1x79 :: PILOT


" Aşağıdaki hikaye belgelenmiş olaylardan esinlenerek yazılmıştır."


< COLLUM ULUSAL PARKI, KUZEYBATI OREGON >

( Bir kadın ormanın içinde koşmaktadır, kütüklerin ve taşların üzerinde sendelerken homurdanır. Üstünde geceliği vardır ve yaprakların içinde koşmaktadır. Bir ağacın köküne takılır ve açık alana doğru sendeler. Yukarı baktığında ağaçların arasından parlak bir ışığın çıktığını görür. Işıktan çıkan silüet ona doğru yürür. Kadının çevresindeki yapraklar sanki bir hortuma kapılmışçasına daire şeklinde dönmeye başlar. Işık her ikisini de yutarken figür kadının başında durur. Sabah. Kız yerde yüzüstü yatmaktadır ve ölmüştür. Görevliler çevrede dolaşır, birbirlerine bir şeyler mırıldanırlar. Adli tabip John Truitt ve dedektif Miles bedene doğru ilerlerken yardımcı tabip bedenin üstüne eğilmiştir.)

JOHN TRUİTT: 8-10 saat kadar önce ölmüş. Görünür sebep, hırpalanma izi veya cinsel taciz yok. Elimizdeki her şey bu.

( Kızın geceliğinin arkasını çekerek sırtının aşağısındaki iki küçük şişliği ortaya çıkarır. Miles şişliklere bakar. )

MİLES: Onu ters çevirebilir miyiz?

( Dediğini yaparlar. Miles durur. )

Karen Swenson

YARDIMCI TABİP: Bu kimlik doğru mu?

DEDEKTİF MİLES: Oğlumla aynı okula gidiyordu.

( Truitt yerinde dururken Miles yürür. )

JOHN TRUİTT: 89 sınıfı olabilir mi dedektif? Bu yeniden oluyor, değil mi?

( Miles yürümeye devam eder. )


< FBİ GENEL MERKEZİ; WASHİNGTON, DC >

( Ajan Dana Scully merdivenlerden yukarı çıkar ve bir kadının oturduğu masaya yaklaşır. )

SCULLY: Ajan Dana Scully.

( Bir sürü ofisin olduğu bir koridordan geçer. Bölüm şefi Blevins'in ofisine ulaşır ve kapıyı çalar. )

SCOTT BLEVİNS: Girin.

( Scully içeri girer ve masasında oturan Blevins'i görür. )

Ajan Scully bu kadar kısa zamanda geldiğiniz için teşekkürler. Lütfen...

( Eliyle oturmasını işaret eder. Scully oturur. Sigara içen bir adam dosya dolabına dayanmıştır. Aynı adam Blevins'in arkasından dolanır ve duvara yaslanır. Bir başka adam Blevins'in yanında oturmaktadır. )

İki yıldır bizimle olduğunuzu biliyoruz.

SCULLY: Evet efendim.

SCOTT BLEVİNS: Tıp okuluna gittiniz ama doktor olmayı seçmediniz. FBI' da çalışmaya nasıl karar verdiniz?

SCULLY: Efendim, tıp okulunu bitirmiştim. Ailem hala bunun bir başkaldırış olduğunu düşünüyor, ama, FBI'ın kendimi ayırt edebileceğim bir yer olduğunu gördüm.

ÜÇÜNCÜ ADAM: Ajan Fox Mulder adı size tanıdık geliyor mu?

SCULLY: Evet.

( Blevins ve adam birbirlerine bakar. )

ÜÇÜNCÜ ADAM: Ne şekilde?

SCULLY: Ününden. O 1988'de Monty Props'un yakalanmasına yardım eden seri katil profilini çıkarmış Oxford'lu bir psikolog. Genel olarak hatırladığım şiddet içeren cinayetlerdeki en iyi analist olduğu. Akademide bir lakabı vardı... Korkunç Mulder.

( Scully hiç tepki vermeyen Sigara İçen Adama gülümser. )

SCOTT BLEVİNS: Ajan Mulder büronun ana gidişatının dışında yer alan bir projeye atandı. "Gizli Dosyalar" olarak adlandırılan proje size tanıdık geliyor mu?

SCULLY: Açıklanamayan olaylarla ilgili olduğunu sanıyorum.

SCOTT BLEVİNS: Hemen hemen. Burada olmanızın nedeni ajan Scully, sizden bu dosyalarda ajan Mulder'a yardım etmenizi istememiz. Yaptıklarınızın yanı sıra işin doğruluğuna ilişkin düşüncelerinizi de rapor olarak yazacaksınız.

( Sigara İçen Adam sigarasını söndürür. )

SCULLY: Efendim, benden "Gizli Dosyalar" projesini çürütmemi mi istiyorsunuz?

SCOTT BLEVİNS: Ajan Scully, size doğru bilimsel analizler yapacağınız konusunda güveniyoruz. Ajan Mulder'la kısa zamanda bağlantı kurmak isteyeceksiniz. İleride vereceğiniz raporları göreceğiz.

( Asansör durur ve kapı açılır. Scully bodrum katında iner ve ilerdeki ofislerden birine gideri. Kapıyı çalar. )

MULDER: Üzgünüm, burda FBI'ın en istenilmeyeninden başkası yok.

( Kapıyı açınca masasında oturmuş bazı slaytları inceleyen ajan Fox Mulder'ı görür. Yavaşça ona doğru yürür. Çeşitli UFO fotoğrafları ve üzerinde "İnanmak İstiyorum" yazılı bir poster görür. Mulder ona bakar. )

SCULLY: Ajan Mulder. Ben Dana Scully. Sizinle çalışmak için atandım.

( Mulder Scully'nin elini sıkar. )

MULDER: Oh, birdenbire böylesine çok beğenilmek güzel bir şey değil mi? Pekala, seni kim bu şekilde cezalandırdı, Scully?

SCULLY: Aslında, sizinle çalışmak için atandım. Hakkınızda çok şey duydum.

MULDER: Oh, gerçekten mi? Anlaşılıyor ki... bana casusluk etmek için gönderildin.

( Mulder gülümser. )

SCULLY: Eğer yeteneklerim ya da kimliğim hakkında herhangi bir şüpheniz varsa...

( Mulder ayağa kalkar ve kağıt yığınından bir kağıt alır. )

MULDER: Bir tıp doktorusun, akademide öğretmenlik yaptın. Üniversite diplomanı fizik bölümünden aldın.

( Gözlüklerini çıkarır ve elindeki kağıda bakar. )

"Einstein'ın ikiz paradoksu: Yeni bir yorum.
Dana Scully bitirme tezi"
Bu, Einstein'ın yeniden yazımının belgesi.

SCULLY: Bunu okuma zahmetine katlandın mı?

MULDER: Katlandım. Bunu sevdim.

( Bir slayt alır ve slayt makinesinin içine koyar. )

Benim işimde fizik kurallarına nadiren başvurulur.

( Scully'nin yanından geçer ve ışıkları kapatır. Scully ona doğru biraz öfkeli bir bakış atar. )

Belki bunda senin tıbbi düşünceni alabilirim.

( Kontrol panelindeki bir düğmeye basar ve perdeye Karen Swenson'un yüzüstü çekilmiş bir slaytı gelir. )

Oregon kadın, 21 yaşında, açıklanabilen bir ölüm nedeni yok. Otopside hiçbir şey bulunmadı.

( Slaytı kadının arkasındaki iki şişliği gösterenle değiştirir. )

Bunlar, her nasılsa, sırtında oluşan iki ayrı iz. Doktor Scully, bu izleri tanımlayabilir misiniz?

SCULLY: İğne delikleri, belki. Bir hayvanın diş izleri.

( Perdeye doğru yürür. Mulder slaytı moleküler bir şemayla değiştirir. )

MULDER: Kimyan nasıldır? Bu madde çevredeki dokuda bulundu.

SCULLY: Bu organik. Bilmiyorum, bir çeşit sentetik protein mi?

MULDER: Bunu ben de daha önce hiç görmedim.

( Bir sonraki slayt tren raylarında yüzükoyun yatan bir oğlana aittir. T-shirtünün arkası kaldırılmıştır. )

Ama aynısı burada da var, Sturgis güney Dakota'da.

( Son slayt bir grup şişliği yakından göstermektedir. )

Ve yine Shamrock, Texas'ta.

SCULLY: Bir teorin var mı?

MULDER: Bende pek çok teori var.

( Scully'ye yaklaşır. )

Belki bana açıklayabileceğin şeyler büro kurallarının neden bu dosyaları "açıklanamayan olaylar" diye adlandırdığı ve reddettiğidir. Uzaylılara inanır mısın?

( Son birkaç kelimeyi ürkütücü bir biçimde fısıldar ve Scully güler. )

SCULLY: Mantıklı düşünmek gerekirse "hayır" demek zorundayım.

( Mulder bu cevabı beklercesine başını sallar. )

Bu uzayın uzak köşelerinden seyahat etmeyi gerektiriyor, gereken enerji ise uzay mekiklerinin yeteneklerini aşı...

MULDER: Uzlaşımsal akıl. Oregon'da yaşayan bu kadını tanıyor musun? O, mezun olduğu sınıfın gizemli şekilde ölen dördüncü kişisi. Şimdi, eğer uzlaşımsallık ve bilim bize istediğimiz cevapları veremiyorsa, akla uygun olarak fanteziye dönmemiz gerekmez mi?

SCULLY: Bu kız kesinlikle bir şeyden dolayı öldü. Eğer bunun normal bir nedeni varsa bu, analizde bir şeyler unutulduğunu gösterir. Eğer öldürüldüyse bu, mantıken baştan savma bir araştırma yapılmış demektir. Benim fantastik bulduğum bilim krallığının ötesinde olan cevaplar olduğu fikri. Cevaplar orda. Sadece nereye bakacağını bilmelisin.

MULDER: Bu, "FBI"'ın içine "araştırma" kelimesini koymalarının nedeni. Yarın görüşürüz, Scully, canlı ve erken.

( Masasına doğru yürür ve oturur. )

Sabah 8'de Oregon'daki bu akla uygun yere gitmek için ayrılacağız.

( Scully gülümser ve dışarı çıkar. )


< OREGONA GİDEN UÇAKTA>

( İçki arabası kulaklıklarla, dizili koltuklarda yatmış uyumakta olan Mulder'ın yanından geçer. Scully onun hemen yanında oturmuş, gözlüklerini takmış ölü gençler hakkındaki gazete küpürlerini incelemektedir. İnsanların mırıldanmalarını motorların gürültüsü bastırmaktadır. Scully "Dr. Nemman" adına odaklanır. Hoparlörlerden bir sinyal gelir. )

PİLOT: İnişe geçerken tüm yolcularımızdan kemerlerini bağlamalarını rica ediyorum...

( Uçak hızla sallanmaya başlarken Scully eşyalarını kaldırır. İnsanlar bağırırlar ve Scully koltuğuna sıkıca tutunurken eşyalar havada uçuşur. Uyanan ama hala hareketsizce yatan Mulder'a bakar. Uçak kontrol altına girince rahat bir nefes alıe. Mulder döner ve Scully'ye bakar. )

MULDER: Yer burası olmalı.


< BELLEFLEUR, OREGON >

( Yolda giderken "Bellefleur, Oregon'a hoşgeldiniz" tabelasının yanından geçerler. Scully dosyaları okumaktadır ve Mulder arabayı sürerken çekirdek yemektedir. )

SCULLY: Dün bu dosyanın zaten araştırılmış olduğundan bahsetmemiştin.

MULDER: Evet, yerel yetkililer ilk üç ölümde sonra hiçbir kanıt bulmayı başaramayınca FBI olaya karıştı. Bizimkiler buraya geldiler, bir hafta geçirdiler, deyim yerindeyse biraz limonla ölünesi hale gelen som balığının tadını çıkardılar. Hiçbir açıklama olmadan da geri döndüler. Dosya yeniden sınıflandırıldı ve Gizli Dosyaların içine atıldı, ta ki ben geçen hafta onu yeniden ortaya çıkarana kadar.

SCULLY: Ve sen onların bulmadığı bir şey buldun.

MULDER: Mmm ( evet der gibi.. )

SCULLY: İlk üç kurbanın otopsi sonuçları tanımlanamayan izler ya da doku örneklerinden bahsetmiyor. Ama bu raporlar son kurbanınkinden farklı bir tabip tarafından imzalanmış.

MULDER: Bu gerçekten çok iyi Scully.

SCULLY: Beklediğinden mi iyi yoksa umduğundan mı?

MULDER: Pekala...Sana işin kolay kısmını geçtikten sonra söyleyeceğim.

( Scully güler. )

SCULLY: Adli tabip bir şüpheli mi?

MULDER: Biraz mezar kazısı yapmadan bilemeyeceğiz. Diğer kurbanlardaki doku örneklerini kızdakiyle karşılaştırıp karşılaştıramayacağımıza bakacağım. Böyle bir şeyden iğrenen biri değilsin, değil mi?

SCULLY: Bilmiyorum. Daha önce hiç bu zevke erişememiştim.

( Radyo kanallar arasında çabucak gidip gelmeye başlar. Mulder radyoyu yeniden ayarlamaya çalışırken saat de aynı şekilde değişmeye başlar. Radyodan kulak tırmalayıcı bir sinyal sesi gelmeye başlar ve Scully kulaklarını tıkar. Mulder gökyüzüne doğru bakar. )

Neler oluyor?

( Mulder arabayı yol kenarına çeker ve kontağı kapatır. O ve Scully birlikte dışarı çıkarlar. Mulder bagajı açar, içinden pembe bir sprey boya çıkartır ve olayın başladığı yere doğru yürür. Scully şaşkınlıkla kendisini izlerken yere kocaman bir "X" çizer, sonra da boyayı bagaja fırlatır. Bagajı kapatır. )

Bu da neydi böyle?

MULDER: Bilirsin işte...büyük ihtimalle hiçbir şey.

( Yeniden arabaya biner. )


< COASTAL DOĞUBATI OREGON; 7 MART, 1992 >

( Kasabaya doğru ilerleyen ajanlar mezarlığa ulaşırlar. Dışarı çıktıklarında çevrede birkaç adamla beraber bir de vinç görürler. John Truitt ve yardımcısı Mulder ve Scully'ye doğru yürür. )

JOHN TRUİTT: Bay Mulder, John Truitt, eyalet adli tıbbından.

MULDER: Evet, merhaba.

( El sıkışırlar. )

Bu ajan Scully.

SCULLY: Merhaba.

( Scully ve Truitt el sıkışırlar. )

MULDER: Ne kadar kısa zamanda başlayabiliriz?

( Scully ve yardımcı da el sıkışırlar. )

SCULLY: Merhaba.

JOHN TRUİTT: Biz başlamaya hazırız.

MULDER: Oh, harika.

JOHN TRUİTT: Tamam, Vinnie!

MULDER: Bir...bir araştırma aracı ayarlayabildiniz mi?

JOHN TRUİTT: Sanırım sizin için bir şeyler...

( Bir adam ve kızı o bölgeye doğru yaklaşırlar. )

JAY NEMMAN: Afedersiniz!

MULDER: Ah..

JAY NEMMAN: Afedersiniz!

( Adam onlara doğru sinirli bir şekilde gelmektedir, ama arkasını döner ve kızını yolcu koltuğuna geri götürür. )

Hayır. Lütfen arabada kal...bunu halletmeme izin ver. Sadece onlarla konuşmak istiyorum.

( Kız arabaya biner. Adam dört görevliye doğru yürür. )

Sizlerin kim olduğunuzu sandığınızı bilmiyorum. Sadece buraya gelip canınızın istediği şeyi yapabileceğinizi sanıyorsunuz, değil mi?

MULDER: Pardon. Siz...

JAY NEMMAN: Ben doktor Jay Remman. Kasaba doktoruyum.

MULDER: Tabi ki, buraya geliş nedenimiz hakkında bilgilendirilmiş olmalısınız.

JAY NEMMAN: Hayır, uh, hayır. Uzaktaydık.

MULDER: Oh, oh. Bu sorularımızı cevaplıyor. Karen Swenson'un otopsisini neden sizin yapmadığınız sorusunu. Kızın vücudundan alınan doku örneğinden haberdarsınız.

JAY NEMMAN: Bu...bu...burada bir şeyler olduğunu mu ima etmeye çalışıyorsunuz? Diğer çocukların otopsisinde bir şeyler kaçırdığımı mı söylüyorsunuz?

SCULLY: Efendim, hiçbir şey ima etmeye çalışmıyoruz.

JAY NEMMAN: Bekleyin bir dakika.

( Grup arkasını döndü, ama Nemman Mulder'ın kolunu tutup onu çevirir. )

Bekleyin bir dakika, bakın, burada bir şey ima ediyorsunuz. Eğer bir suçlama yapıyorsanız elinizde bunu destekleyecek şeyler olsa iyi olur.

( Kızı arabadan dışarı çıkar. )

THERESA NEMMAN: Baba, lütfen, eve gidelim artık.

( Jay, Theresa beklemesini işaret eder. )

Eve gidelim, lütfen.

( Nemman sinirli bir şekilde Mulder'a bakar, sonra arabasına binip oradan ayrılır. )

MULDER: Kesinlikle daha uzun bir tatile ihtiyacı var.

( Yeniden tepeye doğru yürümeye başlarlar. Mezara ulaşırlar ve kepçe tabutun üstündeki toprağı kazmaya başlar. Vincin gürültüsü çok fazla olduğu için Scully dosyayı yüksek sesle okur. )

SCULLY: Ray Soames üçüncü kurbanmış. Okuldan mezun olduktan sonra eyalet akıl hastanesinde bir süre ergenlik çağı bunalımı için tedavi görmüş.

MULDER: Aslında Soames ilk iki cinayeti itiraf etti. Bir yere kapatılmak için yalvardı, ancak kendisinin cinayetleri işlediğine dair herhangi bir delil gösteremedi. Ölüm nedenini okudun mu?

SCULLY: Açıkta kalmaktan. Cesedi hastaneden kaçtıktan sonra ormanda bulunmuş.

MULDER: Temmuz ayında sadece yedi saatliğine kaybolmuş. Yirmi yaşındaki bir genç sıcak bir Oregon gecesinde açıkta kalmaktan nasıl ölebilir, doktor Scully?

İŞÇİ: Tamam aldım.

( İki adam kayışlarla bağlanmış tabutun çıkarılmasına yardım eder. Birden kayışlardan bir tanesi kopar ve tabut tepeden aşağıya yuvarlanmaya başlar. )

Dikkat!

( Tabut aşağı doğru yuvarlanırken insanlar ürküp yerlerinde sıçrarlar. Tabut bir mezar taşına çarpıp dururken insanlar tabutun yanına doğru koşarlar. Tabut kırılmıştır. Mulder kapağı açmak için tabutun yanına gider ancak Truitt kolunu yakalar. )

JOHN TRUİTT: Bu resmi bir yol değil.

MULDER: Gerçekten mi?

( Mulder yine de kapağı açar ve tabutun içinde yatan gri renkli cesedi görür. Ne olduğu anlaşılmamaktadır, ama kesinlikle insan değildir. Kolları çok uzundur ve ceset de çok incedir. Ajanlar ve işçiler mide bulandıran kokuyu duyunca elleriyle ağızlarını kapatırlar. Mulder yere eğilmiş olan Scully'ye bakar. )

MULDER: Ray Soames'in hiçbir zaman basketbol takımında olmadığına iddiaya girerim.

(Truitt'e dönerek. )

Bunu mühürleyin, hemen! Bunu kimse görmeyecek ve dokunmayacak. Kimse!

(Truitt kapağı çarparak kapatır. )


< 10:56 P.M. >

( Scully doktor kıyafetlerini giymiştir ve Soames masada yatmaktadır. Mulder bir makineyle cesedin fotoğraflarını çeker. )

MULDER: Bu inanılmaz, Scully. Bunun ne anlama gelebileceğini biliyor musun? Bunun anlaşılması bile çok zor.

SCULLY: Nesne 1.56 cm boyunda ve 52 pound ağırlığında. Ceset çürümenin ileri evrelerinde. Ayırt edici özelliklerinden olan göz çukuru ve kafatasının yapısı...nesnenin bir insan olmadığını gösteriyor. Şu flaşı benden uzaklaştırır mısın lütfen?

( Mulder kamerayı uzaklaştırır. )

MULDER: Eğer bu insan değilse ne?

SCULLY: Bu bir memeli. Tahminime göre bir şempanze veya maymun ailesinden bir canlı, belki de bir orangutan.

MULDER: Ve şehir mezarlığına Ray Soames'in cesedinin yerine gömülmüş? Bunu bir de kasaba halkına veya Ray Soames'in ailesine söylemeyi dene. Doku örnekleri ve röntgenler istiyorum. Ayrıca kan örnekleri, toksikoloji ve tam bir genetik araştırma da istiyorum.

SCULLY: Sen ciddi misin?

MULDER: Burada yapamayacağımız şey bize buradan gitmemizin emredilmesi.

SCULLY: Gerçekten bunun bir çeşit uzaylı olduğuna inanmıyorsun değil mi? Bu birilerinin kötü bir şakası.

MULDER: Bu röntgenleri burda çekebiliriz, değil mi? Bunu şimdi yapmamamız için bir neden yok değil mi? Ben deli değilim Scully. Şüphelerim seninkilerle aynı.


< SCULLY'NİN OTEL ODASI >

( Saat 4:37. Scully daha önceden kaydettiği bilgileri bilgisayarına geçirir. Ray Soames'in röntgeni ışığa tutulmuştur ve sinüslerindeki oyuk daire içine alınmıştır. )

SCULLY'NİN TEYPTEKİ SESİ: Resmi laboratuar muayenesi ve röntgen analizleri değişime uğramış bir memeli fizyolojisini saptadı. Her nasılsa, nesnenin sinüslerinde bulunan tanımlanamayan küçük nesne önemi anlaşılamadı. Gri bir metal implant...

( Scully teybi durdurur ve içinde gri metal nesnenin bulunduğu küçük tüpü eline alır. Biri bu sırada kapıyı çalar. )

SCULLY: Kim o?

MULDER: Steven Spielberg.

( Scully gülümser ve kapıyı açar. Mulder koşu kıyafetleriyle ve ters taktığı şapkasıyla kapıya yaslanmıştır. )

MULDER: Biraz fazla gerginim. Biraz koşacağım. Gelmek ister misin?

SCULLY: Hiç sanmıyorum.

MULDER: Ray Soames'in burnundaki şu küçük şeyin ne olduğunu anlayabildin mi?

SCULLY: Hayır..

( Esner. )

Ve bunun için uykumu feda etmeyeceğim. İyi geceler.

( Kapıyı kapatır ve röntgene bakar. )


< RAYMON KASABASI, EYALET AKIL HASTANESİ >

(Mulder, Scully ve Doktor Glass binanın dışında yürürler. )

GLASS: Evet, Ray Soames hastalarımdan biriydi. Bir yıl kadar onun klinik şizofreni tedavisini yapmıştım. Ray gerçeği yakalamakta yetersiz kalıyordu. Bir çeşit stres travması geçiriyor gibiydi.

MULDER: Bu daha önceden gördüğünüz bir şey miydi?

GLASS: Buna benzer hastaları tedavi etmiştim.

SCULLY: Bunlar Ray Soames'in sınıf arkadaşları mıydılar?

GLASS: Evet

MULDER: Bu ölümler arasında bağlantı kurmaya çalışıyoruz. Bu çocuklardan herhangi birini hipnoz ile tedavi ettiniz mi?

GLASS: Hayır, etmedim.

SCULLY: Şu an bu çocuklardan birini tedavi ediyor musunuz?

GLASS: Şimdi mi? Evet, Billy Miles ve Peggy O'Dell' i tedavi ediyorum. Her ikisi de uzun süredir hastam.

( Dururlar. )

SCULLY: Bu hastanedeler mi?

GLASS: Evet, dört senedir.

SCULLY: Acaba onlarla konuşabilir miyiz?

GLASS: Bu biraz zor olabilir. Özellikle Billy Miles vakasında.

( Billy Miles hastane yatağında hareketsiz yatmaktadır. Gözleri açıktır, ama monitörden okunan kalp atışları dışında yaşam belirtisi göstermez. Üçü içeri girer. Peggy O'Dell tekerlekli sandalyesiyle Billy'nin yanında oturmaktadır. Hemşire yan taraftaki yatağın çarşaflarını değiştirmektedir. )

GLASS: Billy'nin içinde bulunduğu durumu biz uyanık koma olarak adlandırıyoruz. Beyin dalgaları düz ve bitkisel hayatta.

SCULLY: Bu nasıl oldu?

GLASS: O ve Peggy eyalet yolunda bir araba kazası geçirdiler.

( Peggy'ye bakar. )

Peggy?

PEGGY O'DELL: "...anten..."

(Okumayı bırakır. )

GLASS: Peggy, ziyaretçilerimiz var. Onlarla biraz konuşabilir misin?

PEGGY O'DELL: Billy şimdi okumamı istiyor. "Bu kum değil, bu karanlık..."

( Mulder önünde eğilir. )

MULDER: Ona okuduğun zaman hoşuna gidiyor mu?

PEGGY O'DELL: Evet. Billy beni yakınında istiyor.

( Mulder doktora doğru yürür. )

MULDER: Doktor. Peggy üzerinde gelişigüzel bir tıbbi inceleme yapabilir miyiz?

( Peggy kitabı yere fırlatır, yemek tepsisini devirir ve etrafta dönmeye başlar. )

HEMŞİRE: Peggy? Oh, Peggy, ne yapıyorsun?

GLASS: Bir hastabakıcı getirin.

( Hemşireler ve doktor Glass Peggy'nin yanına gider. Peggy burnunu tutar ve bağırmaya başlar. )

MULDER: Kimse seni incitmeyecek!

( Tüm yüzü gibi kanlanmış olan elini burnundan çeker. Tekerlekli sandalyesinden yere düşer. )

GLASS: Bu acil bir durum. Bir hastabakıcı getirin, bir hastabakıcı getirin. Kimse seni incitmeyecek. Hemşire burada.

( Mulder fırsattan yararlanarak Peggy'nin t-shirtünün arkasını kaldırır. Sırtında şişlikler vardır. Kendisine şok içerisinde bakan Scully'ye bakar. )

HEMŞİRE: Şimdi hastabakıcıları çağırıyorum.

PEGGY O'DELL: Dur! Dur!

GLASS: Tamam, Peggy. Tamam. Tamam.

HEMŞİRE: Peggy, tatlım, iyi olacaksın. Daha önce de burnun kanamıştı. Şimdi sakinleş. Endişelenme.

( Scully sinirle dışarı çıkar. Mulder da merdivenlerden hızla inip peşinden gider. )

MULDER: Adı neydi..Hmmm...Billy hoşçakal diyemediği için özür diledi.

SCULLY: Aynı izlerin o kızda da olduğunu nerden biliyordun?

MULDER: Bilmiyordum. Şanslı tahmin?

SCULLY: Lanet olsun, Mulder, kes şunu. Burada neler oluyor? O izler hakkında ne biliyorsun? Nedir onlar?

MULDER: Neden söyleyeyim? Onları da küçük raporuna koyman için mi? Sanırım ne düşündüğümü bilmek için hazır değilsin.

( Dururlar. )

SCULLY: Bu davayı çözmek için buradayım Mulder. Gerçeği istiyorum.

MULDER: Gerçek mi? O çocukların kaçırıldığını düşünüyorum.

SCULLY: Kim tarafından?

MULDER: Ne tarafından.

SCULLY: Buna gerçekten inanmıyorsun?

MULDER: Daha iyi bir açıklaman var mı?

SCULLY: Ben kızın bir çeşit akıl hastalığından ötürü acı çektiğini düşünüyorum. Bunun organik mi yoksa o izlerden mi kaynaklandığını söyleyemem. Ama onların çevrede uçan dairelerle dolaştığını söylemek, bu delice, Mulder. Bunu destekleyecek hiçbir şey yok.

MULDER: Bilimsel bir şey yok demek istiyorsun.

SCULLY: Bir açıklaması olmalı. Dört kurbanın var. Hepsi de ormanın yakınlarında ya da içinde öldü. Karen Swenson'un cesedini pijamalarıyla, evinden on mil uzakta buldular. Oraya nasıl gitti? Bütün o çocuklar ormanda ne yapıyorlardı?


< COLLUM ULUSAL PARKI, KUZEYBATI OREGON >

( Scully ve Mulder ellerinde fenerleriyle ormanda yürürler. İş kıyafetlerini çıkarmışlar, şimdi pantolon ve ceket giymektedirler. Mulder Scully'ye işaret verir ve ayrılırlar. Mulder deli gibi dönen pusulasına bakar. Scully açık alanda yere eğilir ve yerden bir avuç toprakla birlikte yabancı bir cisim alır. Büyük bir gümbürtü başlar. )

SCULLY: Mulder?

( Gümbürtü daha da artar. Scully ayağa kalkar ve silahını çıkarır. Geriye doğru yürürken ağaçların arasından gelen ışığı görür. )

Mulder, bu sen misin? Mulder?

( Karanlıktan bir silüet Scully'ye doğru yaklaşır. Adam silahını kaldırır ve Scully de kendisininkini adama doğrultur. )

Özel ajan Dana Scully, FBI, silahını indir.

( Dedektif Miles ışığa doğru gelir. )

MİLES: Ben eyalet şerif departmanındanım. Burada özel mülke tecavüz ediyorsunuz.

SCULLY: Burada bir araştırma yürütüyoruz.

( Mulder yanlarına gelir ve o da silahını adama doğrultur. )

MİLES: Arabanıza binin ve gidin, ikiniz de. Yoksa sizi tutuklamak zorunda kalacağım. Kim olduğunuz beni hiç ilgilendirmez.

MULDER: Bekle! Bu bir cinayet mahali.

MİLES: Ne dediğimi duydunuz mu? Yasal izniniz olmadan özel bir arazidesiniz. Şimdi, bunu son bir kez daha söyleyeceğim. Arabanıza binin ve gidin.

( Mulder ve Scully silahlarını ve fenerlerini indirirler. Sarı şeridin öteki tarafına geçerler ve üstünde oldukça büyük ışıkların olduğu bir arabayı arkalarında bırakırlar. Arabalarına binerler ve oradan uzaklaşırlar. )

MULDER: Orda tek başına ne yapıyordu?

SCULLY: Belki bununla ilgili bir şeydir.

( Bir avuç dolusu toprağı uzatır. Mulder arabanın içindeki ışığı yakar. )

Bunun ne olduğunu düşünüyorsun?

MULDER: Bilmiyorum. Bu bir kamp ateşi mi?

SCULLY: Yerler bunlarla doluydu. Sanırım orda bir şeyler oluyor, belki de bir çeşit fedakarlık. Ya bu çocuklar gizli bir şeye karıştılarsa ve bu adam da bunun hakkında bir şeyler biliyorsa?

( Mulder pusulasını çıkarır ve bakar. Pusula bir gariptir. )

Buraya yeniden gelmek istiyorum.

( Mulder, 9:03'ü gösteren saatine bakar. Sonra yeniden pusulaya bakar. )

İyi misin, Mulder?

MULDER: Evet, sadece...

( Ön camdan dışarıya bakmaya başlar. )

SCULLY: Ne arıyorsun?

( Bir gümbürtü olur ve ışık etraflarını sarar. Bir saniyeliğine zaman durmuş gibi olur. Işık kaybolduğunda araba yavaşlar ve enerjisi kalmadığı için durur. Mulder arabayı yeniden çalıştırmayı dener, ama işe yaramaz. )

Ne oldu?

MULDER: Gücü, frenleri, direksiyonu, her şeyi kaybettik.

( Saatine bakar. )

Dokuz dakika kaybettik.

( Arabadan iner ve gökyüzüne doğru bağırır. Scully de arabadan iner. Yağmurun altında birbirleriyle konuşuyorlarken bağırırlar. )

SCULLY: Ne kaybettik?

MULDER: Dokuz dakika. Işıktan hemen önce saatime bakmıştım ve saat dokuzu üç geçiyordu. Daha şimdi dokuzu çeyrek geçe oldu.

( Yolda koşmaya başlar. )

Bak! Bak!

(Arabadan sadece birkaç metre ileride Mulder'ın daha önceden yere işaretlediği "X"in yanına gelirler.)

Oh-ho, evet! Kaçırılanlar...UFO gözlemleyen insanlar açıklanamayan zaman kaybını da bildirmişlerdi.

SCULLY: Hadi.

MULDER: Gitti! Aynen böyle.

SCULLY: Bekle bir dakika. Sen zamanın kaybolduğunu söylüyorsun. Zaman kaybolamaz bu evrensel bir değişmezliktir.

( Araba yeniden çalışır ve farlar onları aydınlatır. Mulder gülümser. )

MULDER: Bu bölgede değil.

( Arabaya koşar. Scully yerdeki "X"e bakar ve Mulder’ı takip eder. )


< SCULLY'NİN OTEL ODASI >

( Scully bilgisayarına bir şeyler yazmaktadır. Yazmaya devam ederken biz sesini duyarız. Yazdıklarından şunlar okunmaktadır:

"Ajan Mulder'ın bilinmeyen güçlerin ispatlanamaması veya gerçekte tanık olunmaması yüzünden zaman kaybı konusundaki üstelemesi"

Yazmaya devam eder. O sırada yıldırım düşer ve elektrikler kesilir. )

SCULLY: Harika.

( Banyoya girdiğinde elinde bir mum vardır ve bornozunu giymektedir. Suyu açar ve bornozunu çıkarır. Sadece iç çamaşırlarıyla kalır. İç çamaşırını çıkaracakken bir şey hisseder. Sırtının aşağısında iki şişlik.. )


< MULDER'IN OTEL ODASI >

( Mulder elinde mumla kapıyı açar ve bornozunun içinde titreyen Scully'yi görür. )

MULDER: Selam.

SCULLY: Bir şeye bakmanı istiyorum.

MULDER: İçeri gir.

( Scully içeri girer ve arkasını dönerek bornozunu çıkarır. Hala sadece iç çamaşırlarını giymektedir. Önce Mulder'a bakar sonra da sırtına. Mulder birkaç şişlik görür. )

SCULLY: Nedir onlar?

( Mulder gülümsemeye başlar. )

Mulder, nedir onlar?

MULDER: Sivrisinek ısırığı.

SCULLY: Emin misin?

MULDER: Evet. Burada beni de bayağı fazla ısırdılar.

( Scully rahatlayarak bir soluk alır. Bornozunu yeniden giyer ve Mulder'ı uzun bir süre kucaklar. )

İyi misin?

SCULLY: Evet.

( Scully geri çekilir. )

MULDER: Titriyorsun.

SCULLY: Oturmam gerek.

( Scully oturur. Karşısındaki koltuğa da Mulder oturur. )

MULDER: Acele etme.

( Daha sonra...Scully yatakta yatmaktadır ve Mulder da yatağın hemen yanında yerde oturmaktadır. )

Bu olay olduğunda 12 yaşındaydım. Kız kardeşim 8 yaşındaydı. Bir gece aniden yatağından kayboldu. Sadece gitti, uçtu. Not yoktu, telefon yoktu, hiçbir şey için delil yoktu.

SCULLY: Onu hiç bir zaman bulamadın.

MULDER: Aile dağıldı. Kimse bu konu hakkında konuşmuyordu. Geriye kala hiçbir şey yoktu, ümit edecek bir şey.

SCULLY: Sen ne yaptın?

MULDER: Nihayet okul için İngiltere'ye gittim. Geri döndüm ve büroya katıldım. Davranışsal modelleri cinayet davalarına uygulamakta doğal bir yeteneğim var gibi görünüyordu.

( Dışarıda bir adam yağmurluğuyla çalılarda karışıklık yaratarak yürür. )

Başarım bana kendi ilgi alanım peşine düşmem konusunda kaçınılmaz bir özgürlük verdi. Ve bu X dosyalarıyla karşı karşıya geldiğim zamandı.

( Mulder Scully'ye döner. )

SCULLY: Kazayla mı?

MULDER: En başta bu, UFO gözlemleri, uzaylılar tarafından kaçırılma raporları ve çoğu insanın saçma diye güleceği olayları içeren bir çöp yığınına benziyordu. Ama büyülenmiştim. Erişebildiğim bütün dosyaları okudum, yüzlercesini. Okuyabildiğim her şeyi okudum, açıklanamayan olaylar, bilinmezlik ve...

( İçini çeker ve düşüncelere dalar. )

SCULLY: Ne?

MULDER: Orada girmeye çalıştığım sınıflandırılmış hükümet bilgileri var ama biri onlara ulaşma çabalarımı engelliyor.

SCULLY: Kim? Anlamıyorum.

(Scully yerinde doğrulur. )

MULDER: Güçlü biri. İşime devam etmeme izin verilmesinin nedeni kongre ile bağlantıda olmam.

SCULLY: Neden korkuyorlar? Senin bilgiyi sızdıracağından mı?

MULDER: Sen de bu işin bir parçasısın biliyorsun.

SCULLY: Ben hiçbir işin parçası değilim. Bana güvenmek zorundasın. Ben de senin gibi bunu çözmek için buradayım.

( Mulder yakına gelir, dizlerinin üstündedir. )

MULDER: Scully sana bunu söylüyorum çünkü bilmeye hakkın var, gördüklerinle ilgili. Araştırmamda Dr. Heitz Werber adlı bir adamla oldukça yakın bir şekilde çalıştım ve bana geriye dönüş hipnozları uyguladı. Kız kardeşimin kaçırıldığı geceyle ilgili geriye ittiğim hatıralarıma yeniden gitmemi sağladı. Dışarıdaki parlak bir ışığı ve odada birinin varlığını hatırladım. Paralize olmuştum, kız kardeşimin yardım çağrılarına cevap veremiyordum.

( Daha da yakına gelir ve yüksek sesle konuşur. )

Dinle beni Scully, bu şey gerçekten var.

SCULLY: Ama nasıl biliyorsun...

MULDER: Hükümet bunu biliyor ve benim de neyi koruduklarını öğrenmem gerek. Benim için başka hiçbir şey önemli değil ve bu şimdiye kadar en fazla yaklaştığım olay.

( Telefon çalarak Scully'yi ürkütür. Mulder telefonu açar. )

Merhaba? Ne? Kimsiniz? Kimsi...

( Telefonu kapatır. )

Bir kadındı...Peggy O'Dell 'in öldüğünü söyledi.

SCULLY: Tekerlekli sandalyedeki kız mı?


< RURAL ÇEVRE YOLU 133, BELLEFLEUR OREGON >

(Devrik bir kamyon yolda durmaktadır. Ambulanslar ve polis arabaları çevresini sarmıştır. İnsanlar çevrede konuşurlar.)

1. ADAM: Evet, onu hemen getiriyorum.

( Bir şerif işaret fişeğini yakar ve arabaları yönlendirmek için yola koyar. Mulder ve Scully gelir. )

2. ADAM: Birkaç saate daha ihtiyacımız var, Bob.

( Mulder polise ve sürücüye doğru yürür. )

MULDER: Ne oldu?

KAMYON SÜRÜCÜSÜ: Birden koşarak kamyonun önüne atladı.

POLİS: Kimsiniz?

MULDER: Koşuyor muydu? Ayaklarıyla mı?

( Eyalet tabibi gelir ve Scully Peggy'nin yüzündeki örtüyü kaldırır. Boynunda bir boyunluk vardır ve çok kanlıdır. Burnunda tüpler vardır. Scully Peggy'nin saatine bakar. Saat durmuştur ve 9:03'ü göstermektedir. Scully Mulder'a ve polise doğru yürür. )

Pekala, bu sadece...

SCULLY: Size birkaç soru sormalıy...

MULDER: Hadi gidelim. Hadi.

( Scully Mulder'a bakar ve Mulder onu arabaya götürür. )

Biri laboratuardaki otopsi alanını temizlemiş ve cesedi çalmışlar. Otele geri dönüyoruz.

SCULLY: Ne? Cesedi mi çalmışlar?

< OTEL >

( Scully ve Mulder gelirler ve arabadan koşarak çıkarlar. Polisler ve itfaiyeciler her taraftadır. Mulder polise doğru koşar ve kimliğini gösterir. )

MULDER: F.B.I.

( Dururlar ve yanan otele bakarlar. )

SCULLY: Bilgisayarım gitti.

MULDER: Lanet olsun! Röntgenler ve fotoğraflar!

( İtfaiyeciler etrafta koşmaktadır. Bir tanesi merdivene tırmanır. )

İTFAİYECİ: Burada birkaç adama ihtiyacımız var!

( Mulder gözlerini kapatır. Sinirlidir. Theresa Nemman kalabalıktan çıkar ve ajanlara doğru gelir. )

THERESA NEMMAN: Benim adım Theresa Nemman. Beni korumalısınız.

MULDER: Bizimle gel.


< AKŞAM YEMEĞİ >

( Scully Theresa'nın yanında oturmaktadır. Mulder ise onların karşısındadır. )

THERESA NEMMAN: İşte böyle oldu. Oraya nasıl gittiğimi bilmiyorum. Sadece kendimi ormanda buldum.

MULDER: Bu ne zamandan beri oluyor?

THERESA NEMMAN: Mezun olduğumuz yazdan beri. Aynısı arkadaşlarıma da oldu. İşte bu yüzden beni korumalısınız. Korkuyorum ben...diğerleri gibi ölmekten tıpkı...Peggy'nin bu gece öldüğü gibi.

MULDER: Baban bir doktor. Telefonda bana Peggy'nin öldüğünü söyleyen sendin.

( Theresa başını sallar. )

SCULLY: Theresa baban bunları biliyor değil mi? Ne olduğunu.

THERESA NEMMAN: Evet. Ama bundan kimseye söz etmememi söyledi.

MULDER: Neden?

THERESA NEMMAN: Beni korumak istiyor. Beni koruyabileceğini sanıyor ama beni koruyabileceğini sanmıyorum.

MULDER: Sende de izlerden var mı, Theresa?

THERESA NEMMAN: Evet. Ben de öleceğim, değil mi? Sıradaki ben mi olacağım?

SCULLY: Hayır, ölmeyeceksin.

( Theresa'nın sol burun deliğinden kan akmaya başlar. )

Tanrım!

( Scully yandaki masaya koşar ve biraz peçete alır. Peçeteleri Theresa'ya vermeden önce Nemman ve Miles'ın içeri girdiğini görür. )

JAY NEMMAN: Hadi eve gidelim, Theresa. Hadi.

( Mulder'ı yolundan çeker ve Theresa'nın yanına oturur. Burnuna bir mendil koyar. )

Hadi tatlım.

MULDER: Gelmek istediğini sanmıyorum.

JAY NEMMAN: Hadi...

( Nemman Mulder'a bakar. )

Senin ne düşündüğün beni ilgilendirmiyor. O hasta bir kız.

MİLES: Baban seni eve götürmek istiyor. Seni tamamıyla temizleyecek.

JAY NEMMAN: Seni güvende olacağın bir yere götüreceğim, Theresa. Dedektif Miles ve ben sana bir şey olmasına izin vermeyeceğiz. Söz veriyorum.

( Mulder şok içerisinde Mile0s'a bakar. )

MULDER: Siz Billy Miles'ın babası mısınız?

DEDEKTİF MİLES: Evet. Ve o çocuktan uzak durun.

( Dışarıda, Theresa Nemman'ın arabasanın arka koltuğundan Mulder ve Scully'ye bakar. Pencere kapanır ve hareket ederler. Mulder ve Scully arkalarından bakar. )

MULDER: Burayı sevmelisin. Her gün cadılar bayramı gibi.

SCULLY: Biliyorlar Mulder. Ölümlerden kimin sorumlu olduğunu biliyorlar.

MULDER: Bir şeyler biliyorlar.

( Arabaya doğru yürümeye başlarlar. )

SCULLY: Dr. Nemman baştan beri tıbbi verileri saklıyordu. Otopsi raporlarında yalan söyledi ve şimdi de dedektif hakkındaki bu bilgiyi bulduk. Başka kimin laboratuarı ve odalarımızı ortadan kaldırmak için bir nedeni olabilir ki?

( Dururlar. )

MULDER: Neden kanıtları berbat ettiler? O cesetten ne istiyorlardı?

SCULLY: Ben bilmiyorum. Ben...

MULDER: Sen de diğer iki mezar da ne olduğunu merak etmiyor musun?


< MEZARLIK, 5:07 >

( Mulder ve Scully yağmur altında ellerinde fenerlerini taşıyarak mezarlığa geldiklerinde diğer iki mezarın da meydana çıkarıldığını ve boş olduğunu görürler. )

MULDER: Her ikisi de boş.

SCULLY: Burada neler oluyor?

MULDER: Sanırım bunu kimin yaptığını biliyorum. Sanırım Karen Swenson'u kimin öldürdüğünü biliyorum.

SCULLY: Kim? Dedektif mi?

MULDER: Dedektifin oğlu. Billy Miles.

SCULLY: Hastanedeki çocuk mu? Bitkisel hayattaki?! O çocuk, son dört yıldır komada olan Billy Miles buraya gelip mezarları mı kazdı?

MULDER: Peggy O'Dell bir tekerlekli sandalyeye bağımlıydı ama kendini kamyonun önüne attı. Bak, bunu uydurmuyorum, bunların hepsi uzaylılar tarafından kaçırılma tanımlamasına uyuyor.

SCULLY: Bunlar bir tanımlamaya mı uyuyor?

MULDER: Evet. Peggy O'Dell saat dokuz civarında öldürüldü. Tam yoldayken dokuz dakika kaybettiğimiz zamanda. Öyle sanıyorum ki bu dokuz dakika içinde bir şeyler oldu. O an zaman bizim de bildiğimiz gibi durdu. Ve bir şey bunu kontrol etti.

( Scully gülümser, nerdeyse gülecektir. )

Deli olduğumu düşünüyorsun.

( Scully başını sallar. Mulder birkaç adım uzaklaşır. Mulder tekrar Scully'ye bakar ve onu bir şeylerin rahatsız ettiğini görür. )

Ne?

SCULLY: Peggy O'Dell'in saati dokuzdan birkaç dakika sonra durmuş. Cesedi gördüğümde bu dikkatimi çekti.

MULDER: İşte bu o çocukların ormana geliş nedenleri. Çünkü orman onları kontrol ediyor ve onları kendisine çekiyor. Ve, ve, ve o izler, onlara yapılan bazı testlerden kaynaklanıyor. Ve belki de bu çıkardığımız cesetteki genetik değişimi açıklıyor.

SCULLY: Ve bu güç bu gece Theresa Nemman'ı kendisine çekti.

MULDER: Evet, ama onu ormana götüren uzaylılar tarafından kontrol edilen Billy Miles'tı. İşte bu!

( Scully her şeyi saçma bulur ama yine de inanır ve güler. Mulder gülümser. )

Hadi, buradan gidelim.

SCULLY: Nereye gidiyoruz?

MULDER: Billy Miles'ı ziyaret etmeye.

( Geldikleri yöne doğru yürürler. )


< RAYMON KASABASI, EYALET AKIL HASTANESİ >

( Scully Billy'nin parmaklarına bakarken Mulder hemşire ile konuşur. )

HEMŞİRE: Şimdi, burada ikincisi gelene kadar bekleyebiliriz, Billy'nin bu yataktan kalkmasını. Bunun olacağı yok. O göz kırpıyor ve ben bunu biliyorum.

( Serumunu değiştirmeye başlar. )

MULDER: Sanırım dün gece siz yatağının sürgüsünü değiştirdiniz.

HEMŞİRE: Hmm, burada başkası bunu yapmaz.

MULDER: Garip bir şey dikkatinizi çekti mi? Dün gece saat dokuz sularında ne yaptığınızı hatırlıyor musunuz?

HEMŞİRE: Büyük ihtimalle televizyon seyrediyordum.

MULDER: Ne izlediğinizi hatırlıyor musunuz?

HEMŞİRE: Hmm, bir bakalım...gerçekten ne izlediğimi hatırlamıyorum.

( Scully Billy'nin ayak ucuna gider ve örtüyü kaldırır. )

Bayan?

( Scully Miles'ın ayaklarını incelemeye başlar. )

O ne arıyor?

SCULLY: Mulder, şuna bir bak.

( Mulder Scully'nin gösterdiği yere bakar. Scully bir delil torbası alır ve yabancı bir maddeyi delil torbasının içine doldurur. Mulder yeniden hemşireye döner. )

MULDER: Dün gece Peggy O'Dell ile kimin ilgilendiğini biliyor musunuz?

HEMŞİRE: Ben değildim. Benim vardiyamda değildi. Benim katımda da değildi.

( Hemşire güler. Mulder da sessizce gülerek ona katılır. )

Yapmam gereken işler var...o şimdi ne yapıyor?

( Scully delil torbasını kapatır. )

MULDER: Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

HEMŞİRE: Önemli değil.

MULDER: İyi günler.

( Mulder Scully'yi dışarı çıkarır. Odadan çıkınca Scully hızlıca yürür, heyecanlıdır. )

SCULLY: Bu çocuk Peggy O'Dell' i öldürmüş olabilir, buna inanamıyorum.

MULDER: Scully...

SCULLY: Bu delilik! O çocuk ormandaydı.

MULDER: Emin misin?

( Scully elinde tuttuğu delil torbasını kaldırır. )

SCULLY: Bu ormandan bir avuç dolusu aldığım şeyle aynı.

MULDER: Pekala, belki de bunu almalı ve üstünde test...

SCULLY: Orjinal örneği yangında kaybettik. Başka ne olabilir ki?

( Dururlar. )

MULDER: Pekala, sadece kendi söylediğin şeyin ne olduğunu anlamanı istiyorum.

SCULLY: Bunu sen kendin söyledin.

MULDER: Evet, ama bunu raporuna yazmak zorundasın.

( Scully sakinleşir. )

SCULLY: Haklısın. Ormandan başka bir örnek daha alalım...ve bir şey yapmadan önce bunları karşılaştıralım.


< COLLUM ULUSAL PARKI, KUZEYBATI OREGON >

( Ormana gelir ve Miles'ın arabasını görürler. Mulder fenerini ön koltuğa tutar, ama ön koltuk boştur. )

SCULLY: Dedektif burada. Ne düşünüyorsun?

( Bir kadın çığlığı duyulur. Mulder ve Scully ormana doğru koşmaya başlar. Ayrılırlar ve yaprakların arasında kızı ararlar. Miles silahının arkasıyla Scully'ye vurur. Scully düşer ve Miles'a bakar. )

MİLES: Beni dinlemedin. Sana buradan uzak dur demiştim.

( Scully kalkmaya çalışırken Miles ayrılır. Mulder durur ve başka bir çığlık duyar. Soluna doğru koşmaya başlar. Nerdeyse bir köke takılacakken Miles'ın önünde durmuş silahını kaldırmış olduğunu görür. )

Dur, tam orda! Burada hiçbir işin yok.

MULDER: Çığlıklar vardı...

MİLES: Yere yat. Şimdi!

MULDER: Billy olduğunu biliyorsun. Uzun zamandır biliyordun.

MİLES: Sana yere yat dedim.

( Mulder dizlerinin üstüne çöker. )

MULDER: Bunun devam etmesine daha ne kadar izin vereceksin?

( Kadın yeniden çığlık atar. )

Onu öldürecek!

( Miles çığlıkların geldiği yöne bakar ve ayrılır. Billy'nin Theresa'yı kaldırdığını görür. Rüzgar artar ve çevrelerinde daireler çizmeye başlar. )

MİLES: Billy, hayır! Bırak onu!

( Billy önce bakar, sonra Theresa'yı yeniden kaldırır. Miles silahını kaldırır, ama Mulder onu tutar. Bir el silah sesi duyulur. Başını tutan Scully sesi duyar ve sesin geldiği yöne doğru koşmaya başlar. Mulder ve Miles yerde Billy'nin Theresa'yı kaldırışını ve yukarı bakışını izlerler. Billy'nin sırtındaki iki bant Mulder'ın dikkatini çeker. Rüzgar şiddetini arttırır ve çevrelerini bir ışık sarar. Mulder ve Miles durup ışığa bakarlar. Scully bulunduğu yerden ışığın büyüdüğünü görür. Rüzgar ve ışık kaybolur ve bir yıldırım düşer. Billy orada durmaktadır, Theresa ise yerdedir. Theresa Billy'ye bakar, Billy de babasına. )

BİLLY MİLES: Baba?

MİLES: Billy. Tanrım.

( Kucaklaşırlar. Mulder izlerin gittiğini görür ve o sırada ortağının kayıp olduğunu fark eder. )

MULDER: Scully.

( Fenerini alır ve koşmaya başlar. Yarı yoldayken karşılaşırlar. )

Scully!

SCULLY: Mulder, ne oldu? Bir ışık vardı.

MULDER: İnanılmazdı.

( İkisi de soluklanırlar, Mulder hafifçe gülümser. )


< 22 MART 1992; FBI MERKEZİ; WASHİNGTON, D.C. >

( Doktor Heitz Werber Billy'nin karşısında oturmaktadır. )

HEİTZ WERBER: Eğer beni duyabiliyorsan sağ elini kaldır.

( Billy yavaşça denileni yapar. )

Bana ışıktan bahset, Billy. Bu ışığı ilk ne zaman gördün?

BİLLY MİLES: Ormanda. Hepimiz ormanda verilen bir partideydik. Bütün arkadaşlarım. Kutlama yapıyorduk.

HEİTZ WERBER: Neyi kutluyordunuz?

BİLLY MİLES: Mezuniyetimiz. Ve sonra ışık geldi. Beni test yapılan bir yere götürdü.

( Mulder diğer tarafta, izlemektedir. Yansıması aynadan görülür. )

Bana test yapabilmeleri için diğerlerini bir araya getirmemi söylediler. Kafama birşey koydular...buraya.

( Elini sinüslerinin olduğu yere koyar. Camın diğer tarafında Scott Blevins, Sigara İçen Adam, daha önceden gördüğümüz üçüncü adam ve Scully olanları izlerler. )

Onların emirlerini bekledim.

HEİTZ WERBER: Billy, emirleri kim veriyordu?

BİLLY: MİLES: Işık. Bunun iyi olacağını söylediler. Kimse bilmeyecekti. Ama testler işe yaramadı. Her şeyi berbat etmek istediler. Ayrılacaklarını söylediler. Korkuyordum. Geri geleceklerinden korkuyordum.

( Billy ağlamaya başlar. Sigara İçen Adam Blevins'in kulağına bir şeyler fısıldar. )

HEİTZ WERBER: Korkma Billy, sana yardım edeceğiz.

SCOTT BLEVİNS: Pekala, gidelim.

( Sırayla dışarı çıkarlarken Mulder camdan doğruca Scully'ye bakar. Scully kendisini göremeyeceğini bildiği için ona bakar ve sonra o da ayrılır. )

< BÖLÜM ŞEFİ BLEVİNS'İN OFİSİ; FBI GENEL MERKEZİ; WASHİNGTON, D.C. >

( Blevins masasında, üçüncü adam sağ tarafında, Scully ise karşısında oturmaktadır. )

SCOTT BLEVİNS: Az önce tanık olduğumuz şey ve raporlarınızdan okuduklarımız...bilimsel kaynaklılık ve güvenilirlik yönünden desteklenebilir olmaktan çok uzak. Bundan haberiniz var mı?

SCULLY: Evet, efendim. Raporlarım bana ait ve kişiseldir. Gördüklerimle ilgili bir kanıya varacak kadar ileri gittiğimi sanmıyorum.

ÜÇÜNCÜ ADAM: Ya da burada göründüğü kadarıyla görmediklerinizle...Bu...bu zaman kaybı...bunu yaşadınız mı, yaşamadınız mı?

SCULLY: Bundan emin olamam, hayır.

SCOTT BLEVİNS: Neden emin olabilirsiniz, ajan Scully? Burada bu araştırmaların akla uygun olduğunu kanıtlayacak deliller görmüyorum.

SCULLY: Tabi ki var. Cinayete teşebbüs.

SCOTT BLEVİNS: Evet, ama böyle bir dosyayla nasıl dava açabilirsiniz? Burnuna takılan bir implant sayesinde uzaylılardan emir aldığını söyleyen hipnoz altındaki bir çocuğun ifadesiyle mi? Fiziksel deliliniz yok.

( Scully ayağa kalkar ve içinde sinüsten çıkan implantın olduğu delil torbasını Blevins'in masasına koyar.)

SCULLY: Bu, Billy Miles'ın haberleşme aracı olarak tarif ettiği nesne. Bunu bir cesetten çıkardım.

( Blevins implanta bakar. )

Bunu cebimde taşıyordum. Yangında yok olmayan tek delil bu. Bunu üstünde laboratuar testi uyguladım. Bu nesne tanımlanamadı.

SCOTT BLEVİNS: Ajan Mulder, o bu konuda ne düşünüyor?

SCULLY: Ajan Mulder yalnız olmadığımıza inanıyor.

SCOTT BLEVİNS: Teşekkürler, ajan Scully, hepsi bu kadar.

( Scully ofisten çıkar. Koridorda yürürken Blevins'in ofisine doğru gitmekte olan Sigara İçen Adamın yanından geçer. Sigara İçen Adamın ofise girdiğini görür ve arkasını dönüp yürümeye devam eder. )


< SCULLY'NİN EVİ >

(Scully uyuyamamıştır, açık gözlerle yatağında yatmaktadır. Saat 11:21 iken 11:22 olur. Telefon çalar ve Scully açar. )

SCULLY: Alo?

MULDER: Scully? Benim. Uyuyamadım. Raymon kasabasındaki ofisle görüştüm. Billy Miles adına bir dava dosyası yok. Yaptığımız kağıt işleri gitmiş. Konuşmamız gerek Scully.

SCULLY: Evet. Yarın.

( Telefonu yavaşça kapatır. Yeniden yatarken biraz daha gergindir. )


< GİZLİ ODA >

( Sigara İçen adam uzun bir koridorda yürür. Her iki tarafı da içleri kahverengi kutularla dolu olan yüksek raflarla kaplıdır. Bir tanesinin yanına gelir ve onu çekip çıkarır. Kutu kaçırılanlardan alınan tüp içindeki implantlerle doludur. Ray Soames'den çıkarılan implantı da diğerlerinin arasına koyup kutuyu yeniden arka tarafa iter. Koridorun geri kalanını da yürür ve bir kapıdan dışarı çıkar. Kapıyı kapatır ve güvenlik kartını tarayıcıdan geçirir. Kapının üstünde:

"Acil durum veya yangın çıkışı için
Çıkışınızı bilin
PENTAGON
Boşaltım yolu"

yazmaktadır. Kapının yan tarafında Pentagon'un bir haritası vardır. Sigara İçen Adam oradan uzaklaşır.


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR