8x01 :: WITHIN

 

SAHNE 1

(Ritmik bir kalp atışı sesi duyulur. Ortalık loştur. Bir silüetin yeşil-sarı renginde, yapışkan bir sıvı içerisinde hareket ettiği görülür. Işık artmaya başladıkça kalp atışının ritmi de hızlanır. Sıvının alçaldığını (ya da silüetin yükseldiğini) görürüz. Bu kişi Mulder'dır. Organik bir kordon ağzından dışarıya çıkarılırken gözleri birden açılır ve nefes alır. (Benzer bir kordonu Mulder, filmde Scully'nin ağzından çıkartmıştır.) Mulder'ın şok olmuş ifadesinden hastanede birden sıçrayarak uyanan Scully'ye bir kesme yapılır. Derin nefesler alır ve yeniden yatağa yatar. Elini koruyucu bir şekilde karnının üzerine koyar.)

7x22 REQUIEM BÖLÜMÜNDEN SAHNELER

CHRIS CARTER: X Files'ın geçen sezonundan.

(Özel Ajan Chesty Short, Mulder ve Scully'nin görüşmelerini yönlendirmektedir.)

ÖZEL AJAN CHESTY SHORT: Benzin harcamaları—FBI standartlarına göre bu rakamlar çok fazla.

SCULLY: Üzerimde kısır kalmama neden olan tıbbi testler uygulayan adamlar tarafından kaçırıldığıma inanıyorum.

MULDER: Kaçırılanların peşindeler. Sen de kaçırılmıştın.

(Ray, uzaylıların güç bölgesinde titrer.)

(Uzaylı Kafa Avcısı, Hoese'nin evinde dolaşır.)

(Scully, Skinner ve Silahşörler ile konuşur.)

SCULLY: Orada, o bölgede bir şeyler vardı. Beni itti, çünkü beni istemiyordu.

(Mulder elini güç bölgesine sokar. Eli titrer.)

FROHIKE: Onun bir UFO olduğunu asla anlayamazsın.

BYERS: Tabi eğer neye baktığını bilmiyorsan.

(Alandaki Skinner UFO'nun ışığından korunmak için elini gözlerine siper eder.)

(Skinner hastanede, Scully'nin yatağının yanındadır.)

SKINNER: Daha başka ne diyebileceğimi bilmiyorum-- Onu kaybettim.

SCULLY: (Ağlayarak) Onu bulacağız.

(Işığın altında olan Mulder, Uzaylı Kafa Avcısı'nın da yanlarına geldiğini görür.)

SCULLY: Buna inanmakta zorluk çekiyorum.

(Scully hem mutlu, hem de üzüntülüdür.)

SCULLY: Hamileyim.

 

SAHNE 2

(Scully banyodaki aynada kendisine bakmaktadır. Görüntüsünü izlemektedir. Saçları hala ıslaktır. Yüzü hem ifadesizdir hem de aynı zamanda bütün hislerini yansıtmaktadır. Yavaşça siyah gömleğinin düğmelerini ilikler. Requiem'de taktığı haç kolyesini takmaktadır. Fon müziği eşliğinde Scully'nin FBI'ın koridorlarında yürüdüğünü görürüz. Simsiyah giyinmiştir. Bodrum katındaki koridoru geçerek Mulder'ın ofisine gelir. Ağır çekim efektiyle beraber müzik kesilir. Scully ofisin içindeki dört erkek ajanın masayı ve dolapları aradığını görür. Çok sinirlenir.)

SCULLY: Bu da nedir?! Afedersiniz. Biri bana burada neler olduğunu anlatabilir mi?

(Ajanlardan biri olan Ajan TDB yanıt verir.)

AJAN TDB: Eşyaları topluyoruz.

SCULLY: Ne için?

AJAN TDB: İçlerinde çıkacağımız insan avıyla ilgili bir şeyler olabileceği için.

SCULLY: Hangi insan avı? Kimin için?

AJAN TDB: Şaka yapıyorsunuz, değil mi?

SCULLY: Bakın, burada bir şey yok. Eğer Mulder'ı arıyorsanız zaman harcıyorsunuz demektir. Beni duyuyor musunuz?

AJAN TDB: Konuşulması gereken adam ben değilim.

SCULLY: Bu aptalca fikir kime ait?

(Scully'nin Skinner'ın ofisine girdiği yere kesme yapılır. Skinner telefondadır. Yaptığı görüşmeden pek memnun değildir.)

SKINNER: (Telefonda) Evet, birisi bana söyleme inceliğini gösterebilirdi. (Telefonu çarparak kapatır.)

SCULLY: FBI'ın düzenlediği bir insan avının parçası olduklarını söyleyen adamlar Mulder'ın ofisini dağıtıyorlar.

SKINNER: Biliyorum. Duydum. İnan bana, bu benim fikrim değildi. Ben de daha yeni öğrendim.

SCULLY: Mulder'ı bu şekilde bulamayacaklar. Bunu siz de biliyorsunuz ben de.

SKINNER: Sana dün gece onu bulacağımı söyledim. Bunu yapacağım. Tamam mı? Şimdi, sadece sakinleşmeni istiyorum. Hamileyken seni rahatsız edecek hiçbir şey yapmanı istemiyorum.

SCULLY: Bakın, anlamıyorum. Siz müdür yardımcısısınız. Bu işte sizin de üstünüzde kim var?

SKINNER: (İğneli bir şekilde) Yepyeni müdürümüz.

(Telefonu çalar. Arayanın kimliği A. KERSH DAHİLİ 562 olarak görülür. Scully buna inanamaz ve Skinner'a bakar.)

(Daha sonra Scully ve Skinner, Kersh'ün eski ofisine girerler. Kersh, çekmecelerindeki eşyaları toplamaktadır.)

KERSH: Müdür Yardımcısı Skinner, Ajan Scully. Hemen geldiğiniz için teşekkürler. Zaman kaybetmek istemiyorum. Aramızdan biri kayboldu ve kabul edilebilir tek bir sonuç olacak, o da onu hayatta ve güvende bulmamız. Buna ikinizin de katıldığından eminim.

SKINNER: Buna hiç şüphe yok, efendim.

(“Efendim” kelimesini söylemek Skinner için zor olmuştur.)

KERSH: Güzel. Bu stresli bir zamanda, yeni atamamla birlikte oldu. Ama Mulder'ı aramada gösterdiğiniz işbirliğine minnettarım.

SCULLY: İşbirliği mi? Saygısızlık etmek istemem ama, bunu bu iki insandan daha iyi yönetecek nitelikte kimse yok, efendim.

KERSH: Şu anda siz ve Müdür Yardımcısı Skinner Mulder'ın ortadan kaybolması konusunda iki ana tanıksınız. Derhal ifadelerinizin alınmasını istiyorum.

SCULLY: Bizi suçluymuşuz gibi gösteriyorsunuz, efendim.

(Kersh Scully'ye bakar.)

SKINNER: Kim tarafından alınacak?

KERSH: Birliğimin lideri Özel Ajan John Doggett. Sizden şimdi haber bekliyor.

(“Şimdi” kelimesine vurgu yapmıştır. Skinner ve Scully kapıya doğru yürürler. Kersh gözlüklerini çıkarır ve onlara döner.)

KERSH: Bir şey daha var. Bu binadan uzaylılarla ya da uzaylı kaçırmalarıyla ya da Büro'yu komik duruma düşürecek başka bir saçmalık çıkarsa-- hey, Ajan Mulder'ı aramayı unutabilirsiniz. Kendinize yeni bir iş arıyor olursunuz.

(Kersh yeniden gözlüklerini takar ve önündeki kağıtlara döner.)

KERSH: Hepsi bu kadar.

(Ofisin kapısı kapanır. Scully ve Skinner koridorda yürümeye başlarlar.)

SCULLY: Buna inanamıyorum.

SKINNER: Bunun Mulder'ı bulmakla ilgisi yok-- Kersh FBI'ın kıçını kolluyor.

SCULLY: Neden onu asla bulamazsak çok mutlu olacakları hissine kapılıyorum?

(Bir kapının önünde dururlar ve yavaşça konuşurlar.)

SKINNER: Bak… Ne gördümse gördüm. Orada ifade vermem gerekiyor. Onlara bunun olmadığını söylemeyeceğim.

SCULLY: Kersh'ü duydunuz. Gerçeği istemiyorlar. Onlara gerçeği verirseniz bunu sizi asmak için kullanacaklardır.

SKINNER: Beni bir yalanla da asabilirler. Mulder'ı satmayacağım.

SCULLY: Onlara kariyerinizi mahvetme gücünü verirseniz Mulder'a ne yararınız olur?

(Skinner'ın buna verecek bir cevabı yoktur.)

SCULLY: Onu bulacağız.

(Odaya girerler. Ajan Gene Crane yanlarına gelir.)

AJAN GENE CRANE: Müdür Yardımcısı, siz benimle gelebilirsiniz. Ajan Scully, sizi çağırana kadar burada beklemenizi isteyeceğim.

(Gönülsüz Skinner'ı odanın ortasındaki bir masaya yönlendirir. Scully duvar kenarındaki kırmızı sandalyelerden birinde oturmaktadır. Bir adam iki sandalye ötede oturmaktadır. 40 yaşlarındadır. Erkeksi bir havası vardır ve yakışıklı sayılır. Bir FBI kimliği takmıştır, ancak adını ya da fotoğrafını göremeyiz. Otururken Scully'ye bakar, sonra ayağa kalkar ve su soğutucusunun yanına gider. Aklı başka yerde olan Scully ona bakar, ancak dikkati hala Skinner'dadır. Adam ona bir bardak su uzatır.)

ADAM: Su?

(Scully şaşırmış bir şekilde adama bakar.)

ADAM: Uzun bir bekleyiş olabilir.

SCULLY: Teşekkür ederim.

(Bardağı alır ve bir yudum su içer. Adam oturur ve dosyasını okumaya başlar.)

ADAM: Onun ortağı değil miydiniz? Mulder'ın?

SCULLY: (Bu soruyu beklememektedir.) Evet.

ADAM: Sanırım bu konuda kimse bir şüphenin ötesine geçemiyor.

SCULLY: Neden sizinle konuşuyorlar?

ADAM: Benimle mi? Eskiden Mulder'ı biraz tanırdım. Bir profil oluşturuyorlar-- karakterin geçmişini.

SCULLY: Onun için gereken tüm karakter profilinin ellerinde olduğunu söyleyebilirim.

ADAM: Ünü olduğu kesin. Biz ajanların birbirimizi, hatta ortaklarımızı bile, gerçekten tanıdığımızı sanmıyorum. Günün sonunda böyle bir şey olmuyor. Gerçek hayatları, arkadaşları, kız arkadaşları, derin kişisel olayları, sorunları.

SCULLY: Mulder'ı herkes kadar tanıdığımı sanıyorum.

ADAM: Evet, muhtemelen öyledir. Söylentileri hep ciddiye alırım.

SCULLY: Ne söylentisiymiş onlar?

ADAM: Bilirsiniz.

(Scully'nin bir fikri yoktur.)

ADAM: Başta size hiç güvenmemiş, hırslı olduğunuzu hissetmiş.

SCULLY: Bu da nereden çıktı?

ADAM: (Kısa bir kahkaha atar) Burada, Büro'da güvenebileceği kadınlar var. Bundan haberiniz olup olmadığını bilmiyorum.

SCULLY: Hayır. Bu ne zamandı?

ADAM: Bilmiyorum, bu sadece söylenti. Sizce ne oldu? Mulder'a? Teoriniz nedir?

(Scully bu adamdan pek hoşlanmamıştır.)

SCULLY: Teorim ne mi? Teorime göre Mulder'ı pek tanımıyorsunuz. Hiçbir zaman da tanımadınız.

(Uzanır ve kimliğini çevirir.)

SCULLY: John Doggett. Kersh'ün birliğinin lideri. Kendinizi tanıtabilirdiniz.

DOGGETT: Onu yapmaya çalışıyordum.

(Scully ayağa kalkar ve Doggett'ın yüzüne su atar.)

SCULLY: Sizinle tanıştığıma memnun oldum, Ajan Doggett.

(Bardağı atar. Doggett ıslanmıştır ve ifadesiz bir yüzle odadan çıkan Scully'ye bakar. Odada bulunup olayı ilgiyle izleyen ajanlar işlerine dönerler.)

 

SAHNE 3

(Scully'nin dairesi. Aynı gece. Hüzün verici fon müziği yeniden çalar. Yağmur yağmaktadır. Camlardan akan yağmur damlaları dışarısının görünmesini engellemektedir. Scully bilgisayarının önünde oturmaktadır. Doggett'ın FBI dosyasını kontrol etmektedir. Kayıtları Atlanta, Georgia'da doğduğunu; şu anda Suç Araştırmalarında Özel Ajan olarak çalıştığını göstermektedir. Kamera yaklaşır…)

Askeri Geçmişi

1977-1983 Amerikan Deniz Piyadeleri

24. Deniz Piyadesi,

2. Donanma Çavuşu E-5

9/1/82-10/30/83 Çokuluslu Barış Gücü

Lübnan Birliği

İş Geçmişi

1987-1995 - New York Polis Departmanı

Dedektif, Kaçaklar Bölümü, Garantör

1995 - Ulusal FBI Akademisi, Quantico Mezunu

1995 – Şu anda - FBI, Özel Ajan, Suç Araştırmaları

Bunları okurken Scully birden fiziksel olarak rahatsızlanır. Gözlüklerini çıkarır ve banyoya koşar. Tuvalete kusarken kamera damlayan musluğa odaklanır. Scully o gün birden fazla kere kullanıldığı belli olan bir bezi ıslatır. Yüzünü ve dudaklarını siler. Aynada kendisine bakar.)

(Telefonun tuşlarına basılır. Scully yeniden bilgisayarının yanındadır. Elinde telefon vardır. Bir telesekreter çıkar.)

BAYAN SCULLY: (Telesekreterdeki sesi) Merhaba, ben Margaret Scully. Lütfen mesaj bırakın.

(Sinyal sesi)

SCULLY: (Telefonda) Anne, ben Dana. Ben… Seni bir süredir aramadığım için üzgünüm. İş çok yoğundu ve sana… şahsen söylemem gereken başka bir şey daha vardı. Yani, şehirde olup olmadığını ya da mesajlarını kontrol edip etmediğini bile bilmiyorum. (Sesi çatlar, ağlamak üzeredir.) Ama… ama seni gerçekten görmem ve konuşmam gerekiyor. Şu anda benimle ilgili olup biten bir sürü şey var ve… gerçekten konuşmaya ihtiyacım var.

(Daha fazlasını söylemek üzereyken telefonda bir “klik” sesi duyar.)

SCULLY: Anne?

(Bir başka “klik” sesi duyulur. Scully telefonu kapatır ve penceresinin önünde bir silüet görür. Siyahlar giymiş uzun boylu, esmer bir adam binanın önündeki kaldırımda durmaktadır. Scully sinirli bir şekilde bir başka numarayı çevirir.)

(FBI'da, Doggett telefonu açar.)

DOGGETT: (Telefonda) John Doggett.

SCULLY (Telefonda) İşime burnunu sokma!

DOGGETT: (Telefonda) Ne? Kimsiniz?

SCULLY: (Telefonda) Bir mahkeme kararın olsa iyi olur!

DOGGETT: (Telefonda) Ne için? Kimsiniz?

SCULLY (Telefonda) Kaç telefonu dinliyorsun? Kaç tane ajanı gözetletiyorsun?

DOGGETT: (Telefonda) Ajan Scully, siz misiniz?

SCULLY (Telefonda) Teşekkür ederim. Zaten bütün sorularımın yanıtını verdin.

(Scully telefonu kapatır. Bir çatırtı duyan Scully kapıya döner. Kapısının hemen önünde duran birinin gölgesini görür. Gölge uzaklaşır. Scully masanın üstünden silahını alır ve kapıyı kapatmadan dairesinden çıkar. Koridor boştur. Merdivenlerden alt katına iner. Bir adam açık pencerenin yanında, yangın çıkışında durmaktadır. Scully silahını doğrultur.)

SCULLY: Olduğun yerde kal! Tam orada! Şimdi yavaşça pencereden içeri gir.

(50li yaşlarda kısa boylu ve toplu olan Bay Coeben yeniden pencereden içeriye girer. Sırılsıklamdır. Onu en son Orison'da, Mulder'ın Scully'nin dairesine girmesini sağlarken görmüştük.)

BAY COEBEN: Tamam, geliyorum. Benim, ev sahibiniz. Çatıdaki anteni düzeltmeye başlamıştım ve…

SCULLY: Afedersiniz, Bay Coeben. Üzgünüm. Bir adam vardı. Binada biri vardı. Kimseyi gördünüz mü?

BAY COEBEN: Evet, evet. Onu tanıyorsunuz. Sizinle çalışıyor. Uzun boylu, kumral biri.

SCULLY: Kim? Mulder'dan bahsetmiyorsunuz, değil mi?

BAY COEBEN: Evet, Mulder.

(Scully yeniden dairesine koşar.)

SCULLY: Mulder? Burada mısın?

(Mutfağa, banyoya ve yatak odasına bakar. Orada kimse yoktur. Masasına döner ve ani bir nefes alır. Bilgisayarı kaybolmuştur. Güç ve telefon kablolarını kaldırır. Gözlerine inanamamaktadır.)

 

SAHNE 4

(Fon müziği eşliğinde Scully Mulder'ın dairesine girer. Onun bilgisayarı da kayıptır. Scully yatak odasının önünden geçerken Mulder'ın mavi gömleklerinden birinin yatağın üstünde olduğunu görür. Gömleği alır ve yatağa yatar. Gömleğe sarılır. Gözleri kapanır.)

(Mulder gerçekten kötü bir yerdedir. Bir tür metal masanın üzerinde, çıplak olarak yatmaktadır. Elleri ve ayakları metal çubuklarla bağlanmıştır. Kafası yüzünü geren ve her iki tarafta da üçer tane olmak üzere yanaklarına yerleştirilmiş olan altı metal klips ile sabit bir şekilde tutulmaktadır. Uyanıktır. Bir çeşit lensten üzerinde parlak bir ışık olduğu görülmektedir. Yüksek bir çevirme sesi duyulur ve mekanik bir sonda burnuna girer. Bu muhtemelen burun yollarını tıkadığı için ağzını açar. Ucunda dönen bir parça olan bir başka sonda daha çıkar. Bu Mulder'ın ağzına girerken üzerinde bulunan parlak ışık yanar. Sonda damağına girerken Mulder bağırır.)

 

SAHNE 5

(Gece. Skinner ve Silahşörler büyük uydu çanaklarının olduğu bir yerde oturmaktadırlar. Silahşörler Skinner'a çıktıları gösterirler.)

FROHIKE: Bunlar için ciddi şekilde büyü yapmamız gerekti.

LANGLY: Dev bir uydu hacker'lığı.

BYERS: Ama bilgilerinize ulaştık.

SKINNER: Neye bakıyorum?

BYERS: JPL Topex Poseidon'dan gerçek zamanlı görüntüleri görüyorsunuz.

FROHIKE: Direkt olarak çanağın içine girdik.

BYERS: Üzerinde UFO hareketlerinin olduğu ham bilgileri bulamadık.

FROHIKE: Ama Langly buradaki bilgi deposuna girmeyi ve leziz bir şey çıkartmayı başardı.

BYERS: Mulder'ın kaçırılmasından hemen önce Kuzeybatı Pasifik'te gerçekleşen UFO hareketlerine bakıyorsunuz.

LANGLY: Bütün bu işaretleyiciler uzaylı kaçırmaları raporlarıyla uyuşuyor. Elindekilerin tümünü alışverişe yatırdığın sıradan bir olay.

SKINNER: Yani Mulder'ın kaçırılması…

FROHIKE: Bir sonraki mekandan önceki duraktı.

SKINNER: Neresi? Mulder'ın kaçırılmasının arkasından olan UFO hareketi neredeydi?

BYERS: Dediğimiz gibi, bunu söyleyemeyiz. Elimizdeki bu bilgilerle olmaz.

SKINNER: Bakın, geminin gittiği yeri bulabilirsek, nerede olacağını, Mulder'ı bulmak için bir şansımız olur.

 

SAHNE 6

(Kersh'ün ofisi. Yanında iki ajan daha vardır. İçeri Doggett girer.)

DOGGETT: Bir dakikanız var mı?

KERSH: Evet, elbette.

(Diğer iki adam odadan ayrılır. Kersh askeri bir uçağın fotoğrafını tutar. Genç halini pilotken görürüz.)

KERSH: Uçar mısınız, Ajan Doggett?

DOGGETT: Uçmak kuşlar ve beyzbol topları içindir. USMC, efendim.

KERSH: Vietnam'da geceleri ağaç tepelerinin 10 fit üzerinden uçardık. Gece görüşünden, elektronik sistemlerden önceydi. Saatte 600 mil yaparken elimizde olan tek şey aptal tahminler ve zekamızdı. Çocuklar yüksekliklerini sadece kapların kokusundan anladıklarını söylerlerdi.

DOGGETT: Uzun bir yoldan gelmişsiniz, efendim.

KERSH: Aynı içgüdüleri kullandım. Sizin için ne yapabilirim, ajan?

(Kersh masasına gider.)

DOGGETT: Bu birliği-- Mulder'ın aranmasını ben yönetiyorum, değil mi?

KERSH: En baştaki adam sizsiniz.

DOGGETT: Başka kimse yok mu? Dışarıda, başka bir ofisten aldığı emirlerle hareket eden biri?

KERSH: Sanırım bundan haberim olurdu, ajan. Bu sorunun nedeni nedir?

(Doggett, direkt Kersh'e bakar.)

DOGGETT: Aptal tahminim. Zekam.

(Doggett ofisten çıkmaya başlar.)

KERSH: Burada parlamak için bir şansın var, John. İlginin merkezinde olmak için. Onların hepsine yeteneklerini göster.

(Doggett odadan çıkar.)

 

SAHNE 7:

(Ertesi sabah. Mulder'ın dairesi. Scully hala Mulder'ın yatağında uyumaktadır. Gömlek hala elindedir, ancak yatağın diğer tarafına yuvarlanmıştır. Ayak sesleri duyar ve saçları dağınık bir şekilde kalkar. Odaya bakar, sonra döner ve yüzü kapıya dönük bir şekilde yatakta oturur. Doggett'ı yatak odasının kapısında görünce ürker.)

SCULLY: Burada ne işiniz var?

DOGGETT: (anlamlı bir şekilde) Ben de size aynısını sorabilirim.

SCULLY: Mulder'ın balıklarını beslemeye gelmiştim.

DOGGETT: Sonra yoruldunuz ve biraz uzanmaya karar verdiniz.

SCULLY: (Sinirli bir şekilde) Kendinize has bir tarzınız var, Ajan Doggett. Bu NYPD'de işe yarıyor olabilir, ama şu anda bir FBI ajanıyla konuşuyorsunuz ve biraz saygı gösterirseniz iyi olur.

DOGGETT: Sizin telefonda bana gösterdiğiniz saygı gibi mi? Ne ekerseniz onu biçersiniz, Ajan Scully.

SCULLY: Beni Mulder hakkında ufak bir konuşmayla pusuya düşüren ve sonra da telefonuma dinleme aygıtı koyan kimdi?

DOGGETT: Bu saçmalık.

SCULLY: Ve şimdi de beni takip ediyorsunuz.

DOGGETT: Sadece balıkları beslemeye gelmiştim.

(Scully oturma odasına girer ve akvaryumun yanına gelir.)

SCULLY: Neyi başarmak istiyorsunuz, Ajan Doggett? Bulmayı umduğunuz şey nedir?

DOGGETT: Sadece Mulder'ı bulmaya çalışıyorum.

SCULLY: Nereye bakacağınızı bilemezsiniz.

(Scully balık yemini bulmak için raflara bakar.)

DOGGETT: Masada, orta çekmecede.

(Scully Doggett'a bakmadan çekmeceyi açar, yemi alır ve balıkları besler.)

DOGGETT: Yanıtı biliyorum, Ajan Scully.

SCULLY: Ben soruyu bile bilmiyorum.

DOGGETT: Mulder'a ne oldu? Ne söyleyeceğinizi ya da söylemeyeceğinizi biliyorum, çünkü benim koca kötü kurt olduğumu düşünüyorsunuz. Buna gerçekten inanıyor musunuz?

SCULLY: Karmakarışık bir şekilde konuştuğunuzda başımın döneceğini ve bir anda şu sözde yanıtın ağzımdan çıkacağını mı sanıyorsunuz?

DOGGETT: Onun uzaylılar tarafından kaçırıldığını mı?

SCULLY: (Meydan okuyan bir tavırla) Bunu siz söylediniz. Ben değil.

DOGGETT: Sanırım bir bilim insanının, ciddi birisinin buna kanabileceğine inanamıyorum. Hiç uzaylı gördünüz mü, Ajan Scully?

SCULLY: Bunun kayda geçmesini mi istiyorsunuz? Açıklayamadığım şeyler gördüğümü söylemem kayıtlara geçecek. İnkar edemeyeceğim olaylar gördüm. Birisi onların saçmalık olduğunu düşünüyor diye bir bilim insanı ve ciddi biri olarak bunları boş vermemem gurur duyulacak bir şey.

DOGGETT: Yani onun kaçırıldığını mı düşünüyorsunuz?

(Scully kafasını çevirir.)

DOGGETT: Sadece onu bulmaya çalışıyorum.

SCULLY: Öyleyse burada ne işiniz var?

DOGGETT: (Ona bir dosya gösterir.) Bunları anlamaya çalışıyorum. Bunları masasında buldum. Ajan Mulder'ın kredi kartından yapılmış araç kiralama makbuzları. (Makbuzlar Lariat Araç Kiralama'ya aittir.) Mayıs ayında birbirini izleyen dört hafta. Her yolculukta aynı mesafe yapılmış-- 370 mil , 375 mil… Nereye gidiyordu?

SCULLY: Bilmiyorum.

DOGGETT: Dediğim gibi, belki de ortağınızı tam olarak tanımıyorsunuzdur.

(Scully daha fazla şey söyleyecek gibidir, ancak Doggett'ın cep telefonu çalar.)

DOGGETT: (Telefonda) John Doggett. (duraksar) Ajan Mulder FBI'da mı?

(Doggett ve Scully birbirlerine bakarlar.)

 

SAHNE 8

(Skinner FBI'ın kalabalık koridorlarından geçerek bir odaya girer. Bütün arama birliği oradadır. Yanlarında da Kersh, Doggett ve Scully vardır.)

AJAN GENE CRANE: Müdür Yardımcısı, beni takip edin.

SKINNER: (Scully ile konuşmak istemektedir.) Neler oluyor? Bu da nedir?

AJAN GENE CRANE: Bay Skinner, bu taraftan lütfen. İşimiz bittikten sonra Ajan Scully ile konuşabilirsiniz. (Skinner umutsuzca Scully'ye bakar ve adamı takip eder.) Oturun. (Doggett, Skinner'ın sandalyesinin yanında durur. Ona bakar.) Müdür Yardımcısı, biri mesai saatleri dışında bu ofise geldi ve bazı eşyaları aldı. Dosyaları. Ne olduğunu henüz bilmiyoruz.

(Skinner Kersh'e, Doggett'a ve sonra yeniden Crane'e bakar.)

SKINNER: Kim?

AJAN GENE CRANE: Bu ofis geçiş-kartıyla açılan bir kilitle korunmaktadır ve dün gece gelen her kimse Ajan Mulder'ın geçiş kartını kullanmış.

SKINNER: Dosyaları Ajan Mulder'ın aldığını mı düşünüyorsunuz?

AJAN GENE CRANE: Ajan Mulder'ın akli dengesini merak ediyoruz. İfadenizde (bazı kağıtları karıştırır) kaybolmasından önce Ajan Mulder'ın FBI tarafından tehdit edildiğini düşündüğünü söylemişsiniz.

SKINNER: (Bir tuzak kurulduğunu anlar.) Hayır, hayır. Söylediğim şey bu değildi. X Files'ın bütçe kesintisiyle tehdit edildiğini düşündüğünü söylemiştim.

AJAN GENE CRANE: Ajan Mulder ya da onun davranışları hakkında bize söylemediğiniz bir şey var mı? (yanıt vermez) Hiç FBI'dan intikam alabileceğini düşünüyor musunuz?

SKINNER: (Kafasını sallar.) Ajan Mulder sadece gerçeğin peşindeydi.

KERSH: Aynen bizim gibi, Müdür Yardımcısı.

AJAN GENE CRANE: Ajan Scully bize dün gece evde olduğunu söyledi. Telefon kayıtlarınızdan dün gece en azından saat 22.00'ye kadar burada olduğunuzu görüyoruz.

(Crane kendisine telefon kayıtlarını verirken Skinner ona dik dik bakar. Belgeyi okur ve geriye verir.)

SKINNER: Dün gece Ajan Mulder'ın geçiş kartını kullanarak buraya geldiğimi mi düşünüyorsunuz?

AJAN GENE CRANE: Ajan Mulder'ı gören son kişi sizsiniz. Siz ve Ajan Scully.

(Bir başka ajan Doggett'ın kulağına bir şeyler fısıldar. İki tekniker bir sandık içerisindeki büyük bir objeyi getirirler ve açmaya başlarlar.)

SCULLY: (Doggett'a) Skinner doğruyu söylüyor.

DOGGETT: Ona inanıyorum. Bu hala kimin Mulder'ın kartını buraya girmek için kullandığını söylemiyor.

SCULLY: Mulder olduğunu mu düşünüyorsunuz?

DOGGETT: Size o araba makbuzlarını gösterdim. Şimdi de Ajan Mulder'ın kredi kartının iki gün önce Raleigh, Kuzey Carolina'da kullanıldığını öğrendim.

SCULLY: İki gün önce mi? Kim tarafından? Ne için?

DOGGETT: Çiçekler. Oradaki morga otomatik bir gönderim.

SCULLY: (Bir şeyin farkına varır.) Mulder'ın annesi Raleigh'de gömülü. Her hafta oraya gitmesinin nedeni bu.

DOGGETT: Bu sadece bir neden. (Sandığa bakar.)

(Sandık açılmış ve içinden en üstünde MULDER yazan büyük bir mezar taşı çıkmıştır:

William Mulder 1936-1995
Tena Mulder 1941-2000
Samantha Mulder 1964-1977

En altta ise henüz yeni kazınmış olan “FOX MULDER, 1961- 2000” yazmaktadır. Scully şok içerisinde taşa bakar.)

(Scully hala mezar taşına bakmaktadır. Eli ağzındadır. Doggett birkaç masa ötede elinde telefonla durmuş, Scully'ye bakmaktadır. Skinner içeri girer ve Scully'nin yanına gelir. Yavaşça konuşurlar.)

SCULLY: Ne düşüneceğimi bilmiyorum.

SKINNER: Buna inanmıyorum, Dana. Bana hiç mantıklı gelmiyor.

(Doggett Scully ve Skinner'ın yanına gelir.)

DOGGETT: Pekala, bu işi biraz aydınlattım. Belki bana biraz yardım edebilirsiniz, Ajan Scully.

SCULLY: Ne oldu?

DOGGETT: (Ona bir dosya uzatır.) Ajan Mulder'ın tıbbi kayıtları-- geçen yılkiler. Tıbbi durumunu biliyor musunuz? Herhangi biriniz?

SKINNER: Hayır.

DOGGETT: Bir yıl önce Ajan Mulder hastaneye kaldırılmış. Bir şey anımsattı mı? Beyniyle ilgili bir sorunu?

SCULLY: (Dosyayı okur.) Geçici lobu.

DOGGETT: Burada teşhis konamayan bir durum deniyor. Sıra dışı beyin aktivitesi.

SKINNER: Tamam, ama iyileşmişti. Tamamen iyileşmişti.

DOGGETT: Öyle mi?

SKINNER: (Scully'ye) Mulder'ı bilirsin. Eğer bir şey olsaydı bize söylerdi.

DOGGETT: Söyler miydi? Size bunu söyler miydi? Mezar taşını?

SCULLY: (Yavaşça) Mulder ölüyordu.

SKINNER: Ne?

SCULLY: Hepsi burada. Bir yıldır doktorlara gidiyormuş. Burada çöküşünün açık bir kaydı var.

DOGGETT: Onu gerçekte ne kadar iyi tanıyordunuz? Mulder ne kadar ileriye giderdi?

SCULLY: Ne için ne kadar ileriye giderdi?

DOGGETT: Gerçek için-- kendi gerçeği için. Kanıtlamaya çalıştığı şey her neyse, onu ne kadar kanıtlamaya ihtiyacı vardı?

SCULLY: Bu onun tüm hayatıydı.

SKINNER: Ne demeye çalışıyorsunuz?

DOGGETT: Ajan Mulder kendisini hiçbirimizin gitmek istemeyeceği bir yerde buldu. Yaşamı tehlikedeydi, işi tehlikedeydi ve hepsi bir hiçti. Hiçbir şey kanıtlanmadı. Çabalar boşa gitti. Hiçbir şey kalmadı. Zarları tekrar atmadığı sürecbunu yapmak için son bir büyük şans elde etmediği sürece.

SCULLY: (Bunu kabullenmekte zorlanır.) Sizce Mulder burada mıydı? O dosyaları çalmak için o mu buraya izinsiz girdi?

DOGGETT: Dairenize girip bilgisayarınızı çaldı. Kendi bilgisayarını aldı. Toplandı.

SKINNER: Ne yapmak için? Bunu kanıtlamak için mi?

DOGGETT: Ya da bunun üstünü örtmek için. Şüphe yaratmak için. Mulder'ı anlıyorum, onu anlıyorum. Saplantıyı anlıyorum, inanın. Ama soru şu: ne kadar ileriye gider? Yani, kendi kayboluşunu tezgahlar mı?

SKINNER: (Scully'ye) Ne gördüğümü biliyorum. Burada durup bunları dinlemeyeceğim. Bunu olup biterken izledim.

(Skinner ayağa kalkar ve Doggett'ın önünde durur.)

(Requiem'deki orman sahnesine flashback. Skinner yukarıda parlak bir ışık görür ve Mulder kaybolur.)

SKINNER: Ajan Mulder?!

(Şimdiki zaman. Skinner, Doggett'a ne anlattığının farkına varmıştır ve şaşırmış görünmektedir. Doggett ona bakmaktadır. Scully elini Skinner'ın ceketine koyar. Scully ayağa kalkar ve Doggett'a doğru eğilir. Sesinde rica eden bir ton vardır.)

SCULLY: Lütfen bunu rapora koymayın.

(Skinner ona bakar.)

DOGGETT: Bunun bana nasıl bir yararı olabileceğini bilmiyorum. Mulder'ı bulmamda yardımcı olmaz.

(Doggett gider. Scully elini Skinner'ın omzuna koyar.)

SKINNER: Hayır, bu yeterince iyi değil.

(Skinner arkasını döner ve çıkar. Scully telefonu kaldıran Doggett'a bakar ve Skinner'ın arkasından gider.)

 

SAHNE 9

(Yalnız Silahşörler'in ofisi. Scully'ye işaretli haritalar göstermektedirler.)

SKINNER: Bunlar uçakların düşmesine eden olan rüzgarların kayıtları. Okuduğumuz şey Mulder'ın kaçırılmasından beri gerçekleşen UFO hareketleri.

SCULLY: Bence bu zaman kaybı.

SKINNER: Hayır, değil. Sadece onlara bir bak.

SCULLY: Bakıyorum ve gördüğüm şey güneybatı eyaletlerinin tümünde olan bir hareket.

SKINNER: Bu doğru.

SCULLY: Mulder Kuzeybatı Pasifik'te kaybolmuştu.

SKINNER: Eğer Mulder o gemideyse şu anda olduğu yer burası.

SCULLY: (İnanamaz) Burada mı? Arizona Çölü'nde mi?

SKINNER: Elimizde bu var.

SCULLY: Tamam. Diyelim ki bu doğru… o zaman onu aramaya nasıl başlayacağız?

(Uzun bir sessizlik olur.)

LANGLY: Belki de, bu her kimse, kaçıracakları sıradaki kişiyi arıyorlardır.

FROHIKE: Hey, sadece yardımcı olmaya çalışıyoruz.

BYERS: Sadece Mulder'ı bulmaya çalışıyoruz.

(Scully uzaklaşır, ama yeniden onlara döner. Yüzünde şaşkın bir ifade vardır.)

SCULLY: İşte bu. Şimdi aklıma geldi.

SKINNER: Ne?

SCULLY: Gördüğünüz şey, Mulder'ı neden aldıkları, neden şu anda Arizona'da oldukları--hepsi mantıklı geliyor.

(Scully konuşurken masasında oturan Doggett'ı görürüz. İçinde dosya olan bir zarf kapının altından atılır. Doggett zarfı alır ve açar.)

SCULLY: Bunca yıldır görmelerine ve bu olaya tanık olanların ifadelerine rağmen neden insanlar uzaylılara ve UFO'lara inanmayı reddediyorlar?

FROHIKE: Çünkü ortada gerçek bir kanıt yok.

SCULLY: Çünkü, belki de, eğer uzaylılar varsa sadece dolaşıyorlar ve… kanıt haline gelmeden önce bütün delilleri topluyorlardır. Etrafta dolaşıp bunları toplayan Mulder değil. Onlar.

SKINNER: Öyleyse neden Arizona?

(Doggett 1013-113 numaralı dosyayı açar.)

SCULLY: Çünkü ne benim bilgisayarımda, ne Mulder'ın bilgisayarında ne de FBI'dan alınan alınan dosyaların içinde olmayan bir şeyi arıyorlar. İyi, sağlam kanıtın yerini bulmaya çalışıyorlar. Bu da Gibson Praise isminde bir çocuğun içinde.

(Doggett'ın dosyasının içinde en son 6. sezonun başında görülen genç Gibson Praise'ın bir fotoğrafı vardır.)

 

SAHNE 10

(FBI konferans odası. Sahne Doggett'ın dosyaya baktığı ve elleriyle saçlarını düzelttiği bir görüntüyle, ağır çekimle başlar. Ayağa kalkar ve ağır çekim biter. Doggett Gibson'un fotoğrafının fotokopilerini 12 ajana verir.)

DOGGETT: Bu fotoğraf birkaç senelik, ama iyice bakın. Çünkü bu davadaki nesne yeniden yakalandı. İsmi Gibson Andrew Praise. Bir mucize çocuk. Mulder ve Scully bu küçük satranç şampiyonunu hayatına kastedildikten sonra ilk kez 1997'de araştırmışlar. Artık ofisten çalınan dosyaların onunkiler olduğuna inanıyoruz. Araştırmasında Ajan Mulder çocuğun olağandışı beyin aktivitesi olduğuna inanmış. Açıklanamayan bir aktivite. Notlarında Gibson Praise'in şöyle yapabildiğini yazmış: “insanların düşüncelerini okuyabiliyor”.

(Diğer ajanlar gülüşür.)

DOGGETT: Ajan Mulder bir raporda çocuğun uzaylı psikolojisine sahip olabileceğini iddia edecek kadar ileri gitmiş.

(Daha fazla gülüşme olur.)

DOGGETT: Ajan Mulder en son Arizona'da görülen çocuğu arıyor olabilir. Bu yüzden belki de Mulder'ı bulmak için öncelikle Gibson Praise'i bulmalıyız.

(Doggett birini eliyle işaret eder. Ajan Gene Crane'in ayağa kalkıp diğer ajanlarla konuşmak için döndüğünü görürüz.)

AJAN GENE CRANE: Gidelim millet! Yürüyün!

(Ajanlar odadan çıkmaya başlar. Ajan Gene Crane elinde fotoğrafla Doggett'ın yanına gelir.)

AJAN GENE CRANE: Bu işin nasıl halledilmesini istersiniz?

DOGGETT: Bunu bütün televizyonlara, postanelere, Arizona'daki ve güneydoğudaki tüm fakslara göndermenizi istiyorum. Bu yüzü ünlü yapmak istiyorum.

 

SAHNE 11

(Mulder için işler kötüleşmiştir. Hala masada yatmaktadır. Muhtemelen sigara içen bir adam yukarıdaki pencereden kendisini izlemektedir. Işık yeniden yanar. Burun ve ağız sondaları ortada yoktur. Gerçekten gergin görünmektedir. Bir başka mekanik kol kendisine yaklaşır. Ucundaki yuvarlak bıçak dönmeye başlar. Bu bıçak göğsünü ve karnını keserken Mulder bağırır.)

(Scully birden uyanır ve sanki bir şey bel kısmını acıtıyormuş gibi tepki verir. Nefesini düzenler. Bir çölde kamyoneti kullanan Skinner, Scully'ye endişeyle bakar.)

SKINNER: Biraz daha iyi hissediyor musun? Yolda biraz yardıma ihtiyacım var.

SCULLY: (Kendisini toparlar ve haritaya bakar.) Arizona Çölü'nün ortasında 12 yaşındaki bir çocuğu aramaya nasıl başlanır? Pek fazla seçenek yok.

SKINNER: Beş mil sonra bir dönüş var. Döneyim mi yoksa düz mü gideyim?

SCULLY: Gibson Praise en son Phoenix'in 60 mil kadar dışındaki bir elektrik santralinde görülmüş. Ama bütün bu uygu bilgileri buradan 100 mil kuzeye kadar olan alanda hareket olduğunu gösteriyor.

SKINNER: Orada ne var?

SCULLY: Bu haritaya göre… hiçbir şey.

(Aracı yukarıdan görürüz. Yanlarından bir helikopterin gölgesi geçer.)

(Doggett helikopterde, yolcu tarafındadır. Yerdeki bir ajan kendisini arar.)

AJAN GECE CRANE: Ben Özel Ajan Crane. Birliğin liderini arıyorum.

DOGGETT: Evet, ben John Doggett.

AJAN GECE CRANE: Çocuğun yeriyle ilgili doğrulama geldi. Flemingtown denen bir yerde, sağırlar okulunda. Şu anda bulunduğum yerden 90 mil kadar uzakta, haritadaki küçük nokta. Az önce okulun müdürüyle konuştum.

DOGGETT: Çocuk şu anda okulda mı?

AJAN GECE CRANE: Evet, okulda kalıyor.

DOGGETT: Pekala, müdürün onu dersten çıkarmasını ve biz gelene kadar ona göz kulak olabileceği bir yerde tutmasını sağlayın.

AJAN GECE CRANE: Anlaşıldı. Oraya gitmem bir saat, bir saat 15 dakika kadar sürer.

DOGGETT: Pekala. Bu zamanı biraz kısaltıp kısaltamayacağıma bakacağım.

(Pilota yeni bir yön tarif eder.)

(Skinner ve Scully bir benzin istasyonunda durmuşlardır. Skinner istasyona girer. Scully çöle bakar. Tepenin yanındaki seraba benzeyen bir şeyi incelemektedir. Skinner yeniden arabaya biner.)

SKINNER: Buradan 20 dakika uzakta bir okul var.

(Skinner yeniden yola çıkar. Scully hala dikkatlice tepenin yanındaki alana bakmaktadır.)

(Bir okulda öğretmen çocuklarla işaret diliyle konuşmaktadır. Müdür telefondadır.)

MÜDÜR: (Telefonda) Evet efendim, bilim dersinde. Bu onu eğitiminden alıkoymaya yetecek kadar önemli mi? Gidip onu hemen alacağım.

(Helikopter Flemington Sağırlar Okulu'na iner. İçeride, müdür Gibson Praise'ı sınıftan çıkartmaktadır. Kapıya doğru yürürken Gibson Praise odadaki bir kıza, Thea Sprecher'e bakar. Bir an bakışırlar, sonra Gibson Praise müdürün peşinden gider. Dışarıda, Doggett helikopterden iner ve okula girer. Skinner ve Scully'nin aracı yaklaşır.)

(Doggett geldiğinde Gibson Praise'ın camdan baktığını görürüz. Görünmez bir el tarafından oradan uzaklaştırılır. Doggett aceleyle okula girer ve kimliğini müdüre gösterir.)

DOGGETT: Çocuk nerede?

MÜDÜR: Öncelikle biraz yavaş olmalı ve size izin vermeden önce bazı şeyleri açıklamalısınız…

(Müdürün sözünü keser ve açık bir kapıya doğru ilerler.)

DOGGETT: Orada mı?

MÜDÜR: Ofisimde.

(Doggett koridorda koşar. Scully ve Skinner içeri girerler.)

SCULLY: Merhaba. Gibson Praise isminde bir çocuğu arıyoruz.

MÜDÜR: Peki ya siz kimsiniz?

(Doggett yeniden koşarak gelir.)

DOGGETT: Çocuk pencereden kaçmış. (Scully ve Skinner'ı görür.) Burada ne işiniz var?

SCULLY: Sizin burada ne işiniz var?

DOGGETT: Mulder'ı bulmaya çalışıyorum.

(Arama birliğinin geri kalanı arabalarla geldiğinde Doggett dışarı çıkar.)

DOGGETT: Çocuk kaçıyor. Dağılın!

AJAN GENE CRANE: Çocuk kaçıyor! Fotoğraflar elinizde! Yürüyün!

(Bütün ajanlar harekete geçer.)

(Binanın arka tarafında Gibson Praise hızla ve gergin bir şekilde yürümektedir. Başındaki yara izi belirgindir. Binanın köşesini döner ve durur. Gri t-shirt giyen uzun boylu bir adama korkuyla bakar. Adamın yüzünü göremeyiz.)

(Çok kısa bir süre sonra. Binanın arkasında yalnız olan Doggett küçük ayak izleri görür. Onları binanın köşesine kadar takip eder. Burada ayak izlerinin yanında daha büyük izlerin de olduğunu ve ikisinin çöle doğru gittiklerini görür. İzleri takip eder.)

(Çöldeki kayalıkların olduğu yere pan yapılır.)

(Tepenin kenarında Gibson Praise'in gri t-shirt giyen bir adam tarafından yönlendirildiğini görür ve duyarız.)

GIBSON PRAISE: Bırak beni! Bırak beni!

(Doggett onlara yetişir ve silahını adama doğrultur.)

DOGGETT: Çocuğu bırak! Bırak onu, Mulder!

(Adam Mulder'dır, ancak yüzü ifadesizdir.)

DEVAM EDECEK…

 

JIM ENGH ANISINA

1961-2000

 


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR