» Ana Sayfa
   » X-Files Nedir?
   » FORUM
   » X-Cast
   » Bölüm Rehberi
   » Bölüm Adları
   » Mitoloji
   » Senaryolar
   » Fanfiction
   » Fanart
   » Basında X Files
   » X-Sözlük
   » Bilmedikleriniz
   » The X Team
   » Etkinlikler
   » Linkler


Dizi ve sayfa ile ilgili her
türlü soru ve önerinizi
faq@thexfiles-tr.net
adresine yollayabilirsiniz!

 
...:: 4. The X Files Türkiye Buluşması (10/11 Temmuz 2004) ::...


Derleyen: Berivan Tokem

Yeni bir yıl, yeni bir buluşma ve (doğal olarak) yeni bir buluşma yazısı… Bu yıl Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’daydık. İki gün süren buluşma sırasında forumun eskileri hasret giderdi, aramıza yeni katılan arkadaşlar yapılan binbir türlü maymunluk ve geyik muhabbete maruz bırakıldı.

Buluşmanın ayrıntılarına girmeden önce size perde arkasında olanları aktarayım ki görünüşte iki gün süren buluşma için kim, ne kadar çalıştı, kim oturduğu yerde ahkam kesti görün, ibret alın. :P

Dört senelik deneyimle amatörce birşeyler yapmaya çalışan organizasyon ekibi 10 Temmuz’dan çok önce çalışmalara başlamıştı. (Siz forumda buluşma tarihini geç duyurduğumuza bakmayın. Bir sene boyunca kafamızda ne tilkiler dolaştı, bir bilseniz!) Üç sene önce 10 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz İstanbul buluşmasına 40 kişiye yakın katılımcı bekliyorduk. (Hatta bu sayıyı duyan Ruki’nin gözlerinde nasıl bir dehşet ifadesi oluştuğunu hala hatıurlarım. Ehehe…) Forumdaki muhabbetlerin iyice koyulaşması, ayrı geçen aylar sonrası yaşanan özlem derken buluşmanın en verimli şekilde yapılmasını sağlamak adına organizatörlere çok iş düşüyordu. Öncelikle bölüm izleme fikri ortaya atıldı. Ankara’da birlikte izlenen Fight The Future’ın tadı hala damağımızdaydı ve aynı zevki paylaşan insanlarla dizinin henüz Türkiye’de yayınlanmamış bölümlerini izleme fikri herkesi heyecanlandırmıştı. Tancan bölümleri temin etti (ki kendisi bu Divx, DVD konularında bolca sömürülmesi gereken, çok teşekkür edilesi bir insandır. Hastasıyız! :P), ben alt yazıları yaptım, Pelin’in Divx Player’ına el koyduk. Tancan ve Ruki toplu halde birşeyler izlemek için en uygun olan mekanı, yani Şekerpera’yı, ayarladılar. Buluşmadan 10 gün kadar önce Pelin tarafından daha önce ortaya atılmış olan “The X Files Tabu” oyunu fikri Ruki tarafından yeniden canlandırıldı. Ama organizasyon ekibi üyelerinin çalışanlardan ve öğrencilerden oluşması (bahanelere bak, bahanelere) bu çalışmanın yarıda kalmasına neden oldu. Bu sene yoğun katılıma bağlı olarak uygulama kararı aldığımız “yaka kartı” fikri ise buluşmadan önceki hafta, bir sabaha karşı evlerinde oturmuş ahkam kesenler tarafından (öhöm) ortaya atıldı. Böylece zaten boş boş (!) oturmakta olan Ruki’nin başına fazladan iş çıkarıldı.

Buluşmanın ilk günü (yani 10 Temmuz, Cumartesi) Taksim Meydanı’nda buluşuldu. Zor da olsa Şekerpera’nın yeri bulundu (Murat yolu kaybetti de… ?). 6. sezonun son bölümü Biogenesis ile 7. sezonun açılış bölümleri olan Sixth Extinction I ve II izlendi. (Hazır yeri gelmişken birşeyleri açığa kavuşturayım: Yapılan alt yazıların yarım kalması gibi hatalar benden değil, güncellemeleri yapılmamış Divx Player’dan kaynaklanmaktaydı; yapılan çeviri hataları ise tamamen benim suçumdur, zira hayvanlık yaptım, bölümleri daha önceden izlemiş olmama rağmen alt yazıları yaparken bir kere bile görüntülere bakmadım, çevirileri genelde gece başlayıp sabaha kadar yaptığım için deyimlerin çevirileri bile kaydı, bir acayip oldu. (“Like father, like son” => “Babası gibi, oğlu gibi”. Bu ne ya??!!).Şekerpera’nın çıkışında Tancan ve Murat katılımcılardan haraç topladıktan sonra (İnkar etmeyin! Elimde fotoğraflar var! :P) yine Taksim’de bulunan Çınaraltı isimli mekana geçildi. Mekanın bir bölümünü kapattık. Burada da (tercihe bağlı olarak) alkol ve bilimum içecekler eşliğinde geyik döndü, yenilerle kaynaşıldı, kameralar ve fotoğraf makineleri aracılığıyla şantaj malzemeleri toplandı. Ertesi gün buluşmak üzere anlaşan Xciler akşam üstü 7 gibi ayrıldılar.

Pazar gününe gelince… İlk defa burada bir özeleştiri yapıyorum ve diyorum ki: İkinci gün tam anlamıyla bir fiyaskoydu. Adada, Ece’nin evinde, toplanılmıştı (Buradan da Ece’ye sonsuz teşekkürler ediyor ve kendisine “yirim yirim” demekten kendimizi alamıyoruz.). Ev ortamının rahatlığından ve katılımcıların libidolarının o gün üst seviyelerde dolaşmasından olsa gerek günün yaklaşık 5 saatini bir televizyon karşısında “100 Hottest” zımbırtısını izleyerek ve gerekli gördüğümüz yerlerde “aaaah”, “ooohh” tarzı iç çekme efektleri çıkarıp (bu efektler de yazıya dökülünce pek bir acayip oluyormuş. Hmmm…) alkışlayarak geçirdik, harcadık. Bir de milleti dışarı çekmek için gelenlerin de televizyona yapışıp kalması hadisesi var ki, hala aklım almıyor. Er kişilerin top oynaması da pek bir şık oldu. Ne kadar sportif arkadaşlarım var falan dedim, gururlandım. (Özellikle gol sevinçlerinde herkes dağıldı. Eehehe…) İkinci gün de toplu halde, mülteciler gibi, İstanbul’a geçilmesiyle sona erdi.

İki gün boyunca zaman ayırıp bizimle birlikte olanlara buradan son bir kere daha teşekkür edelim. Umarım herkes eğlenmiştir. Seneye daha sıcak bir ortamda (mecazi olarak demiyorum, İzmir’de olacağız ya… ?), daha kalabalık bir ekiple yeniden görüşmek üzere…


Bu Buluşmadan Neler Öğrendik?:

- Murat artık Boran’ı çekici bulmuyormuş. (Tüm buluşma boyunca bir kere bile öpme girişiminde bulunmadı!)

- Pelin’in Divx Player’ının güncellenme vakti gelmiş de geçiyormuş.

- Mahmut arabasını kullanmazsa buluşmalara sağ salim gelebiliyormuş.

- Erkeklerdeki kızıl saç hastalığı yeterli sayıda denekle genelleme yapılabilecek kıvama gelebiliyormuş. (Herkes mi kızıl saç sever yahu?)

- “Pizza pizza” ya da “The Curse Of The Meeting” gibi buluşma gelenekleri yavaş yavaş ölmeye başlamış.

- Boran sessiz sakin görünümünün altında durduk yerde ettiği laflarla insanı yarma potansiyeline sahip bir meslektaşmış.

- Ece bu kalbi kadar temiz ve güzel (öeh) evini bizlere açarak ne kadar paylaşımcı, yardımsever ve süper bir insan olduğunu cümle aleme gösterebiliyormuş.

- Ercan ve Sercan ikilisi yine buluşmanın yarı dilsiz ikizlerini oynayıp çoğu yerde sessiz sakin kalarak kendilerini Ruki’nin kafasını karıştırmaya adamışlar. (Yan yana durmayın arkadaşım, zorlanmaktan devreleri yanacak hatunun.. :P)

- Tancan ilk genel buluşmasına katılmış olmasına rağmen geyikte sınır tanımayarak insanlarla çabucak kaynaşabiliyormuş. (Kendisi sadece geyik olmayıp aynı zamanda zeki, çevik ve ahlaksız bir arkadaşımızdır, ilgililere duyurulur.)

- Ruki…Ah be Rukim sana yazacaklarıma satırlar yetmez…:P Buluşma için en fazla koşturan ve bu sırada Murat’a göğüs germeyi başaran yalanası bir insanmış.

- Tuğçe onlarca buluşmayı satmasına rağmen (!) söz verdiği şekilde iki gün buluşmaya katılarak KKTC ve yurtdışı temsilciliklerinde yoğun sevinç yaşatabiliyormuş. (Bundan sonra sat sıkıysa nıhahaha)

- Fulden forumu bırakmış olmasına rağmen hala buluşmalara katılıp gecenin bir vakti çeşitli şekillere sokup giydiği çarşaflarla ortalarda salınabiliyormuş.

- Tufan aslında miniminnacık bir arkadaşımız olmasına rağmen dış görünüşü nedeniyle insanlarda yanlış izlenimler bırakabiliyormuş. (Küçüksün olum işte, uzun da olsan bu gerçek değişmez.. :P)

- Oğuz, Nigar ve Ezgi gibi forumun eskileri elde olmayan nedenlerden dolayı aramıza katılamayarak bizleri üzüyorlarmış. (Kısmet gelecek seneye…)

- Bülent sadece X Files ile değil, çizgi roman vs konularında sahip olduğu bilgilerle pek çok insanın kalbini çabucak kazanabiliyormuş.

- Tuncay on parmağında on marifet olan bir arkadaşımızmış. (Gitar çalmak, site hazırlamak vs vs…)

- Elif ve Eci (Ece No2) buluşmanın ikinci günü geldikleri gibi sessizce gitmişler.

- Fuat yüzünü sadece İstanbul buluşmalarında bizlere göstermeyi kendine görev bilmiş bir arkadaşımızmış. Kınıyoruz buradan, ama öyle böyle değil yani… :P

- Sadun yanında TDK sözlüğünü getirmeyerek buluşma katılımcılarını bir hayli hayal kırıklığına uğratabiliyormuş. (Oysa ne güzel olurdu Sadun’un sözlükle bir fotoğrafını çekip forumun girişine “Dikkat! Burada TDK var arkadaşım!” uyarısıyla koymak. Teey tey…)

- Umut Blackmore’s Night konseri nedeniyle İstanbul’a geldiği vakit kendini bir grup çatlağın arasında bulabiliyormuş.

- Suret ve Derya ortama hemen uyum sağlayabilen ve güzel muhabbet çevrilebilen dünya tatlısı insanlarmış.

- Şu bölümde adını anmadığım arkadaşlarla fazla muhabbetim olamadığı için buraya isim olarak yazılmıyorlarmış, ancak gönlümüzdeki yerleri büyükmüş.


Annnneeeeeeeeeeeee!!! BİTTİİİİİİ!!!... ;)



TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR