6x15 :: MONDAY

< TEASER >

( 8. caddedeki Cradock Marine Bankasının dışında. SWATlar polis kordonunun arkasında yerlerini alıyorlardı. Bir kadın, Pam, caddede durmuş olan biteni seyrediyordu. 20'li yaşlarının sonundaydı. Çok üzgün ve yorgun görünüyordu. Skinner polis kordonunun altından geçti ve koşarak Teğmen Kraskow'un yanına geldi. )

SKİNNER: Buranın sorumlusu siz misiniz?

TEĞMEN KRASKOW: Teğmen Kraskow. İşi büro mu devralıyor?

SKİNNER: Size verebileceğim her türlü yardıma hazırım, ama burada oluşumun nedeni bu değil. Bana ne söyleyebilirsiniz?

TEĞMEN KRASKOW: Alarm 30 dakika önce verildi. İçeride tek bir soyguncu olduğunu sanıyoruz. Büyük ihtimalle elinde silah var. Kesinlikle bir profesyonel değil yoksa çoktan buradan ayrılmış olurdu. 20 dakika kadar önce tek el ateş edildi. Perdeler kapalı, ama yerde birinin olduğunu sanıyoruz. Ama buraya olayı devralmak için gelmediniz mi?

SKİNNER: Ajanlarımdan iki tanesi içeride olabilir.

( Pam onlara doğru koştu, ama bir polis tarafından durduruldu. )

PAM: Skinner! Skinner!

POLİS: Burada kalın.

SKİNNER: Sizi tanıyor muyum?

PAM: Durdur şunu. Olmasına izin verme!

( Bankanın içinde. Scully yerde oturuyordu ve Mulder'ın kafası kucağındaydı. Mulder'ın göğsündeki kurşun yarası çok kötü kanıyordu. Scully gözyaşlarını zor tutarak elini yaranın üstünde tutuyordu. Diğer müşteriler ve görevliler de yerdeydi. Scully Mulder'ın yüzünü tutup kendilerini rehin tutan adama döndü. Bernard kendilerine bakıyor ve hızlı hızlı soluyordu. Kararlı bir insan değildi. Göğsüne bağlanmış bir sürü patlayıcı vardı. Baş parmağı patlayıcıları harekete geçirecek olan düğmenin üzerindeydi. )

SCULLY: ( Ümitsizce. ) Biliyorsun, burada patron sensin. Böyle bitmesi gerekmiyor.

( SWATlar ön kapıdan içeri girdiler. )

BERNARD: Evet, gerekiyor.

SCULLY: ( Bağırarak. ) Haaaaaaayyyyyyııııııııııırrrrrrrrrr!!!!!

( Bernard patlayıcıların düğmesine uzandı. Kamera geniş açıdan binanın patladığını gösterdi. Skinner havaya uçan binadan gelen parçalardan korunmak için polis karavanlarından birinin arkasına saklandı. Etrafı kaplayan duman bulutundan sonra ekran karardı. )

< JENERİK >

< 1. SAHNE >

( Mulder'ın apartmanının koridoru. Gazeteci çocuk Mulder'ın gazetesini hızla Mulder'ın kapısına attı. Mulder birdenbire uyandı. Su yatağının üstünde yüzüstü yatıyordu. Bir an için kıpırdamadı ve birşeylerin ters gittiğini farketti. Yatağın üstündeki aynadan Mulder'ın doğrulduğu ve ayaklarını yatağın kenarından sarkıttığı görüldü. Ayaklarını yere koyduğunda bütün halısının su içinde kaldığı görüldü. Yatağın örtüsünü kaldırdı ve yataktan büyük bir güçle su fışkırmaya başladı. )

MULDER: Seni gidi ... ( "Lanet olsun" a benzer birşeyler mırıldandı. )

( Çalışmayan elektronik saatine baktı. Saati alıp başucundaki sehpaya çarptı, ama hiçbir şey olmadı. Baş ucundaki sehpayı duvardan uzaklaştırdı ve suyun bir bölümünün prize doğru aktığını gördü. Bıkkın bir şekilde prizi yerinden çıkardı. Daha sonra cep telefonuna uzandı, ama onu da yanlışlıkla yere düşürdü. İçini çekip telefonu yerden aldı. Telefon çalışmıyordu. Suyu boşalttı. )

MULDER: ( Bezgin bir şekilde. ) Evet... Evet.

( Saatine baktı. Saati günü pazartesi, saati ise 7:16'yı 9 saniye geçe olarak gösteriyordu. Yavaşça küfrederek yataktan kalktı ve spor ayakkabılarının üstüne basarak yatak odasından çıktı. Telefon çaldı. Cep telefonunu oturma odasında yere fırlattı. Mutfağa gidip küçük bir kap aldı ve yatak odasına geri döndü. Ancak ayağı spor ayakkabılarına takıldı ve yüzüstü yere düştü. Sürüne sürüne telefonun yanına kadar gitti ve telefona cevap verdi. Kabı suyu içine akıtabileceği şekilde yerleştirdi. )

MULDER: ( Telefonda. ) Alo? ... Aşağıya kadar geliyor mu? .... Ah! ....Su yatağım. Lanet su yatağım delinmiş. .... Su yatağımın olmaması gerektiğini biliyorum. .... Ne söyleyeceğimi bilmiyorum. .... Sanırım bu bir hediyeydi. .... Pekala.

( Telefonu kapattı ve parmağını yataktaki deliğin üstüne koydu. Su ilk başta kesildi, ancak fazla geçmeden yeniden sızmaya başladı. Mulder parmağını delikten çektiğinde su daha önce olduğundan daha fazla fışkırıyordu. Kabı deliğin üzerine kapatmayı denedi, ama başarılı olamayınca deliğe nefretle baktı ve kabın alt tarafını deliğin üstüne bastırdı. )

< FBI GENEL MERKEZİ, WASHİNGTON, D.C. >

( Gizli Dosyalar ofisi. Mulder masasında oturmuş kendisine gelen ödeme zarfını açıyordu. Zarf:

FOX WILLIAM MULDER

2630 HEGAL PL #42

ALEXANDRIA, VA 23242 adresine gönderilmişti. Mulder çeki onayladı. Scully içeri girdi. )

MULDER: Biliyorum. Toplantıyı kaçırdım.

SCULLY: Toplantıyı kaçırmadın. İmkansız biçimde geç kaldın. Hala devam ediyor.

MULDER: Sen burada ne yapıyorsun?

SCULLY: Kısa bir ara verdik ve ben de sana bakmaya geldim. Burada ne yapıyorsun, Mulder?

MULDER: ( Alaylı bir şekilde. ) Hayatımın en berbat gününü geçiriyorum. Zip a dee doo dah diye şarkı söylememe az kaldı. Şey..su yatağım delindi ve çalar saatimi bozdu. ( Scully şaşırarak Mulder'a baktı. ) Cep telefonum ıslandı ve eğer aidatımı ödemezsem ev sahibime zararı karşılaması için yazdığım çek bir işe yaramayacak. Sen de hiç böyle günlerden birini yaşadın mı, Scully?

( Mulder kapıya doğru ilerledi. )

SCULLY: Burada çalışmaya başladığımdan beri mi? Evet. Sen ne zaman su yatağı aldın Mulder?

( Mulder kapıda durdu ve bir an düşündü. Scully soru sorarcasına Mulder'a baktı. Mulder soruyu duymamazlıktan geldi. Çok komik bir sahneydi. )

MULDER: Banka sadece caddenin aşağısında. 10 dakika sonra dönerim. Beni idare edersin, değil mi?

( Mulder ayrıldı. )

SCULLY: ( Kendi kendine. ) Ne zaman yapmadım ki?

( E caddesi ile 8. caddenin kesiştiği köşede. Bankanın dışında. Bernard'ın kullandığı ve Pam'in de yolcu koltuğunda oturduğu çirkin bir araba bankanın karşısında durdu. Diğer arabalar sabırsızca korna çalıyorlardı. )

SÜRÜCÜ: Pislik!

BERNARD: Öyle mi? Sen de biraz ister misin? ( Pam'e bakarak. ) İyi miyiz? Pam?

PAM: Git işini gör.

BERNARD: ( Sinirli bir şekilde. ) Evet. Birşey almak için gitmek zorundayım. Büyük birşey değil.

PAM: ( Ona bakmayarak. ) Doğru, Bernard. Büyük birşey değil.

BERNARD: 10 dakika sonra döneceğim. Burda bekle beni.

( Bernard arabadan öyle bir zamanda çıktı ki neredeyse bir bisikletli kendisine çarpacaktı. Pam aralarında geçen konuşmayı ağzını oynatarak tekrarladı. )

BİSİKLETLİ: Hey dostum, bir dahaki sefere dikkat etmelisin!

BERNARD: Sen dikkat et!

( Bernard bankaya girdi. Pam Mulder'ın yaklaştığını gördü. )

PAM: ( Üzgünce. ) Tam zamanında. Zavallı adam.

( Mulder arabanın içinde oturan Pam'e bir an baktı, sonra yürüyüp bankaya girdi. Pam şaşırmıştı. )

PAM: ( Kendi kendine. ) Bunu daha önce hiç yapmamıştın.

( Mulder bankanın içinde uzun bir sıraya girdi. Saatine bakıp sabırsızca ayağını yere vurmaya ve kendi kendine "Hadi, hadi" diye mırıldanmaya başladı. İçerideki masalardan birinde Bernard bir mektubun üstüne şunları yazıyordu: "Bu bir soygundur.." )

( Skinner'ın ofisi. Scully cehennemdeydi. O, Skinner ve kendilerinden başka iki ajan daha oturmuş Ajan Arnold'ın verdiği raporu dinliyorlardı. Arnold inanılmaz derecede sıkıcıydı. Scully'nin yanındaki sandalye dikkat çekici şekilde boş olarak durmaktaydı. )

AJAN ARNOLD: Şimdi, bu demek oluyor ki bu akımlar gelecek yıl da devam edecek. Adalet Bakalığının başka bir tahmini de cinayetlerin Tanner'ın raporundaki gibi %1.5 değil de %2-3 artabileceği yönünde. Adalet Bakanlığının son raporunda belirttiği olayları çözme metodlarında hala bir görüş birliğine varılamadı. Ama her şekilde tahmin edilen bu suç işleme akımının gelecek sene de artacağı biliniyor.

SKİNNER: Önceden bilinemeyen gelecek. Bu bizi ajan Mulder'a götürüyor. Kendisi bize raporunu verme inceliğinde bulunacak mı yoksa bulunmayacak mı?

( Skinner, sandalyesinden kalkıp odayı terkeden Scully'ye anlamlı bir şekilde baktı. )

( Cradock Marine Bankasının içinde. Mulder hala tam tokatlık bir kadının arkasında, sırada bekliyordu. Sabırsızca saatini kontrol etti. )

BANKA MEMURU: Sıradaki, lütfen.

MÜŞTERİ: Bazı alım-satım işlerim vardı.

( Mulder saatini kontrol etti. Bernard'ın yazmayı bitirdiği notta "Bu bir soygundur. Parayı çantaya koy. Alarm yok." yazıyordu. Notu sinirli bir şekilde buruşturdu ve bir an derin bir nefes aldı. Terliyordu. Daha sonra yavaş çekimde arkasını döndü ve silahını müşterilere doğrulttu. )

BERNARD: ( Bağırarak. ) Müşteriler, yere yatın! Bunun ne olduğunu biliyorsunuz!

TOKATLIK KADIN: ( İsterik bir şekilde. ) Tanrım!

BERNARD: Sen! Yere yat!

TOKATLIK KADIN: ( Daha da isterik bir şekilde. ) Oh, Tanrım, bize ateş etme!

BERNARD: Kapa çeneni!

MULDER: ( Yere eğilerek ) Patron sensin.

( Mulder yere, hıçkırmaya başlayan tokatlık kadının yanına yattı. )

MULDER: ( Sessizce kadına. ) Herşey yolunda.

BERNARD: Pekala, patron benim! Alarm yok, boyalı para yok. Sigorta şirketinin size öğrettiği şekilde yap şunu. Veznedeki parayla başla. Ne kadar çabuk olursan ben de o kadar çabuk giderim. Geri kalanların hepsi yerde kalsın. ( Banka memuru parayı bir çantaya koymaya başladı. ) Ahh! Sonuncusunu bırak. Aldatmaca yok. ( Banka memuru ayağıyla alarma bastı. ) Pekala, hadi. Hadi, hadi, hadi! ( Banka memuru bir sonrakine yönelene kadar silahını ona doğrulttu. )

MULDER: ( Bezgin bir şekilde, kendi kendine. ) Zip a dee doo dah.

( Mulder pencereden Scully'nin bankaya yaklaşmakta olduğunu gördü. )

BERNARD: ( Banka memuruna. ) Pekala, anahtarlarını al. Buraya gel. ATM'yi açmaya gidiyoruz.

( Banka memuru tezgahın arkasından çıkar çıkmaz Bernard onu ATM'ye doğru itekledi. )

MULDER: ( Bernard'a. ) Hey, kapıları kilitle! Ön kapıyı kilitlemeyi unuttun.

BERNARD: ( Banka memuruna.) Yere yat!

( Scully bankaya girdi, ama Bernard'ın silahını kendisine doğrulttuğunu görünce olduğu yerde kaldı. Mulder ayağa kalktı ve silahını arkadan Bernard'a doğrulttu. )

TOKATLIK KADIN: Hayır!

( Bernard arkasını döndü ve Mulder'ı göğsünün sol tarafından vurdu. Mulder yere düştü. )

SCULLY: İndir silahı! İndir silahını!

BERNARD: Sen indir!

( Scully yerde yatan Mulder'a baktı. Bernard ceketinin önünü açarak göğsüne sarılmış patlayıcıları gösterdi. )

BERNARD: Sen indir.

( Scully şok içerisinde Bernard'a baktı, sonra silahını yavaşça indirdi. )

( Skinner'ın ofisi. )

SKİNNER: Seyahat giderlerini toparlamak. Kime anlamlı geliyor? Elimde olan tek şey üçüncü ve dördüncü çeyrekler. ( Masada oturan diğer adamlardan bir cevap gelmedi. ) Hayır mı?

SKİNNER'IN SEKRETERİ: ( Odaya girdi. ) Müdür yardımcısı?

( Endişeyle birbirlerine baktılar. )

( Bankanın dışında. Pam arabanın içinde oturuyordu. SWAT timlerinin arabalarının lastiklerinin çıkardığı sesleri duydu. )

PAM: ( Yanından geçerlerken onlara bakmayarak ) Hadi, hadi, hadi.

SWAT EKİBİNİN LİDERİ: Hadi, hadi, hadi!

( Pam arabadan çıktı. O sırada Skinner olay yerine gelerek kimliğini gösterdi. )

POLİS: Efendim.

SKİNNER: Buranın sorumlusu kim?

TEĞMEN KRASKOW: Büro işi devralmadığı sürece benim.

( Pam onlara doğru koştu. Bir polis onu tuttu. )

PAM: Skinner!

POLİS: Hey, burada kalın!

PAM: Skinner! Onların sorumlu olmasına izin verme. Skinner!

SKİNNER: Sizi tanıyor muyum?

PAM: Skinner!

( Bankanın içinde. Scully Mulder'ın kravatını çıkarıp gömleğinin önünü yırtarak açtı. Mulder'ın başını kucağına alarak elini kanayan yaranın üstüne bastırdı. Ağlamak üzereydi, ama soğukkanlı kaldı. )

BERNARD: Aramaları gerekiyor, değil mi?

SCULLY: Aramayacaklar. Adın ne?

BERNARD: Evet.

SCULLY: Bak, sana bir şekilde hitap etmeliyim, değil mi? Steve'e ne dersin? Güzel, dürüst bir isim. Steve.

BERNARD: Bernard.

SCULLY: ( Sesi çatlayarak. ) Bernard. Ortağımı dışarı çıkarmalıyım.

BERNARD: Eğer buraya gelecek olurlarsa bu iğrenç yeri havaya uçurup haritadan silerim.

SCULLY: Oh.. Bak, bunu bilmiyorlar. Anlamıyor musun? Seni göremiyorlar. Planının ne olduğunu bilmiyorlar.

BERNARD: Bilseler iyi olur. Bunu anlasalar çok iyi olur.

SCULLY: Bak sadece ön kapıya git ve göster onlara.

BERNARD: Beni öldürtmek istiyorsun!

( Bernard silahını kaldırıp Scully'ye doğrulttu. Scully bilincini yitirmek üzere olan Mulder'a baktı ve yanağını okşadı. )

SCULLY: ( Yalvararak. ) Sadece herkesin yaşamasını istiyorum. Hepsi bu. Ben sadece.. sadece göster onlara. Burada olan herşey senin kontrolünde. Ve bu şekilde bitmek zorunda değil.

( SWAT timi ön kapıdan içeri girdi. )

BERNARD: Evet, böyle bitmeli.

SCULLY: ( Bağırarak. ) Haaaayyyyyıııııırrrrrrrr!!!

( Bernard patlayıcının düğmesine bastı. Kamera geniş açıdan binanın patladığını gösterdi. Skinner havaya uçan binadan gelen parçalardan korunmak için polis karavanlarından birinin arkasına saklandı. Etrafı kaplayan duman bulutundan sonra ekran karardı. )

< 2. SAHNE >

( Mulder'ın apartmanının koridoru. Gazeteci çocuk Mulder'ın gazetesini hızla Mulder'ın kapısına attı. Mulder birdenbire uyandı. Su yatağının üstünde sırtüstü yatıyordu. Çarşafların ıslak olduğunu farketti. Ayakları ıslak halıya değdi. Yataktan fışkıran suyu gördü. )

MULDER: Seni orospu ...

( Çalar saatine vurdu, ama birşey olmadı. Telefonunu önce ıslak halıya düşürdü, sonra kullanmak için yerden aldı, çalışmadığını farkedince de içindeki suyu boşalttı. )

MULDER: Orospu çocuğu.

( Telefonunu bıraktı ve saatini aldı. Pazartesi, sabah 7:14. )

MULDER: Oh, harika.

( Spor ayakkabılarının üstüne basarak odadan çıkıp mutfağa gitti. Elinde bir kapla geri dönüp kabı suyu içine akıtabileceği şekilde yerleştirdi. Telefonu çaldı. )

MULDER: ( Telefonda. ) Evet? ...Aşağıya kadar geliyor mu? ...Lanet su yatağım delinmiş. ...Evet su yatağım olmaması gerektiğini biliyorum. ...Ne söyleyeceğimi bilmiyorum. ...Ben.. ben üzgünüm. ...Demek istediğim..

( Telefonu kapattı. Parmağını deliğin üstüne koydu. Delik daha da kötü hale geldi. Ayağa kalkıp başka birşey bulmak için çevresine baktı. Geri çekildi ve ayakkabılarına takılarak yere düştü. Telefon çaldı, ama kabın taşmaya başladığını gören Mulder telefonu duymamazlıktan geldi ve mutfağa gitti. )

( Pam ve Bernard'ın dairesi. Pam bir odada yalnız başına oturmuş Mulder'ın telefonu açmasını bekliyordu. Telefon birkaç kere çaldı. Pam Bernard odaya girince telefonu kapattı. )

BERNARD: Kimi arıyorsun?

PAM: Kimseyi.

BERNARD: Ne demek, kimseyi? Biri olmalı.

PAM: Kimseydi, Bernard. Unut bunu.

BERNARD: Yapmam gereken birşey var. Senin de gelmeni istiyorum.

PAM: ( Arkasını dönerek. ) Seninle gelmiyorum.

BERNARD: Bak, sana sormuyorum. Pam? Böyle davranma. Sadece birkaç dakika sürecek.

PAM: Bak Bernard. Sadece işe git. Henüz geç sayılmaz.

BERNARD: Bugün işe gitmeyeceğim. Ve beni kovacaklarını söyleme.

PAM: Bunu söylemeyecektim.

BERNARD: Çünkü ne biliyor musun? Kim takar ki? Sanki yer temizleme işinin büyük bir geleceği varmış gibi. Sanki kaybedecek birşey varmış gibi.

PAM: Herşeyi kaybederiz.

BERNARD: Hayır, hayır. Bir planım var. Yarın bu saatlerde, Pam..

PAM: ..herşey yeniden güzel olacak.

( Odadan çıktılar. Eski dijital saat 7:17'yi gösteriyordu. )

( Gizli Dosyalar ofisi. Mulder mektup açacağı kullanmadan ödeme zarfını açtı. Çeki zarftan çıkarınca köşesi yırtıldı. )

MULDER: Aw.. Lanet olsun.

( Mulder çeki çek karnesinden yırtıp çıkardı ve bir yarısını imzaladı. Scully içeri girdi. )

MULDER: Biliyorum. Toplantıyı kaçırdım.

SCULLY: Pekala, henüz değil. Nedeni de bunun FBI tarihindeki en uzun toplantı olması.

MULDER: Öyleyse burada ne arıyorsun?

SCULLY: Sana bakmaya geldim. Beş dakikalık bir ara verdik, ( saatine baktı. ) üç dakika önce. Mulder, cep telefonun çalışmıyor. ( Mulder Scully'ye baktı. ) Uyuya mı kaldın?

( Mulder yırtılan çeki bantladı. )

MULDER: Scully, hiç bir günü başa sarıp herşeyi yeni baştan yaşamak istediğin oldu mu?

SCULLY: Evet. Sık sık. Ama, demek istiyorum ki, kim o başa sardığın ve yeniden yaşadığın günün aynı şekilde bitmeyeceğini söyledi ki?

( Mulder çeki ciro etti. )

MULDER: Bunların hepsinin kader olduğunu mu düşünüyorsun? Bizim hiçbir etkimiz olmadığını?

SCULLY: Hayır, şu an olduğumuz insanlar haline gelmemizin bize bağlı olduğunu düşünüyorum, iyi, kötü ya da berbat. Kaderimizi belirleyenin kişiliğimiz olduğunu düşünüyorum.

MULDER: Ve geri kalanların hepsi sadece bize uygun mu görüldü? Bunu kabul edemem. Burda çok fazla belirsizlik var. Yolda çok fazla engel var. Bu sabah vaktinde işte olacaktım, ama su yatağım delindi ( Scully şaşkınlıkla Mulder'a baktı. ) ve hem benim dairemi hem de altımdaki daireyi su basarak toplantıya geç kalmama sebep oldu. Ve sonra hasarı karşılamak için ev sahibime bir çek yazmam gerektiğini farkettim, ama bu da aidatımı ödemediğim sürece bir işe yaramayacak. Şimdi bankaya gitmek zorundayım ve bu da benim toplantıya daha da geç kalmama neden olacak.

SCULLY: Ne zamandan beri su yatağın var?

MULDER: Su yatağım olmasaydı zamanında toplantıda olabilirdim. Tıpta kalıp FBI'a katılmayabilirdin ve biz de hiç tanışmazdık. Vesaire, vesaire..

SCULLY: Kader.

MULDER: Öz irade. Yaptığın her seçimle kaderini değiştiriyorsun.

( Scully ileriye doğru bir adım atıp imzalanmış çeki Mulder'ın elinden aldı. )

SCULLY: Öyleyse seninkini değiştirelim. Çekini yatıracağım. Sen dosyalarını topla, Skinner'ın ofisine git, ikimize de günümüzü göstermeden raporunu ver.

( Scully ayrılırken Mulder dosya dolabına gitti. )

( Scully bankada sıraya girdi. Bernard başka bir not yazıyordu. "Bu bir SOYGUNDUR.." )

( Gizli Dosyalar ofisi. Mulder dolaptan birkaç dosya daha çıkardı. Ofisten çıkmak üzereyken masasının üstünde bir kağıt gördü. Arkasını çevirdi ve bunun ödeme zarfı olduğunu gördü. )

MULDER: ( Kendi salaklığına şaşarak. ) Lanet çek karnemi ciro ettim.

( Sinirli bir şekilde çekmeceyi kapatıp çekle birlikte ofisten dışarı çıktı. )

( Mulder neredeyse bankadaydı. Karşıdan karşıya geçmeden önce park etmiş bir arabanın önünden arkasına baktı. Pam arabadan çıktı ve ona doğru koştu. )

PAM: Mulder! Bugün o bankaya gitme.

MULDER: Pardon?

PAM: Bernard orada. Lütfen o bankaya girme.

MULDER: Afedersiniz. Sizi tanıyor muyum?

PAM: Hergün caddede önümden geçiyorsun. Her gün. Bu gün, bankaya giderken. Ve sonra içeri giriyorsun. Herkes öldürülüyor. Sen, ortağın, Bernard, herkes..

MULDER: Önünden geçiyorum..sonra hepimiz ölüyoruz.

PAM: Evet. Tekrar tekrar. Sadece geçen defa bana baktın. Bana sanki beni tanıyormuş gibi baktın. Hatırlıyormuş gibi.. Lütfen hatırla beni.

( Bankanın içinden silah sesi geldi. )

PAM: ( Yalvararak. ) Gitme.

( Mulder elinde silahıyla yoldan geçen arabaların arasından bankaya koştu. Bankanın içine girdiğinde Bernard ve Scully'nin birbirlerine silah doğrultmuş olduklarını gördü. Tokatlık Kadın vurulmuştu. Silahını Bernard'a doğrulttu. )

MULDER: Silahını indir!

SCULLY: İndir şunu.

BERNARD: Hiçbir şeyi indirmeyeceğim. Sen indireceksin. Ona ateş ederim!

MULDER: Sonra benim ne yapacağımı sanıyorsun?

( Bernard çeketinin önünü açarak patlayıcıları gösterdi. Mulder ve Scully birbirlerine baktılar. )

MULDER: Bernard.. adın bu, öyle değil mi?

( Scully Mulder'a garip garip baktı. Sonra yere eğilip Tokatlık Kadının nabzını kontrol etti. )

SCULLY: Bernard, o daha ölmemiş. Henüz bir katil değilsin.

MULDER: Bunu şimdi sona erdirebilirsin.

BANKA MEMURU: Efendim, lütfen. Onları dinleyin. Kimseyi incitmeyin. Bir sürü polis geliyor.

( Bernard kadına baktı. )

BERNARD: Alarmı çalıştırdın.

( Bernard silahını indirirken bir yandan da eliyle patlayıcıların düğmesine uzandı. Mulder onu durdurmak için koştu. )

MULDRE: Haaaayyyyyyyyııııııırrrrrrr!!!!

( Genel açıdan binanın patladığı görüldü. Pam fırlayan parçalardan kaçmak için arabanın arkasına saklandı ve ağladı. )

< 3. SAHNE >

( Mulder'ın apartmanının koridoru. Gazeteci çocuk gazeteyi Mulder'ın kapısına attı. Sonra bir kez daha ve bir kez daha aynı hareketi yineledi. Üçüncü kez daha fırlattı gazeteyi ve biz aynı günün üç kez yaşandığını gördük. Mulder yatağın sol tarafında uyandı. Islandığını farketti. Deliği buldu. Ayaklarıyla ıslak halıya bastı. Telefon çaldı. Telefonu eline alırken yere düşürdü ve telefon ıslanarak işe yaramaz hale geldi. Sonra normal telefonuyla konuştu. )

MULDER: (Telefonda, sabırsızca. ) Evet, biliyorum. ..... Evet biliyorum. Evet çoktan biliyorum......Bunu ödeyeceğim.

( Çalışmayan çalar saatine baktı ve sonra kol saatini aldı. Ayakkabılarına takılıp küt diye ıslak yere düştü ve "Owww!!", diye bağırdı. Saat tam olarak 7:15'ti. )

( FBI binası. Scully kulağında cep telefonu asansöre doğru yürüyordu. )

KAYIT: Şu anda ulaşmaya çalıştığınız cep telefonu kullanıcısı yanıt vermiyor.....

( Scully telefonu kapattı ve asansörde aşağı düğmesine bastı. Pam "TUR" yazılı bir kimlikle koşarak Scully'nin yanına geldi. )

PAM: Ajan Scully...

SCULLY: Evet?

PAM: Lütfen bugün bankaya gitmeyin.

SCULLY: Banka?

PAM: Cradock Marine.. Bir blok aşağıdaki 8. caddede.

SCULLY: Uh..anlamıyorum. Turdan ayrıldınız mı?

PAM: Sizi görmek için buradayım. Size yalvarıyorum...lütfen bu defa gitmeyin. Mulder'ın da gitmesine izin vermeyin.

( Asansör geldi. )

SCULLY: Uh..afedersiniz..

( Tur rehberi onlara doğru yürüdü. )

TUR REHBERİ: Afedersiniz hanımefendi? Bu bölgede olmamanız gerekiyor.

PAM: Eğer o bankaya giderseniz öleceksiniz. İkiniz de.

( Tur rehberi Pam'i oradan uzaklaştırdı. Scully alaylı bir ses çıkardı ve asansöre girdi. )

( Scully Gizli Dosyalar ofisine girdi. İçeride kimse yoktu. Bir süre sonra Mulder içeri girdi. )

MULDER: Oh, hey.

SCULLY: Hey.

MULDER: Toplantıyı kaçırdım mı?

( Mulder zarfı yırtarak açtı. )

SCULLY: Ha? Hayır. Biz yaklaşık üç dakika önce beş dakikalık mola verdik. Uh, Mulder, cep telefonun çalışmıyor.

( Mulder'ın yüzünde garip bir ifade belirdi. Başını sallayarak. )

MULDER: Wow, bu çok garip.

SCULLY: Ne?

MULDER: Garip bir çeşit déja vu yaşadım. Bu, bütün sabah boyunca böyleydi.

SCULLY: Bu oldukça sıradan.

MULDER: Evet, ama bu derecede değil. Demek istediğim, uyandım, gözlerimi açtım, sırılsıklamdım..

( Scully merakla Mulder'a baktı. Mulder çeki ciro etti. )

MULDER: Uzun hikaye, ama içimde bu anı daha önce yaşadığıma dair belirgin bir his var.

SCULLY: Yaşamış olabilrsin. Kolejdeyken çok fazla içer miydin?

( Mulder Scully'ye bakarken dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi. )

MULDER: Bunun ne anlama geldiğini merak ediyorum.

SCULLY: Mulder bunun illa bir anlama gelmesi için bir neden göremiyorum.

MULDER: Bilirsin, bazı Freudcular déja vunun bastırılmış hatıraların açığa çıkması olduğuna inanır. Bu, umm, olayları doğru dürüst bir hale getirmek için ikinci bir şans olması arzusunu belirtir.

SCULLY: Ne gibi şeyleri düzeltmek için?

MULDER: Yanlış olan ne varsa.

SCULLY: Mulder bu sadece beyindeki bir sorun olabilir. Yani beyin anıları ve diğer olayları işleyemiyor. Bu yaşanmayan olayları gerçekte yaşanmış gibi algılamamıza neden oluyor.

MULDER: Öyle mi? Pekala, ama ya gerçekten öyleyse?

SCULLY: Ya bu anı daha önceden yaşadıysan ve şu anda yeniden yaşıyorsan?

MULDER: Öyleyse.. yanlış bir şeyi düzeltebilir ya da kaderi değiştirebilirdim.

SCULLY: Pekala, şu anda kaderinde o toplantıya gitmek var.

MULDER: Hayır. Aslında kaderimde bankaya gitmek var.

SCULLY: Mulder.. hangi banka?

MULDER: Cradock. Caddenin aşağısındaki.

SCULLY: 8. cadde.

( Mulder kapıdan çıkarken durdu. )

MULDER: Ne?

SCULLY: ( İç çekerek. ) On dakika kadar önce bir kadın koridorda beni durdurdu. İkimizin de adını biliyordu ve beni ikimizin de 8. caddedeki Cradock bloğuna girmememiz konusunda uyardı. Girersek öleceğimizi söyledi.

MULDER: Neye benziyordu?

SCULLY: 1.75 boylarında, ince, yeşil gözlü, boyalı saçlı. Belki onu tanıyorsundur. Belki.. sadece şeytanlık düşünen biridir.

MULDER: ATM'yi kullanacağım. Kaderi bozmayı istemiyorum.

( Skinner'ın ofisi. Cehennem toplantısına dönüş. )

SKİNNER: Pekala. Bugünkü görüşmenin diğer bir konusu ise suç gelişimi. Bu konuya ait istatistikler kimde?

AJAN ARNOLD: Ah, evet burada. Bana bir-iki dakika izin verirseniz. ( İstatistikleri raporlarının arasında aramaya başladı. ) Yanında bir grafik ve slayt vardı. Ah, işte burada "Suç Gelişimi".

( Scully Mulder'ın boş sandalyesine baktı. )

( Bankanın dışındaki caddede. Mulder ATM makinasının önünde duruyordu. Cüzdanını çıkardı, ama ATM makinasının kullanım dışı olduğunu gördü. Endişeli bir şekilde banka kapısına doğru baktı. Arkasını döndüğünde Pam'i arabadan çıkarken gördü. Pam kollarını kavuşturmuş kendisine bakıyordu. Mulder ona doğru ilerledi. )

PAM: ( Umutlu bir şekilde. ) Beni hatırladın mı?

MULDER: Sen tanıma uyuyorsun. Sen.. sen ortağımı uyaran kadınsın, değil mi? ( Pam başını salladı.) Şey.. Biz tanıştık mı?

PAM: Sayabileceğimden daha fazla kez. Tam burada, bu kaldırımda. Genellikle yürüyüp geçiyorsun. Birkaç dakika erken ya da geç geçiyorsun.. ufak tefek detaylar değişiyor. Ama son hep aynı oluyor.

MULDER: Ne her zaman aynı bitiyor?

PAM: Bu tartışmayı yapıyorum.

MULDER: Bankanın içine giriyoruz... ve hepimiz ölüyoruz. Ortağıma söylediğin şey buymuş. Bankanın içinde birşey mi olacak? Bir soygun mu olacak?

PAM: ( Neredeyse ağlamak üzere. ) Sana ne zaman orada bir soygun olacağını söylesem içeri dalıp bunu durdurmaya çalışıyorsun ve herşey o andan itibaren kötüye gidiyor. Görmüyor musun? Hepimiz cehennemdeyiz. Bunu bilen bir tek ben varım. Bu ilk kez olduğu zaman birşey ters gitti. Birşey berbat oldu. Olaylar bitmesi gerektiği gibi bitmedi. Sanki plak takılmış gibi.

MULDER: Bu günün tekrar tekrar yaşandığını söylüyorsun.

PAM: Ta ki biz bu işi doğru yapana kadar. Ta ki erkek arkadaşım bu bankayı havaya uçurmayana kadar. Onu durdurmak için herşeyi denedim. Anahtarlarını sakladım, kahvesine ilaç attım.. Kendim polisi bile aradım. Her seferinde buraya geldi. Öyle olması gerekiyordu. Sorun sensin. Her seferinde sorun sen ve ortağın. Siz olmasanız kimse ölmeyecek.

MULDER: Eğer söylediklerin doğruysa, nasıl oluyor da ben hatırlamıyorum? Nasıl oluyor da sen hatırlayan tek kişisin?

PAM: Bu, bunu bana 50. soruşun.

MULDER: 51. Cevap nedir?

PAM: Bilmiyorum. Sadece hatırlıyorum. Hatırlamadığın için sevinmelisin. Lütfen.. bunu durdurabilirsin. Belirsiz olan sensin. Sen olmalısın. Herkesi denedim. Tek istediğim yürüyüp gitmen.

( Skinner'ın ofisi. Ajan Arnold devam ediyordu. Mulder elinde dosyalarıyla içeri girdi ve Skinner'a gülümsedi, ama bu gülümsemenin karşılığını alamadı. Sonra yanındaki boş sandalyeyi farketti. )

AJAN ARNOLD: Bu demek oluyor ki bu akımlar gelecek yıl da devam edecek. Adalet Bakanlığının bir başka tahmini de cinayetlerin Tanner'ın raporundaki gibi %1.5 değil de %2-3 artabileceği yönünde. Adalet Bakanlığının son raporunda..

MULDER: ( Konuşmayı bölerek. ) Şey.. afedersiniz.. Ajan Arnold. ( Skinner'a dönerek. ) Scully nerede?

SKİNNER: Daha yeni ayrıldı Mulder. Seni aradığını sanıyorum.

MULDER: Şey.. afedersiniz..

( Mulder odayı terketti. Skinner pek memnun görünmüyordu. )

AJAN ARNOLD: Hmm..

( Bankanın içinde. Scully Mulder'ı arıyordu. Bernard yazmayı bitirip arkasını döndü ve silahını müşterilere doğrulttu. )

BERNARD: Herkes yere yatsın! Bunun ne olduğunu biliyorsunuz! Parayı ver.

TOKATLIK KADIN: Oh, Tanrım! Oh, Tanrım..

BERNARD: Sen! Yere yat!

( Scully diz çöktü. )

TOKATLIK KADIN: Tanrım, bize ateş edecek misin? Tanrım, bize..

BERNARD: Kapa çeneni!

TOKATLIK KADIN: Bize ateş edecek! Lütfen bizi öldürme! Lütfen bunu yapma!

BERNARD: Kapa çeneni! ( Banka memuruna. ) Parayı ver!

TOKATLIK KADIN: Ateş etme! Ateş etme!

BERNARD: Lanet olsun, kapa çeneni!

( Scully yavaşça silahına davrandı, ama Bernard onu gördü. )

BERNARD: Hey! Hey! Ellerini görebileceğim bir yere kaldır! Şimdi!

( Mulder bankaya girip silahını çıkarttı. )

MULDER: Silahını at!

( Bernard arkasını döndü. Mulder Bernard'ı omuzundan vurdu ve Bernard yere düştü. Scully ayağa fırlayıp elinden düşmüş olan silahı aldı. Mulder ve Scully Bernard'a yaklaşırken birbirlerine baktılar. Bernard ceketini açınca göğsüne bağlı patlayıcılar ortaya çıktı. Mulder ve Scully oldukları yerde kaldılar. )

MULDER: ( Kendi kendine tekrar ederek. ) Bombası var. Bombası var. Bombası var.

Bombası var. Bombası var. Bombası var. Bombası var. Bombası var. Bombası var. Bombası var. Bombası var.

( Bernard patlayıcının düğmesini çevirdi. Ekran karardı. )

< 4. SAHNE >

( Mulder'ın apartmanının koridoru. Gazeteci çocuk gazeteyi Mulder'ın kapısını atıp Mulder'ın uyanmasına neden oldu. Dairenin içinde herşey slow-motion çekimde olup biter. Mulder yatağın sol tarafında uyandı. Yatakta oturdu ve ayakları ıslak halıya değdi. Saati 7:15'i 2 saniye geçeyi gösteriyordu. Telefonla konuşup kapattı. Herşey slow-motionda olup bittiği için söylenen tek kelimeyi bile duyulmadı. )

( Gizli Dosyalar ofisi. Mulder masasında oturmuş kendisine gelen çeki ciro ediyordu. İçeri Scully girdi. )

MULDER: Biliyorum. Biliyorum. Toplantıyı kaçırdım.

SCULLY: Toplantıyı kaçırmadın. İmkansız biçimde geç keldın.

MULDER: ( Scully'nin omuzuna dokundu. Ofisten çıkarken.. ) Banka caddenin sonunda. Beni idare edersin, değil mi?

( Bernard ve Pam'in olduğu araba bankanın önünde durdu. Bir başka araba korna çaldı. Pam gözlerini sıkı sıkı kapattı. Bernard kendisine korna çalan sürücüye aynı şekilde karşılık verdi. Pam gözlerini yeniden açtı. )

BERNARD: Nasılız Pam? ... Pam?!

PAM: ( Bernard'a bakmayarak. ) Biliyorum.. Sadece oraya gidip birşey alacaksın. Büyük bir olay değil.

BERNARD: Neyin var senin? Neden hep böyle kötü ruh hali içindesin?

PAM: Çünkü hiçbirşey değişmiyor.

BERNARD: Herşey değişecek. Bekle ve gör. On dakika sonra döneceğim. Burada bekle beni.

( Bernard arabadan çıktı, ama neredeyse bir bisikletli kendisine çarpacaktı. Pam söyleyeceklerini hafifçe tekrarladı. Alt dudağı titriyordu. )

BİSİKLETLİ: Hey dostum, bir dahaki sefere dikkat etmelisin!

BERNARD: Sen dikkat et!

( Pam yavaşça ağlamaya başladı. Mulder yolda yürürken Pam'in camının yanında durdu. Pam camı açtı. Pek de ümitli görünmüyordu. )

MULDER: Sizi tanıyor muyum?

PAM: Tanıyor musun?

MULDER: Evet, çok tanıdık geliyorsunuz.

PAM: Öyle mi?

MULDER: Evet. Öyle değil mi? ( Bir karşılık alamaz. ) Şey.. pekala. Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.

( Mulder yanından ayrılınca Pam yavaşça camını kapattı. Bankanın içinde Mulder sıraya girdi. )

BANKA MEMURU: Sıradaki lütfen.

( Mulder arabada oturan Pam'e, sonra da birşeyler yazmakta olan Bernard'a baktı. )

MULDER: ( Fısıldayarak. ) Bombası var. Bombası var. Bombası var. Bombası var. Bombası var.

( Skinner'ın ofisi. Cehennem toplantısı. Scully çok sinirliydi. )

AJAN ARNOLD: ..cinayetlerin Tanner'ın raporundaki gibi %1.5 değil de %2-3 artabileceği yönünde. Adalet Bakanlığının son raporunda belirttiği olayları çözme metodlarında hala bir görüş birliğine varılamadı.

( Skinner önce saatine, sonra Scully'ye baktı. )

AJAN ARNOLD: Her şekilde bu tahmin edilen suç işleme akımının gelecek sene de artacağı biliniyor..

( Skinner'ın sekreteri odaya girdi. )

SKİNNER'IN SEKRETERİ: Afedersiniz. Ajan Scully?

( Scully oturduğu yerden kalkıp Skinner'ın sekreteriyle odanın dışına çıktı. )

SCULLY: ( Skinner'ın yanından geçerken. ) Afedersiniz.

SKİNNER'IN SEKRETERİ: Ajan Mulder arıyor. Acil olduğunu söyledi.

SCULLY: ( Telefonda. ) Mulder, neredesin?

MULDER: ( Yavaşça. ) Bankadayım.

SCULLY: Evet, nerede olduğunu biliyorum. Bu kadar uzun süren ne?

MULDER: Scully benim için birşey yapmanı istiyorum.

( Bankanın önündeki cadde. Pam arabada oturuyordu. Saati 9:55'i gösteriyordu. Scully cama vurup kimliğini gösterdi. )

SCULLY: Hanımefendi, benimle gelir misiniz?

PAM: Neden?

( Pam camı açtı. )

SCULLY: Sadece benimle gelin lütfen.

PAM: Neler oluyor?

SCULLY: Ortağım sizin bildiğinizi söyledi.

( Bankanın içinde Bernard notunu yazıyordu: "Bu bir soygundur. Parayı çantaya koy. Alarm yok. Aldatmaca yok. " Mulder silahını notun üstüne koydu. )

MULDER: ( Yavaşça. ) Al bunu. Ben federal ajanım. Hepimizin burada ölmesini istemiyorum.

BERNARD: Sen neden bahsediyorsun?

MULDER: Dışarıda arabada bekleyen bir kız arkadaşın ve bomban var. Bugün burada kötü birşey olacak ve bunun olmasına izin vermeyeceğimi bilmelisin. Ama eğer şimdi şu kapıdan çıkarsan? Seni durdurmayacağım. Burada patron sensin Bernard.

BERNARD: Çok haklısın.

MULDER: Kaderini değiştirebilirsin.

( Bernard bir süre bunu düşündü, ama sonra silahı alıp müşterilere doğrulttu. )

BERNARD: Herkes yere yatsın! Şimdi! Bunu ne olduğunu biliyorsunuz!

TOKATLIK KADIN: Hayır! Oh, Tanrım!

( Bernard silahına kadına doğrulttu. )

BERNARD: Yere yat!

( Bernard silahı Mulder'a doğrultmak için arkasını döndü. )

MULDER: Eğer bana inanmıyorsan. ona sor.

( Scully ve Pam içeri girerken Mulder kapıyı işaret etti. Bernard arkasını dönüp silahını onlara doğrulttu. Scully de silahını çıkartıp Pam'in önüne geçti. )

SCULLY: At elinden silahı!

( Bernard çabucak kendi silahını da çıkardı. Şimdi silahlardan birini Scully ve Pam'e bir diğerini Mulder'a doğrultuyordu. )

BERNARD: Ondan uzaklaş, Pam.

PAM: ( Mulder'a ) Bu işe yaramayacak. Burada olamazsın.

SCULLY: At silahını!

BERNARD: Sen at.

MULDER: Beni dinle, Bernard..

BERNARD: Onu buradan çıkar.

MULDER: Sen çıkar. Onun kaderini sen belirliyorsun. Onun bu günü tekrar tekrar yaşamasına neden oluyorsun. Onun, senin, benim, hepimizin..

BERNARD: Sen neden bahsediyorsun?

MULDER: Hergün burada ölüyorsun ve herşey yeni baştan başlıyor. Onun için bunu istemezsin, değil mi? Bu cehennem!

BERNARD: Cehennem mi? Bunu onun için yapıyorum.

PAM: ( Ağlamaya başladı ve kafasını salladı. ) Onu dinle, Bernard.

BERNARD: ( Scully'ye. ) Lanet silahını yere koy!

MULDER: Silahını yere koy Scully. Güven bana. Buradan çıkmanın tek yolu bu. Silahını yere koyup onların gitmesine izin vermelisin. Bombası var.

( Uzun bir kararsızlıktan sonra Scully silahını yere koydu. )

PAM: ( Ağlayarak. ) Hadi, Bernard. Gidelim.

( Bernard kollarını indirmeye başladığı sırada dışarıdan siren sesleri duyuldu. )

BERNARD: Seni orospu çocuğu!

( Bernard silahını Mulder'a doğrulttu. )

PAM: Hayır!

( Pam kendini Mulder'ın önüne attı ve omuzundan vuruldu. Bernard şok içinde silahını elinden düşürdü ve yere çöktü. Mulder fazla zorlanmadan Bernard'ı kelepçeledi. Scully Pam'in nabzını kontrol etti. Sonra geri çekilip 911'i aradı. )

SCULLY: ( Telefonda. ) Ben FBI'dan ajan Dana Scully...

( Mulder Pam'in yanında yere çöktü. )

PAM: ( Yüzünde şaşkınlık ifadesiyle Mulder'a. ) Bu daha önce hiç olmamıştı.

( Pam'in gözleri yavaş yavaş kapandı. )

< 5. SAHNE >

( Mulder'ın apartmanının koridoru. Gazeteci çocuk Mulder'ın kapısına gazeteyi atıp koltuğunda uyuyan Mulder'ı uyandırdı. Telefon çaldı ve Mulder cevap verdi. )

MULDER: Evet?

( Scully Gizli Dosyalar ofisinde oturmuş telefonla konuşuyordu. )

SCULLY: Mulder, benim.

( Mulder saatine baktı. Salı günü 7:17. Ayağa kalktı ve gazetesini almaya gitti. )

MULDER: Yine geç kaldım, değil mi Scully?

SCULLY: Hayır, daha değil. Ama Skinner en kısa zamanda bizi ofisinde görmek istiyor. Dünkü soygun hakkındaki raporumuzu istedi.

MULDER: Bir saat sonra oaradayım.

SCULLY: Bunu ben de duymak istiyorum.

MULDER: Sen de oradaydın Scully.

SCULLY: Demek istediğim bu değil. Dün ne olduğunu hala tam olarak açıklamadın. Bernard Oates'in üstünde patlayıcı olduğu nereden biliyordun?

MULDER: Bir his denilebilir.

SCULLY: Arabada kendisini bekleyen bir suç ortağının olduğunu bilmek de bir his miydi?

MULDER: ( Gazeteye bakarak. ) Onun suç ortağı olduğunu sanmıyorum Scully. Sadece uzaklaşmaya çalıştığını sanıyorum.

SCULLY: Sen iyi misin?

MULDER: Bir saat sonra oradayım.

( Mulder telefonu kapattı ve gazeteyi koltuğun üzerine koydu. Başlıklardan birinin altında Pam'in gülümseyen bir fotoğrafı vardı. "Soygun girişiminde ölen kadın." Onun yanındaki hikayenin başlığı ise: "Polis memuru kahraman ilan edildi." )

( Ekran karardı. )


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR