» Ana Sayfa
   » X-Files Nedir?
   » FORUM
   » X-Cast
   » Bölüm Rehberi
   » Bölüm Adları
   » Mitoloji
   » Senaryolar
   » Fanfiction
   » Fanart
   » Basında X Files
   » X-Sözlük
   » Bilmedikleriniz
   » The X Team
   » Etkinlikler
   » Linkler

 


Dizi ve sayfa ile ilgili her
türlü soru ve önerinizi
faq@thexfiles-tr.net
adresine yollayabilirsiniz!

   
   
...:: GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER ::...
 

 

YAZAR: aky125

Beştepe, Ankara
2 Nisan
09:12

Gün daha yeni ağarmaya başlamıştı.Fırınlardan sıcacık ekmeklerin kokusu yükseliyordu. İnsanlar yeni bir güne hazırlanıyorlardı.Bir kişi hariç...

Orta yaşlı,takım elbiseli bir adam,çalışma masasında,koltuğunda oturuyordu. Endişeliydi. Elinde bir kalem vardı.Yazı yazmaya çalışıyordu ancak eli titriyordu.Derin bir nefes aldı ve yazmaya başladı.

“İnsanoğlunun yüzyıllardır yanıtını merak ettiği bir soru var? ‘Evrende yalnız mıyız?'Bir çok insan bunun yanıtını biliyor,ama açıklamaya korkuyor.Ne kadar inkar edilse de,onlar buradalar ve bizi kullanıyorlar.Onları durdurmalısınız.Bu konuda size tek bir kişi yardım edebilir.Fox William Mulder.Kendisi bir FBI ajanı.Onunla irtibat kurun.İhtiyacınız olan bütün bilgiler,bilgisayarımda mevcut...”

Durdu.Dışarıdan gelen bir araba sesi,dikkatini dağıtmıştı.Kalktı,pencereden dışarı baktı.Evin bahçe kapısının önünde duran arabayı gördü.Gelen kişinin kim olduğunu biliyordu.

“Dizlerim üzerinde yaşamaktansa,ayaklarım üzerinde ölürüm.”

Tekrar kalemi eline aldı.Masanın üzerindeki diz üstü bilgisayara baktı. “Bunu alırsa her şey biter.” dedi kendi kendine.Duvardaki Atatürk resmine baktı ve yazmaya devam etti.

“...Bilgisayarımı bulmak,size kalmış.Bol şans...

Nevzat Muslu

1881-3010 ”

Masanın çekmecesini açtı ve içindeki silahı aldı.

Bir adam,evin kapısının önüne gelmişti.Bu sırada bir silah sesi duyuldu.Adam durdu.Odanın penceresinin olduğu yere baktı.Bu kişi,Bounty Hunter'dan başkası değildi.

10:42

İki katlı müstakil evin önü araba doluydu.Bir kısmı polislere,bir kısmı da gazetecilere aitti. Çevredeki insanlar meraklı ve korkulu gözlerle olan bitene bir anlam vermeye çalışıyorlardı.Başka bir araba yanaştı.Esmer,orta boylu bir adam indi.Bahçe kapısından girerken durdu.Sokaktaki gazeteci ordusuna baktı.Bu sırada bahçedeki bir kadın seslendi.

“Mert!”

“Gazeteciler bile benden önce gelmişler.”

“Sen de telefonunu açık tutsaydın.”

“Ah şu Çin işi bataryalar...”

Birlikte eve doğru yürümeye başladılar.

“Evet Beril,olay nedir?”

“Adamın adı Nevzat Muslu.42 yaşında.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında Maden İşleri genel müdür yardımcısı.”

“Gazetecilere şaşmamak gerek.”

“Ruhsatlı silahı ile başına bir el ateş ederek intihar etmiş.”

“İntihar olduğundan emin miyiz?”

“Barut testi pozitif.Ama detaylı incelemeden sonra kesin emin olabiliriz.”

“Eğer bu bir intiharsa,nedeni hakkında bir bilgimiz var mı?”

“Bir intihar notu var.Ancak anlamakta zorlandığımı söylemeliyim.”

Üst kattaki çalışma odasına gelmişlerdi.Nevzat Muslu'nun cesedi,odanın ortasında,yerde yatıyordu.Olay yeri inceleme ekipleri etrafı inceliyorlardı.

