Jung'un X Files'ta da sık sık adının geçiyor olması tesadüf olmasa
gerektir. Bazı bölümlerde belirgin atıflar yapılmaktadır. Paranormal
olayı açıklamak için, Mulder karakteri Jung'a dayanan bir açıklama
getiriyor.
Aslında X Files'ın psikolojinin sınırlarıyla ilgili olduğunu da söylemek
yanlış olmaz.
X Files Dizisi bilim kurgu türüne oldukça yaklaşmasına rağmen, temel
farklılık, dizinin iki ana karakter üzerine yoğunlaşmasıdır. Karakter
Jung' un zıt tiplerinin adeta bir örneğidir. Mulder önsezilerine
güvenirken, Scully mantığı üzerine yoğunlaşır. Olaylara pozitivist
ve rasyonalist bir bakış açısıyla yaklaşır.
X-Files'ın popüler kültür ve küreselleşmeyle olan bağları, yarattığı
fenomen, işlediği konular, psikoloji ve sosyoloji başta olmak üzere
diğer bilimlerle ilişkisi hakkında fikir sahibi olduktan sonra, suç
ile ilişkisine geçebiliriz. Bunun için bütünlükçü bir bakış açısını
benimseyip, dizinin ideolojisinin analizini yapmak uygun düşecektir.
X FILES'TA İŞLENEN SUÇLAR
X Files'ta hemen her bölüm (birkaç istisna haricinde) suç öğesi içermektedir.
Dizinin kahramanlarının kanun sağlayıcı bir kurumda(FBI) çalışıyor
olduğu gerçeği de bunun altını çizmektedir.
X Files dizisi bağlamında suçun ele alış biçimine girecek olursak,
bölümlerin yapısı hakkında da konuşmamız gerekir. Temelde X Files
iki ana bölüm türü üzerine kuruludur. Bunlardan biri devam eden hükümet
bağlantılı uzaylı komplosunu işleyen "mitoloji" (Mytharc)
bölümleri, diğerleri ise, bu ana hikayeden bağımsız, her hafta ayrı
bir suç bağlantılı gizemi ele alan "tek başına duran" (Stand
alone) bölümlerden oluşmaktadır.
Mitoloji bölümlerinde işlenen suçlar "insanlık suçu" kapsamında
ele alınabilir. Genelde savunmasız siviller üzerinde, kendi istek
ve bilgileri haricinde uygulanan, sağ ve sağlıklı kalmalarına engel
teşkil edecek deneyler, gözetlemeler, mitoloji bölümlerinde işlenen
suçlara örnek teşkil edebilir. Ayrıca "Hükümetin gizlediği gerçekler" temasının
da altı oldukça sık bir biçimde çizilmektedir. Sıradan vatandaşın
bilgi alma hakkına müdahale eden derin devlet örgütleri ve tüm bunların
arkasında karanlık bir Machievelli figürmüşçesine duran "Sigara
İçen Adam" karakteri, bu suçların sorumlusu olarak çizilmektedir.
Ancak karakterin savunması da mevcuttur. Mulder'ın istediği gibi
gerçeğin açıklanması "paniğe, karmaşaya ve kaosa" neden
olabilir. Bu görüş, Durkheim' ın (Giddens,1972) fonksiyonalist görüşüyle
de biraz da olsa uyuşmaktadır. Toplumda benzerliklerin olumlu görülmesi,
anomi benzeri bir duruma gidilmesinin önlenmesi için, sigara içen
adam adeta kendisini görevlendirmiştir.
X Files'ın mitoloji bölümlerinin genel örgüsü bir komplo hikayesi
olarakta ele alınabilir. İlk olarak bir ihanet dönüp bitmektedir.
Birileri ya da bir şeyler zarar vermeye çabalamaktadır. İkinci olarak,
komplocuların niyeti sadece onlara (biz ve onlar bağlamında) zarar
vermek değildir. Bize de, biz sıradan "iyi" insanlara da
zarar vermek niyetini güderler. Üçüncü olarak komplocular oldukça
organizedirler, aslında komploları da tamamen bununla ilgilidir.
Dördüncü olarak eylemleri gizli ve üstü örtülü gerçekleştirirler,
komplocuların izlerini kapatmakta oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz.
Son olarak gücü ellerinde bulundurdukları üzerinde durulur. Zaten
tüm komplo teorileri, gücün dağıtımı, tekele alınması ve tutulmasıyla
ilgilidir. (Fenster 1999)
Komplo teorileri aynı zamanda neredeyse hep popülisttir.Sıradan insanların
bakış açısı ve haklarına güvenir ve destek olurlar. Komplo teorileri,
elit, yüksek mevkilerde zengin ve güçlülere güvensizlik duyarlar.
Bunlara iyi eğitimli kendini beğenmiş bilirkişiler ve bilim adamları
da dahildir. Popülizmin pek çok türü, bilimi seçkinciliğin sembolü
ya da sunumu olarak görür. Bilim karmaşıktır ve öğrenmesi güçtür.
Yüzeysel olarak bakıldığında birilerinin tekeli altındaymış gibi
görünür ve gücü elinde tutanların çıkarlarını destekler. Komplo teorileri
bilimi devrimselden çok geleneksel olarak görmektedirler.
Komplo teorilerinde komplocular insanların hayatını değerli olan
bilgiye ulaşmayı kontrol ederek etkilerler. Komployla savaşmak için
buna inanmak zorundayızdır. Komplo teorilerinin merkezi düşünüşü,
gerçeği açığa çıkarmaktır. X Files'ta bununla ilgilidir. Mulder'ın
da genel olarak belirttiği gibi; "Cevaplar oradadır,sadece nereye
bakacağını bilmen gerekir."
Prensipte, gerçeği açıklayarak bizim üzerimizdeki güçlerini ortadan
kaldırabiliriz.
Paranormal komplo teorileri, genel olarak hiçbir şeyin göründüğü
gibi olmadığı bakış açısını paylaşırlar. Kötü ve gölgeli figürler
vardır ve değerli bilgiyi halktan saklarlar. X Files'ta bu komplocular,
uluslar arası bir birlik oluşturup "küresel meseleler üzerine
söz sahibi olan" konsorsiyum çatısı altında toplanmışlardır.
Konsorsiyumun temel amacı gerçeği bizlerden saklamaktır. Komplonun
boyutları öylesine geniştir ki, yetkin bir suçla mücadele kurumu
olan FBI bile, halk ile bu güçler arasında kalmış bir çeşit kukla,
piyon haline gelmiştir. Söz konusu değerli bilgi, Dünya dışı varlıkların
burada olduklarının paranormal doğası,burada olmalarının fizik kanunlarına
karşıtlığı ve vücutlarımızı kolonizasyonda kullanmak amacıyla bize
zarar verecekleridir.
Bu teoride, mazlum olan, bilimsel açıdan açıklanamayan fenomenle
ilgili gerçeği açığa çıkararak, baskın kurumları baltalayıp tamamen
yok etmeye ve bu suretle halkı güçlendirmeye yönelmiştir.
Mazlum olan, dünyanın katı bilimsel bakış açısına karşıdır. Bu katı
bakışın yerine anti komplo teorisi, sezgiyi, iyi olduğu hissedileni
iyi gibi görüneni, deneyimi, kısa süreli belleği ve bilimle zıtlaşan
ya da bilimin açıklayamadığını onaylar.
İlk olarak anti bilimsel bakış açısı, geleneksel, kurumsallaşmış
bilimin yanlış olduğu, ve fizik yasalarının devrilebileceği, ve
sıradan insanın sezgilerinin doğru olduğu yönündedir. İkinci
olarak hükümetin
gizliliğini lanetler, gücü elinde tutanlar değerli bilgiyi bizden
saklamakta ve bize zarar vermektedirler. Ve üçüncü olarak, bir
kahraman,inanan resmi ve baskın olan bakış açısıyla çelişen kanıtlar
keşfeder ve
komployu açığa çıkarmaya, güçsüz olanı güçlendirmeye çabalar. Sıradan
adama değerli bilgiyi vererek.
Tabi ki X Files' taki komplo asla tam olarak açığa çıkarılamaz,
hainler yenilemez, çünkü devam eden biz dizidir bu nedenle aynı
karanlık
güçler, her bölümde planlarını devam ettirmek zorundadırlar. Zafer
yoktur. Sonuç yoktur. Tek zafer Mulder ve Scully'nin topladıkları
kanıtların gerçekliğidir. Ancak yine de, komplocular çok güçlü
ve geniş kaynakların yönetiminden sorumlu oldukları için, kanıt
yok
edilmek ya da elden kaybolmak zorundadır. Bu yüzden kanıtı elde
tutmanın verdiği zaferde etkisiz hale gelmiştir. X Files' taki
tek gerçek
zafer, izleyicilerin ne olup bittiği hakkındaki bilgileridir.
Sonuç olarak paranormal ve komplocu X Files izleyicilerin zaferi
sadece entelektüel ve bilişseldir, politik değil. Her bölümün sonunda,
kötü varlığını sürdürür; sadece bizim dünyaya bakış açımız değişir.
Gerçeği bilmekteyiz, ama kötü aramızda hala, ve göründüğü kadarıyla,
hep öyle kalacak.
Dizinin (en azından mitoloji bölümlerinde anlatılan hikayenin)
vermek istediği temel mesaj budur. Eğer X-Files'ın suça hangi tanımla
yaklaştığını
soracak olursak, içinde barındırdığı çelişik mesajlara rağmen temelde
sosyal zarar ve insan hakları yaklaşımını benimsediğini söyleyebiliriz.
Zaten Cohen' in de belirttiği gibi devletin işlediği suçlar söz
konusu olduğunda; insan hakları kavramı büyük yer tutmaktadır.
(1993)
Cohen' e göre; devletin işlediği suçlar, beyaz yaka suçluluğunun(4)
kaderini paylaşırlar. Suç stigması, beyaz yaka suçluluğunda olduğu
gibi devletin işlediği suçlarda da büyük ölçüde silinmiştir. Bunun
nedenlerine geçmeden önce literatürde nelerin devlet suçu olarak
görüldüğüne bakmak gerekir.
İlk başta soykırım ve ekonomik istismar gelmektedir. Bu suçların
her ikisi de sosyal zarar kapsamı içine girer. Soykırım aynı zamanda
savaş suçları ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamına da girmektedir.
Ayrıca ırkçılık ve cinsiyetçiliği de bu suçlar kapsamına almak
mümkündür. Kitlesel politik cinayetler, devlet terörizmi, işkence
ve kayıplarda;
bu kategoriye dahildir.
Söz konusu suç türlerine X-Files içerisinde sık sık referans verilmesi,
devlet suçları kapsamında, X-Files'ın nasıl bir duruş benimsediğini
görmek açısından önemlidir. En başta, yukarıda da belirtildiği
gibi X-Dosyalarının baş karakteri Mulder; bir kayıp yakınıdır.
Kız kardeşi,
devletin içindeki karanlık güçler tarafından kaçırılmış, deneyler
kisvesi altında çeşitli işkencelere maruz bırakıldıktan sonra öldürülmüştür.
Dizinin diğer karakteri Scully'de belirli periyotlarda hükümete
bağlı karanlık güçler tarafından kaçırılmış, isteği dışında deneylere
maruz
kalmış; kalıcı vücut hasarlarıyla ve hastalıklarla yüz yüze gelmiştir.
İzleyicinin sempati duyabileceği bu devamlı karakterlere yönelik
her türlü saldırının, faillere yönelik tepkisini belirleyeceği
söylenebilir.
Ancak devlet suçluluğu söz konusu olduğunda suçu işleyen birilerinin
varolduğu su götürmez bir gerçek olsa da, günah keçisi bulmak her
zaman kolay değildir.
HERŞEYİ YALANLA
İnkar devlet suçluluğu söz konusu olduğunda sıkça karşımıza çıkmaktadır.
Cohen' e göre, inkar politikası sıradan halkın yoğun biçimde baş
vurduğu bir mekanizmadır. Devlet suçluluğunun bu derece, üstü kapalı
kalmasında, halkın farkındalığının eksikliği rol oynar.
Cohen bu mekanizmayı şu şekilde özetlemiştir ;
-Burada(kişinin yaşadığı ülkede) böyle şeyler olmaz.
-Olsa bile, bu göründüğü gibi değildir.
-Eğer göründüğü gibiyse bile, kesinlikle altında haklı çıkaracak
bir neden vardır.
Bu üç savunma biçimi, toplumun içinde yaşadığı devlet tarafından
işlenmiş bir suç karşısında geliştirdiği tepkidir. Oysa, aynı kişiler,
dünyanın başka bir yerinde meydana gelmiş devlet kaynaklı suça büyük
tepkiyle yaklaşacak, eğitimli orta sınıf insanlarıdır. Sıradan, "iyi" insanlar
nasıl olurda bu derece tepkisiz kalırlar? sorusu akla gelmektedir.
Burada bahsi geçen, aktör değil, izleyicidir.Tepkisiz kalan, hakkı
çiğnenen mağdur veya yakını değil, olayın gözlemcisidir.
Bunun altında yatan mekanizmalar hakkında konuşacak olursak, psikanalitik
açıklamaları göz önüne almamız gerekir. Freud'a göre; bastırma, suçlulukla
başa çıkmak için geliştirilmiş bir savunma mekanizmasıdır. Matza
ve Sykes'ın (1957)nötrleştirme teknikleri de, benzer bir mekanizmayla
işlemektedir.
X-Files insanlarda bulunan bu inkar politikası üzerinde oynamalara
gitmiştir. Mitoloji bölümlerinde sıkça, devletin karanlık güçlerinden
işitilen ve devletin işlediği suçlar karşısında takındığı politikayı
ifade etmek için kullanılan "Her şeyi Yalanla!" deyimi
aslında halkın yaygın olarak kullandığı savunma mekanizmasını sembolize
etmektedir. Yine bir bölümün sonunda Scully'den işittiğimiz şu sözler;
insanın inkarcı doğasına gönderme yapmaktadır.
"
...Yalnız bilimin asla açıklayamayacağı şey, içimizdeki yabancının
tanımlanamaz korkusudur;ki bu korku bizi sıklıkla anlamak için araştırmaya
değil, yalancılığa, ikiyüzlülüğe ve sahtekarlığa iter. Gerçeği yalnızca
diğerlerinden değil, kendimizden de saklarız."(5)
İZLEYİCİLERİN GÜCÜ
İzleyicisinin bu derece sahip çıktığı;hatta parasosyal (Horton, & Wohl,1986)
bir boyutta etkilediği bir fenomenin, izleyicisini de etkilemiş olabileceğini
söylemek çok yanlış olmaz. Frankfurt okulunun görüşlerinin aksine
izleyicinin edilgen olmadığının bir kanıtı olarak X-Files hayranlığı
sunulabilir.
Dizinin hayranlarıyla olan karşılıklı etkileşimi, ilginçtir fakat
başka bir araştırmanın konusu olabilir. Bunun yerine dizinin sürekli
takipçisi olan hayranların suça bakış açılarına yönelmek daha mantıklı
olacaktır.
Bu amaçla, X-Files dizisinin izleyicilerinden internet vasıtasıyla
dizi kapsamında işlenen suçlar hakkındaki fikirleri alınmıştır. Söz
konusu verilere ulaşmak için, dizinin Türkiye (X Files Türkiye) ve
Amerika (X Files Fan Forum) resmi sitelerinin forumlarından yararlanılmıştır.
İnternet forumları, Lindlof tarafından, (1998) geçici/kısa süreli
ve anonim katılımla karakterize edilmiştir ve doğal yaklaşım, konuların
idaresini ve etkileşimi yönetmeyi engellemektedir.Ayrıca farklı dillerden
olan iki topluluğa sorulan sorunun geçerlik ya da güvenirlik çalışmaları
yapılmamıştır.
Ancak işlemler süresince deneklerin anonimliği korunmuştur. İnternette
takma isim kullanımının yaygınlığı dolayısıyla kimlik bilgilerinin
açığa çıkması gibi bir sorunla karşılaşılmamıştır. Buna rağmen cinsiyet
gibi gerek duyulan demografik özellikler kolaylıkla bulunabilir.
İşlem: Türk ve uluslar arası kullanıma açık olmasına rağmen Amerikalı
hayranların çoğunluğu oluşturduğu Resmi sitelerden meydana gelen
iki X Files internet forumuna "X-Files Dizisinde size göre şimdiye
kadar işlenmiş en ağır suç nedir?" sorusu sorulmuştur.
İşlem uygulanırken herhangi bir seçkisizleştirme çalışmasına gidilememiş
olması bir dezavantaj olsa da, katılımcıların, soruyu ciddiyetle
cevaplamaları, toplanan verinin kullanılabilir olmasını sağlamıştır.
Araştırmaya X Files Türkiye'den, X Files Forum(Amerika) on ikişer
kişi olmak üzere toplam 24 kişi katılmıştır. X Files Türkiye'den
katılanların 5'i bayan 7'si erkektir. X Files Forumdan katılanların
ise 10'u bayan, 2'si erkektir.
Cevaplardan elde edilen veri, suç türü bazında analiz edildiğinde,
X Files Türkiye'den 20, X Files Forum' dan ise 40 adet cevap birimi
elde edilmiştir.
Elde edilen veriler üzerinde herhangi bir gelişmiş istatistiki işlem
uygulanmamıştır. Sadece genel eğilimi görebilmek amacıyla, hangi
suç türlerinin daha fazla belirtildiğine bakılmıştır. İlgili tablolar
aşağıdadır
<< Geri İleri >>