1x12 :: BEYOND THE SEA

1. SAHNE

SCULLY’NİN EVİ ; WASHINGTON D.C.

(William Scully,en üstünde bir melek süsü olan Noel ağacına doğru yürür.)

WILLIAM SCULLY: Bunu bütün sene boyunca hiç kaldırmayacak mısın?

SCULLY: Evet. Tüm sene. Noel ağacını Noel’in ertesi günü kaldırttığın için kaybolan zamanı telafi edeceğim.

(Tabakları mutfak masasına yığmaya başlar.)

WILLIAM SCULLY: İyi vakit geçirme anlayışın kuru çam yaprakları toplamaksa,keyfine bak.

MARGARET SCULLY: Sanki iyi vakit geçirme uzmanı da!!...

(Yemek masasından tabakları alarak yürür. William Scully’nin yanına geçer.)

SCULLY: Tamam anne,ben aldım.

MARGARET SCULLY: Oh,peki.

WILLIAM SCULLY: Pekala Maggie,hadi kaçalım.

MARGARET SCULLY: Oh,tamam.

(Tabağı bırakır ve Scully’ye doğru gider. Ona sarılır.)

Bizi ağırladığın için sağol. Yemek her zamanki gibi harikaydı.

SCULLY: Teşekkürler anne.

(Scully babasına doğru gider ve onu selamlar.)

İyi seferler,Ahab.

(Babası ona sarılır.)

WILLIAM SCULLY: İyi geceler Starbuck.

(Margaret William’a kızına bir soru sormasını istermişçesine ısrarlı bir şekilde bakar.)

İş nasıl? İyi mi?

SCULLY: Evet. İyi.

WILLIAM SCULLY: Pekala...

(William ve Margaret kapının yanındaki portmantoya giderek paltolarını giyerler. Scully elindeki bezi masaya atar ve onlara doğru yürür.)

SCULLY: Dikkatli sürün.

MARGARET SCULLY: Hıı hı.

(Scully kapıyı açar ve annesini öper.)

SCULLY: İyi geceler baba.

(Anne-baba yürümeye başlar. Scully onların gitmesini izler ve sonra kapıyı kapatır. Biraz sonra. Saat 01:47. Televizyonda bir adam bir tanıtım sunmakta. Resminin altında:

“Ron Popeil

Mucit” yazıyor.)

TV’DE RON POPEIL: Ama burada,Muhteşem İcatlar’da bunun için 110 dolar ödemeyeceksiniz. Bunu hepiniz biliyorsunuz. 100 dolar bile ödemeyeceksiniz.

(Alttaki yazı değişir. Şimdi:

Yaklaşık 1 Aylık İhtiyaç

Zaman,kullanılan miktar ya da uygulanacak bölgeye göre değişebilir.

Yazmakta)

Burada yaklaşık 1 aylık ihtiyacı karşılayabilecek miktar var...

(Ekranda kel insanların kafasına saç “püskürtülürken” gösterilen 2 görüntü var. Biri sağ üst diğeri sol alt köşede. Sol üst köşede “Sadece $39.92” yazıyor.)

Ve tüm bu paket için yapacağınız harcama sadece 39 dolar 92 sent.

(Alkış ve bağırışlar başlar. Scully divanda üstü battaniye ile örtülmüş bir şekilde yatmaktadır,gözleri açıktır.)

TV’DE BİR BAYAN: Bay Johnson?

RON POPEIL: Evet?

(Scully,karşısındaki sandalyeye oturmuş babasını görür,üstüne mavi bir ışık inmiştir. Ağzı hareket etmekte ancak hiçbir ses çıkmamaktadır.)

TV’DEKİ BAYAN: Merak ettiğim bir şey var. Allen sarı renk kullandı ve ben daha önce hiç sarı renk kullanıldığını görmedim.

SCULLY: Baba? Sizin gittiğinizi sanmıştım.

(Scully doğrulur.)

Annem nerede?

(Cevap yoktur. Babası konuşmaktadır ancak ses yoktur. Telefon çalar,Scully ürker. Önce telefona sonra babasına bakar. Sandalye boştur. Telefon tekrar çalar. Scully’nin aklı çok karışmıştır. Ayağa kalkar,battaniye hala üstünü örtmektedir. Telefona doğru yürür ve açıncaya kadar iki defa daha çalar.)

Alo?

(Boğuk bir ağlama sesinden başka bir cevap gelmez)

MARGARET SCULLY: Dana?

SCULLY: Anne? Bir sorun mu var?

MARGARET SCULLY: Ba....Babanı kaybettik...kalp krizi geçirdi...bir saat önce...O..O gitti...

2.SAHNE
JACKSON ÜNİVERSİTESİ;KUZEY CAROLINA

(Bir kız ve oğlan yol kenarındaki arabada sevişmektedir.)

KIZ: Yemin ederim...Noel günü ailem hediye falan açarken ben sadece orda,küçük dünyamda,oturmuş “Keşke Jim’de burada olsaydı” diye düşünüyordum.

OĞLAN: Hmmm...Biliyorum

(Biri pencereye vurur. Dışarı baktıklarında bir el fenerinin ışığı gözlerini alır. Bir polis memuru,Lucas Henry,orada durmaktadır.)

OĞLAN: Hadi be,basıldık.

(Kız üstünden kalkarken oğlan dudaklarını elinin tersiyle temizlemeye çalışır. Pencereyi açar.)

Evet efendim?

HENRY: Araçtan inin lütfen.

OĞLAN: Özür dileriz efendim,yolumuza devam edeceğiz.

HENRY: Araçtan inin dedim.

(Oğlan kıza bakar,araçtan inerken pencereyi kapatır. Polisin yüzünü seçemez çünkü ışık yüzüne vurmaktadır. Işığı engellemek için elini kaldırır.)

Ellerini aşağıda tut. Kimliğini göreyim.

(Oğlan aşağı doğru bakar ve “polis memuru”nun kot ve bot giydiğini görür.)

OĞLAN: Hayır,seninkini görmeden olmaz.

(Henry oğlanın yüzüne fenerle vurur. Oğlanın yüzü cama yapışıp,kan süzülmeye başlayınca kız çığlık atar.)

3.SAHNE

FBI MERKEZ BİNASI;WASHINGTON D.C.

(Mulder bir dosya okumaktadır. Scully arkasından ona yaklaşır ve omzunun üstünden bakar.)

SCULLY: Seni en son bu kadar ilgili gördüğümde, “Yetişkinler İçin Video Haberleri”ni okuyordun.

MULDER: Bugün geleceğini sanmıyordum. Nasılsın Dana?

SCULLY: “Dana”. İyiyim,teşekkür ederim. Ne üstünde çalışıyorsun?

MULDER: 2 gün önce,Jackson Üniversitesi’nde bir çift kaçırıldı. Elizabeth Hawley ve James Summers,ikisi de 19 yaşında.

(Mulder çiftin bir resmini gösterir.)

Geçen sene, bir başka çift aynı şekilde kaçırılmış,günü bile aynı. Aradaki tek fark bu çift Duke Üniversitesi’ndendi. Bir hafta sonra, iki öğrenciyi de ölü buldular.

(Scully dosyaya göz atar.)

SCULLY: Canlı tutulup,o süre boyunca işkence edilmişlerdi.

MULDER: Kimse tutuklanmadı. Polis bunun bir defalık bir saldırı olduğuna inanmıştı,ama şimdi seri bir olay gibi gözüküyor. Her neyse,eğer katil duruma sadık kalırsa o çocukları bulmak için 5 günümüz var.

SCULLY: Bu çok merhametsiz bir süre.

MULDER: İşte bir merhametsiz süre daha.

(Bir masadan dosya almak için uzanır. Dosyayı verir.)

Bir hafta içinde Luther Lee Boggs, Kuzey Carolina gaz odasına oturmaya gidecek.

SCULLY: Olayla nasıl bağlantılı?

MULDER: Kaçırılmayla ilgili bilgilere sahip olduğunu iddia ediyor. Hawley’nin bileziğini en ufak ayrıntısına kadar tanımladı. Bu,sadece aile üyelerinin bilebileceği bir bilgi.

SCULLY: Yada kaçıran kişinin.

MULDER: Boggs yeteneklerinin bu çocukların kurtulmasını sağlarsa cezasının ömür boyu hapse indirilmesi gerektiğini düşünüyor.

SCULLY: Yetenekleri?

MULDER: Bu bilgileri psişik iletiler sayesinde elde ettiğini söylüyor.

(Masasına doğru gider ve oturur)

SCULLY: Mulder,şüphecilik kokusu mu alıyorum?

MULDER: Belki.

(Scully,Mulder’ın karşısına oturur.)

Boggs daha önce de oradaydı...gaz odasında. Benim dosyam onu oraya yollamakta yardımcı oldu. İnfaz tehiri onayı geldiğinde aslında sandalyeye bağlanmıştı. Bu deneyimin onda ruhlar ve şeytanlarla bağlantı kurma yeteneğini harekete geçirdiğini iddia ediyor. Psişik yeteneklere hiç kuşkum olmadan inanırım,ama bu davada değil. Boggs’ta değil.

SCULLY: Yani Boggs’un bu kaçırma olayını içerden yönettiğine inanıyorsun. Hayatını kurtarmak için bir oyun oynadığına?

(Mulder başıyla onaylar. Bir dosya verir.)

MULDER: Altı yaşında,Luther Boggs evinin sınırlarındaki tüm evcil hayvanları katletti. Otuz yaşındayken, Şükran Günü yemeğinden sonra ailesinden 5 kişiyi boğarak öldürdü ve sonra oturup Detroit-Green Bay maçının dördüncü çeyreğini izledi. Bazı katiller toplumun bir ürünüdür. Bazıları geçmişte yaşadıkları şiddeti tekrar uygular. Boggs öldürüyor,çünkü hoşuna gidiyor.

SCULLY: Ve senden onunla konuşmanı mı istediler?

(Mulder ayağa kalkar.)

MULDER: Aslında o benimle konuşmayı istedi.

SCULLY: Neden sen?

(Mulder silahını kabzasına yerleştirir.)

MULDER: Dosyamı okumuş ve sadece benim,onun ne olduğunu anlayabildiğime inanıyor. Her neyse, bu akşamüstü Raleigh’e gidiyorum.

SCULLY: Seninle geliyorum.

(Ayağa kalkar.)

Cenaze öğlen.

MULDER: Bence acele etmemelisin.

SCULLY: Çalışmaya ihtiyacım var.

MULDER: Baban için üzgünüm.

(Mulder elini Scully’nin yanağına koyar. Scully başını sallar. Mulder dışarı çıkmak üzere hareketlenir.)

Sonra görüşürüz.

SCULLY: (Fısıldayarak) Tamam.

(Mulder ceketini alır ve çıkar. Scully dosya çekmesine doğru gider ve bir doya çıkarır. Üstünde:

Federal Araştırma Bürosu

DC-X-167512

Ölülerle Düşsel Karşılaşmalar

yazmaktadır.

Scully dosyayı yerine koyar ve çekmeciyi çarparak kapatır.)

4.SAHNE
WILLIAM SCULLY’NİN CENAZESİ

(“Beyond the Sea” yüksek sesle çalarken,bir adam iskelede durup,William Scully’nin küllerini havaya fırlatmaktadır. Kıyıda Scully’nin ailesi durmaktadır. Dana annesinin yanındadır.)

SCULLY: Albay olduğu için Arlington’da bir cenaze töreni düzenlenebilirdi.

MARGARET SCULLY: Bu tam istediği gibi. Sadece aile.

(Rahatsız edici bir sessizlik olur. Külleri atan adam, özel kabı havaya doğru tutar ve şapkasını çıkarır.)

Gemisi Küba Kuşatması’ndan döndüğünde bu şarkı çalıyordu. Yanıma kadar uygun adımla geldi ve...bana teklif etti...

(Ağlamaya başlar.)

SCULLY: Senin ve babamın... doktorluk yerine bu yolu seçtiğim için hayal kırıklığına uğradığınızı biliyorum ama bilmem gerek...O benimle gurur duyar mıydı?

MARGARET SCULLY: O senin babandı.

(Bir martının çığlığı duyulur.)

5. SAHNE

MERKEZ CEZAEVİ; RALEIGH,KUZEY CAROLINA

(Luther Lee Boggs bir sandalyede oturmaktadır,elleri kelepçelidir. Sol yumruğunda “KISS”(ÖP),sağ yumruğunda ise “KILL”(ÖLDÜR) yazmaktadır.)

BOGGS: Luther Boggs’un ruhu cehennemin ateş denizinde boğuluyor. Şimdi ona sahibiz.

(Scully oturmakta,Mulder ise ayakta durmaktadır)

MULDER: Biz? Yani kurbanlarının ruhları mı demek istiyorsun?

BOGGS: Ölüler. Yaşayanlar. Tüm ruhlar bağlantılıdır.

MULDER: Ve sen kanalsın?

(Mulder oturur. Boggs’un nefes alması güçleşir. Tüm konuşma ve davranış şekli daha kadınsı bir şekle dönüşür.)

BOGGS: Iıh...Dana...Fox...lütfen buradan itibaren geçmişe dönebileceğimizi anlayın. Şimdiyi görebiliriz. Geleceği bilebiliriz.

MULDER: Nereden? Tam olarak neredesiniz?

(Boggs’un tavırları bir önceki haline döner.)

BOGGS: Bay Boggs günahlarından kurtarılmalı.

MULDER: Kuzey Carolina eyaletinin önümüzdeki hafta yapmak istediği de aynen bu.

(Boggs’un tarzı bir Brooklyn’lininkine dönüşür.)

BOGGS: Hayır. I-ıh. Anlaşma yapalım. Çocukların hayatına karşılık Boggs’unki. Ne dediğimi anladın mı?

MULDER: Önce doğruları söylediğini kanıtlamalısın.

( Boggs Mulder’a merakla bakar. Mulder cebinden küçük bir poşet çıkarır.)

Beni yanlış anlama Luther,ben inanmak istiyorum.

(Poşetin içinden bir parça mavi kumaş çıkarır,Boggs alır. Kumaşın üstünde ellerini gezdirdikçe,ağzına doğru götürdükçe nefesleri ağırlaşır.)

BOGGS: Oh...ah...oh...Tanrım,hayır. Durmalı. Dur,dur,dur,dur,dur! Acı! Çok acı...çekiyorum, çok acı...

(Mulder masada oturmakta ve hafifçe sırıtmaktadır.)

Iıh...oğlan,ııh,Jim...iple bağlanmış. Iıh,paket ipiyle.

(Bileklerini açıp öne doğru tutar. Ufak çığlılar atmaya başlar,kumaşı yüzüne tutmaktadır,yumruklarını iyice sıkmıştır.)

Ih...o,o kamçı, onları kamçılıyor bir,bir askıyla,tel askıyla. Oh.

(Nefes alması güçleşir ve Mulder’a korkuyla bakar.)

Karanlık yer. Soğuk. Bodrum. Depo,kullanılmayan. Bir melek...taştan. Şelale. Düşen su. Değil, şelale değil. Su değil. Onlar ordalar. Oh,Tanrım. Gitmem gerek. Gitmem gerek. Gitmem gerek. Ben,ben gitmeliyim.

(Sandalyesinde yığılır. Mulder yavaşça ona doğru yürür ve yüzüne bakmak için eğilir. Elinden kumaşı alır ve havada tutar.)

MULDER: Bunu New York Knicks t-shirtümden yırtmıştım. Olayla hiçbir alakası yok.

(Ayağa kalkar ve gider. Scully çantasını alır ve yürümeye başlar.)

BOGGS: (Şarkı söyleyerek) Biryerde...denizin ötesinde...

(Scully durur.)

Biryerde...beni beklemekte...

(Scully döner. Boggs ona bakar. Scully’nin gözünde Boggs babasına dönüşmüştür. Çarpılmış bir şekilde birkaç adım geriler,duygusal bir acı çekmektedir,gözleri kapalıdır. Gözlerini tekrar açar ve Boggs’a baktığında normala dönmüştür. Sesi William Scully’ninkine benzemektedir.)

Mesajımı aldın mı,Starbuck?

(Scully aceleyle dışarı çıkar,güvenlik görevlisiyle konuşan Mulder’ın yanından geçer.)

GÖREVLİ: Peki,çok sağolun

(Görevli,kabinine geri döner. Scully kapıda durur. Mulder ona bakar. Scully yavaşça döner.)

MULDER: Scully, bi sorun mu var? Boggs sana bir şey mi söyledi?

SCULLY: Hayır. Sorun babam...Üzgünüm,üzgünüm...

MULDER: Önemli değil. Bak,niye otele geri dönmüyorsun? Boggs’un bir sahtekar olduğunu ortaya çıkardık. Boggs iddia ettiği şey değil. Kaçırılma olayını o yönetiyor olabilir. Ve artık gözümüzün onun üstünde olacağını bildiğinden bu oyunuyla hiçbir yere varamaz. Şansı yok. Ben birkaç saat daha bekleyip onu sorgulamaya çalışacağım. Umarım,çocukların nerede olduğunu söyleyecektir.

(Boggs arkalarından yürümektedir. Her iki yanında güvenlik görevlileri vardır ve hücresine götürülmektedir.)

BOGGS: (Şarkı söyleyerek) Biryerde...sahilin ötesinde...öpüşeceğiz eskisi gibi...mutlu olacağız...denizin ötesinde...

(Kapı açılır ve Scully hemen çıkar.)

Ve bir daha asla...

6. SAHNE
KUZEY CAROLINA

(Scully arabasında oturmaktadır. Bir kırmızı ışıkta durur ve Boggs’un söylediklerini hatırlayarak gözlerini kapatır.

BOGGS: (Flashback) Düşen su. Değil,şelale değil.

(Kornasını çalan bir araba onu düşüncelerinden uyandırır. Gözlerini açar ve Niagara Oteli’ni görür,tabelada harflerin arkasında bir şelale resmi vardır. Scully kafasında yine Boggs’u görür.)

Taştan bir melek.

(Sağ tarafa bakar ve kucağında bir melek tutan,kanatlarını açmış bir melek heykeli görür. Scully sağa keskin bir dönüş yapar ve bir ara sokakta girer. Arabayı üstünde “kullanılmıyor” işareti olan bir kapının önünde durdurur. Odaya girer.İçerisi damlayan su sesi dışanda tamamen sessizdir. İki güvercin havalanınca Scully irkilir. Elfenerini yere doğru tutar ve birkaç tane mum ve bir bira şişesi görür. Eğilir ve yerdeki bileziği alır. Muma doğru tutar ama başka bir şeye gözü takılır. Tam karşıya bakar ve birkaç tane tel elbise askısı görür.)

7.SAHNE

SCULLY’NİN OTEL ODASI

(Scully sandalyesinde oturmaktadır. Yine babasını görür,karşısında oturmaktadır ve onunla kelimeler olmadan konuşmaktadır. Kapı çalınır.)

MULDER: Benim,Mulder.

(Kapıyı açmak için kalkar. Karşısındaki sandalyede şimdi kimse yoktur. Kapıyı açar.)

Az önce Liz Hawley’nin ailesinin,senin depoda bulduğun takının tanımını doğruladıklarını duydum. Polis orayı karış karış arıyor ancak henüz bişey bulamamışlar. Seni olay mahallinde bulmayı umuyordum.

(Scully sandalyeleri yerleştirmeye gider. Mulder içeri girer.)

SCULLY: Boggs itiraf etti mi?

MULDER: Hayır,hayır sadece 5 saat boyunca Boggs’un bağlantıları. 3. saatin sonunda ondan Jimi Hendrix’in ruhuyla bağlantıya geçmesini istedim ve “All Along the Watctower”ı çalmasını rica ettim. Biliyor musun, adam yirmi seneden beri ölü ama hala kendinden hiçbir şey kaybetmemiş!

SCULLY: Depoyu nasıl bulduğum konusunda polise yalan söyledim. Aslında hiçbir şüpheli olaya rastlamadım.

MULDER: Peki nasıl buldun?

SCULLY: Boggs’un söylediği yerdeydi.

MULDER: Sana Boggs’u anlatmıştım...

SCULLY: Orayı çıkıp aramadım! Onun tanımladığı işaretlere uygun bir yere rastladım...

MULDER: Farketmez! Boggs’un istediği tam da buydu! Seni oyuna getiriyor olabilirdi! Şu an ölmüş olabilirdin! Polis raporunda niye yalan söyledin?

SCULLY: Bu koşullar altında daha iyi bir açıklama olacağını düşündüm.

MULDER: Asıl demek istediğin kayıtlara Boggs’a inandığını itiraf etmek istemedin! Büro böyle bir şeyi “Spooky” Mulder’dan bekler,Dana Scully’den değil.

SCULLY: Uç olasılıklara kendimi açtığım için sevineceğini sanmıştım.

MULDER: Neden şimdi? Gördüğümüz bunca şeyden sonra niye Boggs?

(Mulder oturur.)

Bunun babanla bir ilgisi mi var?

(Scully başını hayır anlamında sallar.)

Senin FBI ajanı olmanı onaylamadığını söylemiştin. Şimdi eğer bu işte olman seni suçlu hissetmene,huzursuz yada rahatsız olmana neden oluyorsa bence geri çekilmelisin çünkü bu durum kararlarını bulanıklaştırıyorsa kendini tehlikeye atıyorsun demektir.

SCULLY: Bu işi seviyorum

MULDER: Babanı seviyorsun.

(Scully ağlamak üzeredir,odanın öteki tarafına yürür.)

Dana...Sadece gerçek oldukları zaman kendini uç olasılıklara aç. Bu Luther Boggs ve...baban içinde geçerli. Luther Boggs’a gelince,o,yalanların en büyüğü.

(Mulder ayağa kalkar ve Scully’ye doğru yürür.)

Onun dışardan biriyle çalıştığını ve o kanıtı oraya yerleştirdiklerini biliyorum. Bir sonraki hareketimizi planlarken çok dikkatli olmalıyız çünkü bizden beş adım önde. Sahip olduğumuz tek avantaj,zaman.

(Bir gazete alır. Alt taraflardaki bir haberin başlığı şöyledir: “Boggs’un İdamı İçin Gaz Odası Denendi.”)

8.SAHNE

MERKEZ CEZAEVİ ; RALEIGH,KUZEY CAROLINA

( Scully bir masada oturmakta,saatine bakmaktadır. Mulder içeri girer ve Scully’nin önüne bir gazete koyar.)

MULDER: Scully,şuna bak.

(Başlıkta “Kaçırılan Kolej Öğrencileri Bulundu” yazmaktadır. Altında “Polis Şüpheliyi Arıyor” cümlesini okuruz.)

SCULLY: İnanılmaz! Onları buldular mı?

MULDER: Boggs’un aynen bunu düşünmesini istiyorum.

(Oturur.)

SCULLY: Anlamadım,polis bizi niye haberdar etmedi?

MULDER: Çocuklar bulunmadı,haber sahte. The Carolinian bunu bizim için hazırladı,sadece 6 kişinin haberi var. Bugün Boggs haftalık telefon izinlerinden birini kullanıcak. Neler olduğunu anlamak için suç ortağını arayacağını umuyoruz.

(Boggs’un kapısındaki deliğin açılıp,bir elin sahte gazeteyi içeri sürdüğünü görürüz. Delikten Boggs’un kalkıp gazeteyi almak için yürüdüğünü görürüz. Delik kapanır. Mulder Boggs’un odasını gösteren bir kameraya bakar,Boggs’un yatağına oturup gazeteyi okuduğunu görür. Sonra da saatine bakar. Scully Mulder’ın arkasına oturur.)

Telefon izni 2 saat içinde.

(Boggs,koridordan iki güvenlik görevlisi eşliğinde geçer. Mulder,Scully,birkaç görevli ve birkaç takım elbiseli adam,onu içinde telefon bulunan bir odaya giderken izlerler. Boggs ellerini saçlarında dolaştırır,sonra telefonu kaldırıp bir numara çevirmeye başlar. Scully yanındaki adama doğru eğilir.)

SCULLY: Başla.

(Adam kayıt cihazını çalıştırır. Boggs telefonu kulağına götürürken kameraya bakar. Güvenlik odasında bir telefon çalmaya başlar.)

MULDER: Şu telefonu kapatın. Kapatın!

(Hepsi telefonu arar ancak Scully Mulder’ın cekedini farkeder.)

SCULLY: Mulder,sensin.

(Mulder ceketinin iç cebine elini atar,cep telefonunu çıkarır,anteni uzatır,bir düğmeye basar,ve kulağına götürür.)

MULDER: Mulder.

(Öteki tarafta Boggs vardır.)

BOGGS: (Telefondan) Nasıl oluyor da bana inanmıyorsun?

(Mulder ekrana bakar. Boggs da ona bakmaktadır.)

Ajan Scully bana inanıyor.

MULDER: Ajan Scully hepimizin inandığı şeye inanıyor. Çocukların sende olduğuna. Şimdi,onlar neredeler?

(Boggs telefonu düşürür ve inlemeye başlar. Scully kalkar.)

SCULLY: Mulder...Bizi işletiyor olsa bile onu takip etmeliyiz çünkü üç gün içinde...

MULDER: Liz Hawley ve Jim Summers ölmüş olacak.

SCULLY: Ve bir gün sonra da davaya olan tek bağlantımız gaz odasında kendine bir sandalye çekecek.

(Ekranda Boggs ağır ve zor nefes almaktadır.)

Anlaşmak zorundayız.

(Tekrar soruşturma odasındayız. Boggs aynı sandalyede oturmaktadır. Zor nefes almaktadır. Mulder tam karşısında oturmaktadır.)

BOGGS: Katil olma olasılığı,kaçıran kişiyi tahrik ediyor.

MULDER: İsim ne?

BOGGS: Göremiyorum...erkek...

MULDER: Anlat onu.

BOGGS: Küçük...zayıf...yirmilerinin sonunda...kafatası...

(Henry’nin kafatası küpesinin bir anlık görüntüsünü yakalarız.)

İnsan kafatası...

(Küpe tekrar gözükür.)

Gümüşi...gözleri,soğuk...çok soğuk...

(Kısa görüntüde Henry kafasını çevirir ve yüzü kameraya döner. Gözleri mavidir ve ölü bakmaktadır.)

Elizabeth’e bakıyor...

(Elizabeth yerde bağlanmış ve ağzı tıkanmıştır.Bağlarının içinde çırpınmaktadır. Boggs yüzünü buruşturur ve öksürmeye başlar.)

Tanrım,teli var...

(Henry tel askıyı eyer,inceltmektedir.)

Hayır...lütfen,hayır...

(Henry teli inceltmeyi bırakır,ve bir kamçı gibi savurur. Boggs sanki o vurulmuş gibi tepki verir. Scully’nin arkada oturduğunu şimdi görürüz.)

MULDER: Nerede o?

BOGGS: O...bir..pencerenin...pencerenin yanında.

(Henry’yi duvardaki bir deliğin yanında duran masaya doğru bakarken görürüz. Arkada Elizabeth’i görürüz. Henry kafasını kaldırır.)

Düşüncelerini...geri tutuyor...bizi öldürme düşüncelerini...bekliyor...Jordan Gölü’nün yakınında bir kayıkhane var.

(Mulder Scully’ye bakar,o sırada defterine not almaktadır.)

MULDER: Bunu yazdın mı?

(Scully not defterini kapatır ve kalemiyle birlikte kaldırır. O ve Mulder kalkar. Elektronik bir ses duyulur ve kapı açılır. Dışarı yürümeye başlarlar.)

BOGGS: Mulder...

(Geri dönerler.)

Beyaz haçın yanına gitme...Seni yerde görüyoruz...Ve kanın beyaz haça dökülüyor.

(Dışarı çıkarlar.)

9. SAHNE

KAYIKHANE;JORDAN GÖLÜ,RALEIGH,CAROLINA

(Henry Jim ve Elizabeth’e doğru yürümektedir,yürüdükçe bacağını telle kamçılar. Bacağına her vurduğunda çocuklar çığlık atar. Jim bir direğe bağlanmıştır ve ağzı tıkalıdır. Henry Elizabeth’e doğru eğilir ve ona vurmak için teli kaldırır.)

ELIZABETH: (Ağzı tıkalı) Hayır,hayır,hayır,hayır,yeter...

(Bir gürültü duyulur ve Henry başını kaldırır. Dışarda,ajanlar kayıkhaneyi sarmıştır. Scully ve Mulder bir grup FBI ajanının önünde ilerleyerek ana kapıya yönelirler. Bir ajan kapıyı tekmeleyerek kırar ve hepsi içeri koşar.)

AJAN: Bir şey görebiliyor musun?

2. AJAN: Negatif.

(Scully ve Mulder yerde Elizabeth’i görürler. Scully onu kontrol etmek için koşar.)

SCULLY: İskeleyi arayın!

(Ajanlar ayrılmaya başlarken,Mulder bir koridoru kontrol eder. El fenerini silahıyla birlikte tutmaktadır,fener parlar. Arkaya doğru yaklaştıkça dev beyaz haçı daha rahat seçebilmekteyiz. Bir ses duyar ve arkasını döner. Suyun karşı tarafında birkaç çarşaf asılıdır. Çarşaflarda bir hareketlenme görür ve silahını doğrultur.)

MULDER: Federal ajan!

(Bir kurşun çarşafların arasından fırlar ve Mulder’ı vurur. Mulder çığlık atar ve düşer. Scully silah sesini duyar.)

SCULLY: Mulder!

(Çarşafların arasında saklanmış olan Henry,bir botla uzaklaşır. Scully Mulder’ın yanına koşar. Ajanların birbirine anlaşılmaz biçimde emirler vermesini duyarız.)

AJAN: Oraya gidin,şimdi!

SCULLY: Ambulansa ihtiyacımız var...bir ajan vuruldu!

(Ceketini çözer,çıkarır ve Mulder’ın üstünü örter. Arkasını döndüğünde,dev beyaz haçın diplerinde yükseldiğini görür. Mulder’ın kanı,haçın üstündedir.)

10. SAHNE

HASTAHANE;RALEIGH,KUZEY CAROLINA

(İki adam Mulder’ı sedyeyle acil servise yürütmektedir. Mulder oksijen maskesi takmaktadır.)

PARAMEDİK: Neyimiz var?

DOKTOR: Uyluk kemiği boyunca vurulmuş...

HEMŞİRE: Kolundan nabzını alamıyorum...

DOKTOR: Tamam,bu veriler üstünde bir B.P. istiyorum...Sedyeye alın.

PARAMEDİK: Bir,iki,üç...

(Paramedikler Mulder’ı tekerlekliden kaldırıp sedyeye yatırırlar. Mulder öksürür ve sallanır. Scully içeri girer.)

HEMŞİRE: Kan basıncı elimle 67.

DOKTOR: Tamam,sıkıca bağlayın ve altıda görüntülenmek üzere hazırlayın,hemen iki litre normal serum verin,ve kayıttan sonra iki ünite 0 negatif verin. Onu hemen transfer edelim.

11. SAHNE

ELIZABETH HAWLEY’NİN HASTAHANE ODASI

(Elizabeth değişik suçluların resimlerine bakmaktadır. Scully yatağın yanında durmaktadır ve bir adam resimleri kız için değiştirmektedir.)

ELIZABETH: Hayır.

(Bir sonraki resme geçer.)

Hayır.

(Bir sonraki.)

Hayır.

(Bir sonraki resme geçtiğinde,Elizabeth başka tarafa bakar. Adam resmi Scully’ye verir,bir başka adam dosyadan okumaya başlar.)

ADAM: Lucas Jackson Henry,28. Angola Lousiana’da tecavüz ve uyuşturucudan yatmış. Fazla büyük şeyler değil aslında. Kişisel tarihinde lise sevgilisinin öldüğü ve annesinin boynunun koptuğu bir trafik kazasına şahit olmuşluğu var.

(Dosyayı Scully’ye verir. Profillere bakar.)

Bu kazanın yedinci yıldönümü üç gün içinde.

SCULLY: Olayı tekrar yaşıyor. Sürenin nedeni bu.

(Pencereye doğru yürür.)

ADAM: Bulduğumuz en önemli unsur,Luther Lee Boggs’un son beş cinayetini bir ortakla birlikte işlediğine dair güçlü şüphelerin varlığı. Durham’daki polisler mahkemede asla kanıtlayamamalarına rağmen bu ortağın Lucas Henry olduğunu bildiklerini söylüyorlar.

12. SAHNE

MERKEZ CEZAEVİ; RALEIGH,KUZEY CAROLINA

(Elektronik ses duyulur ve daha önceki odanın kapısı açılır. Bir güvenlik görevlisi odadan çıkarken Scully içeri hışımla girer.)

SCULLY: Bizi işlettin. Bu işte Lucas Henry ile berabersin. Bu Mulder için bir tuzaktı çünkü o senin içeri atılmana yardımcı oldu. Sana şunu söylemeye geldim,eğer senin yüzünden o ölürse bundan dört gün sonra kimse beni o şalteri indirip seni gaza boğarak bu dünyadan defolmanı sağlamaktan alıkoyamıyacak seni orospu çocuğu!

(Kapıya döner ve açılmasını bekler.)

BOGGS: Dana...

(Scully tekrar döner. Ancak Boggs yerine Mulder’ı görür.)

(Mulder olarak) Bana inanan sendin!

(Scully elleriyle kulaklarını örter ve gözlerini kapatır.)

SCULLY: Hayır! Hayır,sana inanmıyorum!

(Tekrar açar ve Boggs normale dönmüştür.)

BOGGS: Eğer bana inanmıyorsan,belki kendin inanırsın.

(Duraksar ve saçıyla oynamaya başlar. Davranışları tekrar değişir,bu sefer küçük bir çocuğunkine.)

Bir seferinde on dört yaşındayken,ailem yattıktan sonra alt kata tek başıma gizlice inmiştim. Annemin sigaralarından birini alıp karanlıkta verandaya çıkmıştım. Accaip korkuyordum. Kalbim deli gibi çarpıyordu,yani,bilselerdi eğer beni öldürürlerdi. Ama çok heyecanlıydım. Sigara yüzünden değildi,yani,iğrençti ama yapmamam gereken bir şeydi. O yüzden.

SCULLY: Bu herhangi bir çocuğun anısı olabilir.

(Hikaye onu sarsmıştır. Boggs normale döner.)

BOGGS: Ne istediğini biliyorum. Ve kiminle konuşmak istediğini. Niye sadece bana sormuyorsun?

(Scully ağlamak üzeredir.)

SCULLY: Sana inanırım...eğer...onunla konuşmamı sağlarsan.

(Boggs derin bir nefes alır,sonra çöker ve bırakır. İki defa homurdanır. Nefe alması ağırlaşır. Scully’ye bakar,ifadesi ve tavrı babasına benzemektedir.)

BOGGS: Starbuck...

(Boggs seğirir,yüzünü ekşiterek kelepçelerini çekiştirir. Tavrı ve ses tonu neredeyse şeytanidir.)

Hayır,hayır,hayır! Anlaşma olmadan kimse kimseyle konuşamaz! Sakın benim ölüm korkumu küçümseme ve sakın o sandalyeye gitme dehşetimi hor görme. O sandalyeye tekrar tekrar gitmek benim için cehennemden dahada beter olduğunu biliyorum ama bu hayatta,benim tek hayatımda asla tekrar gitmek istemiyorum! Asla! En son,ölümün kapısına gittim ve içeri baktım...

(Ekran iyice parlar ve siyah-beyaza dönüşür. Bir rahip İncil’den Son Ayinler’i okumaktadır. Ses yoktur.)

O güne kadar hiç papazla konuşmamıştım,ve o gün bana dediki: “ O ki sevmeyen,ölümün içinde kalır ve o ki kardeşini sevmeyen bir katildir.”

(Boggs papaza bakar. Bir görevli içeri girer ve ona son yemeğini verir.)

“Ve hiçbir katilin O’nun yanında sonsuz hayatı yoktur.” Son yemeklerinden sonra öldürdüğüm ailem, benimkini izlemek için oradaydılar.

(Boggs soluna bakar ve ailesini görür,onu izlemektedirler. Boggs bir koridor boyunca yürütülür,koridor boyunca her iki taraftada ailesinin üyeleri durmaktadır.)

Ve onları öldürürken onların yaşadığı korku ve dehşet bana aşılanmıştı...

(Boggs sandalyeye bağlanmıştır ve kalp atışlarını kontrol eden bir tel göğsüne yapıştırılmıştır.)

Ve sadece onların toplu korkusu cehennemden bir lezzetti sanki. Ve sonra bedenimden ayrıldığımı hissettim. Beni öldürdüklerini sandım.

(Boggs kafasını arkaya atar ve gözlerini kapatır. Birden,ruhlar bedeninden içeri girmeye başlar;inleyerek;içine girerlerken kıyafetleri ve özellikleri kısa süreliğine Boggs’unkine benzer.)

Ve binlerce ruhun bedenime girdiğini gördüm.

(Ekran tekrar sorgulama odasına dönünceye kadar parlar.)

Orası soğuk ve karanlık bir yer,Scully. Mulder şu an oraya bakıyor.

SCULLY: Orası senin için için soğuk ve karanlık olabilir ama Mulder ve babam için değil.

BOGGS: Eminim bunu sana kendi söylemek ister ama ona izin vermeyeceğim. Sen benimle anlaşma yapmadan kimse konuşmayacak.

SCULLY: Sana inanmıyorum.

BOGGS: Pekala,o karanlık ve soğuk yerde yalancılar için bayağı yer var,Scully. Sen devam et ve nasıl istiyorsan ona göre oyna ama bana inandığını biliyorum. Ama bir yargıcı benim Lucas Henry ile beraber çalıştığıma inandırmaya ihtiyacın varsa devam et. Çünkü her iki durumda da,bu işte Lucas’la berabersem de, psişik kanalsam da, anlaşma olmadan hiçbir bilgi gelmeyecek. Hadi dostum,kaybedecek hiçbir şeyim yok.

(Scully kapıya doğru döner.)

SCULLY: Görevli!

(Boggs ayağa kalkar,Scully’nin arkasındadır.)

BOGGS: Eğer ölürsem,o çocuk soğuk ve karanlık yere gider.

(Elektronik ses duyulur ve hücre kapısıyla dış kapı açılır. Scully dışarı çıkar ve kapılar kapanırken durur. Gözlerini bir süreliğine kapatır,sonra uzaklaşır.)

13. SAHNE

MULDER’IN HASTAHANE YATAĞI; RALEIGH,KUZEY CAROLINA

(Scully Mulder’ın yatağının kenarında oturmakta,Mulder onu dinlemektedir. Bir sürü cihaz bağlıdır ve arka planda makinalardan “bip” sesleri gelmektedir.)

SCULLY: Lucas Henry ve Jim Summers’tan hala bir iz yok. Raleigh polisi dediki...

MULDER: Ne olursa olsun,ona inanma. Boggs tüm bu kurmacayı onu idam ettirdiğim için benden intikam almak için düzenledi. Sen onun için,benden sonraki en iyi şeysin.

SCULLY: Mulder,bunu söyleyeceğimi asla düşünmezdim...ama ya başka bir açıklaması varsa?

MULDER: Onunla...anlaşma yapma. Seni son kurbanı yapmaya çalışıyor olabilir.

14. SAHNE

MERKEZ CEZAEVİ; RALEIGH,KUZEY CAROLINA

(Elektronik ses duyulur ve kapı açılır. Boggs bir güvenlik görevlisi eşliğinde içeri girer. Görevli çıkar ve kapının kapnmasını duyarız. Scully Boggs’un karşısında oturmaktadır.)

SCULLY: Pekala,Bay Boggs,anlaşmanı aldın.

(Boggs başını sallar ve birkaç gözyaşı döker.)

BOGGS: Teşekkür ederim bayan. Teşekkür ederim.

SCULLY: Pekala,neredeler?

(Boggs yüksek sesle nefes verir ve sandalyesinde çöker. Scully ifadesiz bir şekilde onu izler. Boggs yine tavır değiştirir. Tavana bakar.)

BOGGS: Iıh...Ben..ııh...çemberler...ııh gibi...görüyorum...Iıh...bilmiyorum fıçılar...gibi...Hayır,hayır,daha büyük ııh...dev...gibi...sarnıçlar,ııh...fabrika. Iııh.. kullanılmıyor. Morrisville yakınlarındaki eski Mavi Şeytan Bira Fabrikası. Oh,Tanrım,hazır...hazırlanıyor. O,o,o hazırlanıyor,ıım,ö..öldürmeye hazırlanıyor,öld...uuuhh...

(Nefes verir ve çöker. Scully eşyalarını çantasına koyar.)

SCULLY: Luther eğer gerçekten psişik olsaydın...

BOGGS: Yalan söylediğini bilirdim. Aslında bir anlaşma olmadığını. Denediğini biliyorum.

(Scully çantasını alır ve kapıya yönelir. Ses duyulur ve kapı açılır.)

Scully...

(Scully döner.)

Şeytandan sakın. Henry’yi şeytana kadar takip etme. Onu bana bırak.

(Scully çıkarken güvenlik görevlisi içeri girer.)

15. SAHNE

MAVİ ŞEYTAN BİRA FABRİKASI; MORRISVILLE,KUZEY CAROLINA

(Henry bir el baltası sallar ve çığlık atar. Baltayı iki kez bir masaya vurur. Bir başka masaya bağlı ve ağzı paket bandıyla kapalı olan Jim inler ve ağlamaya başlar. Henry bir çıkıntıya doğru yürür ve ordan Jim’in yanına atlar. Saçlarından tutar ve baltayı kaldırır,vurmaya hazırlanır.)

AJAN: Dur!

(Henry durur ve o tarafa döner. Ajanlar içeriye doluşur silahları tetiktedir. Scully devreye girer Henry’ye nişan almıştır.)

SCULLY: Federal ajanlar,silahlıyız! At silahını.

(Henry yavaşça silahını indirir. Atmak için silahını birden yükseltir ancak Scully onu göğsünün yanından vurur. Henry çığlık atar ve ve geriye gitmeye başlar. Scully ve birkaç ajan daha onu yakalamak için peşinden giderler. Henry baltayı bırakır ve koşmaya başlar. Diğer ajanlar Jim’i kontrol etmeye gider.)

AJAN: İşte orada!

2. AJAN: Bir ambulans çağırın!

AJAN: Durun.

2.AJAN: Herşey yoluna girecek evlat...

(Scully’nin ekibi bir köşeyi döner ve koridorda koşmaya başlar.)

AJAN: Biri buraya gelsin! Git burdan!

(Henry koridorda duvara çarparak ve inliyerek koşar. Ajanlar merdivenlerde durur,her iki taraftaki duvara sırtlarını dayayarak pozisyon alırlar.)

SCULLY: Hadi!

(Bir ajan merdivenlerden yukarı koşmaya başlar ancak bir metal fıçı yüzüne isabet eder. Ajan yere yuvarlanırken Henry koşmaya devam eder. Scully ve bir başka ajan Henry’nin peşinden koşmaya devam ederken, bir değeri yere düşen arkadaşını kontrol eder. Henry içinde sıçanların olduğu bir odaya girer,sola döner. Scully ve ajan odaya girer. Ajan sağa,Scully sola gider. Henry bir başka odaya koşar ve merdivenlerden yukarı çıkarak bir asma iskeleye gelir. Arkada duvara boyanmış dev bir mavi şeytan resmi vardır. Scully koşarak gelir,silahını doğrultmuştur,ama şeytanı görünce indirir. Henry ona bakar ve ayaklarının altında bir çatırtı duyar. Aşağı bakar ve üstünde durduğu tahtaların kırıldığını görür. Düşmeye başlar ve ve bir çarpma sesi gelene kadar çığlığı duyulur. Scully parmaklıkların üstünden Henry’ye bakar,iki-üç düşüşten sonra ölmüştür. Scully merdivenlere oturur,bir ajan koşarak gelir.)

AJAN: Burada!

(Scully duvardaki mavi şeytana bakar.)

16. SAHNE

MERKEZ CEZAEVİ; RALEIGH,KUZEY CAROLINA

(Şeytanın yüzü ekranda kaybolurken,Boggs görünür,yatağında oturmaktadır. Scully o tarafa yürür ve Boggs’un hücresinin önünde durur.)

BOGGS: Veda etmeye mi geldin?

SCULLY: İnanıyorum...ki eğer bu kaçırılmayı sen yönetseydin Lucas Henry beni uyardığın...tehlikeden...haberdar olurdu. O köprüden asla geçmezdi. Yani sen...Jim Summers’ın hayatını kurtardın. Ama aynı zamanda benimkini de.

(Boggs kafasıyla onaylar,ayağa kalkar ve kapıya doğru yürür.)

BOGGS: Buraya bitmemiş işler için mi geldin? Babanın mesajını mı istiyorsun? Şimdi değil. Bu gece orarada ol. Benim şahidim ol. Ve beni o sandalyeye koyduklarında...ve o kalkanı indirdiklerinde...mesajını alıcaksın.

(Tekrar yatağına oturur. Saat şimdi 5:57’dir. Bir güvenlik görevlisi Boggs’un hücresine girer ve son yemeğini koyar. Boggs soluna bakar ve ölü ailesini tekrara görür,siyah-beyaz şekilde. Boggs prangalı bir halde aynı koridorda tekrar yürümektedir. Ailesini yine koridorun her iki tarafında sıralanmış ve siyah-beyaz görür. Birbirleriyle fısıldaşmaktadırlar. Boggs durur ve geri döner,duygusal acı çektiği bellidir. Görevli onu tekrar döndürür.)

17. SAHNE

GAZ ODASI; MERKEZ CEZAEVİ; RALEIGH,KUZEY CAROLINA

(Boggs bir kez daha sandalyeye bağlanırken güçlükle nefes almaktadır. Kalp atışlarını kontrol eden teli yapıştırırlar. Boggs’un önündeki kapı açılır ve iki adam bir rahiple beraber orada durur.)

RAHİP: Cenetteki Baba’mız,ismin kutsal kalsın ve Krallığın hep orada olsun,dünyada Cennet’teki gibi olsun...

ADAM: Bir şey söylemek istiyor musun?

RAHİP: Ve lütfen günahlarımızı affet zira biz bize karşı günah işleyenleri affediyoruz...

(Bir başka adam görüntüye girer. Şahittir. Boggs kafasını “Hayır” anlamında sallar. İlk adam diğerine başıyla onaylatır.)

Ve bizi günaha teşvik edenlere yönlendirme,aksine bizi kötülüklerden arındır çünkü orası Senin Krallığın,Senin kuvvetin ve Senin kudretin...

(Kase içindekiler sıvının içine dökülür. Gaz yükselir ve sıvı köpürmeye başlar.)

Sonsuza kadar. Amin.

(Boggs’un yüzündeki ifade tamamen dehşet doludur.)

18. SAHNE

MULDER’IN HASTAHANE ODASI; RALEIGH,KUZEY CAROLINA

(Scully Mulder’ın ayakucunda oturmaktadır.)

SCULLY: Boggs’u düşünüyordum. Eğer senin ortağın olduğumu biliyorduysa, benim hakkında bildiği herşeyi bir yerlerden öğrenebilirdi. Babam hakkındaki herşeyi...

MULDER: Scully.

(Scully kalkar ve ona doğru yürür.)

SCULLY: “Beyond The Sea” annemle babamın düğününde çalmış. Vefat eden yakınların tekrara görülmesi sıkça rastlanan psikolojik bir fenomen. Eğer babamın...

MULDER: Dana. Gördüğün bunca şeyden,bunca kanıttan sonra,niye hala inanmıyorsun?

(Scully iç çeker ve yatağa oturur.)

SCULLY: Korkuyorum. İnanmaya korkuyorum.

MULDER: O korkuyla yüzleşemedin mi? Bunun babanın sana ne söyleyeceğini asla öğrenememek olduğunu bilmene rağmen?

SCULLY: Ama biliyorum.

MULDER: Nasıl?

SCULLY: O benim babamdı.

(Mulder başıyla onaylar ve elini Scully’nin omzuna koyar.)

[SON]


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR