» Ana Sayfa
   » X-Files Nedir?
   » FORUM
   » X-Cast
   » Bölüm Rehberi
   » Bölüm Adları
   » Mitoloji
   » Senaryolar
   » Fanfiction
   » Fanart
   » Basında X Files
   » X-Sözlük
   » Bilmedikleriniz
   » The X Team
   » Etkinlikler
   » Linkler

 


Dizi ve sayfa ile ilgili her
türlü soru ve önerinizi
faq@thexfiles-tr.net
adresine yollayabilirsiniz!

 
 
Dana Scully :...



Gillian Anderson'ın canlandırdığı, 90'larda Jodie Foster'ın Clarice Starling'i (Silence Of The Lambs- Kuzuların Sessizliği) sinemada kadın karakterlere ne yaptıysa, televizyonda da aynı etkiyi; belki de daha fazlasını yaratan müthiş The X-Files karakteri, belki de en göz ardı edilenidir yazımın kahramanı.

Son derece güçlü, zeki, görünüşte soğuk, yeri geldiginde otoriter ancak derinlerde çok kırılgan bir yapıya sahip olan Dana Katherine Scully, 90'lara damga vuran The X-Files'in TV dünyasina hediye ettiği "Güçlü Kadın Karakter" prototipidir, o zamanların seksi-iri göğüslü-sarışın imajının tam zıttı olmasına rağmen gücü ve zekasıyla 20. yüzyılın sonlarında seksi tanımını değiştirmeyi başaran bir karakterdir.

Bilime olan inancına rağmen aynı zamanda dindar olan Scully, biliminin yetersiz kaldığı zamanlarda dine dönmeyi tercih eder. Bu, dizide çok güzel bir ironi ve tezat oluşturur; Mulder'ın da doğadışı olan her şeye çabuk inanmasına rağmen din konusunda neredeyse ateist görüntü çizmesi, dizideki "zıtların savaşı"nı iyice belirgin bir hale getirirken ilginç bir boyut da kazandırır.

Scully, ailesinin doktor olma hayallerini suya düşürerek, tıp kariyerini bir kenara bırakip FBI'a katılmıştır. Ailesi bu kararını hiç bir zaman tam olarak onaylamamıştır. Oysa annesi ve babasına oldukça düşkün olan Scully için o güven ve onay son derece önemlidir. Özellikle babası öldüğünde (1X13: Beyond The Sea) bu konuyu kendine dert etmiş, ve annesine bölüm boyunca sık sık "Babam benimle gurur duyuyor muydu?" diye sormuştur. Scully'nin kişiliğinin temelinde kendini ailesine, özellikle de babasına kanıtlama ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz.

FBI'a katıldıktan sonra ve ortağı Fox Mulder ile tanışmadan önceki süreçte neler yaşadığını zaman zaman dizinin içerisinde görme şansını bulduk. Burada en dikkat çeken nokta, Scully'nin birlikte çalıştığı erkek FBI ajanlarıyla bir şekilde duygusal ilişki yaşamış olmasıdır. Ancak bu ajanlar yer aldığı bölümlerde ölümden kurtulamamıştır. Bizlere gösterilmeyen, ve belki de dizinin akışını etkileyen son detay ise pilot bölümünden kesilmiş sahnedir. Bu sahne bölümün sonunda Scully ve erkek arkadaşının Mulder'la ilgili sohbetini içermekteydi fakat yapımcılar Scully'nin bir erkek arkadaşa ihtiyaç duymadığına karar vererek sahneyi kaldırmışlardır.

Scully, Mulder'ın yanına onun faaliyetlerini takip etmek, raporlamak; yani kısaca engellemek icin atanmasına rağmen 9 sene boyunca üstlerine Mulder hakkında zorunlu olmadığı sürece hiç rapor sunmamıştır. Belki de iki ajanın birbirine duyduğu güvenin temelleri burada yatmaktadır, zira ilk bölümden sonra Mulder Scully'ye ast'ı gibi değil de ortağı gibi davranmaya başlamıştır. Yine de Mulder'ın psikolojisi ve Scully'ye olan tutumu, kızıl saçlı ajan için her daim bir sorun oluşturmuştur.

The X-Files Mulder'ın tamamen kişiselleştirdiği bir FBI projesidir. Kız kardeşi Samantha'nın uzaylılar tarafından kaçırılması, ailesinin karanlık geçmişi ve kardeşinin kaybolmasından sonra yaşadıkları yüzünden tamamen yalnızlığa sürüklenen Mulder'ın tek yaşama amacı, x-dosyalarının ardındaki gerçeği ortaya çıkararak kız kardeşine olanların ardındaki sırrı çözmek olmuştur. Bu güdüyle hareket eden Fox, doğal olarak pek cok davayı kişiselleştirmiş ve bu da Scully'ye karşı bencilce davranışlar olarak yansıyarak ortağını çoğu kez zor durumda bırakmıştır.

Peki Scully Mulder'a nasıl güvenmiştir? Fikirleri çılgınca olmasına rağmen, Mulder'ın savunduğu şeylere olan inancı bunda çok etkilidir. Scully yavaş yavaş ortağının bir şekilde gerçeklere dayanarak ortaya attığı bu iddialara sabretmeyi öğrenmiş ve her davada onun yanında olmuştur. Ancak Mulder'ı "çürütmek" için kullanmasını istedikleri bilimselligini Scully, Mulder'ın ayaklarının yere daha sağlam basması için kullanmış, Mulder'a destek olmuş ve zamanla ayrılmaz bir ikili haline gelerek, pek çok şeyin üstesinden birlikte gelmeyi bilmişlerdir.

Yine de Scully'nin X-Files'a bu kadar derinden bağlanmak istediğini söylemek mümkün değildir. Dizi süresince yaşadığı pek çok olay Scully'yi X-Dosyalarının ve Mulder'ın hayatının bir parçası olmak zorunda bırakmıştır. İlk sezonun finalinde (1X24: Erlenmeyer Flask) şiddetle reddettiği dünyadışı yaşam'ın en büyük kanıtını, bir uzaylı ceninini Mulder'ın hayatı ile takas etmek için kullanmak zorunda kalınca bulmuştur. İkinci sezonda ise hem dizinin gidişatına hem de karaktere yön verecek olan kaçırılma olayı (2X05: Duane Barry, 2X06: Ascension, 2X08: One Breath) Scully'yi ister istemez bir x-dosyası yapmıştır, artık dosyalar onun için de kişisel bir meseledir, kendisine neler yapıldığını öğrenmek istemektedir. "Kaçırılmanın" tek kanıtı olan boynundaki chip'i aldırınca, 4. sezonda izlenecek "Kanser Mitolojisi"nin (4X14: Leonard Betts, 4X13: Never Again, 4X15: Memento Mori) temelleri atılır, Scully önce uzaylılar tarafından kaçırıldığını iddia eden bir grup kadınla tanışır, hepsi kanserdir ve boyunlarından çıkardıkları chip'leri göstererek Scully'nin yaşadıklarının gerçek olduğunu anlatırlar (3X09: Nisei, 3X10: 731); aynı döneme denk gelen ve Mulder'ı gerçeğe çok yaklaştıran MJ dokümanlarının peşine düşmeleri ve bunun bedeli olarak Scully'nin kız kardeşi Melissa'nın o sanılarak öldürülmesi ile iyice yıkılır ama yine de bunu dışa vurmaz, güçlü karakterini zedeleyecek zayıflık belirtilerini içine atar.(2X25: Anasazi, 3x01: The Blessing Way, 3X02: Paper Clip) Daha sonra Scully gerçekten de tedavisi olmayan bir kansere yakalandığını öğrenir ve hayattan, her şeyden ümidini keser. Ancak Mulder'ın yanısıra Skinner ve Cigarette Smoking Man'in yardımlarıyla boynuna tekrar bir chip takılır ve Scully bu hastalıktan kurtulmayi başarır. Bu kanser döneminde Scully'nin kendini ve hayatını sorgulaması ve ilk defa zayıflığını, yenilgisini kabul etmesi açısından ilginç ve önemlidir.(4X15: Memento Mori)

Kaçırılma ve kanser olaylarına paralel gelişen bir diğer konu ise Scully'nin anneliğidir. Kaçırıldıktan sonra yumurtalıkları alındığı için anne olması imkansızlaşan Scully, 5. sezonun başında birdenbire ortaya çıkan ve kendi DNA'sını taşıyan kızı Emily ile tanışınca haliyle şoke olur. Ancak kızın, yürütülen klonlama ve sömürgeleşme projesinin bir ürünü olduğu, dahası kaçırılan kadınların yumurtalıklarının bu proje için kullanıldığının ortaya çıkması Scully'yi bir kez daha depresyonun kıyılarına sürükler. (5X05: Christmas Carol, 5X07: Emily) Yine de tüm yaşadıklarının üstesinden, dışarıdan neredeyse hiç yardım almayarak gelmeyi bilmiştir(annesi ve Mulder Scully'nin zor zamanlarda koştuğu kişilerdir).

Scully biyoteknoloji sayesinde nihayet 8. sezon sonunda anne olacaktır ancak bu ne yazık ki dizinin çöküşüne denk gelecek ve mevcut çöküşü hızlandıran bir etki yaratacaktır.

Scully'nin The X Files'da yaşadıkları kabaca böyleyken, Mulder'ın tüm bunlar olurken ya çaresiz ya da umursamaz bir halde olduğunu görüyoruz. Her ne kadar Mulder'ın hayatında güvendiği tek insan ortağı olsa da, zor durumlarda iyi niyetle hareket etmesine rağmen yetersiz kaldığı söylenebilir. Mulder Scully ile ilgilenmekten cok, intikam hırsıyla Scully'ye yapılanlardan sorumlu olanlarla yüzleşmeyi tercih eder. Bunun bir diğer nedeni de, Mulder'ın Samantha(cikmamis candan umit kesilmez) ve Scully'yi aynı insanlar yüzünden kaybetmek üzere olmasidir. Burdan biraz da düz mantıkla, Scully'nin Mulder'ın hayatındaki yerinin, kiız kardeşiyle aynı olduğu sonucuna varılabilir.

Dizinin hayran kitlesinin meydana getirdiği çeşitli gruplardan, Mulder ve Scully'nin romantik bir ilişki yaşamasını uygun gören shipper'lar genellikle bu gerekliliğe Mulder açısından bakmayi tercih etmektedirler. Oysa son sezonlarda iyice baş gosteren ve şahsen yanlış bulduğum bu duygusal yakınlaşma, Scully açısından farklı bir yorum taşımaktadır. Scully X-Files'a girdikten sonra özel hayatından soyutlanmış, ailesinden kopmuş ve dosyalar uğruna hayatına büyük hasar vermiştir. Tüm bunlar olurken yanında sadece Mulder vardır. Her şeye rağmen tek dayanağı odur ve Scully ister istemez Mulder'ı hayatının merkezine yerleştirmistir. İlerleyen sezonlarda hayatında sadece Mulder ve annesi kalınca, Scully mecburen iyice Mulder'a odaklanarak hayatındaki baba figürü ve güçlü, emir veren otoriter erkek eksikliğini kapamayı seçmiştir.

Scully karakteriyle ilgili benim en cok hoşuma giden nokta ise ölümsüz olabilme ihtimalidir. 3. sezonda insanların nasıl öleceğini görebilen Clyde Bruckman, Scully'ye "sen ölmeyeceksin" der (3X04: Clyde Bruckman's Final Repose). 6. sezonda Tithonus(6X09) isimli bölümdeyse, ölecek insanları siyah beyaz gören ve yıllar önce sırası gelmesine rağmen ölüm meleğini atlatmayı başaran bir fotoğrafçı, karnından vurulan Scully'nin sırasını çalarak kendi ölür. Bu iki bölüm birbirlerini tamamlayıcı niteliktedir ve açıkçası en güzel Scully bölümlerinden ikisidir.

Yukaridakileri okuyunca the x files'in aslinda Dana Scully'nin hikayesi olduğunu düşünmek hiç de zor değildir. Mulder dizi kalıplarıyla sınırlı kalan bir karakter olmasına rağmen ortağı üzerinde sınırsız hayal gücü kullanma yetkisi olan yazarlar bu yetkilerini son derece iyi bir şekilde yansıtmayı başarmışlardır.

Sonuc itibariyle, gerçek olmayan bir dizi karakteri için bu kadar parmak yormanın tek nedeni, The X-Files'ın yazar kadrosunun son sezona kadar Scully'yi inanılmaz başarılı bir şekilde işlemis olmalarıdır. Bu güne kadar pek çok dizi izlememe karşın hiç bir karakterin Scully kadar etkili, başarılı ve güzel yazıldığını görmedim.

Murat Akpınar

 



TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR