X-Files   Return to Index
Özel Mesajlar
L O S T (***spoiler***)
Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 60, 61, 62
 
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu :: Telemanyaklar
« Önceki konu :: Sonraki konu »  
Yazar Mesaj
elisa day
Sendika Üyesi
Sendika Üyesi

Kayıt: 16.05.2005
İletiler: 1239
Konum: Eldorado

İletiTarih: Çar May 26, 2010 6:43 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Alıntı:
Aaushuahsuahsuahuahsuhsuhausha mu7hteşem olmuş bu ya bu kadar güzel oturur!!!! Ama o ışın kılıcı olmadan da çok komik zaten. Hatta daha komik...Very Happy Lapidus yaaa.. Ben ölmediğini tahmin etmiştim. Çünkü göstermemişlerdi ölürken. Bekliyordum bir yerlerden çıkıcak diye..Very Happy

_________________

http://ruyasam.blogspot.com/
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder
amor fati
Özel Ajan
Özel Ajan

Kayıt: 18.01.2006
İletiler: 443

İletiTarih: Cmt Ağu 28, 2010 2:01 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder
Birkaç sene önce Lost izlemeye çalışmıştım ama digiturkte izlemeye çalışıyordum o yuzden zamanı tutmayıp bölüm kaçırınca bırakmak zorunda kalmıştım.
Seneler sonra geç de olsa torrent teknolojisyle buluşup, harici hard diskimi dizilerle doldurunca, Lost'a başlamaya bir kere daha niyetlendim. Bu sefer de bari dizinin finali yayınlansın diye bekledim. Lost'un finali yayınlandı, sonra benim finaller bitti. Pilottan itibaren izlemeye başladım. Mükemmel bir ilk sezon izledim. Zaten ilk 16 bölümünü izlemiştim, ama tabii ki bir kere daha izledim. Sezon boyunca adadaki çaresizlikleri, her şeyi saran o gizemin tadını çıkardım bol bol ve inanılmaz bir sezon finali izledim. İzlediğim diziler arasındaki en başarılı sezon finaliydi heralde. Onu en az ilk sezon kadar başarılı bir ikinci sezon başlangıcı takip etti. Swan istasyonundaki Desmond sahnesini arada açıp izliyorum hala. Orada yaşadığım şoku unutamam. Sezon ilerledikçe çıkan yeni karakterlerin hepsi son derece başarılı bir şekilde diziye entegre oldular. "Henry Gale"in çıkışı the others'ı tanımaya başlamamız adadaki gizem bulutlarını dağıtır gibi yapmanın ötesine geçmedi ( ki bu taktiği çok başarılı buluyorum ve izlerken de çok takdir etmiştim) sonra Libby harcandı, çok üzüldüm. (hala üzgünüm ve kızgınım. Libby'nin hikayesine asla dönmedik ya) Ama sezon sonuna geldiğimizde 1. sezonun görkeminden ve kalitesinden birazcık uzak ama yine de çok iyi bi finalle karşılaştım. 3. sezon yine bomba gibi başladı. 3. sezonda the others'ın içine girip onların gerçekte ne yapmaya çalıştığını öğrenirken, Jack ameliyat edecek mi diye beklerken,bir yandan sezon boyunca devam eden "trust no one" havası harikaydı ve 3. sezon locke-jack gerilimini bir kere daha öne çıkararak, lost'ta en sevdiğim karakter olan desmond'ın hikayesine göz kırparak "lan harbiden kurtuluyorlar mı lan?" dedirtip, en az 1. sezon kadar iyi bir final yaptı, flashforward ile şaşırttı. 4. sezonda işin içine teknoloji girdi, modern dünyaya yaklaştık, açıkçası işin havası biraz bozuldu. ilk 3 sezondaki lost havası değişti ama dizinin gerilimi ve sürükleyiciliği arttı; fizik felan dediler, benim kafam karıştı Smile ve dizide beni ağlatan tek bölümü de yine bu sezonda izledim (desmond&penny bölümü) çarklı, gemili, patlamalı, "tabuttaki lockemuş lan" sürpriziyle çok şaaşaalı ama 1 ve 3 finallerini aradığım bir şekilde sezonu bitirdi. Sonra 5. sezon başladı ve ben çok korktum. çünkü ilk bölümler çok kötüydü. Tuhaf bir casusluk dizisi gibi olmuştu dizi. Neyse ki birkaç bölüme kalmadan toparladı. Adaya ve adanın hikayesine dönebildik. 5. sezonda dizi eskisi gibi değildi artık ama yine de asla bırakmayı düşünmedim. Zamandaki bükülme olay enteresan kıldı, ne olacak sorusu hiçbir sezonda olmadığı kadar kafamı kurcaladı, nitekim sezon finali de tam olarak bilinmezliğin ortasına bıraktı.
Ardından 6. sezon geldi. Ben orada koptum. Adada tuhaf şeyler olmaya başladı. Sorular cevaplanacağına hala sorular sormaya devam ettim. Koskoca bir bölüm Richard'ı izledim 2 dk.da cevaplanabilecek sorula için 45 dk. harcadım. (Ama hala Libby'nin hikayesini anlatma sen, aferin.) Ama Terry O'Quinn'den oyunculuk dersleri izledim. Yeni evrende bazı karakterlerin yaşadıklarını sevdim (ben, locke, alex), bazılarından nefret ettim (sayid, kate) sonra final geldi. Bir sürü soruyu cevaplayamadan diziyi bitirdim. The Truth mu kötü bu mu bilemedim. Bu soru hala cevapsız.
Ama bütün bu dediklerimi sadece 12 günde yapabildim. 12 günde 6 sezonu izledim. Dizinin hikayesini yaşıyormuşum gibi hissedebildim. Bir an bile sıkılmadım. Uyumak zorundayım diye hüzünlendim. Sonunda b.k gibi kaldım o ayrı. Ama insanların neden bu kadar büyüttüklerini anladım. Büyütmemek mümkün değil çünkü. Son sezonuna kadar bu derece zekice ve sürükleyici bir şekilde ilerleyen bir diziyi beğenmemek imkansız. Bu kadar çok ana karakter olmasına rağmen yazarların bize her birinin hikayesini izleterek her biriyle derin bir bağ kurabilmemizi sağlamalarına şapka çıkarmamak mümkün değil. Bir de Michael Emerson... Büyüksün abi.
Vasatlık abidesi gibi bitmiş olsan da büyüksün Lost, XF de öyleydi. Ama en çok Desmond'ın sonunda elektromagnetizmaya dayanıklı ev aleti konumuna sokulmasına bozuldum. Söylemesem olmazdı.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu :: Telemanyaklar Saatler GMT +3 zaman dilimine göredir
Sayfa: « Önceki  1, 2, 3 ... 60, 61, 62
62. sayfa (Toplam 62 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız




Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group phpBB2 Türkçe: phpBB Türkiye 
X-Files by Scott Stubblefield