7x22 :: REQUIEM


Bellefleur, OREGON

Bugün

(Gece. İlk sezon, The Pilot'tan beri görmediğimiz Dedektif Miles ,Oregon'un küçük kasabası Bellefleur'da devriye arabasını sürüyor. Farları yanıyor ve sireni açık. Radyodan rapor gelirken dinliyor.)

MEMUR RAY HOESE: (radyoda) Ekip 4.Ufukta bir yangın gördüm. Burda,karayolu 20. milde bir şey yanıyor.

MERKEZ: (radyoda) Ekip 4. Düşen bir uçağın yandığı onaylandı. Tüm ekipler. Durum 10-13.

( Dedektif Miles telsizi kaldırırken biraz gergin görünüyor. )

DEDEKTİF MILES : (radyoya) Ekip 4.Ben Dedektif Miles . Size doğru geliyorum. Ray, ayrılmadan önce destek için bekleyin, tamam mı? (Cevap yok.) Ekip 4! Cevap ver, memur.

( Cevap yok. Bilgisayar birden parlıyor, arabanın dijital saati geri gitmeye başlıyor. Dedektif Miles 'ın yüzünde sinirli fakat vazgeçmiş bir bakış var. Aniden, Dedektif Miles 'ın arabasındaki tüm elektrik gidiyor. Panel sönüyor, motor susuyor, frenler çalışmıyor, aynen Mulder ve Scully'nin 1993'teki ziyaretlerinde yaşadıkları gibi. Dedektif Miles önüne bakarken, aracı yolun ortasında sessizce duran başka bir devriye arabasına çarpıyor. Dedektif Miles kontrolsüz hareketlerle arabasından çıkıyor. Alnı yaralanmış. Yakındaki ormanda büyük bir yangın var. Diğer arabaya bakıyor.)

DEDEKTİF MILES :Memur HOESE?.... Ray?

( Kel, genç bir adam, Memur Ray HOESE, sürücü koltuğunda bilinçsizce oturuyor. Gözleri asitten yanmış gibi. Ölü mü yoksa baygın mı olduğu belli değil.)

DEDEKTİF MILES : Oh, aman Tanrım!!

(Arabanın kapısını kapıyor ve yerde, ayakkabısını asit gibi yemeye başlayan köpüklü bir birikintiye basıyor. Yavaşça arkasını dönüyor ve Memur Ray HOESE'nin aynısı gibi görünen bir adamın kendisine baktığını görüyor.)

-Jenerik-

THE TRUTH IS OUT THERE

(X-Files ofisi. Kel, gözlüklü, kendini yüksek gören, muhasebeci kılıklı bir adam, Özel Ajan Chesty SHORT, büyük bir dosya yığının başında oturuyor. Hesap makinesiyle çalışıyor. )

ÖACS :Lariat' dan kiralanmış arabalar, toplam...(toplama bakıyor ve ıslık çalıyor.) Sonucu görmek ister misiniz?

(Kağıtları Mulder'a uzatıyor. O da bir göz atıp geri veriyor.)

MULDER: Çok mu?

ÖACS : Çok? Benzin, harcamalar,... tek başına otel masrafları. FBI standartlarına göre bu rakamlar kontrolün dışında.

MULDER: (tamaman ifadesiz bir yüzle) Odaları paylaşmaya başlayabiliriz.

( Chesty SHORT, Mulder'a hiç hoşlanmamış bir şekilde bakarken bir sessizlik oluyor.)

ÖACS: Değerlendirme altındasınız.Hayır dememizin bir nedeni olmalı.

MULDER:Bizim yaptığımızı bürodaki diğer bölümlerle kıyaslayamazsınız.

ÖACS: Doğru, bu iş uzaylılarla ilgili.

MULDER: Aslında , bundan fazlası var.

ÖASC: Ama, en sonunda , uzaylıların asıl odak noktanız olduğunu söyleyeceksiniz.

MULDER: (kendini, savunarak) Başlamamın nedeni bu, evet.

ÖACS: (bir dosyaya bakarak) Kız kardeşinizin kaçırılımasını ve onun etrafındaki hükümet komplosunu araştırmak. İkisi de çözüldü ,değil mi?

MULDER: Hiçbir şey tam olarak çözülmedi.

ÖACS: (hiç de sempatik olmayan bir tavırla)Burdaki dava raporunda kız kardeşinizin, onu kaçıran adamlar gibi öldüğü yazıyor. Bu rapordaki sizin yazınız mı, Ajan Mulder?

( Chety SHORT, Mulder'a dosyayı gösteriyor. Mulder, yine, şöyle bir göz atıyor.)

MULDER: Evet.

ÖACS: Peki, geriye araştıracak, tam olarak ne kaldı?

-SAHNE 2-

CEZA KOLONİSİ

FORJ SİDİ TOUİ, TUNUS

(Güzel bacaklı bir kadın, hapishane gardiyanını koridor boyunca takip ederken, bir sürü sinirli Arapla dolu koğuşlardan şehvetli bağrışmalar ve ıslıklar yükseliyor. Bir koğuşun önünde duruyorlar. Gardiyan Arapça bir şeyler bağırıyor. Protez kolu kayıp Krycek, adamların arasından hücrenin önüne doğru yolunu açıyor. Geçen yıl ona pek iyi davranmamış. Kadına bakıyor. Kadın, Marita COVURRUBIAS, son gördüğümüzden çok daha iyi görünüyor. Sarı saçları daha uzun ve yüzü temiz. Israrla Krycek'e bakıyor.)

MARITA COVARRUBIAS : Çıkışın ayarlandı.

KRYCEK: Marita Covarrubias. Son gördüğümde seni ölmeye terketmiştim.

MARITA COVARRUBIAS : Alex. Eğer tamamen bana bağlı olsaydı , ben de seni burda çürümeye bırakırdım.

(Hücre , Krycek'in çıkması için açılıyor.)

---o---

(X-Files ofisi. Bu sefer sorgulanan Scully, işlerini savunuyor. )

ÖACS :Paranın deli gibi aktığını görüyorum, ama bu, işinizin daha iyi sonuç vermesini sağlıyormuş gibi görünmüyor. Araştırdığınız birçok dava 'Açıklanamıyor' olarak bırakılmış. Harcamaları haklı çıkarmak zor.

SCULLY:Yaptığımız birçok iş standart terimlerle ölçülemez.

ÖACS: Siz nasıl ölçerdiniz?

SCULLY: X-Files'la başka kapılara çıkan kapıları açıyoruz.

ÖACS: (bir dosyadan hor görür bir halde okuyarak) İnsan-uzaylı hibritleri yapmak için uzaylı yaşam formlarıyla işbirliği yapan insanlar hakkındaki komploya çıkan kapılar...

SCULLY: (direkt olarak) Bir defasında bir komplo olduğuna inanıyorum. Beni, kanser olmama neden olan ve beni kısır bırakan tıbbi testlere tabi tutan insanlar tarafından kaçırıldığıma inanıyorum.

ÖACS: Ama, uzaylılara inanmıyorsunuz?

SCULLY: İnkar edemeyeceğim şeyler gördüm.

---o---

(Tunus Hapishanesi. Marita Covarrubias, büyük bir odada, zayıf, küçük , büyük ihtimalle soğuk ama zevkle kabul edilen bir duş alan Krycek'i izliyor. Krycek, suyun altında mest olmuş bir halde.)

KRYCEK: Seni kim gönderdi?

MARITA COVARRUBIAS :Kanser adam. O ölüyor.

(Krycek, ona keskin bir bakış fırlatıyor.)

-SAHNE 3-

(Bir süre sonra. Mulder, Chesty SHORT'un ofisine giriyor. Orda olmaktan mutlu olmadığı bariz. )

MULDER: Bitirdiğinizi söylemiştiniz.

ÖACS : Raporum geri gönderildi ve birkaç şeye tekrar bakmam istendi.

(Chesty SHORT Mulder'a oturmasını işaret ediyor. Mulder ayakta kalmaya devam ediyor.)

ÖACS : Bildiğiniz gibi,yaşadığımız bu zamanda dünya hızla değişiyor.

MULDER: Anladığımı söyleyemem.

ÖACS: Dediğim gibi bu bir değerlendirme Ajan Mulder, ne yaptığınızı anlamak için. Daha ileriye giderseniz, sorumluluklarınızın daha da farkında olabilirsiniz.

(Mulder oturuyor.)

MULDER: Kulağa daha ziyade bir tehdit gibi geliyor.

ÖACS: Kâr-zarar analizi. Doğrusunu isterseniz, biri ya da öbürü olmuş beni hiç ilgilendirmiyor. Çoğunlukla garip davalar hakkında garip bilgiler kaydediyorsunuz. Başka bir deyişle bilgi topluyorsunuz. Bana intertte kolayca yapabileceğiniz bir şey gibi geliyor.

MULDER: İşimi bir ofisten yapamam, emin olun.

ÖACS: Bugünlerde, en karışık uzay araştırmaları bir ofiste oturulup yapılıyor, Ajan Mulder. Niye? Uzaya adam göndermek lanet pahalı da o yüzden.

MULDER: Ben uzaya bakmıyorum.

ÖACS: Asıl konumuzu getiriyor bu da. Eğer uzaylıları aramak için bu kadar çok zaman ve para harcarsanız, araştırmanızı daraltmak akıllıca olur.

MULDER: Hangi noktaya?

ÖACS: Neredelerse oraya. Mantıksız değil. Yalnızca görüşünüzü azaltma meselesi.

-SAHNE 4-

Bellefleur, OREGON

(Sabah. Eski model küçük bir araba, zarar görmüş iki polis arabasının yanına geliyor. İki genç adam, Gary ve Richie arabadan çıkıyorlar ve alnında kötü bir yara olan Dedektif Miles ın ormandan çıktığını görüyorlar.)

RICHIE: Hey, iyi misiniz?

DEDEKTİF MILES : Sorun nedir?

GARY: Bu sizin arabanız değil mi Bay Miles?

DEDEKTİF MILES : Evet, küçük bir kaza. Her şey yolunda. Siz gençler ne yapıyorsunuz burda?

RICHIE: Şey ...,bir uçak kazası olduğunu duyduk. Askeri bir jet uçağı havada bir UFO'yla çarpışmış.

DEDEKTİF MILES : Ordu, uçağını 3 mil ötede buldu. Başka bir cisme dair bir kanıta rastlamadık.

RICHIE: Ama biz bir şerifi karayolunun 20. Milinde bir şeyin gördüğünü söylerken duyduk.

DEDEKTİF MILES : Orda hiçbir şey yok. Yangın yok. Yangın izi yok. Siz gençler eve gidin. Burda görülecek bir şey yok.

(Dedektif Miles arabasına doğru yürüyor. İki genç ormana doğru bakıyorlar.)

-SAHNE 5-

(X-Files ofisi. Scully, 'I want to believe' posterine bakıyor. Mulder içeri giriyor. Utangaç görünüyor. )

MULDER: Sanırım başım büyük belada.

SCULLY: Oh, Mulder, kaç kez bizi kapatmayı denediler?

MULDER: Evet, ama şimdiye kadar bir hesap kontrolörüne tam anlamıyla hiç saldırmamıştım.

(Scully ona şaşkın bir şekilde bakıyor,kesinlikle hayal kırıklığına uğramış değil, hatta belki biraz da hoşlanmış görünüyor.)

SCULLY: Ona zarar verdin mi?

MULDER: Görüşünü azalttım azıcık.

(Telefon çalıyor. Mulder, telefonu kaldırmadan dışardan cevaplıyor.)

MULDER: Mulder.

ERKEK SESİ: Ajan Fox Mulder?

MULDER: Benim.

ERKEK SESİ: Ben Billy Miles. Beni hatırlıyor musunuz bilmiyorum.

(7 yıl önce, Pilot'taki Billy Miles, şimdi 7 yıl yaşlanmış.)

MULDER: Oregon, 7 yıl önce. Çeşitli kaçırılma deneyimlerin olmuştu. Burda Ajan Scully'le beraberim.

SCULLY: Billy, iyi misin?

BILLY MILES: Evet. Böyle aramam garip görünebilir ama, ...., başka nereye gideceğimi bilmiyorum.

MULDER: Tekrar mı oluyor, Billy?

(Billy Miles'ın evinde bir kapının açıldığını ve Dedektif Miles ın içeri girdiğini görüyoruz.)

BILLY MILES: Evet, ama bu sefer bana değil.

(Billy Miles, babası odaya girerken , göze çarpmadan telefonu kapatıyor. )

(X-Files ofisinde Mulder , hat sesini duyunca telefonu kapatıyor. Scully ona bakıyor.)

MULDER: Daha fazla kaçırılma,Scully.

SCULLY: Harcamaları nasıl haklı çıkarırız bilemiyorum.

MULDER: Büyük ihtimalle bir şey bulamayacağız.

SCULLY: Hadi gidip biraz para harcayalım

(Ofisten çıkarlarken Scully'nin yüzünde ufak bir gülümseme var. Mulder da yine gülümseyerek montunu alıp Scully'yi takip ediyor.)

(Sahne, merdivenlerden çıkan , Mulder ve Scully olabilecek bir kadınla bir erkeğe geçiyor. Ama aslında...)

-SAHNE 6-

(Krycek ve Marita Covarrubias ...)

Watergate Blokları

Washington D.C.

(. merdivenlerden çıkıyorlar.)

(Marita Covarrubias ve Krycek oteldeki odalardan birinin önünde duruyorlar. Numara 2645. Birbirlerine bakıyorlar ve kapıyı çalıyorlar. Sarışın bir kadın, Hemşire Greta, kapıyı açıyor.)

HEMŞİRE GRETA: Merhaba, o da sizi görmeyi bekliyordu.

(Marita Covarrubias ve Krycek odaya giriyorlar. Hemşire Greta tekerlekli sandalyede oturan bir adama gidiyor ve sandalyeyi çeviriyor. Adam CSM. Çok kötü görünüyor. Yüzü renksiz ve boğazında yapay bir ses kutusu var. Bayağı hasta bir şekilde gülümsüyor onlara. Marita Covarrubias ve Krycek ona dehşet içinde bakıyorlar. )

CSM: Senin için endişeleniyordum, Alex.

KRYCEK: Kes traşı, bunak!

CSM: Hapsedildiğini duydum.

KRYCEK: (kızgınca) O cehennem deliğine beni sen attın.

CSM: Benim olan bir şeyi satmaya çalıştığın içindi değil mi? Umarım hepimiz birden biraz mesafe kaydedebiliriz. Geçmişi arkamızda bırakarak. Şimdi ... tek bir fırsatımız var.

KRYCEK: Tek bir fırsat mı?

CSM: (acınacak bir şekilde heyecanlanarak) Oregon'da bir kaza oldu. Bir uzaylı gemisi, askeri bir uçakla çarpıştı. Kontrolü ele geçirmek çok önemli.50 yıl sonra yeni baştan Roswell ve Corona bu. Projeyi yeniden kurma şansımız.

(Arkada Hemşire Greta bir sigara yakıyor ve CSM'ye veriyor. CSM sigarayı büyük bir saygıyla alıp yapay ses kutusundaki nefes alma deliğine koyuyor. Zevkle dumanı içine çekiyor. Marita Covarrubias ve Krycek iğreniyorlar.)

MARITA COVARRUBIAS: Başkasının çoktan kontrolü ele geçirmediğini nasıl biliyorsun?

CSM: Hiçbir zaman kolay değildir.

-SAHNE 7-

(Oregon ormanları. Richie ve Gary etrafta yürüyorlar. Richie bir çeşit Geiger sayacı /radyasyon ölçer ve büyük bir fener taşıyor. Gary'de sadece bir fener var. Sayaçtaki ibre yüksek değerlerde, statik yüksek.)

RICHIE: Bir şeye yaklaşıyorum burda Gary.

GARY: Sana demiştim Richie.

(Farklı yönlerde yürüyorlar. Gary , Pilot bölümündekine benzer bir açıklığa geliyor. Alanın ortasına adım atar atmaz , yerden birkaç ayak yükseliyor ve tüm vücudu korkutucu ve düşük perdeden bir titreşimin sesiyle titremeye başlıyor. Bu sırada , Richie fenerini açıklığın etrafında gezdiriyor. Açıklığın orta yerinde dağılan fener ışığına bakıyor. )

RICHIE: Hey ,adamım. Şuna bak.

(Cevap yok.)

RICHIE: Gary! Gary?

(Bir ağacın arkasında beyaz, parlak bir ışık var.)

RICHIE:Hadi dostum.

(Richie açıklığa bakıyor, ama Gary yok. Richie'nin göstergesi maksimumu geçmiş halde ve feneri kırmızı bir renk alarak ısınmaya başlıyor. Hafif bir çığlık atıyor ve feneri düşürüyor. Fener alev alıyor. Richie ormandan dışarıya koşuyor. )

-SAHNE 8-

(Mulder ve Scully Milesların evinin ya da şerifin departmanının önüne park ediyorlar. Araba gümüş rengi,Lariat'tan kiralanmış, plakası Oregon FAZ-203. Arabadan çıkarlarken Billy Miles geliyor. İkisinin de ellerini sıkarak sıcak bir şekilde selamlıyor.)

BILLY MILES:Ajan Mulder ve Ajan Scully.

MULDER: Bak kimler rozet takıyormuş.

BILLY MILES: Kendimi hiç bir polis olarak düşünmedim ama şimdi üç yıl oldu. Psikolojik nitelikler kısmını babama borçluyum.

(Billy alnına dokunuyor. Scully , Billy'nin yüzüğünü farkediyor.)

SCULLY: Evli misin Billy?

BILLY MILES: Boşandım. Şimdi babamla yaşıyorum.

MULDER: Sen hiç.....,ımm,kaçırılmaları hiç atlatabildin mi?

BIILY MILES: Ben atlattım. Ama, ımm, insanlar atlatamadı. Kimse aslında inanmıyor. Babam hala olduğunu inkar ediyor,...her birimizin kaçırıldığını.

MULDER: Şu anda olduğunu da inkar ediyor mu?

BILLY MILES: Orda bir kaza oldu. Kasabanın dışında bir donanma pilotu belirlenemeyen, uçan bir cisme çarptı. Ordu kendi jetini buldu ama diğer araç hala kaldırılmadı.

SCULLY: Neden?

BILLY MILES: Bizim eyaletten, ve yapılan çalışmaları biz koordine ediyoruz ama babam bir memurun kayıp olmasına rağmen hiç yardımcı olmuyor.

MULDER: UFO'yu bulun, o da gerçeği inkar edemesin.

BILLY MILES: Umarım hepsi bu kadardır.

(Dedektif Miles hasarlı devriye arabasıyla geliyor. Kapıyı dışardan açıyor, arabadan çıkıyor ve diğerlerine şüpheyle yaklaşıyor.)

DEDEKTİF MILES : Neler oluyor Bill?

BILLY MILES: Hatırlıyor olabileceğin kişilerle konuşuyordum sadece ,baba. FBI'dan.

SCULLY: Ajan Scully, Ajan Mulder.

(Dedektif Miles Mulder'ın elini sıkıyor. Pek candan değil.)

DEDEKTİF MILES :Sizi buraya getiren nedir? Olanların bir çeşit UFO olduğunu filan düşünmüyorsunuz , değil mi?

MULDER: Belirlenemeyen araç kazası.

DEDEKTİF MILES : Aslında ben FAA'yla beraber oradaydım, belki katılmak istersiniz. Bir kaza olmuşa filan hiç benzemiyor gerçi.

(Scully ve Mulder ona bakıyorlar, Billy Miles yere bakıyor.)

-SAHNE 9-

(Mulder ve Scully , Dedektif Miles ve Billy Miles'ı kaza yerine kadar takip ediyorlar. Arabalarından çıkıyorlar ve yere bakıyorlar. Yerde , hafifçe silinmiş , turuncu bir 'X' var. Yolda ayrıca iki tane uzun ve yeni fren izi var.)

MULDER: Yeni baştan deja vu.

DEDEKTİF MILES : Eğer merak ediyorsanız bu hep vardı orda.

SCULLY: 7 yıl önce Ajan Mulder'ı bunu çizerken izlemiştim.

DEDEKTİF MILES : Ne için?

MULDER: Anormal elektriksel karışıklığı belirlemek için. Zamanın bükülmesi ya da kaybolması , veya arabanın tüm gücünü kaybedip yolun orta yerinde durması gibi.

(Scully yolun kenarına doğru giderken , Mulder ve Dedektif Miles yol boyunca ilerliyorlar.)

DEDEKTİF MILES : Bunlar benim fren izlerim.

MULDER: Yani, memurun arabası orda farları yanmadan duruyor muydu?

DEDEKTİF MILES : Eh, yanıyor olsaydı onu görürdüm.

MULDER: İyi nokta.

(Mulder yola bakıyor. Fren izlerinin sonunda , yerde asitle yanmışa benzer bir delik var Scully yoldan aşağıya iniyor ve birkaç mermi kovanı buluyor.)

SCULLY: Dedektif? Şu,ımm, memurun bir 38'liği mi vardı?

(Billy Miles ona doğru geliyor.)

BILLY MILES: 38'lik süper. Niye?

(Scully kovanlardan birini cımbızla tutup kaldırıyor.)

SCULLY: Üç mermi boşaltılmış. Tahminimce yukardan buraya yuvarlanmışlardır.

DEDEKTİF MILES : Neye ateş ediyordu?

MULDER: Büyük ihtimalle hiçbir şeye.

DEDEKTİF MILES :Hiçbir şeye mi?

MULDER. (hafifçe iğneler bir şekilde) Burda bulabileceğiniz hiçbir şeye, dedektif.

(Scully ve Billy Miles,Billy Scully'nin kovanları koyması için kanıt torbasını tutarken sessizce konuşuyorlar.)

SCULLY: Kayıp memur iyi bir polis miydi?

BILLY MILES: Evet,tabii, sanırım.

SCULLY: Evli? Bekâr?

(Dedektif Miles onları farkediyor ve sesleniyor.)

DEDEKTİF MILES : Bill! Al onları ve gel buraya!

BILLY MILES: (Scully'ye) Evli. Yeni çocuklu.

(Mulder ve Scully arabaya binip uzaklaşıyorlar. Billy Miles, babasına torbadaki kanıtı veriyor.)

BILLY MILES: Biliyorsun, sadece çözmek istiyorlar bunu.

DEDEKTİF MILES : Arabaya bin, Bill.

(Dedektif Miles bagajı açarken Billy Miles arabaya biniyor. Bagajda, gözleri asitten ya da uzaylı kanına maruz kalmaktan yanmışa benzeyen Dedektif Miles var. Ölü ya da bilinci yok. Dedektif Miles kanıt torbasını bagaja fırlatıyor ve bagajı kapatıyor.)

-SAHNE 10-

(Hoese'lerin evi. Mulder ve Scully kapıyı çalıyorlar. Teresa Hoese,önceden Nemman, Pilottaki, restoranda burnu kanayan kız, kapıyı açıyor. Billy Miles gibi o da 7 yıl yaşlanmış.)

TERESA: Evet?

SCULLY: (kimliğini göstererek)Rahatsız ettiğimiz için özür dileriz, Bayan Hoese. Biz FBI'danız.

TERESA: Kocamla mı ilgili?

(Mulder kızı hatırlıyor.)

MULDER: Sen Teresa mısın, Teresa Nemman?

TERESA: Evet.

MULDER: 7 yıl önce Ajan Scully ve benden yardım istemeye gelmiştin. Kaçırılmaktan korkuyordun.

(Teresa onları çıkartıyor.)

TERESA: Aman Tanrım.

(Evin içinden bir bebeğin ağladığını duyuyoruz. Teresa onları içeri alıyor.)

TERESA: Lütfen, içeri girin.

(Kısa bir süre sonra, Teresa kucağında birkaç aylık bebeğiyle, Mulder ve Scully'nin karşısında oturuyor.)

TERESA: Özür dilerim. Kim olduğunuzu farkedince biraz şaşırdım da.

SCULLY: Biz, ..., acaba eşinizi bulmamıza yardımı olacak bir şeyler söyleyebilir misin diye geldik.

MULDER: Karısı olduğunu bilmiyorduk.

TERESA: Bilmiyorum önemli mi,belki de olmamasını umuyorum ama, Ray ve benim, bizim için bile derin bir bağımız var.

MULDER: O da mı kaçırılmıştı?

TERESA: Hemen hemen herkesten saklıyordu. Buralarda seni pek popüler yapmıyor.

(Kucağındaki bebek ağlıyor. Teresa, bebeğin sırtını sıvazlayarak susturuyor.)

TERESA: Onun deneyimleri benimkinden çok daha korkunç. Birçok kez kaçırıldı ve testlere tabi tutuldu. Kapsamlı tıbbi kayıtları ve yara izlerinin fotoğrafları var. Size dosyaları getireyim.

(Teresa,tahminen Scully'nin bebeği şefkatle izlediğini farkettiğinden kalkıp bebeği ona veriyor. O dosyaları almaya giderken, Scully Mulder'a biraz utanmış gibi kısaca bakıyor, sonra bebeği kucağına oturtuyor. Önündeki sehpadan , lastik, sıkılan bir ördek alıyor ve bebeğe gösteriyor.)

SCULLY: Ne görüyorsun?

(Bebek ördeği önce istemiyor,sonra alıyor ve sıkıyor.)

SCULLY: Ne görüyorsun?

(Scully, biraz notaları dışında, hafifçe bir şarkı söylemeye başlıyor. Mulder gülümsüyor.)

SCULLY: Bir zamanlar küçük bir bebek varmış...

-SAHNE 11-

Bellefluer ,OREGON.

8:07 PM

(Mulder'ın motel odası. Oda, Pilot bölümünde kaldığı odaya çok benziyor. Tahminen yangından sonra tekrar yapmışlar. Mulder, yatağında uzanıyor ve Teresa Hoese'nin verdiği dosyalara bakıyor. Memur Ray Hoese'nin çeşitli kaçırılmalar sonucu, bileklerinde ve başka yerlerindeki çürüklerin yakın fotoğrafları. Kapı çalınca başını kaldırıyor.)

MULDER: Kim o?

SCULLY: (dışardan) Benim.

(Mulder kapıyı açıyor. Scully, hala beyaz gömleği ve pantolonunda, kapının önünde duruyor. Mulder endişeli.)

MULDER: Sorun ne Scully? Hasta görünüyorsun.

SCULLY: Sorun ne bilmiyorum.

MULDER: İçeri gel.

(Mulder ,Scully'yi odaya alıyor, Scully titreyerek yatağa oturuyor. Mulder kapıyı kapatıyor ve ona doğru gidiyor, önüne çömeliyor.)

SCULLY: Ben, ımm, yatmaya hazırlanıyordum ve birden sersem gibi hissetmeye başladım, baş dönmesi ya da öyle bir şey ... ve sonra ben.... aniden üşümeye başladım.

(Mulder yatağın battaniyesini ve yorganı kaldırıyor.)

MULDER: Bir doktor çağırmamı ister misin?

SCULLY: Hayır, ben sadece,... ben sadece ısınmak istiyorum.

(Scully yatağa giriyor,Mulder ayakkabılarını çıkarıp yere koyarken bekliyor. Yorganın altına giriyor ve Mulder yorganı etrafına iyice sarıyor. Sonra arkasına uzanıp, ona sarılıyor. Çekingenlik yok, ikisi de çok rahatlar.)

SCULLY: Sağol.

(Sessizlik. Mulder Scully'yi tutuyor.)

MULDER: Buna değmez, Scully.

(Uzun bir sessizlik.)

SCULLY: Ne?

MULDER: Eve gitmeni istiyorum.

SCULLY: Oh, Mulder, iyi olacağım.

MULDER: Hayır, bunu düşünmüyordum. Bu akşam sana bakınca, o bebeği tutarken ,senden alınan her şeyi bilmek. O bebek ve annelik için, sağlığın için bir şans. Düşünüyorum da... bilmiyorum,belki de haklılar.

SCULLY: Kim haklı?

MULDER: FBI. Bütün yanlış nedenlere rağmen, belki de dedikleri doğru. Pahalıya mal olan, kişisel bedeller.

(Scully sessizce ağlamaya başlıyor. Mulder hafifçe kulağına fısılfıyor.)

MULDER: Hayatınla yapman gereken çok daha fazla şey var. Bundan çok daha fazlası var.

(Scully ağlarken nazikçe yüzünü okşuyor.)

MULDER: (fısıldayarak) Bir sonu olmalı, Scully.

(Hafifçe yanağından öpüyor ve başını Scully'nin omzuna koyuyor. Scully,Mulder'ın elini tutup sıkıyor.)

-SAHNE 12-

(Aynı anda, motelin dışında, Krycek bir arabada oturmuş, Mulder'ın odasını gözetliyor. Cep telefonuyla konuşuyor.)

KRYCEK: Tüm çabalara rağmen kimse senin şu UFO'nu bulabilmişe benzemiyor.

CSM: Tabii ki bulamazlar.

KRYCEK: Neden , biliyor musun? Çünkü burda değil.

CSM: Orda Alex. Eminim. Açık görüşte değil.

(Hemşire Greta, CSM'nin koluna yaptığı kocaman iğneyi çıkartıyor.)

KRYCEK: Beni dinle. Eğer oyun oynayacaksan,o ikisi, Mulder ve Scully, beni alt edecekler.

CSM: (şaşırmış bir şekilde) Mulder ve Scully'nin orda UFO'yu aradıklarını mı söylüyorsun?

KRYCEK: Kayıp bir memur arıyorlar.

CSM: İyi, onlar doğru şeyi yanlış yerde arıyorlar.

KRYCEK: Beni bir gemi aramaya gönderdin.

CSM: (ümitsizce) Polisi bul, gemiyi bul.

-SAHNE 13-

(Hoeselerin evi. Teresa Hoese , üzerinde bornozu, merdivenlerden aşağıya iniyor. Kapının dışında polis şapkası giyen bir adam görünüyor.)

TERESA: Kim o?

(Adam kapıyı açmaya çalışıyor.)

TERESA: Ray?

(Mutlulukla kapıyı açıyor. Adam, Memur Ray Hoese. Teresa ona sıcak bir şekilde sarılıyor. Ray'in karşılığı yüzeysel.)

TERESA: Oh, Tanrım, oh ,Tanrım. O kadar endişelendim ki. O kadar emindim ki... Bu sefer ne yaptılar sana?

(Ray sadece bakıyor.)

TERESA: Ray, konuş benimle.

(Ray hala bakıyor. Teresa dehşetle geri çekiliyor.)

TERESA: Sen benim kocam değilsin.

(Teresa yukarıya koşuyor. Ray, yavaş ama emin adımlarla takip ediyor. Teresa, ray merdiven sahanlığını döner dönmez, bir mutfak bıçağıyla onu göğsünden bıçaklıyor,sonra da Ray'in göğsünden çıkan yeşil sıvıyı görünce geriliyor. Çıkan gazdan gözleri yanarken, avaz avaz ağlayan bebeğin odasına girmeye çalışıyor ve yere düşüyor.)

TERESA: Hayır! Hayır!

(Ray, Teresa'nın peşinden odaya giriyor, onu yerden kaldırıyor ve o bağırırken odadan dışarı taşıyor. Bebek tüm gücüyle bağırıyor.)

-SAHNE 14-

(Ertesi sabah. Mulder ve Scully, Hoese'lerin evine varıyor. Suç mahali prosedürleri var mı yok mu belli değil. Scully, bebeğin bir memur tarafından götürüldüğünü görüyor. Billy Miles'ı buluyorlar.)

MULDER: Ne oldu,Billy?

BILLY MILES: Teresa gitmiş. Kaçırılmış. Onlar kaçırdılar.

SCULLY: Nerden biliyorsun?

BILLY MILES: Kapı açıktı.

(Evin içine ve yukarı kata kadar Billy Miles'ı izliyorlar. Mulder, çocuk odasında bir şey görüyor.)

MULDER: Scully....yer. Ne görüyorsun?

(Scully bakıyor.)

MULDER: Yoldakiyle aynı. Daha önce gördün.

(Bahsettikleri, halıda asitle yanmışa benzeyen siyah bir yer. Scully önce yerdeki ize, sonra da Mulder'a bakıyor.)

SCULLY: Evet, gördüm. İkimiz de gördük.

(Mulder odadan çıkıyor.)

BILLY MILES: O nedir?

SCULLY: Kan dolaşımından gaz halinde yayılan bir zehir.

BILLY MILES: Kimden?

SCULLY : Tartışılır bir uzaylıdan.

(Scully ani bir soluk alıyor ve neredeyse bayılıyor. Billy Miles onu yakalıyor ve endişeyle bakıyor.)

BILLY MILES: İyi misin?

SCULLY: Evet.

BILLY MILES: Emin misin?

SCULLY: Evet, iyiyim , sağol.

-SAHNE 15-

(CSM'nin dairesi. CSM, yapay ses kutusuyla sigarasından bir nefes çekiyor. Greta hemen yanında. Marita Covarrubias çok rahatsız bir şekilde seyrediyor. 'Tedaviyi' onaylamadığı belli.)

CSM: Sağol, Greta.

MARITA COVARRUBIAS: Bu kadar sorun ne diye? Krycek'i buraya getirip onunla oynamak niye?

CSM: Alex'e güveniyor musun , Marita?

MARITA COVARRUBIAS: Onu buraya getirmek niye peki?

CSM: Yanlış anlıyorsun. Alex'in gemiyi bulacağına büyük inancım var. Ama nasıl yapacağını söyleseydim, o zaman bu bilgiyi satmaya tahrik edilmiş olurdu.

MARITA COVARRUBIAS: Ve sen orda olduğundan eminsin?

CSM: Oh,evet. Ama sonsuza dek değil. Kendini yeniden yapıyor.

MARITA COVARRUBIAS: Eğer gemiyi bulursa, sonra ne olacak?

CSM: Ona sahip olmak her şeyin cevabına sahip olmak demek. Hayal edilebilen her soruya.

MARITA COVARRUBIAS: Tanrıya?

CSM: Tanrı yok, Marita. Tanrı dediğimiz sadece uzaylılar- bizden çok daha büyük bir zeka.

MARITA COVARRUBIAS: Buraya geliyorlar , değil mi?

CSM: Sadece geri geliyorlar.

(Sahne Hoeselerin evine geçiyor.)

(Scully evden çıkıyor, arabanın yolcu tarafını açıp, sessiz Mulder'a katılıyor. O binerken, Mulder kapısını açıp iniyor.)

SCULLY: Mulder...

(Mulder, Richie'nin alanı hızla terkettiğini farkedip onu durduruyor. Scully yanına geliyor.)

MULDER: Hey, hey. Ne yapıyorsun?

RICHIE: Sadece orda duruyordum. Kanuna aykırı mı?

(Bill Miles onlara katılıyor.)

MULDER: Onu tanıyor musun?

BILLY MILES: Evet, napıyorsun, Richie?

RICHIE: Onu götürdüler, Billy, götürdüler. Gitti.

MULDER: Sakinleş, yavaşla.

RICHIE: Ordalar. Babanın ne dediği umrumda bile deği Billy.

BILLY MILES: Babam mı?

RICHIE: O da ordaydı. Biliyor.

(Billy Miles koşarak uzaklaşıyor.)

-SAHNE 16-

(Oregon ormanları. Richie, Mulder ve Scully'yi Gary'nin kaybolduğu yere götürüyor.)

RICHIE: UFO'yu ararken fenerimi karanlığa doğru tutuyordum ve ... ışık boşlukta o yere geldi ... sanki ışık kırılmıştı.

MULDER: Sonra ne oldu?

RICHIE: Ben "Gary!" diye bağırmaya başladım ve baktım... ama yoktu orda, anlıyor musun? Hiçbir yerde yoktu adamım ve sonra fener gerçekten ısınmaya başladı ve ben de onu düşürdüm. Buralarda bir yerlerde.

(Mulder Richie'yle konuşurken, Scully Gary'i en son gördüğümüz yere doğru yürüyor. Alanın ortasına adım atar atmaz, yine o da yükseliyor ve yine o titreşimle inanılmaz bir hızda titremeye başlıyor.)

(Bu sırada, Richie ve Mulder, feneri buluyorlar.)

RICHIE: Oh, hey işte burda.

(Mulder, Scully'nin yanında olmadığını farkediyor.)

MULDER: Scully?

(Açıklığa doğru yürüyor.)

MULDER: Scully?

(Scully'yi yerde yatar halde görüyor.)

MULDER: Scully.

(Büktüğü bacaklarıyla onu destekleyip, yavaşça kollarına alıyor. Scully sersemlemiş ve yönünü şaşırmış halde. Mulder çok endişeli.)

MULDER: Su ister misin?

RICHIE: Ne oldu ona?

MULDER: Biraz su getirir misin?

(Richie su bulmaya gidiyor koşarak. Mulder Scully'yi tutmaya devam ediyor.)

SCULLY: Sadece.... sadece... sadece yere düştüm.

MULDER: Tamam, yat öyle.

SCULLY: Bu niye bana oluyor?

MULDER: Tamam, tamam.

SCULLY: Neler oluyor, Mulder?

MULDER: Bilmiyorum ama bunlar sıradan kaçırılmalar değil Scully. Billy Miles'ı uyarmalıyız.

SCULLY: Neye karşı?

MULDER: Bu kaçırılmalar sadece sistematik götürülmeler değil. Geri gelmiyorlar.

-SAHNE 17-

(Milesların evi. Billy Miles dikkatle eve giriyor ve silahını çekiyor.)

BILLY MILES: Baba?

(Silahını babasına doğrultuyor.)

DEDEKTİF MILES : Napıyorsun?

BILLY MILES: Olduğun yerde kal!

DEDEKTİF MILES : Billy, benim.

BILLY MILES: Dedim ki,olduğun yerde kal!

DEDEKTİF MILES : Lanet olsun, Billy, beni dinle.

BILLY MILES: Kim olduğunu bilmiyorum ama beni alamayacaksın.

DEDEKTİF MILES : Ben senin babanım... Babanı mı vuracaksın?

BILLY MILES: Eğer babamsan .... neden bana inanmıyorsun?

DEDEKTİF MILES : Sana inanıyorum Billy. Sadece her şeyin sona ermesini istiyorum. Silahı bana ver evlat.

(Billy Miles silahı indiriyor ve ağlamaya başlıyor. Dedektif Miles silahı alıyor, Alien Bounty Hunter'a dönüşüyor, sonra da pencereden dışarı, Mulder ve Scully'nin geldiği yönde doğru bakıyor.)

MULDER: Billy?

SCULLY: Billy?

(Mulder ve Scully birbirlerine bakıyorlar. Mulder kafasını sallıyor.)

-SAHNE 18-

İki gün sonra

(X-Files ofisi. Mulder, tek başına, sandalyesinde uzanmış basketbol topunu atıp tutuyor. Skinner içeri giriyor.)

SKINNER: Ajan Mulder.

MUKDER: Bu seferki ceza nedir?Parmakla vida çevirmek mi yoksa 40 kırbaç mı?Gelsene içeri Walter. Biraz otur. Aşağıdaki bu ofislere son ziyaretin olabilir bu.

(Başını kaldırıp Skinner'a bakıyor., topu masanın üzerine koyuyor.)

SKINNER: Oregon'a gittiniz.

MULDER: Söylendiği kadar suçluyum. Ve eğer bunun için senin üstüne geliyorlarsa, üzgünüm, gerçekten.

SKINNER: Neyse ki, büroya yardımda bulunduğumu düşünüyorlar.

MULDER: (sertçe) Tabi ya, bütçeye uy, yardımda bulunduğunu söylerler, ama mesleğinin sınırlarını zorla, o zaman kontrolden çıktığını söylerler.

SKINNER: Eve bir uçan daire ve başkanla el sıkışması için bir uzaylı getirebilirdin... sonuç olarak Ajan Mulder... senden hoşlanmıyorlar.

MULDER: Eh, eve bir uçan daire getirmedik, uzaylı da.

SKINNER: Evet... bana böyle söylendi.

(Mulder üzgün bir şekilde başıyla onaylıyor. Skinner yanındakilere ofise girmelerini işaret ediyor. Krycek ve Marita Covarrubias. Mulder 1.263 saniye kadar durup Krycek'e doğru atılıyor. Skinner kollarını sıkıca tutarak onu durduruyor. Mulder geri çekiliyor.)

SKINNER: Ajan Mulder! Onu dinlemelisin sanırım.

KRYCEK: Beni ölü görmek için her nedene sahipsin. (Skinner, tekrar, Mulder'ı tutuyor.) Ama şimdi beni dinlemek zorundasın. Tek bir fırsatın var.

MULDER: (meydan okuyarak)Burda mı yoksa dışarı mı çıkmak istersin?

MC: Ajan Mulder. Kanser Adam ölüyor.

(Mulder, aradan çekilen Skinner'a bakıyor.)

MC: Son isteği projesini yeniden kurmamız, Komployu yeniden canlandırmak. Hepsi Oregon'da başlıyor.

KRYCEK: Ordu uçağıyla çarpışan bir gemi. Orda, ormanda.

MULDER: O ormanda gemi falan yok.

KRYCEK: Evet, orda. Bir enerji alanında gizleniyor. Kocaman. Kanıtları temizliyor.

MULDER: Kim?

KRYCEK: Alien Bounty Hunter. Billy Miles, Teresa Hoese, kocası. Testlerin kanıtlarını yok ediyor. Kendimize soruyoruz, kendimize soruyoruz 'Nerdeler?' diye. Tam ordalar. Tam burnumuzun dibindeler. Sana bunu değiştirme şansını veriyorum, kanıtı tutma şansını.

MULDER: Neden ben ve neden şimdi?

KRYCEK: Sigara içen orospu çocuğunun ruhunu lanetlemek istiyorum.

(Scully, ofisin kapısında görünüyor.)

SCULLY: Mulder?

(Kamera ofiste dönerken, sırayla Marita Covarrubias, Krycek, Skinner ve Mulder ona bakıyorlar.)

-SAHNE 19-

(Skinner'ın ofisi. Konferans yeri. Masa kağıtlar, dosyalar ve Çin yemeği kutularıyla kaplı. Masanın etrafında çok alışılmadık bir grup var: Skinner , Lone Gunmen, Krycek, Marita Covarrubias, Mulder ve masanın ucunda da çok huzursuz Scully. Korunmaya çalışıyor gibi kollarını çarprazlamış.)

FROHIKE: Şaşırtıcı olan ordu uydularının bile göremiyor olması.

LANGLY: Fakat J.P.L. nin Tpoex Poseidon'u onu sadece dalga şeklinde bir data olarak gösteriyor.

BYERS: Ve Avrupa Uzay Ajansı'nın ERS-2'sindebir gönderme hatasından kaynaklanan basit bir ufak patlama gibi görünüyor.

SKINNER: Başka bir deyişle?

FROHIKE: Başka bir deyişle,bir UFO olduğunu hiç bilemezdin.

BYERS: Eğer neye bakıyor olduğunu bilmiyor olsaydın,ya da ne aradığını.

LANGLY: Göremememize hiç şaşmamak lazım.

KRYCEK: Dinleyin, sonsuza dek orda durmayacak.

MC: Biz burda konuşurken, o orda kendini yeniden yapıyor.

(Scully daha fazla dayanamıyor ve ofisten çıkıyor, kapıyı kapatıp koridorda yürümeye başlıyor. Mulder hemen arkasından çıkıyor ve kapıyı arkasından kapatıyor.)

SCULLY: Mulder, eğer bunlardan biri bile doğruysa...

MULDER: Doğru veya değil, aklından çıkarmanı istiyorum, Scully.

SCULLY: (inanamayarak bakıyor) Aklımdan çıkarmak mı?

MULDER: (sertçe)Oraya geri gitmiyorsun. Oraya gitmene izin vermeyeceğim.

SCULLY: Neden bahsediyorsun?

MULDER: Bir gün sona ermeli, o gün bu gün.

SCULLY: Mulder...

MULDER: (sözünü keserek) Scully,anlamak zorundasın. Kaçırılanları alıyorlar. Sen de kaçırıldın. Seni kaybetmeyi... (Ona üzüntü ve anlam dolu bir yüzle bakıyor, sesi titriyor.) ...göze alamam.

(Scully yavaşça ona yaklaşıyor ve sıkıca birbirlerine sarılıyorlar.)

SCULLY: Yalnız gitmene izin vermeyeceğim.

-SAHNE 20-

(Oregon ormanları. Bir sonraki gün? Chevy Malibu LS marka araba park ediyor. Skinner bagajı açıyor, Mulder arabadan iniyor.)

SKINNER: Bu korktuğum pusu avı gibi gelmeye başlıyor.

(Mulder bagajdan bir sırt çantası alıyor ve ormana doğru yöneliyor. )

MULDER: Burda pusu filan yok, efendim.

SKINNER: Hey, biliyorsun, burda benim de kıçım tehlikede Ajan Mulder.

MULDER: Biliyorum.

(Mulder ormana doğru yürümeye başlıyor. Skinner etrafa bakınıyor , sonra da onu takip ediyor.)

-SAHNE 21-

(Skinner'ı ofisi. Scully ve Lone Gunmen hala dosyalara bakıyorlar. Scully bir tanesine endişeyle bakıyor.)

SCULLY: Bu olamaz.

FROHIKE: Neye bakıyorsun?

SCULLY: Tıbbi kayıtlara... Billy Miles ve Bellefleur, Oregon'daki bilinen diğer kaçırılanlar. Hepsi de anormal beyin faaliyeti geçirmişler.

BYERS: Elektro-ensefalitik travma.

SCULLY: Bu yılın başlarında Mulder'ın geçirdiğinin aynısı.

LANGLY: Anlamıyorum.

SCULLY: O ormanda bir şey vardı. Beni geri attı. Çünkü beni istemedi. Mulder kaçırılma tehlikesi olanın ben olduğumu sanıyor.

FROHIKE: O zaman tehlikede olan o.

(Scully zayıf ve yönünü şaşırmış görünüyor.)

FROHIKE: Scully?

(Scully bayılıyor. Lone Gunmen düşerken onu yakalıyor.)

LONE GUNMEN: Scully! Hey! İyi misin? Oh, Tanrım!..

(Sahne tekrar Mulder ve Skinner'a geçiyor. Mulder alanı saran kırmızı lazerlerden kurulu bir sistem kurmuş.)

SKINNER: Nasıl çalışıyor?

MULDER: Tam emin değilim efendim. Ama,...

(Elindeki aletlerden birini okuyor.)

MULDER: Bütçesel yönden, çok iyi göründüğümüzü söylerdim.

(Skinner bir lazeri kurmakla meşgul olurken, Mulder alanın ortasına geliyor. Lazerlerin hepsi görünmez bir şeye çarpıp kırmızı noktalar halinde son buluyorlar. Mulder temkinli bir şekilde elini bu görünmez şeye sokuyor. Eli inanılmaz bir hızda titremeye başlıyor. Yine aynı ses ve titreşimle.)

SKINNER: Ajan Mulder?

(Skinner başını kaldırıp bakıyor. Ortalıkta Mulder'dan hiçbir iz yok.)

SKINNER: Mulder!

(Mulder kıpırdamadan alanın ortasında duruyor. Arkasında Skinner, boğuk bir sesle onu çağırıyor.)

SKINNER: Mulder! Mulder...

(Mulder , çok beyaz bir ışığın hemen önünde duruyor. Işık çemberinin içinde Oregon'daki diğer kaçırılanlar var, Memur Ray Hoese, Teresa Hoese, Billy Miles ve diğerleri. Mulder bir an tereddüt ediyor, sonra çemberin içine adım atıyor. Onu içtenlikle karşılıyorlar. Mulder, yukardan gelen parlak ışığa bakıyor. Boynunda Scully'nin altın haçı var. Alien Bounty Hunter , ormandan emin adımlarla gelip çembere giriyor. O ve Mulder birbirlerine bakıyorlar, belki de ne yapmak üzere olduklarının farkına vararak. Beyaz ışık daha da parlak bir hal alıyor ve ekran tamamen beyaz oluyor.)

(Skinner'ın bakış açısından, gökyüzünden parlak bir ışık geliyor, sonra da Skinner'ın ne olduğunu anlayabileceği kadar parlaklığını kaybediyor. Işık, üçgen şeklindeki bir geminin merkezinden geliyor. gemi kendi ekseni etrafında dönüyor ve gece karanlığına doğru süzülerek yükseliyor ve kayboluyor. Skinner'ın yüzü korku ve dehşet içinde.)

SKINNER: Mulder...

-SAHNE 22-

(CSM'nin dairesi. Krycek ve Marita Covarrubias kapıyı çalıyorlar. Hemşire Greta onları içeri alıyor. CSM, harap bir halde pencereden dışarı bakıyor.)

CSM: Kaybettik demek ki. Belki siz hiçbir zaman başaramayacaksınız. Neyse... Zaman kısıtlı, sanırım.

(Krycek, CSM'yi odadan dışarı çıkarıyor. Hemşire Greta onu durdurmak için öne çıkıyor ama Marita Covarrubias ona engel oluyor. )

HEMŞİRE GRETA: Ne yapıyorsun?

KRYCEK: Şeytanı cehenneme geri gönderiyorum.

(Krycek CSM'yi merdivenlerin başına getiriyor.)

CSM: Mulder'a yaptığın gibi ve bana da... Tüm insanlığa yapıyorsun, Alex.

(Krycek bir an duruyor, sonra CSM'nin sandalyesini merdivenlerden aşağıya itiyor. CSM yuvarlanıyor. Merdivenin başında yerde hareketsiz yatıyor. Krycek ve Marita Covarrubias, merdivenlerden iniyorlar, CSM'nin üzerinden geçip gidiyorlar.)

-SAHNE 23-

(Skinner bir hastanede, Scully'nin odasına giriyor. Scully'nin yüzünde kara kara düşünen bir ifade var. Mavi bir hastane giysisi var üzerinde ve kolyesi yok. )

SKINNER: Ajan Scully.

SCULLY: Merhaba.

SKINNER: Merhaba. Nasıl hissediyorsun?

SCULLY: İyi hissediyorum. Sadece üzerimde birkaç test yapıyorlar.

SKINNER: Şey.. ımmm

(Skinner'ın yüzü acıyla buruşuyor. Söyleyemiyor. Scully de neredeyse ağlamak üzere.)

SCULLY: Duydum.

SKINNER: (sesi titreyerek) Onu kaybettim. Başka ne diyebilirim bilmiyorum. Onu kaybettim. Bana soracaklar .... ne gördün diye. Ve gördüğümü inkar edemem. Etmeyeceğim.

SCULLY: (ağlayarak) Onu bulacağız. Mecburum.

(Skinner ağlayarak başıyla onaylıyor ve kapıya doğru dönüyor. Fakat Scully daha sözünü bitirmemiş...)

SCULLY: Efendim, ımm. Size söylemem gereken başka bir şey daha var. Kendinize saklamanızı istediğim bir şey.

(Skinner sorar gibi bakıyor. Scully ağlamanın ya da gülmenin sınırında gibi, ama karar veremiyor.)

SCULLY: Benim için açıklaması zor. Ya da inanması ama...

(Bir sessizlik. Neşeden kaynaklanan içten, ufak bir gülümsemeyle karışık büyük bir acı.)

SCULLY: Ben hamileyim.

(Skinner ona bakakalıyor, dilini yutmuş gibi. Scully gülümsemeye çalışıyor ama gözyaşlarının arasından gülmeyle hıçkırık karışımı bir şey çıkıyor.)


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR