» Ana Sayfa
   » X-Files Nedir?
   » FORUM
   » X-Cast
   » Bölüm Rehberi
   » Bölüm Adları
   » Mitoloji
   » Senaryolar
   » Fanfiction
   » Fanart
   » Basında X Files
   » X-Sözlük
   » Bilmedikleriniz
   » The X Team
   » Etkinlikler
   » Linkler

 


Dizi ve sayfa ile ilgili her
türlü soru ve önerinizi
faq@thexfiles-tr.net
adresine yollayabilirsiniz!

   
   
...:: BEDDUA ::...
 

 

YAZAR: aky125

Quincy,Boston , 23:44

Seda Güngör,kocası Çetin ile yatakta yatmaktaydı. Uyuyamıyordu,çünkü komşuları Hilbertların Terrier cinsi köpekleri,saatlerdir havlıyordu. Köpek küçük olabilirdi ama sesi çok gürdü. Seda artık dayanamayacağını anladı ve kalkıp üzerine bir şeyler aldı. Çetin Seda'nın bileğini tuttu.

"Sakın yapma."

"Dayanamıyorum artık."

"Birinin canını yakacaksın.Sakin ol."

Seda kocasını dinlemedi. Odadan çıktı. Sinirliydi. Uyuyamayınca hep böyle sinirli olurdu. Aslında Seda çok çabuk sinirlenirdi. Çetin de üzerine bir şeyler geçirip Seda'yı takip etti. Seda Hilbertların kapısını çaldı. Çetin Seda'yı sakinleştirmeye çalışıyordu.

"Sonunda ne olacağını biliyorsun.Kendine hakim ol."

"Sen karışma."

Kapıyı Peter Hilbert açtı.

"Bayan Güngör!?...Bir şey mi oldu ?"

"Evet.Köpeğiniz saatlerdir havlıyor.Uyuyamıyorum."

"Rex mi?"

Bu sırada Sarah Hilbert geldi.

"Ne oluyor Peter?...Seda..."

"Köpeği susturabilir misiniz?Onun gürültüsünden uyuyamıyorum."

"Peki bir saniye."Peter arka bahçede duran köpeğe seslendi.

"Rex,susar mısın oğlum?..."

Yüzünde sinir bozucu bir gülümsemeyle Seda'ya döndü.

"Üzgünüm,beni dinlemiyor."

Peter çok saygısız bir insandı. Küçük dağları ben yarattım hav a sı,gittiği her yerde kendini belli ediyordu.

"Köpek bu elbette havlayacak." dedi Sarah.

Sarah, kocası kadar olmasa da en az onun kadar sinir bozucu bir insandı.

Seda, kendisiyle dalga geçilmesinden nefret ederdi, ancak bunu dışarı yansıtmamaya çalıştı.

"Bakın, yarın işe gideceğim. Erken kalkmam gerek. Ama uyuyamazsam geç kalırım."

Peter,"O sizin sorununuz. Köpeğin ağzını bantlayacak değilim ya." dedi gülerek.

Seda artık iyice sinirlenmişti.

"Köpek kadar taş düşsün başına."

Olayları uzaktan izleyen Çetin, son cümleyi duyunca gözlerini kapattı. Sanki herşey bitti der gibi kafasını salladı. Seda, Çetin'in kolundan tuttu, kocasını sürüklercesine oradan uzaklaştı . Evlerine girdiler. Çetin Seda'ya kızgın bir ses tonuyla bağırdı.

"Sana yapma demiştim. Sinirlenince kendini kaybediyorsun."

Seda ağlamak üzereydi. Yaptığı şeyi daha önce de bir çok kez yapmıştı ve sonuçlarının ne olduğunu biliyordu.

"Elimde değil. Tutamıyorum kendimi."

Çetin'in öfkesi yerini endişeye bıraktı.

"Umarım fazla acı çekmez."

Ertesi Gün , 7:45

Peter evden çıktı. Ön bahçede yerde yatan Rex'i okşadı. Sonra arabasına bindi. Tam bu sırada büyük bir gürültüyle gökten bir ateş topu hızla Peter'ın arabasının üzerine düştü. Çevredeki evlerin bütün pencere camları sesin şiddetiyle patladı. Her yer toz duman içindeydi.

Ertesi gün , 12:23

Mulder ve Scully arabadan indiler. Çevrede bir çok insan vardı. Polisler çevreyi kuşatmıştı.

"Bizim burada ne işimiz var, Mulder?"dedi Scully, meraklı bir ses tonuyla.

Mulder'dan ses gelmedi. Scully çevredeki gazetecileri gösterdi.

"Basının ilgisi büyük. Ne de olsa bir göktaşının bir insan ın ölüme neden olduğu ilk vaka."

"Bugün ilkleri yaşıyoruz, Scully."

"Ne demek istiyorsun?"

"Bu olay aynı zamanda bir insanın neden olduğu ilk göktaşı vakası."

Scully bir cevap bulma umuduyla Mulder'a baktı. Mulder devam etti.

"Ölen adamın karısı göktaşını komşularının düşürdüğünü iddia ediyor."

Scully şaşırdı.

"Mulder, bir insan uzaydan göktaşı düşüremez!"

"Belki düşüremez. Ama düşeceği yeri belirleyebilir."

Scully, Mulder'ın konuşmasından hiç bir şey anlamamıştı. Mulder'ın bu gizemli konuşmaları, Scully'yi deli ediyordu. Mulder, a raba enkazının yanına geldi. Araba dümdüz olmuş, yerde açılan kratere gömülmüştü.

"Ne olduğunu bile anlamamıştır herhalde." dedi Mulder. Kafasını kaldırınca ileride Çetin'i gördü. Scully, Mulder'ın dikkatini dağıttı.

"Mulder, bana ne olduğunu anlatacak mısın?"

Mulder, Scully'ye baktı. Cevap vermedi. T ekrar Çetin'e baktığında Çetin çoktan gitmişti.

"Birazdan öğrenirsin"

Mulder Hilbertların evine yöneldi. Scully de onu takip etti. Kapı açıktı. İçeri girdiler. İçeride bir çok insan vardı. Sandalyede oturan Sarah'ı teselli etmeye çalışıyorlardı.

"Sarah Hilbert?.." dedi Mulder.

Sarah gözyaşlarını silerek cevap verdi.

"Benim."

"Ben F.B.I.'dan Fox Mulder, bu da ortağım Dana Scully." Kimliklerini gösterdiler.

"Yanlış eve geldiniz. Katil yandaki evde oturuyor."

Mulder,"İlk gelen ajanlara olaydan önceki gece yaşadıklarınızı anlatmışsınız. Mümkünse bize de anlatır mısınız?" dedi.

"Gece kapı çaldı. Gelen yan komşum Seda Güngör ile kocası Çetin'di. Köpeğimizin gürültüsüne rahatsız olmuşlar. Tartışma çıktı. Seda kocama 'Kafana köpek kadar taş düşsün.' dedi. Ve şimdi..."

Sarah ağlamaya başladı. Mulder,Sc ully'ye baktı.

"Peki izninizle. Sizi yalnız bırakalım." dedi Scully.

Scully ve Mulder Sarah'ın yanından ayrılıp koridora geldiler.

"Mulder, bunu sen de biliyorsun ki bu sadece acı bir tesadüf."

"Ya değilse..."

Mulder salonda yerde yatan Rex'e baktı.

"Düşen göktaşı yaklaşık 6,5 kilogramdı.Şu köpek,Avustralya Terieri,bu köpeklerin erkekleri ortalama 6-7 kilogramdır."

"Mulder!..."Scully ne diyeceğini bilemiyordu.

Sedaların evi ne geldiler. Mulder kapıyı çaldı. Çetin kapıyı açtı.Mulder karşısında Çetin'i görünce bir süre sessiz kaldı. Scully sessizliği bozdu.

"Çetin Güngör. Biz F.B.I.'dan Dana Scully ve Fox Mulder. Buraya şey için geldik..." Scully takılmıştı. Orada ne için bulunduğunu bilmiyordu. Kendisi de ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.

"Mulder!.."

"Size ve eşinize bir kaç soru sormak için geldik.Şu göktaşıyla ilgili.Tabi eşiniz içerideyse..." dedi Mulder.

"Eşim biraz rahatsız. Başı ağrıyor. Ama buyurun,içeri geçin. Haber vereyim."

İçeri geçtiler. Seda içeri geldi. Alnında sirkeli bir bez parçası vardı.

"Hayatım. Ajanlar biz imle konuşmak istiyorlarmış."

"Hoşgeldiniz. Çay içer misiniz? Yeni demlemiştim!" dedi Seda.

"Yok sağolun. Sizinle geçen gece Hilbertlarla yaptığınız tartışma hakkında konuşmak için geldik. Bay Hilbert'a ..." Mulder sözünü bitirmeden Seda cevapladı.

"Biliyorum.'Kafana köpek kadar taş düşsün.'demiştim."

"Bu konuda ne diyeceksiniz?"

"Ne diyebilirim ki. Böyle bir tesadüf ancak bilimkurgu dizilerinde olur."

Mulder, Çetin'e döndü.

"Sizin söyleyebileceğiniz bir şey var mı?"

"Hayır yok. Zaten olayın şokundayım. Normalde ben parkederdim oraya. O gün tesadüf Hilbert koymuş arabasını. Yoksa şimdi benim yasımı tutuyor olabilirdiniz."

"Hayatım ağzından yel alsın."Seda burayı Türkçe söyledi.

"Peki rahatsız ettik." dedi Scully.

21:08

Güngörlerin kapısı çaldı.Çetin kapıyı açtı. Gelen Sarah'tı. Gözlerinin altı ağlamaktan mosmordu.

"Nerede o?"

"Kim nerede?"

"Karın olacak sürtük."

"Hey ağzını topla."

Bu sırada Seda geldi.

"Seni sürtük..."

Sarah, Seda'nın üzerine atladı. Yere düştüler. Kavga etmeye başladılar. Çetin onları ayırmaya çalıştı. Sa rah bağırıyordu.

"Kocamı sen öldürdün!"

Çetin, Sarah'ın kolundan tutup çekti ve kadınları ayırdı. Seda sinirlenmişti aynı zamanda gözleri yaşarmıştı. Ayağa kalktı. Ağlamak üzereydi.

"Böyle olsun istemezdim."

Çetin araya girdi.

"Bayan Hilbert, şimdi ikiniz de sinirlisiniz..."Karısına bakar."...Yanlış bir şeyler yapmadan gitseniz iyi olacak."

Sarah derin derin nefes aldı. Burnundan soluyordu.

"Şimdi gidiyorum. Ama bu iş burada bitmedi. Senin cezanı çekmen için elimden geleni yapacağım."

Seda kendine hakim olamadı.

"Cehenneme git."

Sarah çıktı. Çetin,Seda'ya öfkeyle baktı.

"Ben sana sinirlenmek yok demedim mi?"

"Ben ne yaptım? Kadın geldi , üstüme atladı."

Çetin derin bir of çeker."Su ister misin?"

"Şimdi suya değil bir şişe rakıya ihtiyacım var."

Çetin mutfağa gitti. Buzdolabını açtığı sırada dışarıdan büyük bir patlama sesi geldi. Patlama öyle şiddetliydi ki Çetin yere düştü.Sarsıntı kesilince Çetin kalktı. Mutfaktan çıktı. Seda korkuyla"Ne oluyor?" diye sordu.

"Bilmiyorum. Sen burada kal."

Çetin dışarı çıktı. Hilbertların evine bakınca,evin yerinde alevler içinde koca bir enkaz gördü.

Ertesi Gün , 11:32

Mulder evin enkazına bakıyordu. Scully gelmemişti. Bu dava onun canını sıkmıştı. İtfaiye şefi olanları anlatıyordu.

"Mutfakta gaz sıkışması olmuş. Kadının sağ kurtulduğunu sanmıyorum. Yine de aramaya devam ediyoruz."

"Peki sağolun."

Mulder, evinin önünde duran Çetin'i gördü. Yanına gitti. Çetin, Mulder daha ağzını açmadan söze girdi.

"Akşam tartışmışlardı. Seda da Sarah'a 'Cehenneme git.' demişti. Cennete mi cehenneme mi gitti bilmiyorum ama, cehennemi yaşadığı kesin."

"Karın bunu nasıl yapıyor? Nasıl bedduaları tutuyor?"

"Bilmiyorum.Bu özellik onda küçüklüğünden beri varmış.Ne zaman öfke ile bir beddua etse gerçekleşiyor."

"Şu an nerede?"

"Kafasını toplaması için kardeşinin evine gönderdim."

"Onunla konuşsam iyi olacak. Kardeşinin evi nerede?"

Seda'nın Kardeşinin Evi , 12:57

Seda kardeşinin evinde oturuyordu.

"Çocukluğumdan beri bu böyle. Sinirlenince kendimi kaybediyorum. Ne dediğimi bilmiyorum. Sonra bir bakıyorum ki, ettiğim beddua gerçek olmuş.sinirimi yenebilmek için psikolojik tedavi gördüm. Hâlâ antidepresan kullanıyorum. Ama bir işe yaramıyor."

Seda'nın kardeşi Sevda, Seda'ya sarıldı. Seda ağlamaya başladı.

Sevda, Mulder'a "Ne olur ablama yardım edin. Onu böyle görmek beni kalbimden yaralıyor." dedi ve o da ağlamaya başladı.

"Birazdan ortağım buraya gelecek. Birlikte seni bir kliniğe götüreceğiz. Eğer izin verirsen."

Çetin,Seda'nın yanıt vermediğini görünce,"Onu bu dertten kurtaracaksa her şeyi yapmaya hazırız."dedi.

"Hadi biz çıkalım. Scully adresi bulamayabilir."

Apartman kapısının önüne çıktılar. Bir süre beklediler. Birden bir araba kornasını çalarak hızla Mulderların olduğu yere geldi. Mulder ve diğerleri çekilmeselerdi araba onlara çarpacaktı. Araba park halindeki başka bir arabaya çarparak durabildi.S eda sinirle bağırdı.

"Önüne baksana be. Senin gibi şoförün Allah belasını versin."Burayı Türkçe söyledi.

Arabanın kapısı açıldı. Scully dışarı çıktı. Mulder'a ve Seda'ya baktı.

"Özür dilerim. Arabanın freni boşaldı. Siz iyi misiniz?"

Derken Scully'nin başı dönmeye başladı ve birden yere yığıldı. Mulder 'Scully' diye bağırdı ve hemen Scully'nin yanına koştu. Ne yapacağını bilemiyordu. Yanına gelen Seda'ya baktı.

Seda ağlamaklı gözlerle,"İstemeden oldu." dedi.

Devlet Hastanesi , 14:45

Mulder ve Seda hastane koridorunda oturmaktaydılar.

"Kardeşin ile kocan nerede?"

"Gelmelerini istemedim. Nelere yol açtığımı görmelerini istemiyorum."

"Kendini suçlama."

"Ben olmassam her şey düzelir."

Scully'nin odasından bir doktor çıktı. Mulder, doktorun yanına gitti.

"Doktor,Scully'nin nesi var?"

"Kanseri son safhaya ulaşmış. Bu andan itibaren yapabileceğimiz hiç bir şey yok."

"Onu görebilir miyim?"

"Şu an için bu imkansız. Ancak bir kaç saat sonra görebilirsiniz. İzninizle."

Mulder, doktorun arkasından baktı. Sonra Seda'ya döndü. Ancak Seda gitmişti.

19:17

Mulder, Scully'nin odasına girdi. Yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.

"Buraya kadar mı? Her şey bitti mi? Önümüzde kazanmamız gereken bir savaş, Geleceğin Savaşı varken, bırakıp gidiyor musun? Beni bu yolda yalnız mı bırakıyorsun? Aç gözlerini Scully, 'Buradayım.' de. 'Bir yere gitmiyorum, seni terketmiyorum.' de. Hadi Scully..."

Mulder, Scully'nin elini tuttu. Gözlerinden bir damla yaş aktı.

"...Tut elimi. Sakın bırakma. Senin gitmene asla izin vermem. Gerekirse ben giderim. Ama seni bırakmam..."

Bir süre Scully'nin kapalı olan gözlerine baktı. Sonra yerinden kalktı. Scully'nin elini göğsünün üzerine bıraktı. Kapıya yöneldi. Tam kapıdan çıkarken yüreğine su serpen bir ses duydu.

"Mulder!..."

Ertesi Gün , 15:29

Doktor,Scully'nin odasından çıktı.

"Hayatımda ilk kez böyle bir şey görüyorum. Bir gecede kanser büyük ölçüde gerilemiş. Bu bir mucize."

Mulder,sevinçli gözlerle Scully'ye baktı. Doktor devam etti.

"Kanserin gerilemesi tamamen iyileştiği anlamına gelmez. Sık sık kontrollerini olmayı ihmal etmesin."

Doktor gidince Mulder, Scully'nin yanına geldi. Mulder bir şey diyecekti ki Scully onu susturdu.

"Rüyamda ne gördüm, biliyor musun?"

Mulder başını iki yana salladı.

"...İkimiz,bembeyaz bir yerdeymişiz. Ben yerde yatıyorum. Sen yanımda diz çökmüş, ileride bir şeye bakıyorsun. Benim de görmemi istiyorsun ama ben bakamıyorum..."

"Şimdi iyisin ya...Önemli olan o."

"Seda nerede? En son arabayla kaza yaptığımda senin yanında gördüğümü hatırlıyorum."

"Seda dün akşam saatlerinde 'Hepsi benim yüzümden.Ben olmassam her şey düzelir.' diye bir not bırakmış ve ilaç içerek intihar etmiş. Tam da senin kendine geldiğin saatte..."

"Mulder...Biliyorsun ki..."

Bu sefer Mulder, parmağını Scully'nin ağzına götürerek onu susturdu.

"Biliyorum. Hepsi bir tesadüf diyeceksin. Belki de öyledir."

"Yani yanıldığını kabul mü ediyorsun?"

Mulder cevap vermedi. Scully'nin koluna girerek yürümesine yardım etti.Birlikte odadan çıktılar.


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR