» Ana Sayfa
   » X-Files Nedir?
   » FORUM
   » X-Cast
   » Bölüm Rehberi
   » Bölüm Adları
   » Mitoloji
   » Senaryolar
   » Fanfiction
   » Fanart
   » Basında X Files
   » X-Sözlük
   » Bilmedikleriniz
   » The X Team
   » Etkinlikler
   » Linkler


Dizi ve sayfa ile ilgili her
türlü soru ve önerinizi
faq@thexfiles-tr.net
adresine yollayabilirsiniz!

 
...:: BÖLÜM 1 :: KARA YAĞ VE SÖMÜRGELEŞME ::...


   Sendika (veya Konsorsiyum) olarak bilinen bir grup adam, Dünyanın gerçek ev sahipleri-“sömürgeci” olarak bilinen uzaylılar-ile beraber çalışmalar yapmaktaydılar. Bu uzaylıların Dünyayı yeniden sömürgeleştirmeleri için 1948’ten beri büyük bir dikkatle planlar ve hazırlıklar yapıyorlardı. Gezegeni orijinal olarak milyonlarca yıl önce sömürgeleştirdikten sonra sömürgecilerin çoğu,diğerlerini Wilkes Land, Antarktika’da yeraltındaki bir merkezi uzay gemisinde uyur durumda bırakarak terk ettiler. Ancak Sendikanın üyelerinin hemen hepsi öldürüldüler. (“FIGHT THE FUTURE”, “TWO FATHERS”, “ONE SON”)

Sömürgecilerin hayat çemberinde 3 aşama bulunmaktadır. Birincisi “Kara Yağ” veya “Kara Kanser” veya “Saflık” olarak biliniyor. Kara Yağ aslında,temas halinde vücudu beyin epifizinden başlayarak ele geçiren; insanları kontrol altında tutmaya yarayan bir şey olarak Sendika tarafından düşünülmüştü. Enfeksiyonun görülebilen tek kanıtı, gözleri örten bir siyahlıktır. Sendika, Dünyanın nasıl olsa sömürgeleşeceğini bildiğinden, kendi canlarının bağışlanması kaydıyla,sömürgecilere yardım etmeye çok önceden karar vermişlerdi. Buna rağmen, Kara Yağı insanlardan ayırabilecek veya bulaşmasını tamamen engelleyebilecek bir panzehir yaratmak için Sendika her zaman vakit kazanmaya çalışıyordu. Ruslar daima bir adım öndeydiler;kehribar renkli panzehiri Tunguska, Sibirya’da (Mulder’ın Kara Yağa maruz kaldığı ve erken aşamadaki bir panzehirle tedavi edildiği yer)bir gulag*ta bir “suçlunun” üstünde test etmişlerdi. Panzehir,sömürgecilerin asla bilmemesi gereken bir şey. Eğer öğrenirlerse, sömürgeleşmenin zaman çizelgesi hızlanacaktır. Büyük bir ihtimalle bu durum geçekleşti. Ruslar,Sendikanın panzehir denemelerini zaten sabote etmişlerdi, ama Sendika Rusların panzehirini bir çifte ajandan-Krycek’ten-kandırma yoluyla ele geçirdiler. Mulder’ın Scully’yi kurtarmak için kullandığı şey buydu. Scully Sendika tarafından Antarktika’ya,yeraltındaki gemiye getirilmiş ve yağ ona burada bulaşmıştı. Uzaylılar panzehiri muhtemelen Mulder onu Scully’yi kurtarmak için kullandığında keşfettiler. Scully’yi tedavi ettiğinde panzehiri gemiye de yayarak belki de sömürgecilerin ona bağışıklık kazanmasına yardımcı olarak, Sendikanın sömürgeleşmeye karşı savunmasız kalmasını sağladı.

Sömürgecilerin hayat çemberinin 2.aşaması,Sendikanın yakın zamana dek bilmediği “tehlikeli” aşamadır. Sömürgeciler bu aşamayı onlardan gizli tutmaya çalışıyorlardı çünkü aşama, adından da anlaşılacağı gibi, Kara Yağ bulaşmış kişinin, vücudunda bir çeşit gebelik yaptığı vahşi ve içgüdüsel bir uzaylıdan oluşuyordu. Sendika önceden, sadece kontrol sağlayacak bir güç olacağını düşündükleri Kara Yağı ve 3. aşama olan “Gri Uzaylı”ları-en yaygın uzaylı olarak anılan tür-biliyordu. Yanlışlıkla Yağ bulaşmış kişilerin vücudu yarılıp içinden,Sendikanın ve bu insanların sömürgeciler tarafından kullanıldığını kanıtlayan “canavarlar” fırlayınca Sendika hayrete düşmüştü. Uzaylıların sömürgeleşmeye olabildiğince yakın bir zamana kadar saklamak istediği bu gizli aşama nedeniyle,sömürgeleştirmeden kimse kurtulamazdı,büyük bir ihtimalle Sendika bile. 2. Aşama, beklenmeyen doğası nedeniyle Sendika tarafından “değişim-mutasyon” olarak biliniyordu. Scully Antarktika’ya sömürgecilere bu mutasyonun bir örneği olarak götürülmüştü. Sendika sömürgecilerin tepkisini ve bu konu hakkındaki bilgilerini istiyordu. Ancak uzay gemisinin tamamı panzehirlenmişti, bu da sömürgecilerin artık bu panzehirden haberdar olduğu anlamına geliyor. Gemi muhtemelen uzaya gitmek üzere Antarktika’yı terk etti. (“TUNGUSKA”, “TERMA”, “FIGHT THE FUTURE”)

Uzaylılar nereli? Bir “kaçırılan” olan Cassandra Spender Koltuk Takımyıldızına baya ilgili gözüküyordu. Gökyüzünde sık sık gökyüzünde ona bakıyor ve bazen yıldızların sıralanışını kendi penceresine parmaklarıyla çiziyordu. Diğer bir olasılık Mars’tan gelmeleri,zira Tunguska’da yeraltından çıkarılan ve üstünde Kara Yağ buluna bir kayaya yapılan araştırmalarda bileşiminin Antarktika’da bulunan “Mars Kayası” ile aynı olduğu saptanmıştı. Ancak bu sadece bir spekülasyondu. (“TUNGUSKA”, “TERMA”, “PATIENT X”, “THE RED AND THE BLACK”)

Kara Yağın, dünyada milyonlarca yıldır Dünyada olmasına rağmen (sömürgecilerin çoğu terk etti) birkaç şekilde yanlışlıkla yeniden keşfedildi. Önce 1908’te Kara Yağ taşıyan bir meteorun Sibirya’da Dünyaya çarptığı söylendi. Meteorun çarptığı yerde şimdi gulag yer alıyor,ve mahkumlar burayı Kara Yağ bulmak için kazmaya zorlanıyorlar. Böylece Yağ onlara bulaşacak ve Ruslar panzehirlerini test etmek için bu mahkumları kullanacaklar. Ama Sibirya’daki soğuk iklim aynı zamanda bir şans çünkü Kara Yağ soğukta uykuya yatıyor. Daha doğrusu Kara Yağ soğukta “mutasyon” geçiremiyor. Tehlikeli aşamadan gri uzaylı durumuna geçişte ısıya ihtiyaç vardır,bu aynı zamanda gebeliği de hızlandırmaktadır. Rusların da Sendika gibi tehlikeli aşamadan haberi yoktu. (“TUNGUSKA”, “TERMA”).

Kara Yağın diğer bir yeniden keşfi,Piper Maru adlı Fransız gemisinin Krycek’in onlara sattığı bilgilerle Yağla karşılaşması ve bir dalgıca bulaşmasıyla gerçekleşir. Dalgıç düşürülmüş bir 2.Dünya Savaşı uçağında canlı birilerini görür,Kara Yağ tarafından canlı tutulmuş;ve sonrada Yağ kendisine geçer. Bu olayın gerçekleştiği yer, Talapus isimli bir gemideki Japon bilim adamlarının yakın zamanda bir gri uzaylı ele geçirip üstünde genetik deneyler yaptığı yerle tıpatıp aynıydı. (Griler ve Yağ temelde aynı şey.) Piper Maru dalgıcına bulaşan Yağ,Tunguska gulagındaki Yağdan biraz farklı özelliklere sahipti. Piper Maru cinsi akıllı, ve birkaç yeteneği olan-bunlardan biri ölümcül bir radyoaktif beyaz ışık saçmak-bir cins olarak gözüküyor. Beyaz ışık ev sahibi vücuttan yayılıyor. Aynı zamanda ışık ona yaklaşan kişilerde ciddi radyasyon yanıkları oluşturuyor. Bu Kara Yağın,eğer gemisinden uzaklaşırsa (gemi her neredeyse)ona geri dönmek için çok gayret ettiği gözükmektedir. Eğer durum buysa,Yağ insandan insana geçer ve “zincirdeki” herkese teker teker bulaşır. Diğer durumlarda Kara Yağ bir kişiden pek çok insana aynı anda bulaşır ve ev sahibinin içinde çoğalarak nüfusa yayılır. Ayrıca,bu Yağ’ın bulaştığı kişi,normal insanların cızırtı gibi algıladığı radyo dalgaları aracılığıyla uzay gemileriyle temasa geçebilir. Yağ’ın bulaştığı kişiler savunma olarak kullanılan radyoaktif beyaz ışıklara bağışıklık kazanmışlardır. Kara Yağın diğer cinsi ise daha yoğun,ve ev sahibini tamamen hareketsizleştiren bir tür olarak tanımlanabilir. Radyasyon yanıklarına sebep olmaz ve beyaz parlak ışık yaymaz. Ev sahibine bulaştığı zaman,vücudun içine girebilen daha küçük “solucan”lara bölünebilmektedir. Daha yakından incelendiğinde her iki türünde aslında değişik durumlar için değişik şekillerde olduğu anlaşılıyor. Kara Yağ uzaylılar için her yerde kullanılabilecek bir araçtır,herhangi bir yerde ve zamanda kendi ihtiyaçlarına göre ayarlanabilecek bir araç. Genellikle yukarıda belirtildiği gibi üremek için kullanılmakta. Daha da yakından baktığımızda Kara Yağ’ın kendisinin aslında dünyanın yüzeyinin altında bulunan yağın içinde bulunan ve radyoaktif özellikler barındıran bir virüstür diyebiliriz. Bu 2. Dünya Savaşı pilotuna Kara Yağ’ın nasıl bulaştığını (uçağın motor yağı aracılığıyla) ve daha önceki ev sahiplerinin üstünde neden yağ birikintisi olduğunu açıklıyor. Virüs insanlara kendisi de,üstelik yağ birikintisi bırakmadan bulaşabilir. Virüsün dünyadaki tüm petrolün içinde uyku halinde,uzaylıların yeni kolonileştirme planı için hazır bir şekilde bekliyor olması kuvvetli bir olasılık. Son olarak,bazı insanların Kara Yağ içindeki virüse karşı doğal bağışıklıkları vardır. Bu insanlar özellikle Meksika’daki yerel kabilelerdir. Bu Navajo kabilesinin ve/veya diğer yerli insanların “orijinal” insanlar olduğunu daha da destekliyor;insanlığın kaynağı ve Navajo’lar hakkında daha sonra bilgi verilecek. Bu yerel insanlara Kara Yağ bulaştığı zaman içindeki virüs tamamen ölür ve yağ kişinin vücudunu terkeder. (“PIPER MARU”, “APOCRYPHA”, “AGRIPPA”, “VIENEN”)

Kara Yağ’ın bir diğer keşfi Blackwood,Kuzey Texas’ta gerçekleşti,burada bir çocuğa Yağ bulaşmıştı. Bunun nedeni,sonradan anlaşıldığına göre hava sıcaklığı ve çocuğun tesadüfi bir şekilde Kara Yağ barındıran bir mağaranın içine düşmesiydi. Sendika, çocuğun ve peşinden gönderilen 4 itfaiyecinin Yağa normalden daha farklı bir tepki gösterdiklerini fark ettiler. Bu da mutasyonu keşfetmelerini sağladı. Sömürgecilerin gerçek şekillerini artık görebiliyorlardı. Kara Yağ uzaylı virüsü taşıyordu (bu konu daha ilerde açıklanacak) ve aslında sömürgecilerin hayat gücüydü. Bununla rahatlıkla üreyebilir,bütün insanlığı vahşi uzaylılara dönüştürebilirlerdi. Bu durumdan sonra vahşi uzaylılar daha uysal olan grilere dönüşebiliyorlar. Sendika büyük bir olasılıkla vahşi uzaylıların,sömürgecilerin hayat çemberinde kısa bir aşama olduğunu fark etti ve bu,sömürgeleşmeden hala daha kurtulabilecekleri anlamına geliyordu. Rus panzehiri hem kontrol sağlayan hem de aksi halde gebeliğe yol açan Kara Yağ üstünde etkili olabiliyor.

Sömürgeleşmenin zamanı gelene kadar (esas olarak 1998 yılından sonraki 15 sene için planlanmıştı ancak sömürgecilerin panzehiri öğrenmesi ve melezleştirmenin sabote edilmesi nedeniyle hızlandırıldı.) Kara Yağın aslında basit bir temasa oranla daha etkili bir şekilde yayılması gerekiyordu. Özel yetiştirilen arıların,özel üretilen mısırlardan aldıkları “polen”lerle uzaylı virüsünü iğneleri ile yaymaları planlanmıştı. Bu yöntem Sendika tarafından su çiçeği virüsü kullanılarak test edilmişti.(Dr. Bonita Charnes-Sayre,bir suçiçeği uzmanı, panzehiri Yağ üstünde kullanarak deneyler yapmıştı) Suçiçeği aşıları Sendikanın kataloglama sistemi için büyük önem taşımaktaydı. Çiçek aşıları,yapılmaya başladığından beri, her Amerikalıdan bir DNA örneği alınması ve bunun bir “kimlik kartı” olması için kullanılıyordu. Bu tüm Amerikalıların kimliklerinin,sömürgeleşme gerçekleştikten sonra en azından bilinmesini güvence altına alacaktı. Klonlar da bu şekilde tanınabiliyorlardı. Bu yüzden, çiçek aşısının yapıldığı kol olan sol kolu olmayan insanlar Rus gulagında Kara Yağ ile test edilmeyeceklerdi. Sömürgeleşme gerçekleştiği zaman, Federal Acil Durum Yönetim Merkezi (FEMA-Federal Emergency Management Agency) herhangi bir doğal felaket olayında ABD’nin tek kuvveti olarak,bütün gücünü kullanmış olacaktı. Bu yolla,FEMA’yı yöneten Sendika sömürgeleşmenin gerçekleştiği gün olacakları kontrol altında tutmuş olacaktı. Bu gün,çoğu insanların evlerinden uzak olacağı ve başkanın ulusal felaket ilan edeceği bir gün olacaktı, böylece ülke FEMA’nın kontrolü altına girecekti. Ancak Sendika ve büyük ihtimalle arılar ve kataloglaştırma sistemi için yapılan planlar öldü. (“TALITHA CUMI”, “HERRENVOLK”, “ZERO SUM”, “FIGHT THE FUTURE”)

*Gulag: Sovyet tutuklu kampları sistemi;1919’da zorunlu çalışma kampları olarak kuruldu;1930’da tutuklu kamplarına dönüştürüldü;milyonlarca insanın tutuklu olduğu bu kamplar siyasal polis örgütünün denetimi altındaydı;tutuklular arasında köylüler,muhalif aydınlar,etnik azınlıklar ve adi suçlular bulunuyordu.



                                                                                                                                                              BÖLÜM 2 »


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR