Fox “Spooky” Mulder (Arlington’da yaşıyor) 1989 yılında kız kardeşi
Samantha’nın kaçırılması ile ilgili anılarını hatırlamak amacıyla regresyon hipnoz
seansına katıldı. Mulder Oxford mezunu mükemmel bir FBI ajanıdır.(“PILOT”) Başından
X-Files’la ilgilenmesini sağlayan en az 2 olay geçmişti. 1989’da Lone Gunmen
ile tanıştı,ona hükümetin halk üstünde deneyler yaptığını söylemişlerdi. ( “UNUSUAL
SUSPECTS”). Ve 1990’da regresyon terapisinden sonra “babasının” zenotransplantasyon
deneyleri-insanlara uzaylı dokusu aşılama- ile olan bağlantısını öğrendi.(“TRAVELERS”)
Mulder,hipnotik regresyondan sonra uzaylıların varlığına inanarak,vahşi suçlar
bölümündeki parlak kariyerinden vazgeçerek X-Files’a-çözümlenememiş ve açıklanamamış
davalar- atanmayı talep etti. X-Files’ı Diana Fowley-Akademiden aşkı- ile açtı
ve onunla çalışmaya başladı. Hipnotik regresyonu da öneren Fowley’di. Savunma
Bakanlığından Michael Kritschgau adlı bir adam ona bütün bunların halkın başka
şeylerle ilgilenmemesini sağlamak amacıyla hükümet tarafından yaratılan bir yalan
olduğunu söyleyince,Mulder yıllar sonra uzaylılar hakkında şüpheci davranmaya
başladı. Kritschgau’ya göre Mulder,hükümetin özenle hazırlanmış planları tarafından
kontrol edilen bir “piyon”du. Scully’nin kanser olmasından sorumlu kişilerin
aynı zamanda bu yalanı kontrol eden kişiler olduğunu da Mulder’a söyledi. Onun
inanması için Scully’yi kanser yapmışlardı. Laboratuar testleri de sahte bir
uzaylı vücudunda bulunan DNA’nın,Scully’nin kanserininde de varolduğunu göstermişti.
Gerçek ise şuydu: Sendika’nın varlığından haberdar olan hükümet görevlileri UFO
efsanesini ve hükümet tarafından yürütülen kaçırılma olaylarını kullanarak yalnızca
hükümet projelerini değil,aynı zamanda da Projeyi ve gerçek uzaylıları örtbas
ediyordu. Mulder Kuzey kutbunda uzay gemisini görünce bunun farkına varmaya başladı.
Mulder’ın ta kendisi Sendika’nın planlarını örtbas etmesinde kullanılmıştı,uzaylılara
tamamen inanarak tüm inananları komik duruma düşürmüştü. Kritschgau yalan söylemiyordu,
çalıştığı hükümet ona sadece uzaylıların varolmadığını söylemişti,ancak yinede
örtbas işleriyle uğraşıyordu. Mulder’a bildiklerini anlatarak hükümete karşı
çıkmaya ve intikam almaya çalışıyordu,çünkü oğlu Körfez Savaşında hükümetin gizli
bir projesinde kullanılmış ve ölmüştü.(Tahminen Kara Yağ.) Scully’ye yaralanmış
Mulder’ı kurtarmak için yardım ettikten sonra (artık o da uzaylılara inanmaya
başlamıştı) Kritschgau,Krycek tarafından öldürüldü. Scully’nin kanserinin kaynağı,sahte
uzaylının kaynağı ile aynıydı: Sendika. Kaçırılması sırasında yapılan testler
onu hastalamıştı,sağlıklı olmasının tek nedeni vücudundaki metal parçaydı. X-Files,1950
yılında bir FBI sekreterinin çözülemeyen davaları “U” harfinin (Unexplained)
altında toplamaya başlamasıyla bulunur. Yer kalmayınca dosyaları “X” harfinin
altına toplamaya devam eder. İlk X-Dosyası J. Edgar Hoover’ın bizzat kendisi
tarafından dosyalanmıştı. (“SHAPES”, “TRAVELERS”) X-Files,tabii ki aynı zamanda
Sendika’nın çalışmalarını ve Samantha’yı da içinde barındırır. Bu dosyalar Mulder
X-Files’ı keşfettikten sonra eklenmişti. CSM,Scully’nin Mulder’la çalışmaya başlamasından
5 sene sonra X-files’ı yakmıştı,sadece Samantha’nın dosyasını kendine saklamıştı.
Mulder’ın “kutsal” “I WANT TO BELIEVE” (İnanmak İstiyorum) posteri de yangında
yok olmuştu. Mulder internetten tanıştığı bir veteriner dostundan yeni bir poster
alabildi. Mulder yanmış dosyaları nemlendirerek ve bu metodu bilgisayar teknolojisiyle
birleştirerek pek çok dosyayı bir şekilde kurtarmayı başardı. (“THE END”, “THE
BEGINNING”, “ALPHA”) Daha sonra Mulder’ın kendisi bir kaçırılan oldu,ancak geri
döndüğünde (Doggett ve Scully X-Files’ın başındayken) X-Files’tan uzak tutulmuş
ve Kersh tarafından FBI’dan kovulmuştu. (“REQUIEM”, “WITHIN”, “WITHOUT”, “THIS
IS NOT HAPPENING”, “DeadAlive”, “THREE WORDS”, “VIENEN”)
Dana Katherine Scully (Georgetown’da yaşıyor) 1993’te Bölüm
Şefi Blevins tarafından Mulder’ın yanına atandı. Blevins daha
sonra,sadık olduğu yegane insanlar-Sendika-tarafından öldürüldü.
(“PILOT”, “GETHSEMANE”, “REDUX”, “REDUX II”) Tayinin amacı Mulder’ın
çalışmalarını “çürütmekti”-bulduklarını bilimin sınamasından
geçirmekti. Scully’ni bundan haberi yoktu ama tayininin amacı
en başta Mulder’ın aptal gözükmesini sağlamak ve onu gizli tutmaktı.
Kaçırılması ve yaşadığı diğer pek çok deneyim sonucunda o da
“inanmaya” başladı. Cüretkar bir deneyim sırasında sırtına bir
“ouorobos” (bütünlük,mükemmellik,tamlık sembolü,varlığın sonsuz
dairesi) dövmesi bile yaptırmıştı ancak boyanın içinde uyuşturucu
taşıyan ve tehlikeli halüsinasyonlar yaratan bir çeşit çavdarın
bulunduğunu öğrenince dövmeyi silmişti. (“NEVER AGAIN”) Özellikle
Afrika’da sualtında gördüğü uzay gemisi ve onun Mulder’a olan
etkisini gördükten sonra dünya üzerinde uzaylıların varolabilme
olasılığını daha ciddiye almaya başladı. Mulder’la ikisinin iyi
bir ilişkisi var,ve sadece birbirlerine güveniyorlar. 2000 yeni
yılı akşamı duygulu bir şekilde öpüştüler. (“MILLENIUM”) Scully
tıp okulundan mezun olduktan sonra “fark yaratmak” için FBI’a
gitti. Artık sadece Mulder ve X-Files onu enterese ediyor. Scully,her
şeyin bilimle açıklanabileceği görüşü,X-Files’ı incelerken gördükleri
ile yaşadıkları ve Katolik inançları (bazen Peder McCue yardımıyla)
arasında bir denge kurmak zorunda. Hayatındaki önemli olaylardan
biri eski sevgilisi Daniel Waterson ile tesadüfen karşılaşmasıydı.
Daniel tıp okulunda onun profesörüydü ve karşı çıkmasına rağmen
Scully’nin tıp hayatını bırakıp FBI’a katılmaya karar vermesiyle
ayrılmışlardı. Yeniden karşılaştıklarında Waterson ölüyordu,ve
Scully,onu kurtarabileceğine inandığı mistisizm ve tesadüfler
hakkındaki fikirlerini açtı. (“all things”)
Mulder ve Scully yıllar geçtikçe birbirlerine daha çok yakınlaştılar
ancak görünen o ki ilişkilerinde bir sonraki aşamaya adım attılar.
Mulder’ın kaçırılmasından sonra(geniş bilgi daha sonra) Scully
hamile olduğunu keşfetti,halbuki kaçırılmasının bir sonucu olarak
kısır kalması kesinleşmişti. Sonradan anlaşıldığına göre Scully’nin
üreme fonksiyonları Afrika’daki geminin yenileyici güçleri tarafından
tekrar yerleştirildi ve büyük bir olasılıkla Mulder bebeğin babası.
Mulder ve Scully’nin aynı zamanda bilinçaltı bir bağlılıkları
varmış gibi gözüküyor. (“all things”, “ANASAZI”, “THE BLESSING
WAY”, “PAPER CLIP”, “REQUIEM”, “WITHIN”, “WITHOUT”)
CSM’nin Mulder’la olan ilişkileri ve Mulder’ın X-Files’la nasıl
ilgilenmeye başladığını açıklayan çok ilginç diğer bir teori
ise Mulder’ın Samantha’nın kaçırılışını görmesi ve yıllar sonra
bunu hatırlayıp paranormal olaylara ilgi duymasını sağlamaktı.
CSM daha önce “Mulder benim eserim” demişti. Bu,CSM için çalışan
Fowley’nin Mulder’a hipnotik regresyon terapisini önermesiyle
güçleniyor. CSM Mulder’ın FBI’a girmesine bile “yardım” etmiş
olabilir,hatta bir olasılık X-Files’a atanmasını sağlamış olabilir.
Scully’yi Mulder’ın yanına atayarak,Mulder’ın hem ne isterse
onu yayabileceğini-böylece hem kendini hem de diğer inananları
aptal konuma sokabilirdi-hem de Scully’nin bilimselliği sayesinde
onun “çürütülebileceğinin” farkına vardı. Bu doğrultuda CSM,
Mulder’ın hep görmesi gereken şeyleri görmesini sağladı,sahte
uzaylı vücudu ve sahte kaçırılmalar gibi. Mulder doğru olduğunu
düşündüğü sahte şeyleri fark edince paranormal olaylara inanmaktan
neredeyse tamamen vazgeçecekti,böyle yapması yine CSM’nin işine
gelecekti. CSM X-Files’ın ikinci defa kapanmasını yönetirken
ve Mulder onları yenide açtırırken CSM,Dosyaların Kersh’te kalarak
Mulder ve Scully’nin onlara ulaşamamasını sağlamaya çalışmıştı.
CSM Mulder’ın gerçeğe çok yaklaştığını biliyordu ve Mulder’ın
hevesini kırmak için gerçekleri burnunun dibine katar getirip
sonrada her seferinde bunları geri çekmeye başladı. Zamanla CSM
tüm bildiklerini Mulder’a anlattı,çünkü kimsenin ona inanmayacağını
biliyordu. Son olarak,Mulder’ın son melez-insan olması CSM’nin
işine çok yarayacaktı. Bunca zaman CSM Mulder’ı kendi amaçları
için yaşamasına izin vermişti, ve Mulder(neredeyse) CSM’nin en
büyük amacına yardım etmişti. Melez Mulder hakkında daha sonra
bilgi vereceğim. Bunca zaman Samantha Mulder’ın önüne bir yem
olarak atılmıştı,arayışını sürdürmeye devam etsin diye onun hala
yaşadığına inandırılmıştı. Sendika yok edildikten ve Mulder her
şeyi öğrendikten sonra CSM Mulder’a kız kardeşi hakkındaki gerçekleri
açıkladı. (“E.B.E.”, “GETHSEMANE”, “REDUX”, “REDUX II”, “THE
END”, “THE BEGINNING”, “TWO FATHERS”, “ONE SON”, “BIOGENESIS”,
“THE SIXTH EXTINCTION”, “THE SIXTH EXTINCTION II: AMOR FATI”,
“SEIN UND ZEIT”, “CLOSURE”)
Mulder’ın kız kardeşi hakkındaki gerçekleri öğrenmesi ve buna
bağlantılı olarak kaçırılmasından sonra yeni ortağı Doggett ile
Scully,X-Files’ın itici gücü oldu. Mulder’ı,hastalığı hakkındaki
gerçekleri ve kendisinin gizemli hamileliğinin nasıl ortaya çıktığını
bulmaya kararlı. Her şeye rağmen Mulder’ın kaçırılmasının bir
avantajlı yanı ise, 7 sene sonunda Scully’nin nihayet bir masaya
kavuşması. (“REQUIEM”, “WITHIN”, “WITHOUT”, “PATIENCE”)
John Doggett FBI’a katılıp hızla yükselen başarılı bir ajan
olmadan önce NYPD’de ve Deniz Kuvvetlerinde görev yapmıştı. Sokak
adabına sahip ve doğal bir şüpheci,sadece araştırma proseslerine
inanıyor. Doggett için bir “mavi yaka” ve “erkek gibi erkek”
denebilir,çok güçlü ve aynı zamanda gerektiğinde koruyucu bir
kişiliğe sahip. FBI’daki erkek gruplaşmasının bir parçası,çok
popüler bir kişi. Mulder’ı bulmak için yürütülen araştırmaya
Kersh tarafından atanmıştı ve zamanla zemin kata,Scully ile birlikte
X-Files’ta çalışmaya gönderildi. Doggett,Mulder’ın sahip olduğu
saplantı duygusunun nasıl olduğunu kendi kişisel deneyimleri
sayesinde biliyor: Oğlu Luke Doggett,satanizm ayinleriyle ilgilenen
bilinmeyen bir katil tarafından öldürülmüştü. Üç gün süren yoğun
araştırmalar sırasında o zamanlar NYPD’de olan Doggett’a FBI’ın
Salt Lake City departmanından Özel Ajan Monica Reyes,katili bulmak
için ortak olarak atanmıştı. Araştırma sırasında ve/yada sonrasında
bir ilişki yaşamış olabilirler. Doggett’ın şiddetli şüpheciliği
oğlunun ölümünden sonra,ölü bedeni gördükten sonra cesedin küller
içindeki bir görüntüsü canlanınca daha da kuvvetlenir. Doggett
bu deneyimi yaşadığını her zaman büyük bir güçle inkar etmişti,çünkü
onun için böyle doğaüstü bir olayı kabul etmek,aynı zamanda oğlunun
hayatını kurtarma için mevcut yolların tamamının kullanılmadığını
itiraf etmek demekti. Doggett’ın doğaüstü olaylardan bu kadar
sakınmasının nedeni budur. Doggett gereğinden fazla çıkmaza saplanınca
Mulder’ın araştırmasında,deneyimlerini kullanmak için istemeyerek
Reyes’i çağırdı. Ve Kersh,uzaylı komplosunda yer aldığı gerekçesiyle
teftiş edilmeye başlanınca, Dogget Reyes’i artık Mulder’sız olan
X-Files’a atadı. (“REQUIEM”, “WITHIN”, “WITHOUT”, “INVOCATION”,
“THIS IS NOT HAPPENING”, “DeadAlive”, “THREE WORDS”, “EMPEDOCLES”,
“ESSENCE”, “EXISTENCE”)
Scully Mulder’a katıldıktan bir sene sonra X-Files yukarıdaki
güçler tarafından (tahminen CSM) kapatılmıştı,çünkü Mulder ve
Scully kanıtlara çok yaklaşmıştı: Mulder’a kanı yoğunlaştıran
uzaylı virüsü gösterilmiş,Scully ise Fort Marlene’e girdiğinde
uzaylı embriyosunu görmüştü. Scully’nin kaçırılmasından sonra
Skinner X-Files’ı yeniden açmıştı. Mulder kaçırılmadan önce X-Files’a
harcanan paranın hesabı tutuluyordu ve kapanma tehlikesiyle karşı
karşıyaydı. Hesap kontrolörü,tasarruf etmek için Mulder ve Scully’den
“bakış açılarını” daraltarak araştırmalarını sadece uzaylıların
olabileceği yere yoğunlaştırmalarını önerdi-uzaya. X-Files bundan
sonra tamamen kapatılma tehlikesiyle yüzleşti,Mulder hesap kontrolörünün
“bakış açısını” fiziksel olarak daralttıktan sonra. Kaçırılmadan
sonra,bu endişeler Kersh’ün Mulder’ı bulmak için yürütülen araştırmaya
yüklü miktarda para vermesiyle hafifledi. Kersh açıkça Doggett’ın
itibarını sarsmak için X-Files’ı açık tutmak istiyor. (“THE ERLENMEYER
FLASK”, “DUANE BARRY”, “ASCENSION”, “REQUIEM”, “WITHIN”, “WITHOUT”)
« BÖLÜM
3 / BÖLÜM
5 »