“Neden ki?”

“Kendin bak.”

Beril,naylon poşet içindeki bir kağıdı Mert'e uzattı.

“Bunu cebinde bulduk.”

Mert kağıdı okumaya başladı.Şaşkınlığı yüzünden okunuyordu.

“FBI mı?”

“Onca şey içinde bir tek bu mu dikkatini çekti?”

“Uzaylı mevzusu da var tabi?..Bilgisayarı buldunuz mu?”

“Maalesef.Sence bu sayılar ne olabilir?”

“1881-3010..Telefon numarası ya da banka hesap numarası olabilir.Araştıralım bakalım.”

“Peki şu FBI meselesi ne olacak?”

Mert elindeki kağıda tekrar baktı.

FBI Genel Merkezi
3 Nisan
9:33 (Türkiye Saati İle,16:33)

Mulder ile Scully,Skinner'ın odasındaydılar.Mulder elindeki kağıdı okuyordu.

Skinner; “Söylediklerine göre,bilgisayarı henüz bulamamışlar.”

Scully; “Mulder,sence bu adam seni nereden tanıyor?”

“Bilmiyorum,ama bilmek istiyorum.”

Skinner; “Biliyorsun ki,bu olay Türkiye'de oldu,yani bizi ilgilendirmiyor.Eğer gideceksen...”

“Biliyorum,senin haberin olmayacak.”

Scully; “Ben de seninle geliyorum.”

“İkimizin gitmesi iyi olmaz.Sen burada kal.”

Mulder kalktı,dışarı çıkarken Scully seslendi.

“Mulder,dikkat et.”

Manhattan, New York
3 Nisan
16:57 (T.S.İ. 23:57)

Ambulans,sirenlerini çalarak caddeye girdi ve bir gazete büfesinin önünde durdu.Şoför ve yanındaki sağlık görevlisi etrafa bakındılar.

“E,kaza nerede?”

“Ne bileyim?”

“Doğru adrese geldiğimizden emin misin?”

“Evet.”

Arabadan indiler.Kabindeki sağlık görevlisi de indi.

“Ne oldu?Kaza yok mu?”

“Yok galiba.”

Şoför,gazete büfesinde oturan adamın yanına gitti.Adam elindeki derginin üzerinden,onları izliyordu.

“Affedersiniz.Burada bir kaza olduğu haberini aldık.Bir araba,bir cafeye girmiş.”

Adam dergiyi bıraktı.Yolun karşısındaki cafeye baktı.

“Eğer arabadan kastın,iri göğüslü bir kız ise,evet girdi.Keşke benim dükkanıma da girse!..”

Şoför,arkadaşlarının yanına döndü.

“Geri dönelim,burada kaza falan yok.”

“Lanet olsun.”

Ambulansa bindiler.Şoför,arabayı çalıştırdığı sırada,bir araba caddeye aşırı sürat yaparak girdi.Kontrolden çıktı ve taklalar atarak cafeye girdi.Ambulanstakiler dehşetle birbirlerine baktılar.

Esenboğa Havalimanı
4 Nisan
07:42

Mulder elinde ufak bir çanta ile yolcu bekleme salonuna girdi.Etrafa göz gezdirmeye başladı.Az ileride Mert,elinde ‘Fox W. Mulder' yazan bir karton ile bekliyordu.Ancak kartonu ters tutuyordu.Mulder,kartonu görünce içinden güldü.Mert'in yanına gitti.

“Merhaba,ben Fox Mulder.”

“Sizin Fox Mulder olduğunuzdan nasıl emin olabilirim?”

Mulder cebinden kimliğini çıkarıp gösterdi.

“Kusura bakmayın, emin olmam lazımdı.Ben Komiser Mert Karadağ.”

“Memnun oldum.”

“Ben de.”

Yürümeye başladılar.

“Demek FBI'dasınız.”

“Evet.”

“Hangi bölüm acaba?”

“The X Files.”

“Efendim?”

“Bilimsel verilerle açıklanamayan,paranormal olayları araştırıyorum.UFO'lar gibi...”

“Neden size başvurmamız gerektiğini anlıyorum.”

“Olanları bana bir kez daha anlatabilir misiniz?”

“Elbette. İki gün önce,Maden İşleri Genel Müdür Yardımcısı Nevzat Muslu, size yolladığımız notu bırakarak intihar etti. Daha bilgisayarı bulabilmiş değiliz.Yani sizi boş yere çağırmış olabiliriz.”

“Gerçeğe ulaşmak için atılmış hiçbir adım, boş yere değildir.”

Otoparka geldiler.Mert'in arabasına binip yola çıktılar.

“UFO'ları araştırdığını söyledin.Daha önce hiç uzay gemisi gördün mü?”

“Bir çok şey gördüm,açıklayamadığım şeyler.Ancak bildiğim bir tek şey var; gerçek orada bir yerde.”

“Sorumun yanıtı olmadı ama neyse.”

“Sen uzaylılara inanır mısın?”

"Bir çok haber okudum, hikayeler dinledim,ama gözümle görmediğim şeye inanmam.”

Manhattan, New York
4 Nisan
13:18 (T.S.İ. 20:18)

Scully ile Skinner,arabadan indiler.Scully elindeki kağıda baktı.

“Adres burası,bu apartmandan 911'i aramışlar.”

“Binanın pencereleri,kaza yerini görüyor.”

Orta yaşlı bir kadın,mutfakta kahve hazırlamış,bir tepsiye 3 tane fincan koymuştu.Mutfaktan çıkıp ev kapısına yöneldi.Kapıyı açtığında,Scully tam da kapıyı çalmak üzereydi.

“Hoş geldiniz ajanlar.Ben de sizi bekliyordum.”

Scully ile Skinner birbirlerine baktılar.

“Bayan Marew Hazell?”

“Evet,benim.Kapıda kalmayın,içeri geçin.Size kahve hazırlamıştım.”

İçeri girip mutfağa geçtiler.Hazell fincanlara kahve koydu.

“Vazo için üzülmeyin.”

Skinner, ‘Hangi vazo?' dedi.Etrafına bakınırken eli,sehpanın üzerindeki vazoya çarptı ve vazo yere düşüp kırıldı.Scully ile Skinner şaşırmışlardı.

“Biliyorum.Şu an çok şaşkınsınız ve bir cevap arıyorsunuz.”

Scully; “Buraya geliş nedenimiz...”

“Kaza hakkında soru soracaksınız.”

“Scully ile Skinner,iki sandalyeye oturdular.Hazell,kahvelerini verdi.

Scully; “Geleceği görebiliyorsunuz.”

“İnsanlar,geleceği görmenin çok zevkli bir şey olduğunu sanırlar.Ancak tam tersi,hayatınız alt üst oluyor.Sevdiğiniz bir arkadaşınızın yarım saat sonra trafik kazasında felç kalacağını bilmek ve bir şey yapamamak,insanı nasıl yaralıyor biliyor musunuz?..”

Scully tam bir şey söyleyecekken,Hazell önce davrandı.

Ben sadece geleceği görebiliyorum.Değiştiremiyorum .O gün cafeye gidip de insanları kazaya karşı uyarsaydım bile,o insanlar başka bir şekilde ölecek ya da yaralanacaklardı.Ben de bu yüzden ambulans çağırdım.En azından tedavileri erken yapılabilsin diye.Olacakları engelleyemiyorum,sadece geciktirebiliyorum.”

Hazell tekrar Scully'nin sözünü kesti.

“Bunu nasıl yapabildiğimi bilmiyorum.Sadece ne zaman başladığını biliyorum.”

Skinner; “Ne zaman?”

Hazell kahvesinden bir yudum aldı.

“Kaçırıldıktan sonra...”

xxx

Scully; “Uzaylıları mı kastediyorsunuz?”

"Evet.İki yıl önce arabamla,Virginia'daki kızımı ziyaretten dönüyordum.Ormanlık alanda arabamın motoru bozuldu.”

Scully; “Ve 9 dakikalık bir zaman kaybınız oldu?”

“O kadarını bilmiyorum.Daha sonra bir ışık belirdi arabamın üzerinde...”

Skinner; “Sonrasını hatırlamıyorsunuz?”

“Bir çok kaçırılan, kaçırıldıktan sonrasını hatırlamaz.Ama ben çok iyi hatırlıyorum.Sanki davranışlarım kontrol ediliyordu.Çeşitli yerlere gittik.Maden gibi yerlerdi.Ne madeni olduğunu bilmiyorum.Beni oralarda,olabilecek tehlikelere karşı uyarmam için kullandılar.Benim gibi başkaları da vardı.Bu böyle yaklaşık 3 ay sürdü.Sonra beni aldıkları yere geri bıraktılar.Eskiden daha geniş bir görüşüm vardı.Ancak artık azalmaya başladı.En fazla bir saat ilerisini görebiliyorum.Bu bile çok fazla benim için...”

Duydukları karşısında Scully ile Skinner,'ın ağızları açık kalmıştı.

Skinner; “Bize biraz müsaade edebilir misiniz?”

Scully ile Skinner mutfaktan çıkarlarken Hazell arkalarından seslendi.

“Ajanlar,bunları ilk kez size anlatıyorum.Lütfen aramızda kalsın.Hayatım yeterince kötüye gitti.Daha fazlasını istemiyorum.”

Scully ile Skinner koridora çıktılar.

“Ne düşünüyorsun,Scully?”

“Aklım karıştı.Hiç bir şey düşünemiyorum.”

“Mulder'ı arayalım.Onun bu konuda bir fikri olabilir.”

xxx

Arabalarına bindiler.Scully telefonunu çıkardı ve bir numarayı aradı.

“Alo,Mulder.Ben Scully.Nasılsın?..Ben de iyiyim.Skinner yanımda,selamı var...Efendim, Aleykümselam ne demek?Her neyse...Burada çok garip şeyler oluyor...”

Beştepe İlçe Emniyet Müdürlüğü
4 Nisan
20:40

Mulder telefonda konuşuyordu.Mert ile Beril'de göz ucuyla onu izliyorlardı.

“...Emin misin?...Peki gelişmelerden beni haberdar et....Hoşça kal,görüşürüz...”

Mulder telefonu kapatınca Mert sordu.

“Eşin miydi?”

“Ortağımdı.”

“Anlıyorum.”

Mulder duvardaki Atatürk resmine baktı.Bu sırada Mert de cebinden çıkardığı bir on milyon lirayı Beril'e verdi.

“Siz kadınlar yok musunuz?Her şeyi hissedersiniz.”

“Siz erkekler yok musunuz?Bizi zengin edersiniz.Allah razı olsun.”

“Uzatma istersen.”

“Tamam.Ben eve gidiyorum.Çocuk hasta gibiydi. Kocam yanında ama,yine de erken gideyim.”

Beril çıktı. Mulder hala Atatürk resmine bakıyordu.

“Bu kim?”

"O mu?Mustafa Kemal Atatürk.Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu.”

“Her yere resmini astığınıza göre,onu çok seviyor olmalısınız.”

“Bu ülkenin bağımsızlığına kavuşmasında en büyük pay O'nun.”

Mert durdu.Kafasında bir şimşek çakmıştı.

“Tabi ya, Atatürk resmi...”

“Efendim?”

“Sanırım bilgisayarın yerini biliyorum.”

Dosyaların arasından intihar notunu çıkardı.

“1881 Atatürk'ün doğum yılı.”

“Peki 3010?”

“Umarım tahmin ettiğim şeydir.”

Nevzat Muslu'nun Evi
4 Nisan
21:01

Mulder,evin kapısını açmaya çalışırken,Mert de feneri tutuyordu.

“Emin değilim.Arama iznin beklesek daha iyi olacak sanki.”

“Merak etme, daha önce de yapmıştım.”

Kapıyı açıp içeri girdiler.Doğruca üst kattaki çalışma odasına gittiler.Mert Atatürk resminin önünde durdu.Önce tereddüt etti,ama sonra çerçeveyi kaldırdı.Duvara gömülü,elektronik şifreli bir kasa vardı.

“Evet.”

“Umarım bilgisayar içindedir.”

Mert, şifre olarak 3010'u girdi. Ancak ‘hatalı şifre' uyarısı çıktı.

“Pardon,yanlış tuşa bastım.”

Şifreyi tekrar girdi. Bu sefer kasa açıldı.İçinde bir diz üstü bilgisayar vardı. Hemen bilgisayarı çıkarıp açtılar. Masaüstünde ‘KIRKA' adlı bir belge vardı. Başka hiçbir öğe yoktu. Mert belgeyi açtı. Yazılar Türkçe idi. Mert yazanları İngilizce'ye çevirdi.

“Bizi kullanıyorlar. Bizim kaynaklarımızı... Gemiler, yüksek miktarda enerjiye ve sağlam yapı malzemesine ihtiyaç duyuyor. Bor minerali, bu ihtiyaçlarını fazlası ile karşılıyor. Grafik, Eskişehir, Kırka'daki Boraks ölçümlerini gösteriyor. Görüldüğü gibi ölçümler, çıkarılıp işlenen bor ile uymuyor. Her hafta yaklaşık 100 ton bor, ortadan kayboluyor. Daha doğrusu çalınıyor. Eğer gemilerin bora ulaşmasını engellerseniz, onları durdurabilirsiniz.”

Mulder, Scully'nin telefonda söylediklerini hatırladı.

“...Çeşitli yerlere gittik. Maden gibi yerlerdi...”

Mert ; “Dünyadaki en büyük bor madeni rezervi, Türkiye'de. Ancak ABD gibi bazı ülkeler borun tam anlamıyla işletilmesine izin vermiyorlar.”

“Eğer burada yazanlar doğru ise...Şimdi anlamaya başlıyorum.”

“Neyi?”

“Borun işletilmesi karşılar, çünkü boru, uzay gemilerinin almasını istiyorlar.”

Bu sırada kapı çaldı. Pencereden baktılar. Gelen Beril idi.

“Sen Beril'e buraya geldiğimizi söylemiş miydin?”

“Kimseye söylememiştim.”

Beril kafasını kaldırıp pencereye baktı.

Mulder ; “Lanet olsun. Burada da mı ha?”

“Ne oldu?”

“Gitmeliyiz.”

“Neden?”

“O Beril değil?”

Mert bilgisayarı aldı.Merdivenden inip,arka kapıya yöneldiler.Bu sırada ön kapı kırıldı ve Bounty Hunter içeri girdi.Mert silahını çıkardı.

“Teslim ol, polis.”

Bounty Hunter durmadı. Mulder silahını çıkarıp bütün şarjörü boşalttı.Ancak B.H. yürümeye devam etti.Mert hem kaçıyor,hem de ateş ediyordu.Bahçeye çıkarken ayağı kapı eşiğine takıldı ve bilgisayarı,küçük süs havuzuna düşürdü.B.H.,Mert'i yakaladı.İğne şeklindeki silahını çıkardı. Ancak birden yüzünde bir acı ifadesi belirdi.Mert'i bırakıp yüz üstü yere düştü.Mulder,B.H.'nin ensesine bir kalem saplamıştı. Yaradan yeşil sıvı akıyordu.

“Aman Tanrım. Artık gördüklerime de inanamıyorum.”

“Hemen gidelim buradan.”

“Bilgisayar suya düştü.”

"Biz öğreneceğimizi öğrendik.”

Arabaya binip uzaklaştılar.

Marew Hazell'in Evi
4 Nisan
15:37 (T.S.İ. 22:37)

Scully evin kapısını çaldı,ancak kapı açıktı.Scully silahını çıkarıp içeri girdi.Etrafa baktı.Kimse yoktu.Masanın üzerinde bir kağıt vardı.Üzerinde “Ajan Scully'ye” yazıyordu.Scully alıp okudu.

“Gitmem gerek.Beni geri istiyorlar.Biliyorum,buraya,bahsettiğim madenler hakkında daha fazla bilgi almaya geldin.Madenlerin ne madeni olduğunu bilmediğimi söylemiştim.Ancak şunu söyleyebilirim ki,gemiler,madenlerden bir madde alıyorlardı.Bu madde onlar için çok önemli gözüküyordu...Bir daha karşılaşacağımızı sanmıyorum.Kendinize iyi bakın...”

Kırka, Eskişehir
4 Nisan
23:49

Araba patika yolda ilerliyordu.Maden ocağını görebiliyorlardı.Ocak,elips şeklinde,dev bir çukurdu.Derinliği 70 metre,kuzey-güney doğrultusunda çapı, 2,5 km. idi.Çukurun ortasındaki ufak gölet,ay ışığında parlıyordu.Mert,maden ocağının hemen yanındaki üretim tesisine doğru arabayı sürmeye devam etti.

Tesise girdiler.Etrafta hiç kimse yoktu.Güvenlik görevlileri bile...Ancak birkaç makine çalışıyordu.Tesisin sonundaki müdür odasına girdiler.İçeri girdiler.Ellerindeki fenerler yardımıyla dolapları araştırmaya başladılar.Çok geçmeden,Mert aradıkları belgeleri buldu.

“Bilgisayarda yazanlar doğruymuş.Bu belgeler onlarca ton borun kaybolduğunu ispatlıyor.”

“Kaybolmuyor,çalınıyor.”

“Bunlar gün ışığına çıkarsa,çok büyük bir skandal olur.”

“Biz de bunun için buradayız.”

Bir anda her yer sessizleşti.Çalışan makineler durmuştu.Mulder kapıyı aralayıp dışarı baktığında,tesisin öbür ucunda bir siluet gördü.Siluet,kısa boyluydu,insana benzemiyordu.

“Hey sen,oradaki!..”

Siluet kaçmaya başladı.Mulder da peşinden gitti.Mert Mulder'ın arkasından seslendi.

“Dur beni bekle.”

Mert,belgeleri katlayıp cebine koydu ve Mulder'ın peşinden gitti.Ancak ortalarda kimse yoktu.

“Mulder,neredesin?”

Etrafına bakındı.Daha sonra dışarı çıktı.az ilerideki ufak tepenin ardında bir ışık vardı ve mekanik sesler geliyordu.Tepeye çıkınca gördükleri karşısında donakaldı.Bir uzay gemisi,maden ocağının üzerinde,havada asılı duruyordu.Gemi,yavaş yavaş havalanmaya başladı.Mert ne yapacağını şaşırmıştı.

“Ha siktir!...”

Gemi inanılmaz bir hızla,Mert'in üzerinden geçti ve gökyüzünde kayboldu.Mert,geminin arkasından bakarken,Mulder yanına geldi.Geminin gittiği yere baktı.

“Şimdi gördüklerine inanıyor musun?”

Mert'in dili tutulmuştu.

Beştepe İlçe Emniyet Müdürlüğü
5 Nisan
09:12

Mert,baş komiserin odasındaydı.Baş komiser,bir elindeki dosyaya,bir de Mert'e bakıyordu.

“Dün gece içki falan mı içtin sen?”

“Hayır efendim.Orada yazdıklarımın hepsi gerçek.”

“Gerçek mi?Nevzat Muslu'nun evine gittik.Ne bilgisayar vardı, ne de ölü bir adam...”

Mert şaşırmıştı.

“...Şimdi de karşıma geçmiş, UFO gördüğüne inanmamı bekliyorsun.”

Mert biraz düşündü.

“Bir çok şey gördüm, açıklayamadığım şeyler. Ancak bildiğim bir tek şey var; gerçek orada bir yerde. Ancak biz bakmayı bilmiyoruz.”

“Ne saçmalıyorsun sen?”

“Ben...”

“Sus, duymak istemiyorum. Şimdi git ve bana adam gibi bir dosya hazırlayıp gel. İçinde UFO'nun U'sunu görürsem...”

“Görürseniz?..”

“Çıkabilirsin.”

Mert öfke doluydu. Ama sustu. Dışarı çıkarken baş komiser onu durdurdu.

“Arkadaşına söyle,artık ona ihtiyacımız kalmadı.”

Mert dışarı çıktı.Mulder dışarıda bekliyordu.

“Ne oldu?”

"Bana inanmadı. Dosyayı baştan yazmamı istedi.”

“Ne yapabilirim?”

“Üzgünüm.Yapabileceğin hiçbir şey yok.Yine de sağ ol.”

Beştepe İlçe Emniyet Müdürlüğü
Bir hafta sonra
9:04

Mert odasına girdi.Beril masasında oturuyordu.

“Günaydın.”

“Günaydın.”

“Bu sana geldi.ABD'den.”

“ABD mi?”

Beril silindir şeklindeki karton kutuyu Mert'e uzattı. Mert kutuyu açtı. İçinde bir not vardı.

“Asla pes etme....Fox Mulder”

Kutunun içindeki rulo şeklinde sarılmış olan kağıdı çıkardı. Bu bir posterdi. 'I Want To Believe' posteri...

 




TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR