» Ana Sayfa
   » X-Files Nedir?
   » FORUM
   » X-Cast
   » Bölüm Rehberi
   » Bölüm Adları
   » Mitoloji
   » Senaryolar
   » Fanfiction
   » Fanart
   » Basında X Files
   » X-Sözlük
   » Bilmedikleriniz
   » The X Team
   » Etkinlikler
   » Linkler

 


Dizi ve sayfa ile ilgili her
türlü soru ve önerinizi
faq@thexfiles-tr.net
adresine yollayabilirsiniz!

 
 
 The X-Files ve Suç -3- :...



Tablo 1: The X-Files Türkiye Forum'unda Belirtilen Suçlar

  Cinayet/ Seri Cinayet Çocuk İstismarı Ensest Fetişizm/ Nekrofili Devletin İşlediği Suçlar
Sayısı 4 4 3 3 6
Yüzde %20 %20 %15 %15 %30


Tablo 2: The X-Files Resmi Forum'unda Belirtilen Suçlar

  Cinayet/ Seri Cinayet Çocuk İstismarı Ensest Fetişizm/ Nekrofili Devletin İşlediği Suçlar Diğer (6)
Sayısı 12 6 6 4 8 4
Yüzde %30 %15 %15 %10 %20 %10


Yorumlama:Tablolara bakıldığında, Cohen' in(1993) belirttiğinin aksine, X files izleyicilerinin, devletin işlediği suçlar konusunda farkındalığa sahip oldukları görülmektedir. Bu, medyanın gücü üzerine yapılabilecek bir vurgu olabilir. Ayrıca, Frankfurt Okulunun savunucularının belirttikleriyle zıt olarak, TV(en azından hepsi) tek boyutlu değildir, uydumculuğun ve gelenekselciliğin ideallerini yansıtmaz. (Adorno,1957) Gerek Amerikalı hayranların, gerekse, Türk hayranların, Devletin işlediği suçları daha tehdit edici bulmaları; bunun bir göstergesidir.

Habermas' ın belirttikleriyle çelişir biçimde, (1989 )izleyicilerin edilgen algılayıcı olmadıklarını da söyleyebiliriz. Burada Thompson' un görüşlerine katılmak mantıklı olacaktır (1995).Ona göre, iletişim araçlarından edilen bilgi, üzerinde tekrar tekrar düşünülerek yeniden yorumlanır ve bu sayede yaşantılarımızı ve ufkumuzu genişletir. Şöyle ki, X Files'ın eleştirel bir mesaj sunduğunu ve bunu izleyicilerine ilettiğini savunuyor olsak bile bu iletimin basit bir aktarım olmadığının da üzerinde durmamız gerekir. Hodge ve Tripp'in belirttiği gibi (1986) televizyon izlemek, sadece program içeriğini algılamak değil, gördüklerini yorumlama ve okuma biçiminde gerçekleşir. Hükümetin güvenilir olmadığı, suçlar işleyebileceği yönündeki mesajlar içeren çok sayıda bölüme sahip diziyi izleyen herkesin, bu mesajları hiç işlemeden alıp depolamasından çok üzerinde yorumlamalar yapıp bir sonuca bağlamaktadır. İnternetin sağladığı teknolojik imkanlar sayesinde, bu yorumlamaları, diğer izleyicilerinkilerle karşılaştırma imkanı bulması, post- modernizmin ürünü diyebileceğimiz X-Files dizisinin, izleyicilerinin de post-modern olduğu yönünde bir fikir kazandırabilir.

Ancak bunu TV izleyicisinin geneline yaymak için her hangi bir seçkisizleştirme yapılmadığı gözden kaçmamalıdır. Burada söz konusu olan X Files izleyicilerinin, internet kullanıcısı olan kısmıdır. TV izleyicisinin tümüne böyle bir hipotezi genellemek uygun düşmeyebilir.

Araştırmanın kültürler arası yönüne bakılacak olursa, iki suç türü arasındaki farklılık göze çarpar. Amerika kaynaklı veride, en yüksek oran, cinayet ve saldırıda görülürken; (%30) Türkiye kaynaklı veride; en yüksek oran, devletin işlediği suçlara aittir. Bunun kaynağını, dizinin Amerika'da yayınlanıyor oluşuna bağlamak mümkündür.Böyle bir bakış açısı geliştirirsek, kendi ülkelerini konu aldığı için, Cohen' in (1993) belirttiği inkar mekanizmasını geliştirmişlerdir, yorumunu getirebilir.

Ancak böyle bir yorumlama tam olarak yanlış olmasa bile, eksik olur. Çünkü X-Files'ta bahsedilen devlet suçluluğu, Amerikan kaynaklı olmasına rağmen, ulus ötesi bir boyuttadır. Burada uzaylılar ulus ötesi şirketleri mi temsil ediyorlar gibi bir soru da akla gelebilir. Dizinin pek çok alt metinleri bulunduğu için böyle bir olasılıkta mevcuttur diyebiliriz.

Amerika kaynaklı veride en yüksek oranın cinayet ve saldırı boyutunda çıkması, A.B.D.'de şiddet içeren suçların olağanüstü boyutta olduğu yönündeki istatistiksel verilerle yorumlanabilir. ABD, bazı üçüncü dünya ülkelerini hesaba katmazsak en yüksek cinayet oranına sahip ülke sayılmaktadır. Bu oranın yarattığı tedirginlik, Amerika'da yaşayan hayranların daha çok bu suç türü üzerinde durmalarına neden olabilir. Ülkemizde, cinayet-saldırı türünden suç oranı, ABD'dekinden daha az olduğu için, gösterilen tepkinin de daha az sayıda olması beklenmektedir. (Giddens;2000)

Tabloya bakıldığında 3 suç türünün göze çarptığını görüyoruz. X-Files'ta hemen hemen tüm suç türlerinin işlenmiş olduğu düşünülürse, bu üç suçun üzerinde durmak gerekliliği, kendisini gösterir. Bu suç türleri hem Amerika Kaynaklı veride hem de Türkiye kaynaklı veride bulunmaktadır. Bunlar; Çocuk istismarı, Ensest ve Nekrofilidir.

Çocuk istismarının X-Files'ta işleniş biçimi, genellikle masum bir çocuğun; şeytani bir güç/psikolojik bir stresör ya da toplumsal baskı etkisiyle dengesini kaybetmiş bir yetişkin tarafından kaçırılması ve akabinde zarar görmesini içermektedir. Aynı şema, baş karakterlerin yakını olan çocuklar üzerinde de kullanılmıştır. Örneğin, Mulder'ın kız kardeşi, kaçırılmış ve deneylere maruz bırakılmış, Scully'nin kızı, hükümetin planladığı bir deney sonrası kansere yakalanıp hayatını kaybetmiş, diziye daha sonra katılıp baş rollerden birine sahip olan Ajan John Doggett'ın oğlu ise bir pedofil tarafından kaçırılıp öldürülmüştür.

Acaba neden çocuk istismarına bu derece vurgu yapılmaktadır? Bunda dizinin yayınlandığı toplumun kültürel dinamiklerinin rol oynuyor olabileceğini söylemek mümkündür. İstatistiklere göre,A.B.D.'de sadece 1982 yılında tahmini 500.000 vaka gerçekleşmiştir. (American Broadcasting Company,1983) Saldırganların %85'inin tanıdık olması da paranoyayı arttırmaktadır. (Sheley,1991) Ayrıca çocukluklarında böyle bir saldırıya uğrayanların, yetişkinliklerinde saldırgan olmaları-Vampir Sendromu- yönünde tartışmalar da mevcuttur. (Welch, 1984) Ancak bu durumun nedensel bir etki yarattığını söyleyebilmek mümkün değildir.

Ancak çocuk suiistimalinin genel bir tanımının bulunmaması da değişik yorumlamalara neden olmakta ve soruna çözüm getirmemektedir. (Lyon ve de Cruz,1993) Bu suçun hassaslığı tepkilerin artmasına neden olmuş olabilir.

Sonuç olarak masum ve savunmasız görülen çocuklara yönelik her türlü saldırının lanetleniyor oluşu gücü tekelinde bulundurup kötüye kullananları hedefleyen bir öfkeyle alakalı olabilir. Gücü her kim kötüye kullanır ve kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederse,ister hükümet ister suçlu birey olsun hem X-Files hem de izleyicileri tarafından lanetlenir, demek yanlış olmaz.

Diğer iki suç türünden biri ensesttir. Burada dizide yer alan genel bir eğilimden çok spesifik bir bölümü belirtme şansına sahibiz. Söz konusu bölümün adı "Home" dur. Dizinin 4. sezonunda yayınlanmıştır. İçerdiği ensest temaları dolayısıyla, A.B.D.'de yalnızca 1 kez yayınlanmıştır. Bu bölümün Türkiye'de birkaç kez yayınlanması ve hiç birinde de sansüre uğramaması ilginç bir noktadır.

Soylar boyunca aile içi çiftleşme sonucu genetik açıdan "ucube"ye dönen Peacock ailesinin (Anne Peacock ve üç oğlu)dizide işledikleri tek suç, kapalı sistem yaşamları değildi. Aynı zamanda yeni doğmuş bebeği canlı canlı gömme, düzenlerini bozacağından şüphelendikleri kasabanın şerifini aşırı şiddet kullanarak öldürme gibi suçlarda işlemekteydiler.

Ensest bütün kültürlerde yasaklanmıştır.(Giddens, 2000) Ancak illa ki suiistimal olması gerekliliğini taşımaz. Zira, Peacock ailesinin üyeleri de söz konusu davranışı niyetli olarak gerçekleştirebilecek yasal yaşı fazlasıyla geçmişlerdir.

Ensestin yaygın olarak gerçekleşmediğine dair görüşler bulunmaktadır. Ancak bunların geçerliliği yoktur. Tabuların ve inkar savunma mekanizmasının katkısıyla böyle bir inanışın oluştuğunu söyleyebiliriz. Ayrıca toplumsal değişimin sonucunda, kadın hareketlerinin, cinsel taciz ve sömürüye karşı başlatılan kampanyaların bir unsuru olarak bu konunun dile getirilmesi gündeme gelmiştir. Bu nedenle medyada sıkça yerini almaya başlamıştır.

X-Files'ta bu konuya el atmaktan geri durmamıştır. Ancak çocuk istismarının aksine bu konuyu ele alışı oldukça sıra dışıdır.
İlk başta ensest eylemi anne ve oğulları arasında gerçekleşmektedir. Bu ataerkil düzenin, güç hiyerarşisiyle zıtlaşmaktadır. Ancak güç dağılımının eşit düzeyde olduğunu söyleyemeyiz. Aile, anne tarafından idare edilmektedir. Anne Peacock tıpkı kraliçe arı gibi, kovanını yönetmekte, dış tehlikelere karşı oğullarını idare etmektedir. Bu bağlamda, Anne Peacock' ın işlevini, kan davaları söz konusu olduğunda , evin annesinin üstlendiği görevle benzeştirebiliriz. Ailenin bütünlüğünü korumak için her şeyi göze alabilecek olan Bayan Peacock, bu amaca ulaşmak için, oğullarıyla beraber olmaktan kaçınmamaktadır.

Bir diğer nokta, bölümdeki ensest ilişkinin zorunluluktan kaynaklanmasıdır. Bayan Peacock' un kocası, bir trafik kazasında ölünce, soylarını devam ettirmek için, bu tür bir ilişkiyi ortaya koymuşlardır. Ancak zaten, fenotiplerinden de anlaşılacağı üzere,anne oğul şeklinde olmasa bile bu ilişki türünü sülaleler boyunca sürdürmektedirler.Sosyalleşme süreçlerinde, görünümlerinin de etkisiyle dış dünyayla fazla temas içinde olmadıkları için, tamamen ailelerinin yönlendirmesiyle kültürlerini öğrenmiştirler. Bu öğrenim tarzının sapkın değerleri içerdiğini söylemek yanlış kaçmaz. Zira Peacocklar her durumda normalden sapmış bir gidişat sergilemektedirler.

Evrensel tabulara dönecek olursak, X Files'ta işlenen tek tabunun Ensest olmadığını da belirtmemiz gerekir. Diğer başlığı altında belirtilen bir sapma türü de "Our Town" bölümünde işlenen yamyamlıktır.

Grup içi ensest ve yamyamlık;Freud'un da belirttiği gibi, grubun saflığını (ahlaki ve fiziksel açıdan) korumak için, tabu olarak kabul edilmektedir. Ensestin, fiziksel hasara yol açacak sonuçları, grubun devamlılığı açısından ketleyici bir unsurken, yamyamlıkta benzer sonuçlara yol açabilir.

Ancak bazı kültürlerde ensestin ayrıcalıklı bir grup (Eski Mısırlılarda,kraliyet ailesi) içerisinde uygulanmasına izin varken, toplumun geneline yine yasaklanmıştır. Ayrıca hiçbir kültür/topluluk, kendi üyelerinin yiyecek olarak kullanılmasını hoş göremez. Kendi üyelerini yemeyi yasaklayan yamyam kültürler de buna dahildir. Yamyamlığın başlangıcı,üzerinde ki görüşler, savaş sırasında galip tarafın yenilenleri, bir güç/ üstünlük göstergesi olarak yemeleri olabilir. Zaten esirliğin başlangıcı da hayatta kalmak koşulu ile her türlü görevi yerine getirme isteklerinden kaynaklanabilir. Biz ve onlar temasına vurgu yapmak için ortaya çıkmış olabilecek yamyamlığın, iç gruba dahil üyelere yönelik olması durumu, bir çeşit intihar sayılabilir. Yine Durkheim' a dönecek olursak, böyle bir topluluk patolojiktir.Ve yok olma olasılığı yüksektir. (Swingewood, 1998)

X-Files'ın yamyamlığı işleyen bölümünde de, grup içi yamyamlık söz konusudur. Daha önceleri gruba dahil olmayan bireyleri yiyerek yaşamlarını sürdüren Dudley kasabasının sakinlerinin sonu, gruba /kasabaya yeni dahil olan ancak uyum sağlayamayan Creutzfeldt-Jacop hastası birini yemeleriyle gelir. Biz/onlar ayrımını bölümün adıyla bile belli eden kasabalılar, iç gruba ihanet etmelerinin bedelini ağır bir şekilde öderler.

Yamyamlığın sadece X-Files bağlamında itici gelmediğini görebilmek için Ed Gein ya da Jeffrey Dahmer gibilerine verdiğimiz tepkileri göz önüne almalıyız.

Kuzuların Sessizliği ve Sapık gibi romanlara esin kaynağı oluşturan Ed Gein'in 15 kadar insan öldürüp bir kısmını yediği bilinmektedir.

Jeffrey Dahmer' da Milwaukee' de gerçekleştirdiği cinayetlerin pek çoğunda matkapla kurbanlarına lobotomi(7)(8) uygulamış, bir kısmını da yemiştir.

Her iki seri katilinde nekrofili oldukları da bilinmektedir. Buradan araştırmada yer alan X-Files'taki son suç türüne geçebiliriz. Burada da spesifik bir (hatta iki) bölüm söz konusudur. Mevzu bahis olan sapkın davranışa sahip kişi, Donnie Phaster, dizide ayrı bir statüye sahiptir. Sezon 2'de yer alan Irresistible ve Sezon 7'nin Orison bölümlerinde yer alan saç-tırnak fetişisti, ve gizil nekrofil Phaster'ı, yamyamlıklarını dışarıda bırakacak olursak Ed Gein ve Jeff Dahmer'a benzetmek mümkündür. Hatta bu listeye Ted Bundy'i de katabiliriz. Söz konusu kişilerin ortak özelliği, Donnie Phaster'ı da ürkütücü yapmaktadır.Üçü de dışarıdan iyi bir vatandaş gibi görünürler. Yaşam biçimleri davranış normlarına uygun gibi durmaktadır.Ancak gerçek göründüğü gibi değildir.

Ölü fetişisti Donnie' nin beklendiği gibi hiçte "garip" ya da "acayip" bir tipte çizilmemiş olması üç seri katilde olduğu gibi insanları oldukça şaşırtıyor. Medyanın ister kurgusal ister gerçek haber sunan türü olsun, suçlular konusunda abartma yapmayı tercih etmesi sık sık rastlanan bir durumdur. Aynılık, üzerine yapılan vurgu, farklı olanın kötü, kötü olanın farklı olması yönünde bir mesaj, sıklıkla iletilir.

Ancak Donnie karakterinde bunu görmeyiz. Karakter oldukça "normal" görünüyor. Tabi bu normali neyle sınırlandıracağımızı elbette bilemeyiz. Ancak her gün karşılaşabileceğimiz türden bir görünüme sahip olması Donnie'yi daha da ürkütücü kılar.

Donnie'nin öldürdüğü sokak kadının arkadaşı olan görgü tanığı; "O oldukça sıradandı. Bir manyakmış gibi görünmüyordu." diyerek anormalliklerin bizim aramızda olamayacağına yönelik inanışı bir kez daha vurgular.

Ölüm teması bölümde büyük yoğunlukla işlenir. Buradan Freud'un ölüm içgüdüsü (Tanatos)a yönelebiliriz. (Dağ,2002) Ölü fetişisti olan Donnie Phaster; tırnak ve saç toplar. Bu amacına ulaşmak için bir cenaze evinde çalışmaktadır. Ta ki yakalanana dek. Daha sonra bu güdüsünü karşılamak için mezarları soymaya başlar. Bu da yeterli gelmeyince bir sokak kadınını öldürüp onun tırnak ve saçlarını keser.

Aynı zamanda ölümün soğukluğu üzerinde durulmuş.Donnie' nin muhtemel sosyopatisinden kaynaklanan soğukluğu, adeta somutlaştırılmıştır. Donnie, buz gibi bir evde yaşıyor, dondurulmuş yiyecek satan bir firmada çalışıyor ve kurbanlarını soğuk suda yıkıyor.Ve muhtemelen cesetlerle beraber oluyor.Erich Fromm' un toplumsal karakterlerinden ceset sevinçliği ile de ilişkilendirilebilir. Bu karakter tipinin temel özelliği; yaşayan şeyleri yaşamayan şeylere dönüştürmekten hoşlanmasıdır.

Tüm bunların yanı sıra, suçun tanımsal olduğu da unutulmamalıdır. Bu yönde ki görüşü yansıtan bir cevapta, gelmiştir. Tamamıyla tanıma bağlı olduğu için, X-Files dizisinde bile, suç olarak görülebilecek her hangi bir eylemin bulunmadığını savunacak görüşlerin bulunması da olağan karşılanmalıdır.


                                                                                                                                                       << Geri   İleri >>


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR