1x02 :: SQUEEZE

< 1. SAHNE >

< BALTİMORE, MARYLAND >

( Restoranttan çıkan takım elbise giymiş bir adam caddede yürümeye başlar. Daha sonra kamera yolun kenarındaki ızgaralardan birine yaklaşmaya başlar. Arabasına yürüyen adamın çevresindeki her şey birdenbire siyah-beyaz olur. Renkli olarak sadece adam görünür. Kamera ızgaralara yaklaşmaya devam eder ve orada belli belirsiz bir şey seçilmeye başlanır. Adam arabasının bagajını açarken kameranın ızgara aralığında gösterdiği şeklin bir çift göz olduğu anlaşılır. )

( Daha sonra bir binanın güvenlik kameralarından aynı adamın bir asansörden çıktığı görülür. Adam koridordaki bazı ofislerin önünden geçer. Arkasında bıraktığı asansörün kapıları yeniden açılır, ama asansör orada değildir. Asansör boşluğundaki kablolar sallanmaktadır. Ofisine giren adam masasındaki lambayı yakar ve telefonu açıp bir numara tuşlar. )

BAYAN USHER: Selam, Usher'ların evini aradınız. Lütfen sinyal sesinden sonra mesaj bırakın. Teşekkürler.

BAY USHER: Selam, tatlım. Saat neredeyse 8:30. Bir süre burada olacağım. Sunum pek iyi gitmedi. Beni ara. Seni seviyorum. Hoşçakal.

( Bay Usher masasından bir bardak alıp ofisinden ayrılır. O içeride yokken havalandırma deliklerinden birinin kapağının vidası kendi kendine dönmeye ve yerinden çıkmaya başlar. Daha sonra ikinci bir vida da aynı şekilde yerinden çıkar ve kapak açılır. Adam kendine bir bardak kahve koyar. Kapaktan bir el çıkar. Adam geri dönüp ofisine girdiğinde kapı birdenbire kapanır ve içeriden çığlıklar gelmeye başlar. Adam çaresizce ofisinden çıkmaya çalışırken kapının kolu hızla hareket eder. Kapının bir bölümü boğuşma nedeniyle dışa doğru kırılır ve boğuşma sesleri kesilir. )

( Ofisin içinde. Halının üzerine kan damlamaktadır. Masanın üzerine yayılmış kağıtlar da kan içindedir. Masanın üzerindeki şeffaf bir nesnenin içinden adamın yüzü kan içinde yattığı görülür. Havalandırma deliğinin kapağı yeniden kapanır ve vida yine kendi kendine dönerek yerine oturur. )


< 2. SAHNE >

< WASHINGTON, D.C. >

TOM COLTON: Bil bakalım Quantico'daki sınıftan kime rastladım? Marty Neill.

( Tom Colton ve Dana Scully bir restoranda oturmuş yemek yemektedirler. )

SCULLY: J. Edgar Jr.

TOM COLTON: Ona denk geldim, Yabancı Karşı Haber Alma Servisi, New York Bürosu, Bölüm Yöneticisi, Özel Ajan.

SCULLY: Bölüm yöneticisi.

TOM COLTON: Evet, bu doğru.

SCULLY: Akademiden iki yıl önce çıkmasına rağmen bu işi nasıl almış?

TOM COLTON: Dünya Ticaret Merkezi bombalanmasında şansı döndü.

SCULLY: Marty için oldukça iyi.

TOM COLTON: Oh, hadi Dana, o adam kaybedenlerdendi, bir de şimdi durduğu yere bak. Orada bizim olmamız gerekiyordu.

SCULLY: Brad Wilson Washington Seri Katili’yle ilgili yazdığın psikolojik profilin onları direkt katile götürdüğünü söyledi. Senin Şiddet Suçları Bölümü’nün en hızlısı olduğun söyleniyor.
TOM COLTON: Ya sen neler yapıyorsun? Üçüncü türle herhangi bir yakın ilişkin oldu mu?

SCULLY: Herkes benim bunu yaptığımı mı düşünüyor?

TOM COLTON: Tabi ki hayır. Ama sen Korkunç Mulder’la çalışıyorsun.

SCULLY: Mulder’ın fikirleri biraz alışılmışın dışında olabilir, ama o harika bir ajan.

TOM COLTON: Evet, pekala, sıra dışı bir davam var. Baltimore polis departmanındaki polisler, bir seri katil profili için yardımımızı istiyorlar. Altı hafta önce üç cinayetle başlamış, kurbanların yaşı, ırkı, cinsiyeti değişken, birbirleriyle bilindik bir bağlantıları yok.

SCULLY: Bir çeşit model olduğunu sanıyorum.

TOM COLTON: Giriş yolu açısından. Aslında, çok zayıf bir olasılık.

SCULLY: Ne demek istiyorsun?

TOM COLTON: Bir kurban, kolej öğrencisi bir kız, 10’a 12’lik ana bloktaki yurt odasında öldürüldü. Bulunduğunda pencereler kapalıydı ve kapı da içeriden kilitlenmişti. İki gün önceki son olay, ofislerin olduğu iyi korunan bir bina, güvenlik kameralarında görünen bir şey yok, kapıcı kurbanla cinayetten dakikalar önce konuşmuş, olağandışı bir şeyi ne duymuş ne de görmüş.

SCULLY: Ya intihar?

( Tom yanı başından bir fotoğraf alır ve Scully’ye verir. )

TOM COLTON: Bütün kurbanlar karaciğerleri sökülmüş olarak bulundu. Hiçbir alet kullanılmamıştı.

SCULLY: Çıplak ellerle. Bu bir gizli dosyaya benziyor.

TOM COLTON: Fazla heyecanlanma. Bu cinayetleri çözeceğim, ama senden istediğim şey dava kayıtlarına bakman. Belki cinayet mahaline gelmen.

SCULLY: Mulder’a sormamı mı istiyorsun?

TOM COLTON: Tamam, eğer gelmek ve sana bir iyilik yapmak isterse bu harika olur. Ama bunun benim davam olduğunu bilmesini sağla. Dana, eğer bunun gibi bir davayı çözebilirsem basamakları hızla tırmanacağım. Ve sen, belki de daha fazla Bayan Korkunç olmana gerek kalmayacak.


< 3. SAHNE >

< CİNAYET MAHALİ; GEORGE USHER’İN OFİSİ; BALTİMORE, MD >

( Mulder ve Scully Usher’in ofisindedirler. )

MULDER: Neden bana sormadılar?
SCULLY: Onlar akademiden arkadaşım. Benimle daha rahat konuşabileceklerini düşündüklerinden eminim.

MULDER: Onları neden bu kadar rahatsız edeyim ki?

SCULLY: Ününle bağlantılı bir şey olmalı.

MULDER: Ün mü? Bir ünüm mü var?

SCULLY: Mulder, bak. Colton kitaba göre hareket ediyor, sen etmiyorsun. Onlar yöntemlerinin ve teorilerinin şey olduğunu düşünüyorlar…

MULDER: Korkutucu mu? Benim korkunç olduğumu mu düşünüyorsun?

SES: Ajan Scully burada efendim.

(Tom içeri girer.)

TOM COLTON: Dana, geciktiğim için üzgünüm.

SCULLY: Daha yeni gelmiştik. Şey, Fox Mulder, Tom Colton.

TOM COLTON: Pekala Mulder, ne düşünüyorsun? Küçük yeşil adamların işi gibi mi görünüyor?

MULDER: Gri.

TOM COLTON: Efendim?

MULDER: Gri. Yeşil adamlar dedin, aslında Reticulanların derilerinin rengi gridir. İnsan karaciğerini söküp çıkarmalarıyla ün salmışlardır. Reticulan evrenindeki demir tüketimi yüzünden.

TOM COLTON: Ciddi olamazsın.

MULDER: Reticulanın hangi ciğer ve soğanları gidip aradığı hakkında bir fikrin var mı? Afedersin.

(Mulder ofise bakmak için yanlarından ayrılır. Arka planda Tom’un Scully’yle olan konuşması duyulur. Mulder bir şey görüp aşağıya bakar.)

TOM COLTON: Dana bu konu hakkında düşünüyordum ve pek çok şeyi açıklayabilecek bir teorim var. Bana ne düşündüğünü söyle.

(Mulder eğilir, cımbızla metal vida dişi gibi görünen bir şeyi alır.)

Ya adam şuradan girdiyse…

(Mulder önce vida dişine bakar, sonra yukarı bakar ve havalandırma boşluğunun kapağını görür.)

Bir saniye bekle. O ne yapıyor?

(Mulder küçük bir fırçayı kaldırır ve kapağın çevresine bir toz serper.)

O delik 6’ya 8 genişliğinde, bir Reticulan buradan geçebilecek olsa da kapak yerine vidalanmış.

(Mulder uzamış bir parmağın izini ortaya çıkarır.)

<4. SAHNE >

< GİZLİ DOSYALAR OFİSİ >

(Mulder’ın ışıklı bir kutu üzerine koyduğu parmak izlerini gösteren birkaç slayt vardır.)

MULDER: Bu, dün Usher’in ofisinden aldığım iz, diğerleri de başka bir X dosyasından. On cinayet, Baltimore çevresinde, belirlenemeyen giriş noktaları, bütün kurbanların karaciğeri sökülmüş. Bu izler on cinayet mahalinin beşinde bulunmuş.

SCULLY: On cinayet. Colton daha önceden bunları…

MULDER: Büyük olasılıkla onlardan haberdar değildir. Bu iki iz onun doğumundan beş yıl önce Palhatton Mill’den alınmış. Ve bunlar da büyük olasılıkla annesi doğmadan beş yıl önce alınmış.

SCULLY: Bu izlerin 1960’lardan ve 1930’lardan olduğunu mu söylüyorsun?

MULDER: Ve parmak izi alım yönteminin kendisi 1903’te ortaya çıkmıştı, ama sökülmüş karaciğerle ilgili bir cinayet vardı.

SCULLY: Tabi.

(Scully sandalyesini masadan uzaklaştırıp ayağa kalkar.)

MULDER: Her otuz yılda bir beş cinayet. Bu yıl için iki tane daha kaldı.

SCULLY: Bunun kopya cinayetler olduğunu mu söylüyorsun?

MULDER: Akademinin ilk gününde ne öğrenmiştik, Scully? Her parmak izi özeldir, bunlar tamamen birbiriyle tutuyor.

SCULLY: Şiddet İçeren Suçlar Bölümü’ne gidip bu cinayetlerin uzaylılar tarafından yapıldığını bildiren bir profil sunmamı mı öneriyorsun?

MULDER: Tabi ki hayır. Uzaylılarla ilgili bir kanıt bulmadım.

SCULLY: Pekala, öyleyse ne buldun? Bunun 1.80 boylarındaki sağlıklı iki iş adamından daha güçlü olabilen yüz yaşındaki bir seri katilin işi olduğunu mu?

MULDER: Ve on santimlik parmaklarıyla kalabalık içinde çıkıntı olması gerektiğini.

SCULLY: Bak, sonuçta, bu Colton’ın davası.

(Mulder ayağa kalkar ve Scully’nin yanına gelir.)

MULDER: Bizim X dosyamız 1903’e gidiyor, öncelik bizim.

SCULLY: Mulder, buna karışmanı istemiyorlar. Teorilerini duymak istemiyorlar. Blevins’in seni burada saklamasının nedeni bu.

MULDER: Sen de buradasın. Bak, neden şunda karar kılmıyoruz? Onlar kendi araştırmalarını yapacaklar, biz kendimizinkini ve iki yol asla çakışmayacak. Anlaştık mı?

< 5. SAHNE >

< SCULLY’NİN DAİRESİ >

(Scully kendi gözlemlerinden oluşan bir teyp kaydından yararlanarak bilgisayara raporunu yazmaktadır.)

Bu cinayetlerin şiddet içeren oldukça güçlü doğalarını yeniden dikkatlice inceledikten sonra katilin erkek, yirmi beş-otuz beş yaş arasında, normalin üstünde bir zeka seviyesinde olduğuna inanıyorum.

(Bir binanın, muhtemelen George Usher’in çalıştığı katın, görüntülerini görürüz.)

İçeri giriş şekli şu ana kadar belirlenememiştir. Bunun nedeni binaların iç yapısıyla ya da kanallarla ilgili çok iyi bilgisi olması olabilir. Ya da çok göz önünde biri olup teslimatçı ya da bakım görevlisi gibi kılıklara bürünmesi.

(Scully uzamış bir parmağı gösteren slaytı alıp bakar.)

Karaciğerin sökülmesi cinayetlerdeki en belirgin detay. Ciğer, canlandırıcı özellikler gösterir, kanı temizler,

(Scully’nin raporu devam eder, ancak bu kez bunları Tom Colton ve bölüm şefleriyle yapılan bir toplantıda anlatmaktadır.)

bu özelliğe sahip olmak katile de bu davranışı transfer etmek demek. Kendini pisliğinden temizlemesi. Bence obsesif kompulsif davranışın klasik biçiminin örneği. Kurbanların birbirleriyle bağı olmadığına ve kimin sonraki kurban olacağını tahmin edemediğimize göre, katilin her zaman bir kurban bulmakta başarılı olamadığı gerçeğinden yararlanmalıyız. Böyle bir şey olduğunda sinirlenen seri katil, önceden yaşadığı doyuma yeniden ulaşmak umuduyla bir önceki cinayet mahaline dönebilir. Bence yapacağımız en iyi hareket bu yerleri hedef almaktır.

DEDEKTİF JOHNSON: İyi iş, Ajan Scully. Eğer kimsenin itirazı yoksa cinayet yerlerini gözetlemeye bu akşamdan başlamak isterim. Yirmi beş-otuz beş yaş arasında, muhtemelen gaz şirketinin, UPS’in ya da başka bir şeyin üniformasını giyen bir erkek arıyoruz. Başka bir alana atandığını biliyorum Scully, ama normalden fazla çalışmayı dert etmeyeceksen bunun için bize katılabilirsin. Şey, eğer daha dünyevi bir alanda çalışmayı dert etmeyeceksen.


< 6. SAHNE >

< CİNAYET MAHALİ >

< 19:15 >

( Scully bir binanın katlı otoparkında arabada oturmaktadır.)

TELSİZ: Onuncu pozisyon, duyuyor musun?

SCULLY: Onuncu pozisyon, duyuyorum.

(Scully sesler duyar, arabadan çıkıp silahını çıkarır. Bir duvara doğru yürür ve birinin koştuğunu duyarız. Bir adam duvardaki büyük, yuvarlak delikten atlarken, Scully silahını ona doğrultur. Adam Mulder’dır. Durur ve ellerini kaldırır.)

MULDER: Silahsız bir adama ateş etmezsin, değil mi?

(Scully arabaya doğru yürür.)

SCULLY: Mulder, burada ne yapıyorsun?

MULDER: Buraya geri gelmeyecek. İmkansızmış gibi görünen bu girişin meydan okumasının heyecanı çıktı. Burayı çoktan alt etti, eğer bu dava üzerine açılmış X dosyasını okusaydın, sen de aynı sonuca varırdın.

SCULLY: Mulder, gözetlememi tehlikeye atıyorsun.

MULDER: Çekirdek?

(Elinde tuttuğu paketi uzatır.)

Zamanını boşa harcıyorsun. Ben eve gidiyorum.

(Mulder ayrılır ve Scully yeniden arabaya biner. Mulder yürürken bazı sesler duyar. Bir sütunun arkasına saklanır, ama kimseyi göremez. Parmaklıkla kapatılmış bir bölüme doğru ilerler ve havalandırma kanalının içinde hareket olduğunu görür. Scully’ye koşar.)

Scully, destek iste ve buraya gel.

SCULLY: Onuncu pozisyon destek istiyor.

(Scully arabadan iner ve duvar kenarında durmuş havalandırma kanallarının olduğu alana bakan Mulder’a doğru koşar.)

MULDER: Orada.

(Mulder ve Scully parmaklıklı alana doğru koşar. Hareketi kendi gözleriyle gören Scully silahını kanala doğrultur.)

SCULLY: Federal ajan, silahlıyım. Kanaldan çık, yavaşça.

(Bir ayak kanal kapağını tekmeleyerek açar ve bir adam çıkar. Yavaşça ayağa kalkar. Arkasını dönüp ellerini kaldırır. Birkaç ajan koşarak olay yerine gelirler.)

TOM COLTON: Yakalayın onu.

AJAN: Pekala, kıpırdayın, kıpırdayın, kıpırdayın.

2. AJAN: FBI

AJAN: Kıpırdama, kıpırdama. Ellerini kaldır!

2. AJAN: Tutuklusun. Sessiz kalma hakkın var…

MULDER: Sen haklıydın.

(Arka planda bir ajanın adama haklarını okuduğunu duyarız.)


< 7. SAHNE >

< FBI OFİSİ >

< BALTIMORE, MD >

(Tutuklanan adama yalan makinesi testi uygulanmaktadır. Araştırmacı adamın yanıtlarına göre çıktının üzerine işaretler koymaktadır.)

ARAŞTIRMACI: Tam adınız Eugene Victor Tooms mu?

EUGENE TOOMS: Evet

ARAŞTIRMACI: Maryland eyaletinin bir vatandaşı mısınız?

EUGENE TOOMS: Evet
ARAŞTIRMACI: Baltimore Belediyesi Hayvan Kontrolü bölümünde mi çalışıyorsunuz?

EUGENE TOOMS: Evet.

ARAŞTIRMACI: Bugün, burada, bana herhangi bir konuda yalan söyleme gibi bir düşünceniz var mı?

EUGENE TOOMS: Hayır.

ARAŞTIRMACI: Hiç koleje kaydoldunuz mu?

(Testin iki taraflı bir ayna aracılığıyla başka bir odadan da izlendiğini görürüz.)

EUGENE TOOMS: Evet

ARAŞTIRMACI: Hiç tıp okuluna kaydoldunuz mu?

EUGENE TOOMS: Hayır.

(Testi Ajan Mulder, Scully, Colton, Dedektif Johnson ve bir koruma izlemektedir.)

ARAŞTIRMACI: Hiçbir insanın karaciğerini çıkardınız mı?

EUGENE TOOMS: Hayır.

ARAŞTIRMACI: Hiç bir canlıyı öldürdünüz mü?

EUGENE TOOMS: Evet

ARAŞTIRMACI: Hiçbir insanı öldürdünüz mü?

EUGENE TOOMS: Hayır.

ARAŞTIRMACI: Hiç George Usher’in ofisinde bulundunuz mu?

EUGENE TOOMS: Hayır.

ARAŞTIRMACI: George Usher’i öldürdünüz mü?

EUGENE TOOMS: Hayır.

ARAŞTIRMACI: Yüz yaşın üstünde misiniz?

TOM COLTON: Bir kontrol sorusu olmalı.

MULDER: Bunu sormasını ben istedim.

EUGENE TOOMS: Hayır.

ARAŞTIRMACI: Hiç Pallhatton Mill’de bulundunuz mu?

EUGENE TOOMS: Evet

ARAŞTIRMACI: 1933’te mi?

EUGENE TOOMS: Hayır.

ARAŞTIRMACI: Bu testi geçemeyeceğinizden korkuyor musunuz?

EUGENE TOOMS: Evet, çünkü ben bir şey yapmadım.

(Test bitmiştir. Araştırmacı ve ajanlar test odasında sonuçları tartışmaktadır.)

ARAŞTIRMACI: Kefeni yırttı. Ve beni ilgilendirdiği kadarıyla söyleyebilirim ki, suçlu bu iki kişiyi öldürmedi.

(Mulder ayağa kalkar ve sonuçları kendi kontrol eder. Dedektif Johnson içeri girer.)

DEDEKTİF JOHNSON: Binanın bakım işleriyle ilgilenen kişiler kötü koku nedeniyle hayvan kontrol merkezini aradıklarını doğruladılar. İkinci kattaki havalandırma kanallarında ölü bir kedi buldular.

TOM COLTON: Pekala, bu kadar.

SCULLY: Bu hala gecenin o saati, orada ne yaptığını açıklamıyor.

DEDEKTİF JOHNSON: İnsiyatif sahibi devlet memurlarından biri ve biz bu yüzden onu tutukladık.

SCULLY: Güvenliğe haber vermeden, kendi kendine bir havalandırma kanalında sürünüyordu.

TOM COLTON: Dana, testi geçti. Hikayesi soruşturuluyor. Adamımız o değil. Bu, senin profilinin yanlış olduğu anlamına gelmiyor.

MULDER: Scully haklı. Adamımız o.

DEDEKTİF JOHNSON: Sende ne var, Mulder?

MULDER: On birinci ve on üçüncü soruları zar zor geçmiş. Elektrodermal ve kardiyografik tepkilerinde çizgi neredeyse çizelgenin dışına çıkacakmış.

DEDEKTİF JOHNSON: On birinci soru yüz yaşında olup olmadığıyla mı ilgiliydi? Pekala, sana şunu söylemeliyim ki o aptalca soruya ben de tepki verdim. Ve bu Palhatton Mill olayı da nedir?

MULDER: 1933’te Palhatton Mill’de aynı özellikleri taşıyan iki cinayet işlenmiş. Çizelgeye bakın.

ARAŞTIRMACI: Benim bu tepkilere olan yorumum…

DEDEKTİF JOHNSON: Tooms’un 1933’te hayatta olup olmadığını söylemesi için ne size ne de o makineye ihtiyacım var.

MULDER: Adamımız o.

DEDEKTİF JOHNSON: Onu serbest bırakıyorum.

( Dedektif Johnson ve araştırmacı odadan çıkar. Tom Scully’ye döner. )

TOM COLTON: Geliyor musun?

SCULLY: Tom, Şiddet İçeren Suçlar Bölümü’nde zaman geçirmeme izin verdiğin için teşekkür ederim, ama resmi olarak Gizli Dosyalar’a atandım.

TOM COLTON: Bu konuda ne yapabileceğime bakacağım.

SCULLY: Tom, kendi başımın çaresine bakabilirim.

TOM COLTON: Mulder’ın sıra dışı olduğunu kendin söyledin. O adam bir çatlak.

(Tom gider. Scully dönüp Mulder’a bakar.)

(Mulder ve Scully büroların bulunduğu bir koridorda yürümektedir.)

SCULLY: Sana inanmayacaklarını biliyordun. Neden bu kadar üsteledin?

MULDER: Belki de senin doğru adamı yakaladığını düşünüyordum. Ve belki de akıllarını olasılıklara açamadıkları için saldırgan olan bir sürü insanla karşılaşıyorum. Öyle ki bazen kafalarını karıştırma ihtiyacı insanlıktan daha baskın geliyor.

(Merdivenlerin başında dururlar.)

SCULLY: Belli bir alanda hareket ediyorsun gibi görünüyor, bilemiyorum. Unut gitsin.

(Scully gitmek için arkasını döner, ama Mulder kendisini durdurur. Scully’nin kolyesine dokunur.)

MULDER: Tabi ki öyle hareket ediyorum. Araştırmalarımızda her zaman benimle aynı fikirde olmayabilirsin, ama en azından bu yolculuğa saygı gösteriyorsun. Ve eğer onlarla çalışmaya devam etmek istersen seni engellemeyeceğim.

(Mulder merdivenlere yönelir. Bir an durakladıktan sonra Scully de onu takip eder.)

SCULLY: Şey, bilemiyorum. Bu garip teoriyi desteklemek için elinde yalan makinesi yorumlarından fazlası olması ve benim onları görmem gerekiyor.


< 8. SAHNE >

< METROPOLİTAN POLİS DEPARTMANI >

(Mulder bilgisayarda Eugene Tooms’un tutuklanma kayıtlarına bakmaktadır.)

MULDER: Bunlar Eugene Tooms’tan alınan izler.

(Mulder parmak izi analizi için sol, orta parmak izini ayırır ve diğerlerini bir kenara atar.)

Bu, Usher’in ofisinden aldıkları iz.

(Mulder uzatılmış parmak izlerinden birini alır.)

Bu, eski X dosyalarındakine eski izlerle tutuyor. Açıkça benzemiyorlar, ama ya bir şekilde…

(Mulder, Tooms’un izini yanlardan sıkıştırır, sonra boylamasına uzatır. Sonra ekrandaki iki izi üst üste bindirir. Bilgisayarda iki izin %100 uyuştuğunu söyleyen bir bilgi çıkar.)

SCULLY: Bu nasıl olabilir?

MULDER: Kesin olarak bildiğim tek şey, onun gitmesine izin verdikleri.

< 9. SAHNE >

( Gece vaktidir ve bir araba garaj yoluna girer. Eve yaklaştıkça hareket algılayıcının ışığı yanar. Çalıların arasından bir çift gözün bunu izlediğini görürüz. Adam arabadan çıkar, arabanın çevresinde dolanırken renkli görüntü adamın kendisi dışında siyah-beyaz olur. )

( Eugene Tooms çalılardan eve doğru koşar ve pencereden içeri bakar. Adam odaya girer ve pencereye doğru yaklaştığında Tooms geriler. Tooms daha sonra evin başka bir tarafına doğru koşar ve yukarı bakar. Duvarda tırmanmaya başlar. Evin içinde, adam gelen mektupları kontrol eder ve ceketini çıkarır. Tooms duvara tırmanır ve bedenini esneterek içeri girdiği çatıya, bacanın yanına doğru çeker. )

( Adam elinde bir içecekle mutfaktan çıkar, oturma odasına girer ve şöminenin yanında durarak içkisini içer. Adam içkisini şöminenin üstüne koyar ve cam bir kabı düzeltir. Eğilir ve ateşi yakmak için şöminenin önündeki kapıyı açar. Uzun bir kibriti yakar ve gazete parçalarını tutuşturmaya çalışır. Odadaki gölgelerin arasından Tooms çıkar. Adam arkasını döndüğünde Tooms üstüne atlar ve adamı yere düşürür. Adam yattığı yerde çırpınarak ayağa kalkmaya çalışır, ama mücadeleyi kaybeder. )

(Gündüz vakti. Bir adam öldürülen adamın oturma odasında şerit çekmektedir. )

FULLER: Güney tarafındaki duvardan 160 cm. ileride.

TOM COLTON: 24 saat içinde yapılan karaciğeri nakillerini araştıralım. Belki bu, bir çeşit kara borsadır.

FULLER: Hadi, orada söküp çıkarılmış.

TOM COLTON: Bak, şu noktada herhangi bir teoriye şans vermeye razıyım.

( Mulder ve Scully’nin eve girdiğini görür. )

Mantıklı herhangi bir teoriye. Üzgünüm Dana, ama suç mahalinde sadece araştırma takımından uzman kişilerin olmasını istiyorum.

MULDER: Sorun nedir Colton? Davanı çözmemden mi korkuyorsun?

( Mulder daha ileriye gitmek ister, ama Colton kendisini durdurur. )

SCULLY: Tom. Bu suç mahaline girmeye yetkimiz var. Bir başka memurun araştırmasını engellediğine dair bir rapor kişisel dosyanda öne çıkabilir.

( Tom, Mulder’ın içeri girmesine izin verir. )

TOM COLTON: Bak, Dana. Kimin tarafındasın?

SCULLY: Kurbanın.

FULLER: Şömineden 265 cm.

( Mulder şöminenin ön tarafında toz ile ortaya çıkarılmış olan uzatılmış tek bir parmak izine bakar. )

SCULLY: Kurban Thomas Werner, bekar, beyaz…

MULDER: Bu, Tooms.

( Mulder parmak izini işaret eder. Şöminenin üst tarafında bulunan, parmak uçlarına benzeyen dört küçük iz dikkatini çeker. )

Ve buradan bir şey aldı.

< 10. SAHNE >

( Mulder eyalet nüfus müdürlüğündeki 1903’ün mikrofişlerine bakmaktadır. Eugene Victor Tooms adını bulur. Scully odaya girer. )

SCULLY: Baltimore Polis Departmanı Tooms’un dairesini kontrol etti. Bir yalanmış. Orada kimse yaşamamış ve tutuklandığından beri işe gitmemiş.

MULDER: Onu buldum. Günümüzü öğrenmek istiyorsak geçmişe bakarız. Sanırım bu 1903’te her şeyin başladığı yer, Exeter Caddesi.

(Mulder ekranda Tooms’un adresini işaret eder.)

Şimdi 1903’te işlenen ilk cinayetin adresine bak.

(Scully davayla ilgili dosyayı çıkartır.)

SCULLY: Daire 2 0 3. Üst katında oturan adamı öldürmüş.

MULDER: Belki de komşusu gramofonunun sesini çok açmıştı.

SCULLY: Pekala, bu Tooms’un büyük büyük babası olmalı.

MULDER: Peki ya izler?

SCULLY: Genetik bilimi bu izleri açıklayabilir. Aynı zamanda sosyopatik tavırları ve davranışları da açıklayabilir. Bir sonraki çocuğu yetiştiren ailenin bir üyesiyle başlar.

MULDER: Öyleyse nedir bu? Walton karşıtı mı?

SCULLY: Ne düşünüyorsun?

MULDER: Yapmamız gereken şeyin Eugene Tooms’u takip etmek olduğunu düşünüyorum. Dört taneyi götürmeyi başardı, bu sene için geriye bir tane daha kaldı. Eğer onu şimdi yakalayamazsak bir sonraki şansımız…

SCULLY: 2023’te.

MULDER: Ve sen o zamana kadar büronun başına geçmiş olursun. Bence nüfus sayım verilerinin üstünden geçmelisin. Ben de bu yüzyılın evlilik, doğum, ölüm belgelerine bakacağım ve… Yanında şans eseri dramamine var mı? Bu şeyler bende deniz tutması etkisi yaratıyor da.

(Mulder ve Scully saatlerce bilgilerin üstünden geçerler.)

Herhangi bir şey var mı??

SCULLY: Hayır. Dünya yüzeyinden silinmiş. Sende bir şey var mı?

MULDER: Doğmamış, evlenmemiş, ölmemiş.

SCULLY: En azından Baltimore bölgesinde böyle. Hayır, aslında bir şey buldum. 1933’te Palhatton Mill cinayetlerini araştıran araştırma görevlisinin şu anki adresini.


< 11. SAHNE >

< LYNNE ACRES EMEKLİLER EVİ >

< BALTIMORE MD >

(Mulder ve Scully’nin önünde tekerlekli sandalyede bir adam oturmaktadır.)

FRANK BRIGGS: Gelmeniz için 25 yıl bekledim.

SCULLY: Efendim?

FRANK BRIGGS: 45 yıl polis olarak görev yaptıktan sonra 1968’de ayrıldım. Ve Palhatton Mill’deki o cinayetler… O zamanlar şeriftim ve kanlı cinayetlerden ben de payımı aldım. Ama eve giderdim, çocuğumla biraz beyzbol oynardım ve üstlerinde daha fazla düşünmezdim. Bunu yapabilmelisiniz. Yoksa çıldırırsınız. Ama Palhatton Mill’deki o cinayetlerde, odaya girdiğimde kalbim buz gibi oldu, ellerim uyuştu. ONU, hissedebiliyordum.

MULDER: Neyi hissediyordun Frank?

FRANK BRIGGS: 1945’teki ölüm kamplarını ilk duyduğumda Palhatton Mill’i hatırladım. Kürtleri ve Boşnakları gördüğümde o odayı gördüm. İnsanların yapabildiği korkunç davranışların hepsi bir şekilde, canavar ruhlu bir insanda ortaya çıkmış gibiydi. Bu nedenle sizi beklediğimi söyledim. Ah, sandığın içinde bir kutu var. Onu bana verebilir misiniz lütfen?

(Mulder sandıktan bir kutu çıkarıp yatağın üstüne koyar. Frank tekerlekli sandalyesiyle yanına gider.)

Bunlar, resmi ve resmi olmayan şekillerde topladığım kanıtların tümü.

SCULLY: Resmi olmayan şekillerde mi?

FRANK BRIGGS: 1963’teki cinayetleri işleyenle 1933’tekileri işleyenin aynı kişi olduğunu biliyordum. Ama o zamanlar beni bir masaya oturtmuşlardı. Önüme kağıtlar koyup duruyorlardı ve davaya yaklaşmama izin vermiyorlardı.

(Scully kutudan bir kavanoz çıkarır ve içine bakar.)

SCULLY: Çıkarılan karaciğerin bir parçası mı?

FRANK BRIGGS: Evet, ama biliyorsunuz, bu aldığı tek anı eşyası değil. Her davada aile üyeleri kaybolan küçük kişisel eşyaları rapor ettiler. Walters cinayetinde bir tarak, Taylor cinayetinde bir kahve fincanı.

MULDER: Eugene Victor Tooms adını hiç duydun mu?

FRANK BRIGGS: 1963’te olaylara karışmamı engellediklerinde kendi kendime bir şeyler yaptım. Bu fotoğrafları çektim. Bu Tooms.

(Frank Mulder ve Scully’ye bazı fotoğraflar gösterir.)

Tabi ki bu otuz yıl önceki hali.

(Frank başka bir fotoğraf çıkarıp Mulder’a gösterir.)

Ve bu da yaşadığı apartman. Yeri de…

MULDER: Exeter Caddesi 66 numara mı?

FRANK BRIGGS: Evet, Tam orası.

(Tooms’un yaşadığı yerin fotoğrafını görürüz. Mulder ve Scully oraya gidince fotoğraf gerçeğe dönüşür.)

< 12. SAHNE >

(Mulder ve Scully arabalarıyla Exeter Caddesi 66 numaraya gelirler. Binaya girerler. Eski ve boş bir binadır.)

SCULLY: İşte 103.

(Odaya girerler.)

MULDER: Yaşlı adam haklıymış. Bunu hissedebiliyorsun.

SCULLY: Burada hiçbir şey yok.

MULDER: Şuna bak.

(Mulder duvara dayalı olarak duran bir yatağı aşağıya atar. Duvarda büyük bir delik vardır.)

Burada ne var?

SCULLY: Bilmiyorum.

(Scully silahını kaldırır ve deliğe girer.)

Bakalım ne varmış.

(Scully bir merdivenden iner. Mulder kendisini takip etmektedir. Karanlıkta fenerlerini açarlar.)

Sadece eski bir kömür deposu.

(Depoda etrafa bakınırken eşyalarla dolu bir masaya rastlarlar.)

MULDER: Biri garaj satışı yapıyor.

(Mulder küçük cam bir kabı eline alır.)

Bu Warner’ın şöminesinin üstündeki şekil.

SCULLY: Frank anı koleksiyonu yaptığını söylemişti.

MULDER: Burada mı yaşıyor?

SCULLY: Duvar çürüyor gibi.

MULDER: Hayır, onu birisi yapmış.

(Mulder ve Scully odanın bir köşesine ilerler. Buradaki duvar parçalanmış gibi görünmektedir.)

Bu bir yuva. Bak. Paçavralardan ve gazete kağıtlarından yapılmış.

SCULLY: Burası ağzı gibi görünüyor. Sence içeride bir şey var mıdır?

(Mulder girişin olduğu yeri eller. Eline yapışkan bir öz bulaşır.)

Aman Tanrım, Mulder. Şey gibi kokuyor. Sanırım bu safra.

MULDER: Bunu soğuk görünüşümü bozmadan, çabucak, ellerimden çıkarmanın bir yolu var mı?

(Mulder çabucak parmaklarındaki özü silkeleyerek atar.)

SCULLY: Bunun içinde kimse yaşayamaz.

MULDER: Burada yaşadığını sanmıyorum. Burası kış uykusuna yattığı yer.

SCULLY: Kış uykusu mu?

MULDER: Sadece dinle beni. Ya bir çeşit genetik mutasyon bir insanın otuz yılda bir uyanmasına neden oluyorsa?

SCULLY: Mulder.

MULDER: Ya beş karaciğer bu sürede yaşamaya devam etmesini sağlıyorsa? Ya Tooms bir çeşit yirminci yüzyıl genetik mutantıysa?

SCULLY: Ne olursa olsun şu anda burada değil ve geri gelmek zorunda.

MULDER: Bir gözetleme ekibine ihtiyacımız var.

SCULLY: Bunun için biraz başlarının etini yememiz gerekecek.

MULDER: Pekala sen geri dön ve başlarının etini yemeye bak. Ben gözetlemede kalacağım.

(Mulder ve Scully deponun girişine doğru yürürler. Scully birden durur.)

SCULLY: Oh, bekle. Bir şeye takıldım. Oh, tamam. Hallettim.

(Scully ilerlerken kirişlerin arasından bir el çıkar. El açılınca Scully’nin kolyesini görürüz. Sonra kalasların arasında Tooms’u görürüz.)

< 13. SAHNE >

< EXETER CADDESİ 66 NUMARA; 11:30 >

(Mulder arabada oturmaktadır. Arka kapılardan biri ve ön kapı açılır. İki ajan arabaya girip oturur.)

MULDER: Tam zamanında.

KENNEDY: Şimdi kimi arıyoruz?

MULDER: Eugene Tooms. Silahlı değil, ama tehlikeli olduğunu bilin. Scully ve ben sekiz saat içinde ortaya çıkmazsa geri dönüp yerinizi alacağız.

KRAMER: Tamamdır, Korkunç şey.

(İki ajan gülerken Mulder arabadan iner.)


< 14. SAHNE >

(Scully büroda bir odada oturmaktadır. Tom içeri girer.)

TOM COLTON: Konuşmamız gerekiyor.

SCULLY: Mulder’la buluşmalıyım…

TOM COLTON: Konuşmamız gereken şey bu. Adamlarımdan iki tanesini on yıl önce terk edilmiş bir binanın önünde oturmaları için kullanıyorsun.

SCULLY: Bu hiçbir şekilde senin araştırmana engel olmuyor.

TOM COLTON: İlk öğle yemeğine çıktığımızda gerçekten seninle çalışmak istiyordum. İyi bir ajandın. Ama şimdi Mulder’dan sonra, senden yeterli verimi alamıyorum. Boşuna oraya gitme. Gözetlemeyi iptal ettim.

SCULLY: Bunu yapamazsın.

TOM COLTON: Hayır, ama bölge yöneticim yapabilir. Özellikle de bunun adamlar açısından ne kadar sorumsuzca bir savurganlık olduğunu söyledikten sonra.

(Scully ahizeyi kaldırır, ama Mulder’ı arayamadan önce Tom elinden telefonu alır.)

I-ıh! Bırak Mulder’ı ben arayayım. Bırak haberi ben vereyim.

SCULLY: Basamakları tırmanmak bunu mu gerektiriyor, Tom?

TOM COLTON: Tepesine kadar gelebilmek için, evet.

SCULLY: Öyleyse kıçının üstüne düşmeni bekleyemiyorum.

(Tom Mulder’ı arar.)

MULDER’IN TELESEKRETERİ: Ben Fox Mulder. Evde değilim. Mesaj bırakın.

(Scully apartmanının önüne gelir. Karanlıkta Tooms’u görürüz, izlemektedir. Scully arabasından çıkıp apartmanına doğru yürür ve Tooms bunların tümünü siyah-beyaz olarak görür.)

< 15. SAHNE >

< EXETER CADDESİ 66 NUMARA; 19:25 >

(Mulder arabasıyla gelir.)

MULDER: Herkes nerede? Scully?

(Mulder çevresine bakınır. Sonra koşarak binaya girer.)

(Scully’nin dairesine geri döneriz.)

MULDER’IN TELESEKRETERİ: Ben Fox Mulder. Evde değilim. Mesaj bırakın.

SCULLY: Mulder, Colton gözetlemeyi iptal edince dışarı çıkmış olmalısın. Onun hakkında bir şikayet yapalım derim. Çok sinirliyim. Geldiğinde beni ara. Tamam mı? Hoşça kal.

(Scully banyodadır. Telefonu kapattıktan sonra çeşmeyi açar. Banyodan çıkar. Pencereden Tooms’un elini uzattığını ve cama dokunduğunu görürüz.)

(Bu arada, Mulder Tooms’un dairesinin altındaki depodadır. Cinayetlerden sonra alınan anı eşyalarının olduğu masaya bakarken Scully’nin kolyesini görür.)

MULDER: Lanet olsun.

(Scully yeniden banyoya girmiştir. Raftan bir havlu alır. Küvete gider ve çeşmeleri kapatır. Raftan küçük bir şişe alır. Küvetin yanına gelir. Şişeyi açarken tavandan safra damlar ve eline gelir. Derin derin nefes alır, şoktadır. Tavandaki kanala bakar. Deliğin bir kenarında safra vardır. Scully hızla banyodan çıkar ve dairesinde silahını arar.)

(Mulder araba kullanırken telefonunu kullanmaktadır.)

MULDER: Lanet olsun, CEVAP VER!

(Scully’nin dairesindeki telefon hattının kesilmiş olduğunu görürüz.)

(Scully elinde silahıyla dairesinde dolaşmakta, Tooms’u aramaktadır. Bir odaya girer ve arkasını döner. Silahını yere yakın olan bir kanal kapağına doğrultur. Scully kanala arkasını döndüğünde bir el çıkar ve Scully’nin bacağını yakalayarak düşmesine neden olur. Kanalda Tooms’un yüzünü de görürüz. Scully kapının kenarına tutunmayı başarıp Tooms’un elinden kurtulur.)

(Mulder arabayla Scully’nin apartmanına gelir.)

(Tooms kanaldan çıkar ve yere düşmüş olan Scully banyoya doğru geriler. Tooms ayağa kalkar, Scully’yi takip eder ve üstüne oturur. Scully Tooms’a vurmaya çalışır, ama Tooms buna izin vermez. Scully diğer eliyle yumruk atar.)

(Mulder hızla apartmana girer.)

(Scully parmaklarını Tooms’un gözlerine sokar, ama Tooms ellerini yakalayıp başının üstüne kaldırır. Böylece Scully’nin karnı ortaya çıkar.)

(Mulder kapıyı kırarak daireye girer.)

MULDER: SCULLY!

(Tooms Mulder’ın geldiğini duyar. Scully’nin üstünden kalkar ve banyo penceresini kırar. Mulder banyoya gelir ve silahını Tooms’a doğrultur. Scully ayağa kalkar ve dışarı çıkamadan önce Tooms’u yakalar, ama Tooms Scully’nin boğazını sıkıp onu boğmaya çalışır. O bunu yapmaya çalışırken Mulder Tooms’un bileklerinden birini kelepçeler. Tooms Mulder’a dirsek atar ve Mulder’ı yere yıkar. Üstüne atlamak için döner. Scully kelepçeyi yakalar. Tooms’un Mulder’a yaklaşmasını engelleyerek kelepçenin diğer ucunu çeşmelerin arasından geçirir . Tooms Scully’yi durdurmaya çalışır, ama Scully diğer elini de yakalayarak diğer kelepçeyi de takar. Mulder ayağa kalkar ve silahını kelepçeleri çekiştiren Tooms’a doğrultur.)

İyi misin?

(Scully duvara yaslanmış hızlı hızlı solumaktadır. Başını sallar.)

Bu seneki payını alamayacak.

(Tooms kelepçeleri çekiştirmeyi bırakır ve yenilgiyi kabul eder.)

< 16. SAHNE >

< LYNNE ACRES EMEKLİLER EVİ >

< BALTIMORE, MD >

(Frank gazetenin ilk sayfasında “etnik temizliğin sonuçları”yla ilgili bir makaleyi okumaktadır. Kafasını sallayarak gazeteyi açar ve sayfanın altında Eugene Tooms ile ilgili küçük bir haber görür.)

(Tooms’un olduğu makaleyi yeniden görürüz. Birisi bunu yırtmaktadır. Yırtılmış kağıt havaya kaldırılınca yırtan kişinin Tooms olduğunu görürüz. Yırtık kağıdı birkaç kez yalar, sonra buruşturarak duvara atar. Duvara yapışmış ya da yere düşmüş olan bir sürü kağıt vardır.)

(Mulder hücrenin dışında Tooms’u izlemektedir. Scully köşeden döner ve koridorda yürür. Camdan Tooms’un hücresine bakar. Tooms hala kağıtları yalamaktadır.)

MULDER: Ona bir bak, başka bir yuva yapıyor.

SCULLY: Bazı genetik testler yapılmasını istediğimi bilmek ilgini çekebilir. İlk yapılan tıbbi muayenede…

(Tooms yaptığı işi bırakıp kendisini izlemekte olan Mulder’a bakar.)

(Tooms Mulder’a bakmayı bırakıp yuvasını yapmaya geri döner.)

MULDER: Bütün bu insanlar pencerelerine demir yaptırıyor, yüksek teknolojili güvenlik sistemlerine bir sürü para harcıyorlar, kendilerini güvende hissetmeye çalışıyorlar. Bu adama bakıyorum ve diyorum ki…

(Pencereden Tooms’un daha fazla kağıdı yaladığını görürüz.)

(Scully Mulder’a döner ve ikisi birlikte koridorda yürürler. Köşeyi döndüklerinde bir gardiyan kapıyı açar. Hastabakıcılardan biri tepsiyle yemek getirmektedir. Hastabakıcı Tooms’un hücresine gelir. Hala kağıtları yalamakta olan Tooms kilidin açıldığını duyunca kapıya döner. Kapıda bir boşluk belirir ve hastabakıcı tepsiyi içeriye iter. Sonra kapağı dışarıdan kilitleyerek oradan ayrılır.)

(Bir süre sonra.)

(Tooms yatağında oturmuş, daha önceden tepsinin konduğu, kapıdaki deliğe bakmaktadır. Kamera bir Tooms’u bir kapıdaki deliği gösterir ve gittikçe her ikisine yaklaşır. Kamera Tooms’un yüzüne yaklaştığında kapıdaki deliğe bakarken yüzünde bir gülümseme belirdiğini görürüz.)


- SON -


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR