X-Files   Return to Index
Özel Mesajlar
Sweeney Todd
Sayfa: « Önceki  1, 2, 3  Sonraki »
 
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu :: Sinefiller
« Önceki konu :: Sonraki konu »  
Yazar Mesaj
Bloody_Wolverine
Özel Ajan
Özel Ajan

Kayıt: 26.02.2006
İletiler: 444
Konum: Istanbul

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 2:24 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Film çok güzeldi gerçekten. O dilencinin kim olduğunu tahmin etmek kolay oldu özellikle Smile
Müziklere diyecek yok...By The Sea adında bir şarkı vardı bir de Deniz kenarında Lovett'ın hayallerini anlattığı şarkı. Bir söz bir öpücük Very Happy indirdim hemen durup durup dinliyorum şarkıyı çok hoş Smile
Filmin sonuyla ilgili Johanna ile Anthony olayı havada kaldı diye üzüldük biz. Ama sonra dedik ki böyle karanlık bir film mutlu sonla bitmesin, bir garip olur Smile o yüzden o kısma dokunmamış Tim diye tahmin ediyoruz...

Bir de bu Sweeney Todd sanırım gerçekmiş. Sözlükte okudum. Merak edenler bakabilir...
_________________
Cevap alamıyorum diye soru sormayı bırakacak değilim!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
beatlefan
Muhbir
Muhbir

Kayıt: 24.01.2006
İletiler: 1144
Konum: Beatleland

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 3:12 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Filmin başlığındayız diye spoiler ibaresi koymadım ama izlemeden okumayın derim...

Nihayet izleyebildim ya, daha ne isterim Smile

Sweeney Todd müziklerini severim, bana çok fazla şekilde karanlık gelir, bir Phantom, bir Sunset Boulevard değildir belki ama güzeldir. Filmin ilk saniyelerinde coştum müziği duyduğum andan itibaren. Benim sürekli dinlediğim Broadway versiyonundaki Mrs Lovett, Patti Lupone olduğu için, Helena Bonham Carter'ın vokali çok da iyi gelmedi. Yine de oyunculuğunu çok seviyorum bu kadının. Ve benim için filmdeki asıl sürpriz, beggar woman'dı, ya da lucy demeliyim, Laura Michelle Kelly son dönemlerin en iyi müzikal yıldızlarından, Mary Poppins'te çok iyi özellikle, her neyse onun oynayacağını öğrenmek büyük bir olaydı benim için ama rolü çok kısaydı. Yine de harikaydı.

Konuyu düşünüyorum da, Benjamin Barker, kendisini Sweeney Todd olarak ilan ettikten sonra, Johanna'yı kurtarmak değil de intikamını almayı ana gayesi yaptı, ki denizci çocuk uğraştı Johanna kurtulsun diye sadece. ıyi bir adamken saf bir adamken ve başına gelenler karısına kızına olanlar yüzünden ona acırken, bu sefer karakterden nefret etmeye başlıyor hale geldim. En sonunda filmin bana en ironik gelen kısmı, Judge Turpin'e "suçluların yüzüne bakmazsınız değil mi" tarzında bir şey deyip kendisinin Benjamin Barker olduğunu hatırlatıp *traş* işini tamamladıktan sonra, beggar woman'ın yüzüne bakma zahmetine bile katlanmadan kadının öldürmesi oldu. Yani kendi karısını. ıyice psikopata bağlamıştı, kendisi uğruna hapse girdiği şeyi öldürdü yahu, ben bunu hazmedemedim bi türlü, ben de Sweeney Todd'u traş etmek istiyorum Very Happy Kızına da aynısını yapsaydı tebrik edecektim ki Toby'i de öldüreceklerdi, zavallı çocuk...

Küçük çocuk, yani Toby, ne tatlı bir şeydi, ve sesi ne kadar harikaydı, yine Johanna ve Antony Hope da gayet iyiylerdi ama bir müzikal / film versiyonu için iyi diyeyim, Broaway'le karşılaştırmayacağım sesleri, karşılaştırınca sevmediğimi farkediyorum, ama şu da var bu broadway olmadığı için, müzikalin bir film versiyonu olduğu için gerek çekimler, gerek konuyu anlatım ve gerek sesler de gayet iyi cinsten Smile Filmin en sonunda zavallı Toby de Sweeney'den olayı devraldı, yazık oldu, bu sefer o psikopata bağladı. Mrs Lovett yanarken ben bi tuhaf oldum, zaten o kadar kanlı boğaz sahneleri de fena yapmadı değil ama Sweeney'nin de olayı budur Smile

Ha bi de bence bu filmden sonra üst katta berber olan bi börekçiye gitmemek lazım Very Happy Ne olur ne olmaz.
_________________

Forwardly On LOST
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Bloody_Wolverine
Özel Ajan
Özel Ajan

Kayıt: 26.02.2006
İletiler: 444
Konum: Istanbul

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 3:28 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
bir itirafta bulunmak istiyorum...filmin ilk sahnesinde Anthony'yi çirkin bi kadın zannettim...yahu dedim bi kadın erkeğe bu kadar benzemesin......sonra düştü jeton

bir de Pirelli öldükten sonra Tood ile Lovett arasında geçen konuşma çok güzeldir...Ahlak üzerine güzel bir ders... Very Happy Mr. Green
_________________
Cevap alamıyorum diye soru sormayı bırakacak değilim!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
Memento Mori
Çaylak
Çaylak

Kayıt: 20.03.2006
İletiler: 132
Konum: Istanbul

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 3:50 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
derinlemesine işlenilen karakter eksikliğinden başka sorunu olmayan bi filmdi bence.. hani ben barker'ın geçmişini gördük biraz o kadar. yoksa yargıç niye bu kadına takmış. kadın niye o eve hiç bişey olmamış gibi gitmiş. lovett neden o kadar hayattan beklediğini bulamayan biri. anthony hadi gördü de aşık oldu kıza. e kız hangi ara kaçmaya karar verdi sokakta gördüğü adamla. hani yargıçla evlensin daha iyi en azndan başının üzerinde çatısı var..

bonham carter dışındaki müzikal performanslar çok iyiydi (ama yine de en sempatik karakter oydu bence)

kadının hayalinde sweeney'nin sürekli somurtmasına dağıldım.. hayatının intikamını almayı planlayan bir manyaktan ziyade haylaz bir çocuğun somurtkanlığına benzese de komikti Very Happy

hikaye olarak güzedi.. hatta beatlefan'in "şehir efsanesidir, hatta birden fazla ST olduğu bile sanılır, en sonda küçük çocuğun adeta ST'ye benzeyerk onu öldürmesi ve onun yerine geçeceğinin imasının verilmesi buna bi gönderme olabilir" yorumu çok hoşuma gitti
_________________
You know they say when you talk to God it's prayer, but when God talks to you, it's schizophrenia. What is your God telling you, Father?
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder
beatlefan
Muhbir
Muhbir

Kayıt: 24.01.2006
İletiler: 1144
Konum: Beatleland

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 3:55 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Ya Pelin daha iyi bilir bunu, ben bi zamanlar böyle bir şey okuduğumu hatırlıyorum, başka bir seri katille karıştırma ihtimalim de çok çok yüksek, ama bu boğaz kesen katilcik o kadar çok insanı öldürmüştür ki güya, tek kişi mi değil mi emin olunamamaktadır diye bir şey var bilinçaltımda, belki başka şeyle karıştırıyorumdur. Ama ben öyle düşünmek isterim, yani yeni Sweeney Todd, Toby olacak belki...
_________________

Forwardly On LOST
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Bloody_Wolverine
Özel Ajan
Özel Ajan

Kayıt: 26.02.2006
İletiler: 444
Konum: Istanbul

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 4:10 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Sweeney Todd olmak için biraz sapıtmak gerekmiyor mu ama ya? yani mesela Barker 15 sene haksız hapis yatmış acı çekmiş falan filan...Toby bi kaç ölü insan görünce hemen sapıtmaz hemen...sapıtırsa yani yuh derim...he içinde katillik varsa o bakşa tabi
_________________
Cevap alamıyorum diye soru sormayı bırakacak değilim!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
beatlefan
Muhbir
Muhbir

Kayıt: 24.01.2006
İletiler: 1144
Konum: Beatleland

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 4:22 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Ya küçük bi çocuksun kesilmiş eller kollar şunlar bunlar arasında hapis kalıyorsun, tam sen aşağıdayken boğazı kesilen biri daha düşüyor yanına, düşkünler evinde türlü çeşit kötülük görmüşsün, yaşamışsın, seni satın alan adam her seferinde deliler gibi dövmüş, kendisi için yapmayacağın şey olmayan kadın seni de öldürmek istiyor vs vs, bence gayet iyi travmaları var çocukcağızın...
_________________

Forwardly On LOST
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Bloody_Wolverine
Özel Ajan
Özel Ajan

Kayıt: 26.02.2006
İletiler: 444
Konum: Istanbul

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 4:25 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
doğru ya doğru öyle düşünmemişim...sağlam katil olur o çocuktan
_________________
Cevap alamıyorum diye soru sormayı bırakacak değilim!
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder MSNM
darkness
Sendika Üyesi
Sendika Üyesi

Kayıt: 12.04.2005
İletiler: 1266
Konum: Gotham

İletiTarih: Pts Şub 18, 2008 10:17 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Oya'cım benim araştırmalarıma göre tek kişi olduğundan ve onun da olayların sonunda hapsedildiği, mrs.lovett'ın ise intihar ettiği söyleniyor ama kesin bir kanıt yok. Ancak 200 kadar kişiyi öldürdüğü tahmin ediliyor.

Gelelim filme.. Ben çok sevdim, kesinlikle Tim Burton'ın en ilginç filmlerinden biri (klasik tarzından daha farklı olması açısından) ve en çok sevdiklerimden belki de en çok sevdiğim - bir kere daha izlemem lazım kesin karar verebilmek için. Tim Burton'ın tarzının hikayeye çok iyi gittiğini söylemek laızm hemen. Yeterince karanlık, yeterince gotik, yeterince mide bulandırıcı..Özellikle Sweeney Anthony'den limanda ayrıldıktan sonra Burton'ın hızlı Londra turu'nu gözalıcı buldum. Ben Angela Lansbury ve George Hearn versiyonunu çok severim müzikal'in tabii her ikisinin de muhteşem sesleri vardır(şu anda dinliyorum yine). Tabii Johnny'nin sesinin Hearn'e benzemesini beklemiyordum ama endişelerim vardı. Ancak adam ciddem muhteşem şekilde altından kalkmış, sesini çok iyi kullanmış. Onun dışında oyunculuk olarak çok fazla efor gerektirmeyen bir oyun Depp için ancak sırf o şarkıların altından kalkabildiği için kalkıp alnından öpesi geliyor insanın adam kesinlikle çok profesyonel.

Helena Bonham Carter'ın en zayıf müzikal cast üyesi oldğu su götürmez bir gerçek. Özellikle de "By the Sea " çok kötüydü(ses olarak) ancak HBC öyle bir aktris ki kesinlikle ekranı dolduruyor. Karakter filme hayat veren, canlılık veren tek şeydi.

Alan Rickman'a gelince... Very Happy Alan Rickman oynadığı kötü adamların çok akılda kalıcı olması ile ünlüdür. - lütfen kendisi sadece kötü adamları oynadığının söylenmesine şiddetle itiraz ediyor ve örneklerini sıralıyor - Kötü adamları bir şekilde sempatik yapar, çekici yapar, karizmatik yapar ve şovu filmin kahramanından çalar (bkz. Robin Hood, D,e Hard vs.) Kötüyü sevdirir size ama kardeşim herhalde bu Alan Rickman'ın en "kötü" rolü. Tam anlamıyla tüylerinizi diken diken eden bir sapıklık saçıyor. Soğuk, güçlü ve de sapık. Kütüphanede Anthony'e söylediklerini dinlerken midem kalktı. Her zaman ki gibi muhteşem oynuyor hiç kasmadan rahat rahat. Johnny ile sahneleri filmin tepe noktalarıydı. Karşılıklı nasıl döktürüyorlar. Bu arada tabii beyefendinin sesi şahane. Yani her zaman şahanedir ama şarkı söylerken ayrı bir şahane. Düetler çok başarılıydı.

Bunun dışında Timothy Spall her zaman ki gibi çok başarılı(yalnız bu gidişle iğrenç adam rolü yapışacak üstüne), Sasha Baron Cohen güzel bir renk katmış ki en istemediğim oyuncu oydu filmde, en çok gülünen sahneler onunkiler. Genç Johanna, Anthony ve Toby'i oynayan oyuncular da birer yetenek abidesi. Büyüklerinin yanında güzel iş çıkarmışlar.

En sevdiğim parçalar:

Pretty Women - Sweeney Todd, Judge Turpin düet (ahh çok güzeldi be)
Johanna - Anthony (dilimize dolandı hala söylüyoruz)
No Place Like London - Sweeney Todd (özellikle de sözleri için)
The Judge's Return - Sweeney Todd, Judge Turpin düeti yine
The Barber and His Wife - Sweeney Todd

Smile Çok güzeldi be.


Not: Stephen Sondheim ayakları öpülesi bir adam cidden.
_________________


Live long and prosper
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Memento Mori
Çaylak
Çaylak

Kayıt: 20.03.2006
İletiler: 132
Konum: Istanbul

İletiTarih: Sal Şub 19, 2008 12:32 am    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
ya pardon da robin hooddaki karakteri resmen komikti kötü değildi bence... ve o filme çok dozunda bi espri unsuru katıyordu bence Smile özellikle robin kilisenin camından içeri daldığında yine mi sen bakışı öldürmüştü beni Smile alan rickman dendi mi aklıma Metatron geliyor Very Happy snooch!
_________________
You know they say when you talk to God it's prayer, but when God talks to you, it's schizophrenia. What is your God telling you, Father?
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder
beatlefan
Muhbir
Muhbir

Kayıt: 24.01.2006
İletiler: 1144
Konum: Beatleland

İletiTarih: Sal Şub 19, 2008 1:55 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Ya ben en çok Johanna - 3 diye soundtrack'te geçen şarkıyı seviyorum. Anthony, Sweeney Todd, Johanna ve Beggar Woman düetidir bu, City On Fire diye bağırır hatta beggar woman bu şarkıda, insanları uyarır üst katta olanlar için vs vs. Filmdeki versiyonda da çok güzeldi.
_________________

Forwardly On LOST
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
darkness
Sendika Üyesi
Sendika Üyesi

Kayıt: 12.04.2005
İletiler: 1266
Konum: Gotham

İletiTarih: Sal Şub 19, 2008 2:46 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Memento Mori yazdı:
ya pardon da robin hooddaki karakteri resmen komikti kötü değildi bence... ve o filme çok dozunda bi espri unsuru katıyordu bence Smile özellikle robin kilisenin camından içeri daldığında yine mi sen bakışı öldürmüştü beni Smile alan rickman dendi mi aklıma Metatron geliyor Very Happy snooch!


Metatron ayrı konu. kendisi ulu bir varlık kötü kategorisine girmiyor Razz

Serif tabii ki komik. Komik kötü. Muhahahah Robin Hood camdan dalınca Marion'ın üstünde kafasını kaldırıp gözlerini devirmesini hatıladıkça bile gülüyorum. hehehe En çok güldüğüm zaten ayaklarıyla akrobatik hareketler yapıp hatunun bacakları ayırmaya çalışmasıdır. Laughing ızleyesim geldi.
_________________


Live long and prosper
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
Memento Mori
Çaylak
Çaylak

Kayıt: 20.03.2006
İletiler: 132
Konum: Istanbul

İletiTarih: Sal Şub 19, 2008 3:28 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
darkness yazdı:

hehehe En çok güldüğüm zaten ayaklarıyla akrobatik hareketler yapıp hatunun bacakları ayırmaya çalışmasıdır. Laughing ızleyesim geldi.



O sahne hakkaten nefis. gördüğüm uzun süre düşünmüştüm senaryoda gerçekten öyle mi yoksa sıonradan mı eklenmiş diye... biraz doğaçlama bi havası vardır o hareketin...
_________________
You know they say when you talk to God it's prayer, but when God talks to you, it's schizophrenia. What is your God telling you, Father?
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder
amor fati
Özel Ajan
Özel Ajan

Kayıt: 18.01.2006
İletiler: 443

İletiTarih: Çar Şub 20, 2008 1:26 am    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Harika bir filmdi. Uzun zamandır sinemaya gitmeye bir tülü fırsat bulamıyordum ama "Sweeney Todd" için zaman yaratıp gitmeye karar verdim, iyi ki yapmışım Smile Johnny Depp zaten mükemmel, Helena Bonham Carter'ı da çok beğendim. Film boyunca beni kendine en çok bağlayan karakter Mrs. Lovett oldu, zaten en derinlemesine incelenen karakter oydu. Ama Lovett'ın o çaresiz ve kabullenmiş, "ben sadece mutlu olmak" istiyordum hali beni çok etkiledi. Alan Rickman harikaydı. Ama bir, herhalde Rickman'ı kafamda Snape'le o kadar özdeşleştirmişim ki, Anthony'nin üstüne hızla atıldığı bir yerde Snape'i sınıftakilerden birine sinirlenirken gördüm. Enteresan bir andı Razz Filmin ikinci yarısındaki kan banyosu sahnelerinin rahatsız edici güzelliği yüzünden salondan çıkarken acayip rahatsız oldum. ( ki filmin en güzel yanlarından biri de bu benim için)
şarkılarda Depp'in performansı etkileyiciydi. Ama benim en beğendiğim sahne Depp ile Carter'ın ellerinde satır ve oklava ile dans ettikleri sahneydi. Bilmiyorum nedendir sahneyi izlerken müthiş bir heyecan duydum, Satır ve oklava ile dans eden iki insan fikrinin bu derece hoşuma gidebileceğini hiç düşünmemiştim. Düşündükçe mutlu oluyorum. Tuhaf...
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM
elisa day
Sendika Üyesi
Sendika Üyesi

Kayıt: 16.05.2005
İletiler: 1239
Konum: Eldorado

İletiTarih: Pts Mar 03, 2008 11:48 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Nihayet ben de gördüm filmi ve çok mutluyum... Smile Film çok güzeldi ama sanki senaryosu zayıf kalmış gibi geldi... ışte Sweeney aslında çok muhteşem biriymiş de sonradan böyle olmuş, intikam falan... Yani şey demek istiyorum bu adam 15 yıldır hapiste geriye karısıyla kızını görmek umuduyla dönüyor ama Sweeney'e bir bakıyorsunuz ilk sahneden hiçte kızıyla karısını görme umuduyla gelmiş gibi değil... Yani adam çoooktaan sıyırmış bir halde geldi... O kısım bence biraz eksik olmuş... Sonra o kadar kızı ve karısı yüzünden bu hale gelmiş bir insanın kızını kutarmaya bu kadar isteksiz olması çok garip geldi... Lovett bile daha istekliydi... Aslında gerçek olduğu varsayılan hikaye Sweeney'nin filmdeki haline daha çok uyuyor bence... Ki o yazıyı da buraya koyacağım...

Bu eksiklerin dışında görsel olarak muhteşemdi!! şarkılar da çok güzeldi... Yalnız o hatun kılıklı adam çok bayık geldi bana yaaa... Yani filmdeki en sevmediğim karakter o oldu... "I feel youuuu " diye diye uyuz etti beni..Smile)) Bir de dayağı yedi yedi kalktı gene söyledi ya şarkıyı eh dedim bi sus, yedin dayağı otur... Smile

En etkilendiğim sahneler ilk başta aklıma gelen Bayık gencimizin tımarhanedeki hatunları adamın üstüne salmasıydı... Çok başarılıydı bence o kısım... Amor Fati'nin dediği gibi Seewney ve Lovett'ın ellerinde balta ve oklava ile dans etmeleri, Lovett'ın hayal kurduğu ve beni dağıttığı sahneler, Lovett'ın yanışı ve tabiiii ki filmin son sahnesi inanılmaz etkileyici idi...


şimdi sözlükten alıntı yaoarak gerçek SweeneyTodd'a bakalım...

1700 sonlarinda yasamis ingiliz seri katil.

uzun yillar boyunca londrali bir berberin musterilerinin bogazini kesip, cesetleri de hazirladigi bir duzenekle, dukkaninin altindaki mahzene attigi, sarkilarda, tekerlemelerde, oykulerde yer almis. efsanenin arkasinda bir gercek bulunabilecegini dusunen arastirmacilar yanilmamislar, katilin oykusunu net bir sekilde ortaya cikarmislar:
hikayesini, crimelibrary den derleyip anlatmadan once todd un berber dukkaninin bulundugu fleet sokaginin, su an bircok koklu ingiliz gazetesinin merkezlerinin bulundugu unlu fleet street oldugunu da belirtelim.

sweeney todd 1748 de, tekstil iscisi bir ailede, 18.yy londrasinin sefilligi icinde dogmus. cagdasi pek cok londrali isci gibi sefilliklerini alkole bogmak isteyen anne ve babasi, sweeney 12 yaslarindayken ortadan kaybolmuslar. tahmin, sarhos olup bir yerlerde donarak oldukleri ki, bu o zamanlar icin sik rastlanan bir olum $ekliymi$.

yalniz kalan todd, bicak ve ustura imali de yapan bir tuccarin yanina cirak verilir, iki sene icinde de ne oldugu bilinmeyen bir suctan kendini newgate hapishanesinde bulur. o zamanin adalet anlayisina uygun olarak her yastan suclunun birarada kendi hallerine birakildigi, parasiz mahkumlarin acliktan oldugu kaotik hapisanede 14 yasindaki todd, hapishane berberine kendini cirak kabul ettirerek hem hayatini kurtarir hem de berberlik ogrenir.

hapishanede 5 sene gecirdikten sonra salinan todd, londra da seyyar berberlik yapmaya baslar. todd un ilk cinayetinin, zamanin gazetelerinde faili mechul bir cinayet olarak gecen olay oldugu saniliyor: gazetelerde berber koltuguna oturan sarhos bir denizcinin, az once gordugu bir kadin hakkinda konusmasi uzerine kendi sevgilisinden bahsedildigini anlayan berberin sinirlenip denizcinin bogazini kestigi yazili.

bu cinayetten birkac sene sonra todd, fleet street 186 numarada, ust katinda oturdugu iki katli bir binada kendi berber dukkanini acacak kadar para biriktirir.
dukkanin mahzeni, zamanin londrasinin altini dolasan, kanalizasyon olarak kullanilan bir cok gecitten, magaralardan, oyuklardan olusan sisteme acilmaktadir. todd, dukkanin tabanindan mahzene bir delik acar, buraya da ozel bir kapak yapar. bunun ustune sabitlenmi$ berber kolturuna oturan ki$i, kapagin donmesiyle kendini mahzende bulur, kapagin alt yuzundeki diger berber koltugu da kullanilmak uzere yerini alir. bu durumda todd un, mahzene kosarak, eger olmediyse musterisini oldurdugu, cesedini de etrafi ag gibi saran magaralara surukleyip sakladigi tahmin ediliyor.

todd ile tarti$tigi gorulen birinin olu bulunmasi, dukkani yakinlarinda birinin berber kiyafetli biri tarafindan olduruldugunun gorulmesi, dukkanina girip bir daha haber alinamayan bir kac kisi hakkinda dedikodular nedense mahkemeye cikarilmasina yeterli olmamis...

bu arada, sweeney todd un sevgilisi ve suc ortagi sarah lovett ortaya cikiyor: todd ile ne zaman nasil tanistiklari bilinmeyen dul bayan lovett, iki katli dukkaninda londranin en lezzetli etli borekleri oldugu iddia edilen borekleri yapip satan luks duskunu bir kadin. bayan lovett in mutfaginin, todd un berberinin de acildigi kanalizasyon ve magaralar agina gizli bir kapisi olmasi, todd un kurbanlarinin etlerinin burada boreklerde kullanilmak uzere hazirlandigi inancina yol acmis.

fleet sokaginda bulunan st dunstan kilisesi rahipleri, kilisenin, tahmin edilecegi gibi yine ayni kanalizasyon ve gecitler agina acilan mahzeninden gelen rahatsiz edici kokunun kaynagini bulmak icin gecitlerde arastirma yaparlar. kaynagini bulamasalar da kokunun ceset kokusu oldugu ve karanlik dehlizlerde bir yerlerden geldigi konusunda ikna olurlar. londrada zamanin polis teskilati olarak nitelendirilebilecek kurumun baskanlarindan sir richard, st dunstan kilisesini saran gizemli koku ile sweeney todd un berber dukkanini saran kotu soylentileri birlestirmeyi akil eder, todd un dukkani artik gozlem altindadir. bazi musterilerin dukkani terketmedigi anlasilinca sir richard, harekete gecmeden once dehlizleri iyice arastirmak icin en iyi adamlariyla beraber kilise mahzeninden yeraltina iner...

pusula, baston ve yag kandilleriyle donanmis grubun yeraltinda dehlizlerde bulduklari, gazetelere de ayrintili olarak yansimis: ustuste yigilmis sayisiz ceset, bazilarinin uzerinde kemiklerden siyrilamamis etler, baska bir kosede de ayni cesitli curume asamalarinda insan kafalari.

cinayetlerin failinin kim oldugundan emin, ama yeterli delil toplamak icin biraz daha zamana ihtiyaci olan sir richard, adamlarini berberin evinde detayli bir arama icin gonderir, bu arada todd un dukkanda oldugundan emin olmak icin, iki polis de musteri olarak dukkandadir. o koltukta neler hissettiklerini bilemeyiz ama, iki gun icinde evde bulunan, bilinen kurbanlardan birinin ismini tasiyan giysi ve mucevherler, todd aleyhine dava acilmasi icin yeterli olmus.

todd dukkanina gelen polislere karsi koymadan teslim olurken sevgilisi bayan lovett, kendilerine insan eti yedirildigini anlayan musterilerince linc edilme tehlikesi gecirmis.

bayan lovett, idamin kacinilmaz oldugunu gorunce her seyi itiraf edip, giysisine sakladigi zehirle intihari secmis.

1801 yilinin kasim ayindaki mahkemede suclama, bugun bile kabul edilebilir sekilde, bazi kemiklerin sahiplerinin doktorlarca teshisi, todd un evinde bulunan giysilerin, esyalarin, mucevherlerin sahiplerinin kayip olmalari, kayip kisilerin en az 10 unun kaybolmadan once todd un berber dukkanina gitme niyetlerinin oldugunun sahitlerce ifade edilmesi gibi saglam kanitlara dayandirilmis. savciya gore evde bulunan giysiler 160 ayri insana ait ve dehlizlerdeki cesetlerin sayisi, uzerlerinde kalan az miktarda ete ragmen ortaligi kokuya bogacak kadar cokmus.

todd un hic bir zayiflik gostermeden, her kaybolan insandan sorumlu tutulamayacagi, evde bulunan giysi ve esyalarin cinayet kaniti sayilamayacagi, kilisedeki kokudan sorumlu tutuluyorsa mahkemedeki kokudan da sorumlu mu olacagi gibi ifadelerle, olaylarla hic ilgisinin olmadigi yonunde umutsuzca yaptigi savunma elbette bir ise yaramamis ve alinan karar idam olmus.

sweeney todd, cocukken bir kez girdigi newgate hapishanesinde, 40 yil sonra, 2 ocak 1802 de idam edilmis.
_________________

http://ruyasam.blogspot.com/
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu :: Sinefiller Saatler GMT +3 zaman dilimine göredir
Sayfa: « Önceki  1, 2, 3  Sonraki »
2. sayfa (Toplam 3 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız




Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group phpBB2 Türkçe: phpBB Türkiye 
X-Files by Scott Stubblefield