6x05 :: DREAMLAND II

< TEASER >

( Bir erkek eli Fox Mulder'in dosyasini açti. 1970'lerin basinda genç Fox ve Samantha Mulder'in Holloween'e hazirlanisini gösteren 8mm'lik bir film. Fox Star Trek'ten Spock olarak, kardesi ise bir peri olarak giyinmistir. Fox'un takma kulaklari düsünce görüntüden kosarak çikti. Annesi onu kamera önüne çekti ve üçü birden kameraya el salladilar. Samantha'ya zoom yapildi ve sonra ekran karardi. )

MORRIS: (Ses olarak) Bir zamanlar Fox Mulder diye garip adi olan bir çocuk vardi. Su anda hala devam eden hayatina mutlu olarak baslamisti. Kendisini seven ebeveynleri ve sevimli bir kiz kardesi vardi. Basinin üstünde bir dam vardi, tüm asilarini olmustu, el ve ayak parmaklari tamdi. Ona büyük ihtimalle savasmayi -ya da savasmamayi- ögreten "Fox" adini tasimaktan baska gayet normal bir hayat yasamisti. Basina gelen en kötü sey -Fox'un bosluguna atilan en büyük tekme- kiz kardesinin basina gelmisti. Bir gün öylece kaybolmustu.

( Kamera Mulder'in duvardaki diplomalarini ve ödüllerini, sonra büyük ihtimalle yangindan kurtarilmis olan bir X Files hatirasini gösterdi. Sonunda Mulder'in FBI kimliginin takili oldugu bir yakayi, ardindan adamin yüzünü gösterdi. Adam Morris Fletcher'di. )

MORRIS: Fox kiçini yirtmisti. Önce Oxford'daki, sonra FBI akademisindeki sinifinin birincisi olarak mezun oldu. Bütün bu agir is kiz kardesi için yapilmamisti. Bu, sadece onu kafasindan çikarmanin bir yoluydu. Sonunda, öyle saniyorum ki, aklini kaçirdi ve o günden beri de böyle. Fox Mulder parlak bir kariyeri elinin tersiyle itti, üstlerinin ve arkadaslarinin saygisini kaybetti ve simdi de hayatini yumrugunu gökyüzüne sallayip onu dinleyen herkese komplolari anlatmakla geçiriyor. Eger bana soracak olursaniz içi bos teneke kutularla dolu bir bebek arabasini sokakta itmekten sadece bir adim geride. Ama simdi, bunlarin hepsi degisecek.

< JENERIK >

< 1. SAHNE >

( Dreamland 1deki son sahne. Mulder 51. Bölgedeki Siyah Giyen Adamlar tarafindan tutuklanip kelepçelendi ve bu tuzagin gönülsüz bir parçasi olan Scully kendisini seyrederken bir minibüse kondu. Morris Scully'nin yaninda durdu. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Onlara dogruyu söyle, seni yalanci orospu çocugu! O ben degil, Scully! Scully! Scully, o ben degil!

( Scully sadece orada durup Siyah Giyen Adamlarin arabalarinin gitmesini izledi. Morris de disari çikip Scully'nin yanina geldi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Su an benden nefret ediyorsun, degil mi? Dana, seni Kersh'a ispiyonladigim için üzgünüm, ama ben.. ben isini kaybetmenden korktum.

SCULLY: Sen dogru olani yaptin Mulder.

MORRIS (MULDER OLARAK): Öyle mi?

SCULLY: Sana yillardir kitaba uygun hareket etmemizi söylüyordum, degil mi?

MORRIS (MULDER OLARAK): Hey, bu benim yeni halim.

( Scully Mulder'i götüren arabalarin arkasindan bakti. )


< 2. SAHNE >

( 51. Bölge hapishanesi. Mulder iki nöbetçi tarafindan bir koridordan geçirildi. Ayaginda kelepçeler vardi. Nöbetçiler Mulder'i bir hücreye atip kapiyi kapattilar. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Hey, hey dostum, çikar.. Bunlar ne olacak? Hadi dostum.

( Nöbetçiler ayak kelepçelerini çözmeden gittiler. Su an Dreamland 1deki pilot kaptan Robert McDonough'in hafizasini tasiyan yasli Hopi kizilderili kadininin, Lana Chee'nin, yanindaki hücredeydi. Sigara içiyordu. Iki hücreyi ayiran bariyere yaklasti. )

LANA CHEE/PILOT: (Güldü.) Bir yere gidemeyeceksin, dostum. Senin ve benim kiçlarimiz resmi olarak kayboldu. Bos laflara kaldik gibi görünüyor.

MULDER (MORRIS OLARAK): Siz kimsiniz?

LANA CHEE/PILOT: Çagirma sifresi Maverick. Yakin zamanda çagirilacagimdan degil ama..

MULDER (MORRIS OLARAK): Hanimefendi, iyi misiniz?

LANA CHEE/PILOT: (Alinarak) "Hanimefendi" mi? (Erkeklik organini tutup yatagina yürüdü.) Kiçimi ye masabasi maymunu.

( Mulder ona bakakaldi. )


< 3. SAHNE >

< FBI GENEL MERKEZI; WASHINGTON, D.C. >

( Masalarin bulundugu bölge. Morris bilgisayarinda golf oynuyordu. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Hayir, hayir, hayir. Yukari, yukari.. Whew. (Top içeri girdi.) Ben Tiger Woods'um.

( Scully elinde küçük bir kutuyla içeri girip masasinin üstündekileri toplamaya baslayinca Morris çabucak monitörünü kapatti. Scully mutlu görünmüyordu. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Kersh ne dedi?

SCULLY: Dikkafali, asi oldugumu, bir takim oyuncusu olmadigimi ve FBI'in takim oyuncusu olmayan ajanlara ihtiyaci olmadigini söyledi.

MORRIS (MULDER OLARAK): Ne pislik ama. Sonra?

SCULLY: Iki hafta ücretsiz uzaklastirma.

MORRIS (MULDER OLARAK): Ciddi olamazsin. Kim oldugunu saniyor bu?

SCULLY: (Esyalariyla kapiya yöneldi.) Iki hafta sonra görüsürüz.

MORRIS (MULDER OLARAK): Dana? Ev yapimi yemek bu aciyi biraz hafifletir mi acaba? Benim dairemde saat 8:00'de?

( Scully düsünüyor gibi yapip ona bakti. Sonra kafasini hafifçe sallayip onayladigini belirtti ve gitti. Morris kapanan kapiya bakti ve sonra yüzünde bir siritisla oyununa döndü. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Sanirim benden hoslaniyor, Tiger.


< 4. SAHNE >

( 51. Bölge hapishanesi. Mulder adeta cehennemdeydi. Hücresindeki yatakta yatiyordu. Uzuuunnn zamandir hücre arkadasini dinledigi belliydi. )

LANA CHEE/PILOT: Bir defasinda arka koltukta oturan Rio ile birlikteydim ve sunu düsünüyordum: "lanet olsun adamim, bu kiza hayatinin gezisini yaptiracagim. " Bilirsin onu gaza getiriyordum. Yanimdaki adam, Buzzsaw'la, biraz egleniyorduk. Simdi, Buzzsaw..

MULDER (MORRIS OLARAK): Hey, Maverick eger kusura bakmazsan..?

LANA CHEE/PILOT: Bekle. Buzzsaw sifir noktasina geçti. Tam benim sifir noktamdaydi. Ve senin sifir noktana geçtiginde..

MULDER (MORRIS OLARAK): Maverick..?

LANA CHEE/PILOT: ..yolda bir köpek gibi olurdu.

MULDER (MORRIS OLARAK): Maverick?

LANA CHEE/PILOT: Ondan kurtulamazdin.

MULDER (MORRIS OLARAK): (Gerçekten sinirlendi.) Hey, anneanne Top Gun, lanet olasica çeneni kapayacak misin?!

LANA CHEE/PILOT: Artik bana aitsin.

( Kendilerini ayiran bariyere geldi ve sigarasinin külünü Mulder'in hücresine silkti. Sinirlenen Mulder duvardaki araliktan uzanip bogazini tutmaya çalisti. Kadin ona bakarak güldü. Nöbetçi içeri girdi ve Mulder'in hücresini açti. )

NÖBETÇI: General Wegman seni görmek istiyor.


( General Wegman'in ofisi. Mulder Wegman'in karsisinda oturuyordu. Jeff ve Howard da onun yanindaydilar. )

GENERAL WEGMAN: Oglum.. Sana tuzak kuruldu. Bu kadarini söyleyebilirim.

JEFF: Bizi kandirmalarina izin verdin. Bize ne yaptigini neden bastan söylemedin?

MULDER (MORRIS OLARAK): (Sasirmisti.) Anlamini mi?

GENERAL WEGMAN: Bu yanlisti. Kara kutuyu yerinden oynattin. Bu..

HOWARD: Bir F-111 bozuntusuydu, efendim. Çöptü. FBI'a yanlis kara kutuyu verdim. Neden?

JEFF: Morry, madem FBI'a böyle bir oyun oynayacaktin niye bizi de isin içine sokmadin?

MULDER (MORRIS OLARAK): (Çaktirmadan.) Size güvenip güvenemeyecegimi bilmiyordum. Güvenlikte bir delik var, beyler ve bildigim kadariyla bu sizden biri. Bu nedenle ajan Scully'ye yalniz yaklasip kendisine bilgi verenin kim oldugunu bulmam gerektigine karar verdim. Ne yazik ki, ortagi ajan (tiksinerek) Mulder herseyi batirdi.

HOWARD: Öyleyse neden hemen ardindan bunlari bize söylemedin?

MULDER (MORRIS OLARAK): Bunu kendiniz çözene kadar bana inanmayacaginizi biliyordum.

HOWARD: Öyleyse gerçek kara kutu güvende, öyle mi?

MULDER (MORRIS OLARAK): Oh, evet. Elbette.

HOWARD: Ve onu geri getireceksin, öyle mi?

MULDER (MORRIS OLARAK): (Gülerek.) Tabi ki.

GENERAL WEGMAN: (Gururlu bir sekilde.) Tanrim, bu tuzagi çok iyi düsünmüssün. Aynisini diger çalisma arkadaslarin için de söyleyebilmeyi isterdim. Bu söylentiyi ve tas atmayi bana sunanlara ve tehlikeli suçlamalar yapanlara.

HOWARD: Efendim, Morris'in davranislari..

GENERAL WEGMAN: (Howard'a) Kendini Washington'daki panelde savunursun. Onlara çoktan davranislarinla ilgili sansür uygulamalarini önerdim. Seni hapishaneye atmadigim için sanslisin.


< 5. SAHNE >

( Mulder'in dairesi. Morris elinde iki alisveris torbasiyla içeri girdi. Apartmana söyle bir alici gözüyle bakti. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Aha!

( Morris torbalari bankoya koydu ve birinin içinden üç adet mum çikarip oturma odasina gitti. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Atmosfer yaratmak için yatak odasina biraz aydinlik. (Çevresine bakti ve duraksadi.) Yatak odasi yok.

( Morris kapali bir kapiya gitti. Kapiyi açmaya çalisti, ama birsey olmadi. Bir daha denedi. Yine birsey olmadi. bu defa sertçe çekti. Kapi birden açildi ve birkaç kutu ile porno dergiler yere düstü. Oda kutularla, eski esyalarla ve kagitlarla doluydu. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Bu adam on senedir bir kadinla birlikte olmamis.


< 6. SAHNE >

< FLETCHERLARIN EVI; RACHEL, NEVADA >

( Mulder evin önündeki minivanin yanina park etti. Morris'in tüm esyalari garaj yoluna saçilmisti. Mulder bir sedanin birkaç ev önce durdugunu gördü. Arabadan kimse inmedi. Chris, evin genç kizi kapidan çikti. Altin bir burun halkasi vardi. )

MULDER (MORRIS OLARAK): (Arkadasça davranmaya çalisti.) Hey, Chris. Hey, seyi.. sey.. Burnun.. (Halkaya dokundu, ama Chris hemen geriye çekildi.)

CHRIS: Ah! Hadi canim.

( Terry, evin delikanlisi da disari çikti. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Terry. Dostum. Hey, Terence. Pardon. Nasil gidiyor?

TERRY: Annem senin alikonman için emir çikaracagini söylüyor.

( Chris ve Terry minivana binip gittiler. Mulder el salladi, ama bir karsilik alamadi. Bosverip eve girdi. Pencereden disari bakinca sedanin içindeki adamin evi izledigini gördü. Arkasindan Joanne geldi. )

JOANNE FLETCHER: Burada ne ariyorsun?

MULDER (MORRIS OLARAK): Joanne..

JOANNE FLETCHER: Tüm esyalarin disarida. Al onlari ve git.

MULDER (MORRIS OLARAK): Joanne, dinle beni. Sana söylemem gereken birsey var.

JOANNE FLETCHER: Bir yasam boyu yetecek kadar dinledim seni, Morris. Git onu metresin su Scully midir nedir ona söyle.

MULDER (MORRIS OLARAK): Dana Scully, Özel Ajan Dana Scully.

JOANNE FLETCHER: Özel metres Dana Scully.

MULDER (MORRIS OLARAK): O benim ortagim, Joanne.

JOANNE FLETCHER: Senin ortagin ben olmaliyim.

MULDER (MORRIS OLARAK): Benim adim Morris Fletcher degil. Adim Fox Mulder. FBI'dan özel ajan Fox Mulder. Dana Scully benim FBI'daki ortagim. Ben senin kocan degilim, biz evli degiliz, tamamiyle birbirimize yabanciyiz ve benim geriye almak için sabirsizlandigim baska bir hayatim var.

JOANNE FLETCHER: Biliyor musun Morris, çogu erkek orta yas krizine girince gidip kendilerine spor araba alirlar. Etrafta kosusturup kendilerine Fox demezler.

MULDER (MORRIS OLARAK): Pencereden disari bakmani istiyorum. Benimle bir saniyeligine pencereden disari bakar misin? Suradaki arabayi görüyor musun? Içindeki iki adami? Beni gözetliyorlar. Casusluk yapiyorlar. Kocan hiç bahsetti mi bilmiyorum, ama çok tehlikeli bir isi var. Ve o arabadaki adamlar, tipki senin gibi, benim o oldugumu saniyorlar ve bana güvenmiyorlar. O nedenle bir yanlis hareket tarih olmama neden olur. Bu senin kocanin da tarih olacagi anlamina gelir, çünkü bu olursa geri dönüp isleri olmasi gereken sekilde düzenleyemem. Ne dedigimi anliyor musun?

JOANNE FLETCHER: (Ona inanmayarak) Morris eger nasil bir adam haline geldigini begenmiyorsan seni suçlayamam. Ama gerçeklikten bu kadar uzaklasman yanit olamaz. Kim oldugunu kabul et. Bu her ne kadar antipatik olsa da.

( Joanne yanindan ayrilirken Mulder basini salladi. )


< 7. SAHNE >

( Mulder'in dairesi. Scully kapiyi çaldi. Morris üstünde "birseyler çok güzel kokuyor" yazan bir önlükle kapiyi açti.)

MORRIS (MULDER OLARAK): Harika bir zamanlama. Hosgeldin.

( Scully dairenin temiz görüntüsüne bakinca sasirdi. )

SCULLY: Wow. Mulder.

( Morris Scully'nin ceketini aldi. Scully ceketini almasina izin verdi, ama sasirdigi belliydi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Begendin, ha? Evet, artik daginik bir oglan gibi yasamayi birakma zamanim geldigini düsündüm. Gel ve geri kalanini da gör. Bu taraftan.

( Scully'yi piril piril olan yatak odasina götürdü. Yatagin üstünde leopar desenli bir çarsaf vardi. )

SCULLY: Senin bir yatak odan oldugunu bile bilmiyordum.

MORRIS (MULDER OLARAK): Oh, evet. Aylak aylak dolasip Sunday New York Times okuyacagim bir yer gerekiyordu.

( Yatagin ayak ucuna vurarak Scully'yi de oturmasi için davet etti. )

SCULLY: Sey, hayir. Böylesi iyi. Tesekkürler.

MORRIS (MULDER OLARAK): Ciddiyim. Gel bir bak. Cidden.

( Scully'yi yataga dogru çekti. Scully oturdu. Bu bir su yatagiydi. Morris de yanina oturunca ikisi sirt üstü yataga düstüler. )

SCULLY: Oh!

MORRIS (MULDER OLARAK): Whoa! Aha.

( Yatagin üstündeki aynaya baktilar. Yansima Mulder ve Scully'yi gösteriyordu. )

SCULLY: Mulder..

MULDER (MORRIS OLARAK, MORRIS MULDER OLARAK): Belki de New York Times'i tersten okumayi seviyorumdur.

( Mulder Morris olarak, Morris Mulder olarak Scully'yle yüzyüze gelmek için yan döndü. Bir sonraki görüntü Morris'i Mulder olarak göstermektedir. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Bundan nefret mi ettin?

SCULLY: (Duraksadi.) Hayir, nefret etmedim.

MORRIS (MULDER OLARAK): Tamam öyleyse. Sey, bir yere ayrilma.

( Morris mutfaga gitti. Sogumus bir sampanya ve iki sampanya kadehi aldi ve sarki söyleyip dans ederek yatak odasina gitti. 70lerden bir Marvin Gaye sarkisi söylüyordu. )

MORRIS (MULDER OLARAK):
Let's get it on.
Let's get it on.
Let's get it on.
Let's get it on.
Tonight is the night...

( Yatak odasinin kapisini ayagiyla kapatti. )

( Tavandaki aynada Mulder Morris olarak, Morris Mulder olarak güldügünü gösterdi. Scully'ye bir bardak sampanya uzatiyordu. )

SCULLY: Gerçek eglence ne olurdu biliyor musun?

MORRIS (MULDER OLARAK): Ne?

( Scully kelepçelerini önünde salladi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Oh, evet. Önce ben mi?

SCULLY: Önce sen.

( Morris kelepçeleri alip sol bilegine, öteki ucunu da yatagin basucuna takti. )

MORRIS (MULDER OLARAK): (Utanarak.) Bu ilk olacak. Simdi ne yapacagim?

( Dönüp Scully'ye bakti. Scully'nin kendisine silah dogrulttugunu görünce bakisi panige dönüstü. )

SCULLY: Sen Mulder degilsin.

MORRIS (MULDER OLARAK): Ne?

( Hala kucaginda olan sampanya sisesi patlayip açildi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Bebegim..

SCULLY: (Biraz daha asagiya nisan alarak) Bir daha bana "bebegim" de ve seni kateterden iseteyim. Adin Morris Fletcher. Çölde tutuklanan Mulder'di. Senin hakkinda dogruyu söylüyordu. Simdi, bu olanlari nasil eski haline getirecegiz?

MORRIS (MULDER OLARAK): (Karsi koymaktan vazgeçerek.) Nerden bileyim? Yapabilecek olsam bile yapmam. Karimi gördün. Ona geri dönmek istedigimi mi saniyorsun? Sigorta parasini alabilmek için beni uykumda öldürebilecek olan iki çocuga. Sadece 226.000 $ eden bir ev üstüne yapilan 400.000 $lik ipotege. Ve isim. Tanrim.. Siyah giyen bir adamin sadece voodoo beyin kontrolüyle mi ugrastigini saniyorsun? Kagit isini görebiliyorum.

SCULLY: Bitirdin mi?

MORRIS (MULDER OLARAK): Bunun cennetten bir hediye oldugunu düsünüyorum. Ayrica nasil olsa kimse sana inanmayacak, o yüzden burada olmama alissan iyi olur.

SCULLY: Ya da sana sadece ates ederim.. bebegim.

MORRIS (MULDER OLARAK): (Yalvararak.) Sana söyledim. Herseyi eski haline nasil getirecegim konusunda hiçbir fikrim yok.

SCULLY: Peki ya Mulder'in kaynagi? Çölde bulusmasi gereken adam? Ona ne demeli? Onunla nasil baglanti kurulacagini biliyor musun?

MORRIS (MULDER OLARAK): Bununla ilgili hiçbir sey bilmiyorum. Üzgünüm. Sansin yok.

( Telefon çaldi. Telesekreterin devreye girmesini beklediler. )

TELESEKRETER: (Morris'in sesi.) Selam, selam. "Özel" bir konugu eglendirmekle mesgulüm. Mesaj birakin sizi sonra ararim.

( Morris utanmis görünüyordu. Scully ise tiksinmisti. )

TELESEKRETERDEKI ADAM: Ajan Mulder, son kez deniyorum. Size verecegim gizli bilgiyle ilgileniyor musunuz, ilgilenmiyor musunuz? Eger oradaysaniz telefonu açin.

( Scully telefonu açmasini isaret etti. Mulder telefonu açti ve ahizeyi konusmayi ikisinin de duyabilmesi için aralarinda tuttu. )

MORRIS (MULDER OLARAK): (Telefonda) Mulder.

TELESEKRETERDEKI ADAM: Ajan Mulder, dikkatlice dinleyin.


< 8. SAHNE >

< FLETCHERLARIN EVI; 16:47 >

( Fletcherlarin evi. Mulder pencere kenarinda oturmus kendisini takip eden arabayi gözetliyordu. Ayagiyla perdelerle oynuyordu. )

JOANNE FLETCHER: Pekala, sanirim komsulara konusacaklari bir konu verebildik. Tanri askina Morris, önceleri benden uzaklasmak için bekleyemezdin simdi ise evden ayrilmiyorsun.

MULDER (MORRIS OLARAK): Nereye gidebiliriz?

JOANNE FLETCHER: Ne gibi?

MULDER (MORRIS OLARAK): Sen haklisin. Evden çikmaliyiz. Bir sürü insanin oldugu bir yere gitmeliyiz.

JOANNE FLETCHER: Bir sürü insanin oldugu bir yer mi?

MULDER (MORRIS OLARAK): Hi hi.

JOANNE FLETCHER: Rachel, Nevada'da mi?

MULDER (MORRIS OLARAK): (Gülümsedi ve Joanne'nin yüzünü oksadi.) Ne dersin?


< 9. SAHNE >

( Gece. Scully ve Morris'in arabasi western bar/hotel olan Little A'Le Inn'in önünde park halindeydi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Pekala, sunu bir kez daha gözden geçirelim. Bana söyledigin sekilde oraya yalniz girecegim. Beni bekleyen mavi bir Buffalo Bills sapkasi takiyor olacak.

SCULLY: Sonra?

MORRIS (MULDER OLARAK): Ve eger arka kapidan sivismaya kalkarsam (elini silah gibi yapip kafasina götürdü) tak-tak-tak.

SCULLY: Hadi baslayalim.

MORRIS (MULDER OLARAK): En basa dönemez miyiz? Bilirsin iste, su kelepçeli olaya?

( Scully dogruldu ve silahini dogrulttu. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Herhalde bu hosuna gitmez.

( Morris bara girdi ve çevresine bakinmaya basladi. )

JUKEBOX'TAKI MÜZIK:

I have waited for what seems
Like a whole light year
Just to see your face
Once again, my dear
Shiny brown-eyed moonlight
Sunlight, starlight
With big dark eyes
That send me out of sight
Now I'm staring
At the stars...

( Kamera Mulder ve Joanne'in bira ve beyaz sarap içtigi yere yöneldi. Mulder barda etrafina bakiniyordu. )

JOANNE FLETCHER: Birini mi bekliyorsun?

MULDER (MORRIS OLARAK): Hayir, birini beklemiyorum.

JOANNE FLETCHER: Çünkü eger buraya bana bir içki ismarlamaya degil de birini beklemeye geldiysen bana bunu simdi söyle ki ben de senden bosanip evi alabileyim.

MULDER (MORRIS OLARAK): Joanne bir beyaz sarap daha iç.

( Mulder bardaga vurarak barmene bir tane daha getirmesini isaret etti. )

Staring at the stars
Wondering where you are...

( Morris mavi Buffalo Bills sapkasi giyen adamin yanina oturdu. Adam General Wegman'di. )

MORRIS (MULDER OLARAK): (gözlerine inanamayarak) O adam sen misin?!

GENERAL WEGMAN: Otur.

MORRIS (MULDER OLARAK): Lanetlenecegim.


( Mulder ve Joanne'in masasi. Mulder Jeff'in ve diger Siyah Giyen Adamlar'in bara girdigini gördü. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Agghh, su bira, beni çarpti. Sey.. Hemen dönecegim.


( Wegman'in masasi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Bir UFO mu sabote ettin?

GENERAL WEGMAN: Sesini yükseltme. Onun kaza yapmasini istemedim, Ajan Mulder. Sadece modülü onu görebilmen için gizlice etkisiz hale getirmek istedim.


( Disarida park yerinde. Mulder arabalarin arasinda yavasça dolanip açik olan bir kapi bulmaya çalisiyordu. Sansina Scully'nin arabasinin yolcu koltugu kapisi açildi. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Scully.

SCULLY: Mulder? Bu gerçekten sen misin?

MULDER (MORRIS OLARAK): (Arabaya bindi.) Burada ne yapiyorsun?

SCULLY: Sana yardim etmenin bir yolunu bulmaya çalisiyorum.


( Joanne bir masada oturmus tek basina bekliyordu. Kendisine bir bardak beyaz sarap daha getirdiler. )

Now I'm straring at the stars...


( Wegman'in masasi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Ne, simdi sen sikildin mi?

GENERAL WEGMAN: Beni bir posta görevlisine çevirdin. Istedigin sey ayaginin altinda.

( Morris asagiya bakti ve kahverengi bir kesekagidi içinde uçagin kara kutusunu gördü. Gülümsedi. )

Starlight, star bright...


( Joanne park yerinde yürüyordu. )

JOANNE FLETCHER: Morris?

( Mulder ve Scully'yi arabanin içinde otururken gördü. Aglamamaya çalisarak oturdugu masaya geri döndü. Morris elinde kesekagidiyla generale asker selami verip bardan çikmaya hazirlandi. Rahatsiz oldugu açikça belli olan Joanne'i gördü ve ona bakti. Kendini kötü hissetti. Jeff'in Siyah Giyen Adamlara basini salladigi gördü. Erkekler tuvaletine kaçti. )

In my memory you are moonlight, starlight
With big dark eyes that
Send me out of sight
Now I'm staring at the stars
Wondering where you are
Wondering if I'll ever see
Your face again
Now I'm staring at the stars
Wondering where you are...


JEFF: (Joanne'in masasina geldi.) Joanne? Hey, nasil gidiyor? Dinle, Morry'yi gördün mü?

( Mulder tekrar bara girdi. )

JOANNE FLETCHER: Gördügümden emin olabilirsin.

( Joanne bir bardak beyaz sarabi Mulder'in yüzüne atti. )

JEFF: Hey, hey, hop çocuklar. Çocuklar. Bu da neydi, Morry?

MULDER (MORRIS OLARAK): Sanirim berbat bir kocayim.

JEFF: Ben onunla konusurum.

( Mulder tuvalete gitti ve gömlegini temizlemeye çalisti. Aynaya bakinca Mulder'in kahverengi bir kesekagidini elinde tuttugunu gördü. Kendisine baktiginda da gömlegi sarap lekesi olmus Morris'i gördü. Arkasini dönüp Morris (Mulder olarak)'la yüz yüze geldi. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Demek hayatimi isteyen adam sensin. Sanirim bu istek tüm kiç tekmelenmelerini de içeriyor.

( Mulder tuvaletin kapisini kilitledi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Oh, hayir... Bunu yapmak istemezsin.

( Mulder Morris'i duvara dogru ittirdi. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Evet, isterim.

MORRIS (MULDER OLARAK): Jeff disarida.

MULDER (MORRIS OLARAK): Eee, ne olmus yani?

MORRIS (MULDER OLARAK): Eger ikimizi beraber görürse, bu ikimizin de sonu olur. Özellikle de bunu görürse.

( Morris kesekagidini gösterdi. Mulder kesekagidinin içine bakinca uçagin kara kutusunu gördü. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Bunu hemen Scully'ye götür.

MORRIS (MULDER OLARAK): Kulaklarinda bir sorun olmali. Sana Jeff'in burada oldugunu söyledim. O buradan gidene kadar disari çikmam. Sen bunu ondan kaçir. Onun dostu sensin.

MULDER (MORRIS OLARAK): Onun dostu mu? Bana hiç mi hiç güvenmiyor. Bunu sen de gördün.


( Wegman'in masasi. General Wegman bahsis birakip kapiya yönelirken Jeff ve arkadaslarini gördü. )

GENERAL WEGMAN: Oh, Tanrim.

( General Wegman kendini erkekler tuvaletine atti. Içeride bir süre ileri geri dolandi. Kafasini kaldirinca da Mulder ve Morris'i bölmelerden birinden disari bakarken gördü. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Hey..

GENERAL WEGMAN: Hey..


... as long as the sun would shine
You would love me
Love me
And I hope
You'll love the sunshine
One more time...


( Kisa bir süre sonra: Scully ve Jeff tarafindan gözlenen General Wegman tuvaletten çikti. )

GENERAL WEGMAN: Jeff.

JEFF: General Wegman.

GENERAL WEGMAN: Siz, benimle gelin. ( Adamlari disariya çikartti. )

JEFF: Efendim.. Biz ne..??

GENERAL WEGMAN: Iste orada. Bu adami tutuklayin.

( Park alaninda elinde kahverengi kesekagidi tutan Mulder'i gösterdi. )

JEFF: Morris.. Dur.

( Morris'i kollarindan tuttular. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Hey çocuklar.

JEFF: Kesekagidinda ne var Morris?

MULDER (MORRIS OLARAK): Bu, sey.. Bira.

GENERAL WEGMAN: Bunun uçagin kara kutusu olmadigindan emin misin?

MULDER (MORRIS OLARAK): Hayir, bu bira.

( Jeff kesekagidinin içine bakti ve biralari gördü. Hepsi baslarini kaldirdilar ve bir arabanin uzaklastigini gördüler. Mulder Wegman'a basiyla bir isaret verdi. Arabanin içinde Scully, Morris ve uçagin kara kutusu vardi. )

MORRIS (MULDER OLARAK): (Arabada kendi kendine gülerek) Salaklar.

< 10. SAHNE >

( Eski Silahsörlerin ofisi. Frohike Byers ve Langly'e huevos rancheros servisi yapmaktadir. )

LANGLY: Mmmm.. Daha fazla huevos rancheros.

FROHIKE: Mas huevos rancheros.

BYERS: Por favor.

( Kapi çaldi. )

SCULLY: Açin sunu.

( Kamera kapinin önünde bekleyen Scully ve Mulder'i göstermekteydi. Frohike kapidaki kilitleri açip Scully ve Morris'i içeri aldi. )

FROHIKE: Mulder.. Eger gelecegini bilseydim daha fazla salsa yapardim.

SCULLY: Hemen yardiminiza ihtiyacimiz var.

LANGLY: (Uçagin kara kutusunu aldi.) Kim kaza yapti?

SCULLY: Kim, ne, niçin. O kara kutuda olan herseyi ögrenmek istiyorum.

BYERS: Sekli ve boyutu SR-17lerin kara kutularina benziyor.

FROHIKE: (Kara kutuya bakarak) Kesinlikle standart bir kara kutu degil.

BYERS: (Morris'e) Bunu nereden buldun?

SCULLY: Groom Lake. 51. Bölgenin hemen disi.

FROHIKE: Dreamland.

LANGLY: Aurora casus uçagi.

SCULLY: O da ne?

FROHIKE: Kara dünya. Çok, ama çok gizli. Alçak heriflerin özel bir isi.

BYERS: Aurora sivi hidrojenle çalisan hipersonik bir kesif uçagi.

LANGLY: Ya da "methylcyclohexane"

( Eski Silahsörlerin son sayisini okuyan Morris kikirdamaya basladi. )

FROHIKE: Onun nesi var?

MORRIS (MULDER OLARAK): Sizler de tipki bu isim gibi misiniz? Ben size "Aurora" ya da "Borealis" diyecegim.

FROHIKE: O neden bahsediyor?

BYERS: Mulder...

SCULLY: O Mulder degil.

LANGLY: Ha?

SCULLY: (Rahatsiz bir sekilde) Bize göre kaza yapan bu uçak, bu her ne ise..seye neden oldu... (Içini çekti.)

MORRIS (MULDER OLARAK): Benim adim Morris Fletcher. 51. Bölgede çalisiyorum. Uzay zamaninin devamliligindaki bir büküm sonucu Mulder'in bedenine girdim.

( Eski Silahsörler önce güldüler, sonra Scully'nin gülmedigini, ciddi bir sekilde kendilerine baktigini görünce sustular. )

MORRIS (MULDER OLARAK): (Frohike'ye dogru egilerek) Bana güven küçük adam, ben o degilim. Oh, sizi seviyorum çocuklar. Gerçekten seviyorum Yani siz "Eski Silahsörler"siniz, degil mi? Siz çocuklar benim kahramanlarimsiniz. Demek istedigim, su bastiginiz saçmaliga bir bakin.

BYERS: (Kendilerini savunarak): Biz gerçegi ortaya çikartiyoruz.

MORRIS (MULDER OLARAK): Ah, gerçek. Iste sizin gibi maymunlarin iyi yönü de bu. Bizim yarattigimiz bu saçmaliklara sadece inanmakla kalmiyor, bir de bunlari yayiyorsunuz. Yani, suna bir bakin.

( "Eski Silahsöler"in basligini gösterdi. "Saddam Irak Çölü'nde Mandriod ordusunu test ediyor". )

MORRIS (MULDER OLARAK): Saddam Hüseyin diye biri yok. Bu adamin adi John Gillnitz. Onu Tulsa'da tiyatro oynarken bulduk. "Kral ve Ben"in kötü bir versiyonuydu.

LANGLY: Saddam Hüseyin'in bir hükümet yalani oldugunu mu söylemeye çalisiyorsun?

MORRIS (MULDER OLARAK): Onu ben buldum diyorum. Bu adami 1979'da yarattik. Ne zaman ilginin baska yöne kaymasina ihtiyacimiz olsa kilicini söyle bir savuruyor. Ah... Siz çocuklar, tuvalette otururken bu hikayelerinizden kaç tanesini hayal ettigimi bir bilseniz.

FROHIKE: Ne hikayeleri?

MORRIS (MULDER OLARAK): Ah, üzgünüm Melvin. Bu gizli bir bilgi.

FROHIKE: (Morris'i spatulayla tehdit ederek) Ismim Frohike, seni gerizekali. Mulder'a ne yaptin?

SCULLY: Hepiniz kapayin çenenizi. Eger siz çocuklar Mulder'i geri istiyorsaniz bana su sonuçlari bir an önce ulastirin.


< 11. SAHNE >

( General Wegman'in ofisi. Wegman yalniz basina oturmus dökümanlari imha etmekteydi. Kapi çalindi. )

GENERAL WEGMAN: Kim o?

MULDER (MORRIS OLARAK): Morris Fletcher.

GENERAL WEGMAN: Içeri gir. Birlikte görülmemeliyiz. Dün geceden sonra olmaz. Fletcher... Mulder.. Her kimsen iste.

MULDER (MORRIS OLARAK): Umarim bu son görüsmemiz olur. Ajan Scully kara kutunun analiziyle birlikte buraya geliyor.

GENERAL WEGMAN: Beni kurtarmak için artik çok geç.

MULDER (MORRIS OLARAK): Biliyorum. Gerçek Morris Fletcher güvenlikteki deligin siz oldugunu biliyor.

GENERAL WEGMAN: Geri döndügün zaman, yani eger geri dönebilirsen, beni tutuklatacak. Ortadan kaldiracak. Bunu yapmasa bile is arkadaslari çok geçmeden uçagi benim sabote ettigimi anlar.

MULDER (MORRIS OLARAK): Bunu neden yaptiniz?

GENERAL WEGMAN: Düsmesini istememistim. Sadece senin bunu görmeni istemistim.

MULDER (MORRIS OLARAK): Peki ama neden?

GENERAL WEGMAN: Öyle bir zaman gelir ki.. sen ileriye bakacagina geriye bakarsin. Hayatinin sonucunu görürsün. Tüm kariyerim gerçegi Amerikan halkindan saklayip, bir bakima benim için en degerli olan seyi yok etmekle geçti.

MULDER (MORRIS OLARAK): Gerçek olan nedir?

GENERAL WEGMAN: Yani.. Sen bilmiyor musun?

MULDER (MORRIS OLARAK): Neyi bilmiyor muyum?

GENERAL WEGMAN: Gerçegi.. 51. Bölge içinde neler olup bittigini? Bu yüksek maliyetli projelerin ne oldugunu? Biz bu kuslarini sadece uçuruyoruz. Onlari neyin uçurdugunu bize söylemiyorlar. Hepsini Utah'ta yapiyorlar.

MULDER (MORRIS OLARAK): Pekala, madem bilmiyordunuz, o halde niye beni aradiniz?

GENERAL WEGMAN: Ben.. Ben senin dosyani gördüm. Uçan araçlari yillardir kovaliyorsun. (dalga geçmeyip gerçekten sorarak) Uzaylilar gerçekten var mi, Ajan Mulder?

( Mulder, Wegman'a sadece bakti. )


< 12. SAHNE >

( Eski Silahsörler'in ofisi. Bilgisayar ekraninda sonuçlar görülmeye baslandi. )

FROHIKE: Birseyler geliyor.

BYERS: Tamamdir.

SCULLY: Nedir bu?

BYERS: Kilidi kirdik.

LANGLY: Bu bebek uçusla ilgili olan rüzgar hizi, dönüsü meydana getiren güç ve delta-v gibi 28 sistemin ölçümünü kaydetmis.

FROHIKE: Evet, tüm standart ölçümler, ama sey... Bunlar nedir?

BYERS: Tachyon flux... Çekim kuvvetli yerinden oynatilma.

FROHIKE: Aurora'yi kiçima anlatin. Siz orada ne uçuruyordunuz?

( Morris gizemli bir sekilde kaslarini kaldirdi. )

SCULLY: Pekala çocuklar, bu bilgileri analiz etmenizi istiyorum. Morris...

MORRIS (MULDER OLARAK): (Gazeteyi gösterdi: "Monica Lewinsky: Kurnaz kiz mi Mandroid mi?") Bu benimkilerden biri.

SCULLY: Kaldir kiçini.

MORRIS (MULDER OLARAK): Gittigim zaman beni özleyeceksiniz.

FROHIKE: Çok zor, gülen çocuk.

MORRIS (MULDER OLARAK): Geri çekil, Sümüklü.

SCULLY: (Araya girerek) Yeter. Birseyler buldugunuzda bana haber verin.


< 13. SAHNE >

( Gece. 51. Bölgenin disi. Iki erkek ve bir kiz beyaz bir posta kutusuna rastladilar. )

1. ÇOCUK: Ah, siyah bir posta kutusu.

2. ÇOCUK: Dostum, bu beyaz bir posta kutusu.

1. ÇOCUK: Hayir, onu gizlemek için beyaza boyamislar. Bu siyah bir posta kutusu. Özgürlük Dagi'ni ve Dreamland'in üzerindeki UFO'lari görmek için en iyi nokta. (2. çocuk ve kiz birbirleriyle "yakindan" ilgilenmeye basladilar.) Bir gecede 5 tane gören birini taniyorum. Gökyüzünde dans ettiklerini söylemisti. (gümbürtü sesi geldi)
Bunu duydunuz mu? Bu da nedir? (Üstlerinden küçük bir dalga geçti.) Çok iyi ya! Bunu gördünüz mü?

( 1. çocuk arkasini dönünce 2. çocugu ve kizi iç içe girmis halde gördü. Kizin kolu oglanin içinden geçmis, yüzleri ilginç bir sekilde birlesmisti. 1. çocuk onlara korkuyla bakti. )


< 14. SAHNE >

( Gece. Çöl. Scully ve Morris Mulder'in arabasinin yanina park ettiler. Scully arabadan çikip birkaç metre ileride duran Mulder'in yanina geldi. Morris arabada kaldi. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Pek mutlu görünmüyorsun. Bana iki çocugu okutmak zorunda oldugumu söyleme.

SCULLY: (Çekinerek) Orada görevin bu, degil mi?

( Mulder basini salladi. )

SCULLY: (Kollarini kavusturarak) Ben, sey... Ben Frohike'yle daha demin konustum. Kazanin bilgilerini yükleyip analiz etmeyi basarmislar. O gece kurala aykiri bir sey olmus.

MULDER (MORRIS OLARAK): Peki ben nasil geri dönecegim?

SCULLY: (Söylemekte zorlanarak) Iste sorun burada. Bunlar sadece zaman içerisindeki tesadüfler. Degiskenlerin bir ufuga yaklasmasi. Ve bir baska uçagi sabote ederek böyle bir an yaratsak bile... Mulder biz sadece... biz sadece ayni olayi bir saliseligine bile yaratabilsek...

MULDER (MORRIS OLARAK): Kafami bir kayanin içine sokabilirim.

SCULLY: Evet, onun gibi bir sey.

( Uzun bir ara oldu. )

MULDER (MORRIS OLARAK): (Depresif bir sekilde) Peki ya o? Yani ben. Her neyse. O her kimse.

SCULLY: Ajan Mulder Müdür Yardimcisi Kersh'un yeni altin çocugu oldu. Onunla birlikte çaldigimiz kara kutuyu geri götürmekle görevlendirildi. Bu orospu çocuga Kersh'a benim rahibe yaptigimdan çok itirafta bulundu. Ben bunlarin arkasindan sadece sürükleniyorum.

MULDER (MORRIS OLARAK): "Sadece arkasindan sürükleniyorum" da ne demek?

SCULLY: Büroda degilim. Uzaklastirildim ve görevim degistirildi.

MULDER (MORRIS OLARAK): Hayir. Bunlari bana açikladigin gibi onlara da açiklayabilirsin. Bilgiler sende. Bunu onlara anlatabilirsin. Isini geri alabilirsin.

( Scully Mulder'a sefkatle bakti. Onun tepkisi Morris'in yapmacik tepkisinden çok daha farkliydi. )

SCULLY: Bu kadar çirkin olmasaydin seni öperdim.

( Mulder gülümsedi ve basini salladi. Morris arabanin kornasina basti. )

MORRIS (MULDER OLARAK): (Pencereden kafasini çikartip bagirarak) Bir resim çekin. Daha fazla dayanir.

( Mulder ve Scully bir an durup arabaya dogru baktilar. )

MULDER (MORRIS OLARAK): (Dislerini sikip) Eger ona ates edersem bu cinayet mi olur intihar mi?

SCULLY: Eger bunu senden önce yaparsam ikisi de olmaz.

( Scully Mulder'in kolunu veda etmek amaciyla hafifçe sikti ve arabaya dogru yürümeye basladi. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Hey Scully...

( Mulder elini kapali bir sekilde Scully'ye dogru uzatti. Scully de avucunu açarak ona dogru uzatti. Mulder elindeki çekirdekleri Scully'nin avucuna bosaltti, sonra onun avucundan bir tane çekirdek alip agzina atti. Birbirlerine baktilar. Mulder üzgün bir sekilde Scully'nin arabaya binisini ve oradan ayrilisini izledi. )


< 15. SAHNE >

( 1. çocuk otobandaki bir arabayi durdurdu. )

1. ÇOCUK: (Deli gibi) Dur! Dur! Dur! Dur! Dur! Dur! Bana yardim etmelisiniz! Bana yardim etmelisiniz! Cami açin! Lütfen, caminizi açin!

( Arabanin içindeki Howard Gordon'di)

1.ÇOCUK: Sizinle konusmaliyim! Lütfen, biri bana yardim etmeli. (Kamera diger çocuklara dogru ilerlerken çocugun ve Howard'in ayaklarini gösterdi.) Bu sey... Bu, bu sanki bir dalga gibiydi. Hersey... (Çocugun ayagi takilip düstü, ama hemen kalkip yola devam etti) Ve... ve yüzleri, birbirinin içine geçmisti! Ve, ve kizin kolu digerinin içinden geçiyordu!

( Howard fenerini yerdeki çifte dogrulttu. Çocuklar yerde birbirleriyle "yakindan" ilgileniyorlardi. Yüzlerine isik gelince saskinlikla dogruldular. )

2. ÇOCUK: Sam, adamim, nerelerdeydin? Bu adam da kim?

1. ÇOCUK: Yemin ediyorum dostum... Çok garipti.

HOWARD: (Simdi son derece normal görünen çifte bakarak) Sana inaniyorum.


< 16. SAHNE >

( Scully ve Morris'in arabasinda. Gündüz otobanda gidiyorlardi. Scully Morris'i takmiyordu. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Oteldeki adam nakit istedi. Kredi kartini almadi. Buna inanabiliyor musun? Sonra kendime geldim ve ona kimligimi gösterdim. "Fox Mulder, FBI" Ona güneybatidaki pis otelleri arastirdigimizi ve arkasini kollamasi gerektigini söyledim. Ne oldu biliyor musun? Adam odayi bedavaya verdi ve yaninda da yuvarlamam için 6li bir içki paketi verdi. Bu isi seviyorum! Dinle, Dana, su kara kutuyu geri götürdükten sonra koca adamla konusmama ne dersin? Bakalim isini geri alabilecek miyim? Beni tanidiktan sonra birlikte çok eglenebiliriz. Biliyorsun, degisebilirim.

SCULLY: Hala silahim var.

MORRIS (MULDER OLARAK): Pekala, anlasildi.

( Dreamland'in ilk bölümünde havaya uçmus olan benzin istasyonunun yanindan geçtiler. )

SCULLY: Bekle bir dakika. Geri dön.

MORRIS (MULDER OLARAK): Ne oldu?

SCULLY: (Emrederek) Geri dön.

( Scully arabadan çikti ve benzin istasyonuna dogru yürüdü. Saskinlikla bakti. Hersey yerli yerindeydi. Ilk bölümde de gördügümüz benzin istasyonundaki görevli Scully'yi karsilamaya geldi. )

GÖREVLI: Yardim edebilir miyim, bayan?

SCULLY: Anlamiyorum. Burasi... Burasi havaya uçmustu.

GÖREVLI: Hiç sanmiyorum.

SCULLY: Evet. Burasi. Iki gece önce.

GÖREVLI: Sanirim böyle birseyi hatirlardim.


< 17. SAHNE >

( 51. Bölge hapishanesi. Howard ve iki asker pilot Robert McDonough/Lana Chee'ye eslik ediyorlardi. Lana Chee'yi hücresinden çikardilar. )

LANA CHEE/PILOT: Neler oluyor?


< 18. SAHNE >

( Fletcherlarin evi. Mulder Morris'in esyalarini bir kamyonete yüklüyordu. Morris ve Scully arabayla geldiler. )

MULDER (MORRIS OLARAK): Burada ne ariyorsun?

SCULLY: Seninle konusmam gerek. Bir sey oldu.

( Ön kapida Joanne ve Terry Morris'in koltugunu disari çikarmak için ugrasiyorlardi. )

JOANNE FLETCHER: Morris! Su aptal koltugunu unutma! Sen ve o, birlikte çok mutlu olmalisiniz! ( Scully'yi gördü.) Terence, içeriye gir. (Terry içeriye girdi.) Buraya gelmekle bir sürü kin kazandin, kardesim.

MULDER (MORRIS OLARAK): Joanne, sana söyledim. Ben senin kocan degilim. (Morris'i gösterdi.) Senin kocan o.

JOANNE FLETCHER: (Scully'ye) Buraya ailemin parçalanisini görmek için mi geldin? Bundan bir tür zevk mi aliyorsun?

SCULLY: (Mulder'a) Seninle yalniz konusmaliyim.

JOANNE FLETCHER: (Scully'ye) Yuvami yikan kadin!

( Mulder ve Scully digerlerinden ayri bir yere gittiler. Morris aciyarak hala koltugu kapidan geçirmeye çalisan Joanne'ye bakti. Ona dogru yürüdü. )

MORRIS (MULDER OLARAK): Dikkatli ol. Cigerini sökeceksin.

JOANNE FLETCHER: Beni rahat birak.

MORRIS (MULDER OLARAK): Joanne... Senin kocan olmam konusu... Bu dogru.

JOANNE FLETCHER: Kapimin önünden çekil.

MORRIS (MULDER OLARAK): 13 Haziran 1978'de evlendik. O gün yagmur yagiyordu. Resepsiyonda koca kiçin yüzünden pastayi göremedigimi söyledigim zaman bana çok kizmistin. (Joanne dönüp ona bakti.) Ilk evimizi hatirliyor musun, Pentagon'daki o pis apartman dairesini? Klimayi çalistirdigin zaman bütün isiklarin söndügünü? Ya hamileyken seni güldürmek için dizlerini nasil gidikladigimi? Hatirliyor musun? Chrissy'nin dogdugu geceyi hatirliyor musun? Kipkirmizi suratiyla bagirirken onu kollarimda nasil tuttugumu?

JOANNE FLETCHER: (Aglayarak) Seni bir tek o zaman aglarken görmüstüm. Oh, Tanrim.. Morris? Bu sen misin?

MULDER (MORRIS OLARAK): Hadi Morris. Gidelim.

JOANNE FLETCHER: Gidelim de ne demek? Onu nereye götürüyorsunuz?

SCULLY: Bayan Fletcher, bu olaya en basta neden olan seyin tersine çevrildigine inaniyoruz.

MULDER (MORRIS OLARAK): Otobana, bunun basladigi yere dönmemiz gerekiyor. Bu bizim tek sansimiz olabilir.

( Siyah Giyen Adamlarin kullandigi iki araç geldi. Jeff onlara dogru yürüdü. )

JEFF: Üzgünüm Morris. Bir hain hep haindir.

MULDER (MORRIS OLARAK): Göründügü gibi degil.

ASKER: (Kara kutuyu Scully ve Morris'in arabasindan çikararak) Onu buldum!


< 19. SAHNE >

( Gece. Jeff'in aracinin içinde. Mulder, Scully ve Morris aracin arka koltugunda oturuyorlardi. Dreamland 1'in basladigi alana girdiler. Orada onlari beyaz araçlar bekliyordu. )

ASKER: Efendim.

( Asker arabayi durdurdu. Jeff arabadan indi ve kendilerini bekleyen Howard'in yanina gitti. )

JEFF: Ne yapiyorsun?

HOWARD: Bir pisligi temizliyorum.

JEFF: Sen neden bahsediyorsun?

HOWARD: Bir saat kadar önce Kaptan McDonough ve Bayan Chee'yi ait olduklari yere gönderdim. Simdi sira onlarda. (Morris, Scully ve Mulder'i gösterdi.)

MULDER (MORRIS OLARAK): Bunu baslatan olay tipki bir lastik gibi geri geliyor.

SCULLY: Bu gerçeklestiginde yolu üstünde olmamiz yeterli.

( Gümbürtü sesi. )

MULDER: (Howard'a) Bunu neden yapiyorsun?

HOWARD: Simdiye kadar lekesiz bir kariyerim vardi. Tipki eskisi gibi olmasini istiyorum.

( Hepsi gümbürtüyü dinliyorlardi.)

MORRIS (MULDER OLARAK): Yani bu zamanin geri dönmesi mi?

MULDER (MORRIS OLARAK): Geçen birkaç gün hiç yasanmamis gibi olacak. Bunlarin hiçbirini hatirlamayacaksin.

MORRIS (MULDER OLARAK): Oh. Pekala, öyleyse, Dana... Bu gerçekti.

( Morris Scully'nin kiçina vurdu. Mulder Morris'e dik dik bakti. Üzerlerinden bir dalga geçti. Scully Mulder'in elini tuttu. Mulder Dreamland 1'de giydigi giysileri giyiyordu.

SCULLY: Hadi Mulder. Gidelim.

( Scully yolcu koltuguna oturdu. Mulder ve Morris birbirlerine baktilar. Morris sol elindeki yüzüge bakti. Bir sigara yakti ve araca bindi. Mulder Scully'yle birlikte arabaya bindi. )


< 20. SAHNE >

( Mulder'in dairesi. Mulder asansörden çikarken cep telefonu çaldi. )

MULDER: (Telefonda.) Mulder.

( Scully ofisteydi. Bir adam yerleri siliyordu. )

SCULLY: (Telefonda.) Mulder, benim. Sadece Kersh'un radarina yakalanmadigimizi haber vermek istemistim. Nevada'ya olan küçük yolculugumuzun farkina varilmamis.

MULDER: (Telefonda.) Oh, öyle mi?

SCULLY: (Telefonda.) Mulder, gizli kaynagindan bir sey çikmadigi için üzgünüm.

MULDER: (Telefonda.) Sanirim sen hakliydin, Scully. Herhalde çok fazla Uzay Yolu seyreden bir çatlakti.

SCULLY: (Telefonda.) Iyi geceler.

MULDER: (Telefonda.) Hey, Scully? Bunun normal yasamin olmadigini biliyorum, ama... oraya benimle geldigin için tesekkürler.

SCULLY: (Telefonda.) Önemli degil.

( Scully bir dosyayi koymak için masanin çekmecesini açti ve orada gördügü mermi ile madeni paraya merakla bakti. Mulder dairesinin kapisini yeniden açti ve dogru dairede olup olmadigini anlamak için kapinin üstündeki numaraya bakti. )


-SON-




TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR