1x01 :: DEEP THROAT


< ELLENS HAVA ÜSSÜ YAKINLARI, GÜNEYBATI IDAHO >
 

( Birkaç ordu görevlisi normal gibi görünen bir evin çevresini sarmışlardır. )

EMİR ASKERİ: Pozisyon alır almaz beşe kadar sayacağız.

( Bir kadın polis bariyerinin yanına gelir. )

ANİTA BUDAHAS: Affedersiniz, bu benim evim.

ORDU GÖREVLİSİ: Pekala, bırakın geçsin.

( Kadın emir askerine doğru koşar. )

ANİTA BUDAHAS: Neler oluyor?

EMİR ASKERİ: Bekleyin. Bayan Budahas?

ANİTA BUDAHAS: Evet.

EMİR ASKERİ: Kocanız ana güvenlik prosedürünü çiğnedi. Silahlı olduğuna inanılan bir ordu aracına el koydu.

BAŞ GÖREVLİ: Çabuk olun içeri giriyoruz.

ANİTA BUDAHAS: Oh, tanrım!

( İki asker ön kapıyı kırarken diğerleri girişi tutar. Baş görevli parmaklarıyla beşe kadar saymaya başlar. Kapı kırılır ve askerler içeri girip tüm odaları kontrol eder. )

SES: İçerdeyiz.

ANİTA BUDAHAS: Onunla konuşmama izin vermelisiniz.

( Askerler oda oda tüm evi kontrol eder. Sonunda bir kapıyı kırarlar ve hedeflerini bulurlar. )

BAŞ GÖREVLİ: Lanet olsun. Onu bulduk ama bir doktora ihtiyacı var.. ya da onun gibi bir şeye.

( Bir adam odanın köşesinde oturmuş titremektedir ve üzerinde sadece iç çamaşırları vardır. Derisi yanmış ve kabarcıklarla dolu gibidir. )


< WASHİNGTON, D.C. >

( Kamera bir caddenin havadan görünüşünü gösterir. Daha sonra bir barın içini gösterir. Bir garson içkilerin servisini yapar. Barda oturan Scully yeniden dosyaya dönmeden önce saatine bakar. Mulder görünür. )

SCULLY: Selam. Mesajını aldım.

MULDER: Geciktiğim için üzgünüm. Sana bir içki ısmarlayabilir miyim?

SCULLY: Saat öğleden sonra iki ajan Mulder.

MULDER: Bu bütün bu insanları durdurmuyor. Sana göstermem gereken bir şey var.

SCULLY: İşte gösteremeyeceğin bir şey mi?

MULDER: Bir masaya geçelim.

( Mulder ve Scully kalabalık barda yürümeye başlar. Barda pek çok insan oturmaktadır, ama özellikle bir tanesi Mulder ve Scully'yi izliyor gibidir. Scully dosyadaki bir fotoğrafa bakar. Bu daha önce evinde titrerken gördüğümüz adamın üniformayla çekilmiş bir resmidir. )

Bu Albay Robert Budahas. Bu fotoğraf geçen yıl güneybatı Idaho'daki Ellens Hava Üssü'nde orduda bir test pilotuyken çekilmiş. Dört ay önce Albay Budahas ruhsal bir çöküntü yaşadı ve kendisini evine hapsetti. Ordu polisine haber verildi. Budahas hemen tedavisi için hastaneye kaldırıldı.

SCULLY: Tam olarak nesi vardı?

MULDER: Ordu olayın nedeni ya da adamın durumu hakkında hiçbir açıklama yapmadı. Aslında ordu Albay Budahas hakkında hiçbir açıklama yapmadı.

SCULLY: Ne demek istiyorsun?

MULDER: Bayan Budahas dört aydır ne kocasını görebiliyor ne de ondan haber alabiliyor. Ordudaki araştırması cevapsız bırakıldı. Geçen ay FBI ile bağlantıya geçti ve olayı bir kaçırma olarak rapor etti.

SCULLY: Ordu hangi nedenle kendi test pilotlarından birini kaçırsın ki?

MULDER: Bu 64.000 dolarlık bir soru Scully.

( Mulder Scully'ye içinde yeni bilgilerin bulunduğu ince bir kağıt tomarı uzatır. )

1963'ten beri Ellens Hava Üssü'ndeki altı pilot görev başında kaybolmaktan rapor edildi. Ordu sadece bu insanların uçaklarla deneme uçuşları yapmanın risklerini kabul ettiklerini söyledi.

SCULLY: Evet, bu pilotların Rus hava sahasından geçerken düştüklerine dair söylentiler vardı.

MULDER: Başka söylentiler de var. Bu dosyayı geçen ay Boise bölge ofisine geldiğinden beri takip ediyorum. Geçen hafta henüz anlayamadığım bir nedenden dolayı bu dosyayı bir araştırma yapılmadan kaldırdılar, Scully.

SCULLY: Yani?

MULDER: Yani, sen ve ben küçük bir kaçırılma olayını araştırmak için oraya gidiyoruz.

SCULLY: Anlamadım Mulder. Bunun Gizli Dosyalarla bir ilgisi mi var? Senin sadece açıklanamayan olayları sevdiğini sanıyordum. Burada kaçırdığım bir şey mi var?

MULDER: Şöyle diyelim, bu olayda keskin ve kesin bir açıklanamaz kokusu var. Affedersin.

( Mulder yerinden kalkar ve tuvalete gider. Mulder tuvaletten çıkıp ellerini yıkar. Bir başka adam tuvaletten çıkar. Mulder eğilip yüzüne su çarpar sonra da doğrulup yüzünü kurular. Aynadan daha önce kendilerini barda izleyen adamın arkasında durduğunu görür. Mulder arkasını döner. )

DERİN BOĞAZ: Bu davanın peşini bırakın ajan Mulder.

MULDER: Ne?

DERİN BOĞAZ: Bir FBI araştırması ordunun hoşuna gitmeyecektir.

MULDER: Sen kimsin?

DERİN BOĞAZ: Sana yardım edebilirim. Yaptığın işe karşı kesinlikle bir ilgim var.

( Biri kapıyı çalar. Ama kapı içeriden kilitlenmiştir. )

SES: Pardon.

MULDER: Benim işimi nerden biliyorsun?

DERİN BOĞAZ: Pekala, şöyle diyelim; pek çok şeyi bilecek pozisyondayım. Hükümetle ilgili şeyler.

MULDER: Sen kimsin? Kimin için çalışıyorsun?

DERİN BOĞAZ: Bu önemli değil. Buraya sana değerli bir öğüt vermeye geldim. Kendini ve ajan Scully'yi açığa çıkartıp gereksiz yere risk alıyorsun. Sana tavsiyem; davayı bırak.

MULDER: Bunu yapamam.

DERİN BOĞAZ: Yapman gereken bir sürü iş var ajan Mulder.

( Adam kilidi açar. )

Gelecekteki başarılarını riske atma.

( Adam ayrılır. Mulder adamın arkasından koşar, ancak tuvalete girmeye çalışan bir adam tarafından önü kesilir. Mulder adamı kenara iter ve barın içinde yürür. Çevresine baktığında konuştuğu adamdan hiçbir iz göremez. Scully Mulder'ın meraklı bakışını görür ve yanına gelir. )

SCULLY: İyi misin, Mulder?

MULDER: Evet, iyiyim.


< FBI GENEL MERKEZİ >

( Scully oturmuş Ellens Hava Üssü'nün bilgilerini ve bunların UFOlarla ilişkisini okumaktadır. Mulder mutfaktadır. Telefon çalar. )

MULDER: Alo.

SCULLY: Mulder?

MULDER: Evet.

SCULLY: Bana verdiğin dosyayı kontrol ediyordum.

MULDER: Hı hı..

SCULLY: Bana birkaç şeyi söylemeyi atlamışsın.

( Mulder telefonunda klik sesleri duyar ve telefonu kulağından uzaklaştırır. )

Beni yönlendirdiğin saçma bir UFO avı değil, değil mi?

( Mulder telefonu yeniden kulağına yaklaştırır. )

Mulder orada mısın?

MULDER: Evet.

( Mulder penceresine doğru yürüyüp panjurların arasından dışarıya bakar. Apartmanının karşısına park etmiş bir minibüs görür. )

SCULLY: Ne söylediğimi duydun. Çünkü büro çoktan bizi bu iş dışında bıraktı ve eğer raporum kısa bir hikaye gibi okunacaksa bu, ikimizi de oldukça aptal gösterecek.

MULDER: Dinle, bununla ilgili bu hattan konuşmak istemiyorum. Ben, ben... bunu uçakta konuşuruz, tamam mı?

( Mulder telefonu kapatır. )


< MARRİETTE BÖLGESİ, GÜNEYBATI IDAHO >

( Mulder başlangıçta gördüğümüz kadına ait evin kapısını çalar. Mulder ve Scully üstlerinden geçen bir uçağı görmek için arkalarına dönerler. Kapı açılır. )

ANİTA BUDAHAS: Merhaba?

( Mulder ve Scully arkalarını dönüp kadına bakar. )

MULDER: Bayan Budahas?

ANİTA BUDAHAS: Evet.

( Mulder kimliğini çıkarır ve kadına gösterir. )

MULDER: FBI'danız.

ANİTA BUDAHAS: Oh, evet. İçeri girin.

( Mulder ve Scully eve girer. Duvarda Albay Budahas'ın bir resmi vardır. )

İlk kez iki yıl önce fark etmeye başladım. Bob'ın kolunun altında isilikler çıktı. Evde bazı tamirat işleri yapıyorduk. Boyaya karşı bir reaksiyon olduğunu düşündük. Fakat hemen sonra her şey kontrolden çıktı.

SCULLY: Ne demek istiyorsunuz?

( Mulder Albay Budahas'ın resimlerine bakmaktadır. )

ANİTA BUDAHAS: Bob'un kişiliğine göre bu beklenmedik bir şeydi. Bazı şeyler yapmaya başlamıştı.

MULDER: Ne gibi şeyler?

ANİTA BUDAHAS: Bu en başlarda utanç vericiydi. Bir defasında bir akşam yemeği vermiştik ve..ehm..tüm yemeğinin üstüne tetra-meal D serpmişti.

( Scully tetra-meal D'nin ne olduğunu bilmiyormuş gibi şaşırarak bakar. )

Bu balık yemidir.

SCULLY: Onunla hiç bu konu hakkında konuştunuz mu?

ANİTA BUDAHAS: Denedim. Bu gerçekten çok zordu. Bob sinirleniyordu, hiç neden yokken çocuklara bağırıyordu ve sonra da sanki nöbet geçiriyormuş gibi titriyordu.

MULDER: Hiç işi hakkında konuşur muydu?

ANİTA BUDAHAS: Bundan hiç bahsedilmezdi. Problemlerden önce bile... Oh, çevrede söylenenlerden onun çok gizli projelerde çalıştığını biliyordum, ama Bob hep bir vatansever olmuştu. Vatana bağlılık yemini etmişti ve şimdi bize yabancıymışız gibi davranıyorlar. Ben sadece kocamı geri istiyorum.

SCULLY: Biliyorsunuz, hükümet kanunların üstünde değildir. Bilgi gizleyemezler.

ANİTA BUDAHAS: Ben de sonradan düşündüm ki, ya o... ( Bayan Budahas'ın gözleri sulanır. ) Aileyi nasıl ayakta tutacağım?

MULDER: Ehm..çevreden duyduğunuzu söylediniz. Affedersiniz, ama bunun başkasının da başına geldiğini hiç işittiniz mi?

ANİTA BUDAHAS: Evet. Veria McLennen'in kocası. Biraz delirmiş gibiydi, ama bu onun eve gelmesine engel değildi.


< VERİA McLENNEN'İN EVİ >

( Kamera balık avı için hazırlanmış oltalar gösterir. Bir adam kafasından bir tel saç koparır. Saçı kontrol edip bunu oltasında kullanır. )

SCULLY: Ne zamandan beri...

VERİA McLENNEN: Neredeyse iki yıldır. Balık avlamak kardeşi Hank'ın fikriydi. En başlarda huzursuzdum. Ama siz de bir test pilotunun karısı olsanız kocanız evde olduğu için tanrıya teşekkür edersiniz.

MULDER: Bayan McLennen, kimse buna neyin neden olduğunu açıkladı mı?

VERİA McLENNEN: Sanırım stresten. Anlamalısınız ki ordu bu tip şeyleri kesin yoldan halleder. Onlar kocama sıkı bir terapi ve tedavi uyguladılar ve bunun için gerçekten minnettarım. Bize iyi bakıyorlar. İşleri için gönüllü oldular.

( Bayan McLennen bayan Budahas'ın yanında durur. )

Gerçekten Anita, FBI'yı evime getirdin.

( Bay McLennen hala oltalarıyla uğraşmaktadır. )

( Yeniden bayan Budahas'ın evinin dışında bayan Budahas Scully'ye bir parça kağıt verir. )

ANİTA BUDAHAS: Burada. Ben, ben buradaki bütün numaraları yüzlerce kez aradım. Lütfen beni bulduklarınızdan haberdar edin.

SCULLY: Eğer bir şeye ihtiyacınız olacak olursa Beach Grove Otelinde kalıyor olacağız. Tamam mı?

ANİTA BUDAHAS: Teşekkürler.

( Mulder ve Scully aksi yöne giderken bayan Budahas da evine doğru yürümeye başlar. )

Haydi çocuklar.

MULDER: Pekala Fester Amca hakkında ne düşünüyorsun?

SCULLY: Hmm.. Buna sterioptathy denir. Yoğun strese bağlı bir sendromdur. Savaş mahkumlarının bu hastalığa yakalandıkları biliniyor. Bunu hayvanat bahçesindeki hayvanlar üzerinde araştırıyorlar.

MULDER: Evet, ama bu adamlar hayvanat bahçesindeki hayvanlar değiller. Onlar test pilotları. Baskı altında kalmamaları, işlerini iyi yapmaları gerekiyor.

( Mulder ve Scully arabalarının yanında dururlar. )

SCULLY: Hiç "Aurora Projesi" adında bir şey duydun mu?

( Mulder ceketini çıkartıp arabaya koyar. )

MULDER: Evet. Bu..bu savunma bakanlığının yeni bir tür teftiş projesinin itiraf edilmemiş kod adıydı.

SCULLY: Pentagon neredeyse batı Amerika'da gizli bir tür casus uçakları denediklerini kabul ediyordu. Belki bu adamlar bu uçakları kullanıyorlardı. Belki bu adamlar başarısız oldular.

MULDER: Duvardaki fotoğrafları gördün. Bu adam, Budahas, başkanlıktan övgü almış, hayatında hiçbir şeyde başarısız olmamış biri.

( Mulder arabaya biner. Kısa bir duraksamadan sonra Scully de arabanın öteki tarafına yürür. )


< BEECH GROVE OTELİ, SCULLY'NİN ODASI >

( Scully telefonu kapatır. Mulder elinde cep telefonuyla gelir ve yatağa oturur. )

MULDER: Kırk beş dakikadır haberleşme bölüm başkanıyla bağlantıdaydım. Senden naber?

SCULLY: Evet, Albay Kissel adında biri cumadan beri bizimle buluşacak.

MULDER: Evet, tabi. ( Telefon rehberini kaldırır. ) Kissel mi dedin?

( Bir arabanın bir evin önüne park ettiği görülür. Mulder ve Scully az önceki arabanın kapısına park ettiği evin tam karşısında, kendi arabalarında otururlar. Arabadan çıkarlar ve kendi arabasından çıkmış olan adama doğru yürürler. )

MULDER: Albay Kissel?

ALBAY KİSSEL: Evet.

MULDER: Sizinle konuşabilir miyim? Özel Ajan Mulder, FBI.

ALBAY KİSSEL: Söyleyecek hiçbir şeyim yok. Lütfen, bu benim özel hayatıma bir saldırıdır.

MULDER: Bizimle neden Albay Budahas hakkında konuşmuyorsunuz?

ALBAY KİSSEL: Neden bahçemden defolup gitmiyorsunuz?

( Albay Kissel evine girer ve kapıyı çarparak kapatır. )

SCULLY: Randevumuzun hala geçerli olması iyi bir şey.

( Mulder ve Scully kendilerini selamlayarak yanlarına yaklaşan adamı duyunca arkalarını dönerler. )

PAUL MOSSİNGER: Selam. Siz FBI ajanı mısınız? Ben Paul Mossinger. Yerel gazetede çalışıyorum. Veria McLennen'ın evinden birkaç ev aşağıda oturuyoruz. Sizin şu Budahas olayını araştırdığınızı söyledi.

MULDER: Sadece öylesine bakınıyorduk.

( Mulder ve Scully yürüyüp adamdan uzaklaşırlar. )

PAUL MOSSİNGER: Aha, işte bu. Buradaki insanların çoğu, özellikle UFO çılgınları, öylesine bakınırlar, ama FBI her gün gelmiyor. ( Bir başka uçak geçer ve hepsi yukarıya bakmak için dururlar.) Onları duyduğunuz anda çoktan gözden kaybolmuşlardır. Pekala şu Budahas olayı..Bir yerlere varabildiniz mi?

MULDER: Açıklama yapma yetkimiz yok.

PAUL MOSSİNGER: Pekala...

MULDER: Paul'dü değil mi? Bir süredir burada yaşıyorsun. Hiç UFO gördün mü?

PAUL MOSSİNDER: Asla. Bana soracak olursanız bunların hepsi boş laf. İnsanlar ne görmek istiyorlarsa onu görürler.

MULDER: Ama ben bu daha önce bahsettiğin UFO çılgınlarından biriyle konuşmak istesem nereye gitmeliyim?


< UÇAN CİSİM LOKANTASI >

( Bir uçak daha geçer ve lokantanın raflarındaki bardaklar sallanır. )

ZOE: F-15 Kartal 4 g hızda gidiyor. Bu çocuklar kendilerini çok sıkı zannediyorlar. Birkaç içki içir, zannedersin ki yukarıda kanat çırpanlar onlar.

( Mulder güler. Raflara tutturulmuş UFO fotoğraflarından bahsederek: )

MULDER: Fotoğrafçı kim?

ZOE: Çeşitli kişiler. Şu en sondakini ben kendim çektim.

( Fotoğrafta büyük üçgenimsi bir uçak görünmektedir. )

MULDER: Şaka yapıyorsun. Nerede?

ZOE: Hemen arka tarafta. Çöpü dışarı çıkarıyordum. Oradaydı, süzülüyordu. ( Zoe fotoğrafı alıp Mulder'a gösterir. ) Canlı bir kuş kadar sessizdi. Bir an için park yerine ineceğini ve onlara yemek servisi yapacağımı sandım. ( Scully Mulder'dan aldığı fotoğrafa bakar. ) Sınırlı sayıdaki bu baskıyı yirmi dolara satıyorum. Son beşinden biri, eğer ilgilenirseniz.

MULDER: Hesabıma ekleyiver.

( Scully eğilir. )

SCULLY: Saf.

MULDER: Benim gibi birinin UFO görebilme şansı ne olabilir?

SCULLY: Dışarıda görüşürüz.

( Lokantanın dışında Scully bir haritaya bakarken Mulder da dışarı çıkar. )

SCULLY: Garip bir şey görmek ister misin, Mulder? Ellens Hava Üssü Amerika haritamın üstünde bile yok.

MULDER: Biliyorum. Hadi gidelim.

SCULLY: Biliyorsun. Nereye gidiyoruz?

MULDER: Kendi haritamız var, saf.

( Mulder Scully'ye kabaca çizilmiş bir haritanın olduğu bir kağıt parçası uzatır. )


< ELLENS HAVA ÜSSÜ'NÜN DIŞINDA, 6:04 P.M. >

( Mulder ve Scully arabalarıyla ana yoldan ayrılıp bir tepeye doğru yönelirler. Tepenin aşağı tarafında bir uyarı tabelası vardır: BU BÖLGE ORDUYA AYRILMIŞTIR. Uyarının üstünde kameraların girmesinin yasak olduğunu gösteren bir işaret vardır. Mulder arabayı biraz ileride, tel örgünün yanında durdurur. Arabadan inip bagaja gider ve bir dürbün çıkarır. )

SCULLY: Burada ne görmeyi umuyorsun?

MULDER: Bilmiyorum. Belki hiçbir şey.

SCULLY: Buraya gelmemizin nedeni bu mu Mulder? UFOları araştırmak mı? ( Mulder toprak bir tümseğe doğru yürür. ) Evet, bu raporumda gerçekten güzel görünecek.

( Gece olur ve Scully arabada uyumaktadır. Birdenbire araba sallanmaya başlar. Yavaş yavaş kendine gelmekte olan Scully arka camın çatlama sesiyle tamamıyla uyanır. )

SCULLY: Aaaaaahhh!

( Mulder koşarak tümsekten aşağıya iner. )

MULDER: Scully, uyan. Bunu görmelisin.

( Mulder arabanın kapısını açar ve Scully'yi tümseğe çıkarır. )

SCULLY: Unnnhh!


< 9:13 P.M. >

( Mulder ve Scully havada uçuşan iki ışık görür. )

SCULLY: Nedir onlar?

MULDER: Bilmiyorum. Sadece izle. Bu inanılmaz.

SCULLY: Bu gerçek değil. Daha önce hiç böyle bir şey görmedim.

MULDER: Yaklaşık yarım saattir aynı şekildeler.

SCULLY: Pekala, bu bir uçak olamaz. Uçaklar böyle manevra yapamazlar.

MULDER: Başka ne olabilirler?

SCULLY: Bilmiyorum, belki lazerdirler. Yerden havaya gönderiliyorlardır ve bulutlarda yansıyorlardır. ( İki ışık bulutlara doğru gider ve orada kaybolur. Scully şaşkınlıkla Mulder'a bakar. ) Aman Tanrım.

( İleride bir başka ışık belirir. )

MULDER: İşte bir başkası geliyor.

SCULLY: Bu bir uçak değil, bir helikopter.

( Mulder ve Scully tümseğin aşağısından sesler duyarlar. Bir oğlan ve bir kız tel örgüleri ve çalıları geçer. )

MULDER: Hey.

EMİL: Hadi buradan çıkalım. ( Çift koşmaya başlar. Mulder ve Scully ikisini de bir tarlaya doğru takip eder. Mulder'ın silahını çıkarttığını farkeden oğlan ve kız durup ellerini kaldırırlar. ) Tamam, ateş etme.

MULDER: Olduğunuz yerde kalın.

LADONNA: Biz bir şey yapmadık.

( Hepsi birden arama ışığı kendilerine yaklaşan helikoptere bakarlar. )

MULDER: Hadi.

( Hepsi bir ağacın altına gizlenirler. )

EMİL: Heh heh. Bu alışılmadıktı.

MULDER: Gidelim, bizimle geliyorsunuz.

EMİL: Ne?


< 5:02 A.M. >

( Bir başka lokantada, iki genç yemek yerken Mulder ve Scully de karşılarında oturmaktadır. )

SCULLY: Peki, siz ikiniz orada tam olarak ne yapıyordunuz?

EMİL: Biz...şey..biz...

( Emil ve Ladonna güler. )

LADONNA: Orada bir noktamız var.

EMİL: Bilirsiniz işte. Oraya gidip sesleri dinliyoruz ve hava şovunu izliyoruz.

MULDER: Daha önce hiç kovalandınız mı?

EMİL: Hayır, ilk defa. Bir arkadaşımız yaklaşık bir sene önce bize tel örgüdeki deliği gösterdi.

LADONNA: Oh, bir defasında şu bombaları atmışlardı!

EMİL: Evet, oldukça ağırdılar. ( Güler. ) Oh, şu yer... Sarı Üs... Bu şeyleri depoladıkları yer. Arkadaşım çevrede öylesine atılmış mayınlar olduğunu söylemişti.

( Dışarıda Paul Mossinger'in kullandığı bir araba Mulder ve Scully görüş alanına girince durur. Paul Mossinger telsizle konuşur. )

PAUL MOSSİNGER: Bir yirmiliğim var, tamam.

TELSİZ: Roger, Redbird, pozisyonunu aldı. Köprüyü açıyoruz.

PAUL MOSSİNGER: Redbird dışarıda.

( Lokantanın içinde Emil, bir hamburgeri kullanarak ışıkların nasıl uçuştuğunu gösterir. )

EMİL: Bazen gerçekten çok alçalıyorlar ve seni korkutuyorlar. Sonra öylece asılı kalıyorlar ve hiç ses çıkarmadan süzülüyorlar. Ve sen seslerini kimin kıstığını düşünüyorsun.

MULDER: Onların ne olduğunu düşünüyorsun?

EMİL: Herkes onların UFO olduğunu düşünüyor, ama ben daha çok Star Wars siber teknoloji üretimi yeni bir çeşit silah olduğunu sanıyorum. Çöl Fırtınası 2 ya da onun gibi bir şey. Tam Saddam'ın evinin üstünde kol gezmek için.

( Güler. Mulder Uçan Cisim Lokantasından aldığı fotoğrafı çıkarır. )

MULDER: Bunun gibi bir şeye benziyorlar mıydı?

EMİL: Hayır. ( Mulder'ın yüzündeki umut hafifçe kaybolur. ) Kesinlikle bunlara benziyorlar.

( Lokantanın dışında, Mulder arabasının bagajından Emil'in motosikletini çıkararak yere koyar. )

EMİL: Sağol.

MULDER: Görüşürüz dostum!

( Emil güler. Daha sonra o ve Ladonna motosikletlerine binip yola çıkarlar. Mulder arabaya biner ve gömleğinin cebinden bir kaset çıkarır. )

SCULLY: Bu nedir?

MULDER: Delil. ( Mulder kaseti teybe yerleştirir. Arabanın içini heavy metal müzik sesi kaplar. Scully teybi kapatır. ) Zamane çocukları.

SCULLY: Bunların hepsine inanıyorsun, değil mi?

MULDER: Neden inanmayayım ki?

( Scully'nin yüzünde kocaman bir gülümseme belirir. )

SCULLY: Mulder, gözlerindeki ifadeyi gördün mü? Eğer ben de onlar kadar uyuşturucudan uçmuş olsam...

MULDER: Eeee. Eğer sen o kadar uçmuş olsan ne?

SCULLY: Mulder, eğer o çocuğa uçan bir hamburger fotoğrafı göstermiş olsaydın sana gördüğünün tam olarak o olduğunu söylerdi.

MULDER: Pekala. Sana birşey göstereceğim. ( Mulder arka koltuktan bir dosya alır. İçinden bir fotoğraf çıkarıp Scully'ye uzatır. ) Bu fotoğraf Roswell, New Mexico'da 1947 yılında düşen UFO'nun fotoğrafı. Bu hikayeye inanmadığını biliyorum, ama sadece dinle. Şimdi, şu an bulunduğumuz ve bilinmeyen bir nedenle hükümet haritalarında yer almayan Ellens Hava Üssü kazadan arta kalanların bulunduğu altı bölgeden biri.

SCULLY: Mulder, ordunun UFOları uçurduğunu mu söylüyorsun?

MULDER: Hayır. UFO teknolojisini kullanarak uçaklar inşa ettiğini.

( Scully bir kez daha Mulder'ın UFOlara olan inancına karşı gülümser. Mulder Scully'ye lokantadaki resmi uzatır. )

SCULLY: Mulder, hadi. Elinde iki tane bulanık fotoğraf var. Biri neredeyse elli yıl önce çekilmiş, ötekini ise bugün yol kenarındaki bir lokantadan aldın. Bu konuda bayağı desteksiz kalıyorsun.

MULDER: Bana aralarında belirgin bir benzerlik olmadığını söyle.

SCULLY: Bana bu iki fotoğrafın gerçek olması için bir neden söyle.

MULDER: Bu gece havada gördüklerimi sen de gördün. Onların ne olduğunu düşünüyorsun?

SCULLY: Ne olduklarını açıklayamamam onların UFO olduğuna inanacağım anlamına gelmez.

MULDER: Tanımlanamayan Uçan Cisimler. Sanırım bu tanıma tamamıyla uyuyorlar. Bana deli olduğumu söyle.

SCULLY: Mulder, sen delisin. ( Mulder hafifçe güler. ) Ve bu hala Albay Budahas'a ne olduğunu açıklamıyor.


< BEECH GROVE OTELİ >

( Scully otelin danışmasında durur. )

SCULLY: Teşekkürler.

KADIN: Önemli değil.

( Scully danışmadan Mulder'ın odasına koşarak gelir. Scully'nin koşarak odasına geldiğini gören Mulder kapıyı açmak için ayağa kalkar. )

MULDER: Buraya mini-barıma baskın yapmak için gelmedin, değil mi?

SCULLY: Bunun için hazır mısın?

MULDER: Ne?

SCULLY: Bayan Budahas'tan mesaj gelmiş. Kocası dün gece eve dönmüş.

( Mulder ve Scully Bayan Budahas'ın evine gelirler. Bayan Budahas kapıyı açar. )

SCULLY: Mesajınızı aldık.

( Bayan Budahas ağlamaktadır. )

MULDER: Bayan Budahas, iyi misiniz?

ANİTA BUDAHAS: İçeri gelin.

SCULLY: Ne oldu?

MULDER: Ne var? Ne oldu?

( Albay Robert Budahas'a benzeyen bir adam oturmuş, bir uçak modeli çizmektedir. )

ANİTA BUDAHAS: Bu benim kocam değil.

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Tatlım, bu insanlar kim?

( Mulder Albay Budahas'ın duvardaki fotoğrafına bakar. )

ANİTA BUDAHAS: Bu o değil. Bu benim kocam değil. Ona bir şey yapmışlar.

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Sen neden bahsediyorsun?

MULDER: Tamam, tamam. Rahatlayın. Ben FBI'dan Özel Ajan Mulder. Sizin kayboluşunuzu araştırmak için buradayız Albay Budahas. Son dört ay içinde nerede olduğunuza ilişkin bir açıklamanız var mı?

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Hastanedeydim.

MULDER: Burada, bu bölgede mi?

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Sanırım.

MULDER: Albay Budahas, doğum tarihinizi sorabilir miyim?

ALBAY ROBERT BUDAHAS: 21 Kasım 1948

( Mulder doğrulaması için bayan Budahas'a bakar. Bayan Budahas başını sallar. )

MULDER: Peki ya çocuklarınızın adları?

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Josh ve Lesley. İşte tam oradalar.

ANİTA BUDAHAS: Evet.

( Albay Budahas'ın giydiği Green Bay t-shirtü Mulder'ın dikkatini çeker. )

MULDER: Green Bay hayranı ha.

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Evet efendim.

MULDER: Eminim 1968deki Süper Kupa'yı hatırlıyorsunuzdur, ha? Don Shandler.

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Dört gol attı. Lombari'nin son oyunu. Neden bu sorulara cevap vermek zorundayım?

ANİTA BUDAHAS: Bu o değil.

MULDER: Albay Budahas, siz bir pilotsunuz öyle değil mi?

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Evet efendim.

MULDER: Bahse girerim ki iki kanatlı hemen her şeyi uçurdunuz. Sabit 8 g hızda hareketsiz kalabildiğini söyleyen sıkı bir pilot arkadaşım var. Sizce bu mümkün mü?

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Ben... ben... Anita hatırlayamıyorum.

( Albay Budahas, bayan Budahas'a doğru yürür. Ama bayan Budahas korkarak geri çekilir. Ağlamaktadır. )

ANİTA BUDAHAS: Hayır.

( Mulder ve Scully evden ayrılır. )

SCULLY: Mulder, neler olduğunu açıklar mısın?

MULDER: Sanırım bu adamın beyniyle oynamışlar. Bir çeşit beyin boşaltımı.

SCULLY: Mulder, beyin bu şekilde çalışmaz. İçine girip bazı dosyaları silemezsin.

MULDER: Öyleyse sen açıkla.

SCULLY: Hafıza kaybının çeşitleri vardır..

MULDER: Bu hafıza kaybı değil, çok daha ağır ve gizli bir şey.

SCULLY: Demek istediğim, bu söylediğini yapabilecek bilimsel veya tıbbi bir teknoloji yok.

MULDER: Ve dün gece gördüğümüz uçakları uçuracak teknoloji de yok. Bu adam, sorunun cevabını bilmeliydi. Sadece cevap artık kafasında değil.

( Mulder ve Scully yolda giderler. )

SCULLY: Böyle bir şeyi yapabilseler bile neden yapsınlar ki?

MULDER: Bilgiyi kontrol etmek için. Sanırım Albay Budahas psikolojisi bozulduktan sonra güvenlik için bir risk haline geldi.

SCULLY: Sadece sinirlerinin çöküntüye uğraması hafıza kaybına neden olamaz.

MULDER: Hayır. Albay Budahas gibi adamlar o gördüğümüz uçakları uçurmanın verdiği stresle psikolojik olarak baş etmekten acizler. Ya da o hızla o manevraları yapmaktan. Demek istediğim, sözünü ettiğimiz duyarlı ve gelişmiş teknolojinin işe yarar hale getirilmesi neredeyse elli yıl aldı. UFO teknolojisi Scully.

( Scully bir kez daha gülümser, ama bu kez bir de hafifçe güler. İleride hızla yaklaşan iki araba yolun her iki tarafını da kapatır. )

SCULLY: Neler oluyor?...

MULDER: Tutun.

( Mulder frene basar. İki araba yolda yanlamasına durarak Mulder ve Scully'nin arabasının gidiş yollarını kapatır. Bir adam Mulder'ın olduğu tarafa yaklaşarak camı tıklatır. )

ADAM: Lütfen, arabadan çıkın.

MULDER: Sence onu duymazdan gelirsek gider mi?

( Adam bir kez daha camı tıklatır. )

ADAM: Lütfen, arabadan çıkın.

MULDER: Sanırım gitmez. ( Mulder arabadan çıkar. ) Özel Ajan Mulder, FBI.

( Mulder kimliğini çıkartmak isterken bir başka adam onu arabaya doğru itip üstünü arar. Scully de arabadan çıkar. )

SCULLY: Federal Ajanız.

( Arabanın içi gibi Scully de aranır. Arabanın torpido gözü ve Mulder'ın Roswell fotoğraflarını içeren dosya da kontrol edilir. Mulder'ın silahının şarjörü çıkarılır ve silah arabanın üstüne konur. Aynı işlem Scully'nin silahına da uygulanır. Adamlardan biri bagaja gidip Mulder'ın kamerasını çıkarır ve içindeki filmi ısığa tutar. Scully'nin evrak çantasının içindekiler de boşaltılır. )

MULDER: Bana neler olduğunu söylemek ister misiniz?

( Bir adam Mulder'ın kaburgalarına yumruk atar. )

ADAM: Ulusal güvenlik. Şimdi arabanıza binin. Otelinize kadar size eşlik edilecek. Hemen toplanıp bu kasabayı acilen terk edeceksiniz ya da boşboğazlığınızın sonuçlarına katlanacaksınız.

( Otelde, Scully odasının içinde dolaşarak telefonla konuşur. )

SCULLY: Idaho eyaletinde CC1356 plakasına düzenlenmiş hiç kayıt yok. Teşekkürler Gayle. Hayır, hayır, hayır. Ötekinin de sahte olduğuna eminim. ( Mulder yatakta yatmaktadır. ) Peki o adamlar kimdi?

MULDER: Sanırım geçen gece üsten kovaladıkları o çocuklar değil bizdik. Bizim geleceğimizi daha varmadan biliyorlardı. Ve Albay Budahas'ı bir yem olarak geri gönderdiler. Sana söylemediğim bir şey var Scully.

SCULLY: Başka bir şey.

MULDER: D.C.'de bir adam beni bu davadan uzak durmam konusunda uyardı. Bana adını vermedi ve telefonum dinleniyordu.

SCULLY: Ne?!

MULDER: Neden bu kadar zahmete girsinler ki? Güvenlik için mi? Neyin güvenliği? Sanırım burada çok büyük bir komplo var Scully. Orada bir UFO var, bundan eminim. Ve bunu gizli tutmak için ellerinden geleni yapacaklar. Bu sırrın dışarı çıkacağı ihtimaline karşı o pilotların hayatlarını ve hafızalarını kurban etmeyi bile...

SCULLY: Eğer bu doğruysa bu, ulusal bir skandal olur.

MULDER: Hayır, hayır. Yeterince geniş düşünmüyorsun. Eğer bu doğruysa bu, dünya dışı varlıkların varlığının ispatı olacak.

SCULLY: Hiç durup da orada gördüğümüz şeyin basit bir test uçağı olduğunu düşündün mü? Gizli bir bombardıman uçağı veya şu Aurora Projesi gibi. Hükümetin böyle bir sırrı korumaya hakkı ve sorumluluğu yok mu?

MULDER: Evet, ama neyin karşılığında? Ne zaman bir insan daha iyi bir makinenin yapımından daha önemli hale geldi?

SCULLY: Bak, bunlar bizim sormamamız gereken sorular. Kaçırılan kurbanımız çoktan geri döndü. Hadi Mulder, hala bir işin varken buradan gidelim.

( Mulder lokantadaki fotoğrafı alıp Scully'nin önünde tutar. )

MULDER: Merak bile etmiyor musun? ( Scully Mulder'dan fotoğrafı alır ve oturur. ) Duş alıp eşyalarımı toplayacağım ve sonra buradan gideceğiz.

( Mulder odadan ayrılır. Scully Mulder da ayrılma fikrini kabul ettiği için memnundur. Scully ayağa kalkar ve banyoya doğru yürür. Dışarıda arabalarının çalıştığını duyar. Koşarak dışarı çıkar. )

SCULLY: Mulder nereye gidiyorsun?

( Mulder arabayı sürüp gider. )

( Emil ve Ladonna Mulder'a üssün parmaklığındaki deliği gösterirler. )

EMİL: İşte burası.

( Mulder delikten geçer. )

MULDER: Hey, siz gelmiyor musunuz?

EMİL: Hayır, biliyorsun, daha gece gittik.

MULDER: Pekala. Bana şu hava gösterisini izlediğinizi söylediğiniz yer ne kadar uzakta?

EMİL: Kırk beş dakika.

MULDER: Onu bulabilecek miyim?

LADONNA: Sadece patikayı takip et.

MULDER: Peki ya şu bahsettiğiniz diğer yer, her şeyi depoladıkları Sarı Üs.

EMİL: Bu neredeyse on mil ileride. Kimse o kadar ileriye gidemedi.

( Mulder yürümeye başlamıştır. Bu nedenle arkasından bağırırlar. )

LADONNA: Hey, yabani otların başladığı yeri geçme!

EMİL: Ona mayınlar ve hurdalardan bahsettik mi? HEY!

( Mulder yabani otların başladığı yere kadar gelip saate bakar ve yere oturup gece olmasını bekler. Daha sonra yabani otların bulunduğu yerden ayrılıp Sarı Üsse doğru yürümeye başlar. Betonda dururken kendisine doğru yaklaşan bir ışık görür. Bu üstünde süzülen, her noktasında ışıklar olan üçgenimsi bir uçaktır. Bir anda yoğun miktarda ışık üstüne düşünce eliyle gözlerini gölgelemek zorunda kalır. Birkaç saniye sonra ışık kaybolur ve uçak inanılmaz bir hızla uzaklaşır. )

( Mulder'ın arkasında iki araç belirir. Mulder arkasını dönüp onları görür ve yol boyunca koşmaya başlar. Bir araç Mulder'ın önünde diğeri arkasında durur. Birkaç asker araçlardan inip Mulder'ı yere yıkar. Daha sonra Mulder yerden kaldırılıp bir sedyeye konur ve kayışlarla bağlanıp bir araca yerleştirilir. )

SES: Hadi gidelim.

( Aracın içinde bazı askerler Mulder'ı kıpırdamaması için tutarken, bir diğeri elindeki şırıngaya bir ilaç çeker. )

MULDER: Haaaayyyyyyııııııırrrrrrrrrrr

( Mulder'a şırıngadaki ilacı verirler. )

SES: Hadi. Onu tutun. Oksijen.

( Mulder'ın yüzüne bir oksijen maskesi yerleştirirler. )


< 6:30 P.M. >

( Scully Beech Grove Otelindeki odasında telefonla konuşmaktadır. )

SCULLY: Evet, Washington D.C.'ye bir telefon açmak istiyorum, ama anlaşılan uzun mesafeli bir hat bulamayacağım. ( Telefon birden kesilir. ) Alo? Alo? ( Scully telefonu kılıfındaki silahının yanına koyup danışmaya gider. ) Affedersiniz. Telefonum çalışmıyor, sizinkini kullanabilir miyim acaba?

OTEL MÜDÜRÜ: Tabi.

( Scully ahizeyi kaldırır. Burada da hat kesiktir. )

SCULLY: Bu da çalışmıyor.

OTEL MÜDÜRÜ: Bu çevredeki telefonlara güven olmuyor. İnsanlar buna ordunun neden olduğunu söylüyorlar, ama onlar her şey için bunu söylüyorlar.

SCULLY: Teşekkürler.

( İki büyük kapı açılır ve Mulder'ı taşıyan araç içeri girer. Araç durur ve hala sedyeye bağlı olan Mulder dışarı çıkarılır. Mulder hemen hemen bilincini yitirmiştir, ama üstündeki ışıkları görür. Çevresine bakındığında bir tarafında beyaz önlükler giymiş adamları, diğer tarafta ise plastik bir perdenin ardında bir çeşit uçak görür. )

( Scully odasına doğru yürürken Paul Mossinger'in odasından çıktığını fark eder. Hemen silahına uzanır, ama silahı hala odadadır. )

PAUL MOSSİNGER: Selam. Sizi arıyordum. Kapıyı çaldım, ama sonra açık olduğunu fark ettim.

SCULLY: Lobide telefon etmeye çalışıyordum.

PAUL MOSSİNGER: Telefonlar yine çalışmıyor.

SCULLY: Evet.

TELSİZ: Üsten Redbird'e. Pozisyonunu bildirir misin, tamam?

( Scully telsizin sesi üzerine Paul'un arabasına bakar. Sonra Paul'e gülümser. Koşarak arabaya biner ve tüm kapıları kilitler. )

Redbird duyuyor musun?

PAUL MOSSİNGER: Ne yapıyorsun? ( Scully kontakt anahtarını arar, ama bulamaz. Güneşliklere de bakar, ama anahtar orada da yoktur. Paul anahtarla cama tıklar. ) Affedersiniz. ( Scully torpido gözüne uzanır. ) Orada hiçbir şey yok.

( Scully torpido gözünde Paul'un silahını ve kimliğini bulur: Hava Üssü Güvenlik. Paul yangın söndürme aletiyle camı kırar. Scully kendisini kırılan camdan korumaya çalışırken silahı elinden düşürür. Paul Scully'ye doğru uzanır, ama Scully baş parmağını Paul'un gözüne sokar. Paul daha sonra arabanın diğer tarafına yönelir, ama Scully arabadan çıkıp silahını adamın yüzüne doğrultur.)

SCULLY: Arabaya dön. Ellerini arabanın üstüne koy. Söylediğimi yap.

PAUL MOSSİNGER: Silahı indir ve konuşalım.

( Emil ve Ladonna motosikletleriyle gelirler. Scully Paul'u arabaya doğru iter ve silahı arkasına dayar. )

SCULLY: Sana ellerini arabaya koy dedim. Sen kimsin?

PAUL MOSSİNGER: Evden uzaktasınız, Dr. Scully. Kimse bunun şiddete dönüşmesini istemiyor.

SCULLY: Mulder nerede?

EMİL: Onu üsse götürdük.

LADONNA: Onu bekledik.

SCULLY: Telsizi eline alıp Mulder'ın nerede olduğunu öğrenmeni istiyorum.

PAUL MOSSİNGER: Bunu yapabileceğimi sanmıyorum.

SCULLY: Bence yapabilirsin. Yoksa Amerika'daki bütün gazeteler sizin yeni test uçağınız hakkında yazılar yazar.

( Parlak bir ışık yanar. Bir doktor gelip Mulder'ın gözüne bakar. Mulder bir ameliyat masasına bağlanmıştır ve kafasını oynatmadan gözleriyle çevresine bakar. Bir oksijen maskesi takılırken doktor Mulder'ın gözüne bir şeyler damlatır. )

( Paul Mossinger arabayı kullanmaktadır. Scully arkada oturmuş, silahını adamın üstüne doğrultulmuştur. )

PAUL MOSSİNGER: Bunu halletmenin başka yolları da var.

SCULLY: Evet. Sizin gözyaşlarıyla ve hüzünlü bir hikayeyle neler yaptığınızı çoktan gördüm.

( Bir araç Sarı Üssün girişine yaklaşır ve durur. Paul kontağı kapatır. Bekçilerden biri telsizle konuşur. )

TELSİZ: Hedefiniz 12ye geldi.

BEKÇİ: Roger.

SCULLY: Ne yapıyoruz?

PAUL MOSSİNGER: Bekliyoruz.

SCULLY: Arabanın çalışmasını istiyorum. Arabayı çalıştır dedim. ( Paul arabayı çalıştırır. ) Ellerini direksiyonun üzerine, onları görebileceğim bir yere koy.

PAUL MOSSİNGER: Yanlış bir şey yap ve bu olay bir anda büyüsün.

SCULLY: Evet kendini kandırmaya devam et.

TELSİZ: Adam geliyor.

BEKÇİ: Tamam.

( Üssün içinde bir araç köprüye yaklaşır. Bekçiler kapıyı açar. Araç girişte durur. Mulder arabadan inip diğer araca doğru yürümeye başlar. )

SCULLY: Arabayı çalışır halde bırakıp dışarı çıkmanı istiyorum. ( Scully ve Paul arabadan çıkarlar. Scully'nin silahı hala Paul'e doğrultulmuştur. ) Arabaya bin, Mulder. Arabaya bin.

( Mulder çok yavaş bir şekilde arabaya, Paul de jeepe doğru yürürken ortada karşılaşırlar. Paul durur ve Mulder'a doğru döner. )

PAUL MOSSİNGER: Sadece burada gördüğün her şeyin, ona karşı gösterdiğimiz korumayla aynı olduğunu söylemek istiyorum. Uygunsuz davranan sensin.

( İki adam da önlerindeki araçlara doğru yürümeye devam ederler. Scully Mulder da arabaya biner binmez kasabaya doğru hızla uzaklaşır. )

SCULLY: İyi misin, Mulder?

MULDER: Sanırım. Scully ben...

SCULLY: Ne?

MULDER: Ben buraya nasıl geldim?

( Bayan Budahas kapıyı açıp Mulder ve Scully'ye bakar. )

MULDER: Selam.

ANİTA BUDAHAS: Merhaba.

MULDER: Kocanızın nasıl olduğuna bakmaya geldik.

ANİTA BUDAHAS: Oooh, o iyi. Daha da iyiye gidiyor.

MULDER: Onu görebilir miyiz?

ANİTA BUDAHAS: O..o şu an dinleniyor.

ALBAY ROBERT BUDAHAS: Şimdi kim geldi?

ANİTA BUDAHAS: Endişeniz için teşekkürler.

( Kapıyı kapatır. )

MULDER: Onlar buradaydılar. Budahas'a ve ona gözdağı vermiş olmalılar...

SCULLY: Bu kadarı yeter Mulder. Hiçbir şey bilmiyoruz. Buraya geldiğimizde elimizde olandan fazlasını bilmiyoruz ve bunu da raporuma yazacağım. Mümkün olduğunca çabuk buradan gidelim Mulder.


< FBI GENEL MERKEZİ, WASHİNGTON D.C., BİR HAFTA SONRA >

( Scully raporunu yazmaktadır. )

Evine dönen Albay Robert Budahas'ın kayboluşunun farkında olmasına rağmen nereye gittiği belirsiz ve kesin değildir. Ajan Mulder'ın Albay Robert Budahas'ın UFO teknolojisi kullanılarak yapılmış uçaklarda test pilotu olarak bulunduğu ve bu uçakları uçurmaktan doğan ağır strese bağlı travma geçirdiği konusundaki ısrarı da kesin değildir. Bununla birlikte Ajan Mulder'ın göz tanıklığı ettiği Ellens Hava Üssü'nde görülen iki tanımlanamayan uçan cisim, bunların nitelik veya amaçları kesin olarak belirlenemedi. Bundan başka yapılacak araştırmanın dışında, DF101364 numaralı dosya kapanmıştır.

( Scully Mulder'ın lokantadan aldığı UFO fotoğrafını eline alıp bakar. )

( Mulder koşmaktadır. Derin Boğaz'ın kendisine yaklaştığını fark ettiğinde dinlenmek için durur. Mulder Derin Boğaz'a doğru yürür ve onunla yarı yolda buluşur. )

DERİN BOĞAZ: Hayatlarınız tehlikede olabilir.

MULDER: Neden?

DERİN BOĞAZ: Hmm.. Görülmemesi gereken şeyler gördün. Özen ve gizlilik şimdi kaçınılmaz.

MULDER: Bir şey gördüm..

DERİN BOĞAZ: Dediğim gibi, seni bilgi için bulabilirim, ama şimdilik sadece ilgim olduğu kadarını yapacağım.

MULDER: Senin ilgin ne?

DERİN BOĞAZ: Gerçek.

MULDER: Bir şey gördüm, ama gitti. Onu benden alıp kafamdan sildiler. Onun ne olduğunu bana söylemelisin.

DERİN BOĞAZ: Bir ordu UFOsu mu? Bay Mulder, neden sizin gibi uzaylıların varlığına inananlar aksini gösteren bu kadar çok delil olmasına karşı vazgeçmiyor?

MULDER: Çünkü aksini gösteren bu deliller yeterince caydırıcı değil.

DERİN BOĞAZ: Kesinlikle.

( Derin Boğaz yürümeye başlar. )

MULDER: Onlar buradalar, değil mi?

( Derin Boğaz durur ve Mulder'a döner. )

DERİN BOĞAZ: Bay Mulder, onlar çok uzun zamandan beri buradalar.

( Derin Boğaz Mulder'ı yanlız bırakarak yürümeye devam eder. )

Sözlük:
g: Yerçekimine bağlı basınç.


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR