1x03 :: CONDUIT

< TEASER >

( Okobogee gölünde akşam. Ruby Morris ve küçük erkek kardeşi Kevin Morris gölün oradaki karavanlarının yanında yaktıkları kamp ateşinin yanında uyumaktadır. Karavanda ise anneleri Darlene Morris uyumaktadır. Birden sehpanın üzerindeki bir bardak kahve sallanmaya ve karavan sarsılmaya başlar. Parlak bir ışık sarsıntılardan uyanan Darlene'in gözünü kamaştırır. Kadın bağırarak duvara doğru geriler. Sarsıntı birdenbire başladığı gibi durur. )

DARLENE MORRİS: Çocuklar!

KEVİN MORRİS: Anne! Anne!

DARLENE MORRİS: Kevin!

KEVİN MORRİS: Anne!

( Kadın kapının koluna dokunur, ama eli yanınca hemen geri çekmek zorunda kalır. )

Anne! Anne!

( Kadın bulduğu bir tutacakla kapıyı açar. )

Anne! Ruby gitti.

( Kadın dışarı çıkıp Kevin'ın elini tutar. Koşarak karavanın her iki tarafına da bakar. )

DARLENE MORRİS: Ruby! Ruby!

( Durdu ve gökyüzüne bakar. )

RUBY!


< JENERİK >


< FBI GENEL MERKEZİ, WASHİNGTON D.C. >

( Scully Bölüm Şefi Blevin'in odasındadır. Blevins Scully'ye yeşil bir dosya uzatır. )

BLEVİNS: Bu ajan Mulder'ın yeni 3-0-2si. Bu dosyanın kendisine verilmesini ve yolculuk masraflarınızın karşılanmasını istiyor.

SCULLY: Sioux City, Iowa. Bunu ilk defa görüyorum.

BLEVİNS: Bu dosya bana resmi yollardan geldi. Mulder'ın ekip şefi üzerinden GS-14 ile bana iletildi.

SCULLY: Anlamıyorum.

( Dosyanın içinde gazeteden kesilmiş bir makale vardır: UZAYLILAR TARAFINDAN ÇADIRDAN KAÇIRILAN ÇOCUKLAR. )

BLEVİNS: Mulder bir gazetenin manşetlerine bakarak FBI'dan bu olayı araştırmak için izin istiyor.

SCULLY: Öyleyse başka kanıtları da olmalı..

BLEVİNS: 3-0-2sine göre yok.

SCULLY: Kabul etmeliyim ki biraz tuhaf. Mulder için bile.

( Blevins ayağa kalkar ve dosya dolabından bir dosya çıkartır. )

BLEVİNS: Belki bununla ilgilidir. Bir göz atın.

( Dosyayı Scully'ye verir. )

SCULLY: Bir X dosyası.

( Scully dosyanın sayfalarını çevirmeye başladığında bu dosyanın Mulder'ın kız kardeşine ait olduğunu görür. Dosyanın içinde Samantha'nın küçük bir kızken sahilde çekilmiş fotoğrafıyla beraber şu bilgiler vardır:

İSİM: Samantha Mulder
ADRES: 2790 Vine Street
DOĞUM YERİ: Chilmark, Massachussetts
DOĞUM TARİHİ: 22 Ocak 1964
UYRUĞU: Amerikan

NOT: Yakınının ismi ve adresi:
Fox Mulder ( erkek kardeşi ) c/o FBI Washington Bürosu )

( Scully yerine oturur. )

BLEVİNS: Bunları sizinle paylaştı mı? Onu korumanıza gerek yok. Dosyayı kendisi hazırlamış ve altında da kendi imzası var.

SCULLY: Onun kız kardeşiymiş. 21 yıl önce kaybolmuş. O zamanlar Mulder 12, kız kardeşi 8 yaşındaymış. Olay olduğunda odada olduğunu iddia ediyor. Birden parlak bir ışığın geldiğini ve odaya bir şeyin girdiğini hissettiğini söylüyor.

BLEVİNS: Sizce ajan Mulder'ın kişisel merakı profesyonelce kararlar almasını engelliyor mu?

SCULLY: Bu fikre katılmıyorum.

BLEVİNS: Ama görünüşe göre öyle. ( Blevins yerine oturur. ) Bildiğiniz gibi ajan Mulder'ın açıklanamayan olaylara olan ilgisi onun büro ile sürtüşmesine neden oluyor. Bu son olayda olduğu gibi. Bu 3-0-2yi onaylamayacağım.

SCULLY: Efendim, en azından onunla konuşmama izin verin.


< GİZLİ DOSYALAR OFİSİ >

( Scully odanın içinde dolaşarak masasında oturan Mulder'la konuşmaktadır. )

SCULLY: Bu, olayı bir araştırma haline getirmek için yeterli görünmüyor.

MULDER: Tamam Scully. Aynı fikirde değiliz. Bu ilk değil ve son da olmayacak.

SCULLY: Eğer inandırıcı bir kaynağımız olsaydı o zaman...

MULDER: İşte bu bilimin özü. Alakasız bir soru soruyorsun ve bu seni bir cevaba götürüyor.

SCULLY: Peki bu olayı ne... ( Mulder'ın 3-0-2sindeki makalenin kesildiği National Comet dergisini kaldırıp kapaktaki başlıklardan birini okuyarak.. ) yüz yaşında kertenkele bir çocuk doğuran kadından daha inandırıcı yapıyor?

MULDER: Çünkü bu kertenkele çocuk Okobogee Gölü'nün yakınlarında doğmamış.

SCULLY: Oko- ne?

MULDER: Bogee. ( Ayağa kalkıp Scully'nin kulağına fısıldar. ) Okobogee.

SCULLY: Bunun benim için bir anlamı mı olmalı?

( Mulder ışıkları kapatır. )

MULDER: Sadece alabalık avlamayı ya da UFOların görüldüğü yerleri biliyorsan.

SCULLY: Belirlenmiş yerler.

( Mulder projektörü açtığında karşılarına bir UFO slaytı çıkar. )

MULDER: 1967'nin Ağustosunda tam dört tane UFO görülmüş ve bunlardan biri hava tahmin uçağı tarafından onaylanmış. ( Mulder daha büyük bir UFO fotoğrafı gösterir. ) Bu da aydınlatılmış ve dijital olarak büyütülmüş olanı.

SCULLY: Bu fotoğrafı uçağın pilotu mu çekmiş?

MULDER: Hayır, bunu bir izci kız çekmiş. Dokuz kızın dördü bir şey gördüklerini iddia ediyorlar. Hatta başlarındaki kadını da sayarsak beş. Hava Kuvvetleri bunun şiddetli rüzgara rastlamış bir hava tahmin balonu olduğunu söyledi. Ama bölgenin 700 mil çevresinde o gün hiç hava tahmin balonu kalkmamış. ( Mulder projektörü kapatıp Scully'ye bir dosya verir. ) Şimdi bana 1967'deki o izci kızların isimlerini oku.

SCULLY: Lisa Tyrell, Bonnie Winston, Dorreen McAllister, Darlene Mor..

( Mulder üzeri çizilmiş bir ismi gösterir. )

MULDER: İşte o aynı Darlene Morris.


< SİOUX CİTY, IOWA >

( Mulder ve Scully arabalarını parkedip eve doğru yaklaşır ve kapıyı çalarlar. )

SCULLY: Bayan Darlene Morris? ( Scully kimliğini gösterir. ) Ben Ajan Scully ve bu da Ajan Fox Mulder. Dün gece telefonda konuşmuştuk.

DARLENE MORRİS: Lütfen içeri gelin. ( İçeri girerler. ) Aslında yeteri kadar sesimi çıkarırsam birinin beni duyacağını biliyordum. Ama FBI'ı hiç beklemiyordum. Bu Kevin. Kevin "merhaba" de.
( Kevin yan odada bir masanın yanında oturmaktadır. ) Kahve ister misiniz?

SCULLY: Hmmm.

( Scully Darlene'in arkasından mutfağa giderken Mulder'a bakar. Mulder'ın şöminenin üstünde duran Ruby'nin fotoğraflarına baktığını görür. Mulder Ruby'nin küçük bir kızken çekilmiş fotoğrafına dokunur. )

( Darlene, Scully ve Mulder mutfakta oturmaktadır. )

DARLENE MORRİS: Bazı günler kendimi yataktan bile çıkaramıyorum. Ve Kevin çok garip davranıyor. Artık ne yapacağımı bilmiyorum. Sadece kızımı geri istiyorum.

SCULLY: Bayan Morris, boşanmanız sırasında bir velayet davası oldu mu?

DARLENE MORRİS: Charles'ın bu olayla bir ilgisi yok.

SCULLY: Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?

DARLENE MORRİS: Çünkü ne olduğunu biliyorum. Daha önceden olduğu gibiydi.

MULDER: 1967 yazındaki kız izci kampı mı?

DARLENE MORRİS: Bunu nereden biliyorsunuz?

MULDER: İsminiz Evanston, Illionis'teki UFO incelemeleri merkezinde kayıtlı.

DARLENE MORRİS: Gerçekten mi?

MULDER: Evet. Hava tahmin uçaklarından birinin pilotu da aynı gün sizinki gibi bir gözlem yapmış.

DARLENE MORRİS: Onlar kızımı aldılar, değil mi Bay Mulder?

( Uzun bir sessizlik olur. )

MULDER: Siz.. Siz Kevin'ın da o gece orada olduğunu söylemiştiniz.

DARLENE MORRİS: O hiçbir şey görmemiş. Uyuyormuş.

MULDER: Onunla konuşabilir miyim? ( Darlene başını sallar. ) Teşekkürler.

( Mulder ayağa kalkar ve diğer odaya doğru yürür. )

DARLENE MORRİS: Biliyor musunuz, ben bu hikayeyi birçok kez anlattım. Gazetelere ve polise. Her seferinde insanların gözünde şu an sizin gözünüzdeki gibi bir ifade vardı.

( Kevin hiçbir kanalı göstermeyen bir televizyonun önünde oturmuş ekrana bakmaktadır. )

MULDER: Selem dostum! Oturabilir miyim? ( Kevin omuz silker. ) Teşekkürler. ( Mulder masanın kenarına oturur. ) Annen bana kabuslar gördüğünü söyledi.

KEVİN MORRİS: Olabilir.

MULDER: Bana bunlardan bahsetmek ister misin?

KEVİN MORRİS: Hayır.

MULDER: Pekala. ( Mulder Kevin'ın birşeyler yazdığını fark eder. ) Ne yapıyorsun? ( Kevin arkasını dönüp Mulder'a bakar. Sonra yeniden önüne dönüp yazmaya devam eder. ) Bir şey hakkında mı çalışıyorsun? ( Kevin kafasını sallar. ) Bakabilir miyim? (Kevin bloknotunu kaldırıp Mulder'a verir.)
Teşekkürler.

( Mulder kağıda bakınca sadece 1ler ve 0lar yazılmış olduğunu görür. Kevin televizyonu işaret eder. )

KEVİN MORRİS: Oradan geliyorlar.

MULDER: Televizyondan mı?

( Kevin televizyonu işaret etmeyi bırakır ve kafasını sallar. )


< SIOUX CİTY ŞERİF DEPARTMANI >

( Bir fax gönderilmektedir ve üzerinde şu bilgiler vardır:

TARİH: 26 Ağustos.
GÖNDEREN: Fox Mulder.
ALICI: Daniel Bernstein
GÖNDERİLEN YER: Cryptography Bölümü FBI, Washıngton D.C. )

( Mulder telefonla, Scully şerifin ofisinde şerifle konuşmaktadır. )

MULDER: Ne olduğunu bilmiyorum. Belki bir şifre ya da ona benzer bir şey. Herhangi bir şey de olabilir, hiçbir şey de. Meşgul olduğunu biliyorum. Arkadaşımın bir arkadaşının bir arkadaşından senin için Redskins maçının biletini bulabilirim. Tamam. Pekala, beni nerede bulacağını biliyorsun değil mi? Teşekkürler Danny.

( Şerifin ofisinde. Şerif yerine oturur. )

ŞERİF: Ortağınıza da söylediğim gibi. Kaçırılmaya yönelik hiç kanıt bulamadık. Telefon yok, fidye notu yok ve bir ceset de bulamadık..

MULDER: Onun kaçmış olduğunu sanıyorsunuz.

ŞERİF: Bu Ruby Morris'in evden ilk kaçışı olmayacak.

MULDER: Annesinin gördüklerini nasıl açıklayacaksınız?

ŞERİF: Darlene'in çok geniş bir hayal gücüne sahip olduğunu düşünüyorum. Ben bu hikayeyi birinci sınıftan beri dinliyorum.

MULDER: Öyleyse onun ifadesini yok sayıyorsunuz.

ŞERİF: İfade raporumda var.

MULDER: Ama araştırmasını yapma zahmetine katlanmadınız.

ŞERİF: Kamp yerine gittik. Hiçbir şey bulamadık. Size bir şey söylememe izin verin. Darlene'in kızı bir masumluk örneği değildi. Onu kaç defa park etmiş arabalardan çıkardığımı, kaç defa sokak kenarlarında kustuğunu ben bile bilmiyorum. Bunun olması sadece zaman meselesiydi...

MULDER: Neyin?

ŞERİF: Başına kötü bir şey gelmesinin. Ve eğer Darlene'in bu olayı atlatabilmesi için çılgınca hikayeler anlatmaya ihtiyacı varsa tamam. Ama benden bunu ciddiye almamı beklemeyin. Bunun için zamanımı harcamayacağım.

( Mulder ve Scully binayı terk eder. )

SCULLY: Yerel polisi karşımıza almamamızın iyi bir fikir olduğunu sanıyorum.

MULDER: Kim? Ben mi? Ben Bay Kafa Dengi'yim.

SCULLY: Hiç belli olmaz. Bu günlerde yardımına ihtiyacımız olabilir.

MULDER: Ona bir pasta gönderirim.

( Mulder arabanın diğer tarafına yürürken sileceklere sıkıştırılmış bir parça kağıt olduğunu fark eder. Kağıtta "Yolun karşı tarafındayım.Beni takip edin" yazmaktadır. Mulder notu Scully'ye uzatır. Çevrelerine bakıp notu kimin bıraktığını bulmaya çalışırken yolun karşı tarafındaki kızı görürler. Kendisini fark ettiklerini gören kız yürümeye başlar. Mulder ve Scully kızı kütüphaneye kadar takip ederler. Kütüphaneye girdiklerinde kızın kendilerini koridorlardan birinin sonunda beklediğini görürler. Kız rafların arkasında durur, Mulder ve Scully'nin kendisine yaklaşmasını bekler. )

TESSA: Ruby'yi arıyorsunuz, değil mi?

SCULLY: Evet. Sen kimsin?

TESSA: Bu önemli değil.

SCULLY: Ruby'nin arkadaşı mısın?

TESSA: Ruby'nin arkadaşı yoktu. Sadece birlikte takılmayı sevdiği insanlar vardı.

SCULLY: Seninle takılmayı sever miydi?

TESSA: Bazen takılırdı.

MULDER: Kaybolduğu gece olduğu gibi mi?

TESSA: Greg'ti. O gece onu görmesi gerekiyordu.

MULDER: Greg kim?

TESSA: Erkek arkadaşı, Greg Randall. Gölün orada buluşmaları gerekiyordu. Konuşacak şeyleri vardı.

MULDER: Ne gibi şeyler?

TESSA: Greg Ruby'yi hamile bırakmıştı. Bilmiyorum, her neyse, Ruby hamileydi.

SCULLY: Ne yapmayı planladıklarını biliyor musun?

TESSA: Ruby'nin bana söylediğine göre kasabayı terk edeceklerdi.

SCULLY: Greg'i okuldan mı tanıyorsun?

TESSA: Greg? Okul? Hiç sanmıyorum. Onunla tanıştığımızdan beri yaptığı tek şey barmenlik. Pennsylvania meyhanesinde.

( Birisi Mulder ve Scully'nin arkasındaki birkaç kitabı düşürünce arkalarını dönüp ne olduğuna bakarlar. Yeniden önlerine döndüklerinde Tessa gitmiştir. )


< PENNSYLVANİA MEYHANESİ >

( Meyhanenin dışında pek çok park etmiş motosiklet, içerde ise deri ceketli insanlar vardır. Mulder ve Scully bara doğru yürürler. Bu arada Scully hakkında "harbi" kız diye yorum yapılır. )

MULDER: Afedersiniz. Greg Randall'ı nerede bulabileceğimizi biliyor musunuz?

BARMEN: Kim soruyor? ( Mulder kimliğini gösterir. ) Şimdi başını hangi belaya soktu?

MULDER: Aslında bunu sizin söylemenizi umuyorduk.

BARMEN: Greg üç hafta önce arayıp hasta olduğunu söyledi. O zamandan beri onu ne gördüm ne de hakkında bir şey duydum.

MULDER: Nereye gitmiş olabileceği hakkında bir fikriniz var mı?

BARMEN: Hayır, ama onu bulduğunuzda ona kovulduğunu söyleyin.

SCULLY: Eğer ondan haber alacak olursanız bu otelde kalıyor olacağız.

( Scully barmene nerede kaldıklarını anlatan bir kart verir. Barmen karta bakıp cebine koyar. Tam ayrılacaklarken Mulder barmenin kolundaki dövmeyi fark eder. )

MULDER: Hey, güzel dövme. Nedir bu?

BARMEN: Neye benziyor?

MULDER: Uzay mekiğine. Böyle şeylere gerçekten inanmıyorsun, değil mi?

BARMEN: Sen inanmıyorsun herhalde.

MULDER: Hayır. Bir avuç çılgın insanın boş yere aya doğru bakarak uluduğunu düşünüyorum.

BARMEN: O zaman Okobogee gölüne gitmediniz, değil mi?

MULDER: Hayır. Neden?

BARMEN: Oraya bizimle beraber gitmelisiniz. Fikrinizi değiştirecek şeyler görebilirsiniz. ( Barmen saçlarını kaldırıp kötü şekilde yanmış olan kulağını gösterir. ) Gecenin ortasında güneş yanığı.


< STAY'N SAVE MOTOR INN, 5:30 P.M. >

( Scully yatağında yatmış uyumaktadır, dışarıdaki gölgeler bedenine vurur. Scully uyandığında kapının önündeki karaltılar görür ve fısıltılar duyar. )

SES 1: Evet.

SES 2: Merdivenlerin aşağısında..

SES 3: Pekala.

( Scully yatakta oturup dışarıdakilerin kilitli kapıyı açmaya çalışmalarını izler. Sonra silahını görür. Elini tam silahına attığı anda kapı açılır ve parlak bir ışık yüzüne vurur. )

DÖRDÜNCÜ ADAM: Mulder nerede?

( Adamlarıyla Scully'nin odasına giren Holtzman şimdi Mulder'ın odasındadır. Mulder yatağının kenarında oturur. )

HOLTZMAN: Bu belgeyi nereden buldun?

MULDER: Eğer bana neden bahsettiğinizi söylerseniz size yardımcı olabilirim. ( Dördüncü adam Mulder'a bir kağıt uzatır. ) Bu bir belge mi? Bana bir avuç 0 ve 1 gibi görünüyor.

HOLTZMAN: Bunu nereden aldığını söyle.

MULDER: Bana bunun ne olduğunu söyle.

HOLTZMAN: Oyun oynamaya devam et Mulder. Ben de seni D6ya kadar kıçının üzerine sürükleyeyim. Onlara adaleti engellemekle ne yaptığını açıklayabilirsin.

( Mulder kağıdı Holtzman'a verir. )

MULDER: Sen öyle san Holtzman. Bana aksi söylenmediği sürece alt kurul dışında kimseye hesap vermek zorunda değilim. İster Ulusal Güvenlik olsun ister Vatikan Polisi, hiç fark etmez.

( Mulder ayağa kalkar ve bir gömlek giyer. )

HOLTZMAN: Bu savunma uydularından birine ait.

MULDER: Şaka yapıyorsun.

HOLTZMAN: Sadece bir bölümü, ama çok gizli. Bunun nereden geldiğini öğrenmemiz gerekiyor.

MULDER: Pekala, bulur bulmaz sizi haberdar ederim.

( Dördüncü adam çalan cep telefonunu açar. )

HOLTZMAN: Bu kadar yeter Mulder. Washington'a dönmeye hazırlanın.

DÖRDÜNCÜ ADAM: Tamam.

( Dördüncü adam ve Holtzman Mulder'ın odasında çıkar. )

MULDER: Harika.

( Scully içeri girer. )

SCULLY: Ne?

MULDER: Onlara söylememeliydin. Buna hakları yok.

SCULLY: Mulder, bu adamlar Ulusal Güvenlik'ten. Çocuğun ulusal güvenlik için bir tehlike olabileceğini düşünüyorlar.

MULDER: Hadi. Daha çarpmayı bile doğru düzgün yapamayan 8 yaşındaki bir çocuk ulusal güvenlik için nasıl bir tehlike olabilir? İnsanlar bir de bana paranoyak diyorlar.

SCULLY: Peki, Kevin bu gizli belgelere nereden ulaştı? Sence nereden buldu?

( Mulder Scully'nin yanından geçerek odadan çıkar. )


< DARLENE MORRİS'İN EVİ, KEVİN'IN ODASI >

( Bir grup adam kutuları Kevin'ın eşyalarıyla doldurmaktadır. Dördüncü adam Kevin'ın kitaplarının içine bakar, ama aradığını bulamayınca onları yere atar. Kevin'ın yaptığı resimler duvardan sökülür. )

( Evin dışında. Mulder ve Scully evin önüne geldiklerinde Darlene ve Kevin'ın bir adam tarafından evden çıkarıldığını görürler. Evin çevresine ne olduğunu anlamaya çalışan komşular toplanmıştır. )

AJAN: Adımınıza dikkat edin, bayan.

( İki adam evden çıkan Darlene ve Kevin'a eşlik etmektedir. Mulder ve Scully'nin yanlarından geçip bekleyen arabalara yönelirler. )

DARLENE: Her şey düzelecek oğlum. Merak etme. Her şey düzelecek.

İKİNCİ AJAN: Benimle gel evlat.

( Bir ajan Darlene'i bir arabaya bindirirken, diğer ajan Kevin'ı başka bir arabaya bindirir. )

KEVİN MORRİS: Anne!

İKİNCİ AJAN: Lütfen arabaya bin.

( Kevin arabanın arka tarafına oturtulur. )

DARLENE MORRİS: Her şey düzelecek bebeğim.

AJAN: Kafanıza dikkat edin lütfen.

( Darlene diğer arabanın arka koltuğuna oturtulur. Mulder Darlene'in içinde bulunduğu arabaya yaklaşır ve camdan içeri bakar. Ama içerisi görülmeyecek kadar karanlıktır. İki araba da yola çıkar. Mulder ve Scully eve girer. )

( Holtzman aradığı kodların yer aldığı bir kağıt tomarını çekmeceden çıkarır. Mulder yerden domuz şeklindeki kırılmış kumbarayı alır ve yana koyar. )

MULDER: İyi iş çıkarmışsınız.

HOLTZMAN: Bunları cryptography bölümüne gönderin. ( Holtzman elindeki kağıtları dördüncü adama uzatıp diğer ajanlarla beraber Mulder ve Scully'nin yanından geçer ve odanın dışına çıkar. ) Sanırım aradığımız şeyi bulduk. Teşekkürler.

( Mulder pencereye yaklaşıp perdeyi kenara çeker ve dışarı bakar. Scully Mulder'ın neye baktığını görmek için pencereye yaklaşır. )

SCULLY: Nedir o?

MULDER: Emin değilim.

( Mulder odadan çıkarken Scully üstü yanmış olan karavana bakar. )

( Mulder bir merdiven dayayıp karavanın üstüne çıkar. Scully Mulder'ın yaptıklarını pencereden izlemektedir. Mulder yanmış bir parçayı eline alır ve toz haline getirir. Elindeki maddeyi koklayıp ellerini silkeler. )


< FBI BÖLGE MERKEZİ, SIOUX CİTY, IOWA >

( Mulder ve Scully bir başka ajan ile konuşmaktadır. )

LEZA ATSUMİ: 77 sayfayı tarayıp Washington'a gönderdik.

SCULLY: Bilgilerden hiçbiri dava ile ilgili değil mi?

LEZA ATSUMİ: Bunların bazı uydu bilgilerini içermesinden başka ulusal güvenlik için tehdit oluşturacak başka bir şey yok. Bildiğim kadarıyla çocuk bu öğleden sonra serbest bırakılacak.

SCULLY: Demek ki bunlar sadece rast gele yazılmış 1ler ve 0lar.

LEZA ATSUMİ: Aksine hiçbir şey rast gele değil.

SCULLY: Anlamadım.

LEZA ATSUMİ: Bütün verileri dijital olarak 0lara ve 1lere çevirebiliriz. (Ajan Leza Atsumi bilgisayarının başına oturur.) Verileri analiz ettiğimizde inanılmaz bir.. ( Leza bilgisayara bir komut yazar. ) Alın kendiniz bakın. ( Bir resmin bir parçası ekrana gelir. ) Da Vinci'nin evrensel adamı.
( Leza başka bir komut yazar ve ekran değişir. ) Çift sarmallı DNA. Oh, daha fazlası da var. ( Leza başka bir komut yazınca bir müzik sesi duyulmaya başlar. )

SCULLY: Bu Brandenburg Konçertosu'ndan.

LEZA ATSUMİ: Ama sadece küçük parçalar. Biraz şuradan, biraz buradan. Kur'an'dan birkaç satır.

MULDER: Sanki biri kanalları değiştiriyormuş gibi, ha?

( Mulder önce Leza'ya sonra Scully'ye bakar, ama kimsenin verecek bir cevabı yoktur. )

( Bir ajan Darlene ve Kevin'ı 107 numaralı alandan dışarı çıkartır. Darlene Mulder ve Scully'nin yanından geçerken onları görmezden gelir. )

MULDER: Bayan Morris.

DARLENE MORRİS: Size söyleyecek bir şeyim yok.

( Mulder Darlene'in peşinden gidip koluna dokunur. )

MULDER: Bayan Morris, lütfen bana açıklamam için bir şans verin.

( Darlene durup arkasını döner. Sonra eğilip Kevin'le konuşur. )

DARLENE MORRİS: Şuraya gidip anneni bekleyebilir misin, biraz sonra döneceğim. ( Kevin Mulder'a bakar ve sonra annesinin kendisini beklemesini istediği yere gider. Darlene ayağa kalkıp Mulder ve Scully'ye döner. ) Bize yardım etmek için burada olduğunuzu sanıyordum.

SCULLY: Bu korkunç bir hataydı. Size hükümetin bütün zararları karşılayacağını garanti ederim.

DARLENE MORRİS: Sizin paranızı istemiyorum. Kızımı geri istiyorum. Ve bizi rahat bırakmanızı istiyorum.

MULDER: Ama oğlunuz bir şey gördü.

DARLENE MORRİS: Benden ve çocuğumdan uzak durun. (Darlene güvenlik kameralarına bakan Kevin'ın yanına gelir.) Hadi tatlım. Tamam. Hadi gidelim.


< 68. ÇIKIŞ, SIOUX CİTY, DOWNTOWN >

( Mulder ve Scully yolda gitmektedirler. )

SCULLY: Kasabaya döndüğümüzü sanıyordum. ( Mulder yavaşça başını sallar. ) Nereye gidiyoruz?

MULDER: O çocuk anahtar Scully. Bunu biliyorum.

SCULLY: Neyin anahtarı?

MULDER: Ruby'yi bulmanın. Bir düşün. Burada bütün verileri televizyon ekranından alan bir çocuk var.

SCULLY: Ajan Atsumi bunun statik bir sapma olduğunu söyledi.

( Mulder yeniden başını sallar. )

MULDER: Hayır.

SCULLY: Pekala. Fazla bir şey açıklamadığını kabul ediyorum ama...

MULDER: Kevin'in bir çeşit kanal olduğunu düşünüyorum.

SCULLY: Bir kanal?

MULDER: O gece Ruby'yi ne ya da kim aldıysa onunla bir bağ ya da bir bağlantı.

SCULLY: Ama nasıl?

MULDER: Eğer bu bir kaçırılma olayıysa Kevin bir şekilde bunun etkisinde kalmış olabilir.

( Kısa bir sessizlik olur. )

SCULLY: Mulder, ne düşündüğünü biliyorum. Bunun senin için neden bu kadar önemli olduğunu da biliyorum. (Mulder Scully'ye bakar.) Biliyorum. Ama kaçırılma olayını kanıtlayacak bir delil yok.

MULDER: Onun için Okobogee Gölü'ne gidiyoruz.


< OKOBOGEE GÖLÜ, IOWA, 53. KAMP ALANI >

( Scully kamp ateşine bakarken arkada martıların sesleri duyulur. Scully ayağa kalkar. Mulder yanına gelir. )

MULDER: Polis fotoğraflarına göre Ruby ve Kevin burada uyuyormuş.

SCULLY: Ormandan birkaç adım uzaklıkta.

MULDER: Bu ne anlama geliyor?

SCULLY: Birilerinin ormandan gelip onu yakalayabileceği anlamına geliyor.

MULDER: Ağaçları gördün mü? ( Ağaçların yanmış uçlarını gösterir. ) Yüksek ısının kanıtı.

SCULLY: Ya da güçlü bir fırtınanın. Ayrıca Ruby'nin kaybolduğu geceyle bir bağlantısı da yok.

( Mulder bir parça camı kaldırır. )

MULDER: Doğru. ( Mulder camın üzerindeki kumu temizler. ) Sence bir yıldırım bunu yapabilir mi? ( Mulder elindeki camla Scully'ye doğru yürür. ) Kumun cam haline dönüşebilmesi için ne kadar sıcaklığa ihtiyacı olduğunu biliyor musun? ( Mulder camı Scully'ye verir. ) Tam 1300 derece. Burada olan şey o kadar sıcaktı ki Scully, kumu cama çevirdi, bu ağaçları ve karavanın üstünü yaktı.

( Mulder yanından ayrılınca Scully çevresine bakar. Tam Mulder'a doğru ilerleyecekken beyaz bir kurt görür. Sessizce Mulder'a seslenir. )

SCULLY: Mulder, bak.

( Mulder'ın Scully'nin yanına gelir. Kurt arkasını dönüp ormana girer. Mulder Scully'ye elinde tuttuğu birkaç kağıdı uzatıp kurdun arkasından gider. Ormanın derinliklerine doğru bir grup kurt taşların yığılı olduğu bir yeri kazmaktadır. Mulder silahını çıkarıp havaya ateş eder. Kurtlar ormanın içine doğru kaçışırlar. Mulder taşların bulunduğu yere yaklaşırken silah sesini duyan Scully gelir. Mulder'ı görünce durur. )

Bu nedir?

MULDER: Bu bir mezar. En azından kokusundan öyle anlaşılıyor.

( Mulder taşları kaldırmaya başlar. )

SCULLY: Mulder ne yapıyorsun? ( Mulder taşları kaldırmaya devam eder. ) Mulder, cinayet mahalini bozuyorsun. (Scully hala taşları kaldıran Mulder'ın kolunu tutar.) Dur.

( Mulder Scully'ye döner. )

MULDER: Ya oysa? Bilmeliyim.

( Bir görevli çevreye sarı bant çekmektedir. Adli tabip mezarın yanındadır. Bir adam mezarın fotoğraflarını çeker. Çevrede birkaç polis de vardır. Mulder ve Scully durmuş olanları izlemektedir.)

SCULLY: İyi misin Mulder?

MULDER: İyiyim.

( Mezarda yatan bir adam görülür. )

ADLİ TABİB: Beyaz bir kafkas.

( Şerif orada durmuş başını sallamaktadır. )

ADLİ TIP GÖREVLİSİ: Efendim.

( Adli tıp görevlisi şerife adamın cüzdanını uzatır. Şerif eldiven takarak adamın cüzdanını açar ve adamın kimliğini çıkarır. )

ŞERİF: Kurbanın adı Greg Randall'mış.

SCULLY: Ruby'nin erkek arkadaşı.

ŞERİF: Ruby'nin pek çok erkek arkadaşı vardı.

MULDER: Cüzdan götürülmeden önce bir de ben bakabilir miyim?

ŞERİF: Tabi ki.

( Mulder bir çift eldiveni ellerine geçirip cüzdanı alır. Cüzdanda yüklü miktarda para ve bir parça kağıt vardır. Kağıtta:

"DR. Jack Fowler 7 Ağustos, 2:30" yazmaktadır. Mulder notu gören Scully'ye bakar. )


< ŞERİFİN BÜROSU >

( Fotokopi makinesinden cüzdanda bulunan notun büyütülmüş hali çıkar. Mulder notu alıp masadaki lambayı açar ve fotokopiyi Tessa'nın bıraktığı notun yanına koyar. Mulder orjinal nottaki "follow" yazısını "Fowley" yazısındaki FO'nun üzerine gelecek şekilde yerleştirir. )

SCULLY: Şuraya bak. Kütüphanedeki kız.

ŞERİF: Kim?

SCULLY: Adını bilmiyoruz, ama Greg ve Ruby'nin birlikte kaçtıklarını iddia etmişti.

ŞERİF: Pekala. Dr. Fowley iyi arkadaşımdır. İki çocuğumu da dünyaya o getirdi. Kimin randevusu olduğunu bulabilirim.

( İki polis, merkeze getirdikleri Tessa'ya eşlik eder. Tessa içinde sandalyelerin ve masanın olduğu bir odaya getirilir. )

SCULLY: Otur Tessa. ( Tessa oturur ve kapı kapanır. Kapıda "SORGU ODASI" yazmaktadır. Masanın üzerinde kayıtta olan bir teyp vardır. Scully Tessa'nın karşısına oturur. ) Önceki gün bize yalan söylediğini biliyoruz. 7 Ağustosta Doktor Fowley ile randevun olduğunu da biliyoruz. Hamile olan sendin, Ruby değil.

TESSA: Aah, hiçbir şey bilmiyorsunuz, değil mi?

SCULLY: Bunu kanıtlayabiliriz Tessa. Greg'in baba olduğunu da kanıtlayabiliriz.

TESSA: O babaysa ne olmuş.

SCULLY: Bu çok önemli. Bunun ne kadar önemli olduğunu anlıyor musun? ( Tessa gözlerini Scully'den kaçırır. ) Avukatından vazgeçtin. Eğer bugün bize yalan söylersen yalancı tanıklıkla suçlanacaksın.

TESSA: Bana noelde L.A.de olacağımıza söz vermişti. ( Şerif duvara yaslanmış dinlemektedir. ) Orada bir arkadaşı vardı. Daha önce hiç okyanusu görmedim.

SCULLY: Ruby ve Greg'in görüştüklerini, gölün orada buluşmayı planladıklarını söyledin, doğru mu?

TESSA: Bak, o gece gölün yakınlarında değildim tamam mı?

( Mulder sandalyesinden kalkar. )

MULDER: Tabi ki ordaydın. ( Tessa'ya doğru yürür. ) Buluşacaklarını biliyordun. Orada oturdun ve onları bekledin. Sinirliydin ve kıskanmıştın.

TESSA: Değildim.

MULDER: Orada oturdun ve bekledin. Göründükleri zaman da önce Greg'i öldürdün. Öyle değil mi?

TESSA: Hayır.

MULDER: Arkasından yaklaştın ve onu arkadan vurdun. ( Mulder eliyle masaya vurur. ) BAAAMM. ( Mulder masanın çevresini dolaşır ve Tessa'nın yanında durur. ) Ve sonra Ruby'yi öldürdün. ( Mulder yeniden masaya vurur. ) BAAAMM. ( Mulder Tessa'nın diğer tarafına geçer. ) Ölmeden hemen önce ne yapıyordu Tessa? Hayatını bağışlaman için yalvarıyor muydu? Kaçıyor muydu?

TESSA: Onu ben öldürmedim.

( Mulder yeniden Tessa'nın diğer tarafına geçer. )

MULDER: O nerede gömülü Tessa?

TESSA: Bilmiyorum.

MULDER: Onu nereye gömdüğünü bilmiyor musun Tessa?

( Mulder yeniden diğer tarafa yürür. )

TESSA: Onu ben öldürmedim.

MULDER: Öldürmedin mi?

TESSA: O GECE ORADA BİLE DEĞİLDİ!

( Mulder Tessa'nın yanına çömelir. )

MULDER: Pekala. Madem orada değildin, öyleyse Ruby'nin orada olmadığını nereden biliyordun?

( Mulder ve Scully polis merkezinin koridorunda yürümektedirler. )

SCULLY: Mulder bu olayda her şeyi görmüyorsun.

MULDER: Hangisini?

SCULLY: Her şekilde Ruby'nin ölmüş olduğunu.

MULDER: Bu senin hükmün mü yoksa Sioux City Şerif Departmanı'nın mı?

SCULLY: Ulusal Parkı araştırıyorlar ve Des Moines'ten bir kurtarma dalgıç takımı gölde araştırma yapmak için geliyor.

( Mulder durur ve Scully'ye döner. )

MULDER: Zamanlarını boşa harcıyorlar.

SCULLY: Tessa Seers'ın gerçeği mi söylediğini düşünüyorsun?

MULDER: Neden olmasın. Ya Ruby o gece hiç gözükmediyse?

SCULLY: Kütüphanede bize yalan söyledi. Hamileliği hakkında bize yalan söyledi. Ruby'yi öldürdüğü hakkında bize yalan söylemeyeceğini nereden biliyorsun?

MULDER: Çünkü ormanın orada bir yerlerde bir şeyler var.

SCULLY: Gözaltında bir suçlumuz, bir cinayetin itirafı ve bir diğerini amaçladığını söyleyen bir ifade var. Bitti Mulder. Eve gitme ve geri kalanı bölgesel hukuk birimlerine bırakma zamanı geldi.

MULDER: Bunu yapamam.

( Mulder yürüyüp gider. Polis merkezini terk eder. Scully onu takip eder. )

SCULLY: Mulder, nereye gidiyorsun?

MULDER: Çocukla konuşmaya.

SCULLY: Darlene senin kapıdan bile girmene izin vermez.

MULDER: Onu görmeliyim.

SCULLY: Seninle.. Bizimle hiçbir şey yapmak istemiyorlar. ( Scully durur ve Mulder'ın arkasından seslenir. ) Mulder dur. Kız kardeşinin peşinden koşmayı bırak. ( Mulder durur ve arkasını dönüp Scully'ye bakar. ) Bu onu geri getirmeyecek.

MULDER: İster benimle gel, ister gelme. Ama bir ceset bulana kadar o kızdan vazgeçmeyeceğim.

( Scully bir an durur. Sonra yürümeye devam eden Mulder'ı takip eder. )


< DARLENE MORRİS'İN EVİ >

( Mulder ön kapıyı çalar. )

MULDER: Merhaba? ( Kapının açık olduğunu fark edip eve girer. Scully hemen arkasındadır. ) Bayan Morris?

SCULLY: Kevin? ( Mulder yerde bir şey olduğunu görür ve televizyonu kapatır. Yerde bir sürü kağıt vardır ve hepsi düzenli bir şekilde yayılmıştır. Scully mutfaktan kaynama sesi geldiğini duyar. Su kaynatıcısını kapatır. Oturma odasına geri döner ve yerdeki kağıtlara bakar. ) Mulder? ( Mulder yerde oturmuş kağıtlara bakmaktadır. ) Bu ne anlama geliyor?

MULDER: Bilmiyorum.

SCULLY: Üst katı kontrol edeceğim. ( Scully üst kata çıkar. Aşağıya baktığında kağıtların üzerinde bir şeyi fark eder. ) Aman Tanrım.

MULDER: Ne var?

SCULLY: Sadece buraya gel. ( Mulder üst kata çıkar. ) Bak. ( Mulder kağıtlara bakar ve ikili bölümlerin bir yüz oluşturduğunu görür. ) Bu o. Bu Ruby.


< OKOBOGEE GÖLÜ ULUSAL PARKI >

( Gece olmuştur. Mulder ve Scully Okobogee gölüne gitmektedirler. )

SCULLY: Bu çok geniş bir alan Mulder. Her yerde olabilirler.

MULDER: Ben çocukken bir ayin yapardım. Odama girmeden önce gözlerimi kapatırdım. Çünkü günün birinde onları açtığım zaman kız kardeşimin orada olacağını düşünürdüm. Sanki hiçbir şey olmamış gibi yatağında yatıyor olacağını. Bilirsin. Hala o odaya giriyorum, her gün. ( Mulder ileride bir şey görür. ) Scully. ( Scully işaret edilen yere bakınca Darlene'in karavanını görür. Karavanın hemen arkasında durup arabadan çıkarlar. Karavana doğru koşarlar. ) Darlene!

( Mulder kapıyı açar, ama içeride kimse yoktur. )

SCULLY: Bak şurada bir patika var.

( Mulder ve Scully patikayı takip edince çok geçmeden Darlene'in ağlayışını duyarlar. Ormana doğru koşup Darlene'i patikanın kenarında ağlarken bulurlar. )

MULDER: İyi misin?

DARLENE MORRİS: O burada. Onu gördüm.

MULDER: Kevin nerede?

DARLENE MORRİS: Ona yetişemedim.

SCULLY: Hadi git.

( Mulder uzaklaşırken Scully Darlene'in yanında kalır. Mulder açık alana doğru koşar ve uzakta Kevin'ı görür. Kevin'ın önünde parlak turuncu bir ışık belirir. )

MULDER: Kevin!

( Mulder olduğu yerde durur. Kevin ışığa doğru yürüyünce Mulder da peşinden koşar. Kevin ışığın büyüdüğünü görünce durur, ama Mulder hala ona ulaşmak için koşmaktadır. Işık bir büyük ışık olmaktan çıkıp küçük ışıklara bölünür ve ışıkların motosikletlere ait olduğu ortaya çıkar. Kevin gelenlerin motosiklet olduğunu fark edince gözlerini kapatır. Mulder yetişip Kevin'ı kucaklar ve ikisi birden yere yuvarlanır. Motosikletler iki yanlarından geçip giider. Bütün motosikletler geçince Mulder Kevin'ı yerden kaldırır. ) İyi misin?

KEVİN MORRİS: Geri döndü.

MULDER: Kevin, üzgünüm, ama ben..

KEVİN MORRİS: O burada. Biliyorum.

MULDER: Kevin onun burada olduğunu sanmıyorum. Onun burada olmasını ne kadar çok istediğini biliyorum. Ben de istiyorum.

SCULLY: Mulder!

( Scully'nin bağırışlarını duyan Mulder yerden kalkar ve Kevin ile birlikte Scully'nin olduğu yere doğru koşar. )

MULDER: Scully!

( Mulder ve Kevin, Scully ve Darlene'in yanına ulaştıklarında yerde yatan bir kız görürler. )

KEVİN MORRİS: Ruby!

SCULLY: Kendinde değil, ama hala yaşıyor.

MULDER: Yardım getireceğim.

( Mulder koşarak uzaklaşır. )


< SIOUX CİTY HASTANESİ >

( Mulder ve Scully bir koridorda yürümektedirler. Scully'nin elinde Ruby'nin hastane çizelgesi vardır. )

SCULLY: Hemşire yaklaşık bir saattir uyanık olduğunu söyledi.

MULDER: Komaya girmesine neyin sebep olduğu hakkında bir fikrin var mı?

SCULLY: Kafa travması izi yok. Uyuşturucu izi ya da elektrik yüklerinde bir anormallik yok, ama beyaz kan hücreleri çok fazla.

MULDER: Acaba buna bağlı olarak lenfosit miktarında azalma ya da gliko-kordokoit miktarında artma var mı?

SCULLY: Hmm. Aslında ikisi de var. Nereden bildin?

MULDER: Bunlar uzun süre yerçekimsiz alanda bulunma semptomları. Mekik astronotları benzer dengesizlikler bildirmişlerdi.

( Scully kapıyı çalarken Mulder kapıdaki pencereden içeri bakar. Kapıyı Kevin açar. Ruby uyanık halde yatağında yatmaktadır. )

SCULLY: Selam. ( Mulder ve Scully odaya girer. ) Selam Ruby.

RUBY MORRİS: Siz kimsiniz?

SCULLY: Biz FBIdanız. Ben Özel Ajan Dana Scully, bu da Fox Mulder.

RUBY MORRİS: Annem gelebileceğinizi söylemişti.

SCULLY: Kendini nasıl hissediyorsun?

RUBY MORRİS: Sanırım iyiyim.

MULDER: Neredeydin Ruby? Bize söyleyebilir misin?

KEVİN MORRİS: Tamam Ruby. O biliyor.

RUBY MORRİS: Oh, söylememem gerekiyor. Bana söyleme dediler.

MULDER: Kim söyledi? ( Ruby bir şey söylemeye korkmaktadır. ) Ruby, kim söyledi?

DARLENE MORRİS: Hayatım, hiçbir şey söylemek zorunda değilsin.

( Darlene kapıda durur. )

SCULLY: Haklısınız. Ruby güçlenene kadar beklemeliyiz.

DARLENE MORRİS: Sizinle dışarıda konuşabilir miyim? (Mulder ve Scully Ruby'nin odasının dışına çıkar. ) Sanırım her şeyi geride bırakmamız en iyisi. Demek istediğim, sizce de Ruby yeteri kadar şey yaşamadı mı?

MULDER: Şu an aklının ne kadar karışık göründüğünün farkındayım. Ama birkaç hafta içinde, hatta belki birkaç gün içinde, biz...

DARLENE MORRİS: Sizinle ya da bir başkasıyla konuşmasını istemiyorum.

MULDER: Hikayesini anlatması için yüreklendirilmeli. Bunu içine atmasına izin vermemeniz onun için çok önemli.

DARLENE MORRİS: Kimin için önemli? Kızım geri döndü. Daha fazla sorun istemiyorum. Ayrıca zaten çok az şey hatırlıyor.

MULDER: Ama öyle ya da böyle günün birinde hatırlayacak. Sadece rüyalarında olsa bile. Ve hatırladığında bunun hakkında konuşmak isteyecek. Konuşmaya ihtiyacı olacak.

DARLENE MORRİS: Benim yaptığım gibi mi? Dinleyin, kendi adıma konuşmak gerekirse, hayatım boyunca benimle hep dalga geçtiler.

MULDER: Ama gerçek buydu Darlene.

DARLENE MORRİS: Gerçek bana baş ağrısından başka bir şey getirmedi. Aynısının onun da başına gelmesini istemiyorum.

MULDER: Ruby için de aynı şey olması gerekmiyor.

DARLENE MORRİS: Endişelendiğim tek şey onun son bir ayını bir Harley Davidson'ın üzerinde geçirdiği.

MULDER: Kevin'e söyleyeceğin şey bu mu?

DARLENE MORRİS: Üzgünüm.

( Darlene yeniden Ruby'nin odasına girer. Mulder Darlene'in arkasından gitmek ister, ama Scully elini Mulder'ın omzuna koyup onu durdurur. Darlene kapıda duran Kevin'ı içeri alır ve kapıyı kapatır. Mulder yürüyüp gider. )

( Bir kaset teypten çıkarılır. Arkası döndürüldükten sonra yeniden teybin içine konur ve play tuşuna basılır. Scully odada yalnızdır ve teypten gelen sesler duyulmaktadır. )

DR. HEİTZ WERBER: Ama gözlerin açıktı?

( Scully Mulder'ın kardeşinin dosyasını incelemektedir. )

MULDER: Evet. Açıklar, ama sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi.

DR. HEİTZ WERBER: Başını çevirmeyi dene.

MULDER: Yapamıyorum.

DR. HEİTZ WERBER: Neden yapamıyorsun?

MULDER: Bilmiyorum. Hareket edemiyorum. Ben.. ( Kasetin üzerinde "F. Mulder hipnoz seansı bölüm numarası 2B: 16 Haziran" yazmaktadır. ) Sadece yatakta yatıyorum.

DR. HEİTZ WERBER: Kız kardeşini görebiliyor musun?

MULDER: Hayır, ama onu duyabiliyorum.

DR. HEİTZ WERBER: Ne söylüyor?

( Scully bir resmi kaldırıp bakar. )

MULDER: Adımı söylüyor. Tekrar ve tekrar. ( Resmin Mulder ve kız kardeşinin bir küçüklük resmi
olduğunu görürüz. Sonra fotoğrafı tutanın Mulder olduğunu görürüz. ) Yardım istiyor, ama ona yardım edemiyorum. Hareket edemiyorum. ( Mulder bir kilisede oturmaktadır. )

DR. HEİTZ WERBER: Korkuyor musun?

( Mulder ağlamaya başlar. )

MULDER: Biliyorum korkmalıyım, ama korkmuyorum.

DR. HEİTZ WERBER: Neden olduğunu biliyor musun?

MULDER: Ses yüzünden.

DR. HEİTZ WERBER: Ses?

MULDER: Kafamın içindeki ses.

( Mulder dua etmeye başlar. )

DR. HEİTZ WERBER: Sana ne söylüyor?

( Kamera dua eden Mulder'dan uzaklaşmaya başlar. )

MULDER: Korkmamamı. Ona zarar gelmeyeceğini ve bir gün geri döneceğini söylüyor.

DR. HEİTZ WERBER: Bu sese inanıyor musun?

( Ekran kararır.)

MULDER: İnanmak istiyorum.


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR