5x17 :: ALL SOULS

< 1. SAHNE >

( Kapkaranlik, firtinali bir gece. Bir rahip, Peder McCue Kernoflarin evine gider. Kapiyi bayan Kernof açar. )

BAYAN KERNOF: Iyi aksamlar, peder.

PEDER MCCUE: O hazir mi?,

BAYAN KERNOF: Evet.

( Peder içeri girer. )

( Daha sonra, Peder McCue bir sise suyu metal bir legen içine bosaltmaktadir. )

PEDER MCCUE: Vaftiz, bir baslangiç ayinidir. Bu kutsal su, ilk günahi alir. Bu dinsel tören, tanrinin rahmetini bagislar.. ruhu Tanri'nin ailesine getirir.

( Bay ve bayan Kernof tekerlekli sandalyeye mahkum olan fiziksel engelli kizlari Dara'nin yanina giderler. Bayan Kernof, vaftiz olurken Dara'yi tutar. Dara yüzüne degen suya tepki verir. )

PEDER MCCUE: Dara, seni Tanri... ve Ogul... ve Kutsal Ruh adina vaftiz ediyorum. Tanri seni korusun çocugum.

( Bay ve bayan Kernof çok mutludur. )

( Daha sonra. Kernoflar yatmaktadir. Firtina siddetlenmistir. Dara yataktan kalkar. Her ayaginda altisar parmak vardir. Bay Kernof bir ses duyup yataktan kalkar. )

BAY KERNOF: Dara?

( Dara'nin odasina gider. Yatak bostur. Pencereden bakinca kizin sendeleyerek caddede yürüdügünü görür. )

BAY KERNOF: Aman Tanrim.

( Disarida, Dara siyahlar giymis birinin yanina gider. Dizleri üstüne düsüp dua ediyormus gibi ellerini kaldirir.)

BAY KERNOF: (Onlara dogru kosar.) Dara?! Dara!

( Çok parlak bir isik görür. Karanlik figür gitmistir. )

BAY KERNOF: Dara! Dara?

( Dara'ya ulasir. Dara dua eder pozisyondayken ölmüstür. Gözleri yanmistir. Bay Kernof aglayarak onu tutar. )

BAY KERNOF: Oh,... Oh Tanrim. Dara! Hayir! Haayyirrr!

( Kamera, telefon diregi baba ve kizi bir haç seklinin arkasinda saklayana kadar geriye çekilir. )


< 2. SAHNE >

< ST. JOHN KILISESI; ALEXANDRIA, VA >

( Scully kiliseye girer. Çevreye ve Emily'nin fotografina bakar. Tek bir kadin vardir ve dua etmektedir. Scully günah çikarma kismina gider. )

SCULLY: Günahlarim için beni bagislayin peder. Günah çikarmayali birkaç ay oldu.

PEDER: Anlatacagin bir günah mi var?

SCULLY: Peder, ben bir FBI ajaniyim. Genel kuralim ve amacim yasayi desteklemek.. ve yasamlar kurtarmakti.

PEDER: Ve simdi yaptigin is inancinla uyusmamaya basladi.

SCULLY: Bir bakima. Geçen hafta paskalya ayini nedeniyle buradaydim ve Peder McCue yardimimi istedi.

PEDER: Neden sana geldi?

SCULLY: Çünkü yardimima ihtiyaci oldugunu düsündügü bir aile varmis. Ama olay bu kadar degil. Peder, ölen bir kizim vardi... Birkaç ay önce gelen garip ve ani bir ölüm.

PEDER: Peder McCue bu insanlara yardim etmenin bir sekilde kendi acinin üstesinden gelebilmene yardimci olabilecegini düsünüyordu.

SCULLY: Evet.

PEDER: Ama böyle olmadi.

SCULLY: (Aglayarak) Peder, size anlatacagim bir günahim oldugunu söylemistim.. Ama kendimi suçlusu gördügüm bu günah... Bana bagislanma önerebileceginizden emin degilim.

PEDER: Nedir bu günah?

SCULLY: Benim yüzümden masum bir kiz öldü. Onun hayatini kurtarabilirdim, ama ölmesine izin verdim.


< 3. SAHNE >

< PASKALYANIN OLDUGU PAZAR, BIR HAFTA ÖNCE >

( Scully ayine katilan digerleriyle kiliseden çikar. Peder McCue herkesle el sikismaktadir. )

PEDER MCCUE: Dana... Bir dakikan var mi? Seninle özel olarak konusmak istiyorum.

( Daha sonra, Peder McCue'nun ofisinde. )

PEDER MCCUE: Dana, seni yeniden ayinde görmenin çok güzel oldugunu söylemeliyim. Neredeyse buna alismaya
basliyordum.

SCULLY: Daha sik gelmek için ugrasiyordum.

PEDER MCCUE: Bu katilimindan çikar saglamayi düsünmüyorum, ama buranin üyesi olan bir çiftle ilgili çok zor bir duruma düstüm. Kernoflari taniyor musun?

SCULLY: Hayir, ne yazik ki tanimiyorum.

PEDER MCCUE: Kisa süre önce kizlari Dara'yi kaybettiler. Bu durumla ilgili birsey duydun mu?

SCULLY: Hayir, duymadim.

PEDER MCCUE: Kizin ölümü çok ani oldu ve ne yazik ki polis onlara fazla birsey söyleyemedi.

SCULLY: Benim yardimimi mi istiyorsunuz?

PEDER MCCUE: Kernoflar dinlerine baglidirlar, ama inançlari onlari çok az rahatlatiyor. Senin geçmisini düsünürsek, söyleyeceklerinin büyük bir yükü kaldiracagini düsünüyorum. Onlara, senin onlari ziyaret edecegini söyleyebilir miyim?


< 4. SAHNE >

( Kernoflarin evi. Scully, bayan Kernof ile oturma odasinda oturmaktadir. Bay Kernof baska bir odada durmus pencereden disari bakmaktadir. )

BAYAN KERNOF: (Dara'nin bir fotografini göstererek) Bu, Dara'nin 16. yasgünü. Kendi çocuklarimiz olmadi. Lance'i alti yil önce evlat edinmeye ikna ettim. Basta özel bakima muhtaç bir çocugu kabullenmeye pek sicak bakmiyordu, ama ona çok baglandi. Ve sonra bu oldu. Böyle bir seyi ve ne kadar zayif oldugunuzu düsünmeden bir karar veriyorsunuz. Dara daha yeni vaftiz edilmisti. Kalbimde onun daha iyi bir yere gittigini biliyorum, ama Lance çok kizgin. Tanri'ya kizgin. Zamanin yaralarini saracagini söylüyorlar.

( Scully bay Kernof'a bakar. )

SCULLY: Oh, Peder McCue polisten ona ne olduguyla ilgili bilgi almakta zorlandiginizi söylemisti.

BAYAN KERNOF: Ona yildirim çarpmis olabilecegini söylüyorlar, ama kimse emin olamiyor. Evden çikip sokaga nasil gittigi ise tam bir gizem.

SCULLY: Ne demek istiyorsunuz?

BAYAN KERNOF: Dara'nin belkemiginde dogustan gelen bir sakatlik vardi. Hayati boyunca tekerlekli sandalyeye mahkumdu.

SCULLY: Biri onu odasindan çikarmis olabilir mi?

BAYAN KERNOF: Lance onun yürüdügünü görmüs ve sonra onu buldugunda dizlerinin üstüne çökmüs dua ediyormus. Sanirim bu kocamin en zorlandigi bölümdü. Tanri'nin masum bir kizin yasamini nasil böyle... yüz üstü birakabildigini hiç anlamayacak. Tanri'nin merhametinin bunun bizim Dara'mizin basina gelmesine nasil izin verdigini.


( Günümüze, günah çikarmaya geçilir. )

SCULLY: Bayan Kernof kocasindan bahsediyordu, ama benim hakkimda konusuyor gibiydi.

PEDER: Sen de Tanri'ya kizgin miydin?

SCULLY: Bu insanlara dogru çekildigimi hissettim, peder.. çok kisisel bir sekilde. Kizlarinin neden alindigini anlamalarina yardimci olmaya kesin
kararliydim.

PEDER: Ve bunu yaptin mi?

SCULLY: Her ne kadar inancim olsa da peder, ben kanitlari tartmak için egitilmis bir bilimciyim. Ama bilim bize sadece nasil oldugunu gösterir.. neden oldugunu degil.


< 5. SAHNE >

(Morg)

ADLI TIP GÖREVLISI: Eger raporumu hazirda tutmami istiyorsaniz tutarim, ama bunun ölüm nedeni konusunu tam olarak açtigini ve kapadigini söyleyemem.

SCULLY: Bunun yildirim olabilecegini mi düsünüyorsunuz?

ADLI TIP GÖREVLISI: Yildirim oldugunu tahmin ediyorum. Gözlerinin yanis sekli yildirimin, yere kafasindan geçerek düstügü fikrini veriyor. Ilginç olan yüzü disinda hiçbir yerinde yara izi olmamasi.

SCULLY: Annesi onun diz çöker pozisyonda bulundugunu söyledi.

ADLI TIP GÖREVLISI: Ibadette diz çökmek. Dindar bir insan misiniz?

SCULLY: Neden sordunuz?

ADLI TIP GÖREVLISI: Çocuklugumdan beri kiliseye gitmemistim, ama geçen pazar gittim. Size birsey gösterecegim. (Dara'nin bedeninin fotograflarini gösterir.) Bedeni öyle sertlesmisti ki incelememi bulundugu pozisyonda yapmak zorunda kaldim. Hiç böyle birsey görmemistim.

( Yakin çekismis fotograflardan biri Dara'nin elinin üstündeki bir yara izini gösterir. )

SCULLY: Ellerine bir cerrahi müdahale yapilmis gibi
görünüyor.

ADLI TIP GÖREVLISI: O polidaktilmis. Ayaklari da ayni. Daha ailesine sormadim. Yüregim elvermedi, ama sanirim fazla parmaklari aldirmislar.

SCULLY: Aradaki baglanti nedir?

ADLI TIP GÖREVLISI: Elektriksel yaniktan olusan doku hasari ya da ciddi baska bir travma iziyle ilgili baska bir kanita rastlamadim. Sanki ona Tanri çarpmis gibiydi.

SCULLY: Dara Kernof evlat edinilmis. Onu doguran kadinla ilgili bilgi istediginizi sanmiyorum.

ADLI TIP GÖREVLISI: Eger isterseniz bunu yapabilirim.

SCULLY: Hayir, gerek yok. Ben.. sey, sorabilecegim birisi var. Aslinda görüsmek istedigim birisi.


< 6. SAHNE >

< EYALET PSIKIYATRI HASTANESI; LEBANON DAGI, VA >

( Bir adam gümüs renkli Cutlass Ciera'dan iner. Aynada ters asilmis bir haç vardir. )

( Içeride. Peder Gregory ve bir hastabakici koridorda yürümektedirler. )

HASTABAKICI: Koklos... Koklos... Paula Koklos 231. oda. Esyalarini toplayip sizi gönderecegiz.

( Hastabakici kapinin kilidini açmaya baslar. Odanin içinde Dara Kernof'a tipatip benzeyen Paula Koklos pencereden disari bakmaktadir. Kapinin kilidinin sesini duyunca siçrar ve sonra yerde sürünmeye baslar. Iki elinde de altisar parmak vardir. )

STARKEY: (Koridorda kosarak) Durun! Durun. Siz Peder Gregory misiniz?

PEDER GREGORY: Evet.

STARKEY: Ben Sosyal Servis Bölümü'nden Aaron Starkey. Çok üzgünüm, ama bir karisiklik olmus.

PEDER GREGORY: Siz neden bahsediyorsunuz?

STARKEY: Paula Koklos için evlat edinme dilekçeniz. Bir onayi eksik.

HASTABAKICI: Elimde bir mahkeme emri var.

STARKEY: Iste karisiklik bu. Görüyorsunuz ya, bunun dosyaya atanmis olan sosyal görevlinin onayi olmadan aile mahkemesine gitmemesi gerekiyordu ve bu kisi de benim.

PEDER GREGORY: Öyleyse bana onayi hemen burada verin ve yolumuza devam edelim.

STARKEY: Hayir. Veremem. En azindan simdilik. Paula'ya daha yeni atandim, yani onun davasina alismak için zamana ihtiyacim var...

PEDER GREGORY: Bakin, bu yollardan çoktan geçtim. Kizi eve götürmek için buradayim.

STARKEY: Üzgünüm peder, ama beklemek zorundasiniz... ben kagit islerini yoluna koyana kadar.

( Peder Gregory yürüyüp gider. )


< 7. SAHNE >

( Scully dairesinde oturmus Dara'nin fotograflarina bakmaktadir. Disarida yogun bir sekilde yagmur yagmaktadir. Emily'nin bir fotografina bakar. Aglamak üzeredir. Telefon çalar. )

SCULLY: (Telefonda) Alo?

( Mulder bir telefon kulubesindedir. Yagmur çok siddetlidir. )

MULDER: (Telefonda, sabirsizca) Hey, Scully. Beni aramissin. (Saatini kontrol eder.)

SCULLY: (Telefonda) Selam... sey, birsey oldu. Bana bir iyilik yapabilecegini umuyordum.

MULDER: (Telefonda) Niye? Neler oluyor?

SCULLY: (Telefonda) Bu resmi FBI isi degil, o yüzden bunu is disinda tutabilecegimi umuyorum.

MULDER: (Telefonda) Hey, bak, ben... ben su anda olasi bir suçluyu kovaliyorum, yani biraz acelem var, sey...

( Mulder'in içinde bulundugu telefon kulubesinin camindan pembe neon isiklarla yazilmis XXX yazisi görürüz. )

SCULLY: (Telefonda) Dara Kernof'un dogum ve evlat edinme kayitlarina ihtiyacim var.

MULDER: (Telefonda) Kim?

SCULLY: (Telefonda) Dara Kernof. Sana bundan fazlasini anlatamam Mulder. Üzgünüm.

MULDER: (Telefonda) Bana bir ipucu vermek ister misin? Herhangi birsey?

SCULLY: (Telefonda) Bana o kayitlari bulana kadar olmaz.

MULDER: (Telefonda) Pekala, seninle sonra konusuruz.

( Mulder telefonu kapatir ve sinemaya dogru kosar. )


< 8. SAHNE >

< EYALET PSIKIYATRI HASTANESI, 1:04 >

( Biri koridorda yürüyüp Paula'nin odasi önünde durur. Paula dua edercesine ellerini kaldirir. Parlak bir isik görülür. )


< 9. SAHNE >

( Psikiyatri hastanesi. Ertesi gün. Scully adli tip görevlilerinin Paula'nin üstünü örtmesini ve onu odadan çikarmasini izler. Paula'nin gözleri yanmistir. Scully, duvara ters açilmis bir haç görür. Mulder içeri girer. )

MULDER: Scully? Seni gizemli sincap.

SCULLY: Ne demek istiyorsun?

MULDER: Buradan çikarilan cesedi gördüm de. Bunu benden gizlemissin.

SCULLY: Mulder, düsündügün gibi degil. Seni bu ise karistirmak istemedim. Aileye bir iyilik olsun diye buna bakmam istendi.

MULDER: Dara Kernof'un ailesine mi?

( Mulder odada yürümeye baslar. )

SCULLY: Dara'nin kayitlarini buldun mu?

MULDER: Hayir, onlar dogum kayitlari. Evlat edinme kayitlarina ulasilamiyor.

SCULLY: Sanirim sorularimdan biri yanitlandi. Dara ikizlerden biriydi.

MULDER: Hayir. Aslinda onlar dördüzdü - dört kizdan biriydi. Bu, sey.. bu haç bu sekilde mi bulundu?

SCULLY: Bildigim kadariyla evet. Neden?

MULDER: Ters çevrilmis. Bas asagi. Bu bir protestodur, kiliseye karsi yapilan bir saygisizlik.

SCULLY: Kimin tarafindan oraya konulmus?

MULDER: Bu senin davan Scully, hatirlasana. Hiç süphelin var mi?

SCULLY: Bu defa yok.

MULDER: Kurban bunu yerlestirmis olabilir mi?

SCULLY: Sey bu süpheli bir olasilik. Paula Koklos da Dara Kernof gibi fiziksel ve zihinsel olarak sakatti.

MULDER: Ve her ikisi de ayni sekilde mi öldü?

SCULLY: Gözleri yanmis gibi görünüyor. Bedenleri dua etme pozisyonunda donup kalmis.

MULDER: Fiziksel bozukluklari burada önemli olabilir.

SCULLY: Olabilir.

MULDER: Bak Scully. Burada benim yardimimi istemedigini biliyorum, ama profesyonel düsüncemi söyleyebilir miyim? (Scully basini sallar.) Elinde gerçek, süper çilgin ve dindar bir manyak var.

SCULLY: Nasil bu kadar emin olabiliyorsun?

MULDER: Gözde bir toz zerrecigi, ruhun aynasi olarak gözler, göze göz... Eski bir kutsal kitap üzerinden gidiyor, eski bir metin... Hatta belki Incil. Tanri'nin isini yaptigini bile düsünüyor olabilir.

STARKEY: (Içeri girer.) Birsey buldunuz mu? Ben Aaron Starkey. Paula Koklos'a atanan sosyal görevliyim. Bu çok trajik. Umarim bunu yapan her kimse onu yakalarsiniz.

SCULLY: Bay Starkey, bu haçin Paula'ya ait olup olmadigini biliyor musunuz?

STARKEY: Bunu daha önce gördügümü hatirlamiyorum. Onun olmadigindan eminim.

SCULLY: Hiç ziyaretine gelen ya da bunu buraya birakabilecek biri oldu mu?

STARKEY: Ailesi yoktu. Arkadasi da. Bunu bilip bilmediginizden emin degilim, ama... Paula evlat edinilmek üzereydi.

SCULLY: Kim tarafindan?


< 10. SAHNE >

( Mulder ve Scully "Günahkar Peter'in Kilisesi" ne gelirler. Kilisenin adi ters bir haçla kaplanmistir. Içeri girerler. Burasi eski bir depoya benzemektedir, oldukça basittir. Portatif sandalyeler kilisedeki siralar olarak düzenlenmistir. Birisi merdiven altindan Mulder ve Scully'yi izlemektedir. Mulder," Günahkar Peter'in Kitabi" adinda bir kitap bulur. Kitabin kapaginda ters bir haç vardir. Mulder kitabi bas asagi çevirir, haça bakar, sonra yeniden haç bas asagi gelecek sekilde çevirir. )

MULDER: Scully, suna bir bak. (Kitap sayfalarini karistirmaya baslar.) Gnostic Inciller, Enoch'un Kitabi, J'nin Kitabi, Uydurmaca... Burada "Jesus
Christ Superstar"dan birsey olmamasina sasirdim.

SCULLY: Bu nasil bir kilise böyle?

MULDER: Bu söylenmemis.

PEDER GREGORY: (Içeri girer.) Yardimci olabilir miyim?

SCULLY: Peder Gregory?

PEDER GREGORY: Evet?

SCULLY: Ben Dana Scully. Paula Koklos'un ölümüyle ilgili olarak buradayiz.

PEDER GREGORY: (Habere sok olmustur.) Oh...

SCULLY: Iyi misiniz, peder?

PEDER GREGORY: Paula'yi evlat edinmeye çalisiyordum. Eminim bunu biliyorsunuzdur.

MULDER: (Süpheli bir sekilde) Bunu yapmakta çok istekli oldugunuzu duyduk.

PEDER GREGORY: Umarim.. umarim bu olayla bir ilgim oldugunu düsünmüyorsunuzdur.

MULDER: Onu neden evlat edinmek istediniz?

PEDER GREGORY: Sizce ona zarar vermek ister miyim?

MULDER: Onu neden evlat edinmek istediniz?

PEDER GREGORY: Onu.. onu korumaya çalisiyordum. Annesini taniyordum.

SCULLY: Onun nerede oldugunu biliyor musunuz?

PEDER GREGORY: Evet.

SCULLY: Onun adini ariyorduk. Kizlarin dogum kayitlarinda geçmiyor.

PEDER GREGORY: Bunu neden istiyorsunuz?

SCULLY: Diger iki kiz da tehlikede olabilir. Onlari bulmamiza yardim edebilecegini umuyorduk.

PEDER GREGORY: Anneleri dogum yaparken öldü.

( Scully hiçbir sey söylemeyen Mulder'a bakar.)

SCULLY: Bize bir isim verebilir misiniz?

PEDER GREGORY: Kendi kilisemi kurmadan önce, Katolik Kilisesi'nde rahipken günah çikardigi kisi bendim. Adini açiklamam inancimin.. (Scully'nin haç kolyesine bakarak) ve gördügüm kadariyla sizin inancinizin ana kuralini bozmama neden olur.

MULDER: Paula'yi korumak istediginizi söylediniz. Neyden?

PEDER GREGORY: Amaciniz her ne ise... Dünyevi önyargilariniz burada neler olup bittigini görmenize engel oluyor. Iki kiz öldü... Insani bir güç
tarafindan öldürülmediler. Tanri'nin ögretilerinin gerçegini, Bütün Ruhlar için iyi ve kötünün yaptigi mücadeleyi ve bizim bu mücadeleyi kaybettigimizi kabullenene kadar bu olayi aceleye getirmekle aptallik ediyorsunuz. Elçilerinkini oldugu kadar kendi hayatlarinizi da tehlikeye atiyorsunuz. Daha fazla söyleyecek birseyim yok...

( Günümüze, günah çikarmaya geçilir. )

SCULLY: Ajan Mulder'i bu davaya duygularimi dizginlememe yardim etmesi için dahil etmistim... düsüncelerimi bulandirmalarini engellemesi için. Bunu ona itiraf etmedim, ama... orada dururken Peder Gregory'nin direkt olarak bana konustugunu hissettim... sadece benim anlayabilecegim bir dille konustugunu.

PEDER: Elçiler.

SCULLY: Evet.


< 11. SAHNE >

( Mulder ve Scully, Peder Gregory'nin kilisesinden çikarlar. )

MULDER: Cam evlerde yasayan insanlarin taslari firlatmamalari gerektigini biliyorum, vesaire vesaire, ama bu adam paranoyak.

SCULLY: Bence yargilarinda biraz siradisisin, sence de öyle degil mi Mulder?

MULDER: Bütün Ruhlar için verilen su kavga saçmaligi, orada gördügümüz edebiyat, tanigi oldugumuz bu performans, hepsi uyusuyor. Tanri'nin pis islerini yaptigini düsünüyor.

SCULLY: Bunun insani bir güç tarafindan yapilmadigini söyledi. Onun da buna inandigini düsünüyor musun?

MULDER: Eger inaniyorsa, o zaman göründügünden daha tehlikeli demektir. Aradigin katilin olmasa da birseyler sakliyor.

SCULLY: Ne?

MULDER: Anneyi tanidigini söylüyor, ama adini vermiyor. Belki kadin hala yasiyordur. Bence elinde onu tutuklayacak kadar olmasa da sorguya alacak kadar sey var.

SCULLY: Ama doga üstü herhangi bir ögenin varligini ortadan kaldiriyor musun?

MULDER: (Yavasça) Ne... demek... istiyorsun?

SCULLY: Dara Kernof öldürüldügü gün vaftiz edilmis. Dinsel bir törenle kutsanmis.. ruhu suyla örtülmüs.

MULDER: Ve Tanri neden bunun olmasina izin versin ki? Neden kötü seyler hep iyi insanlarin basina gelir? Din, zamanin baslangicindan beri tarihteki bazi korkunç olaylari hakli çikarmak için olagan disiymis gibi görünüyor.

SCULLY: Her ne kadar gizemli olsalar da, Tanri'nin kendine göre nedenleri olduguna inanacak sekilde yetistirildim.

MULDER: Kendine göre nedenleri olabilir, ama islerini yaptirmak için çok fazla akil hastasi kullaniyor gibi. Bunu kimin yaptigini bulmak istiyor musun? Öyleyse benim sana tavsiyem, gömülmeden, bunu ona yapan adam kizkardeslerini bulmadan önce Paula Koklos'un cesedine
otopsi yapman. (Sürücü koltuguna oturur.)


< 12. SAHNE >

( Otopsi )

SCULLY: Kurban Paula Koklos, 16 yasinda, ölüm nedeni bilinmiyor. Dis muayeneyle baslayacagim. (Örtüyü indirip Paula'nin yanmis gözlerini ortaya çikarir. Paula'nin her iki elinde de altisar parmak vardir.) Kurban fazla sayida parmagi da kapsayan dogustan gelen birtakim fiziksel kusurlar göstermekte. Dis travmanin tek belirtisi nedeni bilinmeyen yanma... her iki göz çukurunda da. (Omuzdaki bir çikintiyi fark eder.)
Omuzda birsey oldugunu görüyorum, kemiklesmis bir çesit olusum, muhtemelen tümörlü bir kütle. Ameliyat edildigine dair bir belirti yok. (Röntgene bakar.) Kütlenin hem sag hem sol köprücük kemiginde bulundugu görülüyor.

( Scully yeniden masaya baktiginda Emily'yi orada yatmis kendisine bakarken görür. Scully gözlerini kapatir. Gözlerini yeniden açtiginda bu defa Paula'nin orada yatmis kendisine bakmakta oldugunu görür. )

SCULLY: (Yavasça) Aman Tanrim. (Arkasini döner.)

EMILY: Anne?

( Scully sok içinde arkasini döner ve Emily'nin kendisiyle konustugunu görür. )

EMILY: Anne, lütfen.

( Scully aglamaya baslar. Elini agzinin üstüne kapatarak arkasini döner. Yeniden arkasini dönüp Paula'yi görür. Scully kendisini kontrol altina almaya çalisir. )


( Günümüze, günah çikarmaya geçilir. )

SCULLY: Kendime, bunlarin hepsinin kafamin içinde oldugunu söyledim... Davaya olan duygusal bagimdan meydana gelen bir halüsinasyon oldugunu.

PEDER: Bu mantikli bir açiklamaya benziyor.

SCULLY: Ama öyle degildi, peder. Emily'yi görmem istenmisti... bir amaç için.

PEDER: Nedir o?

SCULLY: O kizlari kurtarmam için.


< 13. SAHNE >

( Scully laboratuvarda otopsi sonuçlarina bakmaktadir. )

MULDER: (Telefonda, sesi) Hey, Scully, benim. O evlat edinme kayitlarini biraz daha destim.

SCULLY: (Telefonda) Ne demek istiyorsun?

MULDER: (Telefonda, günes gözlükleriyle araba kullanirken) Sanirim beni üçüncü kardese götüren birseyin var.

SCULLY: (Telefonda) Nerede?

MULDER: (Telefonda) On yil önce eyalet bakimi altindaymis. Görünüse göre, geçen hafta D.C'deki gençler için kriz merkezine gelmis, evsiz olarak. Sosyal servisten su adam, Starkey, bana çevrede arastirma yapmamda yardim ediyor. (Arabayi durdurur ve yürümeye baslar. Arkasindan Starkey gelmektedir.)

SCULLY: (Telefonda) Mulder, eger kiz kardesleriyle ortak olan birseyi varsa, fazla uzaga gitmis olamaz.

MULDER: (Telefonda) Ne buldun?

SCULLY: (Telefonda) Deforme olmus kemik hastaliginin ilerledigine dair kanitlar var ve, sey.. deli oldugumu düsünebilrsin, ama... kanat gibi birseylerin kanitini bulduguma yemin ederim.

( Mulder gümüs renkli Cutlass Ciera'nin içine bakar ve aynada asili olan ters haçi görür. )

MULDER: (Telefonda) Belki buraya uçarak gelmistir, Scully.

SCULLY: (Telefonda, sesi) Mulder, birsey daha var.

MULDER: (Telefonda) Neden o düsünceni saklayip beni ve Peder Gregory'yi gördügünde söylemiyorsun?

( Starkey çitle çevrilmemis alana girer. Mulder da telefonu kapatip pesinden gider. )

( Dara ve Paula'ya tipatip benzeyen üçüncü bir kiz terkedilmis bir binada bir odaya girer. Pesinden karanlik biri gelmektedir. Kiz ellerini dua eder gibi kaldirir. Çok parlak bir isik görülür. )

( Mulder binaya girer. Starkey'den iz yoktur. Mulder koridorun sonunda birini görür ve silahini çikarir. Adam Peder Gregory'dir. )

MULDER: Oldugun yerde kal! Isiga dogru gel. Isiga dogru gel. Ellerini görebilecegim bir yere koy!

PEDER GREGORY: Çok geç kaldik.

( Mulder Peder Gregury'yi sertçe duvara iter. )

MULDER: Kiz nerede?

PEDER GREGORY: O öldü.

MULDER: O nerede?

PEDER GREGORY: Orada.

( Mulder yavasça kapiyi açar ve içeri girer. Kiz dua pozisyonunda oturmaktadir. Gözleri yanmistir. Mulder birden çatiya dogru uçan kusa bakar. )


< 14. SAHNE >

( Sorgulama odasi. Mulder bir masada Peder Gregory ile oturmaktadir. Scully, Mulder'in arkasinda ayakta durmaktadir. Peder Gregory, yavasça mirildanmaktadir. )

MULDER: Ondan ne istiyorsunuz, peder? Rahmet mi bagislanma mi? Bilirsiniz, eger Tanri'yla konusursan buna dua denir, ama eger Tanri sizinle konusuyorsa, bu sizofrenidir derler. Sizin Tanri'niz size ne diyor peder?

PEDER GREGORY: Kizlarin ruhlari için dua ediyorum.

MULDER: Simdi de onlarin ruhlari için mi dua ediyorsunuz? Ne kadar uyumlu.

PEDER GREGORY: Sizin alaylariniza aliskinim. Siz gerçekle ilgilenmiyorsunuz.

MULDER: Gerçek ilgilendigim tek seydir. Bunu o üç savunmasiz ve yardima muhtaç genç kiza neden yaptiginizi bilmek isterim. O hasta aklinla onlarin gözlerini yakmana neden olan sey nedir?! Onlar da seni, benim gördügüm gibi gördüler mi? (Ters haçi ona dogru iter.) Bunun anlami nedir, peder?

PEDER GREGORY: (Scully'ye) Ona ne oldugunu söyle.

( Mulder, Scully'ye bakar. Scully tereddüt eder. )

PEDER GREGORY: Aziz Peter. Hikayeyi biliyorsun. Haçtaki Aziz Peter.

SCULLY: Aziz Peter sadece Isa'ya karsi yapilan bir alçak gönüllülük sonrasi çarmiha ters gerilir.

PEDER GREGORY: Seytanin sahip olmak için aradigi degerli ruhlarini koruyabilmek için hayatimi tehlikeye attim. Onlara ulasamadan önce iki tanesini aldi. Üçüncüyü kurtarmak için çok geç kaldim.

( Bekçi içeri girer. )

BEKÇI: Ajanlar Mulder ve Scully?

( Mulder odadan çikar. Scully de yavasça onu takip eder. )

PEDER GREGORY: (Scully'ye) Biliyorsun. Onlarin ne oldugunu... çoktan tahmin ettin. Sonuncusu hala orada bir yerde. Seytan burada ve eger onu bulursa o zaman zaferi tamamlanacak.

MULDER: (Yeniden içeri girer.) Scully, dördüncü kizi bulduklarini düsünüyorlar.

PEDER GREGORY: Burada oldugum sürece, onu koruyacak kimse yok. Beni birakin... yoksa o da ölecek.


( Günümüze, günah çikarmaya geçilir. )

PEDER: Ona inandin.

SCULLY: Evet.

PEDER: Ama bunu ortagina söylemedin.

SCULLY: Son kizi bulabilecegine inanmisti. Ama onu benim kurtarmam gerektigini çoktan biliyordum.

PEDER: Neyden?

SCULLY: Emin degilim. Peder Gregory, Seytan'in ilk üç kizin ruhlarina sahip oldugunu söylemisti.

PEDER: Buna inanmadin.

SCULLY: Simdi Peder Gregory'nin yanildigini biliyorum. Seytan onlarin ruhlarini almadi, ama o kizlara olan tehdit gerçekti. Ve Peder Gregory onlari korumak için kendi canini verdi.


< 15. SAHNE >

( Mulder ve Scully polis merkezinde yürümektedirler. Scully bir dosyaya bakmaktadir. )

MULDER: Dördüncü kiz Roberta Dyer. Onu büyüten babasi Gaiithersburg'da bir is bulduktan sonra 1995'te Maryland Evlat Edinme Servisi'ne transfer edilmis. Ayni yilin Eylül'ünde Evlat Edinme Servisi çocuk tacizi iddialarini arastirmak için çagirilmis. 96'da üç kere, 97'de de iki kere daha.

( Scully tepki vermez. Kizin fotografina bakmaktadir. )

MULDER: Ne oldu?

SCULLY: Peder Gregory onlara Elçiler diyordu.

MULDER: Scully? Scully, bu adamin kafani karistirmasina izin verme. Bu isteyecegin son sey. Bazen en karmasik olanlar en inandirici olanlardir.

SCULLY: Mulder, onun nerede oldugunu biliyor.

MULDER: Pekala, bu sorun degil. Orada kilitli kaldigi sürece fark etmez.

SCULLY: Onu bulamayacaksin. Sanirim yanlis yönlendirildin.

MULDER: Kim tarafindan? Scully, bence yanlis yönlendirilen sensin. Seve seve degil, ama kasten. Seni hiç bu kadar incinen ya da duygulu ya da bu kadar kolay yönetilen bir sekilde görmemistim ve bu beni korkutuyor, çünkü neden oldugunu bilmiyorum.

SCULLY: Emily'yi gördüm. Bana göründü.

( Mulder elini Scully'nin omzuna koyar ve hafifçe ona dogru egilir. )

MULDER: Bence geri çekilmelisin. Kisisel meseleler objektifligini kaybetmene, zihnini bulandirmana neden oluyor.

SCULLY: Sen git. Git ve o kizi bul. Ben Peder Gregory'yle isimi bitirecegim.

MULDER: Tamam.

( Mulder omzunu birakir, nazikçe dosyayi alir ve
oradan ayrilir. )


< 16. SAHNE >

( Sorgulama odasi. Peder Gregory yalnizdir. )

STARKEY: Peder Gregory. O nerede, peder?

PEDER GREGORY: (Starkey'i görür.) Buraya nasil girdin?

STARKEY: Bu defa geri çevrilmeyecegim, peder.

PEDER GREGORY: Ama digerlerini aldin.

STARKEY: Digerleri benden alindi. Bunun yeniden olmasina izin vermeyecegim. Dördüncü kiz nerede?

( Peder Gregory'nin elleri tütmeye ve kizarmaya baslar. Aci içinde bagirir. )

STARKEY: (Sesi derinleserek) Söyle bana, peder. Kurtar kendini.


< 17. SAHNE >

( Sorgulama odasinin disi. Scully kapiyi açmaya çalisir. Kapi kilitlidir. Bir bekçi yakindaki bir masada oturmaktadir. )

SCULLY: Yeniden içeri girmek istiyorum.

BEKÇI: Açik olmali. (Kapinin kilidini açmayi dener.)

SCULLY: Peder Gregory? (Kapiya vurur.) Peder Gregory?

( Odanin içi. Peder Gregory'nin öldügünü görürüz. Derisi kipkirmizidir ve kabarmistir. )


< 18. SAHNE >

( Dyerlerin evi. Polis arabalari gelir. Mulder ve bir polis kapiya giderler. Pis bir adam olan Dyer kapiyi açar. Mulder içeri dalar ve Dyer'in eline arama emrini tutusturur. )

MULDER: Kiziniz için evi arama iznimiz var.

DYER: O burada degil. Size diyorum, o... o okulda.

MULDER: Okulu kontrol ettik. Bir haftadan fazladir oraya gitmemis. Hayatinin tehlikede olduguna inanmak için bir nedenimiz var. Eger birsey biliyorsaniz... (Alt kata inen kapiyi dener.) Bu kapinin arkasinda ne var?

DYER: Orasi bodrum kati.

MULDER: Pekala, kilidi açabilir misiniz?

DYER: Anahtarim yok.

( Mulder adama bir bakis atar, sonra kapiyi kirar. El fenerini asagiya tutar. Örtüler, giysiler ve kirli tabaklar ortaliga dagilmistir. Içerisi evsiz bir
insanin yol kenarindaki kösesine benzemektedir. )

MULDER: (Sinirli bir sekilde) Burasi onun odasi mi? O nerede, Bay Dyer?! O nerede?

DYER: Çekleri göndermeyi kesecekler, degil mi?

MULDER: O nerede?!

DYER: Onu elimden alacagini, ama benim bu sakatlik olayini elimde tutabilecegimi söyledi.

MULDER: Kim?

DYER: Peder.

MULDER: Kim?!

DYER: Peder Gregory.


< 19. SAHNE >

< DISTRICT POLIS MERKEZI, 21:52 >

( Scully arabasina dogru yürümektedir. Anahtari kilidi açmaz. Anahtarlarini karistirir. Hala Mulder'in kendisine geçen yil verdigi Apollo 11 anahtarligini kullanmaktadir. Telefonu çalar. )

SCULLY: (Telefonda) Alo?

MULDER: (Telefonda, sesi) Selam, Scully. Benim.

SCULLY: (Telefonda) O öldü, Mulder.

MULDER: (Telefonda, sesi) Kim?

( Mulder Dyerlarin evinin bodrumundadir. )

SCULLY: (Telefonda) Peder Gregory. Onu sorgu odasinda yalniz bulmuslar. Kimse bunu anlayamadi. Hemen odanin kapisinda bir bekçi oturuyordu.

( Scully anahtarlarini düsürür. Asagiya egilip onlari alirken bir çift bacak görür. )

MULDER: (Telefonda, sesi) Onu bulamadik. Dördüncü kiz... Buradaymis.

( Scully konusamaz durumda basini kaldirir ve arkadan oldukça parlak bir isikla aydinlatilmis bir adamin gülümseyen yüzüyle karsilasir. Bas dönmeye baslar. Degisik hayvan yüzleri görünür. )

MULDER: (Telefonda, sesi) Hey, Scully, Scully, orada misin? Cevap ver. Scully? Scully!

( Çok parlak bir isik görülür. )


< 20. SAHNE >

( Peder McCue'nun ofisi. Ertesi gün. )

SCULLY: Peder?

PEDER MCCUE: Içeri gel, Dana. O kizlarin ölümünden sorumlu olan adami buldugunu saniyorum. Kernofflarin gönlünün ferahlayacagindan eminim.

SCULLY: Ferahlamalari gerektiginden emin degilim, peder.

PEDER MCCUE: Neden?

SCULLY: Bazi seyler gördüm. Daha büyük güçlerin burada olup olmadigini... sorgulamama neden olan seyler.

PEDER MCCUE: Ne gördün?

SCULLY: Görüntüler... kizim Emily'ninki bunlardan biriydi.

PEDER MCCUE: Bence bu anlasilir. Kaybi tanimladigina
eminim.

SCULLY: Bunu düsündüm, ama dün gece birsey gördüm, açiklayamadigim birsey. Bir adam gördüm... siyah giysiler içinde...ama dört yüzü vardi. Insan yüzü degillerdi.

( Peder McCue kitapliga gidip eski bir kitap alir. Kitabi açar ve Scully'ye uzatir. Dört hayvan yüzü olan dört insan bedeni olan bir çizim vardir. )

PEDER MCCUE: Gördügün sey bu muydu? Bu bir Seraphim. Bir melek... dört yüzlü... Bir adam, bir aslan, bir kartal ve bir boga. Hikayede bir melek cennetten iner ve ölümlü bir kadindan olan dört çocugun babasi olur. Onlarin çocuklari Nephilim'dir - "Düsmüs Olanlar". Onlar asla olmamalari gereken meleklerin ruhlarina sahiptiler. Onlar deforme olmus, eziyet edilmislerdi. Böylece Tanri, Seytan Nephilim'in ruhlarina sahip
çikmasin diye geri getirmesi için Seraphin'i dünyaya gönderdi.

SCULLY: Onlarin ruhlarini nasil geri getirdi?

PEDER MCCUE: Onun yüzünün parlakligina vurulurlar. Bir Seraphim'e tüm parlakligindayken bakmak birinin ruhunu cennete göndermektir.

SCULLY: Gördügüm seyin bu oldugunu mu düsünüyorsunuz?

PEDER MCCUE: Hayir. Gördügün seyin hayal gücünün bir yaratmasi oldugunu düsünüyorum. Çocuklugundan kalan, yarim kalmis bir hikaye bu dava sayesinde açiga çikmis.

SCULLY: Ama onu gördüm, peder.

PEDER MCCUE: Dana, Nephilim bir hikaye. Içinde yer aldigi metin kilise tarafindan bile kabul edilmiyor.

SCULLY: Peder siz... Tanri'nin kendine göre nedenleri olduguna inaniyor musunuz?

PEDER MCCUE: Evet, bundan eminim. Inancimizi bu sekilde ödüllendirir.


< 21. SAHNE >

( Scully'nin kilisesinin disi. )

STARKEY: Ajan Scully? Sizi bulduguma inanamiyorum.

SCULLY: Ne oldu?

STARKEY: Ajan Mulder size ulasmaya çalisiyordu. Merkezdeydi.

SCULLY: Bana niye ulasmaya çalisiyordu?

STARKEY: Dördüncü kiz... Peder Gregory'nin kilisesinde. Hadi. Sizi oraya götüreyim.


< 22. SAHNE >

( Peder Gregory'nin kilisesine gelirler. Scully içeri girer. Starkey kapinin girisinde durur. )

SCULLY: Burada kimse yok.

STARKEY: Yolda olmalilar.

( Scully Starkey'in gölgesinde boynuzlar görür. )

STARKEY: Onu göremiyor musunuz? O burada. Bunu biliyorum.

( Scully üst kata çikar. Kapi kilitlidir. Asagiya indiginde merdivenlerin altindan birinin kendisine baktigini görür. )

STARKEY: Ajan Scully? Onu buldunuz mu? Ajan Scully?

( Scully merdivenlerin altindaki kapiyi açar. Diger üç kiza tipatip benzeyen Roberta köseye büzüsmüstür. )

SCULLY: (Roberta'ya, yavasça) Adim Dana. Seni buradan çikaracagim, tamam mi? Sana zarar vermeyecegim.

( Scully elini uzatir. Roberta temkinli bir sekilde Scully'nin elini tutar ve kendisini disari çikarmasina izin verir. )

SCULLY: Seni güvende olacagin bir yere götürecegim.

( Scully, Roberta'yi Starkey'in aksi yönüne, kilisenin ön tarafina dogru götürmeye baslar. )

STARKEY: Nereye gidiyorsunuz? Onu nereye götürüyorsunuz?

SCULLY: Hersey yoluna girecek.

( Kilisenin ön tarafindan gelen parlak bir isik Scully ve Roberta'yi ürkütür. )

STARKEY: Onu bana getir! Onu buraya getir! Kizi bana getir!

( Roberta isiga dogru yürümeye baslar. Scully onu tutmaya çalismaktadir. )

SCULLY: Hayir, hersey yolunda. Hersey yolunda. Burada kal. Hersey yolunda. Kal... Sadece burada kal! Hersey yoluna girecek.

STARKEY: Onu buraya getir.

( Scully, Starkey'e bakar. )

EMILY: Anne?

( Scully dönüp bakinca tuttugu elin Emily'ye ait oldugunu görür. )

EMILY: Anne, birak beni. Anne, lütfen birak beni.

SCULLY: Emily.

STARKEY: Ajan Scully, onu oradan çikarin!

EMILY: Anne, lütfen.

( Scully yavasça Emily'nin elini birakir ve onun isiga dogru yürümesini izler. )

SCULLY: Emily? Emily?! Oh, Tanrim.

( Isik söner. Roberta'nin bedeni oturmaktadir. Elleri dua pozisyonundadir ve gözleri yanmistir. Starkey gitmistir. Scully sandalyelerden birine oturur. )


( Günümüze, günah çikarmaya geçilir. )

PEDER: Ruhunu cennete gitmesi için saliverdigini düsünüyordun..

SCULLY: Öyle hissediyordum.

PEDER: Ama hala bu inanci onun ölümünün fiziksel gerçegiyle uzlastiramiyor musun?

SCULLY: Hayir. Yapabilecegimi düsündüm, peder, ama yapamadim.

PEDER: Buradan sonra bir yasam olduguna inaniyor musun?

SCULLY: Evet.

PEDER: Emin misin?

( Scully cevap vermeye çalisir, ama veremez. )

PEDER: Bunun da anlaman gereken seylerin bir parçasi oldugu hiç aklina geldi mi?

SCULLY: Kaybimi kabullenmekten mi bahsediyorsunuz?

PEDER: Bunu kabullenebilir misin?

SCULLY: Belki de inanç denen sey budur.


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR