7 TEMMUZ, BULUŞMAMIZIN İKİNCİ GÜNÜ
Derleyen: Berivan Tokem
Aşağıda anlatılan hikaye tamamiyle gerçektir,hikayede adı geçen
kişiler ve mekanlar hayal ürünü değildir.
Aslında bu yazıyı yazmayacaktım..Evde rahat rahat otururken
ne diye uğraşayım şimdi falan diyordum kendi kendime..Ama Fulden'in
yazısının son halini sitede görünce gaza geldim oturdum pcnin
başına.. (Lafa bak ya!!Sanki Fulden'in yazısını pc başında otururken
okumadım!!)Neyse..Arkadaşlar bu yazı 7 Temmuz günü yapılanlarla
ilgilidir..Eğer o gün orda olmadığınız için içiniz içinizi yiyorsa
sağlığınız açısından sayfayı şimdi kapatmanız önerilir..!!Son
uyarı veeee..Başlıyoruzzzzz!!!
( "Ufak" bi not!!: 6 Temmuz günü gerçekleşen "ilk" buluşmanın
birinci elden tanığı olarak yazıyorum!!Biz Fulden'le saat 10da
köftecinin önünde buluşacaz diye sözleşmiştik ya..Oraya Fulden'den
önce gittim..Beklemeye başladım..Kısa bi süre sonra yan tarafa
bir kız üç erkekten oluşan dört kişilik bi grup geldi..Gruptaki
kız bi süre sonra "Oğuz" ve "Site" kelimelerini
içeren cümleler sarfetmeye başladı..O sırada yandaki gruptaki
beylerden biri cep telefonunu çıkardı ve birine çağrı bıraktı..Çok
enteresan, ama aynı anda da benim arka cepteki telefonum gıpraştı!!Kıllandım
tabi iyice..Hadi günah benden gitti diyerek şansımı denemek için
yandaki gruba yaklaştım ve "Şey siz Xci misiniz" gibilerinden
bi soru sordum.. (Hatırlamıyorum şu an tam cümleyi bi hoştum
o sırada!! :) )Gruptakiler evet deyip kendilerini nickleriyle
tanıtmaya başlayınca "Aha!" dedim.."İşte bizim
meşhurrr Xciler!!"Bu kadar ön bilgi yeter!!Şimdi 7 Temmuz
gününe geçelim..)
6 Temmuz günü ayrılmadan önce ertesi gün de İstanbul'da kalacak
olanlar belirlenmişti..Ben tutturunca "Bana İstanbul'u gezdirin" diye
hemşom Murat da bundan nasiplendi ve ertesi gün bizi gezdirmeleri
için İstanbulluları kafaya alıp ayrıldık o gün ordan..Buluşma
yerini Taksim'deki The Marmara otelinin önü olarak belirledik..Sabah
oraya ilk varan bendim..Yani o kadar milletin tepesine çıktıktan
sonra "beni gezdirin" diye bi de buluşmaya geç gitmek
öküzlük olurdu!!! :)) Ben bi önceki günün aktivitelerinden acaip
şekilde yorulmuş olarak saat 11de eve girince, ardından da Xi
seyredince ve o sabah da erken kalkınca doğal olarak eşşek ölüsü
gibiydim!!Ben öööylece otelin önünde oturmuş uyuklarken Ercan
önümden geçmiiişşşş gitmiiişşş, ben görmemişiiiimm!!!Beni görüp
yanıma geldi, oturdu, selamlaştık..Zaten çocuğa direkt "sen
hangisisin" diye sordum sabah sabah!!! :)) Ercanım deyince
de ha ok falan oldum.. Oturup Murat'ı, sonra bi süre de Ruki'yi
bekledik..(Ruki'nin sınavı vardı o gün..Sabahtan oraya gitti
kız sayemizde hiç çalışmadan!!he he hee..)Ruki'den haber çıkmayınca
biz de başladık Sercan, Ece ve Fuat'la buluşacağımız yere yürümeye..
(Önemli Not!!!: Arkadaşlar İstanbul'un semtleri benim gibi bi
İzmirliye çok fazla geldiği için ne zaman yer olarak nereye gittiğimizi
pek söyleyemeyecem..Kimse kusura bakmasın yaaani..)
Biz tam bi iskeleye gidiyorduk diğerleriyle buluşmak için Ruki'den
telefon geldi..Neredesiniz söyleyin gelecem ben de diyordu..Aramızdaki
tek İstanbullu şahsiyet Ercan tramvayın yerini tarif etti..Geri
dönüp bu defa da Ruki'yi almaya gittik..Ruki de gelince ekip
tamamlandı ve diğerleriyle buluşmaya gittik.. (Nihayet!!!)
Bizi bi vapura bindirdiler..Vapur bütüüünnn İstanbul'u..olmasa
bile bi bölümünü kıyıdan dolaştı..Bu arada biz meraklı turistler
olarak (!) İstanbullulara ikide bir "burası neresi??" "şu
bina ne??" gibi cins sorular sorduk..Onlar da önce kendi
aralarında tartıştılar o binanın ne olduğunu sonra bize kararlaştırılan
cevabı verdiler!!! :))) . Bu arada Oğuz işi nedeniyle o gün boğaz
turuna katılamamıştı, bu yüzden arada bizi arıyarak geçirdiği
sinir krizini atlatmaya çalışıyordu.
Boğaz turu bitince karnımız acıktığı için bizi yemek yiyeceğimiz
bi yere götürün dedik yüzsüzlüğümüze devam ederek!!! :)) Bizi
alıp Pizza Pizza'ya götürdüler!!İzmir'de Pizza Pizza yok ya bi
garip geldi bize anlatamam!!! :)) Yemeklerimizi aldık, ama bi
türlü yiyemedik..!!Sürekli biri bi espri yaptı biz de boğulmamak
için lokmalar arası uzuuunnn aralar verdik!!
Bikaç tarihi yere uzaktan öööyle baktıktan sonra ayrılma vakti
geldi dedik (dememiz gerekiyordu, çünkü otobüsüm o geceydi ve
ben daha eşyalarımı bile toplamamıştım!!) ve bi dahaki sefer
için sözleşip ayrıldık..
BU GEZİDEN NELER ÖĞRENDİK?:
- - Arkadaşlıkların sadece yüzyüze görüşülerek kurulmayacağını,
sanal ortamda kurulan arkadaşlıkların da diğerleri kadar iyi
ve eğlenceli (!) olabileceğini..
- - İstanbulluların kendi memleketlerini bilmediklerini!!! (Darılmayın
valla aynen öyle bir izlenim bıraktınız bende!!! :)
- - İzmir'in fiyatlar bakımından bir cennet olduğunu ve İzmirliler
bir "Özel Menü"ye 2.750 öderken İstanbulluların Pizza
Pizza tarafından aynı menüye 3.600 ödemeye mahkum edildiklerini!!
- - İstanbul'un dağlık bir memleket olduğunu..!!
- - İstanbulluların "yakın" anlayışının 20 dakikadan
fazla yürüme mesafesine eşit olduğunu!!!
- - Çenem çok düşük olduğu için milletin içini baydığımı..!!
- - 6 Temmuz'un Türk Xci Bayramı olarak kabul edilmesi ve her
yıl şenliklerle (!) kutlanması gerektiğini.
- - Grupta birbiriyle çıkmaya başlayan "oğlumuz ve kızımızın" hala
sır olarak kalması gerektiğini..
..öğremiş oldukkkk..!!!Herkese bizimle bu kadar ilgilendikleri
için çok ama çooookkkk teşekkürlerrr!!!Bir dahaki sefere daha
kalabalık olarak buluşmak üzere!!!