3x04 :: CLYDE BRUCKAN'S FINAL REPOSE

1. SAHNE

ST.PAUL ; 16 EYLÜL

(Clyde Bruckman,yaşlı bir sigorta satıcısı, "Midnight Inquisitor" adında bir tabloid gazete okumakta. Kapakta bir medyum olan "Harikulade Yappi" var. Resminin üstünde "Harikulade Yappi'nin önceden görülebilen geleceği" yazıyor. Sol köşede bir de J.D. Salinger'ın resmi var.)

CLYDE BRUCKMAN: "Süper-star Madonna ve süper-şahit Kato Kaelin arasında bir ilişki olacağını görüyorum..."Bu bir atmaca,pek de ölçülüp biçilmiş bir şey değil,değil mi? "Yazar J.D. Salinger'ın nihayet yeni bir kitap yayınlayacağını ve reklam için talk-show turlarına başlayacağını görüyorum..."Hmm...Bu sadece olasılıklara göre hareket etmek. "Elvis'in değil de Buddy Holly'nin hala yaşadığı mucizesini görüyorum,kendi ölümünü çok seneler önce uydurduğunu...Holly yeniden ortaya çıkmakla kalmayacak,aynı zamansa Crickets'larla yeniden birleşerek önümüzdeki sene Lalapalaza'da baş konuk olacaklar..."...Lalapaz...pazoola?

(Tezgahtara bakar)

Lalapazola da neyin nesi?

TEZGAHTAR:Buddy Holly de kim?

(Bruckman ona dik dik bakar ve yürür)

CLYDE BRUCKMAN:Sadece loto biletimi ver ve ııh... bir şişe Skoç viski.

TEZGAHTAR:Başka bir şey var mı?

CLYDE BRUCKMAN:Evet.

(Dergiyi almak için uzanır ve kasaya atar)

Bir tane de bundan.

(Kendi kendine şarkı söyleyerek mağazadan çıkar,loto biletine bakmaktadır.)

Bu öleceğim gün... bu da...

(Caddeye çıkar ve neredeyse genç bir adamla çarpışır. Birbirlerini geçmek isterler ancak sürekli aynı yöne doğru atılırlar. Bruckman iç çeker ve durur.)

Affedersin.

(Genç adamın etrafından dolaşır)

KUKLA:Özür dilemeyin. Son sevgilimden daha iyi bir dansçısınız.

(Kukla yoluna devam eder ve bir avuç içi falcısının yerine girer. Arka planda polis sirenleri duyulmakta. İçerde Madam Zelma Kukla'nın avcunu okumaktadır. Sahte bir Rus aksanıyla konuşur)

MADAM ZELMA:Eee,seni Madam Zelma'ya getiren nedir?

KUKLA:Şey...Sadece ellerime bakarak hakkımda her şeyi gerçekten bilebilir misin?

MADAM ZELMA:Mmm-hmm... Avuçlar söyler bana her şeyi.

KUKLA:Bana sadece yapacağım şeyleri niye yapacağımı söylemeni istiyorum.

MADAM ZELMA:Madam Zelma bir falcı,psikolog değil.

KUKLA:Biliyorum,biliyorum,ben sadece...Sanırım kendi geleceğimi bir şekilde bir an için gördüm. Ve kendimi...karakterime hiç uymayan şeyler...yaparken gördüm. Demek istediğim bunlar sadece yapmak istenmediğim şeyler değil,aynı zamanda bunları yapabileceğime inanamadığım şeyler,ama yinede,ordayım. Ve yapıyorum.

(Zelma ellerini çekmek ister ama Kukla onun bileklerine yapışır. Sahte aksan bozulur.)

MADAM ZELMA:Bayım...Lütfen,canımı acıtıyorsunuz.

KUKLA:Biliyorum,biliyorum...ve üzgünüm. Ama sen bir falcısın.

MADAM ZELMA:Hayır...

KUKLA:Bunun olacağını görmeliydin.

MADAM ZELMA:Lütfen...

(Kukla üstüne atlar,eşyalar devrilir ve boğazını sıkmaya başlar. Kristal kürede gözüktüklerinde,kadın öğürmekte ve çaresizce boğuşmaktadır.)

2. SAHNE

KUZEY MINNIAPOLIS ; 3 GÜN SONRA

(Polis fotoğrafçısı yerde kanlar içinde duran gözlerin ve bağırsakların fotoğraflarını çekmektedir. Havez ona doğru yürümektedir.)

TELSİZDEKİ KADIN:Yedinci birlik,yedinci birlik...

FOTOĞRAFÇI: Gözlerin,kurbanın katil tarafından öldürülmesinden önceki son görüntüyü kaydettiğini söylerler.

(Cline yanlarına gelir)

CLINE:Bağırsaklar için ne söylerler?

FOTOĞRAFÇI:Öğğk.

(Havez ve Cline fotoğrafçıdan ayrılırlar)

HAVEZ:Bu dava için yardım istediğin doğru mu?

CLINE:Bu adam bu tür şeylerde uzmanmış

(Oyuncak bebeklerle dolu bir rafın önünde dururlar.)

HAVEZ:Onun...geleneklere aykırı...olduğunu duymuştum

CLINE:Çok büyük tavsiyeler sonucu geliyor.

HAVEZ:Evet,onu TV'de görmüştüm.

(Fotoğrafçı yaklaşır.)

CLINE:Hey,şöhret manyağıysa n'olmuş? Sonuçlar elde ettiği sürece...

FOTOĞRAFÇI:Bir keresinde onunla aynı davada çalışmıştım. Çok ürkünç.

HAVEZ:Bizi yönlendirdiği sürece ne kadar antika olduğu umurumda değil.

POLİS:Efendim,bu taraftan lütfen.

(Mulder içeri girer,3 memurda bir an için ona bakar.)

CLINE:Sen de kimsin?

MULDER:Ben Ajan Mulder.

(Arkasından Scully girer.)

Bu da Ajan Scully.

(Scully kimliğini gösterir.)

CLINE:Oh,geleceğinizi unutmuştum. Ben,ııh,Cline. Bu da Havez.

(İkisi de Mulder'la el sıkışır. Cinayetin işlendiği yere doğru yürümeye başlarlar. Mulder lastik eldivenlerini takar.)

HAVEZ:Bu adamın satanist olabileceğini düşünüyoruz,gözleri görünce...

MULDER:Satanistler,gözleri alıp vücudu bırakırlar,tersini yapmazlar. Modern mitler haricinde.

CLINE:Gözleri nedensizce mi oyuyor yani?

SCULLY:Hayır,kimse hiçbir şeyi nedensiz yapmaz. Katilin bir profilini çıkardık bile.

(Cline'a bir dosya verir.)

Saldırılarının nedenlerini ve kurbanlarının seçimi hakkında olası nedenler sunuyoruz.

CLINE:Bağırsakları açıklıyor mu?

MULDER:Antropomansi. Bir zamanlar bir insanı yarıp bağırsaklarına bakarak geleceğini görebileceğine inanılırdı.

(Sculy'nin etrafından dolaşıp bağırsaklara daha yakından bakar.)

HAVEZ:Yani bu adam geleceğini görebilmek için insanları mı parçalıyor?

SCULLY:Kurbanların hepsinin profesyonel kahin olmasıyla bağlantılı olabilir.

CLINE:Bu hariç. Kadın,profesyonel bebek koleksiyoncusuymuş.

MULDER:Ve amatör çay falcısı. Çay yapraklarını okuyormuş.

(Boş fincanı alır.)

Çayı içtikten sonra dipteki yapraklara bakarak geleceğin hakkında bilgi edinebilirsin.

CLINE:Bu tür şeylere inanır mısın?

MULDER:Kesinliğine inanmam ama kurbanın inandığından eminim.

CLINE:Neden?

MULDER:Yaprakları ona öldürüleceğini söylemiş.

(Cline'a fincanın dibini gösterir.)

POLİS:Bu taraftan,efendim...

(Koridorda kadınlar çığlık atmakta ve yüksek sesle konuşmaktadırlar. Ajanlar ve memurlar siyahlar giyinmiş ve güneş gözlüğü takmış Harikulade Yappi'yi görmek için dönerler. Arkasında bir süpermodel vardır. İmza atmayı bırakır ve içeri girer. Polisler kalabalığı arkada tutmaya çalışmaktadır. Cline ve Havez Yappi'ye gülerek yaklaşırlar)

Burada durmanız gerek tamam mı?Bu resmi polis görevidir.

(Yappi gözlüğünü çıkarır,sol kaşı kalkıktır. Bayan arkadaşı da trençkotunu çıkarmasına yardım eder. Fotoğrafçı Yappi'nin fotoğrafını çeker ve Yappi ona bakar. Kaşı hala kalkıktır.)

CLINE:Bay Yappi,buraya kadar geldiğiniz için gerçekten minnettarım...

YAPPI:Sessiz ol! Evet, görüyorum...

(Koridordaki kalabalık dağılır. Yerdeki kan birikintisine doğru yürümeye başlar,bu sefer sağ kaşı kalkıktır.)

Katilin görüntüleri. Kendi hayatına hakim olamadığını düşünüyor. Çok önemli. Bu yüzden öldürüyor,evet!

CLINE:Neye benzediğini görebiliyor musunuz?

(Yappi masanın arkasından Cline'a doğru yürümeye başlar.)

YAPPI:Sakallı,beyaz bir adama...benziyor...Belki de değil. Ama...evet! Bir dövmesi var! Vücudunun bir yerinde. Belki de dövmesi sakallıdır...sanırım.

(Mulder gözlerini devirir;kendi kendine güler. O ve Scully birbirlerine bakarlar. Yappi halıdaki lekeye bakar ve üstüne atlar.)

Hmm! Onu burada görüyorum! Kendini zorluyor,evet! Kızın üstünde! Ama beceremiyor...o yüzden öfkesini çıkarıyor.

(Mulder'a bakar,sonra avcunu yere vurur ve kalkar. Kaşları sürekli kalkıp inmektedir.)

Gitti. Görüntüyü kaybettim. Biri beni engelliyor. Negatif enerji alıyorum.

(Cline doğru yürür ve dik dik bakar,sonra kafasını birden çevirip Scully'ye bakar,sol kaşı kalkıktır. Yappi ona doğru yürür ve yakından iyice bir süzer,sonra çabucak Mulder'a bakar. Sağ kaşı kalkıktır. Ona doğru yürür.)

Lütfen bu odayı terk edin.

MULDER:Bu araştırmanın bir parçasıyım.

YAPPI:Negatif enerji yayıyorsunuz

MULDER:Size temin ederim bay Yappi, psişik yeteneklere inanırım.

YAPPI:Ağzınızla böyle söylüyorsunuz ama düşünceleriniz bana doğruları söylüyor.

(Bir kaşını kaldırır ve yürür.)

CLINE:Ajan Mulder,lütfen.

(Scully ona doğru eğilirken Mulder iç çeker.)

SCULLY:Seni her yere götüremem.

(Mulder içerden alkışlar gelene kadar dışarıda bekler. Yappi çıkar,ardından süpermodeli gelir.)

YAPPI:Şimdi,izin verirseniz,yapmam gereken bir röportajım var.

(Mulder'a doğru yürür.)

Sizin gibi şüpheciler midemi bulandırıyor.

MULDER:Bay Yappi,bu düşünceyi okuyun.

(Yappi bir saniye için ona bakar,sonra vurulmuşçasına geriye sıçrar,bir kaşı kalkmıştır.)

YAPPI:Babandır!

(İki ünlü de oradan uzaklaşır,Mulder odaya girer.)

SCULLY: "Negatif enerjine" küs Mulder,baya iyi bir gösteri kaçırdın.

(Cline yamulmuş bir kalem tutar)

CLINE:Kalemime ne yaptığına bak.

MULDER:Pekala,sizi kendi psişik yeteneklerimle etkileyeyim. Bay Yappi kurbanın cesedinin bir su birikintisinin yakınlarında bulunacağını ilan etti,etrafında bir okul veya kilise gördü, ve "S" harfi ve/yada "yedi" sayısının kısa bir görüntüsünü yakaladı.

CLINE:Demek istediğin ne?

MULDER:Yönlendirmeleri o kadar belirsiz ve pratik olarak işe yaramaz ki,gerçek bilgilerden sonra doğru olarak yorumlanabilir.

(Scully Mulder'a doğru yürür,Havez'de Cline'ın yanında durmak üzere hareketlenir.)

SCULLY:Katilin kendi hayatını kontrol altında tutamadığını söyledi,ama bazen herkes için bu böyledir.

CLINE:Pek çok şey söyledi.

MULDER:Öyle mi? Bazıları istatistikler yüzünden doğru olmak zorunda,ama çoğu yanlış çıkacak. Şimdi,hangisi hangisi ?

CLINE:Bakın,tek bildiğim Yappi'nin bu dava hakkında şu ana kadar sizden daha fazla sağlam yönlendirmeler yaptığı. Şimdi,eğer sizin için sakıncası yoksa telsizle beyaz,on yedi-otuz dört yaş arası,sakallı ya da sakalsız,belki dövmeli ve iktidarsız bir erkek ihbarı vermeliyim. Hadi gidelim.

(O ve Havez dışarı çıkar.)

SCULLY:Bari eve dönelim Mulder,dava çözülmüş sayılır.

(Mulder gülümser.)

3. SAHNE

GORDON'LARIN EVİ

(Bruckman genç bir çift ile bir masada oturmuş,onlara sigorta satmaya çalışmaktadır.)

CLYDE BRUCKMAN:Yani Genel Sigorta'nın yıllık net 2400 dolar karşılığında 24000 dolarlık yaşam sigortası var.

(Karı - koca birbirlerine gülümserler.)

GENÇ KOCA:Aslında...Esasında biz bir tekne almayı düşünüyorduk.

CLYDE BRUCKMAN:Bay Gordon,uh,genç bir koca olarak ailenize olan sorumluluklarınızın keyfi ihtiyaçlarınızın önünde olması gerektiğinin farkına varmalısınız.

GENÇ KOCA:Ama bu gerçekten çok iyi bir tekne.

CLYDE BRUCKMAN:Anlamıyorsun,değil mi evlat ?

(Bay Gordon biraz utanmış görünür. Bruckman'ın gözleri kayar,transa geçtiğinde gözkapakları neredeyse kapanmış durumdadır.)

Bundan 2 sene sonra...Evine,karına ve kız bebeğine varmak için...91.Karayolunda giderken...Sarhoş birinin kullandığı...'87 model mavi Mustang'le çarpışacaksın...Ön camından fırladıktan sonra vücudunun 20 metre kayacağı bozuk yoldan bile daha kötü görüneceksin.

(Çift,doğal olarak dehşete düşmüştür.)

GENÇ KOCA:Bayım,kapanış tekniğiniz üzerinde gerçekten çalışmanız gerek.

4. SAHNE

CLYDE BRUCKMAN'IN DAİRESİ

(Bruckman içini çekerek evine girer. Kendine bir bardak buzlu J.P. viski hazırlar. Buzdolabından bir poşetin içindeki lahanayı alır ve atmaya gider. Poşeti çöplüğe atmadan önce lahana yerine bir insan kafası görür.)

5. SAHNE

BAYAN LOWE'UN DAİRESİ

(Bruckman Bayan Lowe'un kapısının önünde durur,kadının köpeği girişte beklemektedir. Bayan Lowe gelir ve Bruckman'a çakmağını uzatır.)

CLYDE BRUCKMAN:Oh,hayır,hayır,hayır,hayır. Çakmağınızı değil bayan Lowe, çöpünüzü ist...istiyorum.

(Hafif kafayı yemiş gözüken Bayan Lowe,tekrar içeri girer. Bruckman köpeğe bakar ve köpeğin bir insanı yediğinin görüntüsünü yakalar.)

Git buradan,seni canavar.

(Köpeği hafifçe tekmeler. Bayan Lowe geri döner ve çöpü verir.)

Her şey yolunda mı Bayan Lowe? Yeterli erzağınız var mı? Yeterli köpek maması ?

(Kapı kapanır. Aşağıda,Bruckman ilk çöplüğü açar,içi boştur. İkincisini açar,çöpleri atar ve kapağı kapatır. Uzaklaşmaya başlar ama durur ve çöplüğe bakar.)

Oh,Tanrım.

(Biraz sonra polisler gelmiştir ve Madam Zelma'nın cesedi çöplüğün üstünde durmaktadır. Parmakları dümdüzdür. Cline cesede bakıp Mulder'la konuşurken,fotoğrafçı fotoğraf çekmektedir.)

CLINE:Ürkütücü değil mi?Harikulade Yappi cesedi bir yerde atılmış bulacağımızı söyledi ve bizde onu bir çöplüğün içinde bulduk.

MULDER:Uuuu,tüylerim diken diken oldu.

(Scully gözlerini çevirir ve kalabalığa bakar. İnsanlar mırıldanmakta ve birbirleriyle konuşmaktadır. Kalabalığın arasında Kukla da vardır.)

SCULLY:Cesedi kim buldu ?

6. SAHNE

CLYDE BRUCKMAN'IN DAİRESİ

(Bruckman sandalyesinde oturmaktadır. Scully yürüyerek not tahtasından bir şeyler okurken Bruckman çikolatasından bir parça ısırır. Mulder Bruckman'ın karşında oturmaktadır.)

SCULLY:Polis raporuna göre Bay Bruckman,cesedi bulduktan sonra ona hiç dokunmamışsınız.

CLYDE BRUCKMAN:Niye isteyeyim ki?

SCULLY:Ama gözleri oyulmuş bir ceset bulduğunuzu rapor etmişsiniz. Ceset yüzüstü bulundu. Eğer onu hareket ettirmediyseniz gözlerinin oyulduğunu nasıl biliyordunuz?

CLYDE BRUCKMAN:Öyleydi,değil mi?

(Scully başıyla onaylar,ama hala bir cevap beklemektedir.)

Öyleyse ne diye şikayet ediyorsunuz?

MULDER:Gözleri nasıl oyulmuştu?

CLYDE BRUCKMAN:Kristal küre parçasıyla,doğal olarak.

MULDER:Cesette kristal kırıkları bulduk,bunların bir kristal küreden olduğunu nasıl biliyorsunuz?

(Bruckman omuzlarını silker.)

CLYDE BRUCKMAN:Şey,şey,sadece,sadece mantıklı,yani,demek istediğim,ııh...bir adam bir falcıyı öldürmeye kalkışırsa,ııh,adam tabi ki kadının kristal küresiyle ona saldıracaktır ve,ııh,parçaları bir çeşit mızrak olarak kullanacaktır...Öyle değil mi ?

(Scully,Mulder'a bakar. Mulder omuzlarını silker.)

SCULLY:Bay Bruckman,şehirde son zamanlarda meydana gelen ölümler hakkında ne kadar şey duydunuz ?

CLYDE BRUCKMAN:Sadece bir manyağın falcıları öldürüp gözlerini ve bağırsaklarını oyduğunu...

SCULLY:Bağırsakları nereden bildiniz ? Bu bilgi basına verilmemişti.

(Bruckman ayağa kalkar.)

CLYDE BRUCKMAN:Gazeteleri asla okumam. Çok can sıkıcı.

(Mulder ayağa kalkar.)

MULDER:Bay Bruckman?Affedersiniz,Bay Bruckman,ama sizden bizimle gelmenizi isteyeceğim.

(Bruckman ikisine birden bakar.)

7. SAHNE

KUZEY MINNIAPOLIS

(Mulder son cinayetin işlendiği odanın kapısını açar. Clyde kapı girişinde durmaktadır.)

MULDER:İçeri girin Bay Bruckman.

CLYDE BRUCKMAN:Neden,ne...bütün bunlar ne için ?

MULDER:Bu akşam burada bir cinayet işlendi,ve katilin sizin çöplükte bulduğunuz kadının katiliyle aynı kişi olduğuna inanmak için sebeplerimiz var.

(Mulder içeri girer ve ışıkları yakar. Bruckman içeri girer,Scully onu takip eder.)

Bunun hakkında bize söyleyebileceğiniz bir şeyler var mı?

CLYDE BRUCKMAN:Ben yapmadım.

MULDER:Şüpheli değilsiniz...Ancak bu suçla ilgili olarak bazı şeyleri görebildiğiniz şüphesine kapıldım...Bizim göremediğimiz şeyler.

CLYDE BRUCKMAN:Ne demek istediğinizi sanırım an...anlayamadım?

MULDER:Bence anladınız.

CLYDE BRUCKMAN:Evet,evet,tabii...Ben,ııh,ikinizin de kimliklerinizi tekrar görmek istiyorum,hemen...

(Mulder ve Scully kimliklerini çıkarır ve Bruckman'a doğru uzatırlar.)

SCULLY:Sizi suçlamıyorum,Bay Bruckman.

(Bruckman Scully'ninkini okur,sonra Mulder'ınkine bakar. Küçümser.)

CLYDE BRUCKMAN:Bunun gerçek bir isim olduğuna inanmamı mı bekliyorsunuz?

(Kimliklerini yerleştirirken Mulder bir şeyler söylemeye çalışır.)

Bunlar ne demek oluyor? Çöplüğümde bir ceset buluyorum. Ben,ben,ben bunu polise ihbar ediyorum. Ve şimdi bir anda bir şeyler yapmakla suçlanıyorum? Ya da asla yapabileceğimi düşünmediğim şeyl.....

(Bruckman dikkati,kan-lekeli halının üstünde olan bir şeylerin görüntüsünü görmesiyle dağılır. Istırap ve iğretiyle iç çekerek o tarafa doğru yönelir. Mulder ve Scully gergin bir şekilde onu izlemektedir. Nefesi kesilmiş şekilde ajanlara bakar ve sonra yanlarından tuvalete kusmak için koşar. Mulder'ın ağzı kulaklarındadır. Bruckman'ın kusmasını ve sifonu çekişini duyarız.)

MULDER:Çimdir beni.

SCULLY:Bu adam Harikulade Yappi'nin gösterisinin aynısını yapıyor,sadece daha değişik bir stili var.

MULDER:Hayır,bir şeyler bana diyor ki Scully,bu adam gerçek.

SCULLY:Oh,şimdi de sen mi medyum oldun?

(Bruckman tuvaletten çıkar.)

CLYDE BRUCKMAN:Katil...kendi hayatının kontrolünün elinde olmadığını düşünüyor.

(Scully hafifçe gülümser,haklı olduğunu düşünmektedir. Bruckman onlara doğru yürür.)

Yani,şey...kim öyle düşünmüyor ki,haklı mıyım?Ama bu adam...buna gerçekten inanıyor. Kendini bir çeşit... kukla olarak görüyor.

MULDER:Onu tarif edebilir misiniz? Yüzünün görüntüsünü algılayabiliyor musunuz?

(Bruckman kafasını sallar.)

SCULLY:Yani onun içini görebiliyorsunuz ama onu değil.

(İki erkek de ona bakar.)

Özür dilerim,negatif enerji vermek istememiştim.

CLYDE BRUCKMAN:Negatif enerji,bu da ne...

(Yappi'nin katil ve kurbanı sevişirken gördüğü yere doğru yürür.)

MULDER:Nedir o? Ne görüyorsunuz?

CLYDE BRUCKMAN:Onunla sevişiyor. Burada.

SCULLY:Ona tecavüz mü ediyor?

CLYDE BRUCKMAN:Oh,hayır,hayır,hayır,hayır,hiçte değil. Aslında kadın bütün olayı teşvik ediyor.

MULDER:O zaman sorun ne?

CLYDE BRUCKMAN:Oh,bazen...bana sanki benim dışında herkes sevişiyormuş gibi geliyor.

(Bebeklere doğru yürür.)

MULDER:Bay Bruckman,katilin niye bu şekilde cinayetler işlediğini bize söyleyebilir misiniz?

CLYDE BRUCKMAN:Niye biri yaptığı şeyleri yapar?Ben niye sigorta satıyorum?Keşke bilebilseydim. Bu kadın niye bebek topluyormuş?

(Mulder Scully'ye bakar,Bruckman'ın felsefisinden biraz yorulmuş ve sinirlenmiş gözükmektedir.)

Hayatındaki şey neydi? Bir anda "Buldum...bebekler!" dediği o belirli an mı? Yoksa bir olaylar serisi mi? Annesi ve babasının tanışmasıyla başlayan ve onu bebek koleksiyoncusu olmaktan başka seçenek bırakmayacak bir sonla birleşen olayl...

(Korkunç bir şekilde deforme olmuş bir bebeğin önünde durur. Eline alır ve onu incelemeye başlar.)

Kadını yarın sabah bulacaksınız...Şişman,küçük,beyaz Nazi askerinin yakınında. Glenview Gölü. Kadının vücudu Glenview Gölü'nde yüzüyor.

(Mulder Scully'ye bakar. Bruckman iç çeker ve bebeğe bakar. Artık deforme değildir ve çok güzel bir prenses bebektir. Dışarı çıkmak üzere hareketlenir.)

Şimdi,bana müsaade ederseniz... Bir gece için fazla ölüm gördüğümü düşünüyorum.

(Dışarı çıkarken bebeği Mulder'a verir.)

8. SAHNE

GLENVİEW GÖLÜ

(Mulder ve Scully iki dalgıcın cesedi sudan çıkarışını izlemektedir.)

DALGIÇ:Bir kez daha...hadi bakalım...

(Scully insan kalabalığına doğru bakar. Kukla da ordadır. Bir kadın polis memuruyla konuşmaktadır.)

KADIN:Bu civardan mı diyorsunuz?

MULDER:Dürüst ol Scully,şuradaki propan deposu,şişman küçük beyaz Nazi askerine biraz fazla benzemiyor mu?

(Küçük,beyaz bir propan deposuna işaret eder. Siyah bir kapağı vardır. Ona doğru yürümeye başlarlar.)

SCULLY:Mulder,insan beyni,orada olmasalar bile her şeyde anlamlı şekiller ve görüntüleri doğal olarak arar. Belirli bir imge ima edildiği zaman,o şekli mutlaka bir yerde görürsün. Eğer depo burada olmasaydı bunu bir...bir kayada veya ağaçta görebilirdin.

MULDER:Sorumu cevapladın mı?

(Dururlar ve ikisi de depoya bakar.)

SCULLY:Evet,şişman,küçük,beyaz bir Nazi askerine benziyor ama bu sadece benim haklı olduğumu gösterir.

MULDER:Ne çeşit bir suda kadını bulacağımızı bile söyledi.

SCULLY:Mulder,bu sadece kadını onun oraya koyduğunu gösterir.

MULDER:Onun katil olduğuna inanmıyorum.

SCULLY:Onun medyum olduğuna inanmıyorum.

MULDER:Peki,eğer değilse,cesedin nerede bulunacağını nasıl bildi?

SCULLY:Belki de sadece şanslıdır.

9. SAHNE

CLYDE BRUCKMAN'IN DAİRESİ

(Bruckman'ın loto biletindeki sayılar "9,13,37,39,41,45"dir. Radyoyu dinlemektedir.)

RADYODAKİ KADIN:Otuz sekiz,kırk ve kırk dört. Bir kez daha kazanan numaralar...

CLYDE BRUCKMAN:Neden?

RADYODAKİ KADIN:...sekiz,on iki...

(Radyoyu kapatır.)

CLYDE BRUCKMAN:Kendime bunu neden yapıyorum?

(Gözlerini elleriyle örter. Kapı çalınır.)

Girin.

(Mulder yavaşça içeri girer.)

Sen olduğunu biliyordum. Neden burada olduğunu biliyorum. Buradasın çünkü kadını,onu bulacağınızı söylediğim yerde buldunuz. Ve şimdi sen benim bir tür psişik gücüm olduğundan eminsin. Böylece senin septik bayan ortağın otopsi yapmakla uğraşırken sen buraya bu seri katili yakalamak için benden yardım istemeye geldin.

MULDER:Söylediğin her şey doğru.

(Bruckman ona bakar.)

CLYDE BRUCKMAN:Oh,sensin.

(Mulder'ın aklı karışmıştır.)

Sana yardım etmem. Lütfen git.

(Ayağa kalkar.)

MULDER:Ama bir yeteneğinizin olduğunu kabul ediyorsunuz.

CLYDE BRUCKMAN:Oh,evet,var,ama iade edilebilir değil.

***(NOT:Mulder,yetenek derken orijinal olarak "gift" kelimesini kullanıyor-yani "hediye".Bruckman bu yüzden "iade edilebilir değil" diyor.)***

MULDER:Bay Bruckman, sadece fizik kurallarını ve insan bilincini derinden sarsacak bir yeteneğe değil,aynı zamanda ben dahil pek çok insanı kıskandıracak bir özelliğe sahipsiniz. Ancak bu yeteneğinizi aşağılıyormuş gibi görünüyorsunuz.

CLYDE BRUCKMAN:Nasıl öleceğini bilmek ister misin?

(Mulder ona bakar.)

MULDER:E...evet isterim.

(Bruckman ufak bir kahkaha atar ve sırıtır.)

CLYDE BRUCKMAN:Hayır,istemezsin. Elbette bilmemek bazı sıkıntılar getirir,bu yüzden iyi bir sigorta poliçesi bu kadar önemlidir. Ben,ben F.B.I'ın nasıl bir kapsamı olduğunu bilmiyorum ancak Genel Sigorta...

MULDER:Bay Bruckman, bu katil zaten 4 cinayet işlemiş durumda.

CLYDE BRUCKMAN:Ve ben sana yardım etsem de,etmesem de işlemeye devam edecek.

MULDER:Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?

CLYDE BRUCKMAN:Eğer yoksa,geleceği nasıl görebiliyorum?

MULDER:Öyleyse,gelecek zaten yazılmışsa,niye bir şeyler yapmakla uğraşalım?

CLYDE BRUCKMAN:Şimdi yakalamaya başladın.

(Oturur.)

MULDER:Bay Bruckman,yeteneğinize inanıyorum ancak tavırlarınıza değil.

(Oturur.)

Durup insanların ölmesini izleyemem. Elimde onların bu kaderini etkileyebilecek-doğaüstü olmasa da- bir gücüm varken bunu yapamam.

CLYDE BRUCKMAN: Gördün mü? Bu sana katili yakalamanda yardımcı olamamam için bir neden daha. Geleceğin kaderini değiştirebilirim. Demek istediğim bir sonraki kurban oğlu zaman makinesini keşfedecek kızının annesi olabilir. Sonra bu oğul zamanda geri dönerek dünyanın tarihini değiştirebilir ve Kolomb Amerika'yı asla keşfedemeyebilir,insanoğlu aya asla ayak basamayabilir,A.B.D Grenada'yı asla işgal edemeyebilir.

(Mulder yere bakmaktadır.)

Ya da daha önemsiz bir şey...babamın annemle asla tanışamayışı ve buna bağlı olarak benim asla doğmamamla sonuçlanabilecek bir şey.

(Mulder bakışlarını ona kaldırır.)

Pekala ne zaman başlıyoruz?

10. SAHNE

SORGULAMA ODASI;POLİS KARAKOLU

(Mulder altından yapılmış el ele tutuşan üç kurbağa biblosunu kağıdından çıkarır ve Bruckman'a verir.)

CLYDE BRUCKMAN:Bunun ne olduğunu bilmiyorum ama kurbanlardan birine aitmiş.

MULDER:Bu bir isabet. Psişik araştırma tabirlerine göre doğru cevaplar "isabet",yanlış cevaplar ise "ıska"dır.

CLYDE BRUCKMAN:Bunun kalıbını döken kişi seksen iki yaşında prostat kanserinden ölecek. İsabet mi ıska mı?

MULDER:Bu bilgiyi doğrulamam mümkün değil.

CLYDE BRUCKMAN:O zaman niye bana soruyorsun?

MULDER:Daha başka görüntüler algılayabiliyor musunuz?

(Havaya kaldırır ve inceler.)

CLYDE BRUCKMAN:Çirkin. Sıradaki.

(Bibloyu masaya koyar. Scully kapıya doğru yürür ve kapıdaki pencereden içeri bakar. Mulder kafasını masaya koymuştur,sinirlenmiştir. Bruckman mavi bir giysi parçasını kafasında tutmaktadır. Scully pencereyi tıklatır ve Mulder'a "hadi" anlamında bir bakış atar. Mulder dışarı çıkar.)

SCULLY:Bana bir şüpheliyi sorguya çektiğin söylenmişti ama bir şeyler bana diyor ki...

MULDER:Medyumumuzun yeteneklerine inanıyorum Scully,ya da sadece varolan tek yeteneğine. İnsanların nasıl öleceğini söylemek konusunda kutsal bir yeteneği var ama hepsi bu. Davamıza pratik hiçbir yardım sağlayamaz.

CLYDE BRUCKMAN:Buldum! Bu senin. New York Knicks t-shirtünün bir parçası.

MULDER:Iska.

CLYDE BRUCKMAN:Bu loto oynamaktan da kötü...

(Scully içeri girer ve Bruckman'a içinde anahtarlık olan bir poşet verir. Mulder takip eder.)

SCULLY:Bunu okumaya çalış.

MULDER:Beni baş ağrısından kurtar Scully,nedir o?

SCULLY:Gölden çıkarılan kadının üstünde bulundu. Aynı anahtarlıklar diğer kurbanların ikisinde vardı. Logonun Uranus Unlimited adlı bir yatırım şirketine ait olduğunu araştırıp buldum. Astroloji yorumlarına göre pazar stratejileri belirliyorlarmış. Ve şirketin sahibi adamın adı...

CLYDE BRUCKMAN:Claude Dukenfield. Yaş kırk üç. 316 Roundview caddesi. Boşanmış ve iki çocuklu. Yılda yaklaşık seksen yedi bin dolar kazanıyor. Sigara içmiyor.

MULDER:Bu bir isabet mi ıska mı?

SCULLY:Bildiğim kadarıyla bunlar doğru.

MULDER:Bütün bu bilgiyi anahtarlığı tutarak mı elde ettin?

CLYDE BRUCKMAN:Oh,hayır. Birkaç ay önce ona sigorta satmıştım. Sadece bir tesadüf.

(Gülerek omuzlarını silker. Mulder hayal kırıklığına uğramıştır.)

SCULLY:Ne olursa olsun,bu adama ulaşmaya çalışıyoruz.

CLYDE BRUCKMAN:Oh,bunu yapamazsınız. O öldürüldü.

11. SAHNE

ARABA

(Scully kullanıyor,Bruckman önde Mulder arkada oturmakta. Mulder Bruckman'la konuşmak için öne doğru eğilir.)

CLYDE BRUCKMAN:Neredeyse geldik.

MULDER:Cesedin yeri hakkındaki bilgilere nasıl ulaşabiliyorsun?

CLYDE BRUCKMAN:Ben nereden bileyim?

MULDER:Yani,bunu bir görüntü olarak mı yoksa...bir..bir his olarak mı algılıyorsun? Nereye gitmen gerektiğini nasıl biliyorsun?

CLYDE BRUCKMAN:Biliyorum işte.

MULDER:Ama nasıl biliyorsun?

CLYDE BRUCKMAN:Bilmiyorum!

(Mulder koltuğuna siner. Bruckman ona yarı gözle bakar.)

Bak,az ileride. Biliyor musun? Daha kötüleri de var ama otoerotik boğulmadan daha şerefsiz bir ölümü düşünemiyorum.

(Mulder öne doğru eğilir.)

MULDER:Bana bunu niye söylüyorsun?

CLYDE BRUCKMAN:Bak,söylediğimi unut gitsin. Beni alakadar etmez.

(Önüne bakar,sırıtmaktadır.)

Burası.

(Ormanda cesedi bulmak için yürümeye başlarlar.)

Sizin iş alanınızda pek çok ölüyle karşılaşıyorsunuz sanırım.

SCULLY:Zamanla alışıyorsun.

CLYDE BRUCKMAN:Ben asla alışamadım. Gerektiğini de düşünmüyorum.

MULDER:İlk kez ne zaman bir ölümü öngörümlediğinizi hatırlayabiliyor musunuz?

CLYDE BRUCKMAN:1959

MULDER:1959'da ne oldu?

CLYDE BRUCKMAN:Buddy Holly'nin uçağı düştü.

SCULLY:Buddy Holly'nin ölümünü mü öngörümlediniz?

CLYDE BRUCKMAN:Oh,Tanrım,hayır. Niye bunu yapmak isteyeyim ki? Ama ertesi akşam ki gösterisi için biletim vardı. Aslında,Buddy Holly'den çok Big Booper hayranıydım. "İşlenmiş Dantel",şarkının adı buydu.

MULDER:Takip edemiyorum.

(Bruckman iç çeker. Dururlar.)

CLYDE BRUCKMAN:Bu...Big Booper'ın Buddy Holly ile aynı uçakta olmaması gerekirdi. Koltuğunu bir başka kişiden yazı-tura atarak kazanmıştı.

MULDER:Hala takip edemiyorum.

CLYDE BRUCKMAN:Sadece onun hayatındaki değil herkesin hayatındaki olacak şeylerin öyle bir şekilde ayarlanacağını ve sonuçta o seçilmiş gecede Big Booper'ın yaşamasının veya ölmesinin bir paranın fırlatılmasına bağlı kalacağını düşün. Bu fikir bende öyle bir saplantı haline geldi ki zamanla herkesin ölümünün detaylarını görebilme yeteneğim oluştu.

SCULLY:Bay Bruckman,bu tür şeylere inanmaya hazır bir insan değilim ve öyle olsaydım bile bu hikayeye yine de inanmazdım.

CLYDE BRUCKMAN:Çılgınca olduğunu biliyorum ama doğru olduğuna yemin ederim. Buddy Holly'nin değil de Big Booper'ın büyük bir hayranıydım.

(Scully ona bakar,sinirlenmiştir.)

SCULLY:Ceset nerede?

MULDER:Evet Bay Bruckman tam olarak burası olduğunu söyleyip de tam noktayı işaret edemediğinizi anlayamıyorum?

CLYDE BRUCKMAN:Sanırım ağaçlar yüzünden ormanı göremiyorum.

(Arabaya dönerler. Bruckman ve Mulder arabayı çamurdan çıkarmaya hazırlanırlar. Scully gaz vermektedir.)

MULDER:Tamam,şimdi.

(Tekerlekler döner,Mulder'ın pantolonuna çamur sıçrar. Bruckman önündeki tekerleğe bakar,görünüşte gülümsemektedir.)

Hayatınıza ufak bir gülümseme kattığıma memnun oldum Bay Bruckman.

CLYDE BRUCKMAN:Gülmüyorum,yüzümü buruşturuyorum.

(Mulder önünde duran tekerleğe doğru bakar ve çamurun içinde tekerliğin altından çıkan eli görür.)

12. SAHNE

CLYDE BRUCKMAN'IN DAİRESİ

(Bruckman sandalyesinde oturmaktadır. Mulder ona,içinde bir parça dantel olan kanıt torbasını verir.)

CLYDE BRUCKMAN:Nedir bu?

MULDER:Claude Dukenfield'ın cesedinden çıkarılan tek kanıt. Bu iplik katilin cinayet sırasında giydiği bir şeyden kopmuş olabilir.

(Koltuğa,Scully'nin arkasına oturur.)

CLYDE BRUCKMAN:Bunları sizin için analiz eden laboratuarlarınız yok mu?

SCULLY:Evet,evet var.

(Scully Mulder'a bakar.)

MULDER:Ama onların bilgi elde etmeleri çok uzun sürer. Daha önceki kurbanlardan birinde de benzer bir iplik bulunmuştu ve laboratuarın hala kaynağını belirlemesini bekliyoruz. Bizi baya bir işten kurtarmış olursunuz.

CLYDE BRUCKMAN:Bakın,benim kendi işlerim var. Ben anlaşmalı suç savaşçısı değilim.

(Masasına doğru yürür ve oturur. Mulder ayağa kalkar ve onun yanına gelir.)

MULDER:Bay Bruckman...ortağım adına konuşamam ancak benim bir güvenceye çok...ihtiyacım var.

CLYDE BRUCKMAN:Genel Sigortanın geniş kapsamlı pek çok...

(Mulder küçük poşeti sallar. Bruckman iç çeker ve alır. İpliği koklar.)

Hayır...Ben,ben...bunun nereden geldiğini size söyleyemem ama katil siz onu yakalayana kadar öldürmeye devam edecek.

SCULLY:Onu fiziksel olarak görebiliyor musun?

CLYDE BRUCKMAN:Hayır,hayır,sadece karakterini biraz daha anlayabiliyorum,ki sizin bundan nefret ettiğinizi biliyorum.

(Scully yere bakar,biraz utanmıştır.)

Medyum olduğunu zannediyor.

MULDER:Öyle mi?

CLYDE BRUCKMAN:Umarım değildir. Onun "gördüğü" bazı şeyleri gördüm.

MULDER:Ne gibi? Neler görüyor?

(Bruckman Mulder'ın ikili bir kapıdan koştuğunu görür,elinde silahı vardır.)

GÖRÜNTÜDEKİ MULDER:Hey!

(Bruckman'a döneriz.)

CLYDE BRUCKMAN:Sen. Seni görüyor. Onu yakalamaya çalışırken.

MULDER:Bu olay nerede geçiyor?

(Bruckman gözlerini yarılar,trans halindedir.)

CLYDE BRUCKMAN:Mutfakta.

(Bruckman'ın katilin bakış açısından gördüklerinde Mulder karanlık mutfakta silahını doğrultmuş şekilde yavaşça yürümektedir.)

Birisini bulmak için bakınıyorsun. Şimdi senin arkanda ama sen bunu bilmiyorsun ve o sana yavaşça yaklaşıyor ve...ve...

(Bruckman'a döneriz.)

Oh,Tanrım!

(Scully onlara doğru koşar,hikaye onu etkilemiştir.)

SCULLY:Ne? Ne görüyorsun?

CLYDE BRUCKMAN:Bıçağı var. Bıçakta da kan var.

MULDER:Peki ben niye onu görmüyorum? Ne yapıyorum?

(Bruckman'ın gördüklerinde Mulder üstüne bastığı bir pastaya bakmaktadır. Katil yaklaşmaktadır.)

CLYDE BRUCKMAN:Yere bakıyorsun. Yere düşmüş bir pastanın üstüne basmışsın. Katil üstüne doğru geliyor ve...

(Bruckman'a döneriz.)

Hindistancevizi kremalı.

MULDER:Ne?

CLYDE BRUCKMAN:Pasta...uh,hindistancevizi kremalı ya da...ya da limonlu mu? Bilemiyorum,çok...emin değilim,çok bulanık.

(Scully koltuğa yeniden oturur,kollarını kavuşturur,ilgisi artık kalmamıştır. Mulder çömelir.)

MULDER:Her neyse. Lütfen devam et.

(Bruckman sanki bir bıçak tutuyormuş gibi yapar.)

CLYDE BRUCKMAN:Sen yere bakarken,bıçağıyla üstüne doğru geliyor ve...

(Katilin Mulder'ın arkasında bıçağı tutarken ki görüntüsünü görürüz.)

Muzlu krema! Kesinlikle muzlu krema.

MULDER:Pekala,yerdeki bir muzlu kremalı pastaya bakıyorum,sonra ne?

(Bruckman'ın görüntülerine döneriz. Katil bıçağını kaldırır,hazır tutar.)

CLYDE BRUCKMAN:Kendisini senin arkandan sana yaklaşırken görüyor...

(Kukla Mulder'ın boğazını keser. Mulder arkasına döner kanlar fışkıran boğazını tutmaktadır. Bruckman'a döneriz. Scully ve Mulder'ın ilgileri yeniden uyanmıştır.)

MULDER:Ve? Ve sonra ne görüyor?

CLYDE BRUCKMAN:Oh...

(Bruckman ellerine bakar ve yumruğunu açar.)

Hiçbir şey. Bunlar deli bir adamın gördükleri.

(Mulder ayağa kalkar ve ufak poşeti tutar.)

MULDER:Bütün bu anlattıklarını bundan mı aldın?

CLYDE BRUCKMAN:Bu minicik şeyden nasıl bir şeyler alabilirim ki? Bugün postadan bu geldi.

(Mulder'a bir mektup verir.)

MULDER:Kimden gelmiş?

(Bruckman mektubu alır ve kafasına tutar,en iyi Johnny Carson/Karnak taklidini yapar.)

CLYDE BRUCKMAN:Katilden!

(Çiçeklerini sulamaya gider. Mulder zarfı açar ve okumaya başlar.)

MULDER: "İlgili kişiye. Hayatlarımız gibi,bildiğinizi bildiğimi bildirmem sadece bir formalite. Sizi öldüreceğim ilk buluşmamızı bekleyemiyorum. Ama siz bana bir şeyler açıklamadan önce değil. Listedeki ilk şey, ne diye ben size bu mektubu gönderdim? Saygılarımla,kim olduğunu biliyorsunuz. Not: F.B.I Ajanlarına "merhaba" deyin."

(Bruckman elini "merhaba" dercesine sallar.)

CLYDE BRUCKMAN:Merhaba.

SCULLY:Cinayet mahallerine gelmiş ve sizi bizimle görmüş olmalı.

MULDER:Hayır,hayır mektup Bay Bruckman araştırmamıza katılmadan önceki gün damgalanmış. Bizimle gelmek zorundasınız Bay Bruckman,sizi buradan çıkarmamız gerekiyor.

CLYDE BRUCKMAN:Bakın, ne yaparsanız yapın siz bu adamı yakalamadan önce ben ölmüş olacağım.

SAHNE

TAROT MAĞAZASI

(Tarot falcısı Kukla'ya fal bakmaktadır. İlk kartı açar, "Münzevi Adam" kartıdır.)

TAROT FALCISI:Bana geldin çünkü birini arıyorsun. Ama merak etme,bu kişi seni bulacak. Bir akraba ya da yakın bir arkadaş.

KUKLA:Aslında öldüreceğim bir kişi.

(Tarot falcısı gergin bir şekilde güler. Bir sonraki kartı açar, "Sihirbaz"dır.)

TAROT FALCISI:Ah,evet şimdi daha net. Özel bir erdemi olan özel bir kişiden cevaplar bekliyorsun.

13. SAHNE

LE DAMPINO OTELİ; 21 EYLÜL

(Bruckman üstü çırpılmış kremalı kekten bir kaşık daha alır.)

CLYDE BRUCKMAN:Bu gerçek krema. Sahte şeylerden değil. Farkını ayırt edebilirim. Ve çikolatası çok lezzetli. Şu her şeyin altına koydukları ufak ve sevimli kağıt dantelli pasta altlıklarına da bak. Bana katılmak istemediğinden emin misin?

(Bir parça daha alır ve yer. Scully "hayır" dercesine gülümser.)

Eee,sen ne yapıyorsun?

SCULLY:Geçmiş dosyaları araştırıyorum. Dedektiflik çalışması aslında böyledir. Suçluları görüntüler yakalayarak belirleyemeyiz.

CLYDE BRUCKMAN:Kıskanıyor musun?

14. SAHNE

TAROT MAĞAZASI

(Daha fazla kart açılmıştır. Falcı adam sıradakini açar.)

TAROT FALCISI:Şu an kafan çok karışık. Hiçbir şey sana mantıklı gelmiyor.

(Sıradaki kartı açar, "Aşıklar"dır.)

Yaptığın şeyleri niye yaptığını bilmiyorsun. Ama kafandaki karışıklıklar bir kadının aniden hayatına girmesiyle son bulacak. Bir sarışın ya da esmer. Belki de kızıl.

SAHNE

LA DAMPINO OTELİ

(Clyde bir yatakta uzanmıştır. Scully karşısındaki yatağa oturur ve kendini rahat bir konuma getirir.)

SCULLY:Bu hiç açıklamadığınız bir şey. Kendi sonunuzu görebiliyor musunuz?

CLYDE BRUCKMAN:Ben sonumuzu görebiliyorum.

(Scully kafasını öne doğru eğer,aklı karışmıştır.)

Sonunda ikimizde yataktayız.

(Scully inanmayarak kafasını daha da öne eğer.)

Ben,ben,özür dilerim. Bunu söylememeliydim,ben,ben seni kızdırmak veya korkutmak niyetinde değilim ama,ııh,burası değil,bu yatak değil. Ben,ben...benim demek istediğim bizi açıkça yatakta görüyorum. Elimi ııh...çok nazikçe...tutuyorsun ve sonra...bana öyle şefkatle bakıyorsun ki ve ben...yüzümden gözyaşlarının aktığını hissediyorum. Çok minnettar hissediyorum. Bu sadece...ikimizin de asla unutmayacağı çok özel bir an.

SCULLY:Bay Bruckman,isabetler vardır ve ıskalar vardır. Ve sonra ıskalar vardır.

(Son cümleyi üstüne basa basa söyler. Bruckman sadece güler.)

CLYDE BRUCKMAN:Ben gördükçe söylüyorum.

(Scully sadece gülümser.)

15. SAHNE

TAROT MAĞAZASI

(Son kart hariç hepsi açılmıştır.)

KUKLA:Wow,gerçekten etkilendim. Bir sürü falcıya gittim ama sen uzak ara en iyisin.

(Tarot falcısı gülümser.)

TAROT FALCISI: Hala bir kart var.

(Çevirmeye başlar ama Kukla onu durdurur. Falcı yutkunur.)

KUKLA:Bu kart benim için değil. Senin.

(Falcı kartı çevirir. "Ölüm" kartıdır.)

16. SAHNE

LA DAMPINO OTELİ

(Bruckman ve Scully poker oynamaktadır. Bruckman'da üç as ve iki sekizli vardır,bu kartlar kombinasyonu "Ölü Adamın Eli" olarak biliniyor.)

SCULLY:Böylece Ahab kehaneti yanlış anlar ve bu yüzden ölür. Aynı kader Macbeth için de geçerlidir.

CLYDE BRUCKMAN:Hala en ufak bir merak belirtin bile yok mu?

(Kapıya biri vurur.)

SCULLY:Bu Mulder olmalı. Gece yarısı vardiyası zamanı.

(Kartlarını koyar ve ayağa kalkar. Kapıya doğru yürür ama döner ve Bruckman'a yürür.)

Pekala. Nasıl ölüyorum?

CLYDE BRUCKMAN:Ölmüyorsun.

(Scully ona bakarken Bruckman gülümser. Kapı çalınmaya devam etmektedir. Scully delikten dışarı bakar ve kapıyı açar. Mulder bir dosya tutmaktadır.)

MULDER:Şuna bir bak Scully,bulunan ilk ipliğin laboratuar sonuçları şimdi geldi. Dantelmiş.

SCULLY:İşlenmiş dantel mi?

MULDER:Ne sevdiğimi biliyorsun.

SCULLY:Mulder,katilin cinayetleri işlerken işlenmiş dantelden yapılmış bir şeyler giymesi pek olası değil.

MULDER:Ama Big Booper ve "İşlenmiş Dantel" olasılıkları ne ol....

SCULLY:Sadece bir rastlantı.

MULDER:Eğer rastlantılar sadece rastlantıysa niye bu kadar yapmacık gözüküyorlar?

SCULLY:Bunu medyum filozofa sor. İyi geceler Mulder.

(Dosyayı Mulder'a verir,gülümser ve dışarı çıkar. Mulder kapıyı kilitler ve Bruckman'a bakar,desteyi karıştırmaktadır. Az sonra Mulder ve Bruckman ayrı ayrı yataklardadırlar. Işık yanmaktadır çünkü Mulder kitap okuyordur. Bruckman uyanıktır.)

MULDER:Seni uyutmuyor muyum?

CLYDE BRUCKMAN:Bana şu psişik yeteneklerle ilgili bir soru daha sormanı bekliyorum.

(Mulder kitabını bırakır.)

MULDER:Hayatım boyunca bazı rüyalar gördüm,içinde görüntüler olan,sonra bu görüntüleri gerçek hayatta gördüm ve sonra...siz bir medyum olarak böyle kehanet gibi rüyalar gördünüz mü?

CLYDE BRUCKMAN:Sadece bir rüyam var. Her gece görüyorum. Her şeyi sekse bağlayan şu insanlardan biri değilsin değil mi?

MULDER:Hayır,hayır,Freud'çu değilim,hayır.

CLYDE BRUCKMAN:Kırmızı lalelerin olduğu bir çayırda çıplak bir şekilde yatıyorum.

(Bruckman'ın rüyasında yavaşça eriyip yok olduğunu görürüz. Bu görüntülerin üstüne konuşur,olanları anlatır.)

Nerede olduğum yada buraya nasıl geldiğimle ilgilenmiyorum. Huzurluyum ve o an ölü olduğumun farkına varıyorum. Bedenim yeşil-beyaz bir renge ve pembe noktalarla dolu bir şekle dönüşmeye başlıyor. Sonra,böcekler geliyor. Sonra kaçınılmaz olan gerçekleşiyor;çürüme ve erime. Birdenbire kemikten başka bir şey olmadığımı anlıyorum. Toza dönüşmeye başladığım zaman,giysilerimin nerede olduğu konusundaki ilgimden arda kalanları bile kaybetmeye başlıyorum ve öteki tarafa doğru kaymaya başladığım zaman,bilmediğim....

(Bruckman'a döneriz.)

Ve uyanıyorum. Neyse,iyi geceler.

(Işığı söndürür. Daha sonra Scully kapıyı çalar. Mulder açar Scully ve sigara içen Havez'e bakar.)

SCULLY:Mulder,bir...iyi misin?

MULDER:Oh,evet. Sadece iyi uyuyamadım. Naaber?

SCULLY:Biz köşedeki tarot mağazasına giderken,Havez Bruckman'ın yanında kalacak. Bir cinayet daha işlendi.

(Birkaç dakika sonra Mulder üstünü değiştirmiştir,Scully ile beraber dışarı çıkar.)

MULDER:Medyumumuz sabrımı taşırmaya başladı Scully. Önleyici olamazsa kehanetleri ne işe yarar ki?

SCULLY:Aslında ona biraz sempati duymaya başladım.

MULDER:Yani onun medyum olduğuna inanıyor musun şimdi?

SCULLY:Şey,hayır,tam olarak değil.

(Bellboy ile neredeyse çarpışır. Birbirlerini geçmeye çalışırlar ama sürekli aynı yöne doğru hareketlenirler.)

KUKLA:Pardon,bayan.

(Scully'nin yanından geçer.)

SCULLY:Ama onun,geleceği gördüğünü düşünerek,hayatından zevk alamadığından eminim.

(Bruckman hala yataktadır. Havez ötekinde oturmuş,fıkra anlatmaktadır.)

HAVEZ:Sonra rahip hahama der ki...

CLYDE BRUCKMAN: "Ben bıldırcınlara ayarlamıştım."

HAVEZ:Evet!

(Bir an güler,sonra durur.)

Hey,bunu daha önce duymadığını söylemiştin.

(Bruckman ona bakar.)

CLYDE BRUCKMAN:Duymamıştım.

(Havez huzursuz bir şekilde güler.)

HAVEZ:Hey...İnsanların nasıl öleceğini gördüğün doğru mu? Yani,benim nasıl öleceğimi görebilir misin?

(Bruckman başıyla onaylar.)

Akciğer kanseri mi?

(Bruckman kafasını sallar.)

Teşekkürler,Tanrım.

(Bruckman doğrulur. Havez ayağa kalkar ve ceplerinde bir çakmak veya kibrit arar. Bruckman Bayan Lowe'un çakmağını yakar,Havez de sigarasını. Havez dumanı üfler ve öksürmeye başlar,bu arada Bruckman çakmağı incelemektedir.)

Hey tuvaletini kullanmam gerekiyor. Kapıyı kimseye açma.

(Havez tuvalete giderken çakmağa bakan Bruckman'ın yüzü dehşetli bir ifade alır.)

Oh,Tanrım.

(Kapı çalınır. Bruckman kapıyı açar ve bellboy içeri girip tepsiyi masanın üstüne koyar. Bruckman ona bir kağıt para verir ve tepsiye doğru yürür. Bellboy önce paraya sonrada Bruckman'a bakar. Bruckman ve Kukla,hayatlarında hiç karşılaşmamalarına rağmen,birbirlerini hemen tanırlar. Kukla gülümser ve Bruckman'a doğru yürür,tepsiden bıçağı alır.)

Bahşiş için yeterli değil miydi?

KUKLA:Seni bana getirdiler,tam da çalıştığım yere.

CLYDE BRUCKMAN:Bunun olma şansı ne kadar ki?

KUKLA:Astronomik! İnanılırlıktan çok öte.

CLYDE BRUCKMAN:Ama imkansız değil. Yani,her şeye rağmen,işte buradayız.

KUKLA:Olayların nasıl geliştiği bazen çok komik öyle değil mi?

CLYDE BRUCKMAN:Ne demezsin.

(Bruckman yatağına oturur. Kukla şapkasını çıkarır.)

KUKLA:Sana uzun zamandır sormak istediğim bir şey var. Gelecekte yaptıklarımın yanında geçmişte de neler yaptıklarımı gördün.

CLYDE BRUCKMAN:Korkunç şeyler.

KUKLA:Öyle olduklarını biliyorum. O zaman,söyle bana,lütfen,neden onları yaptım?

CLYDE BRUCKMAN:Hala anlayamadın mı evlat? Hala düşmedi mi?

(Kukla kafasını sallar ve omuzlarını silker.)

Yaptığın şeyleri yapıyorsun çünkü sen cani bir manyaksın.

(Kukla bir an için düşünür ve gülümser.)

KUKLA:Bu...Bu pek çok şeyi açıklıyor,değil mi?

(Bruckman'ın yanına oturur.)

Her şey mantıklı gelmeye başladı.

(Güler ve Bruckman'a bakar. Bruckman'ı öldürmek üzere ayağa kalkarken gülümsemesi kaybolur.)

CLYDE BRUCKMAN:Hayır. Beni şimdi öldürmüyorsun.

KUKLA:Öldürmüyor muyum? Niye?

CLYDE BRUCKMAN:Ben nereden bileyim?

(Havez öksürerek banyodan çıkar. Kukla ona bakar ve Havez silahını çıkarmaya çalışırken üstüne atlar. Bruckman dehşetle onlara bakmaktadır.)

HAVEZ:Hayır!

17. SAHNE

TAROT MAĞAZASI

(Lastik eldivenli elleriyle Scully, "Kupalar Sayfası" kağıdına bakmaktadır. Mulder cesedin etrafından Cline'ın çömeldiği yere yürür.)

MULDER:Şimdi;ya bir kopyacı katilimiz var ya da adam iyice bezmeye başlamış.

CLINE:Hem cesedi bırakmış,hem de gözleri oymakla hiç uğraşmamış.

(Scully bir gürültü duyarak pencereden bakar. Bir ambulansın etrafında toplanmış kalabalığı görür. Bir şeyler düşünür.)

DIŞARDAKİ ADAM:Ne olmuş?

MULDER:Eğer sofra terbiyem beni yanıltmıyorsa sol korneadaki çıkıntı bir salata çatalı.

CLINE:Bir şeyler bana bundan parmak izi çıkaracağımızı söylüyor.

(Scully az önce bulduğu iplik parçasına parmaklarının ucunda tutarak bakar.)

SCULLY:Mulder,şu kumaştan bir tel daha buldum.

(Mulder ayağa kalkar.)

MULDER:Ah,bu sefer ondan daha fazlasını bulduk Scully. Parmak izleri bulduk,hatta belki de ayak izleri.

(Cline ayağa kalkar.)

CLINE:Evet,bu çok daha iyi. Medyumlar ve onların tuhaf görüntüleri ve tahminleri yok artık. Hatta kendi önsezilerimize bile gerek yok. Bu dava artık her zamanki klasik polis davası sayılır.

SCULLY:Bellboy!

(İki adam da ona bakar.)

Katil o,oteldeki bellboy!

(Dışarı koşar.)

CLINE:Nereden bildi?

MULDER:Kadınlık içgüdüsü.

(Scully'nin ardından koşar.)

18. SAHNE

LE DAMPINO OTELİ

(Kukla aceleyle Bruckman'ın odasından çıkar ve üstünde "EXIT" yazan merdivenlerden hızla aşağıya iner. Öteki tarafta asansörün kapısı açılır ve Scully iner ancak Kuklayı göremez. Bruckman'ın odasına gider.)

SCULLY:Havez?

(Silahını çıkarır ve yavaşça tuvalete doğru yürür.)

Bay Bruckman?

(Banyoya girer ve Havez'i bulur,sigarası hala yanmaktadır. Sahne değişir. Mulder asansörün düğmesine basar. Yan tarafındaki ikili kapıdaki pencerelerden Kukla açıkça görülmektedir. Mulder'la Kukla birbirlerine bakar,sonra Kukla arkasını döner ve Mulder'a bakarak uzaklaşır. Onun kim olduğunu anlayan Mulder Kukla'yı yakalamak için koşmaya başlar. Elinde silahıyla ikili kapıdan geçer.)

MULDER:Hey!

(Kukla mutfağa koşar ve ışıkları söndürür. Mulder koşarak gelir,tam bir tarafa doğru hareketlenirken bir gürültü duyar. Mulder silahını doğrultmuş bir şekilde yavaşça mutfakta ilerler. Kukla onu gözetlemektedir,bu sırada Mulder ayağının altında bir şey hisseder. Yere bakar ve bir pasta görür. Bruckman'ın gördüklerini hatırlayın,ancak Mulder arkasını döndüğünde kimseyi görmez. Kukla Mulder'ın arkasından yaklaşır ama Mulder bileğiyle onun elini engeller,bıçağı uzak tutmaya çalışmaktadır. Mulder silahını düşürür ve Kukla onu çelik dolaba iter,midesine de bir yumruk atar. Mulder yere yığılır ve Kukla üstüne eğilir. Scully servis asansöründen iner ve silahını nişan alır.)

SCULLY:At onu!

(Kukla ona bakar ama yine de Mulder'ı deşmeye hazırlanır. Scully onu göğsünden vurur,Kukla çok şaşırmış ve hayal kırıklığına uğramıştır.)

KUKLA:Hey...Böyle olmaması gerekirdi...

(Arkaya doğru düşer. Mulder yavaşça kalkmaya çalışırken Scully ona koşar ve çömelir. Ona yardım etmeye çalışır.)

MULDER:Bizi nerede bulacağını nasıl bildin?

SCULLY:Bilmiyordum. Servis asansörüne yanlışlıkla binmişim.

(Mulder'ın bileklerindeki kesikleri kontrol eder.)

MULDER:Tesadüfler sağ olsun.

SCULLY:Biliyor musun,Bruckman'ın hiçbir kehaneti gerçekleşmedi. Katil önce ona ulaşamadı,ama Havez'i öldürdü.

MULDER:O zaman Bruckman iyi?

SCULLY:Aslında,bilmiyorum. Onu bulamadım.

MULDER:O zaman nerede?

19. SAHNE

BAYAN LOWE'UN DAİRESİ

(Bayan Lowe'un köpeği dairenin dışında oturmuş,inlemektedir. Kapıda bir not asılmıştır. Mulder ve Scully yürür ve Mulder notu alır.)

MULDER: "Bayan Scully"

(Scully zarftan mektubu çıkarır ve okumaya başlar.)

SCULLY: "Komşum Bayan Lowe, dün akşam öldü. Lütfen ondan geriye kalanların geriye kalanlarıyla birinin ilgilenmesini sağlayın. Köpek ister misiniz? Çok iyi eğitilmiş ve çok iyi bakılmıştır,dün akşamki davranışlarına rağmen,ki bu yüzden onu suçlayamazsınız."

(Scully Mulder'a bakar.)

20. SAHNE

CLYDE BRUCKMAN'IN DAİRESİ

(Mulder ve Scully köpeğin önderliğinde karanlık daireye girerler. Merhum Bruckman'ın yattığı yatağa doğru yürürler. Kafasında sıkıca bağladığı plastik bir torba vardır. Scully Bruckman'ın elini tutar ve boş bir hap şişesi düşer. Scully onun elini tutar ve yüzüne bakar. Nemlenmiş torbadan süzülen bir damla Bruckman'ı sanki ağlıyormuş gibi gösterir. Scully'nin de gözleri dolmaya başlar. Mulder' a bakar,Bruckman'ın kendileri hakkındaki kehanetinin tam olmasa da gerçekleştiğinin farkına varmıştır.)

21. SAHNE

SCULLY'NİN DAİRESİ

(Scully yeni köpeği Queequeg'le birlikte koltuğa gömülmüş oturmaktadır. Televizyonda Laurel ve Hardy izliyorlar. İki komedyeninde vücutları iskeletle değiştirilmiş.)

TV'DE HARDY:İşte,beni bulaştırdığın bir pislik daha.

(Laurel her zamanki gibi mırıldanmaktadır.)

TV'DE LAUREL:Elimde değildi.

TV'DE HARDY:Hadi ait olduğumuz yere Peoria'ya dönelim.

(İki iskelet kameraya doğru yürürler ve ekran karararak "THE END" yazısı ve bir boğa resmi çıkar, altta Twentieth Century Fox telif hakları yazmaktadır. Scully kumandayı almak için uzanmışken TV'de tanıdık bir ses duyar.)

TV'DE YAPPI:Geleceği bilmek ister misiniz? İleride neler olacağını bilmek ister misiniz?

(Scully ekrana bakar. Yappi'nin telefon hattı için bir reklam gösterilmektedir. Yappi durmaktadır altındaki yazılarda

"Harikulade Yappi

Kişisel Öngörümleme

1-900-555-YAPP

$3.99/dakika-Sadece Yetişkinler Ve Eğlence İçin" yazmaktadır)

Öyleyse beni,Harikulade Yappi'yi arayın.

(Oturur.)

Yılardır seyircileri psişik yeteneklerimle eğlendirdim. Hollywood yıldızları,polis birlikleri hatta başkanlar bile bana başvurdular.

(Öne doğru eğilirken kamera ona zoomlar. Sağ kaşı kalkıktır.)

Şimdi sizin psişik danışmanınız olabilirim.

(Bir masanın arkasında oturmuş telefonla konuşan sıradan bir adam ekrana gelir.)

Şu terfii alıp alamayacağınızı bilmek mi istiyorsunuz?

(Telefonla konuşan ve erkek arkadaşıyla yan yana oturan güzel bir bayan ekrana gelir.)

Evliliğinizin başarılı olup olmayacağını mı merak ediyorsunuz?

(Telefon kulübesinde duran bir adam ekrana gelir. Bir kadın yoldan geçer. Durup birbirlerine bakarlar.)

Gerçek aşkınızı nerede bulacağınızı mı bilmek istiyorsunuz?

(Kadın ekrana bakar ve gülümser,bir kaşını hafifçe kaldırır. Yappi'ye döneriz.)

O zaman beni 1-900-555-YAPP'ten arayın. Unutmayın,gelecek elle tutulabilecek bir uzaklıkta,telefonunuz da öyle.

(Scully telefonu alır ve kulağına götürür.)

Yarının sırlarını bugün öğrenin. Sadece telefonu kaldırın.

(Kamera Yappi'nin gözlerine zoomlar.)

Yapacağınızı biliyorum. Geleceğinizi görebiliyorum.

(Scully telefonu televizyona fırlatır.)

[SON]



TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR