri kötü şekilde yaralanmıştır.)

(Scully yavaşça “Skinner”ın gösterdiği yöne gider. Pencereden Gibson'u görür. Gibson da onu görür ve başını sallamaya başlar. Scully tam tepki verecekken “Skinner” onu boğazından yakalar ve odanın diğer tarafına fırlatır. Gibson Praise yardım etmek için odaya koşar. “Skinner”ın dikkatini dağıtır ve Scully silahını alıp ateş eder.)

(Koridorda Doggett ve ajanları silahlarını çekmiş Scully'nin bulunduğu yere gelmektedirler.)

DOGGETT: Ajan Scully!

(Diğer odada “Skinner” yere düşer ve Uzaylı Kafatası Avcısı'na dönüşür. Scully ve Gibson Praise olan biteni izlerken Uzaylı Kafatası Avcısı zehirli yeşil bir sıvıya dönüşerek yok olur. Doggett ve diğer ajanlar odaya girerler. Doggett önce Scully'ye, sonra ayaklarının altındaki yeşil sıvıya bakar.)

DOGGETT: Bir ajanın yardıma ihtiyacı var!

(Scully'nin yanına gelir ve onu kucaklar. Scully ağlamaya başlar. Utanarak gözlerini kapatır.)

DOGGETT: (Kapıya doğru seslenir) Bir ajanın yardıma ihtiyacı var dedim!

(Scully elleriyle yüzünü kapatıp ağlamaya devam eder. Doggett elinden geldiğince onu tutar. Gibson Praise yakında durmaktadır. Scully ağlarken yanında sadece Doggett ve Gibson Praise kalır.)

 

SAHNE 11

 

(Doggett Kersh'un ofisindedir. Kersh dava dosyasındaki hastane resimlerine bakar.)

KERSH: Söyleyebileceğim en iyi şey bu olay hastanede olduğu için şanslı olduğumuz.

DOGGETT: Evet, efendim, çok şanslıydık.

KERSH: Buna neden olan zehirli maddelerin ya da kimyasalların tıbbi olduğunu düşünüyorum.

DOGGETT: Bu henüz kesinleşmedi, efendim.

KERSH: Burada kesin olmayan bir sürü şey var… Mulder'ın nerede olduğu gibi. Ama bazı… durumlar… “uçurumdan bir adam düştü ve ortadan kayboldu…”, “Bir ajanın boğazını sıkan saldırgan kayboldu…” gibi… Bunlar bilimkurgu gibi görünüyor.

DOGGETT: Bir X Dosyası gibi olduklarını söylüyorsunuz. Ama tasarladığınız şey buydu, değil mi? Beni bu davaya atadığınızda…

KERSH: Soruları ben sorarım, John. Sen bana sadece yanıt verirsin. (Dosyayı uzatır.) Yanıt olmadan geri gelme.

 

SAHNE 12

 

(Scully'nin hastanedeki odası. Scully kötü yaralanmıştır ve uyumaktadır. Üzerinde gökkuşağı ve kelebeklerin olduğu “geçmiş olsun” kartı eline tutuşturulunca uyanır. Önce elindeki karta, sonra yanında oturan Doggett'a bakar.)

DOGGETT: Babam hep önemli olanın kimin kazandığı ya da kaybettiği değil… en fazla kimin yara aldığı olduğunu söylerdi.

SCULLY: Bunun beni neşelendirmesi mi gerekiyordu?

DOGGETT: Öyle düşünmüştüm. Ama düşmanınızın kim olduğunu hiç göremedim.

SCULLY: Ve göremeyeceksiniz de. Bana hala inanmıyorsunuz.

DOGGETT: Sizi burada ne kadar uzun tuttuklarına inanamıyorum.

SCULLY: Oh, sadece bazı şeylerin yolunda olup olmadığından emin olmak için… kontrol etmeleri gerekiyor.

DOGGETT: Kontrol etmek isteyebileceğiniz bazı şeyler var. Müdür Yardımcısı Skinner'ın durumu stabil. Dinleniyor. Teşhisin konmasını ve araştırmanın yapılmasını bekliyor. Aynı şey Ajan Landau ve boğazı için de geçerli. Gibson Praise şu anda eyalet koruması altında, ancak özel koruma da istedim. Sizin de böyle yapacağınızı düşündüm.

SCULLY: Burada ne işiniz var, Ajan Doggett?

DOGGETT: Sizi davadan haberdar ediyorum.

SCULLY: Bu sizin işiniz değil.

DOGGETT: Aslında öyle. Ve resmi olarak. Ben… X Dosyaları'na atandım.

(Scully bu haberi iyi karşılamaz. Doggett yere bakar ve kapıya yönelir.)

DOGGETT: Üzerinde ayrılığa düştüğümüz şey ne olursa olsun, onu bulacağım Ajan Scully.

(Scully arkasından bakarken Doggett çıkar.)

(Mulder rahatsız görünen bir masada yatmaktadır. Kamera çevresinde dönerken donuk ifadeleri olan altı Uzaylı Kafatası Avcısı'nın çevresini sardığını görürüz.)

 

- SON -

 


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR