7x03 :: THE SIXTH EXTINCTION

 

[BIOGENESIS BÖLÜMÜNDEN SAHNELER GÖSTERİLİR]

ANONS: X Files’ın önceki bölümünde...

(Dr. Merkmallen, Afrika’daki Fildişi Sahili’nde gömülü olan, üstünde gizemli bir yazı olan bir el yazması bulur.)

SKINNER: (dış ses) Dr. Merkmallen ülkesinde birşey buldu. Bunun bir mesaj içerdiğini iddia etti.

(Dr. Merkmallen, Dr. Barnes ile konuşmaktadır.)

DR. MERKMALLEN: Size onun gücünden bahsetmiştim.

(Dr. Merkmallen, Afrika’da bu el yazmasını incelemektedir. El yazması birden odanın diğer tarafına uçar ve İncil’in içine girer.)

MULDER: Gerçek bir el yazması.

(Mulder, Scully ve Chuck Burks ile el yazmasının kabartmasına bakmaktadır. Gerçek el yazması da görülür.)

MULDER: Dr. Barnes'te şimdi bir tanesi var. Bu yüzden Solomon Merkmallen'ı öldürdü.

(MULDER bodrum katındaki koridorda acı içerisinde başını tutmaktadır. Scully endişelenmiştir.)

SCULLY: Mulder, ne oldu?

MULDER: Garip gelebilir, ama bence bu, o şey.

(Scully ve Dr. Harriman hücrenin içerisinde çığlık atan Mulder’a bakmaktadırlar.)

DR. HARRIMAN: Aşırı derecede anormal beyin aktivitesi var. Beyin aktiviteleri daha önce hiç görmediğimiz bölgelerde.

(Scully, Mulder’ın odasının önündeki koridorda Skinner ve Diana Fowley ile karşı karşıyadır.)

DIANA FOWLEY: Ona inanan tek kişi olduğumu söyledi.

SCULLY: Sen bir yalancısın.

(Scully, New Mexico’da iz sürmektedir. El yazmasının Yaradılış çevirisine bakar.)

SCULLY: Sizin dünyadışı dediğiniz el yazmasının üzerinde İncil'den bir pasaj mı vardı?

(Scully, Afrika’da sahildedir. El yazmasının kaynağını aramak için hazırlanmaktadır.)

MULDER: (dış ses) Bu demek oluyor ki; atalarımız dünyadışından. Yaratılışımız dünyadışı, onlar yüzünden buradayız, bizi buraya onlar gönderdi. Bilimin tüm gizemi, anlayamadığımız ya da açıklayamayacağımız herşey, Gizli Dosyalar'daki her şey. Hepsi onlara ait. Hepsi onlardan.

(Scully elini ıslak kumun içine sokar ve uzay gemisinin bir bölümünü ortaya çıkartır. Şaşkınlıkla ona bakar.)

 

SAHNE 1

FİLDİŞİ SAHİLİ, BATI AFRİKA

(Sahil. Gece. Scully yalnızdır. Bir çadırın içinde lambanın altında çalışmaktadır. Mulder’ı başta etkileyen el yazmasının kabartmasına bakmaktadır.)

SCULLY: (dış ses) Varolduğuna inanmadığım
bir şeyi aramaya geldim. Kendime rağmen üstünde durdum. Doğruluğunu savunduğum her şeye rağmen... Burada devam edebildiğim kadar edeceğim. Aklını yok ettiğini gördüğüm bu hastalık seni kuşatmaya devam ettiği sürece... Bu yaptığım keşif nedir? Bildiklerimle gördüklerim arasında nasıl bağ kurabilirim? Bunun benim bulmam için değil, senin, bunun ne olduğunu anlaman, görmezden gelinemeyecek bağlantıları kurman için varolduğunu hissediyorum. Benim açımdan tüm mantık ve nedenleri inkar eden bağlantılar. Elimde tuttuğum bu güç kaynağı...bu kabartma nedir? Bu sanıya el yazmasının yüzeyinden mi varıldı? Bu kabartmanın seni ele geçirmesini izledim, seni saran etkisine yenildiğini gördüm.

(Scully yorgun bir şekilde gözlüklerini çıkartır. Büyük bir böcek kabartmanın üstüne konar)

SCULLY: (dış ses) Şimdi, hastalığının bulmanı engellediği şeyi ortaya çıkarmak için çalışmalıyım. Her hastalığın kaynağında onun tedavisi de vardır.

(Scully ayağa kalkar ve lambayı söndürür. Böcekleri lamba çekiyor gibidir. Bunu yaptığında çadırın girişinde duran ve elinde bir şey tutmakta olan Afrikalının yansımasını görür. Arkasını döndüğünde ise adam kaybolmuştur.)

SCULLY: Kim var orada? Kim var orada?!

(Yanıt veren olmaz. Scully lambayı yeniden yakar. Eline büyük bir pala alır ve ne olup bittiğini ataştırmak için sahile gider. Böcekler, çadırın içindeki kağıtların üstünü kaplamışlardır. Dışarıda kimseyi bulamayınca çadıra geri döner. Ancak çadırın içinde dolaşan yüzlerce böcek karşısında korkuya kapılır. Lambayı söndürmeye başlar, ama sonra çığlık atarak ellerini sağa sola savurur. Böcekler etrafını sarmıştır. Lamba yere düşer.)

 

SAHNE 2

GEORGETOWN MEMORIAL HASTANESİ
WASHINGTON, DC

(Bir monitörden hücre içerisinde duran Mulder’ın cenin pozisyonu aldığı görülür. Dr. Harriman ve Skinner onu izlemektedir. Hüzünlü bir müzik vardır.)

DR. HARRIMAN: Son 36 saattir sessizdi. Ama uyumuyor. Geçici lobda daha önce hiç görmediğimiz bir aktivite var. Bu, beynin dinlenmesine ya da kendini kapatmasına
izin vermiyor, saldırganlığa neden oluyor. Bazen kendisine karşı oluyor.

SKINNER: Onu sakinleştiremiyor musunuz?

DR. HARRIMAN: Sakinleştirebiliyoruz. Onu kısa süreli de olsa sakinleştirip
psikiyatri bölümüne yatırdık. Testleri yapabilmemizin tek yolu buydu. Ama zaman içinde beyni ölecek.

(Skinner endişeli görünmektedir.)

(Kısa süre sonra. Dr. Harriman ve Skinner Mulder’ın hücresine girerken bir kapının kilidinin açıldığını duyarız.)

SKINNER: (Nazik bir şekilde) Ajan Mulder? (Yanıt yoktur. Skinner eğilir.) Ajan Mulder, beni duyabiliyor musun?

(Mulder kendisine bakar. Mulder’ın sağ elindeki parmaklardan ikisi sargılıdır.)

SKINNER: Kim olduğumu biliyor musun? Ben Skinner. Walter Skinner. (Dr. Harriman’a döner.) Onu buradan çıkartabilir miyiz? En azından biraz temiz hava alsa?

(Mulder birdenbire Skinner’ın üstüne atlar ve boğazını sıkar. Onu boğmaya başlar. Mulder’ın yüzü ifadesizdir – sakindir. Doktor Mulder’ı tutmaya çalışır.)

DR. HARRIMAN: Onu bırak! Nefes alamıyor!

(Mulder Skinner’ı yere iter. Hala boğazını tutmaktadır. Dr. Harriman odadan çıkar ve duvardaki alarm düğmesine basar. Mulder Skinner’ı hala yerde tutmaktadır.)

SKINNER: (Çok zor konuşmaktadır. Burnundan kan akar.) Mulder, bırak.
Sana zarar vermek istemiyorum.

(Dr Harriman iki hasta bakıcı ile birlikte odaya girer. Mulder’ı Skinner’ın üstünden kaldırırlar ve duvara iterler.)

HASTA BAKICI: Haydi. Bırak onu.

DR. HARRIMAN: Orada kalın, Bay Skinner.

SKINNER: Hayır, her şey yolunda. Sadece ayağa kalkmama izin verin.

(Skinner Mulder’a bakar. Mulder umutsuzca kendisine bakmaktadır. Skinner tek başına dışarıya çıkar ve kendisini toparlar. Kravatıyla gözlüklerini siler. Hasta bakıcılar kendisini tutmaya çalışırken Mulder’ın odada bağırdığını duyarız. Alarm çalmaya devam etmektedir.)

DR. HARRIMAN: (Sinirli sesi duyulur) Beş miligram haloperidol, IM! Onu yatağa bağlamanızı istiyorum.

HASTA BAKICI: (ses) Peki, efendim.

DR. HARRIMAN: (ses) Onu bütün gece kapalı tutalım.

(Skinner hala alarmı ve sesleri dinlerken göğüs cebine bakar ve Mulder’ın hastane giysisinden bir parça bulur. Kanla “Bana yardım et.” yazılmıştır. Dönüp Mulder’ın odasına bakar.)

 

 

SAHNE 3

FİLDİŞİ SAHİLİ, BATI AFRİKA

(Afrikalı adamlarla dolu olan iki kamyonet Scully’nin çadırının olduğu yere gelir. Kamyonetlerden inerler ve okyanustaki gömüye doğru koşarlar. Kamyonetin içindeki iki kişi sürücü ve Amina Ngebe bir Afrika aksanıyla konuşmaktadırlar. Adam çadırı işaret eder. Afrikalı bir kadın olan Amina Ngebe kamyonetten iner ve çadıra girer. Her yerde ölü böcekler vardır. Masanın üstünde, duvarlarda... Scully eşyalarını toplamaktadır ve birisini gördüğüne şaşırmış gibidir.)

AMINA NGEBE: (Çadırın içine bakar.) Tanrım. Burada ne oldu?

(Scully şüpheli bir şekilde kadına bakar.)

AMINA NGEBE: İngilizce konuştuğunuzu söylediler.

SCULLY: Ne istiyorsunuz?

AMINA NGEBE: Üzgünüm. Kim olduğumu merak ediyor olmalısınız.
Ben Amina Ngebe. Keşfinizi görmek için geldim.

SCULLY: Bunun hakkında kimseye hiçbir şey söylenmemesini istemiştim... aynı şekilde burada olduğumun da.

AMINA NGEBE: Evet. Pekala, bu hala bir sır, ama ne yazık ki oldukça iyi bilinen bir sır. Dr. Merkmallen buna "Afrika interneti" derdi. Nur içinde yatsın.

SCULLY: Dr. Merkmallen’i tanır mıydınız?

AMINA NGEBE: Ben de üniversitede bir biyoloji profesörüyüm. Ama, ancak çok bilgisi olan biri burada olan biteni açıklayabilirdi.

SCULLY: Dün gece ışığı açmış geç saatte çalışıyordum ve, şey, ortadan yok olan bir adam gördüm. Sonra birden etrafı sardılar.

AMINA NGEBE: (Çadıra bakar.) Dün gece başınıza geleni o adamlara söylememelisiniz. Kaybolan adamı, hiç birini.

SCULLY: Neden?

AMINA NGEBE: Onlar doğanın kinci olduğuna inanan animistlerdir. Bunun, bulduğunuz şeyi rahat bırakmaları için bir işaret olduğunu düşüneceklerdir. Kötü bir kehanet olduğunu.

SCULLY: Dışarıdaki geminin neden olduğu bir şey mi?

AMINA NGEBE: Eğer bu işe devam edeceksek, o adamlardan daha az yardımcı olacak olan Tanrı'nın neden olduğu bir şey.

(Dışarıda, adamlar geminin daha fazlasının ortaya çıkması için suyun içine girmiş çalışmaktadırlar. Adamlardan biri bağırmaya başlar.)

SUDAKİ ADAM (Alt yazılı olarak): Yardım edin... Bana yardım edin!

(Scully ve Amina Ngebe sesi duyunca çadırdan çıkarlar.)

SUDAKİ ADAM (Alt yazılı olarak): Su, kaynıyor!

(Acı çekiyormuş gibi suda çırpınır. Diğer adamlar sudan çıkarlar. Peşlerinde acı çeken adam da vardır. Adam sudan çıktığı sırada Scully ve Amina Ngebe su kenarına gelirler. İkinci ve üçüncü dereceden yanıkları vardır)

SCULLY: Onu kamyonete götürelim! Hastaneye gitmesi gerekiyor! Hastane!

(Diğer adamlar, yanmış olan adamı kamyonlardan birine götürürler.)

SCULLY: Tamam!

AMINA NGEBE: Görüyor musunuz? Bir başka uyarı.

(Scully rahatsız olmuştur. Yaralı adamın peşinden koşar.)


SAHNE 4

GEORGETOWN MEMORIAL HASTANESİ
23:32

(Skinner hastane koridorlarında yürümektedir. Mulder sıradan bir hastane odasında, ellerinden ve ayaklarından yatağa bağlanmıştır. Kıpırdamamaktadır, ama gergin görünmektedir. Çıplak ayakları kasılmıştır. Skinner sessizce içeriye girer ve kapıyı kapatır.)

SKINNER: Ajan Mulder. (Elinde kumaş parçasını tutmaktadır.) Sana yardım etmek istiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Fazla zamanım yok.

(Mulder bağlı olan sağ eliyle sabırsız bir şekilde yatağa vurur.)

SKINNER: Yazabilir misin?

(Mulder bunun mümkün olduğunu işaret edince Skinner bir kalem alır ve Mulder’ın eline verir. Avucunu açar. Mulder yavaşça yazmaya başlar. “K-R...” yazar, ama biz gerisini görmeyiz.)

 

SAHNE 5

(Gece. Scully’nin Afrika sahilindeki çadırı. Yatakta yatmış tavana bakmaktadır. Amina Ngebe yanındaki yatakta uyumaktadır.)

SCULLY: (dış ses) Burada başarısız olduğum her dakika benden uzaklaştığını hissediyorum. Burada göremediğim, gizli kalmış olan anlamlar neler? Eğer seni nasıl etkilediğini anlayabilirsem onun gücünü seni kurtarmak için nasıl kullanacağımı da bilirim.

(Bir aracın sesini duyar ve ışıklarını görürüz. Araç durur. Scully kalkar ve elinde palayla dışarı çıkar. Yavaşça kamyonete yaklaşır. Direksiyonda bir başka sürücü vardır.)

SCULLY: Ne var?

(Afrikalı sürücü dışarı çıkar ve yerel dilde konuşmaya başlar.)

SCULLY: Bakın, üzgünüm. Dilinizi bilmiyorum.

(Tekrar konuşur. Feneriyle okyanusu gösterir. Sonra gömünün olduğu yere doğru yürür.)

DR. BARNES: Belki de bir tercümana ihtiyacınız vardır?

(Scully sertçe döner ve Dr. Barnes’in kendisine baktığını görür. Pek aklı başında görünmemektedir. Bu, Dr. Merkmallen’i öldürdüğünden şüphe ettikleri adamdır. Scully kendisini savunmak amacıyla palayı kaldırır.)

SCULLY: Benden uzak dur!

DR. BARNES: Şoförümün önünde beni parçalayacak mısın? Söylenenlere göre zaten senden şüpheleniliyormuş.

SCULLY: Katil sensin!

AMINA NGEBE: (Çadırdan çıkar.) Kimin katili?

SCULLY: Dr. Merkmallen!

DR. BARNES: Ben kimseyi öldürmedim. Buradan başka bir yere gönderilmeyeceğim. Elimizde ne olduğunu biliyorum. Kıyıya gelen bu el yazmasının kaynağı dünya dışından.

SCULLY: Buna inanmıyorsun bile.

DR. BARNES: Sen de öyle, ama ikimiz de buradayız.

SCULLY: (Derin derin nefes alır.) Sadece ortağıma yardım etmek için buradayım.

DR. BARNES: Öyleyse bunu okumak için sana yardım etmeme izin ver. Hayatımı orada olanı aramakla geçirdim. Bu, teolojistlerin bin yıldır merak ettikleri
şeyin yanıtı. Herşeyin anahtarı...yaşamın kendisinin. Bildiklerim yüzünden Washington'daki adamlar tarafından çoktan tehdit edildim. Beni uzaklaştırırsan sırrın daha ne kadar gizli kalabilir?

(Suyun kenarında duran Dr. Barnes’in şöförü onlara kıyıya yaklaşmalarını işaret eder. Dr. Barnes şöförüne yerel dilde bir şeyler söylerken o, Amina Ngebe ve Scully kıyıya doğru koşarlar.)

SCULLY: (Dr. Barnes’e dönerek.) Nedir bu?

(Sürücünün fenerinin ışığıyla suyun kırmızı renk olduğunu görürüz.)

AMINA NGEBE: Bu bir kan denizi.

(Gömünün çevresindeki su kan kırmızısıdır. Karanlıkta bile görünmektedir.)
Scully endişeli gözlerle suya bakar.)

 

 

SAHNE 6

G CADDESİ
WASHINGTON, DC
6:06

(Washington, DC’deki sıradan bir binanın koridoru. Skinner, Mulder’ın “KRITSCHGAU” yazdığı eline bakar. 6 numaralı dairenin kapısını çalar. 5. sezonun başında gördüğümüz Michael Kritschgau kapıyı açar. Zincir hala yerindedir.)

SKINNER: Michael Kritschgau.

MICHAEL KRITSCHGAU: Saat sabahın 6'sı.

SKINNER: Bilmem beni hatırlar mısınız. Adım Skinner. Sizinle Fox Mulder hakkında konuşmak için geldim.

MICHAEL KRITSCHGAU: Evet, dinliyorum.

SKINNER: Durumu ciddi, Bay Kritschgau. Sizinle konuşması gerekiyor.

MICHAEL KRITSCHGAU: Ona söyleyecek bir şeyim yok.

(Michael Kritschgau kapıyı kapatmaya başlar, ama Skinner kapıyı açık tutar.)

MICHAEL KRITSCHGAU: Bilirsiniz, devletten maaşını aldığım bir işim vardı. Ve iki yıl önce Fox Mulder, kendisine bir iyilik yapmamı istedi. Sam Amcanın U.F.O. propagandasında düdüğü çalmamı... Ve tüm bunların bana sağladığı havalı bir adres.

SKINNER: Bakın, fazla zamanı yok.

MICHAEL KRITSCHGAU: Hey, ben doktor değilim. Onun için ne yapabileceğimi sanıyorsunuz?

SKINNER: Tek bildiğim sizinle konuşmak istediği.

(Daha sonra, Skinner ve Michael Kritschgau Mulder’ın hastanedeki odasına girerler. Mulder hala bağlıdır ve görünüşe göre komadadır. Gözleri açıktır. Monitörler Mulder’ın beyin aktivitelerini kaydetmektedirler.)

MICHAEL KRITSCHGAU: Beni tanıyabilecek mi?

SKINNER: Dürüst olmak gerekirse, bilmiyorum.

(Skinner, Mulder’ın başucuna gelir.)

SKINNER: Ajan Mulder?

(Monitörlerde beyin aktivitesi görülür, ama fiziksel bir tepki yoktur.)

SKINNER: Beyin fonksiyonu sürekli kırmızı çizgide. Onu monitörden izleyebilmek için "haloperidol" veriyorlar.

MICHAEL KRITSCHGAU: Haloperidol mü?

SKINNER: Saldırgan hale geliyor. İlaç verildiği zaman bile ne konuşuyor ne de uyuyor. Beyninin daha önce hiç görmedikleri bir kısmında sürekli bir hareket var.

MICHAEL KRITSCHGAU: Onun...

(Mulder’ın beyninde bir şeyler olduğunu gösteren monitörü gören Michael Kritschgau konuşmayı keser.)

SKINNER: Onun ne?

MICHAEL KRITSCHGAU: Size önceki akli durumu hakkında bir soru soracaktım, ama bunu sezdi. İkinci kez. Ajan Mulder?

(Monitörde yine bir hareketlilik görülür.)

SKINNER: Sesler duyduğunu iddia ediyordu.

MICHAEL KRITSCHGAU: Sanırım Ajan Mulder'ın neden beni görmek istediğini biliyorum. Ama bu, onun için bir şey yapabileceğim anlamına gelmiyor.

SKINNER: Ne oldu?

MICHAEL KRITSCHGAU: Sanırım sormadığım bir soruya... tepki verdi.

(Daha sonra, Skinner ve Michael Kritschgau Mulder’ı hastanenin laboratuar şeklinde olan, boş bir başka odasına götürürler. Tekerlekli sandalyede serum vardır ve Mulder tepki göstermemektedir.)

SKINNER: Onu diğer üniteden ne kadar zaman uzak tutabileceğimizi bilmiyorum.
Bunun sorumlusu olabiliriz.

MICHAEL KRITSCHGAU: Buraya gelmemi istediniz. Bunun sorumluluğunu almaya hazırlansanız iyi olur, Bay Skinner.

(Michael Kritschgau bir dolaba gider ve bir şırınga hazırlar.)

SKINNER: Ona iğne mi yapacaksınız?

MICHAEL KRITSCHGAU: Hayır. Siz yapacaksınız. Bin miligram "phenytoin".

SKINNER: Ona iğne yapmayacağım... Şimdi dğeil. Doktoruyla görüşene kadar da olmaz.

MICHAEL KRITSCHGAU: Ona yanlış tedavi uyguluyorlar.

SKINNER: Doktor değilsiniz.

MICHAEL KRITSCHGAU: Hayır, ama durumunu gördüm. Kime güvenmek istiyorsunuz?

SKINNER: Nerede gördünüz

MICHAEL KRITSCHGAU: Bir çalışmada. "Uzaktan görüş" adı verilen bir çeşit E.S.P.

SKINNER: Kimin çalışması?

MICHAEL KRITSCHGAU: Şirketin. C.I.A.'nin, Bay Skinner. Sıradışı özneler tutuklanır. Akılları, bedenlerinin dayanabileceğinden daha fazla çalışmaktadır. Sonuçta tamamen beyin haline gelirler. "Phenytoin", elektriksel dürtüleri
normal seviyeye çekebilen tek şeydir.

SKINNER: Ajan Mulder bunu biliyordu. Bu yüzden sizinle görüşmek istedi.

(Kritschgau başını sallar. Skinner hazırlanan dolu şırıngayı yavaşça Mulder’ın serumuna enjekte eder. Mulder anında rahatlar ve çevresinde olan biteni anlar hale gelir.)

MULDER: (Dişlerini gıcırdatarak, kısık bir sesle.) Geliyorlar.


SAHNE 7

(Hastane koridoru. Ajan Diana Fowley ve yoğun bakım hemşiresi hızla Mulder’ın odasına doğru yürümektedir.)

DIANA FOWLEY: Onu en son kim gördü?

YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Buraya bakıyorum.

DIANA FOWLEY: Buraya geliyorum, bir hastanın kayıp olduğunu görüyorum
ve bu konuda kimsenin bir bilgisi yok mu?

YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Daha yeni geldim. Üzgünüm. Fox Mulder, değil mi? Burada yatağa bağlandığı yazıyor. Ve yatağında yok mu?

DIANA FOWLEY: Hayır. Daha kaç kere söyleyebilirim?

(İki kadın odaya girerler ve Mulder’ın yatağında yattığını görürler. Skinner yanında durmaktadır.)

YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: (Diana’ya doğru.) İşte burada.

DIANA FOWLEY: (Sinirlenmiştir.) Geldiğimde burada değildi.

SKINNER: Hayır, onu koridorda bulduk. Onu yatağa yeni yatırdım.

YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Siz kimsiniz?

SKINNER: Onun patronuyum,... (Diana Fowley’e döner.) bayanın da.

YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Kendi kendine nasıl ayağa kalktığını ya da bu kadar bağı nasıl çözdüğünü bilmiyorum.

SKINNER: Umarım biri doktoru çağırıyor ve bu olay hakkında bir rapor tutuyordur.

YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ: Yataktan çıkmamalı.

SKINNER: Onunla kalacağım. Ajan Fowley, neden ona yardım edip edemeyeceğinize bakmıyorsunuz?

(Diana Fowley, Skinner’a dik dik bakar.)

SKINNER: Bu bir emirdir, Ajan Fowley.

(Diana Fowley kızgınlıkla yoğun bakım hemşiresini takip ederek odadan çıkar. Mulder yavaşça dudaklarını yalar, sonra Skinner’a bakar. Sesi kısıktır.)

MULDER: Biliyor.

SKINNER: Onun zihnini okuyabiliyor musun?

MULDER: Evet. Hızlı hareket etmeliyiz.

SKINNER: Doktor geliyor.

MULDER: Doktor istemiyorum. Bana Scully'yi getirin.

SKINNER: Nerede olduğunu bilmiyorum.

MULDER: Bakın, uzaklaştırıldığınızı biliyorum. Krycek'in sizi tehdit ettiğini, şantaj yaptığını biliyorum. Size güvenebileceğimi sanmıyorsunuz. Ama ihtiyacım olan kişi siz değilsiniz.

SKINNER: Öyleyse kim?

(Mulder konuşurken Michael Kritschgau odaya girer.)

MULDER: O. Kritschgau. Bunu kanıtlamasını isteyin.

MICHAEL KRITSCHGAU: Neyi kanıtlamasını?

MULDER: Buna neden olan şeyi.

MICHAEL KRITSCHGAU: Bu bir beyin anormalliği. Bu şekilde zihinleri okuyabiliyorsun.

MULDER: Buna neden olan şey dünya dışından. Bu yüzden doktorlarım bana yardım edemez.

MICHAEL KRITSCHGAU: Uzaylıllara inanmıyorum, Ajan Mulder. Sanırım bunu biliyorsunuzdur.

MULDER: Biliyorum. Bu yüzden size ihtiyacım var.

 

SAHNE 8

(Sahil. Gündüz. Scully çadırın içinde, yerde oturmuş, el yazmasının kabartmalarını bir yapboz parçaları gibi bir araya getirmektedir.)

SCULLY: (dış ses) Buradaki iş oldukça zahmetli. Yavaş ve can sıkıcı bir birleştirme. Buna göre üzeri, hem senin hem benim görmüş olduğumuz gibi, çapraşık sembollerle kaplı olan bu el yazması, şimdi anladığıma göre karmaşık bir iletişimin bir parçası. Dr. Barnes bazı sembolleri, eski Navajo alfabesini kullanarak harflere dönüştürdü. Ve burada olanlardan bazılarını ortaya çıkarmaya yardım etmiş olsa da, daha büyük bir şaşkınlığa da neden oldu. El yazmasının üst kısmında insan genetiğini tarif eden kelimeler buldum. (kağıdın üstüne dört temel nükleotidin adını yazar: sitozin, guanin, ademin, timin) El yazmasının alt kısmını okumak daha fazla çaba gerektirdi. Çalışanlarımız açıklayamayacağım bir
fenomen tarafından ürkütülüp kaçırıldı. Bir kan denizi, sürü halindeki böcekler. Ama bulduğumuz az miktardaki şey hayret vericiydi. Hristiyan İncil'inden, Pagan dinlerinden, eski Sümer dilinden pasajlar. Bilim ve mistisizmin birleşimi. Ama kelimelerin de ötesinde bir şekilde güçleri vardı. İşi bırakmam için aldığım uyarıları dikkate almadım. Yanıtları bulmaya kararlıydım. Sadece buradaki sırrımızın uzun süre böyle kalmayacağından ve çok geç kalmış olabileceğimden korktum.

(Dışarıda, Dr. Barnes elinde bir çantayla yavaş yavaş çadıra doğru yürümektedir. Amina Ngebe gelir. Dr. Barnes’e bakar ve elindeki kağıtlarla çabucak çadıra girer.)

AMINA NGEBE: Size göstereceğim bir şey var. Yapbozun daha fazla parçası. Buna inanamamıştım. Bunu kafamda yarattığımı sanıyordum. Bunun doğru olmayabileceğini.

SCULLY: Ne?

AMINA NGEBE: Bunlar. Sembollerin anlamı Kur'an'dan bir pasajdı. Quyama...
Ahiret günü. (büyülenmiştir) Bir uzay aracında, Muhammed peygamberin öğretileri mi?

SCULLY: Daha fazlasını da buldum.

(Scully, Amina Ngebe’yi birleştirmekte olduğu kabartmaların olduğu yere götürür.)

SCULLY: Yirmi dört tane pano. Her insan kromozomu için birer tane. Bir harita.
Belki de tüm genetik yapımızın bir haritası. (Şaşkınlıkla içini çeker) Bütün bir insan genomu. Bu sanki... sanatın en güzel, en çapraşık çalışması.

AMINA NGEBE: (Scully’ye katılmaktadır.) Bu Tanrı'nın sözü.

DR. BARNES: (Elinde bir çuvalla çadıra girer.) Yanılıyorsunuz. Tanrı yoktur. (Elindekini masanın altına koyar.) Suyun içinde olan şey, sadece bizim "Tanrı" dediğimiz şeydir. "Yaradılış" dediğimiz şey. Eski, ilkel çorbayı pişiren ateşi yakan kıvılcım. Cansızdan canlı yaratmak. Bizi yaratmak.

AMINA NGEBE: Bence başına güneş geçti.

DR. BARNES: Güneş mi geçti? Kendimdeyim. Çünkü bugün, her şeyi anladım. Başlangıç ve son, alpha ve omega ve aralarındaki her şey. Hepsi yazılmıştı,
ama bu sözcük dünya dışıydı.

SCULLY: Hastasınız, Dr. Barnes. Sakinleşmelisiniz. Uzanın.

(Dr. Barnes Scully’nin palasını alır ve tehditkar bir şekilde tutar.)

DR. BARNES: Bunu sahiplenebileceğini mi sanıyorsun? Bu benim keşfim.

SCULLY: Sadece arkadaşıma yardım etmek için buradayım.

DR. BARNES: Ona yardım edemezsin. Bunu okuyarak zamanını harcıyorsun.

SCULLY: Bir gücü var.

DR. BARNES: Onun kendisi güç... asıl güç. Arkadaşın çok yaklaştı.

(Çadırın girişe yakın olan köşesine gider ve oturur.)

DR. BARNES: Benden önce kimse buradan ayrılamaz.

(Scully ve Amina Ngebe sinirli bir şekilde ona bakarlar.)

 

SAHNE 9

(Mulder’ın hastanedeki odası. Skinner ve Mulder, arkaları Mulder’a dönük olan, ancak yine de Mulder’ın ulaşabileceği mesafede bulunan üç küçük monitör kurmuşlardır. Her birinde aralarında bir uzay gemisinin de olduğu birkaç farklı resim düzenli olmayan bir sırayla gösterilmektedir.)

MICHAEL KRITSCHGAU: Uzaktan görüş yeteneklerini test etmek için bunu oluşturduk. Kart hilesi gibi bir şey. Uçan gemi görüntüsü ortaya çıktığında ya da sen ortaya çıktığını sandığında ekrana hafifçe vurursun. Tamam mı?

MULDER: (Bir espri yapmaya çalışır.) Kimi arayacaksınız?

(Michael Kritschgau işaret verir ve Mulder monitörlere hafifçe dokunmaya başlar. Birkaç kere uçan geminin göründüğü doğru monitöre vurur.)

MULDER: Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi. Şimdi.

MICHAEL KRITSCHGAU: (Hayal kırıklığına uğramıştır.) Tamam, Ajan Mulder. Güzel. Neredeyse yüzde 5 doğruluğa sahipsiniz.

SKINNER: Bunun düşük olduğunu sanıyorum.

MICHAEL KRITSCHGAU: Evet. C.I.A.'de, bu yeteneğin en üst derecesi yüzde 20'ydi. Yüzde 25 olağanüsüydü.

MULDER: Ama bunları kafamın içinde görüyorum.

SKINNER: Onun yeteneğini önceden görmüştünüz. Buna dikkati çeken sizdiniz.

MICHAEL KRITSCHGAU: Testlerimiz bazı insanların kesinlikle psişik yeteneği olduğunu gösterdi. E.S.P., kahinlik, uzaktan görüş gibi. Ama bu asla uzaylıların bir niteliği olmamıştı.

MULDER: İnanmak istemiyorsun. Yeterince iyi bakmıyorsun.

(Michael Kritschgau monitörleri kapatmak için uzanır, ama Skinner onu durdurur.)

SKINNER: Bir kez daha, daha hızlı.

(Michael Kritschgau istemeyerek testi yeniden başlatır. Bu defa görüntüler hızlanmaktadır. Mulder olağan üstü bir başarıyla hızlı bir şekilde monitörlere vurmaya başlar.)

MICHAEL KRITSCHGAU: Görüntülerden önde gidiyor. Onları seziyor.

 

 

SAHNE 10

(Scully’nin Afrika’daki çadırı. Gece. Scully ve Amina Ngebe uyanık olarak yataklarında yatmaktadırlar. Elinde hala palayı tutmakta olan Dr. Barnes köşede nöbet tutmaktadır. Birden çadırın içindeki her şey sallanmaya başlar. Yakında bir yerde bir deprem olmuş gibidir. Masanın üstündeki bardaklar şıngırdar. Dr. Barnes şaşkınlıkla yanında getirdiği çuvala bakar. İçinde bir şey hareket etmektedir. Dışarıya çırpınmakta olan birkaç balık çıkartır.)

DR. BARNES: Geri geldiler! Ölmüşlerdi! Yeniden canlandılar! Gemi...onları yeniden canlandırdı!

(Dr. Barnes arkasını döner. Scully o sırada kendisine bir sandalyeyle vurur. O ve Amina Ngebe kamyonete doğru koşarlar. Amina Ngebe motoru çalıştırır ve çabucak oradan ayrılırlar.)

SCULLY: Polise gitmeliyiz.

AMINA NGEBE: Oraya gidiyorum. Bu, Abidjan'a giden yol.

(Scully, yolun ilerisinde Afrikalı bir adam olduğunu görür.)

SCULLY: Dur!

(Amina Ngebe frene bastığında tekerlekler ses çıkarır ve dururlar. Scully yeniden baktığında Afrikalı adam orada değildir.)

SCULLY: Bu oydu! Çadırda gördüğüm adamdı...yoldaydı.

(Scully dönüp arkalarındaki yola bakar. Sona Amina Ngebe’ye döner. Ama kadının olduğu yerde Afrikalı adam oturmakta ve kendisine bakmaktadır.)

AFRİKALI ADAM: Bazı gerçekler sana göre değil.

(Uzanır ve alnına dokunur. Scully donmuş bir şekilde hareket etmeden yerinde oturmaktadır. Birden Afrikalı adam yeniden Amina Ngebe olur. Scully’nin alnına dokunmaktadır. Scully ona bakar.)

AMINA NGEBE: İyi misin?

(Scully hızlı bir nefes alır.)

SCULLY: Oh, Tanrım. Ne yapıyorsun?

AMINA NGEBE: Buz gibiydin. Hala hayatta olup olmadığına bakıyordum.

SCULLY: Sana ne oldu?

AMINA NGEBE: Bana mı?

SCULLY: Frene bastın. Bir adam vardı.

AMINA NGEBE: Doğru... yolda.

SCULLY: Hayır. Tam oradaydı, oturduğun yerde oturuyordu.

AMINA NGEBE: Adamlar haklıydı. Bu kötü bir işaret. Bırakmak için bir işaret.

(Amina Ngebe motoru çalıştırır ve yeniden arabayı sürmeye başlar.)

SCULLY: Geri dönelim.

AMINA NGEBE: Sahile geri dönmem.

SCULLY: Hayır. Eve gidiyorum.

 

SAHNE 11

(Mulder’ın hastanedeki odası. Mulder boşluğa bakmaktadır. Skinner da odadadır.)

SKINNER: Ajan Mulder. (Mulder’ın yüzünü ellerinin arasına alır.) Ajan Mulder, beni duyup duymadığını bilmiyorum, ama seni buradan çıkarmaya çalışacağız.
try to get you out of here.

(Skinner bağları açmaya başlar.)

MICHAEL KRITSCHGAU: (Çabucak içeriye girer.) Hemşire beş dakika sonra gelecek. Harekete geçmeliyiz.

SKINNER: Gidecek durumda olduğunu sanmıyorum.

MICHAEL KRITSCHGAU: (Bir şırınga hazırlar.) Ona yüksek dozda vereceğim. Belki ayağa kaldırabiliriz. (Skinner Kritschgau’nun elindeki Phenytoin şişesini alır.) Ne yapıyorsunuz?

SKINNER: Ne yaptığını biliyorum.

MICHAEL KRITSCHGAU: (Kendisini savunur.) Ona yardım etmeye çalışıyorum.

SKINNER: Bu, onun hakkında değil. Bu, senin hakkında. Hayatını berbat etmeye
çalıştığı için hükümetten alacağın intikam hakkında.

MICHAEL KRITSCHGAU: Mulder'ın uzun süredir bildiği şeyi korumak adına yok edildim. Şimdi kanıt olan kendisi. O bir Gizli Dosya.

SKINNER: Ona uyuşturucu yüklemesi yapmaya devam edemeyiz. Bu, çok ileriye gitti!

MICHAEL KRITSCHGAU: Ne kadar ileri gitmeliydi? Mulder ne kadar ileri giderdi?!

(Skinner söylediklerini düşünür. Mulder’a bakar. Sonra ilacı tekrar adama uzatır. Monitörlerden ses çıkar. Michael Kritschgau, Mulder’a ilacı enjekte ederken Diana Fowley yanında bir doktor ve hemşireyle birlikte odaya girer. Monitörler daha fazla ses çıkartmaya başlar.)

DR. HARRIMAN: Hey, burada ne oluyor?

DIANA FOWLEY: (Michael Kritschgau’ya dönerek) Ellerinizi göreyim. Eller!

(Michael Kritschgau boş olan ellerini kaldırır.)

DIANA FOWLEY: Uzaklaşın.

SKINNER: Ajan Fowley, ne yaptığını sanıyorsun?

DIANA FOWLEY: Ne mi yapıyorum? Siz bununla ne yapıyorsunuz, efendim? (Yatağın üstünde duran kullanılmış şırıngayı alır. Michael Kritschgau’ya döner.) Duvara dönmenizi istiyorum. Duydunuz mu? Duvara dönün!

SKINNER: Açıklamama izin ver.

DR. HARRIMAN: Bu adama ne verildi? Şırıngada ne vardı?

DIANA FOWLEY: (Okur.) Phenytoin.

SKINNER: Ne işe yaradığını açıklamama izin ver.

DR. HARRIMAN: Ona ne kadar verdiniz? Dozu ne kadardı?

SKINNER: Bunu neden yaptığımızı söylememe izin ver.

(Mulder’ın bağlı olduğu tıbbi cihazlar hızla ses çıkartmaya başlar. Hastane görevlileri, Skinner ve Diana Fowley onu tutmaya çalışırlar.)

DR. HARRIMAN: Nöbet geçirecek! Başına dikkat edin! Bay Mulder? Tutun. Tutun.

 

SAHNE 12

(Sahil. Afrika. Gündüz. Dr. Barnes’in şöförü çadırın içinde Dr. Barnes’i aramaktadır.)

DR. BARNES'İN ŞÖFÖRÜ: Dr. Barnes... (Kendi yerel dilinde bir şeyler söyler.) ...Dr. Barnes. Dr. Barnes?

(Dr. Barnes'in şöförü arkasını döner ve elinde palayı tutan Dr. Barnes’i görür.)

DR. BARNES: Çok üzgünüm.

(Dr. Barnes'in şöförü Dr. Barnes palayı ensesine vurduğunda çığlık atar ve hemen ölür. Bir sürü kan vardır. Dr. Barnes adamı çadırın kenarına sürükler.)

 

SAHNE 13

(Mulder’ın hastanedeki odası. Hala bağlıdır. Diana Fowley yatağının yanında durmaktadır.)

DIANA FOWLEY: Sana ne olduğunu biliyorum. Ne acılar çektiğini biliyorum. Arkama yaslanmış izliyordum. Bildiğini biliyorum. Beni tanıdığını biliyorum. Bağlılığımın sadece sana değil, küçümsediğin adama da olduğunu. Kendine ait nedenlerin var. Ama eğer bana bakarsan, benim de kendime göre nedenlerim olduğunu görürsün. (Yanağına dokunur.) Fox... Fox, seni seviyorum. Uzun zamandır seviyordum. Bunu sen de biliyorsun. Ve ölmene izin vermeyeceğim... Ne olduğunu kanıtlamak için... İçindekini kanıtlamak için. Bunu kanıtlamaya gerek yok. Uzun süredir biliniyordu. Artık birlikte olabiliriz. (Alnını öper, arkasını döner ve odadan çıkar.)

(Diana Fowley’in monoloğu süresince Mulder, komadaymış gibi yatmaya devam etmiştir. Ama odadan ayrılıp kapı kapandığında gözleriyle onu izler. Kendisine anlattıklarını düşünmektedir.)

 

SAHNE 14

DULLES ULUSLAR ARASI HAVAALANI
9:25

(Uçak iner. FBI Binası’na geçiş yapılır. İnsanlar hala Afrika’da giydiği giysileri giymekte olan Scully’nin yolundan çekilirler. Kararlı bir şekilde yürümektedir. Asansörden iner ve kapıyı bile çalmadan Skinner’ın ofisine girer.)

SCULLY: O nerede? Hala hastanede mi?

SKINNER: Nerelerdeydin?

SCULLY: Hala Georgetown Memorial'de mi?

SKINNER: Ona ulaşamazsın.

SCULLY: Nerede olduğunu biliyor musunuz bilmiyor musunuz?

SKINNER: Nörolojik psikiyatri bölümünde, ama durumu iyi değil, Ajan Scully.

(Scully dışarı çıkmaya hazırlanır.)

SKINNER: Ajan Scully!

SCULLY: 22 saattir uçaktaydım. Onu görmeliyim.

SKINNER: Öyleyse, bölüme geçmeyi başarabilirsen ne göreceğini bilmen gerekiyor.
Bazı sorunlar çıktı.

SCULLY: Ne tür bir sorun?

SKINNER: Bu işe Kritschgau'yu da karıştırdım.

SCULLY: Kritschgau mu?

SKINNER: Uzun hikaye, ama sonu kötü oldu. Mulder'ı güvenlik altına aldılar. Tüm sorumluluğu üstüme aldım.

SCULLY: Neyin sorumluluğunu?

SKINNER: İletişim bile kuramıyor, Ajan Scully. Onu tedavi etmeyecekler, çünkü sorunun ne olduğunu bilmiyorlar! Öldüğünü söylediler. Bir şeyler yapmalıydım.

SCULLY: Ölmüyor.

SKINNER: Üzgünüm, ama bu doğru.

SCULLY: (Sakin ve kararlı bir şekilde.) Ölmüyor. Daha önce hiç olmadığı kadar hayatta. Bedeninin dayanamayacağı kadar hayatta. Ve bunun nedeninin kaynağı dünya dışı olabilir.

SKINNER: Biliyorum. Ama bu konuda bir şey yapılamaz.

(Scully yeniden gitmeye hazırlanır.)

SKINNER: İçeri girmene izin vermeyecekler.

SCULLY: Ortağı olarak belki... ama doktoru olarak değil.

(Arkasını döner ve ofisten çıkar.)

 

SAHNE 15

(Afrika. Gece. Dışarıda bir ateşin kalıntıları vardır. Bir başka deprem olur. Dr. Barnes kağıtları ortadan kaldırmaktadır. Şöförünün cesedinin olduğu yere bakar, ancak ceset yerinde yoktur. Geride sadece bir kan gölü kalmıştır. Sinirli bir şekilde etrafına bakar.)

DR. BARNES: (Şaşkınlıkla) Yaşıyor! Yeniden yaşama döndü. Yüce Tanrım!

(Dr. Barnes lambayı alır ve sahile gider.)

DR. BARNES: Merhaba?

(Dr. Barnes kıyıya giden ayak izleri görür. Gülümser ve gemiye doğru koşmaya başlar. Derin bir nefes alır, arkasını döner ve arkasında dirilmiş olan şöförünü görür. Gözleri bembeyazdır ve gömleğinin üstü kan içindedir. Şöför kendisine palayı savurunca Dr. Barnes bağırır. Ölü olarak yere düşer.)

 

SAHNE 16

(Mulder’ın hastane odası. Mulder görmeyen gözlerle ileriye bakmaktadır. Kafasının içinde duyduğumuz bir sürü sesin içerisinde bir ses oldukça net gelmektedir. Sanki uzaktan bir ses gibidir. Mulder başını yavaşça sesin geldiği yöne doğru çevirir.)

SCULLY (sesi): Lütfen. Onu görmeliyim. Size yalvarıyorum, lütfen. Teşekkürler.

(Scully’nin Mulder’ın kapısının önünde durmuş Dr. Harriman ve iki güvenlik görevlisiyle konuşmakta olduğunu görürüz. Geçmesine izin verirler. Scully kağıyı kapatır ve Mulder’ın yatağına yaklaşır.)

SCULLY: (Nazikçe) Mulder, benim. Beni duyabildiğini biliyorum. Bana bir işaret verebilirsen. (Tepki yoktur.) Nerede olduğumu, ne bulduğumu bilmeni istiyorum. Eğer bunu bilirsen, dayanmanın bir yolunu bulabilirsin. (Fısıldar) Dayanman gerek. Bir anahtar buldum... Bugüne kadar sorulmuş tüm soruların anahtarını. Bu bir yapboz. (Sesi çatlamaya başlar.) Ama parçaları bizim birleştirmemiz gerekiyor. Ve eğer dayanabilirsen seni kurtarabileceklerini biliyorum. (Mulder’a yalvarırken ağlamak üzeredir. Elini sıkıca tutar. İfadesiz yüzüne bakar.) Mulder... lütfen. Dayan.

 

SAHNE 17

(Afrika. Gündüz. Amina Ngebe yanında birkaç polisle birlikte gelmiştir. Sahilde Dr. Barnes’in cesedini bulurlar. Amina Ngebe okyanusa doğru bakar. Kumlar içinde gömülü olan gemi gitmiştir.)

[DEVAM EDECEK...]



TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.



Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR