» Ana Sayfa
   » X-Files Nedir?
   » FORUM
   » X-Cast
   » Bölüm Rehberi
   » Bölüm Adları
   » Mitoloji
   » Senaryolar
   » Fanfiction
   » Fanart
   » Basında X Files
   » X-Sözlük
   » Bilmedikleriniz
   » The X Team
   » Etkinlikler
   » Linkler

 


Dizi ve sayfa ile ilgili her
türlü soru ve önerinizi
faq@thexfiles-tr.net
adresine yollayabilirsiniz!

 
 
 Gethsemane :...

Gethsemane. Getsemani Bahçesi. İsa'nın(Jesus=Mulder) Son Yemeği'nden sonra havarileriyle birlikte Kudüs'ün doğu yakasındaki Zeytin Dağı'nın tepesinin yamaçlarındaki bahçe. Bu bahçede,Yahuda'nın(Judas=Scully) yol gösterdiği görevliler İsa'yı tutukladı.

Hikayenin bizi ilgilendiren kısmı buraya kadar. Bu sembolik benzeştirmeleri yazının ilerisinde açıklamaya çalışıcam. Ama önce bölüm hakkındaki genel yorumum: Şu ana kadar izlediğimiz sezon finalleri arasında en duygusal ve en ümitsizi kesinlikle Gethsemane. Ve belki de Erlenmeyer Flask'ten sonra en iyi final.

Bu sefer olay Mulder ve Scully'nin dışında gelişiyor. Ya da onlardan habersiz bir şekilde,onları tamamen yokedecek bir komplonun yap-boz parçaları teker teker yerleştirilmeye başlanıyor. Ve bir anda Mulder ile Scully,kendi gerçekleriyle,üstelik de tüm çıplaklıklarıyla yüzleşiyor. Mulder yıllardır kanıtlamaya çalıştığı uzaylı hayatı ile-ironik bir şekilde ölü bir kanıtla-karşı karşıya kalırken,Scully çok daha acı,çok daha "gerçek" bir gerçeği öğreniyor: Kanser vücuduna hızla yayılmakta ve ölüm artık kaçınılmaz.

Gethsemane bence bir başka önemli detaya da dikkat etmemizi sağlıyor. Faydaları ne kadar tartışılırsa tartışılsın,bir muhbir,onları yönlendirecek bir kişi olmadan Mulder ve Scully çok kolaylıkla kendi yollarına ayrılabiliyor,özellikle de olaylar onları gerçeğe (yalana) bu kadar yaklaştırmışken. Bir düşünün,Deep Throat olsaydı-Mulder kendini bu kadar kaptırır mıydı? Ya da Mr.X hala yaşasaydı,Scully'ye ortağının tehlikede olduğunu ve onu yalnız bırakmaması gerektiğini öğütlemez miydi?

Bu sezonun geneli Scully açısından çok özel olduğu için,Gethsemane'de geçen olayları öncelikle bu açıdan incelemek istiyorum.
Scully çok güçlü bir kadın. Kendi ayakları üzerinde durmasını bilen ve isteyen(ki bence bunun altında babasına kendini kanıtlama isteği yatıyor) bir kadın. Ancak ona "bulaştırıldığını" öğrendiğimiz kanser,hayatını sorgulamasına neden olurken,aynı zamanda haklı olarak bencilleşmesini sağlıyor. Memento Mori'de de belirttiğim gibi,içinden Mulder'ı tüm yaşananların sorumlusu olduğu için suçlarken,aslında ona ihtiyacı olduğu için bunu açıkça ortağına ifade edemiyor. Bunun yerine Mulder için daha tehlikeli olan (belki de kendi kafasında onu cezalandırmak için) yolu,X-Dosyalarından kendini bir adım uzaklaştırmayı seçiyor. Scully 4 senedir tüm hayatını istila eden işini bu mazeretle de sorguluyor. Gerçek için nereye kadar gidebilirsin? Nelerden fedakarlık edebilirsin? Bu soruların cevaplarını ararken hem kanserinin hızla vücuduna yayıldığının ortaya çıkması hem de Mulder'ın aniden "gerçek"le ilgili çok güçlü bir kanıt bulduğu iddiasıyla ondan yine zamanından fedakarlık etmesini istemesi Scully için bardağı taşıran son damla oluyor. Mulder'a yaptığı sert çıkış ve sonra onu bu arayışta yalnız bırakacağını söylemesi,ikisi için de telafisi çok zor sonuçlar doğuruyor.

Bu sonuçların en önemlisi Mulder'ın inanç sistemini yıkılmasıdır. 4.sezona Gethsemane'ye kadar Mulder'ın gözlerinden bakacak olursak,gerçeklere hiç bu kadar yaklaşmamış olduğunu görürüz. Herrenvolk'ta kızkardeşi ve klonlama,Tunguska/Terma'da uzaylılar,Kara Yağ ve Rusya ortaklığı,Memento Mori'de Scully'yi öldürmek dahil(ki Scully'de Mulder'ın yanına onlar tarafından atanmıştı) herşeyi göze alabilecekleri "gerçekleri" ile yüzyüze kalan Mulder,Gethsemane ile birlikte X-Files bölümünde çalıştığı 4 senesini ve bundan önceki tüm hayatını kocaman bir yalanın peşinde koşarak harcadığına inandırılmaya çalışılıyor. Birdenbire ortaya çıkan ve eski bir hükümet görevlisi olan Kritschgau Mulder'ın "...bu insanların yalanlarından da büyük bir şey" olduğunu söylüyor. Herşey aslında hiçbirşeydi. Kritschgau Mulder'ın hayatındaki her amacın bir kandırmaca olduğunu gayet mantıklı kanıtlarla açıklıyor. Mulder çaresiz,Scully'den yardım bekliyor;ondan,karanlığın ortasında bir ışık gibi parlayan "Pekala Mulder,bir de senin teorine inanacak olursak," bakışını,desteğini görmek istiyor. Ama Scully artık yorgun,umutsuz ve düşünceli. Kritschgau ve Mulder arasındaki dialogda Scully'nin sessiz kalmasının diğer bir nedeni,Mulder'ın ayaklarının artık yere basması gerektiğini düşünmesi olabilir. Burada Scully'Nin en büyük hatası inanmak istemediği şeyleri yok sayarak Mulder'ı dizginlemek istemesi. Ortada büyük kanıtlar var ama ne yazıkki Scully'nin hali yok. İşte bölüm isminin dini sembolizmi bence burada yatıyor. Scully,Mulder'ı yanlız bırakarak ona ihanet ediyor. Yaptığı yanlışı farkettiğinde ise herşey için çok geç oluyor. Belki de Mulder'dan dilemesi gereken özürü FBI toplantısında gözleri dolarak sunuyor.

Sonuçta Mulder yalnız. Mulder çaresiz. Mulder ortağının antitezi ile ilk kez bu kadar sert bir tavırla karşılaşıyor. Ve Mulder hayatının bir yalanın peşinde koşmakla geçtiğine inanmak istemiyor. Ama herkes ve herşey buna işaret ediyor. Mulder'ın inanmaya gücü artık yok. İnancını yitirmiş. Hayatındaki herkesi hayal kırıklığına uğratmış ve kendisini tüm bunlardan suçlu buluyor. Samantha,babası,Scully...hepsi kendi başarısızlığı yüzünden parmaklarının ucundan akıp gitmiş ve gitmekte. Artık bu insanları hayalkırıklığına uğratmak istemiyor. Kendi başarısızlığının acısını gözyaşları ile dindirmeye çalışırken,Mulder onurlu her adamın bu durumda yapacağı şeyi yapıyor: Yenilgiyi kabul ediyor ve kafasına dayadığı silahın tetiğini çekerek tüm yalanlara son veriyor.

Ancak "en kötünün",en korkusuzun bile korktuğu bir şey vardır: "En tehlikeli adam,kaybedecek birşeyi olmayan adamdır."

5.sezonda görüşürüz.

Murat AKPINAR


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR