![]() |
||||
5x10
:: CHINGA |
||||
SAHNE 1 MELISSA: Tamam, canim. Sadece bir kac sey icin gidiyoruz. Uzun kalmayacagiz, tamam. Polly? Anne biraz markete ugrayacak, tamam mi? (POLLY tepkisizdir. MELISSA emniyet kemerini acar ve kizin cikmasina yardim eder. Markete girdikleri anda yasli bir kadin, JANE FROELICH onlara dogru ters ters bakar. MELISSA ona aldirmaz. POLLY kadina dogru donup bakar.) (MELISSA marketin icinde, reyonlara dogru
alisveris arabasini hizli ve sinirli bir sekilde sürmektedir. MELISSA
oyuncak bebegiyle alisveris POLLY: Anne, bu marketten hoslanmiyorum. MELISSA: Sadece bir dakika sÜrecek. POLLY: Eve gitmek istiyorum. (Oyuncak bebegin -CHINGA- gozleri acilir.) CHINGA: (kasvetli Ürpertici bir sesle) Biraz eglenelim. (Sogutucularin oldugu bÖlÜmden gecerlerken, MELISSA camda DAVE'in görüntsünü görür. Görüntüde DAVE in sag gözüne bir bicak saplanmistir.) DAVE'in GÖRÜNTÜSÜ: Yardim et, Melissa. (MELISSA arabayi hizlica marketin önlerine dogru sürer. Arabanin kötü tekerlekleri vardir.) MELISSA: (POLLY i kaldirarak) Eve gidiyoruz, Polly. Lütfen, bunu annene yapma. (Bir kadin yakinlarinda sepetini düsürür
ve bir kirilma sesi duyulur, ve gözlerini tirmalamaya baslar. MELISSA
POLLY'le marketten disari
cikarken marketteki herkes gözlerini tirmalamaktadIr. DAVE marketin
arka bölümünden gelerek neler oldugunu görür. O da gözlerini aniden DAVE: Dave'im, asagidaki Super Saver dayiz, görevli kim varsa yollayin. (Dave et dolabinin metal kapisinda oyuncak bebegin belirsiz yansimasini görür.) CHINGA'NIN GÖRÜNTÜSÜ: Oynamak istiyorum. (DAVE bebege saldirmak icin bir bicak
cekip cikarir, ama bicagi kendi gözÜne dogru dogrultur. Kendisiyle
mücadele etmektedir, ama bicak ***jenerik baslar*** SAHNE 2 SCULLY: (telefonda) Scully. (MULDER ofiste sandalyesinde sallanmaktadir, cok sikildigi gözüküyor. MULDER: (telefonda) Hey, Scully, benim. SCULLY: (telefondaki sesi) Mulder, anlastigimizi düsünüyordum. ikimizde hafta sonunda biraz izin yapacaktik. MULDER: (telefonda) Tamam, tamam. Biliyorum. Ama, ben- ben daha yeni bazi bilgiler aldim- bir dava hakkinda. Klasik bir Gizli dosyalar--- klasik. Seninle paylasmak istemistim. SCULLY: (telefonda) Mulder, tatildeyim. Hava acik. Yola cikmayi ve su guzel New England havasini solumak istiyorum. MULDER: (telefonda) Üstü acik bir araba kirlamadin degil mi, yoksa kiraladin mi? SCULLY: (telefonda) Neden? MULDER: (telefonda) Boyun kirma istatistiklerinden haberdar misin? SCULLY: (telefonda) Mulder, kapatiyorum. Cep telefonumu kapatacagim. Pazartesi günü ofiste olacagim. MULDER: (telefonda) Dur yapmamalisin... ahh... hem konus hem sür, ikisini de. istatistiklerden haberdar misin...? Alo? (SCULLY telefonu kapatmistir. bir marketin park alanina dogru sürer, MELISSA arabayla hizla cikarken nerdeyse SCULLY MELISSA'nin arabasina carpmaktadir. SCULLY hafif bezgin bir sekilde görünmektedir. Sonra marketin disinda sendeleyen, gozleri kanlanmis YASLI bir ADAM görür. Arabadan cikar.) SCULLY: Bayim, bayim, ne oldu? YASLI ADAM: (sasirmis bir halde) Ben.. bence doktora ihtiyacimiz var. (SCULLY markete dogru yürür. Insanlar inlemektedir ve aglamaktadir ve korkunc bir sekilde tirmalanmis gözleri vardir.) MARKET YÖNETICISI: (aci icinde) siz kimsiniz? SCULLY: Ben.. benim adim Scully. Bir FBI ajaniyim. Size ne oldu? MARKET YÖNETICISI: Bilemiyorum. Ama Dave, kasap .. (SCULLY geriye dogru gider ve Dave'in bedenine bakar, göz yuvasindan disari dogru cikan bir bicak.) SAHNE 3 MULDER: (telefonda) Mulder. SCULLY: (telefondaki sesi) Mulder, benim. MULDER: (telefonda) Tatilde oldugunu soyledigini düsünmüstüm. SCULLY: (telefondaki sesi) Ben. Ben Maine deyim. MULDER: (telefonda) Rahatsiz edilmek istenmedigini saniyordum. Bir kac gün kafani dinlemek istiyordun. SCULLY: (telefondaki sesi) Istemiyordum...Yani..Istiyordum. Ben... (Televizyondan gelen gürültülü inleme sesi) Ne izliyorsun, Mulder? MULDER: (telefonda) Dünyanin en ölümcül
arilari.(Eliyle uzaktan kumandaya basarak kaseti durdurur.) Imm. Sana
ulasilamayacagini SCULLY: (telefonda) Ben, uh... Ben burda bir marketteyim. Su an sadece yerel polis bölümüne yardim ediyordum. MULDER: (telefondaki sesi) Ne konuda? (SCULLY marketin ofisinde insanlarin gözlerini tirmalamasini güvenlik kasetinden seyrediyordu.) SCULLY: (telefonda) Tamam, nasil anlatacagima tam olarak emin degilim, Mulder. Ben buna kendim tanik olmadim ama insanlarin gönülsüz bir sekilde siddet uyguladigi bir olay meydana gelmise benziyor. MULDER: (telefonda) Kime dogru? (MULDER televizyon, böcekler bir adama saldirirken kapatir, Kasetin durdugunu hatirlayin.) SCULLY: (telefondaki sesi) Kendilerine dogru. MULDER: (telefonda) Kendilerine mi? SCULLY: (telefonda) Evet. Yüzlerine vurarak, gözlerini tirmalayarak. Bir adam öldü. MULDER: (telefonda) Öldü mü? Nasil? SCULLY: (telefonda) kendini cezalandirmis, öyle gözüküyor. MULDER: (telefonda) Ihh... Bana gore senin orada karsilastigin sey büyücülük yada daha sihirli gibi bir sey olabilir. (Yerel Polis Sefi, JACK BONSAINT garip bir sekilde SCULLY i MULDER la konusmasi boyunca izledi.) SCULLY: (telefonda) Hayir, bence büyücülükle veya sihirle ilgili bir sey degil, Mulder. Etrafa baktim ve o türde bir kuskuyu hakli cikaracak bir kanit bulamadim. MULDER: (telefonda) Belki nereye bakacagini bilemiyorsundur. SCULLY: (telefonda) Büyücü veya kara sanatlar veya samanizm, ilahi, wicca veya herhangi bir putperest veya dinsizlerin töreni. Hac, kartlar... (MULDER büyülenmis bir sekilde dinlemektedir.) SCULLY: (telefonda)...tanidik, kan taslari, veya seytan isaretleri veya büyücülükle, seytanla, voudunla, macumbayla ilgili herhangi bir dinsel tören, veya herhangi bir yüksek yada asagi büyü olabilir mi? MULDER: (telefonda) Scully ... SCULLY: (telefonda) Evet? MULDER: (telefonda) Evlen benimle. SCULLY: (telefonda) Biraz daha fazla yardimci olacagini umut ediyordum. MULDER: (telefonda) Tamam, biliyorsun ki, sivri bir sapka giyen, süpürgeye binen bir bayan aramak konusunda, bence olayi tamamen cözmüssün. SCULLY: (telefonda) Herneyse tesekkurler. (Telefonu kapatir, video kasete tekrar bakar.) (POLIS MEMURU BUDDY RIGGS e dogru) Oradaki kadin kim? BUDDY: Melissa Turner. SCULLY: Benim gördügüm kadariyla etkilenmemis gözüken tek o. BUDDY: Ne demek oluyor bu? SCULLY: Onunla konusmak istersiniz herhalde. (SCULLY marketten ayrilir. Sef JACK BONSAINT te onu takip eder.) BONSAINT: (gülerek, arkadasca) Bayan Scully ... sehir de mi kaliyorsunuz? SCULLY: Evet. Tatildeyim. Neden? BONSAINT: Pekala, Melissa Turner hakkinda orda söylediginize gore bu olayla ilgisi olabilir. SCULLY: Nasil olabilir? BONSAINT: Söyle, Melissa biraz sansasyon yaratti. Insanlar burda onun cadi oldugunu söylüyor. SCULLY: Tamam, bu konularda bu suclama ilk kez olmuyor. BONSAINT: Muhakkak. SCULLY: Bakin Sef Bonsaint, dürüst olmak gerekirse ben bu büyücülük olaylarina pek inanmam. BONSAINT: Tamam, ben de inanmiyorum ki. Melissa nin hos ve tek olmasinin bunun sebebi oldugunu düsünüyordum. SCULLY: Ama simdi ikna olmadiniz mi? BONSAINT: Pekala, sizde biliyorsunuz ki, sizin tehlikeye gitmenizi takdir ediyorum ve eminim ki sizin soylediginiz gibi anlasilir bir aciklamasi vardir- sadece tek bir sey bile sizin düsüncenizi halka kabul ettiremeyi zorlastiracak. SCULLY: Nedir o tek sey? BONSAINT: Kimle iliskisi vardi? SCULLY: Kimle vardi? BONSAINT: Tabiki. Dave le. Kasap. SAHNE 4
MELISSA: (telefonda) Alo? (MELISSA nin evinde, HOKEY POKEY muzigi POOLy nin müzik calarinda calmaktadir. POLLY, bebegini tutarken, MELISSA yi izliyordur.) BUDDY: (telefonda) Hey. Benim Buddy. MELISSA: Oh, merhaba. BUDDY: (telefonda) Sen iyi misin, Melissa? MELISSA: (telefonda) Ben iyiyim. Neden sordun? POLLY: Kim o, anne? BUDDY: (telefonda) Burdaydin bunu biliyorum, Melissa. Asagidaki Super Saver da. MELISSA: (telefonda) Neden bahsettigini bilmiyorum, Buddy. POLLY: Kapa telefonu. Anne. BUDDY: (telefonda) Melissa, müzigi kapat. Bugün burda olanlar hakkinda senin karistigin yolunda söylentiler var. MELISSA: (telefonda, alt kata ve disariya dogru gider) Ben hic bir seye karismadim. BUDDY: (telefonda) Bunu biliyorum. Beni dinler misin? Karistigini ben söylemiyorum. MELISSA: (telefonda) Ne söylüyorsun sen? POLLY: (iceriden) Anne! BUDDY: (telefonda) Sana yardim etmek istiyorum, ama onu bir sir olarak saklamalisin, yoksa ikimizde sorulari cevaplamak zorunda kaliriz. Simdi, sana söyleyecegim bir sey var. MELISSA: (telefonda) Nedir? BUDDY: (telefonda) Kötü bir sey. MELISSA: (telefonda) Nedir, Buddy? BUDDY: (telefonda) Dave öldü. MELISSA: (telefonda) Oh, aman tanrim! BUDDY: (telefonda) Seni görmem gerek, Melissa. MELISSA: (telefonda) Yapamam. BUDDY: (telefonda) Hic bir zaman olmadigi kadar arkadasa ihtiyacin var simdi. (Ust katta, POLLY bebegiyle oturmaktadir, HOKEY POKEY i dinlemektedir. Oyuncak bebegin gözleri acilir.) CHINGA: Biraz eglenelim. MELISSA: (telefonda) Buraya gelemezsin, Buddy. BUDDY: (telefonda) Neden? Neden oldugunu soyle? MELISSA: (telefonda) Sana su anda aciklayamam. BUDDY: (telefonda) Oraya dogru geliyorum, Melissa. Yalniz olmamalisin. (Disarida MELISSA nin arkasinda, kurumasi icin iplerine asilmis carsafin uzerinde CHINGA nin gölgesi belirir. Gözleri kirpiyordur.) SAHNE 5 MELISSA TURNER in IKAMETGAHI (BONSAINT ve SCULLY polis otosuyla gelirler ve disari cikarlar. BONSAINT ön kapiya calar. Cevap yoktur. SCULLY pencereden iceri bakar.) SCULLY: Arka kapi iyice acik. (Arka kapiya dogru giderler. BONSAINT: Melissa! (Scully e dogru) Carsaflar hala islak. (SCULLY eve girer, POLLY nin odasina dogru cikar ve civilenmis pencerelere bakar.) SCULLY:Serif? Suna bir göz atin. BONSAINT: Bunu ne icin yapmis? SCULLY: Bir seyden korkmusa benziyor. BONSAINT: Her ne icinse, aceleyle cikmis. Çamasir disarida. Kapilar acik.Pes dogrusu. SCULLY: Onu taniyor musun? BONSAINT: Melissy Turner? SCULLY: Mm-hmm. BONSAINT: Bolgeden biri ne kadar taniyorsa o kadar. Burda dogdu ve büyüdü. Bir balikciyla evlendi. Bir tekne kazasindan sonra gecen sene dul kaldi. Kücük kiz Polly nin gercekten anladigini hic bilmiyorum. Tavanarasinda ki oyuncaklar. SCULLY: Kiz otistik mi? BONSAINT: Öyle diyorlar. Gecen sene kres merkezinde bir olay olmustu. Bakici Polly nin yüzüne bir tokat atmisti. SCULLY: Tokat mi atti kiza? Ne icin? BONSAINT: Ya, kizin söyledigine gore Polly
öyle siddetli bir tepinmeye baslamiski baska yapacagi bir sey yokmus.
Daha sonra hatirladigi sey, SCULLY: Kucuk kiz mi yapmis? BONSAINT: Ya, bu kizin bize anlattigi
hikaye. Polly kiza hic dokunmamis, benim anladigim kadariyla. Oh, gercekten
tam bir dramaydi. Okulu SCULLY: Bu, ah, annenin kasapla olan iliskisi...? BONSAINT: Dave. Oh, Sana yanlis bir izlenim verdirtmis olabilirim. Gercek anlamiyla bir iliski degildi. Dave kendisi ve karisi icin az da olsa delilik yapmista olsa. SCULLY: Yani, istegi karsiliksizdi. BONSAINT: Öyle söyleyebilirsin. SCULLY: Pencerelerini tahtayla civileyip kapatacak zorunda olmak kadar mi? BONSAINT: Oh, Dave kadar da deli degildi. Biliyorsun, belki kadin birseyin iceri girmesinden korkmuyordu, Belki disari cikmasindan korkuyordu. SCULLY: Ne gibi? BONSAINT: Sadece bir düsünce. SAHNE 6
BUDDY: O konuda ne düsünüyorsun, huh? (POLLY cevap vermiyordu. Cilegini yemeye, ve ondan sonra kremali dondurmasini yemeye baslar. POLIS MEMURU BRIGSS onun basini oksar ve MELISSA nin yanina oturur. Sessizce konusmaktadirlar.) BUDDY: Neden kasabayi terketmiyorsun? MELISSA: Gidecek hic bir yerim yok, Buddy. Ayaklarim bagli iste. BUDDY: Beni dinle. Bir yana ayirdigim biraz param var. MELISSA: Buddy, yapamam! BUDDY: Sende gÖzÜm vardi Melissa, hatirlayamadigim
uzun zamandan beri. Sende biliyorsun, Ben ilk seferde sansimi kacirdim.
Bekliyordum MELISSA: Yapma,Buddy, lütfen! BUDDY: "Yapma" diyorsun cÜnkÜ istemiyor musun, yoksa sadece cok mu gururlusun? MELISSA: Sen anlamiyorsun! (POLLY nin kremali dondurmasini tezgaha götürmesini izlerler.) BUDDY: Neden anlamiyorum? MELISSA: Super Saver Markette olanlari, Dave e olanlari... Durduramiyorum. BUDDY: Ne demek istiyorsun? MELISSA: Bazi seyler gördüm. (POLLY tezgaha varir.) POLLY: Biraz daha cilek istiyorum. (Uzun sacli kadin garson kizi cevaplar.) KADIN GARSON: Tatlim, ne istiyorsun? POLLY: (tatli olamayan bir ifadeyle) Daha fazla cilek istiyorum! (MELISSA ve POLIS BRIGSS hala masada konusmaktadirlar.) MELISSA: Dave in ölü oldugunu gördüm. Ölmeden önce. Dondurulmus gidalarin oldugu yerde kanli ve tamamen parcalanmis bir halde gördum ve bu ilk degildi. Kocam ... Olaydan önce pencerede onu ölü olarak görmüstüm. Biliyorsun, Kancayla? (Tezgahta) POLLY: Daha fazla cilek istiyorum, simdi! KADIN GARSON: Tatlim, annenden biraz daha para istemelisin. Bunlari öylece sana veremem. GARSON: Siparis var. (CHINGA nin gözleri acilir.) CHINGA: Biraz eglenelim. POLLY: Anne, daha fazla cilek istiyorum. MELISSA: Simdi gitmemiz lazim, Polly. POLIS BRIGGS: (anahtari tutarak) Bunu al, Melissa. Scoodic Gölünün yakinlarinda avlanmak icin kullandigimiz bir yer. POLLY: Anne! POLIS BRIGGS:... veya baska bir durumda basina bir sey gelecek. Basinda olandan daha fazla. POLLY: Anne! Anne! (KADIN GARSON un uzun saclari milkshake karistirma makinasina takilir. Bagirmaya baslar, kan saclarinin arasindan sizmaya baslar. POLIS MEMURU BRIGGS yardim etmek icin acele eder. MELISSA ve POLLY kapidan disari cikar.)
JANE: Jack, sen misin? BONSAINT: Uh, evet, benim, Jane. Iceri girebilir miyim? JANE: (Kapi acilir, saldirganca) Kimi getirdin sen? SCULLY: Bayan Froelich, benim adim Dana Scully. FBI danim. Burada tatil icin bulunmaktaydim, ve uh... JANE: Eee? SCULLY: Eee, sadece burada serife yardim ediyorum. JANE: Onla konustun mu? SCULLY: Kim? JANE: Oh, lütfen. Melissa Turner. O fahisenin
bir cadi oldugundan burada ayakta durdugum kadar eminim. Salem deki
Hawthornes larin soyundan
gelmektedir o, ve de Ingiliz soyundan. Lanetlenmis bir soydan gelmektedir
ve
simdi onu kizina gecirmektedir. Birileri bir sey yapmassa allah korusun
kücük kizi. BONSAINT: Jane, iceri girip, birkac dakika konusabilsek. JANE: Seninle gecen sene o kadar konusmanin ne ortaya ciktardigini gördüm, Jack Bonsaint. Her seyi anlattim ve kasabanin yollari her nasilsa bana kapandi. Bizim buyuk-buyuk-buyukbabalarimiz cadilara nasil davranacaklarini bilirlerdi. Kücük kizin icindeki seytani cikarirlardi ve o pasakli anneye simdiki sonunu verirlerdi. (Kapi carparak kapanir.) SCULLY: New England konukseverligi. Bütün hayatim boyunca duymustum. Kendi adima nihayet bir deneyim sansim oldu. (JANE onlarin arabaya gidisini izler.) BONSAINT: Peki, burada neye karsi oldugumu gördün degil mi, halk hissiyati, ve tümü. SCULLY: Melissa Turner in bu aile soyu... BOSAINT: Evet... SCULLY: Sadece bir söylenti, öyle degil mi? BONSAINT: Oh, gercekten hic sormadim. Neden? SCULLY: Tamam, Bence bunu dogrulatmak icin onu getirmen gerek. BONSAINT: Hangi bahaneyle? SCULLY: Bazi seyler biliyor olabilir. BONSAINT: Hangi konuda? SCULLY: Pekala, tum bu olaylar icin emin oldugum mükemmmel makul bir aciklama konusunda. BONSAINT: Tamam. SCULLY: Pekala, Umarim size yardimci olabilmisimdir. Biliyorsunuz, Ben sadece... tatildeyim. (Arabaya binerler. SCULLY, JANE nin pencerenin önünde durarak, onlari izlemesini görür.)
MELISSA: Merhaba. ORMAN BEKCISI: Gecenin bu vaktinde nereye dogru gidiyorsunuz? MELISSA: Gölün yakininda bir yere davet edildik. ORMAN BEKCISI: Uh-huh. MELISSA: Bir arkadas anahtari verdi. ORMAN BEKCISI: Tertibatiniz var mi? Yemek ve su? MELISSA: Bizim icin hersey tamam. ORMAN BEKCISI: Bundan emin olmak isterim bayan. Orada kis bütün gücüyle etkili. Tertibatinizin kapasitesi süpheli. Sadece siz ve kücük cocuk? MELISSA: Simdilik. POLLY: Eve gitmek istiyorum, Anne. MELISSA: Kamp yapmaya gidiyoruz, Polly. POLLY: Yatagimi istiyorum! Plaklarimi istiyorum! (CHINGA nin gozleri acilir.) CHINGA: Biraz eglenelim. ORMAN BEKCISI: Plakanizin numarasini alacagim, ondan sonra. (ORMAN BEKCISI arkaya dogru yürür. MELISSA arka aynaya bakar ve JANE FROELICH in yansimasini görür, bogazi kesilmis.) JANE in GORUNTUSU: Bana yardim et... (MELISSA cabucak hizlanir, ORMAN BEKCISINI yolun disina atlamasina yol acar, sonra geldigi yola dogru hizla gider.)
JANE: Merhaba? (Oturma odasina girer.) JANE: Kim var orada? Kimse var mi orada? (Lamba nin dügmesi calismaz,. 45 likler
yerde eski plakcalara dogru sacilmistir. JANE plakcalarin plastik kaplamasini
kaldirir ve plakcalarin CHINGA nin SESI: Oynamak istiyorum. (JANE Plakcalarin ignesini düsürür ve
müzik yeniden baslar. JANE nin elleri titremeye baslar. Egilir ve henuz
üstüne bastigi kirilmis
plagi yerden alir.HOKEY POKEY sarkisi takilmaya baslar.-"That's
what it's
all about" tekrar ve tekrar. JANE: Senden korkmuyorum. (Direnmeye calisir, ama kirilmis plak boynuna dayanir. Kendini kestiginde kamara yön degistirir. Aci icinde kivrandigi duyulur. HOKEY POKEY sarkisinin takilamasi durur ve sarki biter.)
BONSAINT: Kendi eliyle ölmüs gibi gözüküyor. Cenenin altinda büyük bir kesik atardamari kesmis. SCULLY: Neyle? BONSAINT: Buddy, onu göster bayana. (Bir cep telefonu calmaya baslar.) (POLIS MEMURU BUDDY RIGGS kanit torbasinin icinde kirilmis kanli plagi ona gösterir.) BONSAINT: (telefonda) Jack Bonsaint...Evet... Kim?... Oh, tamam. Tamam onu baglayin. (SCULLY e dogru) Bu sizin icin. (SCULLY sasirmistir.) SCULLY: (telefonda) Alo? MULDER: (telefondaki sesi) Hey, sabah, günes. ( MULDER in tarafindan tekrarlayan gürültülü bir ses gelmektedir. Bunun icin bagirarak konusmaktadir.) SCULLY: (telefonda) Mulder? MULDER: (telefondaki sesi) Evet. Senin icin az da olsa meraklandim. Orda benim yardimima ihtiyacin olup olmadigini merak ediyordum. SCULLY: (telefonda) Hangi konuda senin yardimina? MULDER: (telefondaki sesi) Sana otel de bir mesaj birakmistim. Onu almadin mi? SCULLY: (telefonda) Bugun kalktim ve hemen disari ciktim. Mulder? MULDER (telefondaki sesi) Evet? SCULLY: (telefonda) O ses de ne? Nerdesin? MULDER: (telefonda) Evdeyim. Tam pencerenin disinda insaat yapiyorlar. Bir saniye bekle. (hayali insaat iscilerine dogru) Hey elemanlar! Bir kac saniyeligine durabilir misiniz, belki? (Basketbol topunu yere iki kere daha vurur ve uzaga bir yere atar. Top bazi mobilyalara carpar. MULDER durur ve tekrar telefonu alir) Tesekkürler. (SCULLY e dogru) Evet, hey. Ben- Ben bu dava hakkinda düsünüyordum. Biliyorsun, belki büyücülük olayi degildir. Belki bilimsel bir aciklamasi vardir. SCULLY: (telefonda) Bilimsel aciklama mi? MULDER: (telefonda) Evet, tibbi bir neden. Chorea denen bir sey. SCULLY: (telefonda) Dans etme hastaligi. MULDER: (telefonda) Evet, Aziz VItus un dansi. (MULDER buzdolabini acar.Bir kutu portakal suyu disinda hic bir sey bulunmamaktadir.) MULDER: (telefonda) Bir grup insani etkileyen, aciklanamayan bir sekilde kontrolsuz büzülme ve spazm olaylarina neden olmus. (MULDER siseden bir yudum ceker.) SCULLY: (telefonda) Evet, Orta cag dan beri de görülmedi. (MULDER yüzünü burusturur portakal suyunun tadindan dolayi ve sisedeki tarihe bakar. Ekim 97) MULDER: (telefonda) Oh. (Siseye geri tükürür.) Amerikan Bando takiminin acikca hayrani olmayan birisin, Scully. SCULLY: (telefonda) Mulder? MULDER: (telefonda) Evet? SCULLY: (telefonda) Yardimin icin tesekkür. (Telefonu kapatir) MULDER: (telefonda) Alo? BONSAINT: Sizin partneriniz mi? SCULLY: Evet. BONSAINT: Kulak misafiri oldugum icin özür dilerim ama bu konuda belki bir aciklamasi vardir. SCULLY: (kararli) Hayir. BONSAINT: Anliyorum. (POLIS MEMURU RIGGS müzik calardaki 45 liki calar- Hokey Pokey. Ozel olarak, RIGGS bu müzigin MELISSA yla son telefon konusmasinda arka plandaki calan müzik oldugunu hatirlamisa benzer. Kapatir.) SCULLY: Biliyorsunuz, Serif Bonsaint- Jack- Size Jack diyebilir miyim? Düsünüyorumda belki- belki baska olasiliklari arastirmaya ihtiyacimiz var. BONSAINT: Anladigimi sanmiyorum. SCULLY: Tamam, belki uc olasiliklara acik olmaya ihtiyacimiz var. BONSAINT: Tamam, ama siz tatil de degil miydiniz? (SCULLY basini sallar, sonra uzaga dogru bakar.)
CHINGA: Biraz eglenelim. (MELISSA geriye dogru korkuyla cekilir. Müzik calar kendi kendine calmaya baslar. MELISSA merdivenlerden asagiya mutfaga iner ve aglamaya baslar. Mutfagin penceresine bakar ve elinde kanli copunu tutan POLIS MEMURU BUDDY RIGGS in yansimasini görür.) BUDDY nin GÖRÜNTÜSÜ: Melissa.. yardim et. MELISSA: Hayir!
SCULLY: Oh, aman tanrim! Jules Verne den cikmis gibi bir hali var. Bunu yemek zorunda miyiz? BONSAINT: (Bir parca kopararak) Herhangi bir sey icin az da olsa gec. Baska baktigin yönlerin oldugunu soylemistin? SCULLY: Melissa Turner hakkinda düsünüyordum. Simdi, kocasinin bir tekne kazasinda öldügünü soylemistin? BONSAINT: (catirtatarak istakoz yemektedir) Evet. SCULLY: Peki, o konuda herhangi bir gariplik var miydi? BONSAINT: Eee... Gercekte, kimseyi tatmin edecek kadar aciklanamadi. SCULLY: Nasil olmustu? BONSAINT: (daha fazla istakoz keser) Nasil olduysa kafasina kanca gecirmis. SCULLY: Melissa bu konuda hic sorgulandi mi? BONSAINT: Melissa? Hayir. Nasil ilgili olabilir, ben bir sey anlayamadim. Eger cok merak ediyorsan, Öldügü tekne iste orada. (Pencereye bakarlar ve ismi "Working Girl" olan kücük balikci teknesinde duran YASLI ADAMI görürler.) SCULLY: Bu adami markette görmüstüm. (Disarida, YASLI ADAM teknenin disarisina öbür taraftan su dökmektedir.)
POLLY: Patlamis misir istiyorum, Anne. (MELISSA, POLLY plak calarini baslattiginda odaya bakmaktadir.) MELISSA: Tamam. (MELISSA döner ve POLIS MEMURU BUDDY RIGGS i görmeye baslar.) BUDDY: Ne yapiyorsun burada. MELISSA: Buddy! BUDDY: Kasabaya nasil geri geldin? MELISSA: Buradan gitmen gerekli, Buddy. BUDDY: Biliyorsun, Orman bekcilerini aradim.
Onlarin söyledigine göre bir adami öldürmeye calismissin. Nerdeyse
ezip geciyormussun adami. MELISSA: Ben kimseyi öldürmeye calismadim. BUDDY: Jane Froelich. MELISSA: Ben degildim, Buddy. BUDDY: Peki, bunu hep birlikte görecegiz. Benimle geliyorsun. Sen ve senin kücük velet. (POLLY bebegin yuzunu BUDDY e dogru cevirir. CHINGA nin gozleri acilir.) CHINGA: Oynamak istiyorum.
YASLI ADAM: Ne oldu? Buralarda o soruyu sorarsan, bir balikci olarak bir cok hikaye dinleyebilirsin. SCULLY: Onun öldügü gece teknedeydin. Ne düsünüyorsun? YASLI ADAM: Serife kendi hikayemi anlatmistim. SCULLY: Insanlarin hikayesi degisir. YASLI ADAM: Halk cadiyi sucladi. SCULLY: Sen neyi sucluyorsun? YASLI ADAM: Kadin icin adam harikaydi. KESINT YASLI ADAM: (onun sesinden) Karisi icin o kücük evi kurmak icin cok calisti ve o kiz dogdugunda yüzündeki sevinci silmek icin paspas yapmaniz lazimdi. Kizin dogum gününden once denize acilmistik, Eve tekrar dönecegi saatleri sayiyordu. BABA: Hey, benim kücük Poll ime Davy Jones ne yollamis bir bak. Günün avi. YASLI ADAM: Tamamdir. KESINT YASLI ADAM: 3 gün sonra, ölmüstü. SCULLY: Ve siz onu neyin öldürdügünü biliyorsunuz. YASLI ADAM: Geceleri gozler oyun oynar, tekneye dogru vuran dalgalar ses yapiyordu. KESINTI YASLI ADAM: (onun sesinden) Bazen bir seyler duyarsiniz. CHINGA nin SESI: Biraz eglenelim. BABA: Neydi b allahin cezasi? ( BABA uzun bir kanca alir. Kabinin kapisini acar, YASLI ADAM i uyandirir.) YASLI ADAM: Ne var? (BABA cevap vermez, sadece disarida arkaya dogru gider. YASLI ADAM sesi duyar.) CHINGA nin SESI: Oynamak istiyorum. (YASLI ADAM kalkar ve disariya cikar. BABA yi kafasina cengel saplanmis halde görür.) YASLI ADAM: Aman tanrim. KESINTI YASLI ADAM: Soyledigim gibi, gözler oyun oynar. SCULLY: Ama siz markette bir seyler gördünüz. O kücük kiz ve onun bebegi. YASLI ADAM: Onlari gördügüm anda, biliyordum.
SCULLY: (telefonda) Scully. MULDER: (telefonda) Hey. Cep telefonunu cevaplamadigini düsünüyordum. (MULDER, kravati cözülmüs, arkasinda Kentucky nin merkez haritasinin oldugu bir masada (SCULLY nin!) oturmaktadir. SCULLY: (telefonda) O zaman neden aradin? MULDER: (telefonda) Ben, uh, Senin calistigin su davada yeni düsüncem var. Basit bir dokunusla yayilabilen bir virus hastaligi var. SCULLY: (telefonda) Mulder, Insan davranislarini yönlendirebilecek gücü olan büyücülük literatüründe herhangi bir nesne baglantisi var mi? (BONSAINT, SCULLY e garip bir bakis atar.) MULDER: (telefonda) Ne tür nesneler? SCULLY: (telefonda) Um, oyuncak bebek gibi, mesela. MULDER: (telefonda) Chuckie gibi mi yani? SCULLY: (telefonda) Evet, onun gibi bir sey. (MULDER kalkar ve kendi masasina gecer) MULDER: (telefonda) Evet, konusan bebek
efsanesi literatür de epey gelismistir, özellikle New England da. Fetisler
yada Jujularin
sahibine büyüsel gücler gecirdigine inanilir. Bazi ilk cadilar bu nesnelerin
oldugunu aciga cikardiklari icin suclanmislardir. Söz konusu cadilar
önsezi SCULLY: (telefonda) Sadece merak etmistimde. MULDER: (telefonda) Konusan bir bebek bulmadin degil mi, buldun mu, Scully? SCULLY: (telefonda) Hayir, hayir. tabiki yok. MULDER: (telefonda) Bebegin arkasini üzerinde telleri olan bir zil olup olmadigi konusunda, kontrol etmeni önerebilirim. (SCULLY basini sallar ve kapatir.) MULDER: (telefonda) Bu benim ilk... Alo? SCULLY: Meliisa Turner la konusmaya gidelim.
POLLY: (odasinda, bagirarak) Nerde benim patlamis misirim?! (MELISSA mutfakta ocagin uzerinde misir patlatmaktadir. Cok üzgündür.) MELISSA: Geliyor, Polly. ( Kamera POLIS MEMURU BUDDY RIGGS in ölu oldugunu gösterir. Elinde kanli copu durmaktadir.) POLLY: Nerde benim patlamis misirim?! MELISSA: (aglayarak) Geliyor.
POLLY: (yukaridan cagirarak) Anne... Uyuyamiyorum. MELISSA: Yatagina dön Polly. Uyuma vaktini gecirdin. POLLY: Vurmak yok bundan sonra ama. MELISSA: Yatagina dön canim. (CHINGA nin gözleri acilir.) CHINGA: Biraz eglenelim. (MELISSA pencerede kendi görüntüsünü görür, bir cekic kanli eline saplanmistir. ) MELISSA nin GORUNTUSU: Yardim et... MELISSA: Her sey yoluna girecek tatlim. Sadece yatagina git. (Disarida, BONSAINT ve SCULLY arabayla gelirler. Eve yakin park etmis bir araba görürler.) BONSAINT: Bu Buddy nin arabasi. (Iceride, MELISSA POLLY nin odasinin kapisini kapatir. Cekici odaya geri götürür ve kilitler. Sonra mutfaga gider ve portatif isiticiyi alir,BUDDY RIGGS in ölü vucudunun yanina Kerosene döker. Bir kutu kibrit almisken BONSAINT ve SCULLY nin disaridan kapiya vurdugunu duyar.) BONSAINT: Melissa! (SCULLY pencereden bakar.) BONSAINT: Bir sey goruyor musun? SCULLY: Unh-uh. BONSAINT: (kapiya vurmaktadir) Melissa. (Iceride Melissa kibriti ateslemeye calisir. Titremektedir. En sonunda, 3. kibrit ates alir.) BONSAINT: (Disarida) Melissa! POLLY: (MELISSA yi izleyerek, korkmus bir halde) Anne?! (CHINGA nin gözleri acilir. Kibrit söner.) CHINGA: Kibritlerle oynama. MELISSA: (aglayarak, ve baska bir kibrit ateslemeye calisarak) Yatagaina dön, Polly! (MELISSA bir cok kibrit yakar ama hepsi de söner.) BONSAINT: (disarida kapiya vurarak) Melissa?! MELISSA: Simdi git. (Disarida, SCULLY kapinin iceriden civilenmis
oldugunu görür. BONSAINT kapiya vururken SCULLY MELISSA nin kibrit
yakmaya calistigini SCULLY: Melissa? Melissa? Bonsaint! (MELISSA kibrit yakmaya calismaktan vazgecer ve cekmeceleri acmaya baslar. Cekmeceler kendiliginden geri kapanmaya baslar.) CHINGA: Bicaklarla oynama. POLLY: Anne! SCULLY: (Disarida) Kapilari civilemis. Kendisini öldürmeye calisiyor. (BONSAINT kapiyi kirmaya calisir. SCULLY pencereye vurmaya devam etmektedir.) SCULLY: Melissa' Melissa! POLLY: Anne! Anne, daha fazla vurmak yok! (Hirdavat dolabini kendiliginden acilir) CHINGA: Cekicle oynayalim. (SCULLY ve BONSAINT kapiya vurmaya devam ediyorlardir.) SCULLY: Melissa! (Kapi nihayet kirilir ve acilir. BONSAINT ve SCULLY iceri girer. MELISSA cekici elinde yüzünün önünde tutmaktadir.) MELISSA: Benden uzak durun! SCULLY: Onu yere birak. Melissa. CHINGA: Senden artik hoslanmiyorum. (MELISSA yüzüne dogru kendine cekicle vurur.) SCULLY: (POLLY nin yaninda diz cökmüs bir halde) Bebegi bana ver, Polly. CHINGA: Oynamak istiyorum. (POLLY kafasini sallar ve bebegi tutmaya devam eder. MELISSA kendisine vurmaya devam eder. Kafasi kanamaya baslamistir simdi) SCULLY: Polly, bebegi bana ver. CHINGA: Oynamak istiyorum. (MELISSA kendine tekrar vurur. POLLY korkuyla izlemektedir. SCULLY hala" Oynamak istiyorum" diye tekrarlayan bebegi alir. Bebegi mutfaga dogru götürür ve mikro dalga firinin icine atar ve calistirir. Bebek yanmaya baslar. Oksijenli mikro dalga firinlarin birinden olmali. POLLY kanlanmis ve aglayan MELISSA nin yanina dogru yürür. SCULLY ve BONSAINT bebegin yanisini izlemektedirler.)
MULDER: Oh, hey, Scully. Nasilsin? (Parmaklarini güzel bir sekilde kalem siralarini saklamak icin birbirine gecirir ve kapatir.) Nasil hissediyorsun? Dinlendin mi? SCULLY: Iyi hissediyorum. (SCULLY MULDER in arkasinda ki I WANT TO BELIEVE (Inanmak Istiyorum) posterine odaklanmistir.) MULDER: Ne? SCULLY: Su poster... Nereden almistin? MULDER: Oh, "M" caddesinin asagisinda bir dükkandan yaklasik 5 yil önce almistim. SCULLY: Hmm. MULDER: Neden? SCULLY: Hayir. Ben sadece...birine bir tane yollamak istemistim. MULDER: Sen mi? SCULLY: Mm-hmm. MULDER: Kime? (SCULLY onu gectiginde, MULDER masasinin cekmecesini acar ve cekmeceye itilmis kalemlerin ve cekmecenin kapanmasinin sesini bastirmak icin öksürür.) MULDER: Kime? SCULLY: Oh, sadece...bir adam. (durur) Jack. "M" caddesi mi? MULDER: Evet. Hey, bunun su calismis oldugunuz konuyla herhangi bir alakasi var mi? SCULLY: Ne davasi? Uh, evet. Evet var. MULDER: Cözdün mü? SCULLY: Ben mi? Hayir. Hayir. Ben, uh, tatildeydim. Sadece ... Birkac günlügüne kafami dinledim. Sen ne yaptin? Ben, uh, ben burda yokken bir sey yaptin mi? MULDER: Oh, Tanrim. Yaptigim herseye devamli karisilmamasi ve sorgulanmamasiyla islerin ustesinden gelebilmek, muhtesem bir sey. Sadece... (MULDER konusmasi yukaridan kalemlerin
üzerine düsmesiyle kesilir. Yukariya bakar ve bir tane daha üzerine
duser. SCULLY yavasca MULDER: (Utanmis ama cekici bir sekilde) Bir.. aciklamasi olmali. SCULLY: Oh, bilemiyorum. Bence bazi seyler aciklanmadan kalsa daha iyi. (Baska bir kalem MULDER in tam kafasinin üstüne düser. Safca SCULLY e dogru bakar. SCULLY ona dogru kizginca bakmaktadir.)
(Gece. Maine de bir balikci teknesi. Balikci kapan dan istakoz cikarmaktadir.) BALIKCI: Ah. (Kapandan yanmis bebegi ceker. CHINGA nin gözleri acilir.) CHINGA: Oynamak istiyorum. SON |
||||
|
||||
Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR
|
||||